UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Etkinliklerimizİçerik yayınları

Gebze’den bir kadın işçi
(07.06.2017)
Kıdem tazminatının fona devredilmeye çalışıldığı bu günlerde yemekte, serviste, fabrikaya giriş çıkış saatlerinde her fırsatta arkadaşlarla kıdem tazminatı üzerine sohbet ediyorum. İlk başlarda kıdem tazminatının fona devrinin iyi bir şey olduğunu düşünen bazı arkadaşlar yok değildi. Fakat, işçi sınıfının penceresinden kıdem tazminatının ne olduğunu ve ne yapılmak istendiğini anlattığımda “iyi...
Gebze Plastikçiler Sanayinden bir işçi
(07.06.2017)
Sermaye medyası, ekranları “her işçi kıdem tazminatı alabilecek, bir gün bile çalışan kıdem tazminatı alacak” söylemleriyle doldurmuş durumda. Hal böyle olunca işçi kardeşlerimiz de bunu gerçek sanıyor. Çalıştığım işyerinde, servis duraklarında şahit olduğum tartışmalarda işçiler, fonun iyi ve bizim için yararlı olduğunu söylüyorlar.
Gebze’den bir metal işçisi
(06.06.2017)
Evet, sayın seyirciler ana haber bültenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Bir önceki bültenimizde sizlere grev yasaklarından bahsetmiştik. Yasaklar durmuyor, grevler daha başlamadan yasaklanmaya devam ediyor. Kristal-İş Sendikasının Şişecam fabrikalarında aldığı grev kararı “milli güvenliği bozacağı” öne sürülerek hükümet tarafından 2 gün öncesinden yasaklandı. Durun daha bitmedi yasaklar; hükümet...
Gebze Plastikçiler Sanayinden bir işçi
(06.06.2017)
İktidarda olduğu dönem boyunca işçilerin kazanılmış haklarına tek tek saldırarak Türkiye’yi sermaye için dikensiz bir gül bahçesine döndüren AKP hükümeti, şimdilerde, işçiler için iş güvencesi anlamına gelen kıdem tazminatını fona devrederek ortadan kaldırmayı gündemine almış bulunuyor. İşçilere ucuz işçiliği, güvencesizliği, taşeronlaştırmayı, sendikasızlaştırılmayı ve iş kazalarını reva gören...
(05.06.2017)
Patronlar sınıfının prangalarını çözeceğini ilan eden hükümet, kıdem tazminatını bir fona devrederek ortadan kaldırmayı planlıyor. Kıdem tazminatının kazanılmış bir hak ve iş güvencesi anlamına geldiğini bilen işçilerin fona tepkisi ise büyüyor. Dayanışma TV’nin yayınladığı video kıdem tazminatı hakkındaki yalanları ve gerçekleri ortaya seriyor.
Avcılar’dan bir işçi
(04.06.2017)
Yıl oldu 2017. Doksan kuşağının çocukları olarak artık büyüdük, biz de birer işçi olduk. Bizim dönemin en büyük avantajı teknolojinin gelişmesi oldu. İnternet denen şeyde ne ararsak bulabiliyoruz. Tabi bazı şeyler hariç. Her konuda bir “fikrimiz” var fakat söz konusu kendi haklarımız olunca gençler olarak pek de bilgimiz yok.
Pendik’ten bir işçi
(04.06.2017)
İşyerinde stajyer arkadaşla sohbet ediyordum. Konu kıdem tazminatına geldi. “Kıdem tazminatını elimizden almaya çalışıyorlar” dedim. Arkadaşım iş hayatında daha çok yeni olduğu için konuyu pek anlayamadı. Önce işsizlik fonundan bahsettim. Bu fondan işsiz kalan işçilere ödeme yapılması gerekirken çok az işçinin bu paradan faydalanabildiğini anlattım.
Esenyurt’tan bir kadın işçi
(03.06.2017)
Yemek molasında fabrikanın bahçesinde bir grup işçi arkadaşla kıdem tazminatı üzerine sohbet etmeye başladık. İşçi arkadaşlarım televizyonlarda kıdemle ilgili haberleri anlatıyorlar ve kendilerini teselli ederek “devlet işçilere yanlış yapmaz” diyorlar. Sohbeti sizlerle de paylaşmak istiyorum.
