UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Etkinliklerimizİçerik yayınları

GOSB’den bir kadın metal işçisi
(23.06.2017)
Gece vardiyasında, üretimin ortasına evden getirdiğimiz yiyeceklerle güzel bir sahur sofrası kurduk. Bir yandan yemeğimizi yerken, bir yandan da Ahmet Abinin anlattığı hikâyeyi dinlemeye koyulduk.
Tuzla’dan bir metal işçisi
(23.06.2017)
Dinlenme arasında bir grup kadın işçi bir arada oturduğumuz esnada, havadan sudan konuşurken konuyu kıdem tazminatına getirdik. Çok dürüst ve temiz bir insan olarak tanıdığım, AKP’ye oy veren bir işçi ablaya sordum.
Gebze’den bir metal işçisi
(22.06.2017)
Ben üç vardiya çalışan bir işçiyim. Geçtiğimiz günlerde gece vardiyasında İşçi Dayanışması bültenimizi okuyan bir işçiyle yan yana çalışıyorduk. “Sana bir şey soracağım, bu kıdem tazminatları ne olacak, ne düşünüyorsun sen?” diye sordu. “Beni boş ver abi sen ne düşünüyorsun ben onu merak ediyorum” dedim. O da “bu fon meselesine ben olumlu bakmıyorum” diye karşılık verdi.
Tuzla’dan bir metal işçisi
(21.06.2017)
Yemek molasında bir grup işçi kadınla yan yana sohbet etmeye başladık. Kadın arkadaşlardan biri işyerinde sürekli olarak verilen firma tatillerinden konuyu açtı. “Bu firma tatilleri sürekli diğer vardiyalara denk geliyor. Ne kadar şanssızız, onlar tatil yapıyor bizim vardiya çalışıyor bu haksızlık.” Ben gayriihtiyarî işçi arkadaşıma “asıl haksızlık yolda. Bak kıdem tazminatımız elden gidiyor”...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(20.06.2017)
Kıdem tazminatı yasa tasarısının raftan indirilmesiyle, evde, sokakta, işyerinde kısacası her yerde kıdem tazminatının ne olacağı konuşuluyor. “Böylesi mi daha iyi, yeni sistem mi?” diye. Sermayenin hizmetindeki yalan makinesi medyanın işçilerin algılarında yarattığı çarpıtmayla mevzu basit bir para mevzusu gibi algılanıyor.
(20.06.2017)
İşçi grevleri yasaklanıyor, kıdem tazminatına el konulmak isteniyor, işe iadelerde mahkeme yolu kapatılıyor, iş güvenliği yasasının önemli maddeleri erteleniyor, işsizlik fonu patronlara peşkeş çekiliyor… Liste uzayıp gidiyor. Siz de bunlara uzun iş saatlerini, düşük ücretleri, iş cinayetlerini ve diğerlerini ekleyin. Peki, bu liste neyi gösteriyor? Tek bir gerçeği: İşçilerin saldırı altında...
Sefaköy’den bir işçi
(19.06.2017)
Davranışlarımız ya da aldığımız kararlar istediğimiz sonucu vermeyince “keşke” deriz. “Keşke yapmasaydım, keşke öyle olmasaydı…” Küçükken her “keşke” deyişimde babam “keşkeyi ekmişler bitmemiş” derdi. Bana hep geçmişteki hatalarıma sızlanmayı bırakıp, gelecek için daha doğru kararlar almam gerektiğini öğütlerdi.
Gebze’den bir metal işçisi
(19.06.2017)
Birlikte çalışan üç işçi arkadaş kıdem tazminatının fona devredilmek istenmesi üzerine hararetli bir şekilde sohbet ediyordu. Fonu iyi bir şey gibi anlatan da emekli bir işçi ağabeyimizdi. Hani bir laf vardır ya, “ununu eleyip eleğini asmak” diye. Bizim işçi abi için ise bunca yaşına rağmen eleği duvarda asılı değildi. Emekli maaşı ile geçinemediğinden hâlâ çalışmak zorunda olan binlerce...
