UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşçiler Haksız Savaşa Karşıİçerik yayınları

(06.08.2017)
Yıl 1945. 70 milyon insanın ölümüne neden olan İkinci Dünya Savaşının sonları. ABD, sırf askeri gücünü kanıtlamak ve tüm rakiplerine boyun eğdirmek için Japonya’ya iki atom bombası atarak yeryüzünde insanlığa cehennemi yaşattı. Kapitalistlerin kâr hırsı, güç ve zenginlik hevesleri yüz binlerce insanın daha katledilmesine neden oldu.
Gebze’den bir metal işçisi
(22.12.2016)
Soğuk bir kış günü evden çıkmak üzere montumu giyiyorum. Yavaş yavaş gideceğim yere doğru yürümekteyim. Merkeze doğru yaklaşırken bütün ihtişamı ve görkemiyle büyük bir cami dikkatimi çekiyor. Taş duvarlarla örülmüş. Eski ve tarihi bir yapıt. Hava yavaş yavaş kararıyor. Yoğun bir trafik ve insan kalabalığı var. İşçiler işlerinden eve dönmekteler. Nereye baksam yorgun bir yüz hızlı ve koşarcasına...
(25.08.2016)
Tuzla Aydınlı’da bir araya gelen demokratik kitle örgütleri, gerçekleştirilen katliamlara, içinden geçmekte olduğumuz bu cehenneme karşı durmak, dayanışma ve mücadeleyi büyütmek amacıyla “Emek ve Demokrasi İçin Güç Birliği’ni” oluşturduklarını duyurdular.
Fatih’ten bir kadın işçi
(21.08.2016)
Haksız savaşların, işçi sınıfına getirdiği acıları anlatmak için söylenecek çok şey vardır elbet. Ama bazen kelimeler bir bakışın, dokunuşun, bir annenin feryadının ya da bir çocuğun şaşkınlığının anlatacağı şeye yetmez. Son birkaç gündür gazetelerde, televizyonlarda “Suriyeli Ümran”dan bahsediliyor.
Esenyurt’tan bir grup işçi
(26.05.2016)
Esenyurt’ta işçi dostlarımızla birlikte “Sürgün” filmini izledik. Film 1916 yılında, 1. Dünya Savaşında, Yeni Zelanda ordusundaki savaş karşıtı 14 askerin mücadelesini anlatıyor. Bu 14 asker, kendilerini cepheye sürmek ve Alman askerleriyle savaştırmak isteyen komutanlara karşı direnir ve asker kıyafetlerini giymezler.
Tuzla’dan bir öğrenci
(15.04.2016)
Ortadoğu’da süren savaş ve onun bir parçası olarak Kürt illerindeki yıkımlar, ölümler; ülkenin batısında artarak meydana gelen iş cinayetlerinin ve sermaye için çıkarılmaya çalışılan yasaların duyulmasını engelleyerek adeta bir kılıf işlevi üstlenmektedir.
(04.04.2016)
UİD-DER, Üçüncü Dünya Savaşının alevlerinin giderek daha da yaygınlaştığı, Ortadoğu’nun kan gönlüne döndüğü, binlerce işçinin, emekçinin emperyalist savaşlarla katledildiği şu günlerde; yürüyen emperyalist savaşa dikkat çekmek, alınması gereken tutumu ortaya koymak için pek çok bölgede etkinlikler, seminerler düzenliyor.
Pendik’ten emekli bir işçi
(17.02.2016)
“Durim çok çöti. Benüm uşağların içüsü de işsuz kaldu. Arayıp duruyiler ama bulamayiler. Ben korkayırım savaş çıkacak deyi. Ne oldi da savaş oldi? Durim çöti. Savaş diyi de başka bişey demiyi. Savaş çöti. Ses çikartmali herkes. Bak, ben Çürt (Kürt) değilim, Kıpçak’ım. Atalarımız Orta Asya’dan gelmişler...”
Kıraç’tan bir kadın işçi
(27.12.2015)
Sabahın ayazı, hava buz gibi, üst geçitte savaşın mağduru Suriyeli bir çocuk oturmuş betona, mendil satıyor. Soğuktan eli yüzü donmuş. Acıkmıştır diye kucağına yarım ekmek yiyecek koyulmuş. Yanına yaklaştım. “Sen bu soğukta ne yapıyorsun?” diye sordum. Türkçe bilmediği için bir şey demedi.