Avcılar’dan bir kadın işçi
(03.06.2017)
Ben de birçoğunuz gibi genç yaşta başladım iş hayatına. İlk yıllarımda hep sigortasız çalıştırıldım. Tam 17 yıldır da sigortalı çalışan bir kadın işçiyim. Şanslıyım ki hakkımın ne olduğunu bilmeden uzun yıllar çalışmadım. İkinci çalıştığım işyerinde tanıştım UİD-DER’li arkadaşlarla. Kıdem tazminatını, hakkı hukuku bilmezdim. Günümüzdeki birçok işçi gibi ne verirlerse onu alır, ne söylerlerse onu...
Bahçelievler’den bir sağlık işçisi
(02.06.2017)
Kıdem tazminatı, işçilerin iş güvencesi, yıpranma payları olarak patronlara karşı caydırıcı bir işlev görüyor. Bunu yaşayarak görüyoruz. Yaklaşık 3 yıl çalıştığım işyerinde kıdem tazminatının patronu işten atma konusunda nasıl korkuttuğunu ve geri adım attırdığını yaşayarak gördüm. Cerrahpaşa’da yaklaşık 3 yıl çalıştım. Taşeronda çalıştığım için koşullar zaten kötüydü. İş yükümüz her geçen gün...
Bağcılar’dan grup inşaat işçisi
(02.06.2017)
Biz inşaat işçileri inşaatlarda kısa süreli veya gurbetçi olarak çalıştığımız için kıdem tazminatı hakkımızdan yararlanamıyoruz. Daha yılımızı dolduramadan ya iş bitiyor ya da memleketimize gidiyoruz. Yılını dolduran arkadaşlar kıdem tazminatı hakkını istediklerinde de, firmalar “bir daha bizimle çalışamazsınız” diye tehdit ediyorlar. Bizler de işsiz kalmamak için bu hakkımızdan vazgeçmek zorunda...
Bir grup taşıma işçisi
(01.06.2017)
Kıdem tazminatı bütün işçiler gibi biz taşıma işçilerinin de iş güvencesi demek. Bizden önceki işçi kuşaklarının mücadele ederek kazandığı haklar tek tek elimizden alındı, alınmaya devam ediyor. Kıdem tazminatı ise elimizde kalan en önemli haklarımızdan biri. Diğer sektörlerde olduğu gibi taşıma sektöründe de çalışma koşulları ağır ve kuralsız. Çalışma saatleri uzun, çalışma temposu ağır. Taşeron...
Ataşehir’den bir ofis işçisi
(01.06.2017)
Bu yazıyı sizinle paylaşmadan önce interneti şöyle bir güzel dolaştım. Konuyu sizlere daha iyi anlatmak için… Neden mi? Çünkü ileride her birimiz bir portföy yöneticisi olacağız ya! Yoksa bundan haberi olmayanlar mı var? Eğer öyleyse kıdem tazminatı “müjde”sinden haberiniz yok sanırım. Gerçi şimdi “portföy yöneticisi ne ki?” diye soranlar vardır. Ben de haberi okuyunca sordum, sonra araştırdım ve...
(31.05.2017)
DİSK Genel Başkanı Kani Beko, kıdem tazminatının işçilerin elinden alınmak istenmesine karşı bir basın açıklaması yaptı. “Kıdem tazminatı hakkını savunmak şu anda Türkiye işçi sınıfını temsil eden tüm sendikal güçlerin en öncelikli konusu olmak durumundadır” diyen Beko, hükümetin ve sermaye sınıfının yalanlarına ve oyunlarına karşı mücadeleyi yükselteceklerini söyledi.
Sefaköy’den genç bir sağlık işçisi
(31.05.2017)
Son zamanlarda gündemimizde patronların yağmalamak istediği kıdem tazminatımız var. Ben genç bir kadın işçi olarak kıdem tazminatıyla ilgili çalıştığım hastanedeki arkadaşlarıma neler düşündüklerini sordum. Sizlerle yaptığım sohbetleri paylaşmak istiyorum. Önce patronlar medyasının kandırdığı bir işçi arkadaşımla ettiğimiz sohbetten başlayayım.