GOSB’dan kadın metal işçisi
(18.06.2017)
Geçmiş işçi kuşaklarının mücadelesiyle kazanılan kıdem tazminatımızı, bugün patronlar ve işbirlikçi hükümet elimizden almaya çalışıyor. Türlü oyunlarla, yalan haberlerle işçileri kandırmaya çalışıyorlar. “Bir gün bile çalışırsan kıdem tazminatı alacaksın”, “paran devlet güvencesinde olacak”, “istersen hisse senedi, döviz, altın alabilecek, bir yatırımcı olabileceksin” gibi söylemlerle işçilerin...
Pendik’ten bir işçi
(17.06.2017)
Duydunuz mu, kıdem tazminatı her ay artacakmış! Deste deste yüzlük, iki yüzlük, tomar tomar para resimleri eşliğinde verilen haberde, kıdem tazminatının nasıl artacağı ve herkesin tazminat alacağı anlatılıyor. Bu kadar mı? Hayır, daha bitmedi. Bir müjde daha işçilere: “Her çalışan portföy yöneticisi gibi düşünecek. Çalışanlara yatırım seçenekleri sunulacak. Kıdem birikimini çalışanlar tahvil,...
Gebze’den bir metal işçisi
(10.06.2017)
Hükümetler yıllardır aç kurtlar gibi ağızları sulanırcasına kıdem tazminatına göz dikmiş durumdalar. Fon konusunu sürekli canlı tutuyorlar. Bugün hükümetin ve patronların iştahını kabartan bu mesele yeniden gündemde. Çalışma Bakanı katıldığı her basın açıklamasında, TV programlarında utanmadan, işçilerin %80’nini kıdem tazminatı hakkından faydalanamadığını itiraf ediyor.
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(09.06.2017)
Hükümet, yıllardır “kıdem tazminatını ne yapar ne ederim de işçilerin elinden alırım?” diye düşünüyordu. Hatta düşünmek bir yana defalarca denedi de. Her seferinde işçilerin tepkisinden çekinen hükümet, bu defa Truva Atı’nı devreye soktu. Patron medyası algı operasyonlarına başladı. Fonu allayıp pulladılar. Meğer hükümet bizlere güzel bir hediye sunuyormuş! Kıdem tazminatımız devlet...
Ankara’dan matbaa-yayın işçisi
(09.06.2017)
Doymak bilmeyen patronlar, daha fazla kâr elde etmek, işgücü maliyetlerini daha da düşürmek istiyorlar. Patronlar Türkiye’de işgücünün çok pahalı olduğunu iddia ediyorlar. Patronlar istiyor, AKP hükümeti yapıyor. Bugün AKP hükümeti, kıdem tazminatını “fona devrederek” işçinin elinden tamamen almak ve böylece işgücü maliyetlerini düşürmek istiyor.
Esenyurt’tan mağaza işçisi
(08.06.2017)
İşçilerin yaşamını ve mücadelesini anlatan filmleriyle ünlü yönetmen Ken Loach, yine bir işçi filmi yapmış ve sınıfımızın can yakıcı sorunlarına değinmiş. Bir grup arkadaşla birlikte izlediğimiz “Ben, Daniel Blake” filmi işçilerin yaşamının patronlar sınıfı ve devlet eliyle nasıl karartıldığını bir kez daha ortaya koyuyor.
Esenyurt’tan bir market işçisi
(08.06.2017)
Bildiğiniz gibi bir referandum dönemi geçirdik. Referandum sürecinde iktidar, “güçlü Türkiye”, “çift başlılık olmasın” ve “Avrupa’nın Erdoğan karşıtlığı” gibi söylemler üzerinden kampanyalar yürüttü. Havuz medyası Üçüncü Dünya Savaşına girildiği analizleri yaptı. Erdoğan her kürsüye çıktığında Avrupa’ya Amerika’ya ahkâmlar kesti. “İdam, idam, idam” dedi, süreci idare etti.
(07.06.2017)
DİSK, kıdem tazminatının fona aktarılarak gasp edilmek istenmesine karşı 7 Haziranda Türkiye’nin pek çok bölgesinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Antalya, Adana gibi büyük kentlerde gerçekleştirilen eylemlerde, kıdem tazminatının işçilerin iş güvencesi olduğu ve DİSK’in sonuna kadar kıdem tazminatına sahip çıkacağı dile getirildi. Ankara’da Çalışma Bakanlığı...
