Sefaköy’den bir grup UİD-DER’li
(18.05.2017)
1 Mayıs tüm dünyada milyonlarca işçi ve emekçi tarafından coşkuyla kutlandı. Kapitalizme ve bu sömürü düzeninin bağrından taşan tüm sorunlara karşı işçi ve emekçiler 1 Mayıs alanlarında yerlerini aldılar. Tüm dünyada olduğu gibi Türkiye’deki 1 Mayıs meydanlarını dolduran kalabalıkların önemli bir bölümünü de genç işçiler ve geleceğin işçileri olacak öğrenciler oluşturdu.
İstanbul’dan kadın işçiler
(17.05.2017)
“Çifte ezilmişlik”. Bu söz hem bulunduğu sınıf itibarı ile hem de mensup olduğu cinsiyet itibarı ile ezilen kadınların durumunu özetler. Hem işyerinde, hem evde tüm yük omuzlarına yıkılan, patronları, babaları, ağabeyleri, eşleri tarafından baskı altına alınan, söz hakkı tanınmayan, değer verilmeyen, dahası şiddete, tacize, tecavüze mahkûm edilen, kendini savunmak istediğinde ise aşağılanıp...
Gebze’den bir kadın işçi
(17.05.2017)
UİD DER’li işçilerle tanışalı kısa bir zaman oldu. Bunca zaman boyunca tek başıma hayatta kalma mücadelesi verdim. Önceleri her şeyin gelip beni bulduğunu, tüm sıkıntıların benim başıma geldiğini düşünürdüm. Her şey anlamsız geliyordu. Gece gündüz yatıp kalkıp kendi sorunlarımı düşünürdüm. Bazen o kadar ağır gelirdi ki sadece uyumak isterdim.
Gebze’den bir baba
(17.05.2017)
2017 1 Mayıs’ını Gebze’de kutladık. Derneğimiz UİD-DER her zamanki gibi disiplinli, heyecanlı, coşkulu bir kortejle alandaydı. Taleplerimizi hep bir ağızdan haykırdık. OHAL’e, tek adam rejimine, baskı ve yasaklara hayır dedik. Kıdem tazminatı gaspına hayır dedik. Günün anlam ve önemine yakışır şekilde 1 Mayıs’ı kutladık. UİD-DER ile 1 Mayıs coşkusunu yaşadığım için hem onur hem de gurur duydum.
İstanbul’dan UİD-DER’li öğrenciler
(16.05.2017)
Bizler UİD-DER’li öğrencileriz. Her 1 Mayıs’ta olduğu gibi bu sene de içimizde büyük bir heyecan ve coşkuyla, mücadele örgütümüz UİD-DER’in disiplinli işçi kortejinde yerimizi aldık. İşçi emekçi ailelerin çocukları olarak, ileride birer işçi olacağımız bilinciyle, sınıfımızın taleplerini güçlü bir şekilde haykırdık.
Esenyurt’tan bir işçi
(16.05.2017)
Tüm baskılara, yasaklara rağmen yaşadığımız olağandışı süreçte 1 Mayıs’a bizim gibi mücadeleci işçilerin sahip çıkması, alanlarda yerlerini alan sendikalı işçilerin, demokratik kitle örgütlerinin ve mücadele eden çeşitli kesimlerin katılım sağlaması yaşadığımız dönem açısından çok önemli.
Eyüp’ten UİD-DER’li bir kadın işçi
(12.05.2017)
UİD-DER’in internet sitesinde yer alan İşçinin Kürsüsü bölümündeki 1 Mayıs mektuplarına bakarken biri çok hoşuma gitti. Genç bir kadın işçinin mektubunda adeta kendimi gördüm. Cümleleri sanki ben mısralara dökmüşüm gibi bir hisse kapıldım. “Patronların tatil ilan ettiği bir gün değil 1 Mayıs” diyordu. Evet, haklıydı. 1 Mayıs bizim günümüz, biz işçilerin mücadele günü!
Bostancı’dan bir kadın işçi
(12.05.2017)
Patronumuzun “1 Mayıs’ta çalışıyoruz” veya “Çalışmıyoruz” gibi herhangi bir açıklamada bile bulunmadan vardiya yazdığı 1 Mayıs’ta biz de işyerinden arkadaşımla rapor hakkımızı kullanıp işe gitmedik, Gebze’de UİD-DER’le 1 Mayıs’a katıldık. Sabah buluşma noktasına giderken ikimizin de içinde bir heyecan vardı. Otobüste her yaştan, birçok işkolundan bizim gibi işçiler vardı.
