UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Fazla mesailerİçerik yayınları

Gebze’den bir kadın işçi
(25.05.2017)
Gerçek ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek düzeyde bir ücret alabilse hangi işçi sabahtan akşama, akşamdan sabaha ömrünü fabrika köşelerinde tüketmek ister? Hangi işçi üç kuruş daha fazla kazanayım derken sağlığını kaybetmek ister? Hangi işçi çocuğunun büyüdüğüne, en güzel anlarına tanıklık edemeden yitip gitmek ister? Hangi işçi sevdiklerine gösteremediği ilgiyi, özeni çalışmak zorunda olduğu...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(04.04.2017)
Dört aydır, 11 aylık belirsiz iş sözleşmeli bir metal fabrikasında çalışıyordum. Günlük on saat çalışma, iki saat yol, üç saat de fazla mesailerle akşama kadar pestilim çıkıyordu. Mesaileri aksatmıyorken gayet iyi bir işçiydim. Bütün gün onca saat ayakta durmaktan ve ağır çalışma koşullarından belimde ağrılar oluşmaya başladı.
Çayırova’dan bir metal işçisi
(23.03.2017)
Geçtiğimiz Cumartesi günü vardiyamızı bitirdik ve servise bindik. Serviste bir işçi arkadaşımızın eksik olduğunu söyledim. Servisteki işçilerden bazısı onun bir 8 saat daha çalışacağını söylediler. Bu işçi 8 saat çalışmanın ardından bir 8 saat daha, yani 16 saat, hatta 20 saat çalışmayı neredeyse alışkanlık haline getirmiş. Bu işçiyle karşılaştığımda dayanamadım ve üzülerek sordum...
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(26.02.2017)
Yaşadığım bölgede irili ufaklı binlerce fabrika var. Bu fabrikalarda on binlerce işçi çalışıyor. İşçilerin çalışma saati, 12, 14 hatta 16 saate kadar çıkıyor. Eskiden istisna olan bu durum son yıllarda neredeyse standartlaştı. Çeşitli araştırmalardan, fazla çalışmanın çalışanların fiziksel ve ruhsal sağlığında ciddi problemlere yol açtığını duymuştum.
Ankara’dan bir grup işçi
(11.02.2017)
İşyerlerinde yapılan fazla mesailer kuralsızlık, denetimsizlik ve patronların kâr hırsı yüzünden işçiler için çileye dönüşmüş durumda. Ekonomik Kalkınma ve İşbirliği Örgütü’nün (OECD) hazırladığı rapora göre Türkiye çalışma saatlerinde dünya lideri. Rapor haftalık yasal çalışma süresinin 45 saat olduğu Türkiye’de her çalışanın yasal çalışma süresinden ortalama dört saat daha fazla çalıştığını...
(15.05.2016)
Uzun saatler boyunca çalışmak işçileri hasta ediyor ve psikolojilerini bozuyor. Dünya Sağlık Örgütü’nün, sendikaların, meslek kurumlarının ve bağımsız bilimsel araştırmacıların yayınladığı raporlar, çok çalışmanın işçileri hasta etmekle kalmadığını, aynı zamanda işçileri yalnızlaştırarak insani ilişkileri de ortadan kaldırdığını gözler önüne sermektedir.
Yenibosna’dan bir işçi
(07.09.2015)
“İşte ne kadar güzel bir gün, mesai yok.” Bu sözleri geçen akşam mesaiye kalmayıp paydos saatinde işten çıkınca eve erken gitmenin verdiği mutlulukla kendi kendime söyledim.
Kıraç’tan bir metal işçisi
(28.07.2015)
Az dediğime bakmayın, her gün en az on saat çalışıyoruz. Maaşların düşük olması, gelir ve gider arasında büyük bir uçurum oluşturuyor.
