UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Etkinliklerimizİçerik yayınları

(18.10.2016)
UİD-DER’de “Yarınlar Umutla, Dayanışmayla, Örgütlü Mücadeleyle Kurulur” başlıklı bir etkinlik gerçekleştirildi. Etkinlik pek çok sektörden işçiyi bir araya getirdi. Sunumda öncelikle çeşitli videolarla kapitalist sistemin içinde bulunduğu derin kriz, egemenlerin çıkar savaşlarıyla cehenneme dönen Ortadoğu ve emperyalist savaş gerçeği anlatıldı. Ardından yaşadığımız topraklardaki gelişmelere yer...
Esenyurt’tan bir grup işçi
(16.10.2016)
Geçenlerde bir grup işçi olarak “Maden” filmini izledik. Hem duygulandık hem de geçmişten ders çıkardık. Film 1978’de işçilerin patronlara ve sendika bürokratlarına karşı verdikleri mücadeleyi anlatıyor. Filmde işçilerin nasıl bilinçlendiği, nasıl kavgaya girdiği, mücadele eden işçilerin kazanamayacağı bir şeyin olmadığı anlatılıyor.
(10.10.2016)
9 Ekim Pazar günü UİD-DER Gebze temsilciliğinde pek çok sektörden işçinin katılımıyla bir film etkinliği düzenlendi. Maden işçilerinin yaşamını, çalışma koşullarını, mücadelelerini ve bu mücadele içinde dönüşümlerini anlatan Maden filmini izleyen işçiler, hem duygulandılar hem de filmin kendi yaşamları ve mücadeleleri üzerine düşündürdüklerini filmin ardından sohbetlerle paylaştılar.
(03.10.2016)
UİD-DER’in Sefaköy temsilciliğinde Elif Çağlı’nın yüreklere coşku veren direnç, umut ve mücadele şiirlerini, UİD-DER Müzik Grubunun ezgilerini harmanlayan “Eylül’den Günümüze Umudun Günlüğü” etkinliği gerçekleştirildi. Etkinlikte görev alan UİD-DER’li genç işçi ve öğrenciler, Elif Çağlı’nın 12 Eylül’ün karanlık yıllarında kaleme aldığı umut, direnç ve mücadele şiirlerini okudular, özgürlük ve...
(26.09.2016)
UİD-DER Kadın Komitesi, yaşadığımız sorunları ve bu sorunlar karşısında emekçi kadınların durması gereken yeri ve mücadelede bir adım önde olmasının önemini yeniden hatırlamak ve hatırlatmak için UİD-DER Sefaköy temsilciliğinde bir film gösterimi düzenledi. Adını 1908 yılında New York’ta 128 kadın işçinin can verdiği bir fabrika yangınından sonra, kadın işçilerin yürüyüşü sırasında atılan “Ekmek...
(20.09.2016)
18 Eylülde Sürgün adlı filmi izledik. Film, 1916’da Birinci Dünya Savaşında Yeni Zelanda hükümeti tarafından savaşmak istemedikleri halde cepheye zorla gönderilen 14 savaş karşıtının hikâyesini anlatıyor. Savaşın getirdiği yıkımı ve felaketi bilen ve kardeş halkların birbirine kırdırılmasına karşı çıkan savaş karşıtları cephede sürekli neden savaşa karşı olduklarını ve kendi kardeşlerini...
(18.09.2016)
Geçtiğimiz haftalarda sonsuzluğa uğurladık Vedat Türkali’yi. O yaşamını işçi sınıfının kurtuluşu mücadelesinde yer almakla anlamlandırmış, bu onurla son nefesini vermiş büyük bir yazar ve şairdi. Senaryosunu büyük bir özenle yazdığı “Güneşli Bataklık” filmi ise kapitalizm bataklığını kurutacak güneşin işçi sınıfının mücadelesi olduğunu ortaya koyan değerli ve öğretici bir filmdir.
