UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Çeşitli sorunlarİçerik yayınları

(22.11.2008)
(21.11.2008)
AKS Otomotiv işçileri bir yandan sendikal mücadeleye devam ederken bir yandan da patronun saldırılarına direniyor. Patron, ay sonunu dahi getirmeye yetmeyen ücretlerimize göz dikmiş durumda.
(12.11.2008)
Kent Gıda patronları bundan bir ay öncesinde 24 işçi arkadaşımızı usulsüz bir biçimde işten atmıştı. Patron, bu arkadaşlarımızın işe iade davası açmaması için birçok dalavereye başvurdu ancak arkadaşlarımızın davayı açmasına engel olamadı.
(06.11.2008)
Dünyada yaşanan ekonomik kriz ister istemez Türkiye’yi de etkilemeye başladı. Türkiye’nin sayılı firmalarından Brillant tül perde yakın bir döneme kadar dünyanın hemen her ülkesine üretim yapıyor, ülkelerin sayısı arttıkça işçilerin sırtındaki kırbaç da daha fazla şaklıyordu. Şu günlerde ise...
(06.11.2008)
Kapitalist sistemin içine girdiği kriz her sektörde işsizliği artırmaya devam ediyor. Bundan deri sektörü de nasibini aldı. İşten çıkarmalar ve fabrikaların kapatılması giderek yaygınlaşıyor. Çorlu Deri Sanayiinde 60 fabrika kapatıldı
(06.11.2008)
İşçi sınıfına dönük saldırılar hem yasal yollarla hem de yasadışı yollarla artarak devam ediyor. Bu saldırılardan biri de taşeronluk sistemi. Bu uygulama yüzünden koşullar gün geçtikçe daha da kötüleşiyor.
(06.11.2008)
Bir perde fabrikasında temizlik bölümünde çalışıyorum. Normalde 3 vardiyalı bir işyeri. Bazen 12 saat çalıştırılıyoruz, bazı bölümlerde ise 16 saat çalıştırıyorlar. Ben 2 makineye birden bakıyorum ve bölümün çoğu da benim durumumda.
(02.11.2008)
Ben Kent Gıda fabrikasında çalışan bir işçiyim. Birkaç gün öncesinde arkadaşımın başına gelen bir olayı sizinle paylaşmak istiyorum.
(28.10.2008)
Şekerpınar caddesi üzerinde bulunan, M&T Displays fabrikasında tek vardiya halinde 350 işçi çalışıyordu. Yurtdışına reklâm panoları üreten fabrikada kriz var denilerek bu ay 110 işçinin işine son verildi.
(28.10.2008)
Eylül ayından bu yana 40 işçi arkadaşımızın işine son verildi. Bu sayı giderek artıyor. Kasım ayı içinde 50 işçi arkadaşımızın daha işten atılacağına dair haberler yayılmış durumda.
(23.10.2008)
Bu fabrikada patron bir kişi fakat biz 300 kişiyiz. Tek bir şey yapmamız yeter ve yetecek. Bir araya gelmeli, sorunlarımızı tartışmalı, birbirimize güvenmeliyiz. Patronun oyunlarına gelmeden çözümü yaratmak üzere örgütlenmemiz gerekir. Örneğin mesailerin geciktirildiği bir dönemde, bir bölümdeki...
(22.10.2008)
Başbakan Tayyip Erdoğan “yaşanan kriz Türkiye’yi etkilemeyecek” diye kitleleri kandırmaya çalışıyor. Ama bizim bu yalanlara karnımız tok. Çünkü daha ben bu konuşmaları dinlerken çalıştığım fabrikada 13 işçi arkadaşımızın işine son verildi.
(22.10.2008)
Ne zaman dünyadaki ve Türkiye’deki gündeme dair haberleri radyo, televizyon ve çeşitli gazetelerden izlemeye çalışsam hep aynı şey zihnimde canlanır: “Gene azot örtüleme yapıyorlar.
(16.10.2008)
Son yıllarda yaşadığımız topraklarda, işçi ve emekçiler üzerinde yoğun bir baskı oluşturan neo-liberal saldırılarla beraber “kadrolu” öğretmenlik yapmak da tam bir hayal oldu. 200 binden fazla eğitim fakültesi çıkışlı atanmayı bekleyen işsiz öğretmen var.
(16.10.2008)
Merhaba dostlar, ben işçi sınıfının üniversitesi olan grev ve bir o kadar önemli grev ziyaretlerinin biz işçiler üzerindeki etkilerinden bahsetmek istiyorum.
(15.10.2008)
Minibüs ile okula giderken Gebze’de E-5 yolu üzerindeki Omtaş fabrikasının önünden geçerdik. Fabrika önünde önlükler giyinmiş, çaylarını yudumlayan, slogan atan işçileri gördüğümde “bu adamlar ne yapıyor” sorusunu sürekli kendime sorardım.
