UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!İçerik yayınları

UİD-DER'in Yeni Kampanya Çağrısı:

Düşük Ücretlere, Uzun İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!


İşçiler, kardeşler!

Gece gündüz demeden çalışan, alın teri akıtan ve tüm zenginliği üreten biz işçileriz. Her şey bizim ellerimizin üzerinde yükseliyor.

Gökdelenleri biz yükseltiyoruz, tünelleri biz açıyor, kömürün bağrına biz kazma vuruyoruz. Bir düşünün! İşçiler bir gün çalışmazsa ne olur?

Onca emek harcıyor ve ömrümüzü tüketiyoruz, ama yoksulluk koşullarında yine biz yaşıyoruz. Neden?

Türkiye’de 7 milyon işçi asgari ücretle çalışıyor. Milyonlarcası ise asgari ücretin biraz üzerinde ücret alıyor.

Neden tüm yaşamı üreten işçiler bu sefalet ücretine veya 50 ilâ 100 lira fazlasına çalıştırılıyor?

10 milyondan fazla işçinin sigortası yok. Neden?


Tamamını okumak için tıklayın

(22.12.2014)
Kıraç temsilciliğimizde 21 Aralıkta “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaşmaya Hayır” adıyla başlatmış olduğumuz kampanyamızı tanıtan, biz işçiler açısından bu kampanyanın önemini anlatan bir etkinlik düzenledik. Sanayinin yoğun olduğu bu bölgede, çalışma saatleri günden güne artıyor; ücretlerimiz ise yerinde sayıyor.
Esenyalı’dan UİD-DER’li işçiler
(21.12.2014)
Sabah işe yetişme telaşıyla koşuşturan işçi arkadaşlarımıza kampanyamızı anlattık. Çoğu zaten taşeron ve hatta taşeronun taşeronu olan şirketlerde çalışıyorlardı. İşe yetişme telaşındaki işçilerin bir bölümü bildirimizi alıp, kolay gelsin diyerek hızla yoluna devam ederken, bir bölümü de çalıştığı işyerinde yaşadığı sorunları anlattı.
Sarıgazi’den bir grup işçi
(20.12.2014)
Geçtiğimiz Pazar günü UİD-DER’in düzenlemiş olduğu “Düşük ücretlere, Uzayan İş Saatlerine ve Taşeronlaştırmaya Hayır!” etkinliğine katıldık. Bu aynı zamanda UİD-DER’in başlatmış olduğu kampanyanın duyurusunun yapıldığı bir etkinlikti. Bu etkinlikte biz işçilerin, düşük ücretlere, uzun çalışma saatlerine ve taşeronluğa karşı ortak bir mücadele yürütmemiz gerektiği vurgulandı.
Sarıgazi’den bir işçi
(20.12.2014)
Hayat zor! Bu cümleyi hep duyarız değil mi? Bazen biz söyleriz, bazen en yakınımızdakilerden duyarız. Hesaplar tutmadığında ya da bir aksilik olduğunda ağzımızdan çıkıverir: Hayat zor! Çok dertlidir bu cümle kendi içinde. Tümden bakar halimize, tümden yorumlar bizi. Peki, hayat zor mu? Bize zor olduğu kesin. O halde bunun bir nedeni olmalı.
Kocaeli’den bir işçi
(20.12.2014)
İşçi Dayanışması bülteninin Kasım sayısında “Genç İşçi” köşesini gördüğümde çok ilgimi çekti. İçindeki yazıları okuduğumda geçtiğimiz yaz işyerinde başımdan geçen bir olay aklıma geldi. Bunu sizlerle paylaşmayı bir borç bildim. Bizim işyerinde özellikle teknik bölümlerde düşük ücretler nedeniyle çalışacak işçi bulma sıkıntısı vardı.
Sefaköy’den bir işçi
(19.12.2014)
Birlik olmak meselesi ortaya atılınca hep şöyle sözler duyarız: “Bu işyerinden bir şey olmaz”, “biz denedik olmadı, olmaz, boşuna uğraşma!”, “on beş kişi toplanıp patronun odasına dayandık, arkama bir baktım kimse yok”, “bu işyerinde kimseye güven olmaz”... Oysa bizlerin öncelikli olarak birbirine güvenen işçiler haline gelmemiz gerekiyor.
