UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Çeşitli sorunlarİçerik yayınları

Tuzla’dan bir kadın işçi
(06.05.2015)
Bir sabah işe patronumun bana attığı maille başladım. Bana mesai saatleri içerisinde telefonla konuşmamla ilgili bir mail atmış, bununla da kalmamış bir de telefon görüşmelerimi dinlemiş ve içinden cımbızla çektiği birçok kelimeyi bana mailde yazmış. Açık açık “ben senin telefonla görüşmelerini dinliyorum” diyor. Maaşımı aldığımda asgari geçim indirimimin ödenmediğini fark ettim.
TOSB’dan bir kadın metal işçisi
(02.05.2015)
Biz ağır metal sanayi işkolunda çalışan ama patronumuz tarafından işkolu Çalışma Bakanlığına farklı gösterilen bir işyerinde çalışıyoruz. Adından da anlaşılacağı üzere ağır ve tehlikeli işler yaptığımız için her gün iş kazası geçiren arkadaşlarımız var. Bu iş kazalarını da patron vekilleri ve amirler örtbas ediyorlar.
Cerrahpaşa’dan yemekhane işçileri
(26.04.2015)
Bizler Cerrahpaşa Hastanesi’nin yemekhane bölümünde çalışan işçileriz. Yaklaşık 10 yıldır bu hastanede çalışmamıza rağmen ihalelerde biz işçiler için maliyet hesabı yapılmıyor. Nohutun, fasulyenin gramı, maliyeti hesaplanıyor da biz işçilerin sayısı hesaplanmıyor. Biz işçileri nohuttan, fasulyeden bile değersiz görüyorlardı.
Sbarro’dan bir işçi
(25.04.2015)
Sbarro adlı bir pizza restoranında çalışıyorum. Benim şöyle bir sorunum var: İşyerimizde yöneticiler kafasına göre takılıyor. Hiç kimsede iş ciddiyeti denilen bir şey yok. Tabi bazı alanlarda birden müdürlük damarları tutuyor. Tutunca da çalışan işçinin o günkü morali alt üst oluyor. Ne iş yapası geliyor ne de çalışası. Bir an önce bitirip de gideyim havasına girmeye başlıyor insan.
Van’dan bir öğrenci
(24.04.2015)
Bindiğim otobüsün güzergâhı araştırma hastanesinin önünden geçiyor. Hastanenin önünde otobüse binen insanlara bakmak her şeyi anlamaya yetiyor bence. Yorgun, bezgin, ümidini kaybetmiş, bitap düşmüş insanlar… Mühim olan onlara bakmak, bakıp da anlayabilmek. Karşımda orta yaşlarda bir kadın ve küçük oğlu. Kadının gözleri kan çanağı.
Gebze’den bir gıda işçisi
(08.04.2015)
53 milyonu aşkın seçmenin ezici bir çoğunluğunu işçi ve emekçiler oluşturduğuna göre, siyasette belirleyici olan toplumsal kesimin de emekçiler olması beklenir. Fakat durum böyle mi? Geçen seçimlerde en yüksek oyu alan AKP, CHP ve MHP oldu. Peki, bu düzen partileri işçilerin hangi sorununa çare oldular? Bildiğiniz gibi, hiçbir sorununa!
Ümraniye’den bir matbaa işçisi
(04.04.2015)
Ben uzun yıllardır matbaa sektöründe çalışan bir işçiyim. Mesleğe başladığım ilk yıllarda çalıştığım fabrikada 16 yıl sonra yeniden işe başladım. Aradan geçen uzun yıllar sonra neler değişmiş diye baktığımda, 16 yıl boyunca işçilerden yana pek bir şey değişmediğini ama patrondan yana birçok şeyin değişmiş olduğunu gördüm.
Nusaybin’den bir özel güvenlik işçisi
(02.04.2015)
Size yaklaşık 2 yıl önce İstanbul’da çalıştığım zamanlar, bu sektörde çalışmanın zorluğu ve sorunları hakkında yazmıştım. Maaşların geç verilmesi, ıssız ve tehlikeli yerlerde nöbet tutturmaları, bıçaklanma ve saldırılarda şirketlerin sahip çıkmaması vs. Neyse, bununla beraber bu sektörde çalışan bazı arkadaşların bu sorunlara rağmen hâlâ işçi olduğunun farkında olmayışları beni son derece...
