UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Çeşitli sorunlarİçerik yayınları

Ankara Sincan’dan bir grup işçi
(25.12.2015)
AKP’nin 1 Kasım seçimlerinden evvel “asgari ücret 1300 lira olacak” demesi üzerine çalıştığım fabrikada baskılar had safhaya çıktı. İşveren yeni uygulamaları hayata geçirmeden evvel fısıltı gazetesini fabrikaya yayarak işçilerin nabzını yokladı. Çünkü işçiler maaşların geç yatması nedeniyle bir kez iş durdurmuşlardı.
Sincan’dan bir kadın işçi
(25.12.2015)
Ben Ankara Sincan Organize’de bir fabrikada çalışıyorum. Çalıştığım bölümde tüm gözler üzerimizde. Bizleri dağıtmak, sindirmek için ellerinden geleni yapıyorlar. İşçi arkadaşlarımızdan biri Facebook’da yanda gördüğünüz fotoğrafı paylaştı.
Esenyurt’tan bir mağaza işçisi
(23.12.2015)
Ben Esenyurt’ta tekstil mağazasında çalışan bir işçiyim. Çalıştığım mağaza, yaklaşık 25 tane küçük esnafın bulunduğu bir çarşı içerisinde. Geçen sabah çarşıya geldiğimde esnafın bir telaş içinde olduğunu gördüm. Esnafın gerginliği yüzünden okunuyor, herkes birbirinden borç para istiyordu mahcup bir şekilde.
Esenyurt’tan bir işçi
(23.12.2015)
Bu sözü Esenyurt’ta çıkan bir yerel gazete haberinde okuyunca alaycı bir tebessüm etmek oldu ilk refleksim. Temizlik imandan geliyorsa bunlarda iman olmasa gerekti. Çok çevreci ve işçi dostu olan AKP’li Esenyurt Belediye Başkanı Necmi Kadıoğlu, sabahın erken saatlerinde, eline süpürgeyi alarak temizlik işçileriyle sokakları süpürmeye başlamış.
Çayırova’dan bir işçi
(16.12.2015)
Asgari ücretin 1300 liraya çıkarılması bütün işçiler arasında konuşuluyor. İşçilerin kafasında yüzlerce soru var. Mesela asgari ücretin biraz üstünde maaş alan işçiler için nasıl bir düzenleme yapılacak? Ağır ve tehlikeli işlerde çalışan işçiler için asgari ücret nasıl belirlenecek?
Esenyurt’tan bir market işçisi
(11.12.2015)
Dünyadaki tüm egemenler adeta sırt sırta vermiş tankıyla, topuyla üzerimize geliyorlar. Bizi vuracak silahları bize ürettiriyorlar, vergilerimizle daha çok silah alıp bizi daha çok vuruyorlar. Kendi saltanatlarını koruyabilmek için türlü türlü senaryolar yazıyorlar...
Kurtköy’den bir gıda işçisi
(10.12.2015)
İstanbul Anadolu yakasında yaşayan yaklaşık 4,7 milyon kişinin elektrik dağıtımını Ayedaş’tan 2013 yılında 1 milyon 227 bin dolar karşılığında alan Enerjisa, kâra doymuyor. Türkiye’nin en büyük sermayedarlarından biri olan Sabancı Holding, enerji sektöründe de işçi ve emekçileri sömürüyor.
Avcılar’dan bir kadın işçi
(02.12.2015)
Günlerin birinde bir Kürt, bir Ermeni, bir Türk, üç arkadaş, üç kan kardeşi erik çalmak için bahçeye dalmışlar. Bahçe sahibi Türk olduğu için ilk önce Ermeni’nin yakasına yapışmış. “Hadi bunlar Türk’le Kürt, ikisi de Müslüman, sen benim dinimden de değilsin ne hakla benim eriğimi çalarsın” deyip Türk’le Kürdü din kardeşliği bahanesiyle bir kenara ayırıp Ermeni’yi iyice bir dövmüş.
Çayırova’dan bir metal işçisi
(27.11.2015)
Seçimlerin ardından iğneden ipliğe pek çok şeye zam geleceğine dair haberler yayılmaya başladı. Tam bu söylentiler birçok kişinin ağzında dolanırken Gebzeli işçiler geçtiğimiz hafta zam haberiyle yeni bir güne uyandılar.