Sarıgazi’den bir eğitim işçisi
(19.12.2014)
Sabah 6:30’da yola çıktım. Malûm iş saati otobüsler, minibüsler tıklım tıklım. Zor belâ bir minibüse bindim. Şoföre ücreti uzattım ve tutunabilecek bir yer aradım. Binmek ayrı bir dert, yer bulmak ayrı. Yolcularla akraba olacağız neredeyse. Neyse bir yolcu daha bindi minibüse. Bana verdiği parayı şoföre uzattım.
Çayırova’dan bir petrokimya işçisi
(19.12.2014)
İki vardiya şeklinde çalışıyoruz: Sabah 8-akşam 8 ve akşam 8-sabah 8. Asgari ücretliyiz. Yaptığımız fazla mesailerle zar zor 1100 lira para alabiliyoruz. Fabrikada yasal olan haklarımızı bile kullanmamıza izin vermiyorlar. Normalde yarım saat olan yemek molamızın yarısını ancak kullanabiliyoruz.
TAYSAD OSB’den bir grup kadın işçi
(19.12.2014)
UİD-DER’in başlattığı “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır” kampanyasını çok haklı buluyoruz. Çünkü biz de ücretlerimiz düşük olduğu için uzun saatler boyunca fazla mesai yapmak mecburiyetinde kalıyoruz. Bizler metal sektöründe çalışan, Gebze’de yaşayan kadın işçileriz. Sizlere kısaca çalışma koşullarımızdan bahsetmek istiyoruz.
(18.12.2014)
İş saatleri uzadıkça, ücretler düştükçe, taşeronlaştırma yaygınlaştıkça sermaye büyüyor. Artan iş yükü madenlerde, inşaatlarda, yollarda, fabrikalarda iş cinayetlerinin artmasına neden oluyor. Sermaye büyüdükçe işçiler ölüyor. Sermayenin doymak bilmez kâr iştahına karşı, kölece çalışma koşullarına itilen işçilerin tek silahı birlik olmak ve mücadele vermektir.
Ferhatpaşa’dan bir matbaa işçisi
(18.12.2014)
Ben de bir işçiyim ve kampanyanızın konusu olan bütün sorunları yaşıyorum. 10 yıldan fazla bir süredir aynı işyerinde çalışıyor olmama rağmen aldığım ücret 1400 TL. Çalışma saatlerimiz olması gerekenden uzun. Oğlumla beraber iki kişi çalışıyor olmamıza rağmen geçinemiyoruz. Benim maaşımın çok büyük bir kısmı zaten kredi borcuna gidiyor.
Sarıgazi’den bir kadın işçi
(18.12.2014)
Yıllar önce, ilk gençlik dönemlerimde bir komşum sohbet sırasında “eskiden kölelik vardı şimdi köleliğin adı işçilik olmuş” demişti. O zaman bu söz beni çok etkilemişti. İlerleyen yıllarda çalışmaya başladığımda uzun saatler ve düşük ücretlerle köle gibi çalıştıkça hep bu söz aklıma geliyordu. UİD-DER’in “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!” kampanyası bu ücretli...
Sefaköy’den bir işçi
(18.12.2014)
Bir gün Cumartesi mesaisindeyken ustabaşı elinde kâğıtlar ve dosyalarla çıkıp geldi. Ne söyleyeceğini kafasında tasarlamış bir şekilde bantta çalışan bizlere heyecanla “kolay gelsin” diyerek söze başladı: “Arkadaşlar şöyle bir toplanın, sizlere söyleyeceklerim var. Şimdi bu yaptığımız malın siparişi çok acil, bu malın yetişmesi gerekiyor. Bu nedenle Pazar günü de mesaiye geleceğiz...
Tuzla’dan bir sağlık işçisi
(18.12.2014)
Ben uzun yıllardır hastanede çalışıyorum. Bu yılların büyük kısmı da gece vardiyalarında geçti. Bu vardiyalarda, birlikte çalıştığımız arkadaşlarımızın yaşadığı çok acı şeylere tanıklık ettik. Bazen elimizi uzattık, yardım ettik. Bazı durumlarda omuz omuza verdik, birlikte sorunlarımızı çözdük. Bazı durumlar da ise elimiz kolumuz bağlı kaldı.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(18.12.2014)
