UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşçilerden Mektuplar: İşçiler Hayır Diyor, Ya Siz?İçerik yayınları

İşçilerden Mektuplar: İşçiler Hayır Diyor, Ya Siz?

Tüm iktidar yetkilerini tek kişiye veren, tek kişi rejimi yaratmayı hedefleyen anayasa değişikliği Meclisten geçti ve Cumhurbaşkanı tarafından imzalandı. Referandum 16 Nisanda yapılacak. Ancak toplumun çoğunluğu tek kişi rejimini istemiyor, karşı çıkıyor. İşçiler de tek adam rejimini istemiyorlar. İşçilerin sorunları ile iktidar çevrelerinin gündemi taban tabana zıt... İşçilerin gündeminde kriz, işten atmalar, hayat pahalılığı, asgari ücretin erimesi, ücretlerin düşmesi, iş saatlerinin uzun olması, grevlerin yasaklanması, iş kazaları-iş cinayetleri, taşeronluk sisteminin getirdiği sorunlar var. İşçiler, “başkanlık” gibi bir sorunları ve dertleri olmadığını; bir kişinin tüm toplumun üzerine çıkmasına, tüm iktidar iplerini elinde toplamasına, tek kişinin her şeyi belirlemesine karşı olduklarını ifade ediyorlar. İşyerlerinden gelen mektuplarda, okurlarımız, neden “Hayır!” diyeceklerini açıklıyorlar:

Ankara’dan bir meslek lisesi öğrencisi
(26.03.2017)
Mesleki Gelişim dersinde öğretmenimiz sınıfa girdi. Derse başlamak üzere akıllı tahtayı açtı. Tahtaya baktığımda ilgimi çeken bir şey vardı. Türkiye’nin büyük sermayedarlarından Rahmi Koç ve Apple’ın kurucularından Steve Jobs’un  yan yana olduğu bir fotoğraf karesi. Daha sonra öğretmenimiz dersi anlatmaya başladı: “Hayatınızın her alanında rekabetçi olun, hırslı olun. Neden Çin, Amerika gibi...
Çayırova’dan bir metal işçisi
(23.03.2017)
Geçtiğimiz Cumartesi günü vardiyamızı bitirdik ve servise bindik. Serviste bir işçi arkadaşımızın eksik olduğunu söyledim. Servisteki işçilerden bazısı onun bir 8 saat daha çalışacağını söylediler. Bu işçi 8 saat çalışmanın ardından bir 8 saat daha, yani 16 saat, hatta 20 saat çalışmayı neredeyse alışkanlık haline getirmiş. Bu işçiyle karşılaştığımda dayanamadım ve üzülerek sordum...
Gebze den bir ev işçisi
(22.03.2017)
Ben aileme destek amaçlı ev işlerinde çalışan bir kadın işçiyim. Sabah 09.00’dan akşam 21.00’e kadar günlük 20 lira için çalışıyorum. Tabi bu işler haftada 3-4 gün oluyor. Eşim asgari ücrete çalışıyor. Evimiz ise kira. Aldığımız ücret dolayısıyla yetmiyor. Eşim asgari ücreti bile zamanında alamadığı için benim de çalışmam gerekiyor. Bir tane çocuğumuz var. Onu kreşe yazdırıp fabrikada çalışmayı...
Esenyurt’tan bir emekçi
(22.03.2017)
Haziran seçimlerinin bitip Cumhurbaşkanının hükümeti kurdurmadığı, yeniden seçim dediği dönemde 3 tane mağazası olan arkadaşla konuşuyoruz; Paşam biz esnafız bizim para kazanmamız için istikrar lazım o yüzden AKP’ ye oy ver kardeşim. Bak tek başına gelsinler para muslukları açılacak. Araplar AKP’nin tek başına iktidara gelmesini bekliyor, milyon dolarlar kapıda, ticaret, istikrar…
Kaynarca’dan bir işçi
(18.03.2017)
“Aslında emekli olmam lazım. Ama olamıyorum. Hasta olduğum için raporum çok. Primim daha dolmadı. İyileşmedim ama böyle çalışmak zorundayım. Borçlandırma yapıp emekli olabilir miyim diye araştırıyorum. Benim halim gene iyi. Amcamın oğlu var. Şimdi 57 yaşında. Fabrikada çalışıyordu. Şeker hastalığı çok ilerledi. Hastaneye gidip gelmeye başladı. Ayaklarında yaralar çıktı, morarmalar oldu. İlaç...