Ankara’dan UİD-DER’li bir kadın işçi
(25.11.2015)
Patronlar işçileri bir araç olarak görüyor. Amaçları işçiye az ücret ödeyip daha çok kazanmak. Taşeronlaşma, esnek çalışma, sendikasızlaştırma, uzun çalışma saatleri, işçiyi iş yükü altında ezip yalnızlaştırmak da bunun araçları.
Hadımköy’den bir işçi
(22.11.2015)
Milyonlarca işçinin ücretini belirleyecek bir asgari ücret belirleme dönemi daha yaklaşıyor. AKP hükümeti seçim vaatleri arasına “asgari ücreti 1300 lira yapacağız” vaadini de eklemişti. Oysa aynı AKP yıllardan beri kaynak yok bahanesiyle, yüksek vaatlerde bulunanlara “nereden bulacaksınız kaynağı” diyordu.
Bağcılardan bir kadın işçi
(21.11.2015)
Ben sizlere istikrarla büyüyen Türkiye’den işçilerin, emekçilerin payına düşen kısmı sadece bir örnekle anlatmak istiyorum. İstanbul Anadolu yakasında yaşayan herkes Gebze-Harem minibüslerini bilir. Bu minibüse her bindiğinizde adeta bir maceraya çıkmış gibi olursunuz.
Sefaköy’den UİD-DER’li bir işçi
(20.11.2015)
Sefaköy bir işçi semti. Adı bizleri yanıltmasın bu semtte işçiye sefa mefa yok. Kanarya, Söğütlüçeşme, İnönü, Kartaltepe gibi mahallelerde on binlerce işçi, çok düşük ücretlerle, kötü koşullarda yaşıyor. Öyle ki bu semtteki işçi evleri kutu kadar, resmen dökülüyor.
Pendik’ten bir büro işçisi
(20.11.2015)
Seçimler geldi geçti ama sorunlar olduğu yerde duruyor, hatta katlanarak devam ediyor. Bizler örgütlü işçiler olarak, seçimlerin işçilerin sorunlarına çözüm olmayacağını zaten biliyorduk. Fakat ne yazık ki örgütsüz işçi kitleleri AKP’nin “asgari ücrete zam” ve benzeri yalanlarına inanıyorlar.
Esenyurt’tan bir gıda işçisi
(20.11.2015)
Asgari ücret 1300 lira olursa ne olur? Bir nebze iyi olsa da olan yine örgütsüz işçiye olur. 1300 lira verecek olan patronların işçiye karşı bir nebze daha göğsü kabarmış olur. Onların gözünde biraz daha fazla çalıştırmanın bahanesi bulunmuş olur.
Gebze’den bir işçi
(12.11.2015)
1 Kasım seçimlerini geride bıraktık. Yine bir sermaye partisi olan AKP 4 sene boyunca ülkeyi yönetme yetkisi aldı. Seçimlerden sonra oy vererek “siyaset” yapmış işçiler, fabrikalara girerek o zor şartlarda çalışmaya devam etti.
Gebze’den bir metal işçisi
(10.11.2015)
Geçtiğimiz günlerde DİSK-AR 2015 yılı işsizlik oranlarına dair yaptığı araştırmayı yayınladı. DİSK-AR’ın yaptığı araştırmaya göre Türkiye’de şu anda işsizlik oranı %17,5. Yani 5 milyon 473 bin kişi işsiz durumda. Özellikle üniversite mezunu olan genç işçilerde işsizlik oranı daha da yüksek!
Kartal’dan bir cam işçisi
(09.11.2015)
Acaba bugün yemekte ne var? Yemek saati yaklaştığında işçi arkadaşlarımızdan en sık duyduğumuz sorudur. Ancak pek çok işçi arkadaş biliyor ki çoğu fabrikada yemekler yenemeyecek kadar kötü çıkıyor.
Esenler’den bir öğretmen
(04.11.2015)
Ben Esenler’de temel lise öğretmeniyim. Haftanın 6 günü 12 saat çalıştığımız, maaşlarımızın asgari ücret kadarının bankaya yatırıldığı geri kalan kısmının ise elden verildiği, SGK primlerimizin eksik yatırıldığı, AGİ’lerin ödenmediği, mesai saatlerinin dışında toplantıların yapıldığı bir düzende, yani dershane sektöründe 6 yıl çalıştım.
