UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Gündemİçerik yayınları

Pendik’ten bir işçi
(01.03.2017)
Geçen gün uzun zamandır sohbet etmeye fırsat bulamadığım bir arkadaşımla buluştuk. Sohbetimiz, işyeri sorunları, sağlık durumları derken referanduma geldi. “Ne olacak bu gidişata tepki verilecek mi, bugüne kadar AKP’ye oy veren işçi kardeşlerimiz referandumda ‘hayır’ diyecek mi?” diye konuşurken arkadaşım çok güzel bir örnek anlattı.
Hacettepe Üniversitesi’nden bir öğrenci
(01.03.2017)
Hepimizin bildiği gibi Cumhurbaşkanı Erdoğan başkanlık sevdasına tutulmuş durumda. Bunun siyasi propagandasını yapan siyasetçiler ise meydanlarda çeşitli açıklamalar yapıyorlar. Neymiş efendim “Büyük ve Güçlü Türkiye” yolunda en büyük engel parlamenter sistemmiş, başkanlık gelmezse ülke bölünürmüş vs. Tüm bu açıklamaların amacı insanların ilgisini başka yöne çevirmektir.
Esenyurt’tan bir kadın tekstil işçisi
(01.03.2017)
Referandumda rejim değişikliği yapılmak isteniyor. İnsanın aklına da haklı olarak şu soru geliyor; nereden çıktı bu değişiklik? Zaten 15 yıldır iktidarda olan AKP hükümeti değil mi?
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(28.02.2017)
Yorduysa seni makine olmak / Öfkeliysen tezgâh başında / Bitkin düşüyorsan her gün sonunda / Hayır de… / Yoksunsan adaletten / Mahrumsan eşitlikten / Hep azsa bugünkü dünkünden / Hayır de…
Avcılar’dan bir grup işçi
(28.02.2017)
Ne zaman tek bir kişi iktidarı söz konusu olmuşsa, o zaman işçilerin, emekçilerin yaşamı zehir olmuştur. Bundan dolayı hayatımızı belirleyecek olan referandumda “HAYIR” diyen işçi kardeşlerimizi destekliyor ve Avcılar’dan sesleniyoruz: “Geleceğimizi karartmalarına izin vermemek için HAYIR diyoruz. Siz de var mısınız işçi kardeşlerimiz?”
Tuzla’dan bir kadın işçi
(28.02.2017)
Nisan ayında yapılacak referandum için siyasi partiler, sivil toplum örgütleri, sendikalar neden “evet” ya da neden “hayır” demek gerektiğini anlatan çalışmalar yapmaya başladı. İktidar yanlıları, “evet” demenin emekçiler açısından bir faydası olmadığını bildiklerinden olsa gerek, halkı kendi fikirlerine ikna etmek yerine “hayır” diyecek olanlara karşı her türlü tehdit ve saldırıyı açıktan...
(27.02.2017)
Kadına yönelik şiddetin artarak sürdüğü, tacizin, tecavüzün cezasız kaldığı, kadının her geçen gün daha fazla susturulduğu bir dönemde başkanlık rejimini getirdiler önümüze. İçeriğini anlatmadıkları, tartıştırmadıkları başkanlık rejiminin bütün sorunları ortadan kaldıracak bir sihirli değnek olduğunu iddia ediyorlar. Diğer taraftan da başkanlık rejimi gelmezse iç savaş çıkacağını, kaos...
Pendik’ten bir metal işçisi
(27.02.2017)
Bizler metal fabrikalarında çalışan işçiler olarak, önemli dönüm noktalarından birini 2015 yılında yaşadık. Bizler buna “metal fırtınası” diyoruz. Türk Metal’in örgütlü olduğu birçok fabrikada işçiler, TM’den istifa ettiler. Bursa’daki metal fabrikalarında başlayan istifalar; İzmit, Ankara, Kocaeli, İstanbul’a ve başka şehirlere kadar sıçradı. Biz işçiler neden Türk-Metal’den istifa ettiğimizi...