Gebze’den bir grup işçi
(17.03.2017)
Gündem başkanlık sistemi tartışmalarıyla devam ederken biz de bir grup arkadaş bunu biraz daha iyi anlamak için tartışmaya başladık, hatta biraz daha ileri gidip bunu canlandırmak istedik. Birimiz Türk Metal’in olduğu bir fabrikada işçi, birimiz sendikasız bir işçi, birimiz işsiz, birimiz taşeron işçisi. Hepimizin hikâyeleri ayrı ayrı olsa da isteklerimiz çıkarlarımız ortak olan işçileriz.
(17.03.2017)
Bazen bir şarkı çok şey anlatabiliyor. “UİD-DER’den Hayır’lı Bir Şarkı: İşçiler Tek Adam Rejimine HAYIR Diyor” şarkısı, bizzat işyerlerinde ve fabrikalarda alın teri döken işçiler tarafından hazırlandı. Söyleyenlerin de enstrümanları çalanların da tamamı çeşitli sektörlerde çalışan işçilerden oluşuyor. “Hayır’lı Şarkı” işçilerin tepkilerini, öfkelerini, taleplerini dile getiriyor. Bu nedenle...
Avcılar’dan direnişçi bir belediye işçisi
(16.03.2017)
Yaklaşık bir yıl önce Avcılar Belediyesi’nde sendikal örgütlenmeden dolayı işten atıldım. Benimle birlikte atılan arkadaşlarla, 7 ay belediye önünde direnerek haklılığımızı duyurduk. Bu direnişimizin sonucunda Fen İşleri Müdürlüğünde işbaşı yaptık. Ayrıca mahkeme de haklı olduğumuza karar verdi. Açtığımız işe iade davalarımızı kazandık. Sürecimizi sizler de UİD-DER vasıtasıyla takip ettiniz....
(15.03.2017)
Türkiye İstatistik Kurumunun (TÜİK) açıkladığına göre, işsizlerin sayısı dört milyona yaklaşmış bulunuyor. TÜİK, hesaplama yöntemindeki bir oyunla, işsizlerin oranını ve sayısını düşük gösteriyor. Fakat bu haliyle bile işsizlerin sayısı önemli oranda artmış durumda. Her geçen ay da artmaya devam ediyor. TÜİK’e göre işsizlik oranı 2016 yılı Aralık döneminde yüzde 12,7’ye ulaştı. Geçen yılın aynı...
Gebze’den bir gıda işçisi
(15.03.2017)
Yaklaşan tek adam rejimi referandumunda işçi sendikalarının işçi sınıfının çıkarlarına uygun bir tutum almaları son derece önemlidir. Çünkü tüm yetkileri tek kişide toplayan başkanlık sistemi, işçilerin grev gibi haklarını ve sendikaların örgütlenme özgürlüğünü tümüyle yok edecek bir sistemdir. Ne var ki tüm sendikalar, referanduma bu açıdan yaklaşmıyorlar.
Esenyurt’tan bir kadın işçi
(15.03.2017)
10 yıllık iş hayatımda birkaç işyerinde çeşitli gerekçeler gösterilerek ve her seferinde de haksız olarak işten çıkarıldım. En son işyerinde ise hayatımda ilk defa duyduğum ve akla mantığa uymayan bir gerekçe gösterilerek işten çıkarıldım. Gerekçe OHAL’di! OHAL bahane edilerek ve “şirket olarak küçülmeye gidiyoruz” denilerek birçok arkadaşımla birlikte işten çıkarıldım. Bizim gibi birçok işçinin...
Gebzeli emekçi kadınlar
(14.03.2017)
Gebze’de 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü coşkusunu birlikte yaşayan emekçi kadınlar, duygu ve düşüncelerini, taleplerini, tek adam rejimine neden HAYIR dediklerini bizimle paylaştılar. Emekçi kadınlar etkinliğin ardından kendilerine uzatılan kartlara duygularını şöyle döktüler:
Gebze’den bir öğrenci
(14.03.2017)
Bazen arkadaşlarımla siyaset üzerine iki çift laf edelim diyorum. Bakıyorum ki isteklerimiz çok benzer: Yaşam şartlarımız iyileşsin istiyoruz, daha iyi bir eğitim görelim ve gelecek kaygısı yaşamayalım istiyoruz. Savaştan uzak; kısacası insanca bir yaşam istiyoruz. Bunu her kesimden her partiden bireyler olarak istiyoruz. Peki, ama isteklerimiz seçimlerimizle ne kadar örtüşüyor?
