Söğütlüçeşme’den bir kadın işçi
(17.04.2012)
Eskiden ekmek aslanın ağzındaydı. Son yıllarda ekmek artık aslanın midesine kadar inmiş durumda. Patronlar sınıfı her geçen gün zenginliğine zenginlik katarken, işçi, aldığı ücret yetmediği için borç batağında debelenip duruyor. İşçi sınıfının en çok kullandığı, en çok tükettiği zorunlu ihtiyaçlara ardı ardına zam geliyor.
Gebze’den bir metal işçisi
(17.04.2012)
Fabrikada yemek molasından sonra havaların güneşli oluşunu fırsat bilip arkadaşlarımla birlikte dışarıda sohbet etmeye başladık. Bir arkadaşım “yaz geldi ama biz akşam 8’e kadar çalışacağız; bu güneşli havaların tadını çıkaramadan yaz gelip yine geçecek” dedi. Hepimiz çalışma saatlerinin uzun olmasından yakındık.
Kurfalı’dan bir işçi
(17.04.2012)
Dünyadaki savaşlarda her yıl on binlerce insan ölüyor. Ama iş kazalarında, savaşların sebep olduğundan çok daha fazla ölüm gerçekleşiyor. Üstelik iş saatleri uzadıkça, güvencesiz, taşeron çalışma yaygınlaştıkça, iş kazaları da artmaya devam ediyor. Patronlar, canlarımızı hiçe sayıyorlar ve cinayetlerinin hesabını vermiyorlar.
Sarıgazi’den bir grup işçi
(16.04.2012)
Bizler Sarıgazi’den UİD-DER’li işçileriz. 1 Mayıs’a dair sohbet ediyorduk. Söz dolaştı, bizler hangi taleplerle katılmak istiyoruz konusuna geldi. İşsiz bir arkadaşımız tüm işsizlere iş istediğini söyledi. Tekstil sektöründen bir arkadaşımız iş saatlerinin kısaltılmasını istedi. Bir diğer arkadaşımız ise örgütlenmenin önündeki sendikal engellerin kaldırılmasını istedi.
Sarıgazi’den bir tekstil işçisi
(16.04.2012)
Dostlar ben bu yıl ilk defa 1 Mayıs’a katılacağım. UİD-DER’le “Kıdem Tazminatımızı Gasp Ettirmeyelim!” imza kampanyası sayesinde tanıştım. O günden sonra da bir daha ayrılmadım. Bu 1 Mayıs benim hem ilk 1 Mayıs’ım olacak, hem de UİD-DER çatısı altında katılacağım. Yaşasın Dünya İşçilerinin Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü!
Aydınlı’dan bir işçi
(16.04.2012)
Şifa Mahallesi’nde standımızı kurup işçi ve emekçi kardeşlerimizi 1 Mayıs’a davet ettik. “Ücretler Yükseltilsin! İş Saatleri Kısaltılsın!” talebimizi bütün işçilerle paylaştık ve talebimize kulak veren herkesi UİD-DER ile 1 Mayıs’a çağırdık. Sohbet ettiğimiz işçiler, öğrenciler, ev hanımları, işsiz işçiler, kısacası herkes talebimizin haklı olduğunu ifade etti
Gebze’den bir metal işçisi
(16.04.2012)
Merhaba işçi kardeşler. İş kazası haberi duymadığım bir gün bile yok neredeyse. Fabrikalarda iş kazası, madenlerde göçük, tersanede patlama, inşaatlarda düşme… İşçiler her gün ölüyor. İşçiler katlediliyor. Gazetelerde, televizyonlarda işçilerin ölümleri istatistik hesabı gibi gündeme getiriliyor. Biz işçiler her şeyi yapıyoruz ama yaşayamıyoruz.
Yenibosna’dan bir işçi
(14.04.2012)
“ÜCRETLER YÜKSELTİLSİN! İŞ SAATLERİ KISALTILSIN!” kampanyası vesilesiyle kurduğumuz stantlarımızda, işçi kardeşlerimizi 1 Mayıs’ta alanları doldurmaya ve taleplerimizi yüksek sesle hep bir ağızdan haykırmaya çağırıyoruz. UİD-DER’li işçiler olarak yaptıklarımızla işçilere örnek olmaya ve onlara sınıf mücadelesinde ışık tutmaya devam edeceğiz.
Kıraç’tan bir deri işçisi
(14.04.2012)
Kuzey oğlum yavaş, düşersin... Bir annenin çocuğuna seslenişiydi bu sözcükler, peki ama bunda ne var diyeceksiniz? Elbette bir şey yok. Bizler değişen topluma, değişen yapıya ayak uydurmaya çalışıyoruz her gün. Bir gün Ronaldo’nun saç stilini yapıyoruz kendimize, bir gün Polat’ın giydiği monttan giyip delikanlılık taslıyoruz etrafa...
