UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Gündemİçerik yayınları

Sancaktepe’den bir kadın işçi
(21.02.2017)
Sebze, yeşillik satan bir tezgâha yanaştığımda, bir ev emekçisi kadın söyleniyordu. İki demet maydanoz almıştı ve pazarcı 4,5 lira demişti. Bilirsiniz pazardaki yakınmaları. Evdeki hesap ne çarşıya uyar ne de pazara. Cüzdanımıza koyduğumuz parayı bir türlü yettiremez, alacaklarımızın yarısını alamadan birkaç poşetle döneriz eve. Kadın, “ne kadar pahalı, ne oldu böyle fiyatlar el yakıyor” diye...
Tuzla’dan işsiz işçiler
(21.02.2017)
Geçen gün e-devlet şifresiyle sigorta prim gün sayısına bakarken bana 3170 liralık bir borç yazılmış olduğunu gördüm, inanamadım. Tekrar baktım, 3170 sayısı orada duruyordu! Sonra sigortaya gittim, bu durumu açıklamalarını rica ettim. Onlar da “işsiz olduğunuz süre zarfında Genel Sağlık Sigortasından yararlandığınız için her ay 200 lira borçlanıyorsunuz” dediler.
Esenyurt’tan bir emekçi
(20.02.2017)
Geçen esnaf arkadaşlarla konuşurken konu BAŞKANLIK sistemine ve tabii ki referandum meselesine geldi. Kadın arkadaş açtı ağzını yumdu gözünü: “Dolar aldı başını gitti, siftahsız dükkân kapatıyoruz, Suriye’de askerlerimiz ölüyor, her gün bir yerlerde bomba patlıyor, kocam 3 aydan beri işsiz, eğer kriz devam ederse ben de işsiz kalacağım.
Kocaeli’nden bir UİD-DER’li
(19.02.2017)
Bağcılar’dan bir kadın işçiden mektup var. Bizleri daha aydınlık günler için hayır demeye davet ediyor. “Siz de var mısınız diyor” mektubunda. Evet, ben de varım! Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz ve bu süreç hızla ilerliyor. Egemenlerin hırsları dinmek bilmiyor, katmerleşerek artıyor. Bir savaş atmosferinde ve OHAL altında “partili cumhurbaşkanlığı” referandumuna gidiyoruz. Şartların hiç adil...
Hadımköy’den bir metal işçisi
(19.02.2017)
Sömürü düzenin yalan makineleri döndükçe ve biz işçileri daha fazla yalan girdabının içine soktukça kendi sınıf çıkarlarımızı göremez hale getiriliyoruz. Aynı gemide, aynı çıkarlara sahip, eşit şartlar altında olduğumuz sürekli vurgulanıyor ve biz işçilerin kafasını iyice bulanıklaştırıyorlar. Oysa şu soruları kendimize sormamız gerekiyor: Neden biz işçiler hep bu geminin makine dairesindeyiz?
Samatya’dan bir grup kadın işçi
(18.02.2017)
Biz kadın işçiler olarak bir araya geliyor ve bizi çok yakından ilgilendiren referandumda, seçimimizin ne olması gerektiği ile ilgili tartışmalar yürütüyoruz. Bu tartışmalar neticesinde bir grup kadın işçi neden “Hayır” dediğini şöyle aktarıyor:
Esenyurt’tan bir kadın işçi
(18.02.2017)
Bir gün daha başlıyor / Her ne kadar gözyaşı birikmiş olsa da bu topraklarda, / Biliyoruz ki; / Güneş doğmaktan hiç vazgeçmedi. / Hüzünler birikmiş, sineye çekilmiş olsa da / Bir gün filizlenecektir ektiğimiz tohumlar / Her bir tohum yarınlara açılan bir kapıdır / Bugün bir “HAYIR”la başlar / Yarına merhabaları ulaştırır.
