Ankara’dan bir grup işçi
(28.04.2017)
İşçilerin Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’ı gittikçe ağırlaşan olağanüstü koşullarda karşılıyoruz. Bütün dünyada patronlar sınıfı ve onların hizmetindeki hükümetler işçilerin haklarına saldırmaya devam ediyor. Biz Türkiye’deki işçiler, emekçiler de dünyanın bu gidişatından payımıza düşeni alıyoruz.
Ankara’dan bir işsiz işçi
(28.04.2017)
1 Mayıs nedir? Neden işçi ve emekçiler için 1 Mayıs çok önemlidir? 1886’da mücadele bayrağını yükselten Amerikalı sınıf kardeşlerimiz şöyle haykırıyorlardı: 8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse! Bu taleple mücadeleye atılan ve kazanan Amerikan işçi sınıfı 1 Mayıs coşkusunu dünyadaki bütün işçi ve emekçi kardeşlerimize aşılamıştır.
Kartal’dan bir kadın işçi
(28.04.2017)
Bu yıl 1 Mayıs referandumun gölgesinde kaldı. Aylardır referandumla yatıp kalkıyoruz! Referandumda “evet” diyelim diye yapmadıklarını bırakmadılar. Bugüne kadar hiçbir oylamada bu düzeyde baskıya maruz kalmadık! Sabah akşam her kanalda, her yayında, her sokakta “evet” verilsin diye bangır bangır bağırıldı. Her sokakta, her caddede koca koca afişlerle, pankartlarla “evet”lere şartlanmamız istendi...
Ankara’dan genç bir işsiz
(28.04.2017)
Gece ile gündüz birbirine karışmış/Çocuklar makine başında/Bitkinler, eriyip gidiyorlar.../ İşçiler aç, İşçiler sefil,/Barakalarından yağmur damlıyor,/ Pencerelerden rüzgâr doluyor içeriye./ Fabrikanın bacalarından yoksulluk tütüyor.
Avcılar’dan genç bir işçi
(28.04.2017)
1886’nın 1 Mayıs güneşi, Amerika işçi sınıfının üzerinde bir başka parlıyordu. Amerika’nın sokaklarını inleten ve dünyanın geri kalanında duyulan, insanlığın ortak dilinde bir şarkı söyleniyordu: “8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse!” Ve o günden sonra güneş, çekilmez çalışma koşulları altında güneş ışığını hissedemeden yaşayan dünya işçi sınıfı için aynı anda doğacak, aynı...
Pendik’ten bir işçi
(26.04.2017)
AKP hükümeti referandum sürecinde işçi ve emekçilerin gözünü boyamak için çeşitli kampanyalar öne sürmüştü. “Milli İstihdam Seferberliği” adı altında şaşaalı reklamlarla işçi ve emekçilere “müjde” verildi. AKP’nin derdi referandum sürecinde işsizlik oranlarını “düşürerek” işçi ve emekçileri tek adam rejimine ikna etmekti. Bakanların çeşitli açıklamalarından da biliyorduk ki, işçi sınıfının uzun...
Tuzla’dan bir kadın işçi
(26.04.2017)
Bu düzende patronlar sınıfı daha çok zenginleşirken işçi sınıfı giderek yoksullaşıyor. İki sınıf arasındaki uçurum günden güne büyüyor. İşçi sınıfının geçmişte birçok bedel ödeyerek elde ettiği hakları dünyanın her yerinde elinden alınmaya devam ediyor. İş saatleri uzuyor, çalışma koşulları zorlaşıyor. Fabrikada işçiler günden güne gelişen teknolojilerle hızlanan makinelerle yarışır hale...
Sarıgazi’den bir işçi
(25.04.2017)
Taşeronlaştırma, işsizlik, iş cinayetleri, çocuk işçilik, kadın cinayetleri, gelir eşitsizliği… Oranlar, sayılar işçilerin yaşadıkları sorunların yakıcılığını ortaya koyuyor. Yaşadığımız yakıcı sorunları anlatmakla, yakınmakla çözemeyiz. Kimimiz bu sorunların farkındayız belki ama farkında olmak yetmez. Farkında olalım ya da olmayalım, sorunlarımızı çözmek için adım atmalıyız. Bu da örgütlü bir...
Tuzla’dan bir grup kadın işçi
(25.04.2017)
İşyerimizde geçtiğimiz günlerde toplu iş sözleşmesi imzalandı. Dört ay gecikmeli olarak imzalanan bu TİS görüşmeleri sırasında sendika şube yöneticilerini bir kenara bırakalım işyeri temsilcilerimiz tarafından bile ne fikrimiz alındı, ne de doğru düzgün bir bilgilendirme yapıldı. Sessiz sedasız imzalanan TİS sonucunda geriye dönük dört aylık haklarımızın ise taksitlere bölünerek ödeneceği...
