UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Gündemİçerik yayınları

(26.02.2017)
Ülkemizde uzun zamandır hiç iyi şeyler yaşanmıyor. Son bir buçuk yıldır yaşadıklarımız canımıza yetti. Baskılar, tutuklamalar, özgürlüklerin kısıtlanması, iş kazalarının artışa geçmesi, işsizliğin artması, kadınların çocukların cinsel istismara uğraması ve öldürülmesi. AKP hükümeti bunca sorunu...
(26.02.2017)
İşçi abilerim, ablalarım, kardeşlerim. UİD-DER’in internet sitesinde mektuplarınızı gördüm, her biriniz referandumda neden “HAYIR” denmesi gerektiğini işçi ve emekçilerin farklı sorunlarına değinerek anlatmışsınız. Her okuduğumda “ne kadar haklılar” dedim. Sonra düşündüm, peki “evet” dersek ne olur...
(26.02.2017)
Biz emekçilerin geçim sıkıntısı, işsizlik, hak gaspları gibi pek çok sorunu varken önümüze bir referandum getirdiler. Bize içeriğini yalan yanlış anlattıkları bir rejim değişikliği için EVET ya da HAYIR demeyi dayatıyorlar. Hatta aslında EVET’i dayatıyorlar. HAYIR diyecek olanları tehdit ediyorlar...
(25.02.2017)
Son dönemde yaşanan tüm bu acıların, haksızlıkların en büyük mimarı, bugün bizlerden tek adam rejimi için “evet” istiyor. Tüm yetkiyi, tüm gücü, tüm karar mekanizmasını “tek elde” toplamak istiyor. Bizlere “büyük Türkiye”, “adil ve mutlu yaşam”, “mutlu aileler” gibi türlü yalanları sıralayanlar ile...
(25.02.2017)
Yalova’da Altınova Tersaneler Bölgesinde faaliyet gösteren Özata Tersanesinde iş cinayeti gerçekleşti. 39 yaşındaki Mustafa Coşkun, 23 Şubat saat 15.30 sıralarında kopan halatın başına çarpması sonucu hayatını kaybetti. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin alınmaması ve patronlara caydırıcı...
(25.02.2017)
>Ben bir işçi kadınım ve anneyim. Kızım üniversiteye hazırlanıyor. Çocuğum gecesini gündüzüne katarak çalışıyor, dershane okul arasında mekik dokuyor. Servet döküyoruz dershanelere. Çocuklarımız iyi bir puan alsın da bir yere yerleşsin diye. Tabi işsiz üniversite mezunlarını, atanamayan...
(24.02.2017)
Bugünden geçmişe bir zaman yolculuğu yaptığımızda, tarihin bitmeyen kavgalarla dolu olduğunu görürüz. Bir tarafta insanlığın başına musallat olan zebaniler, öte yanda daha iyi bir dünya mümkün deyip cehennemi cennete dönüştürmek isteyenler… Bugün de tarihin tozlu sayfalarının tozunu kaldıran...
(24.02.2017)
Ben metal işçisi bir kadın olarak “tek adam rejimini” kabul etmiyorum. Referandumda da HAYIR diyorum. Bana göre bu anlayış faşist bir anlayıştır. Çünkü bu kararlarını bizlere dayatıyorlar. Ayrıca her şeyi çıkarlarına alet edip bizleri bölüyorlar. İnsanların birbirine kin duymasını istiyorlar. Bu...
(24.02.2017)
Bugünkü yaşam ve çalışma koşullarımız aslında “EVET” çıkmasının neye yol açacağını daha bugünden açıkça göstermektedir. Çalışma koşulları çok ağır, 2016’da iş cinayetlerinde 1970 işçi katledildi. Diğer taraftan iktidarın çıkarları uğruna başka bir ülkenin sınırları içinde sessiz bir şekilde kurban...
(24.02.2017)
Ben bir işçi olarak başkanlık sistemini yani tek adam rejimini istemiyorum ve HAYIR diyorum. İşçi sınıfının haklarını ortadan kaldıran faşizan yönetime HAYIR diyorum. Hak arama, grev ve direnişleri yasaklayan anti-demokratik başkanlığa HAYIR diyorum. Özgürlük dolu ve çocukların ölmediği gelecek...
