UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Emek Şiirleriİçerik yayınları

(22.04.2019)
Umut ekiyoruz/ Alanlara/ Sokaklara/ Kaldırım taşlarına/ Aç ve çaresiz bakışlarına çocukların/ Fabrikanın tezgâhına/ Dokuduğumuz kumaşa/ Telefon tellerine/ Nasırlı ellerine/
(24.03.2019)
Biliyorum yavaş yavaş solan/ el değmedik çiçekler yok değil/ Yine de rengârenk bahçeleri düşlüyorum./ Biliyorum ki nefrete bürünmüş/ sevgiyle donatılmamış yürekler yok değil/ Ve biliyorum ucu bucağı olmayan/ hasretler yok değil/
(15.02.2019)
Sis iner örter mermeri/ Ağacı, binayı/ Sis kalkar kalkmaz/ Görünür mermer/ Ağaç ve dev/
(15.02.2019)
Başında örtüsüyle işçi kadınlar/ elleri yumruk yürekleri anacan/ sokaklar caddeler / yollar ve yollar/ ekmek diyorlar emek diyorlar hak diyorlar/ “kahramanlık en çok onlara yakışıyor”/
(15.11.2018)
Usulca açılır kafesin kapısı/ Yürekler buluttan giysilerini giyer/ Sessizce rüzgâra süzülürler/ Sabah topraklarına düşen/ İlk kar gibi ak bulutlar/
(15.10.2018)
Dostlarım, / kardeşlerim,/ canlarım …/ Kaldırın başlarınızı/ Suçlular gibi yüzümüz yerde/ Özümüz darda durup dururuz/ Kaldırın başlarınızı yukarı/
(15.10.2018)
Öldürdüler sevgiyi/ ve seven insanları./ Öldürdüler türküyü/ ve türkü söyleyenleri./
(15.09.2018)
İstemem, öpücükler ödenmesin parayla./ Satılmasın insan kanı./ Serin rüzgar satın alınmasın./ Kirayla tutulmasın soluduğumuz hava./ istemem, buğdaylar yakılmasın,/ ekmek bağlanmasın pazarlığa. /
(15.08.2018)
Burda, Hindistan’da, Afrika’da,/ Her şey birbirine benzemektedir./ Burda, Hindistan’da, Afrika’da,/ Buğdaya karşı sevgi aynı,/ Ölüm önünde düşünce bir./
(15.07.2018)
Sen bu dağı aşamazsın / Kırk ayaklı karınca / Aşacağım! / Ayaklarının beşini kırdılar / Sen bu dağı aşamazsın / Otuz beş ayaklı karınca / Aşacağım! /
(15.06.2018)
Bir çift göz boşluğa takılıp kaldı mı,/ derler “bir gelen olacak”/ Mutlak vardır bir gelen ve gelir/ gelir çalar kapıyı birden bire/ bir şey oturur yüreğine/ Kapının yanında asılı ceketin cebi huzursuzlanır/ duyulur bir telefon sesi acı acı…/
(15.05.2018)
öyle insanlar gördüm ki / ölüm peşlerine düşmeye korkardı / kılları uzamış hayvanların yanı sıra / ya kuyulara iniyorlar / ya kuyulardan çıkıyorlardı /
(15.05.2018)
Yedi kat yerin altından uğultular geliyor. / Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır. / Duyuldu kabuğuna tık ettiği civcivin / ve duyuldu uykusundan uyandığı / zincirinden başka kaybedecek şeyi olmayan devin./
(15.05.2018)
Güneşli bir günde masmavi göreceğiz Karadeniz’i / Balkaya’dan Kapuz’a kadar, karış karış biliriz bu şehri / Eki’nin çiçekli bahçeleri, rıhtıma kömür taşıyan vagonlarıyla /
(15.03.2018)
Soruyu yeniden / Ve şöyle sormalı: / Sevgiye, iyiye / Barışa kim karşı? / Emeğinin / Hakkını alan / Ne çıkar umar / Savaştan? / Dünyayı ortakça / Kardeşçe üreten / Ne yarar umar / Kötülükten? /
(15.12.2017)
Ortalamaya vuruluyor artık her şey. / Bin dört yüz Türk lirası alır meselâ / Asgari ücretli bir işçi bir ayda / Fakat / Yıllık on bin dolarmış / Kişi başına düşen gelir ortalama / Ekmek ortalama / Aş ortalama / Ve memleketimizde / Seksene dayanmış güya yaş ortalama / Peki kaç yıl yaşar bir insan...
(15.10.2017)
Onlar görkemle yürüdüler gölgenin üzerine;/ Dudaklarında türküler, yumruklarında sıkışlarla./ Yeter olsun dediler karanlığımız, ezilmişliklerimiz hey!/ Nimetlerinde dünyanın kardeşlik olmalıdır; ayrıcalıksız,/ Doğaya gelişlerimizde mülk nedir bilinmemiştir, dediler./ Onlar görkemli yürüdüler...
(15.10.2017)
Durgun akıyordu nehir/ Yine öyle her günkü gibi/ Yaslanmış tahta korkuluğa/ Düşünüyordu insan/ Öyle durgun, olağan/ Öyle benziyorlardı ki birbirlerine/ Bir gün olacaklardan habersizliklerinde/
(15.09.2017)
Ben işçi çocuğuyum evladım/ demiryolu atölyesi işçilerinden/ emekli Şükrü’nün oğluyum/ ekmekle doydu karnım/ ekmekle avutuldum/ ekmekle korkutuldum/
(15.09.2017)
Göremedik sıkıntısız yaşandığını,/ Rahatın şiirini yazamadık,/ Ne kadar uzak/ Heveslerimle içli dişli yaşamak,/ Üzmek hastalıklı şiirlerle/ Eşimi, dostumu;/ Mezar taşları kadar, ölçülü/ Beyitler düzmek boy boy./
(15.09.2017)
Durdum baktım, içlenmekse herkesler içleniyor/ Durdum baktım, herkes ince, herkes kırık/ Nöbet gecelerinde saatler sabahlamak bilmiyor/ Ampul sönük, yürek garip, tavan basık/ Beri yanda bir sıra iplik çıkar/ Bir sıra iplik girer/ Beri yanda ayakta durmamak ister artık/ Bütün tezgâh başındakiler./
(15.05.2017)
1 Köpürerek koşuyordu atlarımız Durgun denize doğru. 2 Bu uçuş, güvercindeki, Özgürlük sevinci mi ne!
(15.04.2017)
Yere ilk bastığı andan beri ayaklarımız/ Düşe kalka öğrenmişiz yürümeyi/ Bahar dallarıysa bizimle birlikte/ Geleceğe yürümüşüz…/ Zeytin dalı olmalı bu hayatta/ Her şeyden çok, umut ağacı
(15.04.2017)
Bir ufka vardık ki artık/ Yalnız değiliz sevgilim./ Gerçi gece uzun,/ Gece karanlık/ Ama bütün korkulardan uzak./ Bir sevdadır böylesine yaşamak,/ Tek başına/ Ölüme bir soluk kala,/ Tek başına/ Zindanda yatarken bile,/ Asla yalnız kalmamak.
(15.03.2017)

