UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

12 Eylülü lanetleme mitingiİçerik yayınları

(14.09.2014)
Katliamlar, idamlar, hapis cezaları, işkenceler, sendikaların ve tüm işçi sınıfı örgütlerinin kapatılması, her türlü demokratik hakkın budanması ve her alanda baskılar uygulayan faşist rejim 12 Eylül 1980’de işçi hareketini ezdi. Tam bir sindirme operasyonu olan faşist darbesi, Taksim’de yapılan eylemle lanetlendi.
(14.09.2014)
12 Eylül askeri faşist darbesinin 34. yılında Ankara’da bir protesto eylemi gerçekleştirildi. Saat 18.30’da 12 Eylül’ü Yargılama Platformu ve çeşitli kurumlar Yüksel Caddesi’nde bir araya geldi. Buradan Sakarya Caddesi’ne doğru yürüyüşe geçen kitle, “12 Eylül Darbe Rejimi Sürüyor, Hesaplaşmamız Devam Ediyor” yazılı pankart taşıdılar.
(12.09.2012)
12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin üzerinden tam 32 yıl geçti. Aradan geçen onca yıldan sonra, 12 Eylül faşizminin sorumlularından yalnızca Kenan Evren ve Tahsin Şahinkaya görünürde yargılanmaya başlamıştır. Fakat AKP’nin gerçekte darbecilerle hesaplaşma gibi bir derdi yoktur! AKP’nin ve düzen cephesinin, sermayenin bu iki faşist generalinin uydurma yargılanmasını, topluma, 12 Eylül ile...
Gebze’den bir UİD-DER üyesi
(20.09.2011)
12 Eylül 1980. Bir karar alınmış. Bir general konuşmuş. Zaman durmuş. Bir general konuşmuş. Milyonlar kayıplara karışmış. Gençliğinin baharındaki bedenler toprağa girmiş. Sokaklar boşalmış. Ve bir general konuşmuş, kurşunlar çığlık çığlığa bedenlerde patlamış. Çok kan akmış, kokusu hâlâ genzimizi yakar.
Kıraç’tan bir metal işçisi
(20.09.2011)
31 yıl önce kara bulutlar tünedi tepemize. Haramiler rahat etsin diye cellâtlara emir verildi. Ve hunharca yağmalandı geleceğimiz, hunharca katledildi. Hâlâ yüreğimizde taze, dövüşerek ölenlerin acıları. Düşman kalleş, düşman hain, düşmanın ağzından kan damlıyor. Gözleri dönmüş tam 31 yıl önce ve sonra.
Cevizli’den bir grup işçi
(20.09.2011)
12 Eylül askeri faşist darbesinin yıldönümünde yapılan mitinge haftalar öncesinden hazırlanmaya başladık. İlk olarak çalışmalarımıza 12 Eylül’de bu topraklarda yaşananları hatırlatmak ve unutmamak için düzenlediğimiz etkinliğe arkadaşlarımızı davet ederek başladık.
Tuzla’dan bir işçi
(20.09.2011)
Tarih 11 Eylül 2011. 12 Eylül askeri faşist darbesinin 31’inci yılı. O gün Kadıköy’de 40’tan fazla kurumun katıldığı mitingde, Kürdü, Türkü, Alevisi, Sünnisi binlerce işçi-emekçi hep birlikte “Darbeciler Yargılansın” diye haykırdık. Ben UİD-DER kortejinde kenar sıradaydım. Hepimizin kırmızı şapkası vardı.
Ankara’dan UİD-DER üyesi işçiler
(15.09.2011)
12 Eylül askeri faşist darbesi 31. yıldönümünde Türkiye’nin pek çok yerinde olduğu gibi Ankara’da da düzenlenen mitingle protesto edildi. Toros Sokak’tan Kolej Meydanı’na doğru yürüyüşe geçen kitle, faşist darbeye karşı sloganlarını yükseltti. Mitingde birçok devrimci kurum ve meslek örgütleri yerlerini aldılar.
Aydınlı’dan bir tekstil işçisi
(14.09.2011)
11 Eylül Pazar günü işçi sınıfının örgütlülüğüne ağır bir darbe vuran 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesine karşı yapılan mitinge katıldık. Bizler UİD-DER’li işçiler olarak örgütlülüğümüzü dağıtan sermayeye ve onun uşaklarına inat kortej disiplinimizle, düzenimizle ve sloganlarımızla alandaydık.
Aydınlı’dan bir işçi
(14.09.2011)
12 Eylül mitingine UİD-DER olarak kitlesel bir şekilde katıldık. Kitlesel katılabilmek için çok uğraşmıştık ve alanda yerimizi aldık. 12 Eylül darbesinin insanlarımıza neler yaptığını unutmadık, unutturmayacağız ve hesabını da er ya da geç soracağız. UİD-DER bu ciddiyetini dosta düşmana gösterdi.