Tuzla’dan bir işçi
(12.05.2017)
Uzun zamandan sonra yine 1 Mayıs alanındayız. Uzun zaman dediğim bizim için bir yıl uzun bir zaman demek. Sınıf kardeşlerimizle aynı alanda taleplerimizi haykırdık. Coşku içimizi kıpır kıpır etti. Bu kadar baskı altına alınmış bir ortamda derin bir nefes gibi geldi. Derneğimizin korteji içinde 1 Mayıs’ta olmak, kortejimizin coşkusu ile kat kat bizi heyecanlandırdı.
Avcılar’dan bir lise öğrencisi
(11.05.2017)
Gebze’de düzenlenen 1 Mayıs yürüyüşüne ben de ilk kez katıldım. Katıldığım ilk 1 Mayıs yürüyüşünde, işçilerin arasında onlar için sloganlar atıp yürürken, onların haklarını savunurken yaşadığım his inanılmazdı. Yalnızca fabrikalarda hakkını alabilme kavgası veren işçiler için değil, evde bebeğini büyüten anneler, kâğıt toplayan gençler, sucu çocuklar için de yürüdük.
Ankara’dan bir meslek lisesi öğrencisi
(11.05.2017)
Sizlere bu sene katıldığım 1 Mayıs günüyle ilgili duygu ve düşüncelerimi aktaracağım. Dediğim gibi ben bir meslek lisesinde okuyorum ve tabi ki geleceğin işçisi olarak eğitiliyorum. Patronlar işçilere karşı nasıl davranıyorsa okulumuzda da bize öyle davranılıyor. Yani bizim okulda da çok haksızlık var. Sanki bizi bugünden haksızlıklara alıştırmaya çalışıyorlar.
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(11.05.2017)
Coşku dolu 1 Mayıs’ı geride bıraktık. Bayraklarımızla, sloganlarımızla, Gebze meydanına sığmadık. Baskıların arttığı, tüm hak mücadelelerinin hükümet tarafından yasaklandığı bir dönemdeyiz. Bu baskı rejimine rağmen işçiler fabrikalardan, mahallelerden, emeğin hayat bulduğu her yerden meydanlara aktı.
Gebze’den genç bir kadın işçi
(10.05.2017)
Aylar öncesinde başlamıştı 1 Mayıs heyecanı içimde. UİD-DER’in kızıl kortejinin içinde bir kez daha olmanın hayalini kurmak ve onlarla olmak. İlk 1 Mayıs’ıma UİD-DER ile katılmıştım ve yine 1 Mayıs’ın ne anlama geldiğini UİD-DER’li işçilerden öğrenmiştim. Uzun yıllar önce, bugün olduğu gibi 16 saate varan çalışma sürelerine karşı o zamanın işçileri 8 saat iş, 8 saat uyku, 8 saat canımız ne...
Kartal’dan bir kadın işçi
(10.05.2017)
Bu yılki 1 Mayıs referandumun gölgesinde kaldı. Referandumda tek adam rejimine hayır demek için bizler de seferber olduk. İşçi kardeşlerimize bizim tüm haklarımızı elimizden almak isteyen, en küçük hak talebinde bulunan herkesi şiddetle cezalandıracak olan bir rejime hayır demek gerektiğini anlatmak için tüm gücümüzle çabaladık.
Kaynarca’dan bir anne
(10.05.2017)
Biz bu sene de 1 Mayıs’a ailece UİD-DER’le katıldık. 1 Mayıs’a giderken içimde biraz korku vardı. Ülkenin durumu malum, ama alana varınca korku aklıma bile gelmedi. Toplanma noktasına vardığımız anda kendimi halayın içinde buldum. Sloganlarla, halaylarla ve şarkılarla çok güzel bir gündü. 1 Mayıs’a UİD-DER’le katılışımın ikinci yılı. Geçen yıl da çok güzeldi. Kortej çok güzel, coşkulu, düzenli ve...