Ankara’dan bir öğretmen
(31.05.2017)
Son yıllarda hükümet tarafından kıdem tazminatına yönelik çeşitli şekillerde ve olmadık bahanelerle saldırılar gerçekleşiyor. Bugünlerde yeniden gündemde olan ve milyonlarca emekçiyi yakından ilgilendiren düzenlemeler yapılmak isteniyor. Sözüm ona bu düzenlemelerle tüm işçiler kıdem tazminatından eskisinden daha iyi faydalanabilecek. Ancak gerçek hiç de öyle değil!
Tuzla’dan bir kadın işçi
(31.05.2017)
Geçenlerde çay içmek için oturduğumuz bir kafede işçi arkadaşlardan birinin eşini gördüm. Yıllardır fabrikalarda işçilik yapan bir kadındı. Epeydir karşılaşmamıştık. Hal hatır sorup biraz konuştuktan sonra “kıdem tazminatına ne diyorsun?” dedim. “Ne olmuş kıdem tazminatına?” deyiverdi. “Nasıl ne olmuş, kıdem tazminatı elimizden alınmak isteniyor, haberin yok mu?” diye tekrarladığımda...
Tuzla’dan bir metal işçisi
(30.05.2017)
“İşçi birikim yapamıyor, bu böyle gitmez onların yerine biz birikim yapacağız.” Ne kadar da iyi niyetli bir yaklaşım değil mi? Evimizi geçindiremediğimiz, borç harç içinde açlıkla sınandığımız bu koşullarda benim kıt maaşımdan bir de benim için birikim yapacaklarmış. Ne vermiş ki ne alır diye düşünmekten alamadığım için kendimi, BES’ten çıkmayı kafaya koymuştum.
Tuzla’dan bir metal işçisi
(30.05.2017)
Ablam ve eniştemle çalıştıkları işyeri üzerine konuşuyorduk. Konu kıdem tazminatına geldi, enişteme “kaç yıldır bu işyerinde çalışıyorsun?” diye sordum. “17 yıldır çalışıyorum” dedi. Kıdem tazminatı ile ilgili ne düşündüğünü sordum. “Gayet iyi bir şey, bir gün bile çalışsan hakkını alacaksın ve paran devlet güvencesi altında olacak” diye anlattı. Peki, bu fonda söz sahibi miyiz?
Esenyurt’tan bir işçi
(29.05.2017)
Geçmişten günümüze baktığımızda kim hükümet olursa olsun muhakkak bir fon kurmaya girişmiş. Bu fonların birçoğu işçilerden düzenli olarak kesilen paralarla kurulmuş ama işçiler fonlardan doğru düzgün yararlanamamışlar.
Pendik’ten bir işçi
(29.05.2017)
Hak verilmez, alınır. Eğer mücadele etmezsek var olan haklarımız elimizden alınır. Bugün de kıdem tazminatımız elimizden alınmak isteniyor. Üstelik bu, onlarca ya da yüzlerce işçiyi değil, bugün çalışmakta olan milyonlarca işçiyi yakından ilgilendiriyor. Televizyonlarda patronların sözcülüğünü yapanlar çıkıp kıdem tazminatı fonunun yasalarla korunacağını söylüyor. Fakat zaten anayasadaki...
Ankara’dan bir sağlık işçisi
(29.05.2017)
Patronlar sınıfı, işçilerin mücadeleyle kazandığı haklarına saldırmaya devam ediyor. AKP hükümeti referandum sonrasında kıdem tazminatını fona devretmek üzere yeniden saldırıya geçti. Referandumda oy alabilmek için bu saldırıyı 16 Nisan sonrasına erteleyen hükümet, daha önce aynı saldırı söz konusu olduğunda emekçilerin tepkisiyle karşılaşmış ve düzenlemeyi geri çekmek zorunda kalmıştı.
Esenyurt’tan bir işçi
(28.05.2017)
İşyerinde işçi arkadaşlarımla sohbetler bir şekilde kıdem tazminatının fona devredilmesine geliyor. İşçilerin gündeminin yoğunlaştığı konu kıdem tazminatının fona devri planları. Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, “İşilere müjde! Bir gün bile çalışsalar kıdem tazminatı almayı hak edecekler” diyor ve ekliyor: “Kıdem Tazminatından İşçilerin %80’i mağdur oluyor tazminatlarını alamıyor. Biz devlet...