Sancaktepe’den bir işçi
(27.02.2017)
Ali genç bir işçi. Asgari ücretin biraz üstünde bir ücrete çalışıyor. Görüştüğü bir kız var. Kısmetse evlilik planları yapıyorlar. Ama hayat pahalılığı işte, bu işler öyle kolay değil. Ali’nin annesi ve babası referandumda EVET diyecekmiş. Kendisinin ise kafası hepten karışık. İşten çıktık, durakta otobüs bekliyoruz. Otobüsün gelmesine birkaç dakika var. Ali’ye referandumda ne diyeceğini sordum.
Firuzköy’den bir kadın işçi
(26.02.2017)
Ülkemizde uzun zamandır hiç iyi şeyler yaşanmıyor. Son bir buçuk yıldır yaşadıklarımız canımıza yetti. Baskılar, tutuklamalar, özgürlüklerin kısıtlanması, iş kazalarının artışa geçmesi, işsizliğin artması, kadınların çocukların cinsel istismara uğraması ve öldürülmesi. AKP hükümeti bunca sorunu çözmek yerine işçi ve emekçileri referanduma sürüklüyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi’nden bir öğrenci
(26.02.2017)
İşçi abilerim, ablalarım, kardeşlerim. UİD-DER’in internet sitesinde mektuplarınızı gördüm, her biriniz referandumda neden “HAYIR” denmesi gerektiğini işçi ve emekçilerin farklı sorunlarına değinerek anlatmışsınız. Her okuduğumda “ne kadar haklılar” dedim. Sonra düşündüm, peki “evet” dersek ne olur?
Sarıgazi’den emekçi kadınlar
(26.02.2017)
Biz emekçilerin geçim sıkıntısı, işsizlik, hak gaspları gibi pek çok sorunu varken önümüze bir referandum getirdiler. Bize içeriğini yalan yanlış anlattıkları bir rejim değişikliği için EVET ya da HAYIR demeyi dayatıyorlar. Hatta aslında EVET’i dayatıyorlar. HAYIR diyecek olanları tehdit ediyorlar. Sonra da bunun adına demokrasi diyorlar! Biz emekçi kadınlar olarak tek adam rejiminin neyi getirip...
Tuzla’dan bir grup iş güvenliği uzmanı
(25.02.2017)
Son dönemde yaşanan tüm bu acıların, haksızlıkların en büyük mimarı, bugün bizlerden tek adam rejimi için “evet” istiyor. Tüm yetkiyi, tüm gücü, tüm karar mekanizmasını “tek elde” toplamak istiyor. Bizlere “büyük Türkiye”, “adil ve mutlu yaşam”, “mutlu aileler” gibi türlü yalanları sıralayanlar ile Soma’da, Ermenek’te, Esenyurt’ta veya Şirvan’da işçileri göz göre ölüme sürükleyenler aynı kişiler...
(25.02.2017)
Yalova’da Altınova Tersaneler Bölgesinde faaliyet gösteren Özata Tersanesinde iş cinayeti gerçekleşti. 39 yaşındaki Mustafa Coşkun, 23 Şubat saat 15.30 sıralarında kopan halatın başına çarpması sonucu hayatını kaybetti. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması ve patronlara caydırıcı nitelikte cezalar verilmemesi nedeniyle gerçekleşen iş cinayetlerine her gün birkaç tane ekleniyor.
Firuzköy’den bir tekstil işçisi
(25.02.2017)
>Ben bir işçi kadınım ve anneyim. Kızım üniversiteye hazırlanıyor. Çocuğum gecesini gündüzüne katarak çalışıyor, dershane okul arasında mekik dokuyor. Servet döküyoruz dershanelere. Çocuklarımız iyi bir puan alsın da bir yere yerleşsin diye. Tabi işsiz üniversite mezunlarını, atanamayan öğretmenleri de görüyoruz. Aslında eğitimdeki eşitsizlik sınav sisteminde de ortaya çıkıyor. Kolejden okuyup...
