UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Çeşitli sorunlarİçerik yayınları

(09.03.2018)
Ben kamuda taşeronda çalışan bir sağlık işçisiyim. Yaklaşık iki yıldır bu sektörde çalışmaktayım. Çalışma koşullarımızın zorluklarıyla beraber çalıştığımız alanın yarattığı sorunlarla da boğuşuyorum. Hastanelerin iç karartan sorunlarının farkındasınızdır. Acil servisin ve polikliniklerin yoğunluğu...
(06.03.2018)
Kanser ve şeker hastalıklarında hızlı bir artış var. Her iki hastalık da vücudu yıkıma uğratan, organ yetmezliklerine sebep olan ve tedavi sürecinin çok zor olduğu hastalıklar. Bu hastalıkları kendisi yaşayanlar ya da bir yakını aracılığıyla bilenler hastanın çektiği acıları, bazen tedavinin...
(03.03.2018)
Bu sözü kaçımız kullandık hayatımızda? Kaç kişi işçilerden adam olmayacağını geçirdi aklından? Hayatın zorlukları bizi o kadar bunaltıyor ki kendimiz hakkında ne düşündüğümüzü, ne düşüneceğimizi bilemez duruma geldik. Peki, bize bunları yaşatan, düşündüren asıl neden nedir? Gelin bu soruyu hepimiz...
(02.03.2018)
Derneğimiz UİD-DER çeşitli etkinlikler yapıyor. Bu etkinliklere işçi ailelerinin küçük bebekleri ve çocukları da katılıyor. Bir gün etkinlik sonrası sohbete çocuklar da katıldı. Burada işçi çocukları tertemiz, çocuk yürekleriyle düşlerindeki gelecek güzel günleri anlattılar. Bir arkadaşımız, nasıl...
(28.02.2018)
Geçenlerde işyerinde işler çok yoğundu. Ustabaşı hepimize “iş al, iş ver, boş bekleme, konuşma, çabuk ol”  diye bağırıyordu. Hemen aklıma altı sene önce izlediğim, UİD-DER tiyatro topluluğunun sahnelediği Köle İbrahim Tuhaf Konuşuyor adlı tiyatro oyunu geldi. İlk katıldığım etkinliklerden biriydi....
(25.02.2018)
Dünyamız kapitalizmin hüküm sürdüğü bir zamandan geçiyor. Fakat artık kapitalizm yaşlanmış ve çürümeye başlamış vaziyettedir. Kapitalizmin artık üçüncü dünya savaşının içinde olduğu gerçeği, bu çürümeyi tüm çıplaklığıyla gözler önüne seriyor. Kapitalizmin yaşadığı tarihsel kriz neticesinde oluşan...
(19.02.2018)
Sizlerle işyerinde bir işçi arkadaşımızın başına gelen bir olayı paylaşayım. Bizim işyerinde her sene maaşlara zam yapılır. Bu sene eski elemanlara çok az zam yapıldı, yenilere de hiç yapılmadı. Ben ve birkaç arkadaş zam istemek için müdürün yanına gittik. Önce ben içeriye girdim, zam istediğimi...
(18.02.2018)
Ben tekstil sektöründe çalışan bir kadın işçiyim. Küçük yaşta başladığım işçilik hayatım boyunca birçok sorunla karşılaştım. Çalıştığım tüm işyerlerinde siz işçi kardeşlerim gibi ben de çok uzun saatler ve düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldım. Biliyorum ki her sektörün kendine özgü koşulları ve...
(16.02.2018)
İçerisinde yaşadığımız toplumsal ve ekonomik sistemin adı kapitalizmdir, bu sistem yapısı gereği toplumu iki farklı gruba ayırır: işçiler ve patronlar. Bu sebeple konu her ne olursa olsun, yani hayatla ilgili neden bahsedersek bahsedelim karşımıza iki farklı sınıf çıkarı ortaya çıkar. Sanki iki...
(14.02.2018)
Herkesin istediği huzurlu, mutlu bir hayattır herhâlde. Kimi ev almak ister, kimi araba, kimi düzenli bir şekilde aybaşını getirmek, kimisi çocuğunun üniversiteyi kazanmasını ister; kimisi sevdiğine kavuşabilecek mi diye sabırla bekler; kimisi de içkici kumarbaz kocasının düzelmesini, kimisi hasta...
