UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Çeşitli sorunlarİçerik yayınları

Sancaktepe’den bir eğitim emekçisi
(11.03.2016)
Yeni atamaların yapılmasıyla birlikte aday öğretmenlerin stajyerlik dönemiyle ilgili tartışmalar daha da arttı. Benim çalıştığım okulda bu konu danışman öğretmenlerin belirlendiği son gün gündemimize girdi. Hiçbir arkadaşımızın danışman öğretmenlik yapabilecek öğretmenlerin belirlenip Milli Eğitim Bakanlığına bildirildiğinden son güne kadar haberi olmamıştı.
Ankara’dan hizmet sektöründe çalışan genç işçiler
(10.03.2016)
Bizler bir aile ve çocuk kulübünde çalışan genç işçileriz. Asgari ücretle 9 saat çalışıyoruz ve ulaşımımız da kendi cebimizden çıkıyor. 300 lira ulaşım olarak hesaplarsak bize kalıyor 1000 lira. Kulüpte hafta sonları doğum günü, kahvaltı vs. olur. Ve müşteri gelir akın akın… Biz ise karın tokluğuna çalışmaya devam ederiz.
Sincan Organize’den bir kadın işçi
(01.03.2016)
Ben Ankara Sincan Organize’de Termikel fabrikasında çalışıyorum. Fabrikada o kadar çok sorunumuz var ki anlatmaya hangisinden başlasam bilemiyorum. Asgari ücretin 1177 lira olmasıyla birlikte neredeyse her ay, en az 10 gün gecikmeyle aldığımız maaşlarımızı artık hiç alamaz olduk.
Sincan Organize’den bir işçi
(01.03.2016)
Sincan organizede çalışan bir işçiyim. Çalıştığım fabrikadaki işçi arkadaşlarım her ay ödenmeyen maaşlar ve pek çok başka konuyu Çalışma Bakanlığı’na şikâyet ederek hakkını aradığını zannediyor. Ama yanılıyor.
(24.02.2016)
Kölelik, Yunan ve Roma gibi pek çok uygarlıkta hayat bulmuş bir sistemdir. Köle olan anne babadan dünyaya gelenler köle olur ve hayatları boyunca efendileri için çalışırlardı. Savaşta tutsak edilmek, borcunu ödeyememek de köle olma nedeniydi. Köleler, tarlalarda, ev hizmetlerinde, madenlerde, taş ocaklarında çalıştırılırlardı.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(24.02.2016)
Ocak ayı bitti, Şubat ayı bitmek üzere ve biz hâlâ ne zamlarımızı öğrenebildik ne de maaşlarımızı alabildik. Dün işyerimizde bir toplantı yapıldı ve genel müdürümüz şunları söyledi: “Sizlere zam yapabilmemiz için bizim de müşteriden almamız gerekiyor. Elimizden gelenin en iyisini yapacağımıza hiç şüpheniz olmasın.
Tuzla’dan bir grup metal işçisi
(18.02.2016)
Metal sektöründe çalışan bir grup işçiyiz. Çalıştığımız fabrika dünya çapında bilinen ve enerji sektöründeki ilk on firmadan biri. Öyle ki günlük üretimi yüz binlerce lira diyebiliriz. Böyle bir fabrikada her şeyin güllük gülistanlık olduğunu düşünebilirsiniz. Ama ne yazık ki durum hiç de öyle değil.
Esenyurt’tan bir kadın işçi
(18.02.2016)
Tekstilde-hazır giyimde çalışan arkadaşlar iyi bilirler bu iş arabesksiz olmuyor. Tekstille bütünleşmiş bir müzik kültürüdür. Sizi çalıştıran, işe yoğunlaştıran, temponuzu düşürmeyen bir müzik türüdür. Kimi işçiler “ya ben sevmiyorum, nefret ediyorum, dinlemek istemiyorum” dese de işçilerin çoğunluğu için çok anlamlıdır.
Esenyurt’tan bir grup tekstil işçisi
(17.02.2016)
Bizler çeşitli tekstil fabrikalarında çalışan kadın işçileriz. Son süreçte asgari ücrete gelen “zam” bizlerin de fabrikalarında, işçiler arasında hepten huzursuzluğa neden oldu. Örneğin son dönemlerde bazılarımızın çalıştığı yerlerde eski işçileri çıkarıyorlar.
Adana’dan İşçi Dayanışması okuru bir işçi
(13.02.2016)
“Böl, parçala, yönet” patronların ve onların siyasetini yürüten patron partilerinin kullandıkları bir yöntemdir. İşçi sınıfı olarak bizler bu oyuna gelmekten ve birlik olamamaktan çok yakınırız. Ve hep şöyle deriz: “Ah birlik olabilsek!”
