UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Çeşitli sorunlarİçerik yayınları

(08.07.2009)
Başbakan Erdoğan, kamuda süren toplu iş sözleşmelerine değindiği konuşmasında, yaşanan süreci “istismar yapıyorlar” sözleriyle nitelendirdi. İstismar etmek “birinin iyi niyetini kötüye kullanmak”, “sömürmek” anlamına geliyor. Başbakana göre, bütün bir yıl canla başla çalışan bir işçinin, yılsonu...
(07.07.2009)
Orhanlı bölgesinde bir terlik fabrikasında çalışmaktayım. İş koşulları oldukça kötü! Bunun yanı sıra yemekhane ve yemekler oldukça kötü. 12 saat çalışıyoruz ama yemek olarak bozuk çorba ve ekşi yoğurttan başka bir şey yok. Yevmiye usulü çalışıyoruz, fakat ücret ödemeleri iki haftada bir olması...
(19.06.2009)
Çalıştığım fabrikada cep telefonu yasak. Fabrikaya girerken arama yapılıyor ve cep telefonlarımızı güvenliğe teslim edip öyle fabrikaya giriyoruz. Yani işyerine girdiğimiz andan itibaren dış dünyayla tüm bağlantılar kopuyor, çünkü bizler telefonlarımız yanımızdayken çalışmayıp kaytarıyormuşuz.
(19.06.2009)
Çalıştığım işyerinde sevgili patronumuz tuvalet ihtiyacımızı iş saatinde karşılamamamız için karar almış almasına da bunu hayata geçirmenin yollarını arıyor. Geçen gün müdür tuvaleti temiz tutmadığımızı, gittiğimizde yarım saat gelmediğimizi vs. vs. anlattı. Konuşmanın en başından beri hep...
(17.06.2009)
UİD-DER’le tanışmadan önce, ben de birçok işçi arkadaşım gibi sigortasız çalıştım. Maalesef asgari ücretin üzerinde aldığım maaş gözümü boyuyordu. Emekli olmak, hastalanmak, iş kazaları gibi şeyler aklımın ucundan bile geçmiyordu. Kıdem tazminatı gibi sosyal haklarımı bilmiyordum.
(14.06.2009)
Anadolu yakasında işçi kardeşlerimizin çalıştığı matbaa fabrikalarından biri de Umur Matbaasıdır. Umur fabrikasında bülten dağıtımlarımızı sürdürüyoruz. Dağıtımlarımız esnasında işçilerle tanışıyor, işçiler için birlikte mücadele etmenin önemine değiniyor ve Umur işçilerinin sorunları üzerine...
(11.06.2009)
Ben bir dönem Çorlu tabakhanelerinde, şimdi ise Tuzla’da çalışan bir deri işçisiyim. Deri işçiliğim boyunca hayatımdan hiç memnun olmadım. Nedeni ise, işkolumuzda çalışma koşullarının ağır olması ve emeğimizin karşılığını alamamak.
(10.06.2009)
Barsan Global Lojistik’te üç ay önce kriz gerekçe gösterilerek işçilerin ücretleri yarıya düşürülmüş, bir ay önce de öğle yemeği kaldırılmıştı. Öğle yemeklerini bir aydır işçiler evlerinden getiriyorlar. Üstelik işçilerin yemek paralarını alıp alamayacakları da belli değil.
(10.06.2009)
Bizler patronlara ancak bireysel değil toplu hareket ederek karşı koyabiliriz. Aksi takdirde patron bütün işçi arkadaşlara bu tarz davranmaya devam edecektir. Örgütlü gücümüzle patronların tüm baskılarını geri püskürtebiliriz
(04.06.2009)
Matbaa işçisi olarak bizler her gün, tonlarca kâğıdın, milyonlarca adet reklâm ürünün elimizin altından akıp gitmesine şahit oluyoruz. Ürettiklerimizin her biri patronların reklâm, afiş, fatura gibi ihtiyaçları için kullanılıyor. Birkaç gün sonra da yırtılıp atılıyor.
(04.06.2009)
Ben çorap fabrikasında çalışan bir işçiyim. Patronumuzun çok değer verdiği, sevdiği bir köpeği var. Bu köpeğin her şeyiyle kendisi ilgileniyor, onun için en pahalı mamaları alıyor. Geçtiğimiz günlerde patronumuz o çok değerli köpeğini köpek kuaförüne götürmüş. Her ay, belki de her hafta olduğu gibi...
(03.06.2009)
Ben TOKİ’de çalışmakta olan bir işçiyim. Aylardır çok ağır koşullarda çalışıyoruz. Dinlenmek için hiç vaktimiz yok, hafta sonları bile çalışıyoruz. Köyümden çıkıp gelirken böyle kötü koşullarla karşılaşacağımı hiç düşünmemiştim.
(03.06.2009)
Biz hiçbir zaman kafamızdan şunu çıkarmamalıyız: kurtuluş yolu hiçbir zaman bireysellikten geçmez, biz bir şeyler yapmak istiyorsak, amacımıza ulaşmak istiyorsak, kendimiz ile birlikte diğer insanlarla da bunu başarmalıyız.
(26.05.2009)
İstanbul Karayolları Birinci Bölge Müdürlüğünde çalışan Yol-İş baş temsilcisi Naci Göçer ve karayolları işçileriyle, yaşadıkları sorunlar ve sendikal mücadele hakkında, işyeri temsilcilik odasında sohbet ettik. Bir başka Karayolu işçisi ise özellikle sendika şube başkanlarına seslenerek “sendikacı...