(13.02.2018)
“Terazi tartıyla, her şey vaktiyle ölçülür” atasözünde dediği gibi “Zamana Karşı” filminde de her şey zamanla ölçülüyor. Filmde paranın yerini “zaman” alıyor. Tüm insanların kollarında sahip oldukları zamanı gösteren saatler var. Saatler 25 yaşından sonra çalışmaya başlıyor. Zenginlerin...
(12.02.2018)
Uzun yıllar çalıştığım firmadan kötü çalışma şartları ve sağlığımın bozulması nedeniyle ayrılmaya karar verdim. Aynı işyerinde 10 yıldan fazladır çalıştığım için tazminatımı alıp ayrılma hakkım vardı. Durumu işverene bildirdiğimde nankörlük ettiğimi, hiçbir hakkım olmadığını söyleyerek tazminatımı...
(11.02.2018)
Geçenlerde mesaim bitmiş, işçilerin emekçilerin doluştuğu otobüsle eve gidiyordum. Bir kadın iki çocuğuyla otobüse bindi. Çocuklardan birisi 10 diğeri ise 6 yaşlarındaydı. Çocukları güvenli bir yere zar zor yerleştirdikten sonra sordu çocuklara: “Bugün ziyafet yapalım kendimize, ne yiyelim? Ne...
(11.02.2018)
İş çıkışıydı. Uzun uzun yürüdüm. Hava soğuktu ve yakınlardaki bir alışveriş merkezine girdim. Çoğumuzun alışkanlığı haline gelmiş ya… Mağazanın birine girdim. Önümde sıralanmış yüzlerce çeşit kıyafet. Bakıyorum, bakıyorum… Sonra hoşuma giden bir kazağı aldım. İncelerken sesler duyduğumu sandım....
(10.02.2018)
Kapitalizm, insanı ve doğayı kendisiyle birlikte yok oluşa sürüklüyor. Bu köhne sistem altında yaşamak, emeğiyle geçinen milyarlarca insana ızdırap veriyor. Kapitalistler bir yandan emeğin sömürüsü üzerine kurulmuş hükümdarlıklarını zevkusefa içinde sürdürürlerken, bir yandan da işçileri emekçileri...
(07.02.2018)
Doğaya nasıl davranırsan o da sana öyle davranır! Çevremizi temiz tutarsak doğa bize iyi davranır, aksi halde doğa intikamını alır. Peki, çevremizi asıl kirletenler, doğa felaketlerine neden olanlar kimler? İntikamsa kimden, nasıl alınıyor? Geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü araba firması Volkswagen’...
(07.02.2018)
Bir kadın işçi olarak hayatın acımasız yüzüyle erken tanıştım. İnsanın insana yaşattığı zalimlikleri, hainlikleri gördüm. En önemlisi de çok insanın çıkarsız selam vermediğini gördüm. Hep sorardım kendime; çıkarsız arkadaşlıklar, dostluklar kurabilir miyim diye. Düşünürdüm, ama umutsuzluk ve...
(03.02.2018)
Et, binlerce yıldır insanların en temel besin kaynaklarından biridir. Bugün et, emekçilerin büyük çoğunluğu için artık kolay kolay ulaşamayacakları bir lüks haline geldi. İşçilerin ücretleri enflasyon karşısında eriyince birçok besin maddesi lüks haline geliyor. Türkiye’de etin kilosu 40 liranın...
(02.02.2018)
Her yeni yıla gözlerimizi vergilere yapılan zamlarla açtığımız gibi bu yeni yıla da vergilerdeki artışlarla girdik. Pasaporttan ehliyete, trafik cezalarından, özel iletişim vergilerine, benzinden gıda fiyatlarına, kiralardan elektrik, su gibi temel enerji giderlerine, gelir vergisinden motorlu...
(02.02.2018)
Geçenlerde çalıştığım marketlerden birinde bir işçi arkadaşımla yaşadığımız sorunlar üzerine sohbet ederken konu çalışma koşullarımızı düzeltmek için neler yapabileceğimize geldi. Sendikalı olmak gerektiği üzerine konuşurken, bana geçtiğimiz yıl yaşadıklarını anlatmaya başladı. Arkadaşım işe...