Sincan OSB’den bir işçi
(22.10.2015)
Çalıştığım fabrikanın içinde bir mescit var ve Cuma namazları fabrikanın içinde kılınıyor. Organizede bizim fabrikaya yakın fabrikaların işçileri de geliyor. Cuma namazlarını patron da hiç aksatmıyor. Namazı kıldıran ve vaaz veren hoca da fabrikada çalışan İmam Hatip lisesini okumuş bir işçi.
Sarıgazi’den bir otomotiv işçisi
(20.10.2015)
Tüketici Hakları Derneği Genel Başkanı Turhan Çakar son bir yıldaki gıda enflasyonunun, çalışanları ve emeklileri ezdiğini açıkladı. Yapılan açıklamada tüketicilerin yüzde 70’inden fazlasının gıda yoksulu olduğu belirtildi.
Gebze’den bir grup kadın işçi
(20.10.2015)
Kimi işyerinde koruyucu eldiven vardır. Genellikle bu eldivenler en sağlıksız ve en ucuzdur. Çünkü kaliteli eldiven demek giderlere ayrılan bütçenin artması demektir ki bu da patronların hiç işine gelmez.
Yenibosna’dan bir işçi
(19.10.2015)
Bir AVM’deki oyuncak satan dükkânın önünden geçerken veya televizyonda bir oyuncak reklamını gördüğümüzde “benim çocukluğumda böyle oyuncaklar yoktu” deriz. Belki de bir çocuk olup o oyuncaklarla oynamak istiyorsunuz?
Hadımköy’den bir kadın işçi
(18.10.2015)
Hayatın bizler için ne kadar zor olduğunu fabrika yollarında öğreniyoruz. Her sabah aynı saatte kalk, yollara düş. Hele trafik varsa yandık. İşyerimizde çok yoğun bir çalışma var. Üstelik o suratsız müdürler de hiç çekilmiyor.
Kıraç’tan bir kadın işçi
(17.10.2015)
Fabrikada çalışanların çoğu benim gibi kadın. Üç vardiya var. İlk işe başladığımda işi öğrenmem için gündüz vardiyasında üç hafta çalışacağım söylenmişti. Ama iş koşulları o kadar ağır ki işe giren dayanamayıp işten ayrılmak zorunda kalıyor.
Sefaköy’den bir UİD-DER’li
(16.10.2015)
Geçtiğimiz günlerde patronların medyası allayıp pullayarak, “İŞKUR kesenin ağzını açtı. İşsize 1000 lira maaş” başlığıyla bir haber servis etti. İlk bakışta kulağa hoş gelen bu haberin içeriğini dikkatli gözlerle okuduğumuzda, insan kendi kendine “şeytan ayrıntılarda gizlidir” demeden duramıyor.”
Küçükçekmece’den bir işçi
(30.09.2015)
Ben hizmet sektöründe çalışan bir işçiyim. Birkaç gün önce işe giderken yağmur yüzünden bin bir git-gel yaşayarak taksiye bindim. Bindiğim taksideki şoförle kısa yolculuğumuz boyunca sohbet ettik. Sohbetimizin geneli patronların zenginliği ile ilgiliydi.
Avcılar’dan bir kadın işçi
(28.09.2015)
Ben 9 aydır büyük markalara ihracat yapan bir tekstil firmasında çalışıyorum. Çalışan sayısı 500 kişiden aşağı değil. İşe başladığım ilk günlerde “sonunda iyi bir yer buldum, artık burada daha uzun süre çalışabilirim” diye aklımdan geçirmiştim.
Zeytinburnu’ndan bir işçi-öğrenci
(24.09.2015)
Güya parasız olan devlet okullarının ailelerden zorla aldığı paralar yetmezmiş gibi, kontenjan sıkıntısı bahane edilerek özel okullara yönlendirmeler yüzünden de işçi aileleri, karşılamaları mümkün olmayan mali sıkıntılarla karşı karşıyalar.
Dilovası’ndan bir işçi-öğrenci
(23.09.2015)
Ben Gebze’den bu sene üniversiteyi yeni kazanmış olan bir işçi kızıyım. Aynı zamanda her yaz çalışan bir işçi-öğrenciyim. Sizlere içimde bir ukde olarak kalan çocukluğumun bayramlarından söz etmek istiyorum. İstiyorum, çünkü içimdeki öfke gün geçtikçe büyümekte.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this