Cerrahpaşa’dan bir kadın işçi
(01.04.2015)
Yaklaşık 7 yıldır Cerrahpaşa’da çalışıyorum. Sizlerle hastanede yaşadığımız sorunları paylaşmak istiyorum. Fakat o kadar çok sorun yaşıyoruz ki bir mektuba sığdırmam imkânsız. Bu yüzden sorunlarımızı her hafta bir mektupla size ileteceğim. Ama bu mektupta bir kadın işçi olarak biz kadın işçilerin yaşadığı sorunlarla başlayacağım.
Sarıgazi’den bir işçi
(01.04.2015)
Geçtiğimiz günlerde gördüğüm bir haber dünyamızdaki milyonlarca işçi ailesinden birinin kahır dolu yaşamını gözümde canlandırdı ve beni hem duygulandırdı hem de öfkelendirdi. Mersin Büyükşehir Belediyesi’nde çalışan ve işten çıkarıldığı için direnişte olan işçilerden biri Serdar. Eşi de onun gibi düşük ücretle çalışıyor bir işyerinde. Bir de dünya tatlısı kızları var.
Gebze’den bir kadın işçi
(30.03.2015)
Robot makinemle her zamanki gibi yarış yapıyordum. Bugün beni yormaya kararlı bu yıldıran! Ya bir izin ver, grip oldum burnumu silemiyorum. Bir yandan ateş, bir yandan baş ağrısı bu halde hiç çekilmiyorsun yıldıran. Ben en iyisi izin alıp dinleneyim. Fakat İsmail Usta halden anlamaz ki! Nasıl izin alırım, sen yine de şansını dene Ayşe. Sana doğru yaklaşıyor. Hadi Ayşe!
Dudullu OSB’den bir metal işçisi
(29.03.2015)
Uzunca zamandır işsizsin ve “ah bir iş bulsam da çalışsam” diye çırpınıp duruyorsun. Her sabah önce telefona selam veriyorsun çağrılar varsa diye. Öyle ayılalım falan yok! En sersem halinle bakıyorsun aramalara. Alarm sesini çağrı zannediyorsun. Rüyanda başvuru formuna yanıt alıyorsun… Sonra en olmadık vakit çalar telefonunuz. Karşıdaki ses sizi iş görüşmesine çağırır...
Kıraç’tan bir tekstil işçisi
(24.03.2015)
İnsani yaşamın, paylaşımın olmadığı bir dünyada, bireysel kaygılar insanın içinde yükselir ve arkasından da büyük bir boşluk yaşanır. En nihayetinde de insani felaketler yaşanır. Kapitalizm denen bu sistemde insanlar yalnızlaştırılır, düşünmez hale getirilir ve bir koyun sürüsüne dönüştürülür.
Hadımköy’den bir gıda işçisi
(20.03.2015)
Büyük bir yemek fabrikasında çalışıyorum. Birçok yerde olduğu gibi benim de fabrikamda sorunlar bitmek bilmiyor. Biz iş kıyafetlerimizi kendi paramızla alıyoruz. Sabahleyin fabrikada verilen kahvaltı ve öğlen yemeğini cebimizden kesiyorlar. Maaş zaten asgari ücret. Sözde asgari ücrete %6 zam yapıldı. Arkadaşlarla konuşup, “zam çok düşük konuşmaya gidelim” dedik. Müdürün odasına gittik...
Kocaeli’den bir metal işçisi
(18.03.2015)
Patronlar biz işçileri kandırmak için türlü türlü yollar deniyorlar. İşçilerin hem her denileni yapması, hem de sesini çıkarmamasını sağlayacak yöntemler geliştiriyorlar. Bizim patronun yaptığı gibi adeta işçileri ayakta uyutmaya çalışıyorlar. Ben sanayinin devlerine üretim yapan bir metal fabrikasında çalışıyorum.
