UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İş Kazalarına ve İşçi Ölümlerine, Uzun İş Saatlerine, Düşük Ücretlere, Kıdem Tazminatının Elimizden Alınmasına, Sağlıkta Soyguna, Zam Zulmüne, Savaşa Dur Diyelim!

1 Mayıs’ta Birleşelim, Gücümüzü Gösterelim!

Nisan 2012, No: 49

Kardeşler!

İş kazaları ve işçi ölümleri durmuyor. Her gün birçok işçi ailesinin ocağına ateş düşüyor.

Esenyurt’ta 11 işçi yanarak can verdi. Bu işçi kardeşlerimizin acısı yüreğimizi yakarken, Eskişehir’den, Erzurum’dan, Tuzla’dan ve Elazığ’dan acı haberler geldi. Bir hafta içinde 20’ye yakın işçi iş kazalarında yaşamını kaybetti.  

İşçi aileleri perişan durumdalar. Çocuklar yetim, kadınlar dul kalıyor; anne ve babalar evlâtlarını kara toprağın bağrına koyarken kahroluyor.

Acımız ve öfkemiz büyük!

Çalışma Bakanlığı’nın açıklamasına göre, 2011’de en az 1543 işçi iş kazalarına kurban gitti. Yaralanan ve sakat kalanların ise haddi hesabı yok. Neden iş kazaları durmuyor, neden işçiler ölmeye devam ediyor?

Çünkü iş kazaları ve işçi ölümleri patronların ve AKP hükümetinin umurunda değil. Başbakan Erdoğan, özel sektörün ayağına takılan her türlü prangayı çözeceklerini söylüyordu.

Patronların “prangaları” çözülürken, işçilerin tabutuna çivi çakılıyor.

Daha fazla kâr elde etmek için yanıp tutuşan kapitalistler, işçi sağlığı ve iş güvenliği için alınması gereken önlemleri maliyet unsuru olarak görüyorlar.


AKP hükümeti de, patronların çıkarları temelinde çalışıyor. Yeni teşvik paketi bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir. Patronların kasasına, teşvik adı altında çuval çuval para dökeceksin; ama sıra işçi-emekçi halka geldiğinde zam üstüne zam yapacaksın, iş kazalarını durdurmak için kılını kıpırdatmayacaksın, kıdem tazminatına saldıracaksın, esnek çalışmayı ve kölelik bürolarını yasallaştıracaksın, işgünü kavramını ortadan kaldıracaksın, sonra da kalkıp işçiyi düşündüğünü söyleyeceksin!


Devletin desteğini açıktan arkalarına alan patronlar, artık hepten sınır tanımaz oldular. Patronlar palazlandıkça, iş kazalarında ölen işçilerin sayısı artıyor.

Bir işçi önderinin dediği gibi; sermaye, tepeden tırnağa kan ve irindir. Kapitalist kâr düzeni işçilerin emeği, alınteri, kanıyla ayakta duruyor.

İşçi sınıfı gece gündüz demeden çalışıyor, didiniyor, üretiyor. Ama bunca çalışmanın, bunca üretmenin işçiler açısından karşılığı yok!

İşçiler yoksulluk sarmalından kurtulamıyor. Patronlar ise, lüks ve ihtişamdan başlarını kaldırmıyorlar.

Çalışma saatleri uzatıldıkça uzatılıyor. 12 saat çalışan işçi, evine yalnızca uyumaya gidebiliyor. Ücretlerse yerinde saymaya devam ediyor. Alım gücü sürekli geriliyor.

Alın işte! Zam zulmü kesintisiz sürüyor.

Akaryakıta peşpeşe gelen zamların ardından Nisan ayında doğalgaza %19, elektriğe ise %10 zam yapıldı. Zamlar özellikle Nisan ayında yapıldı. Böylece kıştan çıkan emekçilerin tepki göstermesinin de önüne geçilmiş oldu.