(26.05.2009)
Yaşanmakta ve her gün biraz daha derinleşmekte olan ekonomik kriz, sermaye cenahında, krizden çıkış için sürekli yeni arayışları gündeme getiriyor. Bir şekilde bu krizin faturasının biz emekçilere yüklenmesi için her gün yeni yollara başvuruyorlar.
(26.05.2009)
Vardiyalı bir işyerinde çalışıyorum. Patron efendi gece vardiyasının yemeklerini kaldırmış ve işçiler buna ses çıkarmamış zamanında. Şimdi yeni kuralıysa gündüz vardiyasında, yemekhanede, elinde kâğıtlı kalemli birinin çöpün başında durması. Çöpe kim yemeğini atıyorsa ismini yazıp patrona veriyor.
(21.05.2009)
Gebze Belediyesinin temizlik işlerini yürüten taşeron şirket Teknik Katı Atık’ta işçilerin yaşadığı sorunlar 19. yüzyıl koşullarını aratmayacak boyutlara ulaştı. Taşeronluk sisteminin yaygınlaşmasıyla birlikte işçilerin sorunları katlanarak artmaya devam ediyor.
(12.05.2009)
Hacettepe Üniversitesi Tıp Fakültesi’nde, Marmara isimli taşeron şirkette, yaklaşık 1100 işçi çalıştırılıyoruz. Hastanenin temizlik, hasta bakımına yardım ve yemek dağıtımı işini çok büyük oranda taşeron firmadaki biz işçiler yapıyoruz. Şirket yaklaşık iki yıldır ücretlerimizi aksatarak ödüyor.
(07.05.2009)
Yamyamlar insan eti ile beslenir, patronlar da işçilerin haklarını gasp ederek, ağır işlerde sigortasız, çok düşük ücretlerle, çok uzun saatler çalıştırarak beslenirler. Bizleri köle gibi görürler.
(16.04.2009)
29 Mart yerel seçimleri ülke genelinde burjuvazinin ve onun temsilcileri olan adayların birbirleriyle amansız yarışına sahne oldu. Ekonomik ve sosyal durumumuzu iyileştireceklerini söyleyip biz işçilerden oy istediler.
(12.04.2009)
Hayatın akışı içerisinde fabrikalarımızda bin bir türlü sorunla baş başa kalıyoruz. Her gün üstümüze bir yük daha vurulmasının yanı sıra ücretlerimizi gününde alamama, kalitesiz yemekler ve baskı altında çalışmalar günden güne çoğalmakta.
(09.04.2009)
Kriz gerekçesiyle işçilerin işten atıldığı, ücretsiz izinlere çıkarıldığı Autoliv fabrikasında, krizden kâr sağlama çabaları akıl almaz yöntemlerle devam ediyor. İşçi sayısını neredeyse yarı yarıya azaltan patron, “krizden kurtulmak için tasarruf yöntemleri” başlığıyla bir liste düzenledi...
(05.04.2009)
Bizler Gebze Organize Sanayi Bölgesinde kurulu olan ABD sermayeli bir fabrikada çalışmaktayız. Tüm dünyayı saran, sorumlusu bizler olmamamıza rağmen faturasının bizlere ödetildiği bu krizden ne yazık ki bizler de etkilenmiş bulunmaktayız.
(28.03.2009)
Bayrampaşa bölgesinde mutfak malzemeleri üreten Jumbo’da işçiler iki aydır esnek çalışma adı altında çalıştırılarak krizin faturasını ödemek zorunda bırakılıyor.
(24.03.2009)
Çalıştığımız fabrika ilkel çalışma koşullarıyla, düzensiz iş saatleriyle, sakatlı ve ölümlü iş kazalarıyla bölgede tanınan bir fabrika. Patronumuz ise her ne kadar dini vecibelerini yerine getiren ve reklâmcı Müslümancılığıyla tanınıyor olsa da, aslında o da diğer rakipleriyle uluslararası arenada...
(24.03.2009)
Kapitalizmin yarattığı kriz derinleşerek devam ediyor. Metal sektörü de bu krizden en çok etkilenen sektörlerden biri. Ben de metal sektöründe çalışan bir işçiyim. Çalıştığım fabrikada Birleşik Metal-İş Sendikası yetkili. Geçtiğimiz günlerde işyeri temsilciliği seçimi yapıldı.
(20.03.2009)
Tüm patronlar sınıfı gibi, Alba Kalıp patronu da krizi fırsata dönüştürmek istiyor. İşsizliği, işçilere tehdit olarak kullanıyor. İşçilerin çalışma sürelerini ücret ödemeden uzatmak istiyor.
(20.03.2009)
Arkadaşlar, bugün birlik ve beraberliğin önemi bir kat daha artmış durumda. Patronlar türlü dalavereler yaparak biz işçileri her zaman bölmeye uğraşır, çoğu zaman da başarılı olurlar. Patronunun oyunlarına kanmayalım. Fabrikalarımızda sendikaları yok etmeye çalışıyorlar. Örgütlülüğümüzü...
(17.03.2009)
Birçok sektörde çalışan işçiler işten atılıyor veya ücretsiz izinlere çıkartılıyor. Yıllarca işçilerin sırtından muazzam kârlar eden patronlar sınıfı, kapitalist sistemin doğal bir uzantısı olan krizin bedelini işçi-emekçilere ödetmeye çalışıyor.
(14.03.2009)
Ben bir fabrikada vardiyalı çalışan bir işçiyim. Her gün 12 saat en kötü koşullarda çalışıyoruz. Ücretlerimiz düzenli ödenmiyor, yemeklerimiz berbat, yorgunluktan tuvaletlerde uyuyoruz. Patronlar sınıfının uşaklığını yapan ustalar ve şefler azgınlaşarak üstümüze geliyor ve patronların çıkarlarını...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this