Gebze’den bir grup kadın işçi
(18.02.2017)
Bir süre önce çalıştığım fabrikada iki yüze yakın işçi kardeşimiz işten çıkarıldı. “Patron baba adam, herkesin tazminatını ödeyip gönderdi” derken, ne duyalım; bir teşvik yasası sürülmüş fırına. Neymiş efendim 2017 yılı boyunca alınacak her işçi başına teşvik ödenecekmiş patronlara. Hem de nerden? Tabii ki bizim maaşlarımızdan her ay keserek oluşturulan İşsizlik Fonundan. “Kaz gelecek yerden...
Gebze’den genç bir işçi
(17.02.2017)
İşçi ve emekçi aileler, çocuklarını çok zor şartlar altında okutmaya çalışıyorlar. Çocuklarının daha iyi bir eğitim alması için çırpınıp duruyorlar. Tabii devlet okullarında ne kadar iyi eğitim verilirse. Zengin çocukları özel okullarda, kolejlerde eğitim alırken, devlet okullarında niteliksiz bir eğitim alan işçi çocukları bu yarışa daha en başından birkaç adım geriden başlıyorlar.
Bir UİD-DER’li işçi
(17.02.2017)
İşçi sınıfının kazanılmış haklarına her gün yeni bir saldırı daha ekleniyor. AKP hükümeti referandum öncesinde patronlar sınıfının gönlünü hoş etmek için işsizlik fonunu yağmalama yasası çıkardı. Her ay milyonlarca işçiden para kesiliyor. İşsiz kalan işçilerin birçoğu bu fondan yararlanamıyor. Patron SGK’ya eksik gün bildirimi yaparsa veya işçi son dört ay içinde bir gün bile işe gelmese, işten...
GOSB’den bir kadın metal işçisi
(17.02.2017)
Dünyada her 15 saniyede bir işçi, günde yaklaşık 6300 işçi, iş kazaları nedeniyle yaşama veda ediyor. Her yıl 2 milyon 3 yüz bin işçi iş kazaları ve meslek hastalıkları nedeniyle hayatını kaybediyor. Rakamların dili soğuktur demişler. İş kazalarında ölen işçilerin, savaşta ölenlerden fazla olmasına da artık şaşırmıyor insan.
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(16.02.2017)
Hepinize inançla, umutla, cesaretle, sevgiyle “Hayır”lı günler dileyerek başlamak istiyorum. İşyerimizde, mahallemizde, minibüste anlayacağınız her yerde referandum tartışmaları son hızda devam ediyor. Kimileri evet kimileri hayır diyor. Benim anlatacağım maceralı gün ise şöyle başladı...
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(16.02.2017)
Değerli kardeşlerim ben de çoğunuz gibi fabrika işçisiyim. Çalıştığım fabrika Gebze’de plastik araba parçası üretiyor. Biz birkaç yıl önce arkadaşlarımızla el ele vererek Petrol-İş Sendikasına üye olduk. Sendikalı olmak işçi olarak bana pek çok şey kattı. Aynı sendikanın üyesi olduğumuz birçok fabrikadan işçi kardeşlerimizle tanıştım. Grev, TİS, direniş ziyaretlerinde yan yana, omuz omuza olduk.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(15.02.2017)
Hayatın en büyük yükünü sırtımıza almış işçi kadınlarız biz. Biz işçi kadınlar gününü gün eden patron kadınlara benzemeyiz. Bizim yükümüz ağır olur. Gün geçmesin ki bir kadın cinayeti, şiddet haberi duymayalım, okumayalım. Kimi zaman giydiği bir şort, kimi zaman kendisine yıllarca şiddet uygulayan eşinden ayrılmak istemesi, kimi zaman da okulundan ya da işinden evine dönerken bindiği otobüste bir...
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(15.02.2017)
Çocukluk yıllarımdı, babam çoğunlukla işsizdi. Biz bakkaldan borç harç ihtiyaçlarımızı karşılar ve günü kurtarmaya çalışırdık. Hayallerimiz cebimizdeki kadardı. Acil ihtiyacımız olduğunda eş dost aranır borç para istenirdi. Borç para aldığımız yakınlarımız da kıt kanaat geçinen insanlardı. Yani anlayacağınız yokluk içinde yokluk. İmkânsızlıkları anlamak ve yokluğu fark etmek eskiden daha kolaydı.