Esenyurt’tan bir kadın işçi
(16.09.2016)
Bizler hayatı zorluklar ve imkânsızlıklar içinde yaşamaktayız. Biz kadınlar için bunların farkında olup da hayatımıza aynı şekilde devam etmek tam bir işkence. Evet işkence. Çünkü fabrikada olsun sokakta olsun kısacası hayatın her alanında ezilen bizler oluyoruz. Ev işleri, çocuk bakımı gibi daha saymadığım bir sürü şey. İşyerinde zorunlu mesaiye kalmak sanki bizlere armağanmış gibi gösteriliyor
Ankara’dan bir öğrenci
(01.09.2016)
Ankara’dan bir öğrenci -Her şey onlar yüzünden oluyor. Allah belalarını versin! -Hayırdır dayı ne oldu? -Görmüyor musun? İşte, onlar geldi geleli hırsızlıktan tut fuhşa kadar her pislik almış başını gidiyor. Dilenciliği söylemiyorum bile. -Onlar kim dayı?...
(30.08.2016)
UİD-DER Kadın Komitesi olarak Sefaköy temsilciliğinde bir film etkinliği gerçekleştirdik. Çeşitli sektörlerden kadın işçiler, ev işçileri, öğrenciler olarak biraya gelerek önce güzel bir Pazar kahvaltısı yaptık. Daha sonra Rosa Luxemburg adlı bir film izledik. Film hayatını işçi sınıfının mücadelesine adamış sosyalist bir kadın önder olan Rosa Luxemburg’u anlatıyor.
Gebze’den UİD-DER’li kadın işçiler
(01.08.2016)
UİD-DER Gebze temsilciliğimizde kadın işçilerle birlikte Diren filmini izledik. İngiltere’de oy hakkı için mücadele eden kadınların direnişini konu edinen film, 1912 yılında Londra’da geçiyor. Film, 1900’lü yıllarda kadınların politikadan uzak tutulmaya, seçme ve seçilme hakkının, çocukları üzerinde söz hakkının tanınmamasına karşı mücadelelerini anlatıyor.
Esenyurt’tan bir grup işçi
(07.07.2016)
Bizler çeşitli fabrikalarda çalışan UİD-DER’li işçileriz. Her sabah iş telaşıyla kalkarken Haziran ayının 12’si sabahı çok farklı duygularla güne uyandık, o Pazar UİD-DER’in 10. Yıl Şölenine katılmak için coşkuyla arabalara bindik. Tabi ki her zamanki gibi disiplinli düzenli, UİD-DER’e yakışır şekilde şiirlerimizle, şarkılarımızla coşkulu bir şekilde etkinlik alanına vardık.
(28.06.2016)
Sarıgazi temsilciliğinde hafta sonu “Diren” adlı filmi izledik. UİD-DER Kadın Komitesinin çağrısıyla bir araya gelen emekçi kadınların yanı sıra lise ve üniversite öğrencisi gençler de aramızdaydı. Film, 1900’lü yıllarda İngiltere’de kadınların oy hakkı için verdiği mücadeleyi anlatıyor. Bu mücadele bir çamaşırhanede çok ağır şartlarda çalışan kadın işçiler üzerinden anlatılıyor.
(25.06.2016)
Geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı, işyerlerinde maruz kalınan kötü muamele ve iyice yozlaşan toplumsal yaşam. Elbette bunlar işçilerin aile hayatını derinden etkiliyor. Geçim sıkıntısı ve huzursuzluk arttıkça aileler parçalanıyor, boşanan çiftlerin sayısı artıyor. Hal böyleyken, düzen politikacıları çıkıp utanmadan ailenin kutsallığından söz ediyor, boşanmalara karşı çıkıyorlar. Peki neden?
Tuzla’dan UİD-DER’li bir kadın işçi
(25.06.2016)
Pazar günü mücadele alanlarında omuz omuza verdiğimiz arkadaşlarımızla beraber UİD-DER’in “Gelenekten Geleceğe” şiarıyla düzenlediği 10. yıl şenliği videosunu izledik. Bizler kendi ellerimizle hazırladığımız şenliği, mücadeleci işçi arkadaşlarımızla beraber oturduğumuz yerden salondaki yüzlerce işçi arkadaşımızın coşkusunu, ruhunu tek bir yürekle hissederek izlemiştik.
