(21.04.2010)
Bir kez daha 1 Mayıs’a hazırlanıyoruz. Kuşandık mücadele araçlarımızı ve çevremizde 1 Mayıs’ın önemini ve biz işçilerin bu güne neden sahip çıkması gerektiğini anlatmaya başladık. 1 Mayıs’la yatıp 1 Mayıs’la kalkıyoruz.
(21.04.2010)
UİD-DER’le birlikte her şeyi yapabiliyoruz. Eğleniyoruz, sohbet ediyoruz, geziyoruz ve en önemlisi mücadele ediyoruz. Bu içi bozulmuş sistemi yok etmeye çalışıyoruz. Bizlere bunları yaşattığı için UİD-DER’e çok teşekkür ediyorum ve “HAYDİ MÜCADELEYE!” diyorum.
(20.04.2010)
Pazar günü derneğimizin Sefaköy temsilciliğinde 1 Mayıs konulu bir şenlik düzenledik. Şenliğe çeşitli fabrikalardan işçiler, mahallelerimizden ailelerimiz ve okullardan öğrenci kardeşlerimiz katıldı. Şenliğimize şarkılarla coşkulu bir şekilde başladık.
(20.04.2010)
18 Nisan Pazar günü UİD-DER Tuzla temsilciliğinde 1 Mayıs şenliği düzenlendi. Şenliğe deri, tersane, mobilya, tekstil, inşaat, basın, sağlık, metal, hizmet sektörlerinden işçilerin yanı sıra, öğrenciler de katıldı. UİD-DER’in sınıf kürsüsünde her işçi kardeşimiz sorunlarını dile getirdi.
(20.04.2010)
Kapitalist sistem doğasından kaynaklı yıkıcı krizler eşliğinde varlığını devam ettirmektedir. Son yıllarda yaşanan kriz geniş yığınların hayatlarını cehenneme çevirdi. Piyasacı sistem, krizin faturasını işçi-emekçiler üzerine yıkarak kronikleşen hastalığına derman bulma arayışında.
(19.04.2010)
Manisa’nın Turgutlu ilçesinde trafik kazası geçiren bir kişi sağlık güvencesi ve parası olmadığı için tedavi edilmedi. Tedavi edilmediği gibi ambulans içinde üç hastane dolaşmak zorunda kaldı.
(19.04.2010)
Önümüz 1 Mayıs! Biz işçilerin patronlara karşı uluslararası birlik ve mücadele günü. O gün özgürce haykıracağım taleplerimi!
(18.04.2010)
1 Mayıs kapsamında direnişteki Akkardan işçilerinin bir bölümüyle daha önce bir söyleşi yapmıştık. Akkardan işçilerinin 1 Mayıs üzerine görüşlerini almaya devam ediyoruz.
(18.04.2010)
“Günlerin bugün getirdiği baskı zulüm ve kandır. Ancak bu böyle gitmez sömürü devam etmez!” 1 Mayıs marşının ilk dizeleri böyle başlamakta. 1 Mayıs işçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür. O gün yine dünyanın dört bir yanında işçiler alanlarda olacak.
(17.04.2010)
Ben bir metal işçisi olarak 1 Mayıs’a ilk defa 2009’da UİD-DER sayesinde katıldım. Daha önceleri 1 Mayıs’a hiç katılmamıştım. Nedeni ise çevremdeki kişilerin bugünle ilgili hiçbir şey anlatmaması.
(17.04.2010)
Uzun saatler çalışmamıza ve patronumuzun kâr oranının yükseldiğini bilmemize rağmen nedense patronumuzu ve onun uşaklarını bir türlü tatmin edemiyoruz, edemeyeceğiz de. İçinden geçtiğimiz kriz nedeniyle biz çalışanlar ekonomik olarak mağdur olmamıza rağmen patronumuz krizi fırsata çevirmeyi bildi.
(16.04.2010)
İnsan tek başına hiçbir şeydir. Tek başımıza hiçbir şey yapamadığımız gibi hakkımızı da alamıyoruz. Bu gün patronlar sınıfı işçi sınıfına azgınca saldırıyor. Bir asır önce nice bedeller ödemişler sınıf kardeşlerimiz, güzel bir dünya yaratmak için.
(16.04.2010)
İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs yaklaşıyor. 1 Mayıs, okullarımızdan, fabrikalarımızdan ve atölyelerimizden çıkıp alanlarda, meydanlarda olma günümüzdür. 1 Mayıs hep bir ağızdan taleplerimizi ve isteklerimizi haykırma günüdür.
(12.04.2010)
Bu 1 Mayıs’ta alanlara “hayatın yaşayamadığımız tüm güzelliklerini” yaşamak istediğimizi haykırmak için çıkmalıyız. Hey işçi arkadaş duy beni. Seni 1 Mayıs’a çağırıyorum, yanındaki işçi arkadaşını, eşini, dostunu da al gel.
(12.04.2010)
Bundan yüzlerce yıl evvel Amerikalı sınıf kardeşlerimiz kötü çalışma koşullarına karşı “Sekiz saat iş, sekiz saat uyku, sekiz saat canımız ne isterse!” şiarıyla patronlara meydan okudular. Verdikleri mücadelenin sonucunda da sekiz saatlik işgünü yasalaştı.