Kaynarca’dan UİD-DER’li bir kadın işçi
(10.05.2017)
Annesi UİD-DER’e göndermek üzere 1 Mayıs’a ilişkin duygularını yazarken ben de Ozan’la 1 Mayıs üzerine sohbet ediyordum. Ozan 11 yaşında bir öğrenci ve bu sene ilk defa 1 Mayıs’a katıldı. 1 Mayıs’ta slogan atmış ve bunu çok güzel bulmuş. Seneye de gelmek istediğini söyledi. “Bir işçi çocuğu olarak annenle babanla dayanışmak için sen de 1 Mayıs’a onlarla katıldın değil mi?” diye sordum.
Gebze’den bir metal işçisi
(09.05.2017)
Bütün bu olumsuzluklara rağmen baskılara, şiddete, yasaklara göğüs gererek yüz binlerce işçi dünyanın değişik bölgelerinde 1 Mayıs’ı coşkuyla kutladı. İşte bu beni çok mutlu etti. Bana umut verdi. Türkiye’de ise İstanbul, Ankara, İzmir, Eskişehir ve birçok büyük şehirde işçiler 1 Mayıs’ta alanlara çıktılar. Ortak taleplerini bütün yasaklara ve dayatmalara rağmen hep bir ağızdan haykırdılar.
Ankara’dan bir öğrenci
(09.05.2017)
Biz insanlığın başına musallat olmuş bu köhne düzeni yıkacağız. Ve sömürünün olmadığı yepyeni bir dünya kuracağız. İşte bunun için mücadele ediyoruz ve biz kazanacağız. Biz işçiler güneşin çocukları, yarının umuduyuz. Ya örgütlenip kazanacağız ya da yok olup gideceğiz. İşte tüm bunları UİD-DER sayesinde biliyorum.
Gazi Üniversitesi’nden bir öğrenci
(09.05.2017)
İşçi sınıfının mücadele günü olan 1 Mayıs’ta bu yıl da alanlardaydık. Bütün baskılara ve yasaklara rağmen alanlara çıkıp sınıfımızın taleplerini haykırdık. Gençler olarak işçi kardeşlerimizle birlikte taşeron işçiliğine, uzun iş saatlerine, grev yasaklarına, iş kazalarına, çocuk işçiliğe, kadın şiddetine, ekonomik krizin bedelinin işçilere ödetilmesine, emperyalist savaşlara ve demokratik...
Tuzla’dan bir grup İSİG Uzmanı
(08.05.2017)
Patronlar sınıfı işçilerin şanlı günü 1 Mayıs’ı her fırsatta karalamaya, bu günü bizlerin bilincinde bir korku gününe dönüştürmeye çalışıyor. Ama görüyoruz ki, bizleri alanlarda olmak, taleplerimizi haykırmak veya örgütlü olmak değil, örgütsüz kalıp patronlar sınıfının baskılarına boyun eğmek, sessiz kalmak öldürüyor. İşçiler birleşmedikçe haklarını beraber savunmadıkça sermaye düzeni bizleri...
Hacettepe Üniversitesi’nden bir öğrenci
(08.05.2017)
Ben işçi bir anne-babanın kızıyım. Aileme yük olmamak, okul harçlığımı çıkarmak için part-time çalıştığım çok zamanlarım oldu. Düzenin bozuk olduğunun hep farkındaydım. Bir şeyler yapmak gerektiğinin farkında olmama rağmen, bir şey yapamayacak olmanın umutsuzluğu içerisindeydim. Ta ki UİD-DER ile tanışana kadar...
GOSB’tan bir kadın işçi
(06.05.2017)
UİD-DER’in kızıl kortejine bakarken içimden bu mısraları geçiriyordum. Kortejimiz bir araya gelmiş yüzlerce kırmızı karanfili andırırken, canlılığı, coşkusu ile göz dolduruyordu. Sanayi havzalarından meydanlara akan işçiler bir mozaik gibiydiler. Bütün farklılıklarına rağmen ortak bir geleneğin mirasçısı olma bilinciyle bir kez daha hayran bıraktılar kendilerine.