Aydınlı’dan bir deri işçisi
(14.04.2012)
Dostlar 1 Mayıs yaklaşıyor ve biz UİD-DER’li işçiler olarak çalışmalarımızı sürdürüyoruz. Akşam iş çıkışında bir grup UİD-DER’li işçi olarak, Kartal’da standımızı açtık. Stant başında tanıştığımız işçi ve emekçi kardeşlerimizle iş saatlerimizin uzunluğu üzerine sohbet ettik.
Gebze’den bir metal işçisi
(12.04.2012)
Çalıştığım fabrikada ücretlerimiz çok düşük. İşyerinde 300’ün üzerinde işçi çalışıyor ve bize asgari ücret veriliyor. Kimi aylarda ise asgari ücret bile alamıyoruz. Hastalandığımızda ya da işyerine gidemediğimizde ücretimiz kesiliyor ve kuşa dönüyor. Asgari ücretle geçinmek mümkün değil.
Sarıgazi’den bir işçi
(11.04.2012)
Sarıgazi temsilciliğimizde Pazar sabahı, tekstil işçileriyle birlikte kahvaltı yaptık. Kahvaltı soframızı evlerimizden getirdiğimiz yiyeceklerle donattık. Kahvaltımızdan sonra tekstil işçilerinin çalışma koşullarını anlatan kısa bir video izledik. İzlediğimiz görüntülerden sonra sohbetimize başladık. Sohbetimize şarkılar ve türküler eşlik etti.
Aydınlı’dan bir deri işçisi
(11.04.2012)
1 Mayıs yaklaşıyor. Biz de UİD-DER’li işçiler olarak işçi sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü olan 1 Mayıs’a canla başla hazırlanıyoruz. İşçi arkadaşlarımıza 1 Mayıs’ın önemini anlatıyoruz ve UİD-DER ile alanlarda yerimizi almaya davet ediyoruz. Pazar günü Tuzla temsilciliğinde işçi ve öğrenci arkadaşlarımızla bir araya geldik.
Sarıgazi’den bir grup işçi
(10.04.2012)
Sarıgazi’de 1 Mayıs’a hazırlık çalışmalarımızı başlattık. “Ücretler Yükseltilsin! İş Saatleri Kısaltılsın!”, “1 Mayıs’ta UİD-DER’le Alanlara!” pankartımızı meydana astıktan sonra standımızı kurduk. 1 Mayıs bildirilerimizi işçi kardeşlerimize ulaştırdık. Kampanyamıza ilgi oldukça yoğundu.
Pendik’ten bir işçi
(07.04.2012)
Sendikalı fabrikalarda 1 Mayıs’ın anlam ve önemi işçilere anlatılmıyor. 1 Mayıs’a bir hafta kala işçilere telefondan kısa mesaj yolu ile 1 Mayıs’a gidecekleri bildiriliyor. Bazı sendikalar (Türk Metal gibi) bunu bile yapmıyor. Hatta 1 Mayıs’a katılan işçileri tespit ederek onları işten attırıyor.
UİD-DER üyesi bir işçi
(05.04.2012)
Çalıştığım fabrikada geçtiğimiz günlerde bir eğitim semineri yapıldı. Bu eğitim seminerinin konusu “iş güvenliği önlemleri, işçi sağlığı ve iş becerisiydi.” İki gün ardı ardına ikişer saatlik seminerlerden sonra bir sınav yapıldı. Bu sınavı geçen işçilere sertifika verilecek. Baştan sona yalanlarla dolu bir seminerdi.
Aydınlı’dan işsiz bir işçi
(04.04.2012)
Türkiye’de işsizlik rakamları düşüyormuş. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2010 yılının Aralık ayında %11,4 işsizlik oranı, 2011 yılı Aralık ayında %9,8’e düşmüş. Yani işsizlik azalıyormuş! Gel gelelim dışarıda bu kadar işsiz varken ve bunlara her gün yenileri ekleniyorken, bu rakamlar nasıl oluyor da düşüyor?
(04.04.2012)
İşçiler, emekçiler, kardeşler! Kapitalizm krizde! Sistem her yanından su alıyor. Kapitalist dünya ekonomisi tıknefes! ABD ve Avrupa ülkeleri sistemi kurtarmak için patronlara çuval çuval para döküyorlar, kemer sıkma programlarını devreye sokuyorlar ama kriz bitmiyor.
(01.04.2012)
Kapitalizm krizde! Sistem her yanından su alıyor. Kapitalist dünya ekonomisi tıknefes! ABD ve Avrupa ülkeleri sistemi kurtarmak için patronlara çuval çuval para döküyorlar, kemer sıkma programlarını devreye sokuyorlar ama kriz bitmiyor. İşçilerin sömürüsüyle ayakta duran kapitalizm artık çok yaşlı!
Aydınlı’dan bir işçi
(27.03.2012)
Türkiye büyüyen bir ekonomi ve bu büyümeden bize kalan hiç bir şey yok. Ekonomi bizlerin sırtında büyümesine rağmen, bize kalan sadece trajikomik bir asgari ücret ya da işsizlik oluyor. Ay sonu evimize üç kuruş daha fazla para götürebilmek için, uzun çalışma saatlerimizin üstüne bir de fazla mesaileri eklemek zorunda bırakılıyoruz.