(25.12.2015)
Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu ve Türkiye Mimar ve Mühendis Odaları Birliği 25 Aralıkta DİSK Genel Merkezinde düzenledikleri bir basın toplantısıyla hükümetin savaş politikalarına karşı ortak mücadele programlarını açıkladılar.
(20.12.2015)
Kürt illerinde gün be gün artmaya devam eden haksız savaşa karşı DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla 19 Aralık 2015 Cumartesi günü saat 12.30’da TBMM’nin Dikmen kapısı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirildi. Basın açıklamasında “Savaş ve Baskı Politikalarına Hayır, Savaşa İnat Barışı Savunacağız” pankartı açıldı.
(09.12.2015)
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TİSK, Suriyeli göçmenlerin ekonomiye etkilerini ortaya koymak üzere bir araştırma yaptırdı. Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’nin yaptığı araştırma Suriyeli göçmenlerin kapitalizmin vahşi çarkları arasında nasıl ezildiğini bir kez daha gösteriyor.
(30.10.2015)
Düğünlerden hastanelere kadar sivillerin olduğu alanları hedef alan Suudi jetleri, dün de işçileri hedef aldı. Yemen’in Taiz kentinde işçileri taşıyan otobüsü hedef alan Suudi jetlerinin saldırısında 10 fabrika işçisi hayatını kaybetti.
(26.10.2015)
UİD-DER’in “Savaş da İstemiyoruz Düşmanlık da!” adıyla işçi bölgelerinde ve temsilciliklerinde gerçekleştirdiği etkinlikler sürüyor. 25 Ekimde, bu kez işçiler Mersin ve İstanbul Esenyurt’ta buluştular.
Gebze UİD-DER Kadın Komitesi
(26.10.2015)
UİD-DER Kadın Komitesi olarak Gebze Kent Meydanı’nda “Emekçi Kadınlar Savaş da İstemiyor Düşmanlık da!” diyerek stant açtık, emekçi kadınlara seslendik. Standımıza Gebzeli emekçi kadınlar yoğun ilgi gösterirken, Kürt anaları standımıza gelerek çalışmamıza destek verdiler.
(25.10.2015)
Ankara katliamda hayatını kaybeden 14 BTS üyesi için Haydarpaşa Tren Garı önünde 19 Ekimde başlatılan ‘Saygı Nöbeti’, bugün yapılan basın açıklamasıyla sona erdi. Saygı Nöbeti’nin son gününde BTS üyeleri Gar önünde toplandılar.
(22.10.2015)
BTS, hayatını kaybeden üyeleri için Haydarpaşa Tren Garı’nda 7 günlük Saygı Nöbeti başlattı. Bu zor günlerde sınıf dayanışmasının önemi daha da artıyor. UİD-DER’li işçiler olarak, BTS’li emekçileri dayanışma duygularımızı ve taziyelerimizi sunmak için bir ziyaret gerçekleştirdik.
Hacettepe Üniversitesi’nden UİD-DER’li işçiler
(21.10.2015)
Yıllardır yaratılan milliyetçilik zehri bu katliamla birlikte işyerlerimizde de gün yüzüne çıktı. İşyerlerimizde yaşadığımız birçok sorun var. Biraz bunlardan bahsedip aslında bu sorunlarımızı bugün neden çözemediğimizi de aktarmak istedik.
Sarıgazi’den bir kadın işçi
(21.10.2015)
Ankara katliamının üzerinden 10 gün geçti. Hükümet ve bakanları katliama ilişkin üç maymunu oynamayı devam ettiriyorlar. “Görmedim, duymadım, bilmedim” oyunu yaparak katliamda kendilerinin bir suçu olmadığını kanıtlamaya çalışıyorlar.