Üniversiteli öğrenciler
(24.02.2017)
Bugünden geçmişe bir zaman yolculuğu yaptığımızda, tarihin bitmeyen kavgalarla dolu olduğunu görürüz. Bir tarafta insanlığın başına musallat olan zebaniler, öte yanda daha iyi bir dünya mümkün deyip cehennemi cennete dönüştürmek isteyenler… Bugün de tarihin tozlu sayfalarının tozunu kaldıran zalimler, insanlığı bir dar boğaza sürüklemekte.
Tuzla’dan bir metal işçisi
(24.02.2017)
Ben metal işçisi bir kadın olarak “tek adam rejimini” kabul etmiyorum. Referandumda da HAYIR diyorum. Bana göre bu anlayış faşist bir anlayıştır. Çünkü bu kararlarını bizlere dayatıyorlar. Ayrıca her şeyi çıkarlarına alet edip bizleri bölüyorlar. İnsanların birbirine kin duymasını istiyorlar. Bu işlerine geliyor. Emekçileri kutuplaştırarak kendi planlarını hayata geçirmeye çalışıyorlar.
Tuzla’dan bir öğrenci
(24.02.2017)
Bugünkü yaşam ve çalışma koşullarımız aslında “EVET” çıkmasının neye yol açacağını daha bugünden açıkça göstermektedir. Çalışma koşulları çok ağır, 2016’da iş cinayetlerinde 1970 işçi katledildi. Diğer taraftan iktidarın çıkarları uğruna başka bir ülkenin sınırları içinde sessiz bir şekilde kurban verilenler de emekçi çocukları! OHAL altında, neredeyse her istediğini yapabilen “fiili başkan”,...
İstanbul’dan bir işçi
(24.02.2017)
Ben bir işçi olarak başkanlık sistemini yani tek adam rejimini istemiyorum ve HAYIR diyorum. İşçi sınıfının haklarını ortadan kaldıran faşizan yönetime HAYIR diyorum. Hak arama, grev ve direnişleri yasaklayan anti-demokratik başkanlığa HAYIR diyorum. Özgürlük dolu ve çocukların ölmediği gelecek yarınlar için HAYIR diyorum.
Matbaa-yayın işçileri
(23.02.2017)
Biz matbaa-yayın sektöründe çalışan işçileriz. Çalıştığımız şirkette uzun zamandır işçilerin yeni kurulan başka bir şirkete geçirileceği fısıltıları dolaşıyordu. Fakat net bir bilgi yoktu. Tesadüfen, yemek ve çay işlerinden sorumlu arkadaşımızın haklarını almadan istifa ettiğini sonra da yeni şirkete geçirildiğini öğrendik.
Tuzla’dan bir metal işçisi
(23.02.2017)
Her gün işten eve, evden işe giderken hemen yakınımızda olan şeyleri göremez hale geliyoruz. Ben metal işçisiyim. İşten eve gitmek için servislere doluştuğumuzda ya uyuyup kalıyoruz ya da cep telefonlarına gömüyoruz kafayı ve hiçbir şey görmüyoruz. Ben yorgunluktan yolda uyuyup kalmasam, arkadaşımla konuşabilsem diye uğraşıyorum. Bu referandum gündemimize girince servis biraz canlandı. Bizim...
(23.02.2017)
Yüz derisinin altındaki eti iyice eriyen ufak bir çocuk anasının kucağında ağlamaksızın duruyor. Gözyaşı kalmadığı için ağlayamıyor, dermanı kalmadığı için bağıramıyor. İyice zayıflamış anne, gözünün önünde her geçen gün erimekte olan çocuğuna çaresizce bakıyor. Ölüm kusan bombalara rağmen sağ kalabilmiş çocuklar, gençler hep aynı durumda. Yemen… 3 yıldır iç savaş sarmalında kavruluyor.