Ankara’dan matbaa-yayın işçileri
(11.02.2016)
Biz matbaa-yayın sektöründe çalışan işçileriz. Bu sektörde çalışan işçiler olarak birçok sıkıntı yaşıyoruz ve çok dağınık haldeyiz. Herhangi bir sendikamız yok. Çoğu zaman işyerlerimizde hak mücadelemizi bireysel yürütmek zorunda kalıyoruz. Her geçen gün patronlar haklarımızı elimizden alıyorlar.
Gebze Güzeller Organize Sanayi Bölgesi’nden bir kadın işçi
(05.02.2016)
Hepimizin çoğu kez duyduğu bir cümledir “eğitim şart”. Eğitmek kelimesi, ehlileştirmek, itaat ettirmek, beslemek anlamını taşıyan “iğitmek” sözcüğünden türemiş. Eğitim ailede başlar diye öğretilir bizlere okullarda.
Çayırova’dan bir metal işçisi
(04.02.2016)
Dünyanın 17. büyük ekonomik gücü haline gelen Türkiye’de patronlar işçileri iliklerine kadar sömürerek, adlarını en zenginler hanesine yazdırıyorlar. Bunlardan bir tanesi de sahibi olduğu Yıldız Holding’in cirosunu beş yılda ikiye katlayan Murat Ülker’dir.
Gebze’den bir metal işçisi
(03.02.2016)
İnsanların olmazsa olmaz ihtiyaçları vardır. Beslenme, eğitim, giyim, sosyal hayat, barınma gibi. Kuşkusuz bu ihtiyaçların başında barınma ihtiyacı geliyordur. Özellikle de soğuk kış günlerinde başını sokacak sıcak bir yer gereksinimi bütün canlılar için hayati önem taşıyor.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(03.02.2016)
Uzun yıllardır fabrikalarda çalışıyorum. Yeni girdiğim işyerinde yaklaşık 4 aydır çalışıyorum. Çalıştığım bu süreye rağmen hâlâ kadroya kalıp kalmadığım belli değil. Benimle birlikte aynı tarihte işe başlayan arkadaşlarım da aynı şekilde kadrolu olup olmadıkları konusunda net bir bilgi alamıyorlar.
Metal işçisi bir kadın
(02.02.2016)
Bundan bir ay kadar önce yılsonu geldiği için her fabrikada olduğu gibi, bizim fabrikada da sayım yapıldı. Ama işyeri sayım işini birkaç işçi ile gerçekleştirdiği için, geriye kalan diğer işçilere de “boş kalmasın” denilerek işçi sağlığı ve iş güvenliği eğitimi verildi.
Ankara’dan bir kadın işçi
(30.01.2016)
Gelişen teknoloji sayesinde uzaktan kontrol yöntemiyle belirli bir merkezden işyerlerinin denetimi ve yönlendirilmesi mümkün olabiliyor. İşverenler bu tür teknik olanakları, kendi çıkarları doğrultusunda işçilerin izlenmesi amacıyla kullanıyorlar.
Sincan Organize’den bir işçi
(29.01.2016)
Patronlar her türlü yolu kullanarak işçileri baskı altına almaya çalışırlar. Çıkıp karşımıza utanmadan “biz bir aileyiz derler.” Ancak ücret konusuna gelince nedense aile olduğumuzu unuturlar. Patron güdümlü sendikalar ise işçi sendikası maskesi altında sermayeye hizmet eder.
Adana’dan UİD-DER’li bir işçi
(29.01.2016)
Belçikalı Godiva ve İngiliz United Biscuits’i alarak dünyanın en büyük üçüncü bisküvi üreticisi olan Ülker’in 2015 cirosunun yüzde 25’ini United Biscuits oluşturdu. United Biscuits’in 2015 cirosu 2 milyar sterlin! 1 sterlin 4 lira 35 kuruş. Yani UB’in 2015 cirosu 8,7 milyar lira.
Tuzla’dan taşeron bir metal işçisi
(23.01.2016)
Bir metal fabrikasında altı aydır taşeronda çalışıyorum. Ben işe başladığımda fabrikada kadrolu işçi arkadaşların sendikalaşma çalışması vardı. Sendikaya üye olan işçi arkadaşlarımın bile ümitsiz olduğu, başaramayacaklarını düşündüğü sendikalı olma mücadelesi olumlu sonuçlandı.