(23.02.2017)
Biz matbaa-yayın sektöründe çalışan işçileriz. Çalıştığımız şirkette uzun zamandır işçilerin yeni kurulan başka bir şirkete geçirileceği fısıltıları dolaşıyordu. Fakat net bir bilgi yoktu. Tesadüfen, yemek ve çay işlerinden sorumlu arkadaşımızın haklarını almadan istifa ettiğini sonra da yeni...
(23.02.2017)
Her gün işten eve, evden işe giderken hemen yakınımızda olan şeyleri göremez hale geliyoruz. Ben metal işçisiyim. İşten eve gitmek için servislere doluştuğumuzda ya uyuyup kalıyoruz ya da cep telefonlarına gömüyoruz kafayı ve hiçbir şey görmüyoruz. Ben yorgunluktan yolda uyuyup kalmasam,...
(23.02.2017)
Yüz derisinin altındaki eti iyice eriyen ufak bir çocuk anasının kucağında ağlamaksızın duruyor. Gözyaşı kalmadığı için ağlayamıyor, dermanı kalmadığı için bağıramıyor. İyice zayıflamış anne, gözünün önünde her geçen gün erimekte olan çocuğuna çaresizce bakıyor. Ölüm kusan bombalara rağmen sağ...
(23.02.2017)
İşyerinde, mutfakta çalışan bir kadın arkadaşımla referandum üzerine konuşuyorduk. Arkadaşım 15 Temmuz darbe girişiminden ve o günden bu yana iktidarın dilinden düşürmediği milliyetçi, tek yanlı, kendi gibi düşünmeyen herkesi düşman gören söylemlerinden çok etkilenmiş. O söylemlere destek verse de...
(23.02.2017)
Yaşadığımız topraklarda kadınlar değersiz görülmeye devam ediyor. Erkek egemen zihniyete sahip siyasilerin kadını bir cinsel obje olarak görmeleri, kadınları “zavallı, korunmaya muhtaç ve cahil” olarak görmeleri, televizyonlarda sürekli kadın bedeninin reklam malzemesi olarak kullanılması, emekçi...
(22.02.2017)
Bizler metal fabrikasında çalışan işçileriz. Başkanlık sistemi ile ilgili yapılacak olan referandum herkesin olduğu gibi bizim de gündemimizde. Molalarda, çalışırken, ev ziyaretlerinde başkanlık sisteminin biz işçiler için ne anlama geldiğini, bizi nasıl bir tehlikenin beklediğini konuşuyoruz. Biz...
(22.02.2017)
Haftanın üç günü staj yapan meslek lisesi öğrencileri ile bir sinema filmi üzerine konuşuyorduk: “Güzel mi, gidelim mi, değer mi?” Sohbet grubu kalabalıklaştı. Bir ara kızlı-erkekli grubun karşılıklı konuşması bir açık oturuma dönüştü:
(22.02.2017)
Genç bir işsiz olarak benim için karanlıktan başka bir anlam ifade etmeyen tek adam rejimine elbette hayır diyeceğim. Ama ben asıl olarak size AKP’ye ve Erdoğan’a sempati duyan annemin neden HAYIR diyeceğinden söz edeceğim. Annem asgari ücretle çalışan bir taşeron işçisi olarak kandırıldığını...
(22.02.2017)
16 Nisanda yapılacak olan referandum için geri sayım başladı. Televizyonlarda istikrarın sürmesi, Türkiye’nin zenginleşmesi için, daha iyi bir gelecek için başkanlık sisteminin gerekli olduğunu söyleyedursunlar biz kendi yaşamımıza bakalım. Perşembenin gelişi Çarşambadan bellidir derler ya, aslında...
(22.02.2017)
Kızım bu sene okula başladı. Çok heyecanlıydık ama heyecanımızı yaşayamadık. İki defa okul değiştirdik. Tabii gönüllü olarak değil. O okuldan bu okula gezdirdiler bizi sürekli. Okullar açılalı iki ay olmuştu neredeyse ama bir türlü öğretmen gelemedi okula. Olan öğretmenleri ise, veliler ve...