Sultanbeyli’den bir öğretmen
(23.02.2017)
İşyerinde, mutfakta çalışan bir kadın arkadaşımla referandum üzerine konuşuyorduk. Arkadaşım 15 Temmuz darbe girişiminden ve o günden bu yana iktidarın dilinden düşürmediği milliyetçi, tek yanlı, kendi gibi düşünmeyen herkesi düşman gören söylemlerinden çok etkilenmiş. O söylemlere destek verse de kafasının karışmasından kurtulamamış. Referandumu konuşurken konu darbe girişiminde yaşananlara ve...
Esenyurt’tan tekstil işçisi bir kadın
(23.02.2017)
Yaşadığımız topraklarda kadınlar değersiz görülmeye devam ediyor. Erkek egemen zihniyete sahip siyasilerin kadını bir cinsel obje olarak görmeleri, kadınları “zavallı, korunmaya muhtaç ve cahil” olarak görmeleri, televizyonlarda sürekli kadın bedeninin reklam malzemesi olarak kullanılması, emekçi bir kadın olarak benim kanıma dokunuyor. Kadınlar fikirlerine, yeteneklerine bakılmaksızın ikinci...
Bir grup metal işçisi
(22.02.2017)
Bizler metal fabrikasında çalışan işçileriz. Başkanlık sistemi ile ilgili yapılacak olan referandum herkesin olduğu gibi bizim de gündemimizde. Molalarda, çalışırken, ev ziyaretlerinde başkanlık sisteminin biz işçiler için ne anlama geldiğini, bizi nasıl bir tehlikenin beklediğini konuşuyoruz. Biz metal işçileri olarak şöyle düşünüyoruz:
Bir öğretmen
(22.02.2017)
Haftanın üç günü staj yapan meslek lisesi öğrencileri ile bir sinema filmi üzerine konuşuyorduk: “Güzel mi, gidelim mi, değer mi?” Sohbet grubu kalabalıklaştı. Bir ara kızlı-erkekli grubun karşılıklı konuşması bir açık oturuma dönüştü:
Sarıgazi’den genç bir işsiz işçi
(22.02.2017)
Genç bir işsiz olarak benim için karanlıktan başka bir anlam ifade etmeyen tek adam rejimine elbette hayır diyeceğim. Ama ben asıl olarak size AKP’ye ve Erdoğan’a sempati duyan annemin neden HAYIR diyeceğinden söz edeceğim. Annem asgari ücretle çalışan bir taşeron işçisi olarak kandırıldığını düşünüyor.
Sancaktepe’den bir işçi
(22.02.2017)
16 Nisanda yapılacak olan referandum için geri sayım başladı. Televizyonlarda istikrarın sürmesi, Türkiye’nin zenginleşmesi için, daha iyi bir gelecek için başkanlık sisteminin gerekli olduğunu söyleyedursunlar biz kendi yaşamımıza bakalım. Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir derler ya, aslında bugüne kadar yapılan uygulamalar bizi nasıl bir geleceğin beklediğini gösteriyor. Şu zamana kadar...
Maltepe’den bir veli
(22.02.2017)
Kızım bu sene okula başladı. Çok heyecanlıydık ama heyecanımızı yaşayamadık. İki defa okul değiştirdik. Tabii gönüllü olarak değil. O okuldan bu okula gezdirdiler bizi sürekli. Okullar açılalı iki ay olmuştu neredeyse ama bir türlü öğretmen gelemedi okula. Olan öğretmenleri ise, veliler ve öğrenciler çok memnun olmasına rağmen olduğumuz okuldan aldılar ve mantıksız gerekçeler ile başka okullara...
Sefaköy’den bir grup işçi
(21.02.2017)
AKP ve iktidar çevreleri, tek adam rejimine dayalı Başkanlık sisteminin tüm sorunlarını çözeceğini iddia ediyorlar. Tek ardam rejimiyle Türkiye’nin büyük güç haline geleceğini, bunun için de anayasa değişikliğine “evet” demek gerektiğini, parlamenter sistemin ülkenin gelişmesi önünde engel olduğunu söylüyor, emekçileri aldatıyorlar.

Sınıfın Penceresinden

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this