(13.09.2011)
78’liler Girişimi, UİD-DER, BDP, DİSK/Emekli-Sen, EDP, EHP, EMEP, HAK-PAR, İHD, Kaldıraç, KESK/ İst. Şubeler Platformu, KÖZ, ÖDP, SDP, TÖP, TMMOB, Üniversite Öğretim Üyeleri Derneği gibi kurumların çağrısıyla örgütlenen mitingde 12 Eylül 1980 faşist darbesi lanetlendi.
Esenler’den bir öğrenci
(13.09.2011)
Bu sistemin değişmesi için ben de Kadıköy’deki mitinge katıldım ve o günün bizim dosta düşmana sesimizi duyurduğumuz ve bir sınıf olarak tek yumruk, tek yürek olduğumuz, geçmişte yaşanan acıların hesabının sorulması için avazımız çıktığı kadar bağırdığımız bir gün olması için var gücümle sloganlarımızı haykırdım.
Kıraç’tan bir deri işçisi
(13.09.2011)
O dönemde darbenin öncülüğünü üstlenen faşist general Kenan Evren hâlâ yaşamaktadır ve hâlâ yargılanmayı beklemektedir. Kenan Evren ve diğer cuntacı katillerin yargılanması ve 12 Eylül’den bütün sonuçlarıyla hesap sorulması demokratik bir taleptir. Bunu yapacak tek gerçek güç ise örgütlü işçi sınıfıdır.
(11.09.2011)
11 Eylül Pazar günü İstanbul Kadıköy’de gerçekleştirilecek mitinge çağrıda bulunmak üzere, Taksim tramvay durağında bir basın açıklaması düzenlendi. Miting tertip komitesi adına bir konuşma yapıldı. Basın açıklamasına katılan 78’liler Girişimi, BDP, EHP, İHD, Emekli-Sen ve UİD-DER “12 Eylül Darbecileri Yargılansın” pankartı açtı.
Sarıgazi’den bir işçi
(11.09.2011)
Sarıgizi UİD-DER temsilciliği olarak, kurduğumuz stantla işçi ve emekçileri 12 Eylül karşıtı mitinge davet ettik. Miting bileşenlerinin hazırladığı bildirileri dağıttık. Demokrasi Caddesinde, işten eve veya evden işe giden işçi ve emekçilerle bildiri dağıtımı esnasında sohbet ettik.
Aydınlı’dan bir kadın işçi
(09.09.2011)
“12 Eylül Darbecileri Yargılansın!” mitingine çağrılarımız devam ediyor. Aydınlı mahallesinin merkezinde stant kurup mahalledeki genç, yaşlı demeden tüm işçi ve emekçileri derneğimizde gerçekleştirdiğimiz “12 Eylül Darbecileri Neden Yargılanmalı” seminerine ve 11 Eylülde yapılacak mitinge davet ettik.
(06.09.2011)
Esnek çalıştırmaya, iş saatlerinin uzatılmasına, düşük ücretlere, kıdem tazminatının kaldırılmasına karşı mücadelenin yanına demokratik hak ve özgürlükler için mücadeleyi de eklemeliyiz. Bunları kabul ettirecek ve sermayenin saldırılarına dur diyecek olan işçi sınıfının ve Kürt halkının örgütlü mücadelesidir.
Bir petrokimya işçisi
(02.10.2010)
12 Eylül’den çok sonra bile 12 Eylül hukukunun bu kadar tazeliğini koruyor olması ve “DOKUNULMAZ” durumda olması, aslında bizlere bazı şeyleri anlatır durumda: Darbe geçici bir organizasyon değildir. 12 Eylül’ü kurgulayanlar öncesini hesapladıkları gibi sonrasını da hesaplamışlardı.
Bostancı’dan bir inşaat mühendisi
(25.09.2010)
12 Eylül darbecilerinin yargılanması için 19 Eylül Pazar günü binlerce emekçi Kadıköy’deydi. Biz de UİD-DER kortejinde yerlerimizi aldık. Faşizmi ancak işçilerin ezeceğini hep birlikte haykırdık. UPS, Brillant, Rimaks Tekstil’deki işçi arkadaşlarımız da alandaydılar.
Edirne’den bir üniversite öğrencisi
(24.09.2010)
Birkaç gün önce UİD-DER’li işçilerle, 12 Eylül mitingine katıldım. Bu mitingin bizim için ne kadar önemli olduğunu hissediyordum. Üzerinden 30 yıl geçti ama ‘80 darbesinin bıraktığı izler halen birçoğumuzda mevcuttu.