(23.04.2017)
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür 1 Mayıs. Her yıl 1 Mayıs’ta işçiler yeni umutlarla, coşkuyla koşarlar alanlara. 1 Mayıs meydanları işçilerin halaylarıyla, şarkılarıyla, marşlarıyla, sloganlarıyla gürül gürül yankılanmaya başlar. Sömürüsüz bir dünya, barış, kardeşlik, özgürlük, demokrasi isteyenler bir araya gelirler. 1 Mayıs’ın taşıdığı umut ve anlam, işçiler...
Gebze’den petrokimya işçisi bir kadın
(23.04.2017)
Kapitalizm her geçen gün biraz daha çürüyor. Bu çürüme gerçekleşirken işçi ve emekçi kitleleri de derinden etkiliyor. Toplum alabildiğine yozlaştırılıyor. Ve böylesi köhnemiş bir düzende insanlığını yitirmeden kalabilmek için sıkı bir mücadele yürütmek gerekiyor. İnsani değerlerin içi boşatılıyor, insanın toplumsal bilinci köreltilmeye çalışılıyor.
Sarıgazi’den bir grup kadın işçi
(23.04.2017)
İşçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a sayılı günler kaldı. Egemenler, kapitalist kriz nedeniyle yaşam koşulları giderek ağırlaşan işçileri zapturapt altında tutmak istiyorlar. Çıkardıkları yasalarla işçilerin bir araya gelmesini ve hak aramasını engellemeye çalışıyorlar. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra biz işçiler her geçen gün dozu artan baskılar, OHAL koşulları...
(21.04.2017)
161 yıllık bir tarihe sahip olan 1 Mayıs, emeğin ve alın terinin günüdür. Sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, ezilmeye ve emperyalist talan savaşına işçilerin “hayır” dediği günün adıdır 1 Mayıs! 1 Mayıs uzun iş saatlerine, düşük ücretlere ve ağır çalışma koşullarına karşı duran dünya işçilerinin tarihsel mücadelesinin sembolüdür.
Gebze’den bir kadın işçi
(20.04.2017)
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs yaklaşıyor. 1 Mayıs, tüm dünyada işçi sınıfı olarak aynı duygu ve heyecanla meydanlara aktığımız, sömürüye ve zulme karşı çıktığımız bir gündür. Rengimiz, dilimiz, dinimiz farklı da olsa coşkuyla, umutla ve inançla taleplerimizi haykırdığımız bir gündür.
Bahçelievler’den bir meslek lisesi öğrencisi
(17.05.2016)
Bir Pazar sabahı, günlerden 1 Mayıs. Kendimi yarı uykulu şekilde bir otobüsün içinde buldum. Sabahın erken saatleri olmasına rağmen mutluydum, çünkü sevdiğim insanlar ve sevdiğim türküler de benimle beraber yolculuktaydı.
Esenyurt'tan bir emekçi
(15.05.2016)
Baskı ve otoritenin arttığı, faşist tırmanışın devam ettiği koşullarda AKP’nin Kürt halkına karşı yürüttüğü savaş da olanca hızıyla sürüyor. Örgütsüz işçiler, iktidarın oluşturduğu algıyla milliyetçi ve şovenist duygulara kapılıp AKP politikalarının yanında saf tutuyorlar...
Gazi Üniversitesi’nden bir öğrenci
(15.05.2016)
Ben bu yıl UİD-DER ile tanıştım ve ilk 1 Mayıs’ıma UİD-DER ile birlikte katıldım. Daha önceleri 1 Mayıs benim için sadece resmi bir tatil gününden ibaretti. Burjuva medyanın yalanlarıyla yanıldığımı, 1 Mayıs’ın böyle bir gün olmadığını bu yıl UİD-DER ile tanıştıktan sonra anladım. Ve tabi 1 Mayıs’ın anlamıyla beraber günümüz gerçeklerini ve bunların kapitalizm ile olan ilişkilerini de yine UİD-...
Gebze’den bir metal işçisi
(14.05.2016)
Son zamanlarda Türkiye’de patlayan bombalardan dolayı insanlarda korku, endişe, toplumsal etkinliklere karşı çekinceler oluşmuşken, bu ülkede yaşayan bir emekçi olarak ilk 1 Mayıs’a UİD-DER sayesinde katıldım. 1 Mayıs’a günler kala bana pankart taşıma görevi verildi.
Mersin’den bir grup üniversite öğrencisi
(13.05.2016)
Bizler UİD-DER’li Mersin Üniversitesi öğrencileriyiz. Bizler de tüm işçi ve emekçiler gibi bu 1 Mayıs’ta alanlardaydık. Bu 1 Mayıs’a da UİD-DER ile birlikte katıldık. 1 Mayıs günü hazırlıklarımızı yapmak üzere erkenden derneğimize geldik.
