UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Fabrikalardan-İşyerlerindenİçerik yayınları

İşyerlerinizde, fabrikalarınızda yaşadığınız sorunları, tüm işçi arkadaşlarla paylaşmak istediğiniz örnekleri bize yazın
(28.08.2008)
Her gün her sektörden, her fabrikadan kanı damlıyor işçi kardeşlerimizin üretim alanlarına. Artık yeter! Hesabını sormalıyız. Bir bir ödetmeliyiz bedelini.
(26.08.2008)
Patronlar işlerine geldiğinde bizleri bir kâğıt parçası gibi kullanıp atıyorlar. Elbette ki yasaları da onlara hizmet ediyor. İş Kanununun 25/2 maddesi patronların bizleri tazminatsız işten çıkartmalarının yolunu döşüyor.
(24.08.2008)
Tuzla tersanelerinde akıl almayacak bir kaza daha meydana geldi. Tersaneler bölgesinde bulunan GİSAN Tersanesinde meydana gelen kazada 3 işçi öldü, 13 işçi yaralandı. Kaza, gemide bulunan can filikasının güvenilirlik testi yapılırken meydana geldi. Filikaya ağırlık testi yapılırken kum torbası...
(24.08.2008)
Aslında biz işçiler olarak örgütsüz ve dağınık olduğumuz sürece kaybetmeye mahkûmuz. Örgütlü ve bilinçli olduğumuz zaman ise yalnızca altı aylık zammımıza değil koca bir dünyaya sahip olabiliriz.
(24.08.2008)
Tersanede yaşanan iş cinayetinin ardından CHP’li Bayram Meral kazaya uğrayan işçileri ziyaret ederek, Gisan Tersanesinde bir inceleme yapıyor. Gazetecilere yaptığı açıklamada olayın kaza olduğunu ve patronların da buna üzüldüğünü söylüyor. Gazetecilerin “siz buna kaza mı diyorsunuz?” ısrarı üzerine...
(19.08.2008)
İşçiler GİSBİR ve Kartal Devlet Hastanesine götürüldüler. İş kazasından sonra doğabilecek tepkilerin önüne geçebilmek için Gisan tersanesinde çalışan işçiler evlerine gönderildiler ve ertesi gün de işe gelmemeleri söylendi. Kazanın olduğu tersaneye gelen ailelerin içeriye girmesiyle çıkması bir...
(19.08.2008)
eçtiğimiz hafta Tuzla Tersanelerinde ağır çalışma koşulları sonucunda ölümlerin sayısı 101’e yükselmişti. Ama tersanedeki ölümler sadece Tuzla’yla sınırlı kalmıyor. Ölümler Pendik Tersanesine de sıçramış durumda. İki günde iki işçi iş cinayetine kurban gitti.
(19.08.2008)
Gisan Tersanesinde 11 Ağustos pazartesi günü, üç işçinin göz göre göre ölüme atıldığı iş cinayeti çarşamba günü yapılan basın açıklaması ile protesto edildi. Limter-İş sendikasının çağrısıyla Gisan Tersanesi önünde bir araya gelen çok sayıda parti, sendika ve dernek temsilcisi, artan iş...
(19.08.2008)
Gebze Plastikçiler Sanayi Bölgesinde bulunan İnci Plastik’te 12 Ağustosta sabaha karşı bir iş kazası yaşandı. Çuval üreten fabrikanın örme bölümünde çalışan bir işçi arkadaşımız makinenin silindirine parmaklarını kaptırdı. Acil stop’u bulunmayan makineden kendi çabasıyla kurtuldu.
(19.08.2008)
Tuzla tersanelerinde işçi katliamı devam ediyor. 11 Ağustos Pazartesi günü Gisan Tersanesinde filikanın sağlamlığı kum torbaları yerine işçilerle test edilmeye kalkışılınca 13 işçi yaralandı 3 işçi (Emrah Varol, Ramazan Ergün, Ramazan Çetinkaya) hayatını kaybetti. Bunun üzerine DİSK Limter-İş...
(08.08.2008)
Tüm diğer kazanımlarımız gibi yıllık izin hakkımızın da gasp edilmemesi için mücadele etmeli ve örgütlü bir biçimde karşı koymalıyız. Hem çalışma saatlerimizin azaltılması ve yaşamaya zaman kazanabilmek hem de kısacık yıllık izinlerimizin daha uzun olmasını sağlamak, izinlerimizi ihtiyaç duyduğumuz...
