UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Fabrikalardan-İşyerlerindenİçerik yayınları

İşyerlerinizde, fabrikalarınızda yaşadığınız sorunları, tüm işçi arkadaşlarla paylaşmak istediğiniz örnekleri bize yazın
Sancaktepe’den bir işçi
(27.07.2017)
Çay saatiydi. Çayımı aldım ve dışarı çıktım. Nereye otursam diye bakınıyordum. İki arkadaş dertli, boyunları bükük bir şekilde duvara yaslanmış, kara kara düşünüyor ve konuşmuyorlardı. Sohbet etmek için bu arkadaşları seçtim. Yanlarına yaklaştım. “Hayırdır, bir derdiniz mi var?” diye sordum. Benimki de soru mu şimdi? Dertsiz işçi var mı ki? Neyse. İçlerinden biri cevap verdi: “Sorma abla. Krediyi...
Adıyaman’dan işsiz bir işçi
(25.07.2017)
Okul sıralarında daha küçük yaşlardan kendi sınıf arkadaşlarımızla yarışıyoruz. Bize rekabet duygusunun yaşamı devam ettirmenin tek yolu olduğu öğretiliyor. Hırs ve rekabet üzerine kurulu eğitim sisteminde öğrencilere yarış atı muamelesi yapılıyor. Başarının ve zekânın ölçütü derslerden ve sınavlardan alınan notlar olarak görülüyor. Bireyciliği, hırsı ve rekabeti kutsayan kapitalist düzen işçi...
Mersin’den bir eğitim işçisi
(25.07.2017)
İşsizlik, biz işçilerin mutlaka maruz kaldığı ve çalışırken de bir tehdit olarak patronların boynumuza salladığı kör bir kılıç aslında. Her gün milyonlarca işçi iş ararken, yüz binlercesi de uzun çalışma saatleri, hafta sonu mesaileri ile adeta çalışmak ve işini kaybetmemek için yaşar hale getiriliyor. Ben de her gün iş arayan o milyonların içerisindeyim.
Gebze’den bir metal işçisi
(24.07.2017)
Yaz ayının gelmesi ve havanın iyice ısınmasıyla birlikte pek çok kişinin gündeminde tatil yapma planları var. Türk Metal’in örgütlü olduğu bir fabrikada çalışan bir metal işçisiyim. Tatil planları, senelik izin konusu doğal olarak bizim de gündemimizde. Ancak işçi senelik izniyle ilgili planlar yaparken patron da üretimi arttırma planları yapıyor, üstelik işçiye de hiç bir şey sorulmuyor....
Tuzla’dan bir metal işçisi
(23.07.2017)
Çalıştığım fabrikada uzun bir aradan sonra işler giderek artmaya başladı. Siparişler arttıkça işçiler arasındaki rekabet de körüklenmeye başladı. İşyerimiz sendikalı fakat sendikanın olması maalesef bütün işçilerin örgütlü ve bilinçli olduğu anlamına gelmiyor. Son zamanlarda yaşadığımız bazı gelişmeler gerçekten işçilerin yeterince birlik olmadığında, patronların uyanıklıklarına karşı savunmasız...
Ankara’dan bir sağlık işçisi
(22.07.2017)
Geçtiğimiz günlerde çalıştığım hastaneye 6 yaşında bir çocuk ateş, iştahsızlık, halsizlik şikâyetleriyle ailesi tarafından getirildi. Tahliller için örnekler alındı, ateşini düşürmek için serum takıldı. Kan sonuçlarına bakan ve çocuğu muayene eden doktor, çocuğun yüksek ihtimalle menenjit olabileceğini söyledi. Menenjit beyin zarlarının iltihaplanmasıyla oluşan bulaşıcı ve ağır bir hastalık....
Beylükdüzü’nden bir işçi
(22.07.2017)
Yeni bir işyerine başlayacağım için evrak çıkarmam gerektiğini söyleyip liste verdiler. Ben de önce sağlık ocağına gittim. Fakat doktor bana “burada bu testleri yaptıramazsın özelde ancak parayla yaptırman gerek” dedi. Ben de “devlet hastanesinde yaptırsam olur mu?” dedim. “Olmaz, evraklarını zor yaptırırsın” dedi. Ben de “peki, kaç para?” diye sordum...