Gebze’den bir kadın işçi
(07.06.2017)
Kıdem tazminatının fona devredilmeye çalışıldığı bu günlerde yemekte, serviste, fabrikaya giriş çıkış saatlerinde her fırsatta arkadaşlarla kıdem tazminatı üzerine sohbet ediyorum. İlk başlarda kıdem tazminatının fona devrinin iyi bir şey olduğunu düşünen bazı arkadaşlar yok değildi. Fakat, işçi sınıfının penceresinden kıdem tazminatının ne olduğunu ve ne yapılmak istendiğini anlattığımda “iyi...
Gebze Plastikçiler Sanayinden bir işçi
(07.06.2017)
Sermaye medyası, ekranları “her işçi kıdem tazminatı alabilecek, bir gün bile çalışan kıdem tazminatı alacak” söylemleriyle doldurmuş durumda. Hal böyle olunca işçi kardeşlerimiz de bunu gerçek sanıyor. Çalıştığım işyerinde, servis duraklarında şahit olduğum tartışmalarda işçiler, fonun iyi ve bizim için yararlı olduğunu söylüyorlar.
Gebze’den bir metal işçisi
(06.06.2017)
Evet, sayın seyirciler ana haber bültenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Bir önceki bültenimizde sizlere grev yasaklarından bahsetmiştik. Yasaklar durmuyor, grevler daha başlamadan yasaklanmaya devam ediyor. Kristal-İş Sendikasının Şişecam fabrikalarında aldığı grev kararı “milli güvenliği bozacağı” öne sürülerek hükümet tarafından 2 gün öncesinden yasaklandı. Durun daha bitmedi yasaklar; hükümet...
Gebze Plastikçiler Sanayinden bir işçi
(06.06.2017)
İktidarda olduğu dönem boyunca işçilerin kazanılmış haklarına tek tek saldırarak Türkiye’yi sermaye için dikensiz bir gül bahçesine döndüren AKP hükümeti, şimdilerde, işçiler için iş güvencesi anlamına gelen kıdem tazminatını fona devrederek ortadan kaldırmayı gündemine almış bulunuyor. İşçilere ucuz işçiliği, güvencesizliği, taşeronlaştırmayı, sendikasızlaştırılmayı ve iş kazalarını reva gören...
(05.06.2017)
Patronlar sınıfının prangalarını çözeceğini ilan eden hükümet, kıdem tazminatını bir fona devrederek ortadan kaldırmayı planlıyor. Kıdem tazminatının kazanılmış bir hak ve iş güvencesi anlamına geldiğini bilen işçilerin fona tepkisi ise büyüyor. Dayanışma TV’nin yayınladığı video kıdem tazminatı hakkındaki yalanları ve gerçekleri ortaya seriyor.
Avcılar’dan bir işçi
(04.06.2017)
Yıl oldu 2017. Doksan kuşağının çocukları olarak artık büyüdük, biz de birer işçi olduk. Bizim dönemin en büyük avantajı teknolojinin gelişmesi oldu. İnternet denen şeyde ne ararsak bulabiliyoruz. Tabi bazı şeyler hariç. Her konuda bir “fikrimiz” var fakat söz konusu kendi haklarımız olunca gençler olarak pek de bilgimiz yok.
Pendik’ten bir işçi
(04.06.2017)
İşyerinde stajyer arkadaşla sohbet ediyordum. Konu kıdem tazminatına geldi. “Kıdem tazminatını elimizden almaya çalışıyorlar” dedim. Arkadaşım iş hayatında daha çok yeni olduğu için konuyu pek anlayamadı. Önce işsizlik fonundan bahsettim. Bu fondan işsiz kalan işçilere ödeme yapılması gerekirken çok az işçinin bu paradan faydalanabildiğini anlattım.