Esenyurt’tan bir kadın tekstil işçisi
(21.01.2016)
Firmamız 2016’ya hızlı girdi. Yeni yılın ilk gününde bölüm sorumlumuz elindeki listeye göre tüm işçileri tek tek yanına çağırıp “bundan sonra herkese toplu izin kullandırılmayacak, yazın üretim devam edecek. Bundan dolayı yarın senelik izne çıkıyorsunuz, yönetimin kararı bu, itiraz kabul edilmeyecek” dedi.
Bir posta işçisi
(14.01.2016)
İlkokula gönderildiğimiz ilk günden beri bize öğütlenen bir şey var “oku da adam ol!” Elbette sadece okumakla adam olunmuyor. Okula gittiğimizde bize okutulanların birçoğunu hiç sevmedik. Ama adam olabilmek için hepsini okumak zorunda kaldık. Kimimiz okulu bitirdik, kimimiz bitiremedik ama hepimiz geçinebilmek için işçi olmak zorunda kaldık.
Adana’dan bir inşaat işçisi
(13.01.2016)
Felaket olmasa da iyi bir gün geçirdiğim söylenemez. Hastanede iki farklı bölüme gitmem gerekti. Birisi yıllardır kokusundan kurtulamadığım ayaklarım için, diğeri de artık yaşlanmaktan kaynaklı yakını görme sorunu ve beni ölene kadar kendine mahkûm eden göz tansiyonu için. Göz sırasına girdim. 45. sıradayım.
Tek Gıda-İş üyesi bir işçi
(12.01.2016)
35 yaşındaydı… Üç çocuk babasıydı… Uzun yıllar çalıştığı fabrikada eylemler gelişmeye başlayınca, işçi arkadaşlarının yanında yer aldı. Bir iki hafta süren eylemler neticesinde bir grup işçiyle beraber işten atıldı. Uzun yıllardır çalıştığı fabrikada sahip olduğu ücret ve sosyal hakları böylece kaybetti.
Sarıgazi’den bir otomotiv işçisi
(07.01.2016)
Türk-İş’in yaptığı araştırmaya göre Aralık ayında açlık sınırı 1385 lira, yoksulluk sınırı ise 4512 lira olarak açıklandı. Açlık ve yoksulluk sınırının tanımına baktığımızda bu hesaplamanın nasıl yapıldığını da anlayabiliyoruz.
Gebze’den bir metal işçisi
(05.01.2016)
Milli piyango, sayısal loto, at yarışları ve iddaa gibi şans oyunları hemen hemen her hafta oynanır. Elbette kıt kanaat geçinen işçilerin birçoğu da bu şans oyunlarını bin bir umutla oynar. Sonra sonuçları beklemeye başlar: “Acaba büyük ikramiye bu sefer bana çıkacak mı?”
Sarıgazi’den bir matbaa işçisi
(03.01.2016)
Bülten dağıttığımız fabrikadaki bir işçiyle asgari ücret üzerine sohbet ediyorduk. “Asgari ücret yetiyor mu, asgari ücretin daha yüksek olması için ne yapmalıyız?” diye sordum. “Düşük ama ne yapabiliriz? İşçiler bir araya gelmez, bu çok zor, en güzeli ne yapabilirsen kendin yaparsın” dedi.
Pendik’ten bir kadın işçi
(30.12.2015)
Bir seneden fazladır bir işyerinde engelli kadrosunda temizlik işinde çalışan bir kadın işçiyim. Asgari ücret 1300 lira olacak diye işyerinde bize uygulanan baskı iyiden iyiye arttı. “Asgari ücret 1300 lira olacak” deniyor. Ama asgari geçim indirimi 1300 liranın içinde mi, dışında mı o da belli değil. Zaten iki kişinin yapabileceği işi tek başımıza yapıyoruz.
Avcılar’dan bir grup işçi
(27.12.2015)
Savaş, yoksulluk, açlık ve büyük yıkımlarla geçen bir yıl daha geride kalıyor. Yılbaşlarının vazgeçilmezi olarak görülen milli piyango biletleri ise işçilerin umut dünyası olmaya devam ediyor. Uzun kuyruklar oluşturan yoksul emekçilerin birçoğu para çıkarsa kredi borçlarını ödeyeceklerini söylüyorlar.
Sancaktepe’den bir matbaa işçisi
(25.12.2015)
AKP hükümeti hastaneleri daha iyi hale getirdiğini, parasız sağlıktan herkesin yararlanacağını söylüyor. Oysa durum hiç de öyle değil. Hastalandığımızda cebimizden para çıkmadan sağlık hizmetlerinden yararlanamayacağımız gerçeğini yaşadığım olayla daha da iyi anladım.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this