Benim topraklarım acılarla dolu

Daha on sekiz yaşına girmemiş körpecik bedenlerle dolu

Bir sonbahar hüznüyle uğurlarız

Yarım kalan hayalleri…

(15.03.2017)

Ben tek başıma bir şey yapamam diyerek çekilme geri,

Doğru bir duruştur, asıl olan her zaman.

Zeytin dalının rüzgâra direnmesi gibi,

Dökülse de meyveleri, bahara ulaşmaktır hedefi.

...

(15.03.2017)

Benim topraklarım acılarla dolu

Daha on sekiz yaşına girmemiş körpecik bedenlerle dolu

Bir sonbahar hüznüyle uğurlarız

Yarım kalan hayalleri…

(15.02.2017)

Küçüktük biz, gökkuşağının altından geçmekti hayalimiz

Aslında biliyorduk ama inanmıştık bir kere

Bedenimiz is kokardı, ellerimiz çamur deryası

Umuda doğru, hiç yorulmadan koşardık, ne de olsa çocuktuk....

(15.02.2017)

Karanlığa bürünmüş bir kasırga büyüyor,

Kasıklarından vuran ağrı, kusmuk gibi boşalıyor ağzından.

Kâh alıp götürüyor,

Kâh gecenin kör vakti vurup kırıyor kapıları

Ne demeli bunca...

(15.02.2017)

Gözümüzün önünde yitip gidiyor insanlar

Ömrünün baharında kopuyor yaşamdan,

Genç kızlar, delikanlılar, körpe çocuklar.

Hiç mi için yanmıyor be kardeşim!

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this