(14.02.2017)
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu DİSK, 50. kuruluş yıldönümünü 13 Şubat Pazartesi günü Şişli Kültür Merkezinde gerçekleştirilen bir programla kutladı. Türkiye işçi sınıfının adeta şahlandığı bir dönemde, 13 Şubat 1967’de ortaya çıkan DİSK, Türkiye işçi sınıfı tarihinde önemli bir yer edindi.
Gebze’den bir metal işçisi
(14.02.2017)
Ekonomik krizin etkileri yavaş yavaş kendini gösteriyor. Doların yükselmesi, TL’nin değer kaybetmesi ve hemen hemen her şeyin fiyatlarının artması. Kriz kendini gösterdikçe işçinin alım gücü git gide dibe vuruyor. İşsizlik oranları sürekli artmakta. Şimdilerde bu rakamın 3,5 milyon olduğu söyleniyor. Durumun bundan fazla olduğu açıktır. Kriz derinleştikçe bu sayıların daha da artması olağan...
Bağcılar’dan bir kadın işçi
(14.02.2017)
Partili Cumhurbaşkanı ne demektir ya da tek adam rejimi nedir? Biz işçiler olarak bundan ne anlamalıyız? Yıllar önce Almanya ve İtalya’da benzer tek kişilik rejimler, diktatörlükler için halklar seferber edilmişti. Bugün Türkiye’de olduğu gibi oralarda da halkı ikna etmek için egemenler türlü yalanlar söylemiş, vatan-millet edebiyatı yapmışlardı. Milliyetçilik ve ırkçılık azdırılmış, muhalifler...
(13.02.2017)
9 Şubatta Resmi Gazete’de yayımlanan Kanun Hükmünde Kararnameyle (KHK) hükümet, İşsizlik Sigortası Fonundan patronlara ödeme yapılmasını sağlayan bir yasa çıkardı. Patronlar 2017 yılı sonuna kadar işe aldıkları her bir işçi için sigorta prim desteği alacak, gelir vergisi ve damga vergisi gibi vergilerden de muaf tutulacak. Böylece İşsizlik Fonundan daha fazla işsizin yararlanmasının önünü açmayan...
Gebze’den genç bir metal işçisi
(12.02.2017)
Bir referandum tartışmasıdır gidiyor. Destek veren de var, karşı çıkan da. Tartışmaların alevlenmesiyle birbiriyle kavga eden de oluyor. Referandumu önümüze getirip bizden destek isteyenler, “evet” dememizi bekleyenler, yıllardır bulundukları koltukları bırakmayıp yerlerini daha da sağlamlaştırmak istiyorlar.
Bir otomotiv işçisi
(11.02.2017)
Anayasa değişikliği teklifi Meclisten geçti ve Cumhurbaşkanı tarafından referanduma sunulmak üzere onaylandı. Herkes merakla bekliyor. Çok önemli sonuçları olacağı için referandumla yatıp referandumla kalkar olduk. Referandumda evet çıkmazsa terörün, patlayan bombaların bitmeyeceğini söylüyorlar. Demek ki bu referandumda evet çıkması birileri için hayat memat meselesi ve bunun için ellerinden...
Küçükçekmece’den bir kadın işçi
(10.02.2017)
Kardeşlerim yalanlara kanmayalım. Referandumda “evet” demek kıdem tazminatımızı elimizle onlara vermek demektir. “Evet” demek güvencesiz, taşeronda kölece çalışmayı kabul etmek demektir. Ve daha nice hakkımızın elimizden alınması demektir. Ben bir kadın ve anne olarak çocuklarım için “HAYIR” diyorum ve bütün kadınlara sesleniyorum.  “HAYIR-lara” vesile olalım. Herkese “HAYIR-lı” günler.
Gebze’den bir kadın işçi
(10.02.2017)
Yapılan araştırmalar da gösteriyor ki OHAL ilan edildiğinden beri iş cinayetlerinde ciddi bir artış var. OHAL düzeni, referandum sonrasında kalıcılaştırılmak isteniyor. İşçi sınıfını ikna etmek için “güçlü bir Türkiye” propagandası yapılıyor. Ancak hem bu güne kadar yaşanalar hem de sadece OHAL süreci dikkate alındığında işçilerin payına katmerli bir sömürü ve ölüm düşüyor.