Diğer ürünlere de zamlar devam edecek. Özellikle doğalgaza ve elektriğe yapılan zamlar, kış aylarıyla birlikte emekçilerin belini biraz daha bükecek!

İşçi-emekçi halka saldıran AKP hükümeti ve patronlar sınıfı, bir de utanmadan hak gasplarını, zam zulmünü haklı göstermeye çalışıyor.

Meselâ, kıdem tazminatı bir fona devredilmek ve zamanla ortadan kaldırılmak isteniyor. Ama AKP hükümeti tüm işçilerin kıdem tazminatı alacağını söylüyor.

Meğer işçileri ne çok düşünüyorlarmış da haberimiz yokmuş!

AKP hükümeti, madem işçileri bu kadar düşünüyor, 10 milyon işçinin sigortasız çalıştırılmasının önüne geçsin! İşçilere kıdem tazminatı vermeyen patronlara ağır cezalar kesilsin!

Gerçekte, işçilerin düşünüldüğü falan yok!

AKP hükümeti de, patronların çıkarları temelinde çalışıyor. Yeni teşvik paketi bu gerçeği bir kez daha gözler önüne sermiştir.

Patronların kasasına, teşvik adı altında çuval çuval para dökeceksin; ama sıra işçi-emekçi halka geldiğinde zam üstüne zam yapacaksın, iş kazalarını durdurmak için kılını kıpırdatmayacaksın, kıdem tazminatına saldıracaksın, esnek çalışmayı ve kölelik bürolarını yasallaştıracaksın, işgünü kavramını ortadan kaldıracaksın, sonra da kalkıp işçiyi düşündüğünü söyleyeceksin!

Genel Sağlık Sigortası (GSS) adı altına yapılan soygun emekçileri düşünmek mi oluyor?

Getirilen sistemde, sağlık hizmetlerinden yararlanmak kısıtlanırken, parası olmayana öl denmektedir. Bu mu emekçi halkı düşünmek?

Yalan dolan, ikiyüzlülük, emekçilerin aldatılması, sömürü, kan ve irin, savaş ve yıkım…

Kapitalist sistemin mayası bozuk! 

Kapitalizm kriz kuyusundan çıkamıyor. Ama krizin faturasını işçi-emekçi halk ödüyor.

Krizi aşmak amacıyla emperyalist-kapitalist devletler pazar ve yatırım alanlarında kıran kırana bir kavga yürütüyorlar. Bir de utanmadan, “özgürlük ve demokrasi” getireceklerinden söz ediyorlar.

ABD emperyalizmi “özgürlük ve demokrasi” getireceğini söyleyerek Afganistan’da ve Irak’ta milyonların canını aldı.

Şimdi aynı yalanı Suriye için söylüyorlar.

Esad diktatörlüğü, demokratik taleplerinin karşılanmasını isteyen halkın üzerine kurşun yağdırıyor, katlediyor. ABD’nin başını çektiği ve Türkiye’nin de içinde yer aldığı emperyalist-kapitalist kamp ise Suriye halkının gördüğü zulmü bahane ederek savaşa hazırlanıyor. Suriye halkının zulüm gördüğü doğrudur; ama emperyalistlerin derdi Suriye halkı değildir.

Suriye’de başlayacak savaşın bir sonraki durağı İran olacaktır. Savaşın İran’a sıçramasıyla tüm Ortadoğu’nun yangın yerine dönüşeceği açıktır.  

Savaş, tüm bölge halkları için yıkım demektir. Savaş ve yıkım Türk, Arap, Fars, Kürt tanımaz! Bu nedenle tüm bölgenin işçi-emekçileri savaşa karşı çıkmalıdır!

Esad diktatörlüğü, tüm emekçilerin düşmanıdır. Suriye dâhil bölgeye özgürlük ve demokrasiyi emperyalist-kapitalist güçler değil, ancak işçi-emekçi halkların mücadelesi getirebilir.