Sefaköy’den bir sağlık işçisi
(24.06.2016)
İçinde bulunduğumuz kapitalist sömürü düzeni her geçen gün daha da acımasız bir şekilde baskılar, yasaklar ve katliamlarla biz işçi sınıfının kanını, tıpkı bir kene gibi emmeye devam ediyor. Bu düzenin ve onun yöneticisi olan egemenlerin hiç acıması yok!
Tuzla’dan bir metal işçisi
(23.06.2016)
UİD-DER’in 10. yıl şenliği için bir gün önceden yapılan hazırlıklarda ben de bulundum. Heyecanım gittikçe artıyordu, çünkü iki saatlik kutlama için içtenlikle ve büyük bir özenle birlikte görevini tam anlamıyla yapan arkadaşların çabasını gördüm. Çocuk odasına varana kadar her şey muhteşemdi.
Tuzla’dan bir işçi
(23.06.2016)
>UİD-DER’le tanışmam ve örgütlenmeyi, mücadele etmeyi, patronların siyasetçilerin, burjuvazinin asıl amaçlarının ne olduğunu daha iyi öğreneli, olaylara daha farklı bakmaya başlayalı 2 yıl oldu. Ve bugün mücadele örgütümün 10. yılı kutlanmakta. Aklıma gelen ilk şey 10 sene önce bu derneğin kuruluşunda neden yoktum?
Tuzla’dan iş güvenliği uzmanı bir işçi
(23.06.2016)
12 Haziranda UİD-DER’in 10. yıl etkinliğine ben de katıldım. Son yıllarda artan baskıların ve işçi sınıfından çalınanların haddi hesabı yok. Böyle bir dönemde yapılan 10. yıl etkinliği hepimizin yüreğine güç verdi ve azim aşıladı. “Karanlığımızın aydınlığı oldu” desek belki de doğru olur.
Çayırova’dan bir işçi
(23.06.2016)
Bundan tam 5 yıl önce bizim fabrikada sendikalaşma mücadelesi başlatmıştık. Bunu duyan patron bizleri işten atmıştı. Biz de direniş çadırını kurarak direnişe başlamıştık. Direnişin ilk günlerinden itibaren destek gruplar halinde bizi sürekli ziyaret eden kişiler vardı. Ben de merak edip onlara sormuştum: “Siz kimsiniz?”
Sarıgazi’den bir grup UİD-DER’li
(22.06.2016)
10. yıl etkinliğimizde gerek mücadele örgütümüz UİD-DER’in çalışmalarında yer alan gerekse o gün aramızda olan konuklarımız etkinliğe dair duygu ve düşüncelerini paylaştılar. Bizler de işçi kardeşlerimizin duygu ve düşüncelerini İşçi Dayanışması kanalıyla tüm işçilerle paylaşıyoruz.
Sincan Organize’den bir grup işçi
(22.06.2016)
Geçtiğimiz günlerde “Gelenekten Geleceğe, Mücadeleyi Büyütüyoruz” şiarıyla UİD-DER’in 10. yılını kutladık. 15-16 Haziran büyük işçi direnişinin anmasını da gerçekleştirdiğimiz etkinliğe birçok sektörden işçi kardeşlerimiz de katıldı. Bizler de Ankara Sincan Organizede çalışan metal işçileri olarak etkinliğe katıldık.
