1 MAYIS'ta FABRİKALARDAN ALANLARA!

İşçi sınıfı, bu seneki 1 Mayıs’ı da yoğun işten atmalarla karşılıyor. Kapitalizmin yarattığı krizin faturasını ne yazık ki işçi sınıfı ödüyor. Dünya ölçeğinde, hemen her ülkede işten atmalar ve sosyal hak gaspları devam ediyor. Bu hak gasplarına başta Ortadoğu ve Güney Asya olmak üzere, paylaşım bölgelerinde süren emperyalist savaş ve dünya ölçeğinde süren emperyalist hegemonya mücadelesi eşlik ediyor. Yani kapitalist kriz ve emperyalist savaş işçi ve emekçilerin yaşamını her geçen gün daha da çekilmez hale getiriyor.

Ama umutsuzluğa kapılmak gerekmiyor. Sermayenin saldırılarına henüz istenen düzeyde bir cevap verilemese de, dünyanın çeşitli yerlerinde patlak veren mücadeleler yürünmesi gereken yolu göstermektedir. Yunanistan işçi sınıfı peş peşe yaptığı genel grevlerle tam anlamıyla hayatı durdurdu, işçi sınıfının gücünü gösterdi ve krizin faturasını ödemeyi reddetti, reddediyor. Türkiye’de Tekel, Tariş, Akkardan ve süren diğer direnişler umutları büyütüyor. İşçi ve emekçi kitlelerin biriken öfkesini örgütlü bir güce ve mücadeleye dönüştürme görevi bizleri bekliyor. Gelişen her mücadeleye, her olaya bu temelde yaklaşmalıyız.

Tam da bundan dolayıdır ki, yaklaşmakta olan 1 Mayıs çok önemlidir. Sendikalar ve işçi örgütleri işçi sınıfına moral verecek, birliğinin ve gücünün farkına varmasını sağlayacak kitlesel ve birleşik bir 1 Mayıs örgütlemelidir. Geçen senelerde tekrar edilen tablonun bir kez daha yaşanmasına izin verilmemelidir. Sanayi bölgelerinden ve işçi semtlerinden alanlara doğru uzanan 1 Mayıs örgütlenmesi, işten atılarak krizin ağır yükü altında ezilen işçi kitlelerine büyük bir moral olacaktır.

Esenyurt’tan bir lise öğrencisi
(29.05.2010)
1 Mayıs... Adını bile duymak insanı heyecanlandıran gün, yeri göğü inleten, patronların o koltuklarına korkudan gömüldükleri gün işte... Ben bir öğrenciyim yani işçi sınıfının yanında olması gereken bir kişiyim. Birçok öğrenci arkadaşım gibi.
Esenyurt’tan bir grup tekstil işçisi
(29.05.2010)
Bizler Esenyurt’ta bir tekstil fabrikasında çalışan işçileriz. 1 Mayıs mitingine UİD-DER ile birlikte katıldık. Birçoğumuz ilk kez bir mitinge katılıyoruz. 1 Mayıs’ın birleşik ve kitlesel kutlanmasının bizlerdeki etkisi büyük oldu.
Kuyumcukent’ten bir metal işçisi
(26.05.2010)
16 Mayıs Pazar günü, Sefaköy temsilciliğimizde, “2010 1 Mayısının Ardından” adlı şenlikte bir araya geldik. Etkinlik, arkadaşlarımızın hazırlamış olduğu Türkiye’den ve dünyadan 1 Mayıs görüntülerini izleyerek başladı.
Gebze’den UİD-DER’li bir öğrenci
(25.05.2010)
1 Mayıs’ı geride bıraktık. Ama bizim içimizde tutuşan ateş yanmaya devam ediyor. Hani hep diyoruz ya, 2 Mayıstan itibaren, önümüzdeki 1 Mayıs için çalışmaya başlıyoruz diye! Gerçekten de öyle, bu hafta sonu UİD-DER’in Gebze temsilciliğinde düzenlenen etkinlikle bunu bir kez daha anladım.
Kıraç’tan bir işçi
(23.05.2010)
2010 1 Mayısı benim için ne kadar anlamlı bilemezsiniz. Huzura ve mutluluğa ermek için oradaydım. İşçilerin sesine ses vermek için oradaydım. Maden ocaklarında ve diğer iş cinayetlerinde hayatını kaybedenlere ses olmak için oradaydım. Hapishanedeki devrimci tutsaklara özgürlük demek için oradaydım.
UİD-DER’li bir deri işçisi
(23.05.2010)
Geçtiğimiz Pazar günü UİD-DER Tuzla temsilciliğinde “UİD-DER’le 1 Mayıs” şenliği düzenledik. 1 Mayıs’a çok yoğun bir şekilde hazırlanmıştık. Fabrikalardan ve mahallelerden birçok işçi arkadaşımızla beraber Taksim alanında taleplerimizi sloganlarla haykırdık. Arkadaşlarımızla beraber bu coşkulu günü değerlendirdik.