Sefaköy’den bir kadın işçi
(12.03.2017)
Çayın demini almadan içilmesi, mutfağın düzenli kullanılmamasıyla başladı sohbetimiz. “İnsanları değiştiremezsin, bunlar böyle düzenden anlamaz” dedi. Ben ise mantıklı konuşup, sürekli söyleyip üstüne gidilirse düzelebileceğini anlatmaya başladım. Düzelir düzelmez, değişir değişmez diye devam ederken sohbetimize, UİD-DER’de konuştuklarımız geldi aklıma.
Esenyurt’tan bir işçi
(12.03.2017)
İş çıkışı arada bir gittiğim köy derneğimize uğradım. Birçok genç ve orta yaşlı köylülerim vardı, kimi oyun oynuyor, kimi siyaset tartışıyordu, ben siyaset tartışanların yanına gittim. Referandum tartışmaları ve gündemde olan bazı konuların yanı sıra işsiz olduklarını da konuşuyorlardı. İçlerinden bir kaçı “bizim bu köy derneğimiz hiç bir işe yaramıyor, her derneğin başkanı belediyeye adamını...
UİD-DER’li bir grup işçi
(09.03.2017)
Bizler UİD-DER’li işçiler olarak her olguyu sınıfımızın penceresinden bakarak değerlendiriyoruz. 16 Nisanda yapılması planlanan referandumda başkanlık anayasasına “HAYIR” diyeceğiz ve o güne kadar işçi sınıfı saflarında HAYIR’ı büyütmek için canla başla çalışacağız. Çünkü bu referandumla yapılmak istenen Erdoğan’ın başında olduğu tek adam rejimi yaratmaktır.
Gebze’den bir kadın işçi
(09.03.2017)
Çarşıya, pazara gidip de “her şey ateş pahası” sözünü duymayanımız yoktur. Tezgâhlarda yerini alan rengârenk meyvelerin, sebzelerin yanına yaklaşılmıyor. Fiyatlar el yakıyor. Akşam saatlerinde belki ucuzlar diye umutlansak da nafile. Eldeki parayla birkaç poşet doldurmak bile mümkün olmuyor. Alan da, satan da “Ne olacak bu milletin hali?” diye soruyor birbirine. Halimizin ne olacağını merak...
Ankara’dan bir öğretmen
(08.03.2017)
Son günlerde Türkiye’nin gündemini oluşturan referandum süreci, biz emekçileri yakından ilgilendiriyor. Hükümet elindeki bütün imkânları kullanıp halkı ”evet” e ikna etmeye çalışırken, biz işçilerin onlara cevabı ne olmalı? Atanamayan bir öğretmen olarak benim de bu soruya verecek bir cevabım var.
Ankara’dan bir grup işçi
(06.03.2017)
Biz işçiler olarak referandumda “hayır” dememiz gerektiğini düşünüyoruz. Neden mi? OHAL sürecinde iş cinayetlerinin artması, işçilerin hak arama çabalarının bastırılması yetmez mi? Daha birkaç gün önce, 2 Martta, Fethiye’de krom madeninde gerçekleştirilen “kontrollü” patlamada Sezgin Altın isimli işçinin göğsüne ve başına kaya parçaları isabet etti.
Kadıköy’den bir işçi
(06.03.2017)
Geçtiğimiz gün işyeri servisinde bir sorunla karşılaştık. Servis şoförü bir arkadaşımızı istediği yerde indirmedi ve problem büyüdü, yönetime gitti. Neyse, sorunu hep birlikte gidip konuşarak çözdük. Ben de bu sorun üzerinden başkanlık sisteminin ne menem bir şey olacağını arkadaşlara anlatmaya karar verdim.
(05.03.2017)
AKP hükümeti, 16 Nisanda yapılacak referandumda, tek adam rejimi getiren başkanlık sisteminin onaylanmasıyla “milli irade”nin tecelli edeceğini iddia ediyor. İşçi ve emekçi kitleleri tek adam rejimine ikna etmek için “milletin seçtiğini yani milletin iradesini başa getireceğiz” diyor. Yürüttükleri siyasete karşı çıkanları “milli iradeye” saygı duymamakla itham ediyor. Her fırsatta “milletin...
Tuzla’dan bir kadın işçi
(05.03.2017)
Bir gün iş çıkışı başka bir yöne gideceğim için servisimi değiştirdim. Servisin arka koltuğuna oturdum. Servis hareket etmeden referandum tartışmasının ortasında kaldım. Sessizce bir süre dinledim. Arkadaşlarımız birbirlerini dinlemeden bağırıp çağırıyorlardı, herkes ötekini susturmaya çalışıyordu. Bu durum aralarında bölünmeye yol açmıştı. Yani iktidarın kutuplaştırma politikasının sonuçları...