Trakya Üniversitesinden bir öğrenci
(24.09.2010)
12 Eylül mitingi bana göre çok değişik bir atmosfer içinde geçti. Hayatımda ilk kez bir mitinge katılmıştım. Birçok kere UİD-DER’li arkadaşlar tarafından davet edildim. İlk başta pek bir çekingen olmama rağmen işçi arkadaşların sloganları arasında kendime geldiğimi hissetmiştim.
Gebze’den bir işçi
(22.09.2010)
Bu yılki 12 Eylül mitingi geçtiğimiz hafta Kadıköy’de yapıldı. Binlerce kişinin katıldığı mitinge ben de derneğimiz UİD-DER ile birlikte katıldım. O gün her zaman olduğu gibi işçi sınıfına yaraşır olan kortej disiplinimizle hep birlikte bu faşist darbeye karşı tepkilerimizi ortaya koyduk.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(22.09.2010)
İşçi sınıfının birliğini bozmak, örgütlülüğünü dağıtmak için bundan tam otuz yıl önce patronlar sınıfı orduyu göreve çağırmışlardı. 12 Eylül askeri faşist darbesi, ne yazık ki işçi sınıfının üzerinden adeta bir silindir gibi geçti. Patronlar sınıfının amacı bu darbeyle yükselen sınıf hareketini engellemekti.
İMES’ten bir işçi
(22.09.2010)
Bugün 12 Eylül 2010. Ben 1982 doğumluyum. Darbenin çocuğuyum diyorum kendime. Onunla büyüyen ve şekil alan bir bireyim. Bugüne dek, onun istediği şekilde düşünen, onun istediği gibi seven ve onun istediği gibi yaşayan biri olmama çalıştı bu düzen.
Direnişçi bir Rimaks işçisi
(22.09.2010)
12 Eylül mitingine Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği (UİD-DER) ile birlikte katıldım. 1980 darbesi ile gelen, biz işçi sınıfının sırtına balyoz gibi inen 1982 anayasasını kabul etmediğimizi ve anayasada yapılan değişikliklerin de yetmediğini hep beraber haykırmak için mitinge katıldım.
Bostancı’dan bir eğitim işçisi
(22.09.2010)
Ben 12 Eylül darbesinden sonra doğan bir kadın işçiyim. Kadıköy’de yapılan “12 Eylül’ün sorumluları yargılansın” mitingine UİD-DER kortejinde katıldım. Kortej benim gibi darbeden sonra doğan gençlerle doluydu. 12 Eylül’ün anlamını bana UİD-DER öğretti.
(20.09.2010)
12 Eylül’ün 30. yılında Kadıköy Meydanında yapılan mitingle 12 Eylül darbesi lanetlendi. Tepe Nautilus önünde toplanan gruplar burada kortejlerini oluşturdular. Buradan yürüyüşe geçen kortejler Kadıköy Meydanına kadar sloganlarla yürüdüler.
Söğütlüçeşme’den bir işçi
(26.09.2009)
Bir 12 Eylül’ü daha geride bıraktık ama geride bıraktığımız sadece öylesine bir gün değil. Bu ülkede biz işçi sınıfına vurulmuş en büyük yıkımlardan biri. Tüm örgütlenmeler dağıtılmış, işçi sınıfının öz örgütlülüğü olan sendikalar kapatılmış. Ben ‘80 sonrası kuşaktanım, hayatım boyunca faşist bir darbe görmüş değilim, ama doğup büyüdüğüm bu topraklarda hep bu yıkımın vermiş olduğu o baskıyı...
Gebze’den bir işçi
(19.09.2009)
12 Eylül 1980’de ordu eliyle gerçekleştirilen faşist darbenin üzerinden tam 29 yıl geçti. “Ülke bütünlüğünü korumak, milli birlik ve beraberliği sağlamak, kardeş kavgasına son vermek, düzenin işleyişine engel olan sebepleri ortadan kaldırmak amacıyla” denerek gerçekleştirilen 12 Eylül faşist darbesi “demokrasiyi korumak” adına parlamenter işleyişe son vermişti.
Ankara’dan UİD-DER’li işçiler
(17.09.2009)
12 Eylül askeri faşist darbesinin üzerinden tam 29 yıl geçti. Faşist darbe Türkiye’nin dört bir yanında protesto edildi. Ankara’da da saat 14.00’te Tren Garı önünden başlayıp Sıhhiye Meydanında sona eren bir yürüyüş ve ardından bir miting gerçekleştirildi. Yaklaşık 3 bin kişinin katıldığı mitingde 12 Eylül darbesinin katlettiği devrimcilerin fotoğrafları taşındı.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this