Karabük’ten UİD-DER’li bir öğrenci
(22.05.2010)
Din, dil, ırk, renk ayrımı yapmadan tüm işçi kardeşlerimizi mücadeleye çağırmak için UİD-DER’le 1 Mayıs alanındaydık. Önümüzdeki 1 Mayıslarda da UİD-DER’le 1 Mayıs alanlarına çıkacağız.
Esenyurt’tan bir kadın tekstil işçisi
(21.05.2010)
İşçi sınıfının birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın coşkusunu derneğimizde yaptığımız etkinliğe taşıdık. Etkinliğimiz, 1977 1 Mayısından, dünyanın çeşitli ülkelerinde ve İstanbul’da yapılan 1 Mayıs kutlamalarından derlenen sinevizyon gösterimi ile başladı.
Diyarbakır’dan bir genç
(21.05.2010)
Nereden başlayacağımı aslında bilmiyorum, anlatacak o kadar çok şey var ki. Diyarbakır’dan gelip, Taksim’de 1 Mayıs’la devam edip Gebze’de biten yaşadıklarımdan başlasam iyi olur. Gebze’ye gelmeden evvel Diyarbakır’dan başka yer görmemiştim.
Gebze’den bir metal işçisi
(21.05.2010)
32 sene sonra işçiler Taksim’de 1 Mayıs’ı kutladılar. Ve ben de UİD-DER’le birlikte Taksim’de, işçi kardeşlerimizin katledildiği, devrim şehitlerinin yattığı alandaydım. İşçiler akın akın alana giriyorlardı. Büyük bir coşku vardı, herkes slogan atıp marşlar söylüyordu.
Esenyurt’tan bir lise öğrencisi
(21.05.2010)
İlk 1 Mayıs heyecanı… Her insanın yaşaması gereken en güzel duygulardan biridir bence. Ben de bu duyguyu yaşamayı başardım! Belki de ilk 1 Mayısım olduğundan hâlâ etkisinden kurtulamadım. Sloganlar, marşlar, türküler ve o güne dair her söz kulaklarımda yankılanıyor.
(20.05.2010)
1 Mayıs’ta UİD-DER kortejinde çeşitli sektörlerden yüzlerce genç işçi yer aldı. Bunların bir bölümü hayatlarında ilk kez 1 Mayıs’a katılan işçilerdi. Bu işçi kardeşlerimiz, heyecanlarını, mutluluklarını, sınıfa olan güven duygularının ve mücadele azimlerinin nasıl güçlendiğini anlatıyorlar.
(19.05.2010)
Bu yıl ilk defa ve UİD-DER'le 1 Mayıs'a katılan lise öğrencisi genç bir kardeşimizle sohbet ettik.
Altınşehir’den bir deri işçisi
(19.05.2010)
Bu yıl ilk defa, 1 Mayıs’ı UİD-DER’le ve Taksim’de kutladım. Geçen yıl da 1 Mayıs’ta Taksim’deydim, fakat 2010 1 Mayısıyla geçen yılki 1 Mayıs’ın arasında dağlar kadar fark vardı. Bunun en önemli sebeplerinden birisi bu yıl UİD-DER’le katılmış olmamdı.
Esenler Karabayır’dan bir inşaat işçisi
(19.05.2010)
İlk defa bu sene katıldım 1 Mayıs’a. UİD-DER’le birlikte. Alan çok kalabalıktı ve ben ilk defa böyle bir kalabalığın içine girdim. Kortej olarak atılan sloganlar çok iyi ve anlamlıydı.
UİD-DER’li öğrenciler
(19.05.2010)
1 Mayıs mitingine UİD-DER kortejinde katılan öğrenci kardeşlerimiz, o gün yaşadıkları heyecanı ve coşkuyu yazdıkları mektuplarda dile getirdiler.
İMES’ten bir işçi
(18.05.2010)
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ın ardından UİD-DER Bostancı temsilciliğinde bir değerlendirme etkinliği gerçekleştirdik. Etkinliğin sınıf kürsüsü bölümünde işçi arkadaşlarımız 1 Mayıs’ı değerlendirdiler.
Gebze’den bir işçi
(18.05.2010)
16 Mayıs Pazar günü derneğimizin Gebze temsilciliğinde, “UİD-DER’le 1 Mayıs” şenliği gerçekleştirildi ve 32 yıl aradan sonra Taksim meydanında gerçekleşen 1 Mayıs kutlaması değerlendirildi. Etkinliğe sinevizyon gösterisi ile başlandı. İlk olarak Türkiye işçi sınıfı açısından önemi büyük olan 1977 Taksim 1 Mayısı ekranlara geldi.
Bostancı’dan bir işçi
(18.05.2010)
İki hafta önce, Taksim’de, işçi sınıfının uluslararası 1 Mayıs mücadele gününü kutladık. 16 Mayıs Pazar günü de derneğimizde düzenlediğimiz etkinlikte hem 1 Mayıs’ın değerlendirmesini yaptık hem de gelecek 1 Mayıs’a dair yapmamız gerekenler hakkında sohbet ettik.
