Pendik’ten bir işçi
(07.04.2012)
Sendikalı fabrikalarda 1 Mayıs’ın anlam ve önemi işçilere anlatılmıyor. 1 Mayıs’a bir hafta kala işçilere telefondan kısa mesaj yolu ile 1 Mayıs’a gidecekleri bildiriliyor. Bazı sendikalar (Türk Metal gibi) bunu bile yapmıyor. Hatta 1 Mayıs’a katılan işçileri tespit ederek onları işten attırıyor.
UİD-DER üyesi bir işçi
(05.04.2012)
Çalıştığım fabrikada geçtiğimiz günlerde bir eğitim semineri yapıldı. Bu eğitim seminerinin konusu “iş güvenliği önlemleri, işçi sağlığı ve iş becerisiydi.” İki gün ardı ardına ikişer saatlik seminerlerden sonra bir sınav yapıldı. Bu sınavı geçen işçilere sertifika verilecek. Baştan sona yalanlarla dolu bir seminerdi.
Aydınlı’dan işsiz bir işçi
(04.04.2012)
Türkiye’de işsizlik rakamları düşüyormuş. Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 2010 yılının Aralık ayında %11,4 işsizlik oranı, 2011 yılı Aralık ayında %9,8’e düşmüş. Yani işsizlik azalıyormuş! Gel gelelim dışarıda bu kadar işsiz varken ve bunlara her gün yenileri ekleniyorken, bu rakamlar nasıl oluyor da düşüyor?
(04.04.2012)
İşçiler, emekçiler, kardeşler! Kapitalizm krizde! Sistem her yanından su alıyor. Kapitalist dünya ekonomisi tıknefes! ABD ve Avrupa ülkeleri sistemi kurtarmak için patronlara çuval çuval para döküyorlar, kemer sıkma programlarını devreye sokuyorlar ama kriz bitmiyor.
(01.04.2012)
Kapitalizm krizde! Sistem her yanından su alıyor. Kapitalist dünya ekonomisi tıknefes! ABD ve Avrupa ülkeleri sistemi kurtarmak için patronlara çuval çuval para döküyorlar, kemer sıkma programlarını devreye sokuyorlar ama kriz bitmiyor. İşçilerin sömürüsüyle ayakta duran kapitalizm artık çok yaşlı!
Aydınlı’dan bir işçi
(27.03.2012)
Türkiye büyüyen bir ekonomi ve bu büyümeden bize kalan hiç bir şey yok. Ekonomi bizlerin sırtında büyümesine rağmen, bize kalan sadece trajikomik bir asgari ücret ya da işsizlik oluyor. Ay sonu evimize üç kuruş daha fazla para götürebilmek için, uzun çalışma saatlerimizin üstüne bir de fazla mesaileri eklemek zorunda bırakılıyoruz.
Sefaköy’den bir işçi
(26.05.2011)
UİD-DER Sefaköy temsilciliğinde 15 Mayıs Pazar günü 1 Mayıs’ı konu alan etkinlik yaptık. Her zamanki gibi etkinliğin başlama saatinden önce derneğimize gelip hazırlıklarımıza başladık. Önce kendi ellerimizle hazırladığımız yemeklerimizle kurduğumuz UİD-DER sofrası ile paylaşmanın tadına vardık
Sarıgazi’den bir işçi
(26.05.2011)
Ben 1 Mayıs’a ilk kez katılan bir işçiyim. Yine de ilk kez katılan başka insanlara göre bir farkım vardı. O da bir işçi derneğinin içinde bulunmamdı. Bu nedenle 1 Mayıs heyecanı beni haftalar öncesinden sardı. Çünkü UİD-DER’li işçiler olarak haftalar öncesinden başladık 1 Mayıs hazırlıklarına
İstanbul’dan bir işçi
(26.05.2011)
Çok güzel geçen bir 1 Mayıs’ı geride bıraktık. Benim UİD-DER’le ve 1 Mayıs’a ikinci katılışımdı. İlk katılımımda içimde bir korku vardı, acaba olay çıkacak mı diye. Ama UİD-DER’in düzenli ve disiplinli duruşu bu korkularımı içimden attı. Bu seneki 1 Mayıs’ta o korkuların hiçbiri olmadı
Eskişehir’den UİD-DER’li bir öğrenci
(22.05.2011)
1 Mayıs 1977’de yaşanan kanlı saldırı sonrası korku salındı insanlara. Ama işçiler bu baskılara rağmen yeniden alanlarda çoğaldılar. Patronların sömürü düzenine daha fazla boyun eğmeyeceklerdi. Bu önemli günde patronlara söyleyecekleri vardı. Toplumun değişik kesimleri işçi sınıfının bayrağı altında bir araya geldi.