(21.02.2017)
AKP ve iktidar çevreleri, tek adam rejimine dayalı Başkanlık sisteminin tüm sorunlarını çözeceğini iddia ediyorlar. Tek ardam rejimiyle Türkiye’nin büyük güç haline geleceğini, bunun için de anayasa değişikliğine “evet” demek gerektiğini, parlamenter sistemin ülkenin gelişmesi önünde engel olduğunu...
(21.02.2017)
Sebze, yeşillik satan bir tezgâha yanaştığımda, bir ev emekçisi kadın söyleniyordu. İki demet maydanoz almıştı ve pazarcı 4,5 lira demişti. Bilirsiniz pazardaki yakınmaları. Evdeki hesap ne çarşıya uyar ne de pazara. Cüzdanımıza koyduğumuz parayı bir türlü yettiremez, alacaklarımızın yarısını...
(21.02.2017)
Geçen gün e-devlet şifresiyle sigorta prim gün sayısına bakarken bana 3170 liralık bir borç yazılmış olduğunu gördüm, inanamadım. Tekrar baktım, 3170 sayısı orada duruyordu! Sonra sigortaya gittim, bu durumu açıklamalarını rica ettim. Onlar da “işsiz olduğunuz süre zarfında Genel Sağlık...
(20.02.2017)
Geçen esnaf arkadaşlarla konuşurken konu BAŞKANLIK sistemine ve tabii ki referandum meselesine geldi. Kadın arkadaş açtı ağzını yumdu gözünü: “Dolar aldı başını gitti, siftahsız dükkân kapatıyoruz, Suriye’de askerlerimiz ölüyor, her gün bir yerlerde bomba patlıyor, kocam 3 aydan beri işsiz, eğer...
(19.02.2017)
Bağcılar’dan bir kadın işçiden mektup var. Bizleri daha aydınlık günler için hayır demeye davet ediyor. “Siz de var mısınız diyor” mektubunda. Evet, ben de varım! Olağanüstü bir süreçten geçiyoruz ve bu süreç hızla ilerliyor. Egemenlerin hırsları dinmek bilmiyor, katmerleşerek artıyor. Bir savaş...
(19.02.2017)
Sömürü düzenin yalan makineleri döndükçe ve biz işçileri daha fazla yalan girdabının içine soktukça kendi sınıf çıkarlarımızı göremez hale getiriliyoruz. Aynı gemide, aynı çıkarlara sahip, eşit şartlar altında olduğumuz sürekli vurgulanıyor ve biz işçilerin kafasını iyice bulanıklaştırıyorlar. Oysa...
(18.02.2017)
Biz kadın işçiler olarak bir araya geliyor ve bizi çok yakından ilgilendiren referandumda, seçimimizin ne olması gerektiği ile ilgili tartışmalar yürütüyoruz. Bu tartışmalar neticesinde bir grup kadın işçi neden “Hayır” dediğini şöyle aktarıyor:
(18.02.2017)
Bir gün daha başlıyor / Her ne kadar gözyaşı birikmiş olsa da bu topraklarda, / Biliyoruz ki; / Güneş doğmaktan hiç vazgeçmedi. / Hüzünler birikmiş, sineye çekilmiş olsa da / Bir gün filizlenecektir ektiğimiz tohumlar / Her bir tohum yarınlara açılan bir kapıdır / Bugün bir “HAYIR”la başlar /...
(18.02.2017)
Bir süre önce çalıştığım fabrikada iki yüze yakın işçi kardeşimiz işten çıkarıldı. “Patron baba adam, herkesin tazminatını ödeyip gönderdi” derken, ne duyalım; bir teşvik yasası sürülmüş fırına. Neymiş efendim 2017 yılı boyunca alınacak her işçi başına teşvik ödenecekmiş patronlara. Hem de nerden?...
(17.02.2017)
İşçi ve emekçi aileler, çocuklarını çok zor şartlar altında okutmaya çalışıyorlar. Çocuklarının daha iyi bir eğitim alması için çırpınıp duruyorlar. Tabii devlet okullarında ne kadar iyi eğitim verilirse. Zengin çocukları özel okullarda, kolejlerde eğitim alırken, devlet okullarında niteliksiz bir...

Sınıfın Penceresinden

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this