Ben Gebze’de metal fabrikasında çalışan bir kadın işçiyim. Sizlere hiç dinlenmeden, sürekli mesaiye kalan bir işçi olarak güvencesiz ve uzun iş saatlerinde neler yaşadığımdan bahsetmek istiyorum. Bir gün usta makineleri dolaşarak “kimse evde plan yapmasın, kaç ay mesai yapacağımız belli değil, ona göre haa” deyip gidiverdi.
Tuzla’dan bir kadın işçi
(17.12.2014)
Yaşadığımız düzende tüm ürünleri biz işçiler üretirken, sermaye sınıfı, bir ay boyunca geçinebileceğimiz bir ücreti bile büyük çoğumuza çok görüyor. Bir ay boyunca patronu için ter akıtan işçiye, ailesini geçindirmesi için 891 TL’yi uygun görüyorlar. En az 600 TL kiranın verildiği bir ailede işçiler hayatta kalmanın yolunu daha çok çalışmakta, fazla mesailerde arıyor.
Kıraç’tan bir grup tekstil işçisi
(17.12.2014)
Biz tekstilde çalışan bir grup işçiyiz. Her gün doğmadan işe gidiyoruz akşamın karanlığında eve geri dönüyoruz. Derneğimizde bir araya gelerek derdimizi İşçi Dayanışması’na yazmaya karar verdik. İşçi arkadaşlarımızla sohbet ederken bir işçi arkadaşımız dertli bir şekil de “ulan böyle yaşamak olur mu biz bu dünyaya ölene dek çalışmaya mı geldik” dedi.
Kaynarca’dan bir kadın işçi
(17.12.2014)
Fabrikalarda her geçen gün daha da ağırlaşan koşullarda çalışmak zorunda kalıyoruz. Artık hangi işyerinin kapısından içeri girersek girelim bize hemen hemen aynı koşulları dayatıyorlar. Asgari ücret ya da asgari ücrete yakın bir maaş, hafta içi, Cumartesi, Pazar demeksizin her gün mesaili çalışma.
Maltepe Üniversitesi Hastanesi’nden bir grup direnişçi işçi
(16.12.2014)
Biz şimdi direnişteyiz. Mücadelemize devam ediyoruz. Kazanıncaya kadar da devam edeceğiz. Bazen sohbet ederken birbirimize “keşke bu kadar çok çalışmasaydık. Hiçbir değeri yokmuş. Emeğimizi sömürüp iyi niyetimizi suiistimal etmişler” diyoruz. Sonra da “biz dürüst insanlarız. Hastaların yattığı yerde bize bu kadar az maaş veriyorsanız, o kadar iş yaparız diyemezdik.
Tuzla Kimyacılar Organize Sanayi Bölgesinden bir işçi
(16.12.2014)
İşçi Dayanışması bültenimizi işçi arkadaşlarımıza ulaştırmak için tersaneye gittiğimizde bize yaşadıkları sorunları anlatıyorlar. Vasıflı işçilerin büyük çoğunluğunun üçüncü boğaz köprüsünün ayaklarının yapımı için çalışmaya gittiğini söylüyorlar. Tersaneye her gidişimizde yeni yüzlerle karşılıyoruz. Yeni yüzler gördükçe kaygıyla soruyoruz: “Çalışırken yeterince güvenlik önlemi alınıyor mu?”
Gebze Organize Sanayi Bölgesinden bir grup işçi
(15.12.2014)
Bizler çalıştığımız fabrikada sağlık problemleri ile karşı karşıya kalan işçiler olarak sizlere yaşadıklarımızdan bahsetmek istiyoruz. Bu fabrikada biz 12 saat üzerinden 2 vardiya halinde çalışıyoruz. Haftalık çalışma saati 45 saat iken bizler bu 45 saate ilaveten 150 saate yakın da fazla mesai yapıyoruz. Bu yoğun tempo bizlerde birçok sağlık problemini de beraberinde getirdi.
(15.12.2014)
Etkinliğimize, farklı sektörlerden işçilerin yanı sıra, direnişte olan BEDAŞ ve Ülker işçileri, çeşitli siyasi parti ve demokratik kitle örgütlerinin temsilcileri ve İranlı sosyalist mülteci işçiler katıldılar. Sunumda, asgari ücretin belirlenmesindeki sahtekârlıklar ve işçi ailelerinin bu parayla geçinmesinin mümkün olmadığı anlatıldı.