(12.10.2008)
Evet 21. yüzyıldayız ve burjuvazi tüm iğrençliğiyle örgütsüz işçi sınıfının tepesine çullanmış durumda. Ben büyük bir tül perde fabrikasında çalışıyorum. Fabrika son teknoloji dev makinelerle üretim yapıyor. Bir işçinin bir günde ürettiği, bir aylık ücretini geçer. Camlarınıza taktığınız perdeler...
(09.10.2008)
Kapitalizm, ABD’de finans şirketlerinin birbiri ardına iflas açıklamalarıyla giderek büyüyen bir ekonomik krizin içinde. Türkiye’de Ford Otosan’ın üretiminin %33’ünü Polonya’ya taşıma kararı, otomotiv yan sanayisini de derinden etkiledi. Benim çalıştığım fabrika da bunlardan biri.
(06.10.2008)
En basit bir iş görüşmesinde bile önümüze bir sürü testler, mülakatlar ve patronların bitip tükenmeyen istekleri sıralanıyor. Ama bütün bunların karşılığında bize verilen sadece asgari ücret, fazla mesailer ve sosyal güvencesizlik.
(06.10.2008)
Çevremize şöyle bir başımızı kaldırıp baktığımızda bu sistemin insanların nasıl da sonunu hazırladığını görürüz. Gencecik insanlar yok olup gidiyorlar. Bu sistem öyle bir sistem ki bütün yaptıklarına rağmen yine de suçlu, kişiler olur.
(01.10.2008)
Tuzla ve Yalova’daki tersanelerde iş cinayetlerine kurban giden işçi sayısının 100’ü geçmesine rağmen tersaneler havzasında ciddi önlemler alınmıyor. Bir süre önce, ölümlü kazaların gerçekleştiği tersanelerin “eksiklerini tamamlayıncaya kadar” kapatılması gündeme geldi. Ancak birkaç gün içerisinde...
(23.09.2008)
Kölelik çağında, kölelerin efendileri kölelerinin karınlarını doyurmak zorundaydı. Bizler de bu düzenin ücretli köleleriyiz. Köleler gibi görünen zincirlerimiz olmasa da, bizleri bu düzene bağlayan kalın zincirlerimiz var.
(23.09.2008)
(11.09.2008)
Her birimizin çalıştığı işyerinde olduğu gibi benim çalıştığım yerde de sorunlar bitmek bilmiyor. Yaklaşık 450 işçinin bulunduğu bir metal fabrikasında çalışıyorum. Patron çoğu işçinin yıllık izinde olmasını da fırsat bilerek baskıcı uygulamaları bir bir hayata geçirmeye başladı.
(07.09.2008)
Baydemirler fabrikasında Brillant marka perdeleri üreten işçiler, ücretleri ve fazla mesaileri yaklaşık 2 aydır ödenmediği için 20 Ağustosta işi bıraktılar ve ücretleri ödenene kadar çalışmayacaklarını patrona bildirdiler.
(30.08.2008)
Birkaç senedir işyeri tatile çıkarken, üretilen ürünlerden işçilere poşetler içinde hediye dağıtıyor. Akşam mesaisi devam ederken dağıtım yapacakları haberini aldık. Paydos zili çaldığında hepimiz soyunma odalarına acele bir şekilde indik her zaman olduğu gibi.
(29.08.2008)
Dostlar, korkarım yakında nefes aldın iş kuralarını ihlal ettin diyecekler. Onlara göre biz nefes almadan durmaksızın çalışmalıyız, biz işçiler onlar için birer robot olmalıyız, su içmemeli, tuvalete gitmemeli, gülmemeli, konuşmamalı sadece çalışmalıyız, yani insanlıktan çıkmalıyız.
(28.08.2008)
DMO devlet sektöründe yer alan bir matbaa fabrikasıdır. Maliye Bakanlığının evraklarını, elektrik makbuzlarını, trafik ceza makbuzlarını, yani bize borç yükü olarak gerisingeri dönecek makbuzları üretiyoruz.
(26.08.2008)
Patronlar işlerine geldiğinde bizleri bir kâğıt parçası gibi kullanıp atıyorlar. Elbette ki yasaları da onlara hizmet ediyor. İş Kanununun 25/2 maddesi patronların bizleri tazminatsız işten çıkartmalarının yolunu döşüyor.
(24.08.2008)
Aslında biz işçiler olarak örgütsüz ve dağınık olduğumuz sürece kaybetmeye mahkûmuz. Örgütlü ve bilinçli olduğumuz zaman ise yalnızca altı aylık zammımıza değil koca bir dünyaya sahip olabiliriz.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this