İkitelli’den bir çorap işçisi
(20.05.2011)
Bu seneki 1 Mayıs benim için daha coşkulu ve daha dolu geçti. Anlatmaya kelimeler yetmez. Bütün işçi kardeşlerimle o alanda tek yumruk olup aynı anda attı kalplerimiz. “Anlatılmaz yaşanır” derler ya öyleydi. UİD-DER’le ikinci 1 Mayıs’ım ve zinciri daha da büyüteceğiz o alanlarda taleplerimizi haykırmak için.
İkitelli’den bir işçi
(20.05.2011)
1 Mayıs tek kelimeyle harikaydı. Coşkulu ve çok kalabalıktı. İki yıldır katılıyorum 1 Mayıs’a. UİD-DER’le katılıyorum. Önceleri bilmediğim, takip etmediğim bu özel ve çok güzel günü ben UİD-DER sayesinde tanıdım. Her sene bir önceki yıla oranla daha coşku dolu ve kalabalık geçiyor.
Bir çorap işçisi
(20.05.2011)
Ben 24 yaşında bir fabrika işçisiyim. Yaklaşık beş aydır aynı fabrikada çalışıyorum. Daha önce hiç 1 Mayıs’a katılmadım. Fabrikadaki UİD-DER’li arkadaşlarla tanıştım önce. Sonrasında beni 1 Mayıs’a davet ettiler. Geleceğime dair söz verdim fakat kafam çok karışıktı ve karasızdım
Sögütlüçeşme’den bir işçi
(20.05.2011)
Büyük bir coşku ve mutlulukla yürüttüğümüz 1 Mayıs çalışmalarının ardından en güzel şekilde alanda yerimizi almıştık. Aynı coşkuyla mücadelemize devam ederken bu Pazar Sefaköy temsilciliğimizde 1 Mayıs coşkusunu yaşamaya devam ettik. “1 Mayıs Coşkusuyla Mücadeleye” adlı etkinliğimizde bir araya geldik.
Esenyurt’tan bir öğrenci
(20.05.2011)
Bu benim ikinci 1 Mayıs’ımdı. 2010 1 Mayıs’ı benim için ilk katıldığım miting olmuştu. İlk 1 Mayıs her şeyin ilkiydi ve çok güzel geçti. Taksim’in kapıları açılmıştı bütün emekçi kardeşlerime. İstediğimiz olmuş ve kardeşlik içinde el ele, omuz omuza geçirmiştik bu günü. 2011 1 Mayıs’ı benim için tam bir dönüm noktası oldu.
Aydınlı’dan bir kadın işçi
(19.05.2011)
1 Mayıs’a ikinci katılışım ve bu sene daha coşkulu ve anlamına yakışır bir şekilde, içimde ve yüreğimde hissederek geçirdim. Sokaklar, yer gök UİD-DER’in gücü ve sesiyle inledi. İnsanlar pencerelerden meraklı gözlerle bakıyorlardı. Sanki sokaklar “Yaşasın Örgütlü Mücadelemiz”, “UİD-DER Yürüyor Mücadele Büyüyor” sloganlarıyla inliyordu.
Tuzla’dan bir kadın işçi
(19.05.2011)
Bu seneyi de 1 Mayıs’ın heyecanıyla ve coşkusuyla sloganlarımızla birlik ve beraberlik içinde tek yumruk kutladık. Alanda yaşadığımız coşkuyu 1 Mayıs’tan sonra yaptığımız etkinlikle yine herkesle paylaştık. Hep birlikte hazırladığımız yemeklerle öncelikle UİD-DER sofrasında buluştuk. Yemekten sonra hep birlikte 1 Mayıs görüntülerini İzledik.
Aydınlı’dan bir tekstil işçisi
(19.05.2011)
İşçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs’ı geride bıraktık. 15 Mayıs Pazar günü UİD-DER’in Aydınlı temsilciliğinde 1 Mayıs etkinliğinde buluştuk. Etkinliğimiz, UİD-DER sofrasında yemeklerin yenmesiyle başladı. Yemekten sonra UİD-DER’in hazırlamış olduğu görüntüleri hep beraber izledik.
Sefaköy’den bir sağlık işçisi
(18.05.2011)
UİD-DER Sefaköy temsilciliği olarak “1 Mayıs Coşkusuyla Mücadeleye!” şenliği düzenledik. 1 Mayıs’ın hemen ardından o coşkuyu hiç yitirmeden, terimiz soğumadan yaptıklarımızın meyvesini toplamaya koyulduk. UİD-DER’le 1 Mayıs’a katılan işçi dostlarımızla 1 Mayıs görüntülerinden oluşan bir video izledik.