(15.12.2014)
Temsilciliğimiz önünden başlayan ve Demokrasi Caddesi’ne kadar süren yürüyüşte, konuşmalar ve işçilerin en can alıcı sorunlarına değinen sloganlarla Sarıgazili işçi ve emekçilere kampanyamızı duyurduk. Bizleri ilgiyle izleyen işçi ve emekçilere kampanyamızın anlatıldığı bildirileri verdik.
(15.12.2014)
14 Aralık Pazar günü Sarıgazi temsilciliğimizde “Düşük ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!” kampanyamız üzerine bir etkinlik gerçekleştirdik. Videolar ve müzik eşliğinde sunulan etkinliğimize matbaadan, tekstile, inşaattan cam işçilerine kadar birçok sektörden işçi ve emekçinin yanı sıra öğrenci gençler de katıldı.
Üsküdar’dan bir taşeron işçisi
(14.12.2014)
Ben bir hastanede taşeron işçisi olarak çalışıyorum. Önce şunu belirtmek isterim ki taşeron işçisi olmak demek işçi sınıfının yaşadığı sorunları daha katmerli yaşamak demek. Uzun çalışma saatleri, düşük ücretler yetmezmiş gibi her türlü haksızlığa maruz kalabiliyoruz. Arkadaşlarımızla birlikte bu sorunları aşmak için mücadele ediyoruz ve pek çok haksız uygulamayı birlik olup engelledik.
(10.12.2014)
Çeşitli sektörlerden işçiler, “Asgari Ücret Ne Olmalı, Kim Belirlemeli?” konulu seminer için UİD-DER Mersin temsilciliğinde buluştular. İşçilerin en önemli sorunları temelinde bir araya gelmesi, örgütlenmesi ve mücadele etmesi amacıyla mücadele yürüten örgütümüz UİD-DER, Çukurova’da da işçileri bir araya getirmeye devam ediyor.
Sefaköy’den bir grup UİD-DER’li
(09.12.2014)
7 Aralık Pazar günü Şirinevler Meydanı’nda standımızı açtık. Daha stant hazırlıklarını yaparken işçi ve emekçiler bizleri ilgiyle karşıladılar. Daha önceki çalışmalarımızdan bizleri tanıyanlar “UİD-DER’li işçiler hoş geldiniz” dediler. UİD-DER’le yeni tanışan işçiler, mücadeleci işçilerin kurduğu bir işçi örgütü olduğu için mutlu olduklarını, işçilerin sorunlarının gündem olmasının önemli...
Kıraç’tan bir grup UİD-DER’li
(09.12.2014)
Uzayan iş saatleri ve sürekli eriyen işçi ücretleri işçilerin yaşamını felç etmeye devam ediyor. Biz işçilerin ücretlerinin sürekli erimesi ve asgari ücrete komik düzeylerde zam yapılması, işçileri daha çok fazla mesaiye kalmaya, daha çok çalışmaya, ek iş yapmaya ve en ağır işlere razı gelmeye zorluyor.
Tuzla’dan UİD-DER’li bir işçi
(08.12.2014)
UİD-DER’li işçiler olarak Pazar günü binlerce işçi ve emekçinin aktığı Pendik’te düşük ücretlere, uzun iş saatlerine, taşeronlaştırmaya karşı stant açtık. Daha kırmızı önlük ve şapkalarımızı giyip stant masamızı kurarken, iş koşullarından canı yanan işçiler yanımıza gelip, “burada ne yapıyorsunuz, işçi haklarıyla ilgili bir şeyler mi yapıyorsunuz?” diye sormaya başladılar.
(08.12.2014)
UİD-DER’in “Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!” kampanyasını Sarıgazi’deki işçi ve emekçilere duyurmak için Demokrasi Caddesi’nde standımızı açtık. Patronların biz işçilere dayattığı düşük ücretlerle geçinmeye çalışıyoruz. Aldığımız ücretler açlık ve yoksulluk sınırında olduğundan, ücretimizi arttırmak için uzun saatler çalışmak durumunda kalıyoruz.
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this