Haklarımızın gasp edilmesine ve savaş yıkımına sessiz mi kalacağız? Tüm sınıf kardeşlerimize sesleniyoruz: Hak gasplarına, haksızlığa, zulme ve savaşa karşı birleşelim ve 1 Mayıs’ta alanlarda yerimizi alalım!

15 Nisan 2012
AttachmentBoyut
no49.pdf1.81 MB






Son Eklenenler

  • french-railway-workers-2018.jpg
    Cezayirli doktorlar yedi aydır direniyor. Çalışma şartlarının iyileştirilmesini ve zorunlu kamu görevinin kaldırılmasını isteyen asistan doktorlar, yedi aydır mücadele ediyorlar. Bu eylem Cezayir...
  • emekci-kadinlar-mucadelede-onde_20140501_278.jpg
    Kardeşler bir kadın işçi olarak hükümetin kadın politikaları beni öfkelendiriyor. Kendimi şanslı hissediyorum, çünkü bu mektubu yazarken binlerce kadının sesine ses olduğuma inanıyorum. Her gün bir...
  • hayirda-hayir-var.png
    Hangi kanalı açarsak hep seçimle ilgili konuşmalar yapılıyor. Ne hikmetse kanallar sanki seçimde tek aday Recep Tayyip Erdoğan’mış gibi yanlı haber yapıyorlar. AKP hükümeti kimseden farklı seslerin...
  • patates-sogan-haziran-2018.jpg
    24 Haziran seçimlerine az bir zaman kala fabrikadaki kadın arkadaşlarla sohbet ettik. Bu sohbetlerden birini sizlerle paylaşayım. Konu ekonomik krizden açıldı. Arkadaşlardan biri alım gücünün...
  • kadincinayetleri_yuruyus.jpg
    Yayınladığı seçim manifestosuyla emekçi kadınlardan da oy isteyen AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara yönelik birçok olumlu düzenlemeyi hayata geçirdiğini iddia ediyor. Oysa biz emekçi...
  • iett-yolculari.jpg
    Gebze İstasyon’da oturanlar bilir 17B otobüsünü. Her zaman böyle tıklım tıkış mıdır bilmem ama bayramda oldukça “samimi” yolculuklar yapıldığına ben de tanık oldum. İstanbul’a gitmek için yola çıktım...
  • rifat-hisarciklioglu.jpg
    Malum seçime az kaldı. Hepimiz seçimleri konuşuyoruz. İşçiler kendileri için en iyisi olsun isterken, mevcut iktidar patronlar için en iyisi olsun diye uğraşıyor. Taşeron çalışan sayısı AKP iktidarı...
  • sogan-kuru-7-lira.jpg
    Hepimizin bizzat tanık olduğu üzere hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, Türkiye’de de bunun yansımasına her gün daha yakından şahit oluyoruz. Bizim gibi işçi ve...
  • yetti-gari-tamam.jpg
    Bugüne kadarki seçimlerden çok farklı olacak olan seçimlere sayılı saatler kaldı. Daha evvelki seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, seçimler biter bitmez seçilenler bir daha...
  • patronlar-ister-akp-yapar.jpg
    Şimdiye kadar vaatleriyle işçi emekçileri kandırıp oy toplayan AKP hükümeti tabi ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Verdiği sözleri yerine getirmemesi yetmiyormuş gibi üstüne bir de çıkardığı...
  • akhisar (6).jpg
    Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi. Duruşma öncesinde...
  • flormar-20180622.jpg
    Sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde direnişe başlayan Flormar işçileri, direnişlerinde 38’inci gününü geride bıraktılar. Fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, çeşitli...
  • tamam-diyoruz.png
    Ben bir metal işçisiyim. OHAL bahane edilerek her fırsatta biz işçilerin, özellikle de metal işçilerinin grevleri yasaklanıyor. Bir de utanmadan, pervasızca çıkıp patron örgütlerine OHAL’i...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this