Kavakpınar’dan bir emekçi kadın
(21.10.2015)
Onca insanımızın kanı yerde kalmamalı, bu yaptıklarının hesabını sormalıyız. Onca gencimiz, kardeşimiz, yoldaşımız sadece barış demek için gitmişlerdi Ankara’ya. Bilemezlerdi ki öleceklerini, paramparça olacaklarını…
(20.10.2015)
Yaşam bizim için çok zor, çok çileli. Evinin, evlatlarının yükünü omuzlayan, işyerlerinde üç kuruş paraya çalıştırılan biziz. İkinci sınıf insan yerine konulan, şiddete, tacize, tecavüze maruz bırakılan biziz. Emeği yok sayılan, fikri değersiz sayılan biziz.
(19.10.2015)
UİD-DER Ankara’da, İstanbul’daki Sefaköy ve Tuzla temsilciliklerinde “Savaş da İstemiyoruz, Düşmanlık da” adlı bir etkinlik gerçekleştirildi. Etkinliklerde her sektörden işçiler, savaş istemediklerini, savaşın yoksulları vurduğunu, barış için mücadeleyi büyüteceklerini dile getirdiler.
Ankara’dan bir temizlik işçisi
(19.10.2015)
Sizlere çalıştığım işyerinde kazanımlarımızdan söz etmek isterdim. Ama maalesef iyi haberlerim yok. Çünkü Türkiye’nin dört bir tarafından Ankara’ya barış sloganlarını haykırmak için gelen işçi ve emekçilerimizi katlettiler. Çok öfkeliyiz.
(18.10.2015)
Ankara katliamında ölenleri anmak için DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’nin çağrısıyla 17 Ekim günü Sakarya Caddesi’nde toplanıldı. HDP milletvekilleri Sırrı Süreyya Önder ve Figen Yüksekdağ da eyleme destek verdi. UİD-DER’li işçiler de barış karanfillerini anmak için oradaydılar.
(17.10.2015)
TMMOB Ankara bürosunda gerçekleştirilen basın toplantısında, katliama ilişkin olarak şu sözlere yer verildi: Emek ve meslek örgütleri olarak 10 Ekim günü, ülkedeki bu kaotik ve militarist ortama dur demek istedik, barışı gür bir sesle haykırmak istedik. Ankara’da gür bir sesle barışı haykıracakken Türkiye Cumhuriyeti tarihinin en büyük katliamını başkent Ankara’da yaşadık.
Hacettepe’den bir öğrenci
(17.10.2015)
10 Ekim Cumartesi günü Ankara’da Emek, Demokrasi ve Barış Mitingi’nde yaşanan katliam hepimizi derinden üzdü. Ben de UİD-DER’li bir öğrenci olarak o alandaydım arkadaşlarımla birlikte. Bu acıya en yakından tanık olduk.
(16.10.2015)
Barış ve demokrasi mitinginde patlatılan bomba sonucu yaşamını yitirenlerden biri de “Maviş” diye anılan Serdar Ben’di. İnşaat İşçileri Sendikası Örgütlenme Uzmanı Serdar Ben için Gazi Mahallesi’nde kitlesel bir yürüyüş ve cenaze töreni düzenlendi.
Ankara’dan UİD-DER’li işçiler
(15.10.2015)
Ankara’da yaşayan UİD-DER’li işçiler olarak bir Cumartesi sabahı gülen yüzlerle çıktık yollara. Kimimiz işimizden izin aldık, kimimiz eşimizden, çocuğumuzdan. Bu dünyaya barışı, kardeşliği getirmenin sözünü vermiştik, hem kendimize, hem sevdiklerimize, hem de sınıf kardeşlerimize. Biraz da heyecanlıydık.
(15.10.2015)
Ankara katliamında yaşamını yitiren 23 yaşındaki inşaat mühendisliği öğrencisi Güney Doğan, 14 Ekimde Çekmeköy’deki evi önünde üniversite arkadaşlarının ve HDP’li vekillerinin de katıldığı törenle anıldı.
(14.10.2015)
Ankara Garında gerçekleşen katliamı protesto etmek ve kayıpları anmak için toplanmak isteyen işçi ve emekçilere polis her yerde saldırıyor. DİSK, KESK, TMMOB VE TTB’nin çağrısıyla yapılan grevin 2. gününde Ankara’da yürümek isteyen emekçilere polis saldırdı.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this