Kocaeli’den bir kadın metal işçisi
(17.03.2015)
Geçtiğimiz günlerde iki genç insan hayatlarının baharında hayat pahalılığına kurban gitti! Bu haberi duyduğumda içimden çok şey saydım. İstanbul Bağcılar’da askerden izne gelen iki amcaoğlu Orhan Özçelik ve Yunus Özçelik. İstanbul Bağcılar’da askerden izne gelen iki amcaoğlu Orhan Özçelik ve Yunus Özçelik. O ay doğalgaz faturası fazla geldiği için evde artık kömür sobası kullanılmaya başlanmıştı.
Tuzla Deri OSB’den bir deri işçisi
(12.03.2015)
Geçtiğimiz günlerde Türkiye’nin dönem başkanlığını üstlendiği G20’nin iş dünyası ayağı olan B20’nin İstihdam Görev Gücü’nün kuruluş toplantısı Antalya’da yapıldı. Bu toplantıya katılanlardan B20 İstihdam Görev Gücü Koordinatör Başkanı ve Koç Holding Yönetim Kurulu Üyesi Ali Koç’un açıklamaları başta sendikalaştıkları için işten atılan Koç Holding’e bağlı Divan Turizm işçilerinin, Koç’un...
Gebze’den bir kadın işçi
(10.03.2015)
Bugün biraz heyecanla uyandım. Günlerden Pazar. Benim için farklı bir Pazar. Bugün UİD-DER’in stant çalışmasına katılacağım. Kendi kendime “Ayşe bugün çok işin var, kahvaltı faslını çabuk bitir, saat 13.00’da dernekte olman lazım” dedim. Eşim ve ben elbirliği ile evdeki işlerimizi hallettikten sonra ailece yola koyulduk ve derneğe vardık.
Ümraniye’den bir tekstil işçisi kadın
(07.03.2015)
2,5 yıldır 35 kişilik bir tekstil atölyesinde çalışıyorum. Asgari ücretle başladığım işe yine asgari ücretle devam etmek zorunda kalıyorum. Sadece benim değil diğer arkadaşlarımın da ücretleri hemen hemen benimkiyle aynı. Üstelik aldığımız bu asgari ücrete her gün çalıştığımız fazla mesailer eklenmiyor. Çalıştığım işyerinde patron birçok haksızlık yapıyor.
Tuzla’dan UİD-DER’li bir işçi
(03.03.2015)
UİD-DER’li işçiler olarak Tuzla Kimyacılar Sanayi Sitesinde, Birleşik Metal-İş’te örgütlü olan Fontana Kalıp işçilerine, İşçi Dayanışması bültenimizi, Japonya Demiryolu İşçileri Sendikası (Doro-Çiba) ve İngiltere’den Workers Liberty Sanayi Komitesi’nin derneğimiz aracılığıyla metal işçilerine gönderdiği dayanışma mesajlarını ulaştırdık.
UİD-DER’li bir işçi
(03.03.2015)
Giderek daha fazla yoksulluğa ve sefalete sürükleniyoruz ve her geçen gün yeni saldırılarla daha da yoksullaşıyoruz. Ve bu kapitalist sistemde egemenler, biz işçiler hissedip uyanmayalım diye birçok saldırıyı açıktan değil, gizlice yapıyor. En temel ihtiyaçlarımız daha pahalı ve ulaşılmaz hale geliyor. Ama asgari ücret hâlâ sefalet ücreti olmaya devam ediyor.
Adana Organize Sanayiden bir tekstil işçisi
(01.03.2015)
Geçenlerde evimize emekli olan bir akrabam geldi çay içmeye. Eşi de kendisi de emekli. Çay sohbetlerinde ücretlerden, geçim sıkıntısından konuştuk. İkisi de sendikalı bir işyerinde çalışıp emekli olmuşlar. Abla, çalışırken her iki ayda bir maaşın dışında bir maaş da ikramiye aldıklarını, yakacak yardımı, giysi yardımı, bayram ikramiyesi aldıklarını anlattı.
Kartal’dan bir tekstil işçisi
(27.02.2015)
Sigortasız, tazminatsız hiçbir güvence olmadan çalıştırılan ev işçileri önlem alınmaması nedeniyle de camlardan, balkonlardan düşerek hayatlarını kaybediyorlar. Bu şartlarda çalışırken örgütlenerek bir araya gelen kadınlar, birlikte haklarını aramaya başladılar. İş Yasasında ev işçisi kadınlar işçi olarak sayılmıyor ama kurdukları İmece Ev İşçileri Sendikası işçi sendikası olarak kabul edildi.