Ankara’dan bir öğrenci
(12.05.2016)
Bir şeylerin farkında olmak, duyarlı olmak, bilinçli olmak her şeyden ötedir benim için. Bugün, çok şey ifade ediyor benim için 1 Mayıs. Bugüne kadar ne anlama geldiğini bilmiyordum. Zaten onu yaşamadan anlamak da pek mümkün değil bana kalırsa. Onu mücadele alanlarında işçi, emekçi kardeşlerimizle omuz omuza vererek kutlamak, anlamak bambaşka bir duygu.
Esenyurt’tan bir metal işçisi
(12.05.2016)
Kapitalist sistem biz işçilerin kazanılmış haklarına saldırmaya devam ediyor. Çalışma koşulları öyle bir hale geldi ki kölelik koşullarından farksız. Birer ücretli köle olmamızı istiyor patronlar sınıfı ve onların siyasi temsilcileri.
Karabük’ten işçi-öğrenciler
(11.05.2016)
Bizler bugünün öğrencileri, yarının işçileri olarak hem kendimiz için hem de insanlık için daha yaşanabilir bir dünya umuduyla işçi sınıfı mücadelesine gönül vermiş kişileriz. Çünkü biliyoruz ki; sömürücü, sınıflı, faşizan sistemi tuzla buz edecek biz işçiler örgütlü mücadelemizle sosyalizmi ilmek ilmek öreceğiz.
Adana’dan UİD-DER’li bir tekstil işçisi
(11.05.2016)
Hayatımda ilk kez sınıfsal bir tutum sergileyen bir işçi kitle örgütü ile 1 Mayıs’ı kutladım. Bu 1 Mayıs’ın birçok kez katıldığım 1 Mayıs’lardan farklı olacağını, daha alana girmeden önce dernekte yapılan etkinlikte anladım. Etkinlikte 1 Mayıs’ın tarihsel geçmişi, ödenmiş bedeller yazılarla, şiirlerle, türkülerle dile getirildi.
Ankara’dan bir öğrenci
(11.05.2016)
Bundan 130 yıl önce kıtalarca ötemizden, gözünde ve yüreğinde en ufak bir korku olmadan, sözlerini demirden bir yumruk misali indiriyordu burjuvazinin suratına. “Sönmeyecek” diyordu bu ateş ve sönmedi. Nitekim 1 Mayıs sabahı Gebze’de binlerce yürek bu ateşin yarattığı coşku ezgileriyle çarpıyordu.
Bir grup taşeron cam işçisi
(10.05.2016)
Yaşadığımız sorunlara karşı işçi kenti olan Gebze’de UİD-DER’le 1 Mayıs’a katıldık. Çevremizden ve fabrikamızdan 1 Mayıs’a bizimle birlikte katılan arkadaşlarımız da oldu, korkuları nedeniyle bizimle alana gelemeyenler de oldu. Bizler yaratılan korku atmosferine karşı alanda olmamız gerektiğini düşünüyorduk.
Mersin’den bir grup meslek lisesi öğrencisi
(10.05.2016)
Biz UİD-DER’le yeni tanışan ve ilk kez 1 Mayıs’a katılan meslek liseli öğrencileriz. UİD-DER’le tanışmadan önce işçilik nedir, işçi sınıfı kimdir, 1 Mayıs ne anlama gelir bilmiyorduk. Derneğe gidip gelmeye başlayarak yeni insanlar tanıyıp, mücadele azimlerini ve samimiyetlerini gördük.
Gebze’den kadın metal işçisi
(10.05.2016)
İlk kez 1 Mayıs’a 2010 yılında kutlamalar Taksim’de yapıldığında davet edilmiştim. O zaman sendikalı bir işyerinde çalışıyordum. Temsilci arkadaş elinde listeyle dolaşıyordu. Bana da geldi, sordu: “1 Mayıs’a gelecek misin?” “Ne var ki 1 Mayıs’ta?” “Sendika Taksim’e götürecek” dedi.
Gebze’den bir kadın işçi
(10.05.2016)
UİD-DER’in kızıl karanfilleriyiz biz!
Meydanları dolduran.
Ateşten daha kor, kan kırmızıdır rengimiz.
Ve açarız 1 Mayıs’larda yeniden,
Hiç yitirmeden coşkumuzu,
Adana’dan UİD-DER’li bir öğrenci
(10.05.2016)
İşçi sınıfının sindirilmeye, yıldırılmaya çalışıldığı bu günlerde, bu sindirme ve yıldırmaya, savaşlara, ölümlere dur diyecek işçilerin mücadele ve dayanışma gününde ben de alanlardaydım. UİD-DER ile 2 yıldır 1 Mayıs’a katılıyorum.
1 Mayıs Mahallesi’nden bir kadın işçi
(09.05.2016)
Ben bu sene ilk defa 1 Mayıs’ta alanlara çıktım. Daha önce 1 Mayıs’ı sadece sendikaların, örgütlü grupların kutlaması gereken bir gün sanırdım. Bu kurumların içinde olmadığım için de 1 Mayıs’a gidemeyeceğimi düşünürdüm. 1 Mayıs’ın tüm dünyadaki işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olduğunu bilmiyordum.