Ankara’dan bir işçi
(09.05.2015)
1 Mayıs öncesi çalışmalarımız sırasında kurduğumuz stantta MTA’da taşeronda çalışan bir işçi ile tanışmış ve uzun uzun sohbet etmiştik. Abimiz, işyerinde çeşitli sorunlar yaşadığını ve tek başına olduğu için haksızlıklara boyun eğdiğini söyledi. Hatta geçinemediği için mesailerin onlar için çok önemli olduğunu anlattı. Mesai ücretleriyle ilgili büyük bir sıkıntı var çalıştıkları yerde.
Erkunt’dan bir işçi
(13.02.2015)
Ben Erkunt Sanayi A.Ş.’de çalışan bir işçiyim. Burası Türkiye’nin ilk yerli traktörünü üreten ve üretmeye de devam eden köklü bir firma. Bunun yanında Ford, Mercedes gibi büyük firmalara dişli kutuları, fren gövdeleri, motor blokları vb. otomotiv parçaları üretiyor. Peki, bu kadar köklü ve büyük bir işletmede biz işçiler hangi koşullarda çalışıyoruz?
Sarıgazi’den bir işçi
(10.01.2015)
Ben plastik sektöründe çalışan bir işçiyim. Yıllardır çalıştığım, günümün çoğunu geçirdiğim işyeriyle alâkalı ne kadar çok sorunumuz olduğunu UİD-DER’li arkadaşlarımla sohbet ederken daha iyi fark ettim. Yaşadığımız sorunları sizlerle de paylaşmak istedim. Meselâ bizim işyerinde günde 11 saat çalışıyoruz. Bu 11 saat boyunca sadece yarım saat yemek molası kullanabiliyoruz.
Esenyurt’tan bir metal işçisi
(23.11.2014)
Patronlar biz işçilerin örgütsüzlüğünü her fırsatta yüzümüze vuruyorlar. Kısa bir süre önce bir işçi arkadaş işten atılmıştı, sebebi ise incir çekirdeğini dahi doldurmaz. Daha önce de benzer sebeplerden aslında sebepsiz yere bir sürü işçi işten atılmıştı. Sabahın karanlığında üç kuruş para için yollara düşüp soluğu işyerinde alan işçiler daha işbaşı zili çalar çalmaz sanki cezaevine düşmüş gibi...
(20.09.2014)
İşçiler, sosyal çevrelerinden kopuk, yorgun, mutsuz, bunalımlı, geçim derdi bitmeyen, işyeri ile ev arasına sıkışmış tek düze bir hayatı elbette hak etmiyorlar. Birleşmek, örgütlenmek ve daha iyi bir hayat için mücadeleye girişmek, bir işçinin kendi hayatı ve yakınları için atacağı en akılcı adımdır.
Kıraç'tan bir metal işçisi
(16.09.2014)
Bu sorunun cevabını yüzlerce yıl önce işçi sınıfının önderleri cevaplamıştı, çok çalışmakla zengin olunsaydı işçiler zengin olurdu diyerek. Ben bir metal fabrikasında çalışıyorum ve işyerimizin bulunduğu bölge on binlerce işçinin ve yüzlerce fabrikanın olduğu bir sanayi bölgesi. Çalışma saatleri neredeyse bütün fabrikalarda 12 saate çıkmış durumda. Benim çalıştığım işyerinde de...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(16.06.2014)
Çalıştığım fabrika otomotiv sektörüne üretim yapıyor. Hepimizin adını bildiği otomotiv devlerine büyüklü küçüklü, türlü türlü parçalar üretiyoruz. Ürettiğimiz ürünler okyanusları aşıp Amerika’ya, Latin Amerika ülkelerine kadar gidiyor. Üretiyoruz, ama ücretlerimiz bir hayli düşük. Biz işçiler evlerimize iki ekmek daha fazla götürebilmek için fazla mesai yapmak zorunda kalıyoruz.
İşsiz bir matbaa işçisi
(01.06.2014)
İşsiz bir matbaa işçisiyim. Üç aydır iş arıyorum. İş bulabilmek için oturduğum yere yakın olan İmes sanayi sitesindeki fabrikalara iş başvurusu yapıyorum. İşçi arkadaşlarımdan biri İmes’te bulunan Bilnet adında bir fabrikayı tavsiye etti. Şartlarının iyi olduğunu söyledi. Ben de arkadaşımın tavsiyesi nedeniyle başvuruya gittim.