(12.04.2010)
Kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla hangi dili konuşursa konuşsun, ten rengi ne olursa olsun bütün dünya işçilerin tek bir kimlikle, sınıf kimliğiyle, patronlar sınıfına karşı kendi sınıfsal taleplerini haykıracağı bu günde 1 Mayıs alanlarını dolduralım. İşyerlerimizden, mahallelerimizden...
(12.04.2010)
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’a bir aydan daha kısa bir zaman kaldı. Derneğimizin birleşik ve geniş katılımlı 1 Mayıs için çalışmaları yıl boyunca devam etti. Geçen sene ve ondan önceki senelerdeki gibi bir ay kala çalışma temposu daha da hummalı bir hal...
(11.04.2010)
Krizin faturasının işçi sınıfına kesildiği bir dönemden geçerken, 1 Mayıs’ın birleşik ve kitlesel bir şekilde örgütlenmesi büyük önem taşıyor. Krizin etkisini bizzat yaşayan ve işten atılan Akkardan işçileri, başlattıkları direnişlerini sürdürüyorlar. Akkardan işçileriyle 1 Mayıs’a dair yaptığımız...
(11.04.2010)
Bir gün bir şey olsa, bir anda değişse her şey… Hayatımıza sihirli bir değnek dokunsa ve belki bir günde yeni bir yaşama uyansak… Meselâ bir piyango bileti alsak ya da sayısal loto bize çıksa o hafta. Bir sabah işe giderken yüksek maaşlı bir iş teklifi alsak ya da hiç tanımadığımız büyük...
(11.04.2010)
1 Mayıs, işçi sınıfının dünya çapında aynı anda iş bıraktığı, meydanlara çıktığı ve patronlar sınıfına karşı gücünü gösterdiği bir gündür. Amerikan işçi sınıfının 1886 yılında 8 saatlik işgünü için “8 saat iş, 8 saat uyku, 8 saat canın ne isterse” sloganıyla yaktığı mücadele ateşi günümüze kadar...
(11.04.2010)
Umur Matbaasında çalışan işçi arkadaşlarımıza İşçi Dayanışması bültenimizi ulaştırmaya devam ediyoruz. Dağıtım sırasında işçi arkadaşlarımızla krizin etkileri ve işten atmalar üzerine sohbet ettik.
(10.04.2010)
UİD-DER’in Bostancı temsilciliğinde yapılan “Krize Karşı Mücadeleye” seminerine katılan işçi kardeşlerimize, 1 Mayıs hakkındaki düşüncelerini sorduk. İşçi kardeşlerimiz 1 Mayıs’ın önemini dile getirerek, sınıfın birliğinin yaratılması gerektiğine dikkat çektiler.
(10.04.2010)
1 Mayıs’a bir aydan az bir süre kaldı. Burjuvazi televizyonlarıyla ve gazeteleri ile çoktan saldırıya geçmiş durumda. Biz işçileri yıldırmaya, sindirmeye, korkutmaya çalışıyorlar.
(09.04.2010)
Sadece yaşadığımız ülkede değil, dünyanın bütün meydanlarında, sömürü düzenine karşı işçilerin birliği, halkların kardeşliği sözleri haykırılacak. Dünyanın dört bir yanında süren binlerce direnişin, mücadelenin bir parçası olarak, aynı büyük ailenin fertleri olarak gururla alanlarda olacağız.
(07.04.2010)
Neden 8 saat çalışırız? İşçi-patron ilişkisi olduğu günden beri böyle miydi? Kim koymuştu bu dengeyi? 8 saat çalışma neyin bir sonucuydu ve ne sebep olmuştu ki, 8 saatlik işgünü kabul edilmişti?
(05.04.2010)
Kapitalist sömürü düzeninde patronlar daha fazla kâr elde edebilmek için her zaman işçileri ezdiler. Kapitalizmin neden olduğu krizin faturasını da bizlere ödetmeye kalkışıyorlar. İşçiler bu gerekçeyle işten çıkarılıyor, çalışan işçiler ise dışarıdaki işsizler ordusuyla tehdit edilerek çok daha...
(05.04.2010)
1 Mayıs yaklaşıyor. Eminim ki birçok işçi arkadaşımız birlik, mücadele ve dayanışma günümüz olan 1 Mayıs’ta alanlarda olmak ve taleplerini haykırmak istiyor. Fakat her 1 Mayıs yaklaştığında, gerçekleşen engellemeler nedeniyle birçok işçi alanlara gelemiyor. Bu engellerin en temel nedeni patronlar...
(05.04.2010)
Tek başına bir insan neyi değiştirebilir ki? Yoksulluğu bitirebilir mi? İşsiz kalmayı engelleyebilir mi? Yaşanılacak daha güzel bir dünya koyabilir mi önümüze? Elbette ki hayır…
(03.04.2010)
Biz alanlarda hep beraber yan yana olduğumuzda, kazanan bütün işçiler olacaktır. İşten atılan, hakları için direnen kadın ve erkek işçilerin kendilerine ve mücadelelerine olan güvenleri artacaktır. Sendikasızlaştırma saldırılarına, işten atmalara ve hak gasplarına karşı dur deme cesareti...
(04.06.2009)
1 Mayıs işçi sınıfı açısından birlik mücadele ve dayanışma günüdür. Tüm dünyada işçi sınıfı 1 Mayıs’ta alanlara inerek yakıcı taleplerini haykırmaktadır. Aynı zamanda devam eden savaşa ve sistemin krizine karşı birleşik ve kitlesel tepki verme fırsatı olarak da düşünülmelidir.