(01.02.2018)
Devlet neden okullarda bireylerin kendi haklarıyla ilgili derslere yer vermez? Neden okullarda bizlere kendi haklarımızı korumayı öğretmezler? Bizler bir işe girip çalışmaya başladığımızda sudan çıkmış balık gibi oluyoruz. Haklarımızı bilmediğimiz gibi, karşılaştığımız haksızlıklar karşısında...
(30.01.2018)
Ben devlet hastanesinde taşeron olarak çalışan bir sağlık işçisiyim. Yeni yılla birlikte yemekhanenin şirketi değişti. Yemeklerin kalitesi oldukça düştü. Birkaç gündür yemekhanede bir hareketlilik olduğunu sezinlemiştim. Bir gün öğle arası geldi ve tam yemeğe çıkacakken iki temizlik işçisi yolumu...
(27.01.2018)
Biz işçiler sabahın karanlığında işe gideriz. Akşamın karanlığında eve geliriz. Tüm yaşamımız çalışmak olmuş. E, haliyle bu da insanda denge bırakmıyor. Başıma gelen bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Akşam çok geç olmadan uyudum. Sabah erkenden uyandım, geç kalma korkusuyla çabucak hazırlanıp...
(26.01.2018)
24 Aralık 2017 tarihinde Başbakan Binali Yıldırım, 2018 yılı için 110 bin devlet memuru alınacağını kamuoyuna açıkladı. Bu 110 bin devlet memurundan 20 binini Milli Eğitim Bakanlığına alınacak öğretmenler oluşturuyor. 20 bin büyük bir sayı gibi duruyor ama açıkta olan öğretmen sayısıyla...
(25.01.2018)
Fabrikamızda yirmi beş senedir çalışan bir abi vardı. Bir gün her sabah olduğu gibi, çay saatinden sonra herkes tezgâhının başına geçmişti. Bu abi emekli olduğu için fabrikada lokum dağıtmıştı. Biz de arkadaşlarla takılıp “abi hadi yine iyisin. Tazminat alacaksın, bizi lokumla mı kandırıyorsun?...
(23.01.2018)
Yine bir işgünü, mesai saatinin bir kısmını tüketmiş ve çay molasına çıkmıştık. Kalabalık bir işyeri olduğu için ben de çay sırasına geçenlerin arasında beklerken etrafıma baktım. Bölümümüzde sevilen, sayılan bir abimiz durmuş etrafa bakınıp arkadaşları süzüyordu. Sıram geldiğinde hızlıca çayımı...
(22.01.2018)
Bizim Temel uluslararası ekonomi toplantısına katılır. Toplantıda devletin topladığı verginin dağılımı tartışılmaktadır. Konuşmacıların biri Amerikalı, biri Avrupalı, biri de Temel’dir. Amerikalı söz alır: -Bizim Amerika’da önce yere bir çizgi çizeriz ve sonra topladığımız vergileri havaya atarız....
(16.01.2018)
Uzun zamandan beri beyaz yaka-mavi yaka kavramına takılmış bir şekilde “ama ikisi de aynı şekilde çalışıp sömürülmüyor mu?” sorusunu sorardım. Sorunun cevabını staj yaptığım dönemde aldım. Stajımı bir havacılık firmasının teknik alanında yaptım. Fakat ağır işlerin yapıldığı alanlara girmemiz...
(04.01.2018)
Geçtiğimiz ay içerisinde patronlar medyası “ekmek israfına gramaj ayarı” diyerek haberler yayınladı. Yılın ilk haftasında da bu “ayar” yapıldı. “Tüketilemiyor, israf ediliyor,” gerekçesiyle 250 gram olan ekmek 200 grama düşürüldü. Ama bunun karşılığında ekmeğin fiyatı düşürülmedi. Yani ekmeğe gizli...
(03.01.2018)
Son zamanlarda haberlerde ve internette yer alan “Mavi Balina” adlı oyunun sonuçlarını görüp okuyoruz. Dünya çapında yasaklanan oyun birçok sosyal medya bağımlısı genci ağına çekip psikolojik baskı ile hayatlarını mahvediyor ya da sonlandırıyor. Mavi Balına adlı oyun çeşitli sadist görevlerle...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this