Pendik’ten bir ofis işçisi
(27.05.2017)
İçinden geçtiğimiz dönem ise ne yazık ki işçilerin örgütsüz ve dağınık olduğu bir dönemdir. Sermaye sınıfı da bu durumu çok iyi bildiği için her fırsatta işçi sınıfının kazanılmış haklarına saldırıyor. Patronlar sınıfı “ekonomik kriz var azla yetinin” diyor bize. “Kriz var çok çalışın işinize sahip çıkın” diyor, sanki az çalışıyormuşuz gibi. “Kriz var, o yok, bu yok” deyip duruyor. Siz hiç...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(27.05.2017)
Bundan tam beş yıl önce bir Pazar günü arkadaşlarımla dolaşmaya çıkmıştık. Kırmızı önlüklü, kırmızı şapkalı birilerini görmüştüm. Ellerinde kâğıtlar vardı ve bunlardan biri bize doğru yaklaştı ve sohbet etmeye başladık. Bize kıdem tazminatının ne demek olduğunu sordu. Arkadaşım “ben biliyorum işten atıldığımızda çalıştığımız yıla göre aldığımız yıpranma payı” dedi.
Pendik’ten bir işçi
(27.05.2017)
Ben 22 yıldır bilfiil çalışan bir işçiyim. Bizim maaşlarımızda devletin hep gözü vardı.  Geçmiş yıllarda güya işçiler tasarruf yapıp para biriktirsinler diye “tasarruf teşvik fonu” adı altında her ay maaşımızdan kesinti yaptılar. Televizyonlarda, gazetelerde bu fonu allayıp pulladılar iyi bir şeymiş gibi anlattılar. Tıpkı şimdi kıdem tazminatı fonu için söyledikleri gibi, “paranız bir yere...
GOSB’dan bir kadın metal işçisi
(27.05.2017)
Tazminat kelimesi dilimize Arapçadan yerleşmiş. Anlamı ise zarar karşılığı ödenen para demektir. Kıdem tazminatı ise, işyerindeki kıdemi en az bir yıl olan işçinin işten çıkarıldığında ya da haklı bir nedene dayanarak işten ayrıldığında, işveren tarafından 4857 sayılı İş Kanunu gereği işçiye ödemek zorunda olduğu paradır. İşçinin yıllar içerisinde çalıştığı işten kaynaklanan her türlü zorluğun...
Gebze’den bir metal işçisi
(26.05.2017)
Patronların, bakanların ve onların medya organlarının ısıtıp ısıtıp servis ettikleri kıdem tazminatı fonu tasarısı ve bu yönlü haberleri tüm işçileri yakından ilgilendiriyor. Benimde aklıma her işçi gibi hemen şu iki soru geliyor. Neden şimdi? Neden kıdem tazminatı?
Gebze’den bir kadın işçi
(26.05.2017)
Günün ilk saatlerinden gecenin kör karanlığına dek çalışıyoruz. Gözlerimizdeki fer sönerken elimize geçen para açlık sınırından yoksulluk sınırına terfi etmemize bile yetmiyor. Çalışma koşullarının giderek kötüleşmesiyle iş güvenliği önlemlerinin ihmal edilmesi birleşince, iş kazalarında her yıl dünya rekorunu zorluyoruz. Taşeronlaştırma illeti tüm fabrikalara yayılırken, sendikasızlaştırma,...
Kıraç’tan bir grup işçi
(25.05.2017)
Patronlar işçilerin kazanılmış haklarına saldırmaya devam ediyorlar. Emeklilik yaşının yükseltilmesi, emeklilik için çalışma prim gün sayısının arttırılması, taşeron işçiliğin yaygınlaştırılması, özel istihdam bürolarının yasal hale getirilmesi vs. derken, şimdi de kıdem tazminatının gasp edilmesi gündemde. Çalışma Bakanının işçilere son müjdesi kıdem tazminatının fona devredileceğini açıklaması...

Sınıfın Penceresinden

  • Derneğimizin bu ilk büyük etkinliğinde, sizlerle birlikte olmanın sevinci ve heyecanı içindeyiz. Açılışımızın, işçi sınıfının “15-16 Haziran Genel Direnişi”ni anma toplantısıyla yapılıyor olması ise...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this