Ankara’dan işçi öğrenci
(21.07.2017)
Kiralık işçiliğin önünü açan yasa tasarısı geçtiğimiz sene Mayıs ayında yürürlüğe girmişti. Peki, nedir kiralık işçi yasası? Hatırlayalım: “Bu yasa, işçilerin aynı köleler gibi kiralanmasını getiriyor. İşçileri işe alacak özel istihdam büroları, dileyen patrona bu işçileri saatlik, günlük ya da aylık kiralıyor. Kısa süreli sözleşmelerle çalıştırılacak bu işçiler, bir yılı doldurmadan kendilerini...
Ankara’dan İSG uzmanı bir kadın işçi
(19.07.2017)
Türkiye’de 2012 yılında çıkarılan 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunuyla birlikte işyerlerinde iş güvenliği uzmanı çalıştırma zorunluluğu getirildi. Bu yolla gerekli önlemlerin alınacağı ve iş kazalarının minimuma indirileceği vaat edilmişti. Bu kanunun ardından iş kazaları sayısında azalma olması beklenirken tam tersine artış oldu.
Pendik’ten bir kadın işçi
(14.07.2017)
Biz işçiler günün büyük bir kısmını sürekli çalışarak geçiriyoruz. Yoğun bir tempoyla makinelerin hızına yetişmeye çalışıyoruz. Çalış çalış, aylar yıllar geçiyor. Sanki fabrikayla kesmişler göbek bağımızı. Teknoloji gelişiyor, makineler gün geçtikçe daha da hızlı ve verimli üretim yapıyor. Makineler gelişip işyerlerinde üretimin kapasitesi ve patronların kârı artarken biz işçi sınıfı ise...
Beylikdüzü’nden bir genç işçi
(13.07.2017)
Çalıştığım fabrikada bir ayda 25 kadın işçi işe girdi. Kadın işçilerle hiç konuşma fırsatım olmamıştı. Geçen yemek sırasında birbirimize selam verme şansımız oldu, ben ilk önce hoş geldiniz dedim. Gülümsediler ve “sağ olasın bize hoş geldiniz diyen olmadı da, sen öyle deyince sanki kendi evimizdeymişiz gibi hissettik” dediler. Aslında kadınlar doğru söylüyorlardı yeni gelen işçiler eski işçiler...
Tuzla’dan bir iş güvenliği uzmanı
(11.07.2017)
Birkaç hafta önce iş güvenliği uzmanı olarak yeni başladığım inşaatta, eski uzman işe yeni başlamış işçilere işe giriş eğitimi verdi. Ben de o eğitime katıldım. Bu eğitimin ardından uzman arkadaş, kıdem tazminatıyla da ilgili bilgi vermeye başladı. Prosedür olarak işe yeni başlayan işçi arkadaşlara işe giriş eğitimi için yapılan sunumun içinde yasal haklarla ilgili olarak da eğitim verilir.
Gebze’den bir kadın işçi
(08.07.2017)
Enjeksiyon bölümünde çalışan İbrahim Abi, yemek molasında derinden bir sesle “babalarımız bizleri seviyordu. Ama biz çocuklarımızı sevmiyoruz” deyiverdi. Özellikle kadın işçiler “nasıl bir babasın sen? Çocuklarını sevmediğini söylüyorsun” diyerek önce tepki gösterdiler. Çünkü anne ve baba olmak kendinden önce çocuklarını düşünmek, onların geleceği için çalışmak, çabalamak demek bir yerde.
Tuzla’dan bir işçi
(07.07.2017)
İnşaatın evrakları tamamlanmış, malzemeler, kamyonlar, çimento ve tuğlalar hazır, sözde güvenlik önlemleri kâğıt üstünde tamam, işçiler geçimlerini sağlayabilmek için hızlı ve fazla çalışmaya mecbur. İş başlıyor ve kaçınılmaz olan gerçekleşiyor. Bu inşaatın harcına da bir işçinin kanı akıtılıyor. Nevzat Güneş, evli ve iki çocuk babası 50 yaşında bir inşaat işçisiydi. Samsun’un İlkadım ilçesinde...