Tuzla’dan bir işçi
(20.02.2015)
Mücadelenin geriliği, işçilerin örgütsüzlüğü, sendikaların da güçsüzleşmesi demektir. Sendikalı olmak yetmiyor. Sendikalarımızı denetleyip yönetime basınç bindirmediğimiz sürece, sendikal bürokrasinin işçiler için adım atacağı yok. Ücretlerimize yapılan bu düşük zam çoğumuzu rahatsız etmişti. Bu durumun iki kişiyle çözülemeyeceğinin farkında olan arkadaşlarımızla bir araya geldik.
Pendik’ten UİD-DER’li bir işçi
(19.02.2015)
“Bizim işyerinde sorun yok” diyen arkadaşımızla sohbeti koyulaştırınca anladık ki, işçilerin en can yakıcı sorunlarından biri olan iş kazaları gibi büyük bir sorunları var. İki yıldır bu fabrikada çalıştığını, yakın tarihlerde iki işçinin parmağını makineye kaptırdığını anlattı. Çalışma saati sekiz altı, mesaiye kaldıklarında ise on bire kadar çalışıyorlarmış.
Gebze’den bir kadın işçi
(18.02.2015)
Yoğun bir tempoyla robotlu makineme yetişmeye çalışıyordum. Birden yıldıran robotum arıza vermeye başladı. Ben de ustayı çağırdım. Usta makinenin işinin uzun süreceğini, gidip diğer makinede çalışan arkadaşlarıma yardım etmemi söyledi. Ne yalan söyleyeyim biraz nefes alacağım için sevinmiştim. Ben de tek tek makineleri dolaştım...
Tuzla’dan UİD-DER’li bir grup işçi
(17.02.2015)
Biz Tuzla yan sanayi bölgesinde kauçuk üretimi yapan bir fabrikada çalışmaktayız. Son dönemde patron tüm işçilerin mesleki yeterlilik belgesi alması gerektiğini panoya bir kâğıt asarak duyurdu. Mesleki yeterlilik belgesi olmayan her işçi için işyerinin 1000 TL’nin üzerinde ceza alabileceği, bu yüzden de tüm işçilerin bu belgeyi alması gerektiği, almayanların iş akitlerinin feshedileceği...
Tuzla’dan UİD-DER’li bir işçi
(14.02.2015)
Geçtiğimiz günlerde plastik fabrikasında çalışan bir işçi arkadaşımızla neden mücadele etmek zorunda olduğumuzu konuşuyorduk. Fabrikalarda yaşanan sorunlardan bahsettik. Birçok insanın “kimse mücadele etmiyor, kimseye güven olmuyor” gibi bahaneler öne sürerek aslında mücadeleden kaçtığını, korkak davrandığını anlatıyordu. İşçilerin bu korkularının kırılması gerekiyordu.
Gebze Plastikçiler Organize Sanayi Bölgesinden bir grup işçi
(12.02.2015)
Bizler Petrol-İş sendikasının örgütlü olduğu bir fabrikada çalışan bir grup petrokimya işçisiyiz. En başta şunu söyleyerek mektubumuza başlamak istiyoruz: Metal işçilerinin onurlu mücadelelerini can-ı gönülden destekliyoruz, onların mücadelesini kendi mücadelemiz olarak görüyoruz. Hükümetin ve sermayenin azgınca saldırıları devam ediyor.
Yıldız Teknik Üniversitesi’nden bir öğrenci
(12.02.2015)
Şimdi diyeceksiniz ki “bize ne Apple’ın kârından, bizim cebimize giren para ortada.” Ben de çok farklı düşünmüyorum. Dikkat çekmek istediğim kısım servetlerinin ne kadar olduğu değil, bu serveti nasıl elde ettikleri. Bu sorunun cevabını geçenlerde UİD-DER’in internet sitesinde okuduğum bir yazıda buldum. Yazı, şirketin Asya’da çalışan işçilerinin çalışma koşullarını anlatıyordu.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this