Tuzla’dan UİD-DER’li kadınlar
(21.06.2016)
Yoksul emekçi kadınlar, sınıflı toplumlar var olalı beri hem kadın olduklarından, hem de sınıfsal sömürü nedeniyle çifte ezilmişlik altındalar. 1900’lü yıllara gelinceye kadar neredeyse kadın haklarından bahsedemiyoruz. Bugün dünyanın ileri demokrasilerine sahip ülkeleri olarak görülen Fransa, İngiltere gibi Avrupa ülkelerinde bile kadınlar en demokratik, en temel haklarını çetin mücadeleler...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(20.06.2016)
Günlerdir marşın bu nakaratı dilimden düşmüyor: Örgütlü işçiyi hiçbir kuvvet yenemez! Bu cümle ne kadar da doğru söylenmiş. UİD-DER 10. yıl şöleninde bunu bir kez daha ispatlamış oldu. UİD-DER ailesi olarak genç, yaşlı yine bir aradaydık.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(20.06.2016)
Kardeşler, içinde yaşadığımız kapitalist sömürü düzeninde her türlü provokasyona, katliama ve karamsarlığa rağmen UİD-DER yürüyor, yürüdükçe de her adımda mücadeleyi büyütmeye devam ediyor. Bunun en canlı ispatı geçtiğimiz günlerde düzenlenen UİD-DER’in 10. Yıl Şöleniydi.
Bir grup metal işçisi
(19.06.2016)
Bizler otomotiv sektöründe çalışan işçileriz. Düşük ücretler, işyerindeki baskılar bizleri de diğer işçiler gibi derinden etkiliyor. Fakat bizler bu koşulların ancak işçilerin örgütlü mücadelesiyle değişebileceğini biliyor ve işyerimizde bu örgütlülüğü sağlamaya çalışıyoruz. İşçi sınıfının tarihi bize örgütlü mücadelelerin nasıl kazanımlarla sonuçlandığını gösteriyor.
Tuzla’dan bir grup metal işçisi
(18.06.2016)
Biz metal sektöründe çalışan işçileriz. UİD-DER’in 10. yıl kutlamasına aynı fabrikadan pek çok kişi gittik. Fabrikalarda çalışma koşullarımız kötü, her gün biraz daha kötüye gidiyor. Dışarı çıkınca daha servislerimizden başlayan karamsar bir hava var. AKP ve Tayyip Erdoğan’ı destekleyen işçilerin rahat rahat konuştuğu, diğerlerinin ise artık daha az ses çıkarabildiği bir hava.
İstanbul’dan üniversite öğrencileri
(18.06.2016)
Bizler işçi sınıfı mücadelesinde emin adımlarla yoluna devam eden UİD-DER’de örgütlenen üniversite öğrencileriyiz. Kimimiz çocuk yaşlarda tanıştı UİD-DER’li işçilerle, kimimiz 18’inde. Beyinlerimiz ve yüreğimiz daha tazeyken mücadeleyle tanışmak ve kökleri sınıf tarihinin derinliklerine uzanan bir mücadele örgütüyle kavgaya atılmak bizim en büyük gururumuzdur.
Gebze’den genç bir kadın işçi
(18.06.2016)
Yıllar önce öncü ve mücadeleci işçilerin bir araya gelmesiyle oluşan İşçi Öz-Eğitim Grupları, sanayi havzalarında, sendika tabanlarında, fabrikalarda, grev ve direnişlerde, işçi mahallerinde sabırla ve sebatla çalışmaya koyulmuştu. İşçi sınıfı içinde çalışmaya yüz çevirenlerin, sınıf mücadelesine inancını yitirenlerin, burjuva siyasetinin peşine takılanların aksine azimle mücadeleye atılan öncü...
Tuzla’dan bir kadın işçi
(18.06.2016)
Ben UİD-DER Müzik Grubunun işçi korosundaki işçilerden biriyim. Bu ailenin bir ferdi olarak 12 Haziran Pazar günü gerçekleştirdiğimiz şölende, sahip çıktığımız 15-16 Haziran direnişinin ve mücadele örgütümüzün 10. yılının coşkusunu yaşadım. Sahneden salona, işçi kardeşlerimize, dostlarımıza bakarken derneğimizin ilk açıldığı günü hatırladım.

Sınıfın Penceresinden

  • Derneğimizin bu ilk büyük etkinliğinde, sizlerle birlikte olmanın sevinci ve heyecanı içindeyiz. Açılışımızın, işçi sınıfının “15-16 Haziran Genel Direnişi”ni anma toplantısıyla yapılıyor olması ise...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this