Esenyurt’tan bir kadın işçi
(03.06.2017)
Yemek molasında fabrikanın bahçesinde bir grup işçi arkadaşla kıdem tazminatı üzerine sohbet etmeye başladık. İşçi arkadaşlarım televizyonlarda kıdemle ilgili haberleri anlatıyorlar ve kendilerini teselli ederek “devlet işçilere yanlış yapmaz” diyorlar. Sohbeti sizlerle de paylaşmak istiyorum.
Avcılar’dan bir kadın işçi
(03.06.2017)
Ben de birçoğunuz gibi genç yaşta başladım iş hayatına. İlk yıllarımda hep sigortasız çalıştırıldım. Tam 17 yıldır da sigortalı çalışan bir kadın işçiyim. Şanslıyım ki hakkımın ne olduğunu bilmeden uzun yıllar çalışmadım. İkinci çalıştığım işyerinde tanıştım UİD-DER’li arkadaşlarla. Kıdem tazminatını, hakkı hukuku bilmezdim. Günümüzdeki birçok işçi gibi ne verirlerse onu alır, ne söylerlerse onu...
Bahçelievler’den bir sağlık işçisi
(02.06.2017)
Kıdem tazminatı, işçilerin iş güvencesi, yıpranma payları olarak patronlara karşı caydırıcı bir işlev görüyor. Bunu yaşayarak görüyoruz. Yaklaşık 3 yıl çalıştığım işyerinde kıdem tazminatının patronu işten atma konusunda nasıl korkuttuğunu ve geri adım attırdığını yaşayarak gördüm. Cerrahpaşa’da yaklaşık 3 yıl çalıştım. Taşeronda çalıştığım için koşullar zaten kötüydü. İş yükümüz her geçen gün...
Bağcılar’dan grup inşaat işçisi
(02.06.2017)
Biz inşaat işçileri inşaatlarda kısa süreli veya gurbetçi olarak çalıştığımız için kıdem tazminatı hakkımızdan yararlanamıyoruz. Daha yılımızı dolduramadan ya iş bitiyor ya da memleketimize gidiyoruz. Yılını dolduran arkadaşlar kıdem tazminatı hakkını istediklerinde de, firmalar “bir daha bizimle çalışamazsınız” diye tehdit ediyorlar. Bizler de işsiz kalmamak için bu hakkımızdan vazgeçmek zorunda...
Bir grup taşıma işçisi
(01.06.2017)
Kıdem tazminatı bütün işçiler gibi biz taşıma işçilerinin de iş güvencesi demek. Bizden önceki işçi kuşaklarının mücadele ederek kazandığı haklar tek tek elimizden alındı, alınmaya devam ediyor. Kıdem tazminatı ise elimizde kalan en önemli haklarımızdan biri. Diğer sektörlerde olduğu gibi taşıma sektöründe de çalışma koşulları ağır ve kuralsız. Çalışma saatleri uzun, çalışma temposu ağır. Taşeron...
Ataşehir’den bir ofis işçisi
(01.06.2017)
Bu yazıyı sizinle paylaşmadan önce interneti şöyle bir güzel dolaştım. Konuyu sizlere daha iyi anlatmak için… Neden mi? Çünkü ileride her birimiz bir portföy yöneticisi olacağız ya! Yoksa bundan haberi olmayanlar mı var? Eğer öyleyse kıdem tazminatı “müjde”sinden haberiniz yok sanırım. Gerçi şimdi “portföy yöneticisi ne ki?” diye soranlar vardır. Ben de haberi okuyunca sordum, sonra araştırdım ve...
(31.05.2017)
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, kıdem tazminatının işçilerin elinden alınmak istenmesine karşı bir basın açıklaması yaptı. “Kıdem tazminatı hakkını savunmak şu anda Türkiye işçi sınıfını temsil eden tüm sendikal güçlerin en öncelikli konusu olmak durumundadır” diyen Beko, hükümetin ve sermaye sınıfının yalanlarına ve oyunlarına karşı mücadeleyi yükselteceklerini söyledi.

Sınıfın Penceresinden

  • Derneğimizin bu ilk büyük etkinliğinde, sizlerle birlikte olmanın sevinci ve heyecanı içindeyiz. Açılışımızın, işçi sınıfının “15-16 Haziran Genel Direnişi”ni anma toplantısıyla yapılıyor olması ise...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this