Gebze’den bir metal işçisi
(10.02.2017)
Ufak tefek, minyon tipli bir çocuktum. Belki de ufak tefek olmamdan dolayı çevremde çok sevilen bir çocuktum. Kirada oturduğumuz evin karşında büyükçe bir bahçesi olan bir gecekondu vardı. Bahçesinde kiraz ağaçları, dut ağaçları ve kayısı ağaçları vardı. Yazları bu bahçede oynardık. Mahallenin bütün çocukları burada toplanırdık. Meyvelerin olmasıyla çatlayıncaya kadar midemizi bu meyvelerle...
(08.02.2017)
Önümüzdeki süreçte tek adam rejimini getiren anayasa değişikliği oylanacak. Bu gelecek günlerimizi belirleyecek çok önemli bir oylamadır. Bu yüzden iyi düşünmeli, tartışmalı, anlamalı ve öyle karar vermeliyiz. Biz üreten, tüm zenginliği var eden ama yoksullukla boğuşan işçi sınıfıyız. Biz işçilerin, emekçilerin penceresinden bakıyoruz dünyaya! Anayasa değişikliğine de işçi sınıfının penceresinden...
(07.02.2017)
DİSK, tüm iktidar yetkilerini tek kişide toplayan anayasa değişikliği referandumu ile ilgili tutumunu ve gerekçelerini bugün Taksim Hill Otel’de gerçekleştirdiği basın toplantısıyla duyurdu. DİSK’e bağlı sendikaların genel başkan, genel merkez yöneticileri ile şube yöneticilerinin katıldığı basın toplantısında; DİSK Genel Başkanı Kani Beko, Başkanlar Kurulunun 3 Şubatta aldığı kararı kamuoyuyla...
(02.02.2017)
Partili Cumhurbaşkanlığı adı altında başkanlık sistemini Meclisten geçiren AKP hükümeti, daha önce gündeme getirdiği işçi haklarına saldırı yasalarını referandum sonrasına erteledi. Kıdem tazminatı, kamu çalışanlarını ilgilendiren 657 sayılı kanuna ilişkin değişiklik ve taşeron işçilere kadro yerine “özel sözleşmeli personel” statüsü verilmesi ile ilgili yasalar bu kapsamda Nisan ayı sonrasına...
(31.01.2017)
Oxfam’ın bu yılki raporu, zenginler ve yoksullar arasındaki gelir eşitsizliğinin akıl almaz şekilde arttığını gözler önüne seriyor. Bu durum, her yıl Davos’ta Dünya Ekonomik Forumu’nda bir araya gelen ve aynı zamanda yoksullukla mücadeleyi ve gelir adaletsizliğini de tartışan dünyanın en zengin patronlarının ve siyasetçilerinin ikiyüzlülüğünü de gözler önüne seriyor.
(22.01.2017)
Maraş Afşin’de faaliyet gösteren Afşin-Elbistan B Termik Santrali’ne ait Çöllolar Kömür Sahası’nda 2011’de 11 kişinin yaşamını yitirmesiyle sonuçlanan göçükle ilgili davada karar açıklandı. Elbistan Ağır Ceza Mahkemesinde 20 Ocakta görülen 22. duruşmada mahkeme heyeti önce hapis cezası verdi, ardından cezayı para cezasına çevirdi. Para cezasını da 24 ay takside böldü.
(21.01.2017)
İş cinayetleri hız kesmeden devam ediyor. 20 Ocakta Kocaeli’den bir acı haber daha geldi. Kocaeli’nin Kartepe ilçesinde bulunan Armetal fabrikasında, Ramazan Karaçay isimli 39 yaşındaki işçi, malların yüklendiği sırada bir ton ağırlığındaki metal kondeksiyonun üzerine düşmesi sonucunda yaşamını yitirdi.

Sınıfın Penceresinden

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this