Pendik’ten bir işçi
(05.05.2017)
Egemenler her daim işçi sınıfını ezmek, sindirmek ve örgütsüz bırakmak için açıktan ya da örtülü her türlü yolla örgütlü olmayı kötü bir şey olarak beyinlere zerk etmeye çalıştı ve çalışmaya da devam ediyorlar. Ama buna rağmen ezilenlerin ezenlere karşı mücadelesi hiçbir zaman son bulmadı. İşçi sınıfının örgütlülük düzeyinin çok geri olduğu dönemlerde bile daima bir ışık işçi sınıfına göz...
Pendik’ten bir ofis işçisi
(05.05.2017)
1 Mayıs mitingine daha önce de bir kaç defa gitmiştim, fakat bireysel olarak katılmıştım. Her gittiğimde annem ve akrabalarım arar “senin ne işin var oralarda? Başına bir iş gelecek” derlerdi. Bana mitinge gitmemem için sürekli baskı yaparlardı. Ben yine de gizli gizli giderdim. Zaten günler öncesinden televizyonlarda sürekli 1 Mayıs meydanlarında kavga-gürültü görüntülerini vererek insanları...
Bostancı’dan bir grup kadın işçi
(04.05.2017)
Biz sağlık sektöründe çalışan işçileriz. Kurumsal bir firma olarak iyi koşullar altında çalışacağımız güvencesi ile işe başladık. Fakat gelin görün ki sağlık sektörü olmasına rağmen çalışma koşulları biz işçilerin psikolojik ve fiziksel olarak sağlığını olumsuz etkiliyor. Vardiyalı çalışma sistemi, yol ücretlerinin karşılanmaması, prim sistemiyle işçiler arasında oluşturulmak istenen rekabet...
Zeytinburnu’ndan bir şantiye işçisi
(03.05.2017)
Geçtiğimiz haftalarda herkesin dilinde “Evet mi, Hayır mı?” sorusu dolaşıyordu. Biz de işyerinde arkadaşlarla referandum üzerine bol bol konuşup, tartıştık. Bizim ekibin hepsi genç işçilerden oluşuyor ve hepimiz Hayır diyeceğimizi söylemiştik. Bir gün telefonum çaldı. Arayan aynı firmanın başka bir işyerinde çalışan arkadaşımdı. Telefonu açar açmaz “sakın kimseye Hayır diyeceğini söyleme” dedi.
Gazi Mahallesinden bir meslek liseli
(03.05.2017)
Ben meslek lisesine giden ve geleceğinde işçi olacağını garantilemiş bir öğrenciyim. 1 Mayıs bizler için çok önemli. Geleceğin işçisi olarak 1 Mayıs’a ben de sahip çıktım. Hangi sorunumdan başlayayım bilmiyorum. En başta staj sömürüsü var. Biz meslek liseliler son sınıfta staj görüyoruz. Diğer işçi ağabey ve ablalar gibi çok çalışıyoruz ve çok az ücret alıyoruz.
(01.05.2017)
Egemenler geçmişten bu güne, 1 Mayıs’ın temsil ettiği sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya özlemini karartmak için ellerinden geleni yapıyorlar. 1 Mayıs’ı bir korku gününe çevirmeye ve işçi kitlelerini kendi mücadele günlerine yabancılaştırmaya çalışan sermaye sınıfı, 1 Mayıs geleneğini yok etmek istiyor. Bugün artık AKP’nin işçi kollarına dönüşmüş olan Türk-İş, Hak-İş ve Memur-Sen bürokratları da...
(01.05.2017)
İşçilerin mücadele örgütü UİD-DER, bu yıl da 1 Mayıs alanlarında yerini aldı. 1 Mayıs geleneğine sahip çıkan UİD-DER, ayrıca Gebze’deki mitinge katıldı, işçi sınıfının taleplerini yükseltti. Pek çok fabrikadan işçilerin, göçmen işçilerin, kadınların ve gençlerin ağırlıkta olduğu UİD-DER kortejinde; işçilerin ekonomik ve demokratik haklarına saldırıları protesto eden pankartlar ve dövizler taşındı.
(01.05.2017)
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs; OHAL düzeni altında, baskı ve yasaklara rağmen Türkiye’nin dört bir tarafında, onlarca kentte işçiler tarafından kutlandı. İstanbul, Kocaeli, İzmir, Ankara, Bursa, Antep, Diyarbakır, Mersin gibi onlarca büyük kentte ve işçi bölgelerinde işçi-emekçi kitleler alanlara çıktılar.