Gebze’den bir kadın işçi
(07.07.2017)
Çay molasında bir grup işçi arkadaşla bir yandan soluklanıp bir yandan sohbet ediyorduk. Sohbet yaklaşan MESS sözleşmeleri üzerine birden hararetlendi. Herkes düşük ücretler, fazla mesailer, geçim derdi, sözleşmenin nasıl geçeceği üzerine konuşmaya başladı. Mehmet Abi, her gün bu konuları konuştuğumuz için artık sözleşmenin rüyalarına girdiğini söyleyip, anlatmaya başladı.
Ankara’dan matbaa işçisi
(06.07.2017)
Patronların bir dediğini iki etmeyen AKP hükümeti, Meclis Genel Kurulunda kabul edilen ve önümüzdeki günlerde uygulamaya geçecek olan Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi Kanunu ile ‘Hafta Tatili Kanununu kaldırıldı. Bilim Sanayi ve Teknoloji Bakanı Faruk Özlü’nün sanayicilere daha önceden müjde olarak duyurduğu uygulama sermayeye yeni kolaylıklar sağlıyor.
(05.07.2017)
Haziran ayında 164 işçi iş cinayetlerinde can verdi. Kimi genç kimi yaşlı, kimi kadın kimi çocuk, kimi ezilerek kimi trafikte… 164 insan çalıştıkları yerde güvenlik önlemleri alınmadığı için yaşamını kaybetti. Yılın ilk 6 ayında ise en az 906 işçi iş cinayetlerinin kurbanı oldu.
Tuzla’dan bir İSİG uzmanı
(02.07.2017)
Geçtiğimiz günlerde uluslararası inşaat sektörü dergisi ENR (Engineering New Record), müteahhitlerin ülkeleri dışındaki faaliyetlerinden elde ettikleri gelirleri esas alarak 2016 yılı için dünyanın en büyük 250 müteahhidi listesini yayımladı. Türkiye’den de 40 inşaat firması, dünyanın en büyük müteahhitleri arasına girdi. Söz konusu listeye son beş yıldır Türkiye’den en az 40 inşaat firması...
Gebze’den bir metal işçisi
(30.06.2017)
Günümüz dünyasında teknoloji kullanımı her geçen gün yaygınlaşıyor. Teknolojinin ilerlemesiyle, insanların satın aldıkları teknolojik ürünler ile doğru bir etkileşim kurması da ters orantıda ilerliyor. Teknoloji kullanımı ne kadar yaygınlaşırsa insanlarda bağımlılık yapma düzeyi o oranda artarak devam ediyor. Uzamanlar teknoloji bağımlılığını üç ana başlık altında inceliyorlar: İnternet...
Gebze Plastikçiler Sanayi’den bir işçi
(29.06.2017)
Patronlar sınıfı, çalışma mevzuatını daha fazla kâr hırsı ile şekillendiriyorlar. Korumasızlık ve güvencesizlik adeta işçilerin ölmek için çalışmaya mahkûm edilmeleri anlamına geliyor. Ve gerçek tüm çıplaklığıyla böyledir. İşçiler uzayan iş saatleriyle, düşük ücretlerle ve hiçbir iş güvenliği önleminin alınmadığı koşullarda, kelle koltukta çalışmaktadırlar.
Tuzla’dan bir İSİG uzmanı
(26.06.2017)
“Sanayinin Geliştirilmesi ve Üretimin Desteklenmesi” adıyla geçirilen yasa ile iş güvenliği yasasının kimi maddeleri bir kez daha ertelenmiş oldu. 10’dan az çalışanı olan az tehlikeli işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi çalıştırma zorunluluğu 2020 yılına ertelendi.
(22.06.2017)
20 Haziran 2012’de yürürlüğe giren 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Yasasının kimi maddelerinin uygulanması, hükümet tarafından 2020’ye ertelendi. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB ortak bir basın toplantısı düzenleyerek yasanın ertelenmesine tepki gösterdiler. 21 Haziranda İstanbul Tabip Odası’nda gerçekleştiren basın toplantısına kurumlar adına Türk Tabipleri Birliği Merkez Konseyi Başkanı Raşit...
Bir grup iş güvenliği uzmanı
(21.06.2017)
AKP hükümeti, 18 Haziranda “Sanayinin geliştirilmesi ve üretimin desteklenmesi amacıyla bazı kanun ve KHK’lerde değişiklik yapılmasına dair kanun” içerisine eklediği bir madde ile İş Sağlığı ve İş Güvenliği Yasasının önemli maddelerini 2020’ye erteledi. Yasa 50’den az çalışanı olan az tehlikeli sınıftaki işyerlerinde iş güvenliği uzmanı ve işyeri hekimi bulundurmayla ilgili… Çıkarılan yasa, iş...