Esenyurt’tan bir kadın işçi
(18.02.2014)
Merhaba kadın ve erkek işçi kardeşlerim. Ben ev temizliğine giden bir kadın işçiyim. Yaklaşık 18 yıldır İstanbul’da yaşıyorum. Dokuz yıldır temizlik işçiliği yapıyorum. Sizlerle, çalışma saatlerinin uzunluğunun biz kadınların sosyal yaşantısında nasıl etkiler yarattığını bir örnekle paylaşmak istiyorum.
Gebze’den bir işçi
(31.10.2013)
Saat 15.30 uykudan yeni uyandım. Elimi yüzümü yıkıyorum ama her zamanki gibi yine uykumu alamamışım. Annem “oğlum yemek hazır” diyerek mutfağa çağırıyor. Masaya oturuyorum ama uykumu alamadan uyandığım için hiç bir şey yiyemiyorum. Bir iki kaşık aldıktan sonra yiyemeden masadan kalkıyorum. Saat 16.00. Ben üstümü başımı giyerek evden çıkmaya hazırlanıyorum.
(22.10.2013)
Haftanın 6 günü, 24 saatin 12 saatini işyerinde geçiren bir işçinin kendine ait bir hayatı nasıl olabilir? 12 saat patron için çalışan işçi, en iyi ihtimalle 1 saatini de yolda kaybetmektedir. En az 8 saat uyumadan ertesi gün çalışması mümkün değil. Yani işçi kendisi için değil, ertesi gün çalışabilmek için düzenli uyumak, dinlenmek ve enerjisini toplamak zorundadır.
Gebze’den işsiz bir işçi
(02.10.2013)
Bir süredir işsiz olduğum için fabrika fabrika dolaşıp iş arıyorum. İş görüşmesine gittiğim her fabrikada “yok artık!” dedirtecek olaylarla karşılaştım. Gittiğim bir fabrikada form doldurduktan sonra görüşme için bekleme salonuna aldılar. Bekle babam bekle, ne gelen var ne giden. Beklemekten artık sıkıldım, ayağa kalkıp camdan dışarıya bakıyordum...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(26.07.2013)
Ben metal sektöründe çalışan bir kadın işçiyim. Çalıştığım fabrikada iş kazaları yoğun olarak yaşanmakta. Geçtiğimiz günlerde yaşanan bir iş kazası üzerine serviste işçiler arasında gerçekleşen bir sohbeti sizlerle paylaşmak istiyorum. Mesai bitimi sonrası yorgun argın servise bindik ve işçi arkadaşlarımızdan biri derin bir nefes alarak “oh be bugün fazla mesaiye kalmadık evimize gidiyoruz” dedi...
Sefaköy’den bir işçi
(20.05.2013)
Ben birkaç gün öncesine kadar çuval dokuma fabrikasında çalışan bir işçiydim. Altı ayı doldurmama iki gün kalmıştı ki ben ve aynı bölümde çalışan başka bir işçi arkadaşım işten atıldık. Üç vardiya şeklinde çalıştığımız bu işyerinde makineler gece gündüz çalışıyor. Tatil günü olan Pazar günü bile makinelerin durduğu yok. Dolayısıyla makinelere bağlanmış işçiler de dinlenme günü olmadan çalışmaya...
Sincan Organize Sanayi’den bir işçi
(19.05.2013)
Bizim sanayi bölgesinde en büyük sorunlarımızdan bir tanesi fazla mesai ücretleridir. Ücretleridir dediğime bakmayın, yorucu geçen mesailerden sonra dayatılan fazla mesailerin ücretleri çoğu fabrikada işçi arkadaşlarımızın eline geçmez. Bilir arkadaşlarımız bu çalışmayı bedava yaptıklarını, ömürlerinden ve ailelerinden olduklarını.
