UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

72. Yılında Hiroşima ve Nagazaki: Kapitalizm İbret Almıyor!

Yıl 1945. 70 milyon insanın ölümüne neden olan İkinci Dünya Savaşının sonları. ABD, sırf askeri gücünü kanıtlamak ve tüm rakiplerine boyun eğdirmek için Japonya’ya iki atom bombası atarak yeryüzünde insanlığa cehennemi yaşattı. Kapitalistlerin kâr hırsı, güç ve zenginlik hevesleri yüz binlerce insanın daha katledilmesine neden oldu.


Yıl 1945. 70 milyon insanın ölümüne neden olan İkinci Dünya Savaşının sonları. ABD, sırf askeri gücünü kanıtlamak ve tüm rakiplerine boyun eğdirmek için Japonya’ya iki atom bombası atarak yeryüzünde insanlığa cehennemi yaşattı. Kapitalistlerin kâr hırsı, güç ve zenginlik hevesleri yüz binlerce insanın daha katledilmesine neden oldu.

6 Ağustos sabahı Hiroşima halkı insanlık tarihine kara bir leke olarak geçecek güne yeni uyanmıştı. Sabah 8.15 sularında atılan atom bombası, saniyeler içerisinde Hiroşima’yı yerle bir etmişti. Bombadan yayılan ve demirin erime sıcaklığının iki katı olan sıcaklık, binaları da insanları da bir anda küle çevirdi ya da buharlaştırdı. Patlamadan dolayı yayılan radyasyon ve gama ışınları duvarların içinden geçerek ilerliyor, kilometrelerce ötede evlerinde oturan insanların vücudundaki su moleküllerini ısıtarak vücutlarını kavuruyordu. İlk birkaç dakika içerisinde 70 bin kişi ne olduğunu bile anlamadan ölmüş, sonraki haftalarda 150 bin sivil tarifsiz acılar içerisinde can çekişerek hayatını kaybetmişti.

Hiroşima’dan üç gün sonra bu kez atom bombasının hedefi Nagazaki’ydi. 9 Ağustos’ta ikinci atom bombası saat 11.02’de Nagazaki’ye atıldı. Bombanın şiddeti ve etkisi burada da on binlerce insanın katledilmesine, şehrin kül olmasına neden olmuştu. Hiroşima ve Nagazaki’ye atılan atom bombaları sonucunda yaklaşık 300 bin insan can vermişti. Yüz binlerce insan ise yıllarca atom bombalarının kendilerinde yarattığı hasarla ve acılarla yaşamak zorunda kaldı. Çünkü nükleer bombalar etkilerini kanser vakaları, genetik bozulmalar ve sakat doğumlar ile kuşaklar boyu devam ettirirken, bombaların atıldığı toprakta ot dahi bitmedi.

Kapitalistlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşlarını, ancak bu düzenden bir çıkarı olmayan işçi-emekçi sınıflar durdurabilir. İşçi sınıfı dünya çapında örgütlenerek bu savaşın önüne geçebilir.

Hiroşima ve Nagazaki’de kullanılan nükleer silahların ne denli yıkıcı olduğuna insanlık tanık oldu ama sonrasında nükleer silahlar üretilmeye devam edildi, ediliyor. 1945 yılında atılan atom bombalarından sonra emperyalistler hızlı bir şekilde nükleer silahlanma yarışına girdiler. Kapitalistler nükleer silahları rakiplerine karşı verecekleri bir gözdağı, bir güç göstergesi olarak kullanmaya başladılar, kullanmaya da devam ediyorlar. Bugün nükleer silahlar dünyayı birkaç kez cehenneme çevirecek güce sahip. Dünyada on bin ile on beş bin arasında nükleer silah olduğu ve bu bombaların 2500 tanesinin aynı anda ateşlendiğinde Kuzey Amerika kıtasını dünyadan silebilecek güçte olduğu söyleniyor. Bu bombaların 13 bin tanesinin ise dünyayı tamamen galaksiden yok edebilecek seviyede olduğu belirtiliyor.

1945’de kullanılan nükleer silahlar ve sonrasında hızla tırmanan nükleer silahlanma yarışı, kapitalist devletlerin insanlığı ve dolayısıyla dünyamızı bir bombayla ne hale getireceğini acı bir şekilde gösteriyor. Bugün emperyalistler kendi aralarında “Nükleer Silahların Yayılmasının Önlenmesi Antlaşmaları” imzalıyorlar. Oysa bu anlaşmayı imzalayan Rusya, ABD, Çin, Hindistan, Pakistan, Almanya, Fransa gibi emperyalist ülkeler dünyayı defalarca kez yok edecek nükleer silah gücüne sahipler. Emperyalist ve kapitalist devletlerin “barış” ve “silahsızlanma” anlaşmaları ve söylemleri işçi-emekçilerin gerçekleri görmelerini engellemek içindir ve ikiyüzlücedir.

Kapitalistlerin dünyayı yıkıma sürükleyen paylaşım ve rekabet savaşlarını, ancak bu düzenden bir çıkarı olmayan işçi-emekçi sınıflar durdurabilir. İşçi sınıfı dünya çapında örgütlenerek bu savaşın önüne geçebilir. Birinci ve İkinci Dünya savaşlarında, Hiroşima ve Nagazaki’de ve bugün de süren emperyalist yağma savaşında yaşamını yitiren insanlara, yaşayanların bir borcudur mücadele etmek! Emperyalistlerin atomlu-atomsuz tüm silahlarını durduracak tek güç işçi sınıfının örgütlü mücadelesidir. Kapitalist düzen yıkıldığında atomlu-atomsuz hiçbir silaha ihtiyaç kalmayacak!

6 Ağustos 2017






Son Eklenenler

  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...
  • bulasikci.jpg
    Geçenlerde Kadıköy’e sendikama gideyim dedim. Ama sendikamız o gün erken kapanmış. Sekreterimiz de çıkmış. Oraya gitmek için de biraz aceleyle yürümüştüm. Geri dönüp yürüyecek gücü bulamadım. Bir...
  • yoksulluk-artiyor.jpg
    Aile, Çalışma ve Sosyal Hizmetler Bakanlığı bütçesi görüşmeleri, bir önceki gün Meclis Plan ve Bütçe Komisyonunda yapıldı. Görüşme sırasında ortaya konulan veriler, yoksulluğun ne kadar yayıldığını...
  • cevre-sorunu-.jpg
    Soluduğumuz hava; gaz, su buharı, toz ve kimyasal bileşiklerden oluşan bir karışımdır. Nefes aldığımızda içimize çektiğimiz hava ile bu karışımı ve partikülleri vücudumuza almış oluruz. Vücudumuzun...
  • makro-iscileri-1.jpg
    Ödenmeyen kıdem tazminatları için aylardır mücadele eden Makro/Uyum Marketleri işçileri kazandı! Yaklaşık 7 aydır gasp edilen hakları için direnen işçilerin verdiği mücadele, birleşen ve patronların...
  • milli-ezberci-egitim.png
    Kerem’e sordum; ne olmak istiyorsun? “Muhasebeci olacağım” dedi. “Peki, neden muhasebeci olmak istiyorsun?” “Abla, para kazanabileceğim başka meslek mi var? Baksana herkes işsiz” diye cevapladı. “...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this