Pendik’ten bir kadın işçi
(15.06.2017)
Pakistan’da kanalizasyon temizliği işinde çalışan İrfan Masih adlı işçi kanalizasyon temizliği yaparken baygınlık geçirdi. Devlet hastanesine kaldırılan 30 yaşındaki Masih doktorlar tarafından oruçlu oldukları ve hastanın “temiz olmadığı” gerekçesiyle tedavi edilmedi. İşçinin ailesi hastanın bedenini temizledi. Doktorlar ancak bundan sonra oksijen tüpü gönderdi. Ancak gönderilen tüp boş çıktı!
Tuzla’dan işsiz bir işçi
(11.06.2017)
Kişinin kendisini, mevcut konumunu değerlendirirken esas aldığı ölçütler nelerdir? Başarı ya da başarısızlık kavramlarını nasıl ele almaktadır ve bunun yansımalarını kendinde nasıl görmektedir? İçinde yaşadığı topluma bakarken, olan biteni nasıl yorumlamaktadır? Bu ve buna benzer birçok soru sorabiliriz kendimize ve içinde yaşadığımız toplumsal formasyona dair...
Tuzla’dan bir kadın işçi
(10.06.2017)
Ben bir fabrikada beyaz yakalı bir işçi olarak çalışıyorum ve ilk işim. Neredeyse tüm gün ayakta, koşturmacayla geçiyor. Geçenlerde iki gün boyunca üretimde, ayakta çalıştım. Bu iki gün sonunda ayaklarımda dayanılmaz bir ağrı vardı. Sebebini düşündüğümde sonradan aklıma tüm gün ayakta çalıştığım geldi. Sonra üretimde tüm gün ayakta çalışan arkadaşlar gözümün önünden geçti. Üstelik çoğu kadın işçi...
(08.06.2017)
İş Sağlığı ve Güvenliği Kanunu’nun bütün işyerlerinde uygulamaya geçirilmesi AKP’li vekillerin talebiyle bir kez daha ertelenmek isteniyor. Üçüncü defa ertelenmek istenen yasanın yürürlüğe girmesi, 1 Temmuzdan itibaren 3 yıl sonrasına bırakılacak. Üstelik yasa patronlar lehine gevşetiliyor. AKP hükümeti patronların ricasını geri çevirmedi, bir süredir gündemde olan zeytinlik alanlarda sanayi...
(30.05.2017)
Ekonomi büyüyor ama bu büyüme işçilerin canı ve kanı pahasına gerçekleşiyor. Bu ortamda iş güvenliği uzmanlarının işi de bir hayli zorlaşıyor. Çünkü patronlar uzmanların gerçek bir denetim yapmasını ve işçileri iş kazaları konusunda bilinçlendirmesini istemiyorlar. Bu alandaki sorunlara dikkat çekmek için duyarlı iş güvenliği uzmanlarıyla bir söyleşi gerçekleştirdik:
Ankara’dan işsiz bir işçi
(30.05.2017)
Egemen sınıfın işçi ve emekçiler üzerindeki en büyük silahı milliyetçilik. Bunun için de milliyetçi fikirleri küçük yaşımızda bilinçaltımıza yerleştiriyorlar. Kreşlerdeki oyunlarla bile çocuklarımızın bilinçaltına milliyetçiliği yerleştiriyorlar. Bu durumla alakalı bir olay anlatmak istiyorum. Geçenlerde yeğenimin kreş gösterisini izledim.
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(27.05.2017)
Sermaye sınıfı, annelerimizi reklamlarda yere göğe sığdıramazken, çalışma yaşamında insanlık dışı koşullara mahkûm etmektedir. Bir yandan annelik kutsaldır deyip, diğer yandan onları gece vardiyasına mahkûm edip kundaktaki çocuğundan ayrı koymaktan geri durmamaktadır. Annelerin çocuklarına sağlıklı bir şekilde bakabilmeleri için kreş, geçinilebilir ücret, daha az çalışma saatleri gibi haklarını...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this