Sefaköy’den bir işçi
(26.05.2011)
UİD-DER Sefaköy temsilciliğinde 15 Mayıs Pazar günü 1 Mayıs’ı konu alan etkinlik yaptık. Her zamanki gibi etkinliğin başlama saatinden önce derneğimize gelip hazırlıklarımıza başladık. Önce kendi ellerimizle hazırladığımız yemeklerimizle kurduğumuz UİD-DER sofrası ile paylaşmanın tadına vardık
Sarıgazi’den bir işçi
(26.05.2011)
Ben 1 Mayıs’a ilk kez katılan bir işçiyim. Yine de ilk kez katılan başka insanlara göre bir farkım vardı. O da bir işçi derneğinin içinde bulunmamdı. Bu nedenle 1 Mayıs heyecanı beni haftalar öncesinden sardı. Çünkü UİD-DER’li işçiler olarak haftalar öncesinden başladık 1 Mayıs hazırlıklarına
İstanbul’dan bir işçi
(26.05.2011)
Çok güzel geçen bir 1 Mayıs’ı geride bıraktık. Benim UİD-DER’le ve 1 Mayıs’a ikinci katılışımdı. İlk katılımımda içimde bir korku vardı, acaba olay çıkacak mı diye. Ama UİD-DER’in düzenli ve disiplinli duruşu bu korkularımı içimden attı. Bu seneki 1 Mayıs’ta o korkuların hiçbiri olmadı
Eskişehir’den UİD-DER’li bir öğrenci
(22.05.2011)
1 Mayıs 1977’de yaşanan kanlı saldırı sonrası korku salındı insanlara. Ama işçiler bu baskılara rağmen yeniden alanlarda çoğaldılar. Patronların sömürü düzenine daha fazla boyun eğmeyeceklerdi. Bu önemli günde patronlara söyleyecekleri vardı. Toplumun değişik kesimleri işçi sınıfının bayrağı altında bir araya geldi.
İkitelli’den bir çorap işçisi
(20.05.2011)
Bu seneki 1 Mayıs benim için daha coşkulu ve daha dolu geçti. Anlatmaya kelimeler yetmez. Bütün işçi kardeşlerimle o alanda tek yumruk olup aynı anda attı kalplerimiz. “Anlatılmaz yaşanır” derler ya öyleydi. UİD-DER’le ikinci 1 Mayıs’ım ve zinciri daha da büyüteceğiz o alanlarda taleplerimizi haykırmak için.
İkitelli’den bir işçi
(20.05.2011)
1 Mayıs tek kelimeyle harikaydı. Coşkulu ve çok kalabalıktı. İki yıldır katılıyorum 1 Mayıs’a. UİD-DER’le katılıyorum. Önceleri bilmediğim, takip etmediğim bu özel ve çok güzel günü ben UİD-DER sayesinde tanıdım. Her sene bir önceki yıla oranla daha coşku dolu ve kalabalık geçiyor.
Bir çorap işçisi
(20.05.2011)
Ben 24 yaşında bir fabrika işçisiyim. Yaklaşık beş aydır aynı fabrikada çalışıyorum. Daha önce hiç 1 Mayıs’a katılmadım. Fabrikadaki UİD-DER’li arkadaşlarla tanıştım önce. Sonrasında beni 1 Mayıs’a davet ettiler. Geleceğime dair söz verdim fakat kafam çok karışıktı ve karasızdım
Sögütlüçeşme’den bir işçi
(20.05.2011)
Büyük bir coşku ve mutlulukla yürüttüğümüz 1 Mayıs çalışmalarının ardından en güzel şekilde alanda yerimizi almıştık. Aynı coşkuyla mücadelemize devam ederken bu Pazar Sefaköy temsilciliğimizde 1 Mayıs coşkusunu yaşamaya devam ettik. “1 Mayıs Coşkusuyla Mücadeleye” adlı etkinliğimizde bir araya geldik.
Esenyurt’tan bir öğrenci
(20.05.2011)
Bu benim ikinci 1 Mayıs’ımdı. 2010 1 Mayıs’ı benim için ilk katıldığım miting olmuştu. İlk 1 Mayıs her şeyin ilkiydi ve çok güzel geçti. Taksim’in kapıları açılmıştı bütün emekçi kardeşlerime. İstediğimiz olmuş ve kardeşlik içinde el ele, omuz omuza geçirmiştik bu günü. 2011 1 Mayıs’ı benim için tam bir dönüm noktası oldu.
Aydınlı’dan bir kadın işçi
(19.05.2011)
1 Mayıs’a ikinci katılışım ve bu sene daha coşkulu ve anlamına yakışır bir şekilde, içimde ve yüreğimde hissederek geçirdim. Sokaklar, yer gök UİD-DER’in gücü ve sesiyle inledi. İnsanlar pencerelerden meraklı gözlerle bakıyorlardı. Sanki sokaklar “Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz”, “UİD-DER Yürüyor Mücadele Büyüyor” sloganlarıyla inliyordu.