(31.07.2008)
(28.07.2008)
(23.07.2008)
Aslında meslek hastalıklarına birtakım önlemlerle veya tedavilerle çare bulmak mümkün. Ancak bu önlemler patronların kârlarını azalttığı için akıllarının ucundan bile geçmemektedir. Patronlar her zaman “ben kâr edeyim de işçilere ne olursa olsun” der. Son zamanlarda patronların bu kâr hırslarını...
(23.07.2008)
(23.07.2008)
Kapitalist sömürü düzeninde yasalar biz işçileri koruyabilir mi? Kimilerine göre Türkiye’de 4857 sayılı İş Kanunu işçileri korur!
(23.07.2008)
Geçen hafta bir işçi arkadaşımız fabrikada küfrettiği için “iş kanununun 25. maddesinin II. g ve h fıkrasından” dolayı işten atıldı. Olayın üzerinden fazla bir zaman geçmeden bir benzeri daha yaşandı. Fakat bu kez küfreden kişi bir işçi değil, patronun temsilcisi olan bölüm şefiydi.
(22.07.2008)
(19.07.2008)
(17.07.2008)
Yaklaşık 1400 kişinin çalıştığı bir iplik fabrikasında vardiyalı olarak çalışan bir işçiyim. 8 saatlik vardiya içerisinde sadece yarım saatlik dinlenme molamız var ve bunun 20 dakikası yalnızca yemekhaneye çıkmakla geçiyor. Kalan 10 dakikada ise nasıl karnını doyurabilirsen doyur.
(17.07.2008)
Ben Çelik-iş sendikasının örgütlü olduğu bir fabrikada çalışmaktayım. 1,5 sene önce imzalanan toplu sözleşmeyle birlikte sendikalı olduk. Şimdiye kadar elden maaş alıyorduk. Şimdi maaşlarımız bankaya yatıyor. Fakat bankaya yatan paranın tamamı maaş olarak gösterilmediğinden sigorta primlerimiz...
(13.07.2008)
Davanın seyri bir yana ben bu dava sayesinde yasaların işçiyi değil işvereni korumak için çıkarıldığını ve patronlar sınıfının ne kadar ikiyüzlü bir sınıf olduğunu bir kez daha gördüm. Elbette ki yasal yollardan hakkımızı arayacağız. Ama yasaların sınırını burjuvazinin çizdiğini unutmamak gerekiyor...
(13.07.2008)
İş yasası gereği 50’nin üzerinde çalışanı bulunan fabrikalarda işyeri hekimi bulunması gerekmektedir. Ben de yasanın gerektirdiği sayının birkaç katı olan bir gıda fabrikasında çalışmaktayım. Yaşamlarını kölece çalışma koşullarında törpüleyenler olarak, çalıştığımız ortamlarda birçok iş kazasına...
(13.07.2008)
Bir mensucat fabrikasında çalışan bir grup işçiyiz. Türk-iş’e bağlı Teksif sendikasının örgütlü olduğu işyerimizde birçok sorunlar yaşıyoruz. En önemli sorunlarımızdan biri çok düşük ücretlerle çalışıyor olmamızdır.
(06.07.2008)
Geçtiğimiz günlerde Başbakan bir emir vermiş, “tersanelerde ölüm istemiyorum” diye. Sanki biz işçileri ölümle burun buruna çalışmaya sadece tersanelerde mahkûm ediyorlar. Tabii ki öyle değil. Meselâ bu ay çalıştığım fabrikanın Erzurum şubesinde oksijen tüpü patlaması nedeniyle bir işçi kardeşimizi...
(06.07.2008)
Patronlar sınıfının güttüğü politikalardan biri de işçi sınıfını etnik ve mezhepsel-dinsel kökene göre bölmeye çalışmaktır. Bunu çok rahat yapabiliyorlar Alevi-Sünni, Kürt-Türk diye. Bunu, okullar kapanınca çalışmaya başladığım bir metal fabrikasında da birebir yaşadım.
(06.07.2008)
(06.07.2008)
(04.07.2008)
Ben büyük bir matbaada işçiyim. Çalıştığım işyeri, diğer arkadaşların deyimiyle “devletten bile daha sağlam”. Ayın 1’i olduğunda maaşımız eksiksiz cebimizde, 15’inde ise istersek avans da alabiliyoruz. Bu taraftan bakıldığında her şey güzel görünüyor. Ama gelin bir de diğer taraftan bakalım.
(30.06.2008)
Anadolu yakasında büyük bir matbaada çalışan bir işçiyim. Matbaa fabrikasında biz işçilerin yaşadığı ortak sorunlardan biri, “işçi sağlığı” önlemlerinin alınmamasıdır. Matbaa sahiplerinin umurunda olmayan işçi sağlığı önlemleri birçok arkadaşımızı meslek hastalıkları ve iş kazaları neticesinde...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this