Sarıgazi’den bir işçi
(18.05.2011)
15 Mayıs Pazar günü derneğimizin Sarıgazi temsilciliğinde yine dostlarla bir aradaydık. 1 Mayıs’a ait görüntülerden hazırlanmış filmi hep beraber izledik. Alanda o coşkuyu UİD-DER kortejinde olan arkadaşlarla hep beraber yaşamış, çok kalabalık olduğumuzu fark etmiştik. Ama bunu görüntüleri izlerken daha çok fark ettik.
Aydınlı’dan bir metal işçisi
(18.05.2011)
Bana sordu: “1 Mayıs yaklaşıyor, katılmak ister misin? Daha önce 1 Mayıs’a katıldın mı?” Ben “Hayır, hiç katılmadım ve katılmak da istemem” dedim. Bana güzelce ve tatlı bir şekilde anlattı. Ama benim kararım yine hayırdı, ta ki 1 Mayıs öncesine kadar.
Kartal’dan bir işçi
(17.05.2011)
UİD-DER Bostancı şubesi olarak 1 Mayıs’ın ardından yeniden hep beraberdik. Yaşadığımız 1 Mayıs coşkusunu ve heyecanını paylaşmak üzere, 15 Mayıs Pazar günü dostlarımızla bir araya geldik. Öncelikle kendi ellerimizle hazırladığımız yemeklerimizi, UİD-DER sofrasında hep beraber yedik.
Gebze’den bir metal işçisi
(17.05.2011)
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayısı geride bıraktık. Bu yılki 1 Mayıs gerek kitleselliği gerekse de coşkusuyla oldukça anlamlı bir şekilde kutlandı. UİD-DER korteji de işçi sınıfının disiplinine yaraşır bir şekilde, coşkusuyla alandaki yerini aldı.
Gebze’den bir işçi
(16.05.2011)
Merhaba dostlar. Ben geçen yıl olduğu gibi bu yılki 1 Mayıs Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Gününe de UİD-DER’le katıldım. Bende 1 Mayıs heyecanı bir gün öncesinden başladı. İnanır mısınız gece sabaha kadar uyuyamadım o heyecanla. Sabah olduğunda son hazırlıklarımızı yapıp otobüslerimize bindik
Gebze’den bir işçi
(16.05.2011)
Merhaba işçi kardeşlerim, bu UİD-DER ile ikinci kez 1 Mayıs kutlamam. İlk heyecanı ve coşkuyu UİD-DER ile tattım. Bundan sonra da UİD-DER ile bu heyecanı paylaşmaya devam edeceğim.
UİD-DER’li bir kargo işçisi
(16.05.2011)
Dünya işçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ta işçiler Türkiye’de ve dünyada alanlara akarak 1 Mayıs’ı kutladı. Biz UİD-DER’li işçiler de fabrikalardan, mahallelerden, okullardan davet ettiğimiz arkadaşlarla 1 Mayıs alanında yerimizi aldık.
Tuzla’dan bir işçi
(12.05.2011)
Sabahın erken saatleri, daha güneş bile doğmadı ama biz ayaktayız. Pencereden dışarı baktım. Hafif sisli, soğuk ve karanlık bir hava. Üstüme kalın bir şeyler alıp dışarı çıktım. Hiç ses yok, herkes yataklarında uyuyor. BUGÜN 1 MAYIS 2011 PAZAR. Hadi başlayalım ve bu kasvetli havayı bayrama çevirelim.
Aydınlı’dan bir deri işçisi
(12.05.2011)
Dünyadaki işçilerin en önemli günü olan uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü yani 1 Mayıs’ı UİD-DER’li işçiler olarak coşkulu bir şekilde, alanlarda taleplerimiz haykırarak kutladık. Taleplerimizi hep bir ağızdan sloganlarımızla, marşlarımızla dile getirdik.
Marmara Üniversitesi’nden bir öğrenci
(12.05.2011)
Takvim yaprakları 1 Mayıs 2011’i gösteriyordu. Günlerden pazardı. Bugün işçi bayramıydı. Erkenden başlamalıydık güne. En ufak anı bile boşa geçirilmeyecek kadar değerli bir gündü bugün. Tarih ve mücadele kokulu bir gündü bugün. Amerikan işçi sınıfına ve şanlı mücadelelerine selam ettiğimiz bir gündü bugün.
Kütahya’dan bir öğrenci
(12.05.2011)
Ailemin tüm karşı çıkışına rağmen 1 Mayıs’a katıldım ama aslında benim içimde de biraz korku vardı. Gittim ve gördüm. O kadar mükemmel bir duygu ki, bütün insanlar hangi grupta olursa olsun aynı şeyleri haykırıyor, herkes tek yürek olmuştu. Sloganları atarken, marşları söylerken o kadar mutlu ve gururluydum ki...