Tuzla’dan kadın işçiler
(04.03.2017)
İşyerinden rahatsızlanan bir arkadaşımızı ziyarete gittik. Yedi kadın bir aradayız. İşyeri sorunlarımızdan ve günlük hayhuydan açılan sohbet referanduma geldi. Arkadaşlardan birine “ne diyeceksin referandumda, ne düşünüyorsun?” diye sordum. Başını sertçe kaldırıp öfkeyle “tabii ki hayır diyeceğim” dedi. Odada bir sessizlik oluştu ve herkes bu öfkeli sese kulak verdi.
(03.03.2017)
Biz üreten, tüm zenginliği var eden ama yoksullukla boğuşan işçi sınıfıyız. Biz işçilerin, emekçilerin penceresinden bakıyoruz dünyaya! Anayasa değişikliğine de işçi sınıfının penceresinden bakıyoruz ve şöyle haykırıyoruz: Tek adam rejimine hayır! Demokratik hakları ortadan kaldıran, OHAL’i kalıcılaştıran tek adam rejimine HAYIR!
Tuzla’dan kadın işçiler
(03.03.2017)
Biz işçilerin hayatında önemli değişiklikler yaratacak olan “başkanlık sistemini” işyerlerinde işçi arkadaşlarımızla sürekli konuşuyoruz. Geçim sıkıntısıyla boğuşan birçok kadın “tabi ki HAYIR diyeceğim” diyor. Çay molasına çıktığımızda bizim katın temizlik işlerine bakan ablamızla sohbet ediyordum.
Gebze’den işsiz bir işçi
(03.03.2017)
İktidardaki partiyle elleri daha da güçlenen patronların oyunları bitmek bilmiyor. Hem işçileri sudan sebeplerle işten çıkartıyorlar hem de “işçiler iş beğenmiyor, çalıştıracak işçi bulamıyoruz, biraz mütevazı olsunlar, aldıkları ücrete kanaat etsinler, ne iş verilirse yapsınlar” diye yüzsüzce çığırtkanlık yapıyorlar. Geçenlerde haberlerde cumhurbaşkanının patronlara sözüm ona daha çok işçiyi işe...
Sancaktepe’den bir kadın işçi
(02.03.2017)
AKP hükümetinin 15 yıllık iktidarı boyunca övündüğü, AKP’ye oy veren işçi arkadaşlarımızın da bunlarla avunduğu ve dilinden düşürmediği bazı icraatları var. Ne zaman iktidar partisine oy veren bir arkadaşımız ile sohbet etsek “ama adamlar yol yaptı, köprü yaptı, metro yaptı, hastanede sıra beklemiyoruz…” gibi şeylerden bahsederler. Evet, yaptılar ve yapmak zorundalar. İktidara gelen hükümetler...
Ankara’dan genç bir işsiz işçi
(02.03.2017)
Ekonomik kriz derinleştikçe işçi sınıfına saldırılar artıyor. Ücretler düşmekte ama yediğimiz içtiğimiz her şeye zam gelmekte. Bir de bunların üstüne işsizlik gün be gün artıyor. Genç işsizlik %22,6’ya yükseldi ve öyle görünüyor ki kriz daha da derinleştikçe “istikrarlı” bir şekilde yükselecek bu oran.
Bir ofis işçisi
(02.03.2017)
Referandum tartışması başladığından beri insanların bir kısmında kararsızlıklar oluşmaya başladı. Bu kararsız kalan işçi arkadaşlarımız sorgulamaya devam ediyorlar. Ofiste haberlere göz atarken koca puntolarla yazılmış olan bir başlık dikkatimi çekti. Bunu ofisteki diğer bir arkadaşımla paylaştım.
Bir grup sağlık işçisi
(01.03.2017)
Referanduma kısa bir zaman kaldı. Her geçen gün sohbetlerimizin gündemi daha çok referandum oluyor. Biz de sağlık işçileri olarak UİD-DER aracılığıyla düşüncelerimizi diğer işçilere ulaştırmak istedik. Ayrıca sitede metal fabrikalarında çalışan işçilerin ve tüm işçilerin seslerine ses katıyoruz ve bakın neden hayır diyoruz:
İşçilerden Mektuplar: İşçiler Hayır Diyor, Ya Siz?

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this