Mersin’den bir işçi-öğrenci
(17.05.2010)
1 Mayıs’ta her işçi gibi bizler de alanlardaydık. Benim için bu 1 Mayıs’ı farklı kılan bir şey vardı tabii. Bu sene işçilere 1 Mayıs alanı olarak Taksim açılmıştı. Ve yıllar sonra ilk defa, coşkulu ve kitlesel bir 1 Mayıs, şiarına uygun bir şekilde gerçekleşmiş oldu.
Sincan Organize Sanayi Bölgesinden bir metal işçisi
(17.05.2010)
1997 yılında ilk 1 Mayıs’a katıldığımda, patronuma karşı çıkarak, ya 1 Mayıs’a giderim ya da işten ayrılırım demiştim. İlk kez o zaman patrona karşı isyan etmiştim ve o günden bu yana her 1 Mayıs mitingine katıldım. Bu sene ilk kez 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak için arkadaşlarımla İstanbul’a gittim.
Gazi Mahallesi’nden bir kadın tekstil işçisi
(17.05.2010)
1 Mayıs’a günler kala iyice heyecanım artmıştı. Bu seferki öncekilerden biraz daha farklıydı. Bu heyecanımı farklı kılan ise 1 Mayıs’ımı birleşik ve kitlesel kutlayacak oluşumuzdu. Tüm sendikalar, emekten yana siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri…
Akkardan’dan direnişçi bir işçi
(16.05.2010)
Ben direnişçi bir Akkardan işçisiyim. 1 Mayıs’a UİD-DER’le katıldım. 1 Mayıs’ı Taksim’de kutlamak, Taksim heyecanını yaşamak, yıllar sonra kitlesel olarak bir arada olmak çok güzeldi. Günümüze baktığımızda işten atılmalar bir yandan, uzun çalışma saatleriyle krizin bedelinin, faturasının biz işçilere kesilmesi diğer yandan.
Marmara Üniversitesinden UİD-DER’li bir öğrenci
(16.05.2010)
UİD-DER’in Gebze Gençlik Komisyonu olarak düzenlemiş olduğumuz piknikte neler yaşadığımızı bir üniversite öğrencisi olarak sizlerle paylaşmak istiyorum.
Gebze’den bir petro-kimya işçisi
(16.05.2010)
Son 3-4 yıl alan tartışmaları yüzünden birleşik ve kitlesel kutlanamayan 1 Mayıs İşçi Bayramı bu sene coşkulu bir şekilde kutlandı. 2010 1 Mayıs’ı son yılların en güzel örneklerini içinde barındıran bir gün oldu. 2010 1 Mayıs’ının Taksim Meydanı’nda kutlanması da ayrıca önemliydi.
İşsiz bir metal işçisi
(16.05.2010)
Dostlar, 2010 1 Mayıs’ı bizler için dolu dolu geçti. Taksim’de olmasının ayrı bir önemi vardı. Yürüyüş yaptığımız yerlerden geçerken, duygulanmamak, geçmişimizi, işçi sınıfı olarak tarihimizi hatırlamamak elde değildi. O fedakâr mücadelelerle bizlere bıraktıkları miras ne bedeller ödenerek kazanılmıştı kim bilir.
Gebze’den bir metal işçisi
(16.05.2010)
Taksim’de 1 Mayıs kutladık, çok güzel geçti. Ama 32 yıl sonrasında Taksim’de kutlanan 1 Mayıs bence yine de tam bir kazanım olmamıştır. Aşılması gerekenler var, kazanılması gereken sendikalarımız var.
(13.05.2010)
Bizler deri sanayiinde, sendikasız bir fabrikada çalışan işçileriz. Çalışma koşullarımız çok ağır ve kadın-erkek demeden hepimiz bu koşullar altında her gün deri sanayiinin o ağır kokusunda işe başlıyoruz. 1 Mayıs sabahı ise fabrikamızdan işçi arkadaşlarla oturduğumuz yerlerden kalkan UİD-DER otobüsleriyle mitinge gittik.
Aydınlı’dan bir lise öğrencisi
(13.05.2010)
Biz UİD-DER olarak 1 Mayıs’a geçen sene Kadıköy’de katılmıştık. Hep beraber oradaki coşkuyu, birliği bu sene 1 Mayıs’a taşıdık. Bu 1 Mayıs’a gelene kadar grevlerde, direnişlerde ve mitinglerde yer alarak, fabrikalardaki kardeşlerimizi mücadelemize çağırdık, 1 Mayıs’a hazırlandık.
Aydınlı’dan genç bir deri işçisi
(12.05.2010)
Yine alanlardaydık, yine dostlarımızla beraberdik, yine sesimiz arşa yükseliyordu. Merhaba işçi kardeşlerim, öğrenci dostlarım, ezilen, sömürülen bütün insanlar… Hepimizin ortak sorunları bizi bir araya getiriyor. Hepimizin düşlediği dünya aynı. Hepimiz aynı şeyleri istiyoruz.
UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER
Share this