Kıraç’tan bir grup işçi
(11.03.2013)
Kıraç bölgesinde işçi olmak için 12 saati ve asgari ücreti kaderinmiş gibi kabul edip öyle çalışman gerekiyor. Kıraç’ta koca koca fabrikalar var ve içinde binlerce işçi çalışmakta. İşin kötü tarafı da bu bölgede parmakla sayılabilecek denli az sendikalı fabrika olması. Fabrikalar gece gündüz çalışıyor. Kimisi vardiyalı, kimisi gündüz 10-12 saat çalışıyor. Fabrikalarda öncelik işin güvenliğidir,...
Beylikdüzü’nden bir kadın işçi
(05.03.2013)
Çalıştığım fabrikada haftasonu yaklaşınca işçiler acaba Cumartesi-Pazar mesaisi olacak mı diye merakla bekliyorlar. Geçen Cuma paydosa doğru Cumartesi ve Pazar mesaisi var denildi. Birden bir kadın işçi çığlık atmaya ve sevinmeye başladı. Ben ilk önce anlamadım bunun neyin sevinç çığlığı olduğunu. Arkamdaki işçiye sordum “ne oldu, niye çığlık attı” diye.
(20.02.2013)
Yıllar önce televizyonda yayınlanan bir şaka programı, insanların hafızalarının ne kadar zayıf olabildiğini ilginç bir şekilde gözler önüne sermişti. Programı yapanlar, bir sokaktaki kaldırım taşlarından birini söküp götürürler. Ardından sokakta oturan insanlara sorarlar: “Buradaki taşa ne oldu?” Cevap: “Görmedik, bilmiyoruz, burada taş yoktu.”
Kocaeli’den bir işçi
(29.01.2013)
Vardiya sisteminin bitmek tükenmek bilmeyen kısır döngüsü biz işçileri her gün biraz daha tüketiyor. Kimi fabrikalarda 12 saatlik iki vardiya şeklinde ayarlanan vardiyalar, kimi fabrikalarda 3’lü ve 4’lü ve 7’li olarak uygulanıyor. Dörtlü ve yedili vardiya sistemlerinde işçiler hafta tatillerini Pazar günü değil, haftanın herhangi bir gününde kullanıyorlar.
Tuzla’dan bir işsiz
(27.09.2012)
4 aydır işsizim ve iş ararken öyle şeylerle karşılaşıyorum ki, çalışan ve çalışmayan arasındaki farkı düşünüp duruyorum. Bir tarafta 12 saat gökyüzünü göremeden çalışanlar, bir tarafta benim gibi 4 ay, 5 ay belki 10 ay işsiz olanlar var. Bir tarafta evine bir kuruş daha fazla para götürebilmek için mesailer yüzünden neredeyse fabrikada yatıp kalkanlar, diğer tarafta ben ve benim gibi “bugün iş...
Avcılar’dan bir kadın işçi
(25.09.2012)
Kıraç bölgesindeki fabrikalara her ay düzenli olarak İşçi Dayanışması bültenini dağıtıyoruz. Kıraç’ta birçok fabrika 12 saatlik iki vardiya halinde çalışıyor. İşçiler akşam vardiyası çıkışında enkazdan çıkmış gibi servislerine biniyorlar. Dağıtım sırasında yaşlı bir amca elimizde İşçi Dayanışması’nı görünce “bu fabrikaya mı dağıtacaksınız” diye sordu. Biz de evet dedik.
Esenler’den bir deri işçisi
(20.07.2012)
“ÇALIŞAN DEMİR PAS TUTMAZ” atasözünü patronların biz işçilere karşı kullandıkları en büyük silah olarak düşünüyorum ben. Bizler işçiler olarak uzayan çalışma saatlerine karşı yaşam mücadelesinin içerisindeyiz sürekli. Aldığımız düşük ücretlerden kaynaklı olarak çözümü daha fazla çalışmakta arıyoruz ne yazık ki.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this