UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Fazla mesailerİçerik yayınları

(20.02.2013)
Yıllar önce televizyonda yayınlanan bir şaka programı, insanların hafızalarının ne kadar zayıf olabildiğini ilginç bir şekilde gözler önüne sermişti. Programı yapanlar, bir sokaktaki kaldırım taşlarından birini söküp götürürler. Ardından sokakta oturan insanlara sorarlar: “Buradaki taşa ne oldu?”...
(29.01.2013)
Vardiya sisteminin bitmek tükenmek bilmeyen kısır döngüsü biz işçileri her gün biraz daha tüketiyor. Kimi fabrikalarda 12 saatlik iki vardiya şeklinde ayarlanan vardiyalar, kimi fabrikalarda 3’lü ve 4’lü ve 7’li olarak uygulanıyor. Dörtlü ve yedili vardiya sistemlerinde işçiler hafta tatillerini...
(27.09.2012)
4 aydır işsizim ve iş ararken öyle şeylerle karşılaşıyorum ki, çalışan ve çalışmayan arasındaki farkı düşünüp duruyorum. Bir tarafta 12 saat gökyüzünü göremeden çalışanlar, bir tarafta benim gibi 4 ay, 5 ay belki 10 ay işsiz olanlar var. Bir tarafta evine bir kuruş daha fazla para götürebilmek için...
(25.09.2012)
Kıraç bölgesindeki fabrikalara her ay düzenli olarak İşçi Dayanışması bültenini dağıtıyoruz. Kıraç’ta birçok fabrika 12 saatlik iki vardiya halinde çalışıyor. İşçiler akşam vardiyası çıkışında enkazdan çıkmış gibi servislerine biniyorlar. Dağıtım sırasında yaşlı bir amca elimizde İşçi...
(20.07.2012)
“ÇALIŞAN DEMİR PAS TUTMAZ” atasözünü patronların biz işçilere karşı kullandıkları en büyük silah olarak düşünüyorum ben. Bizler işçiler olarak uzayan çalışma saatlerine karşı yaşam mücadelesinin içerisindeyiz sürekli. Aldığımız düşük ücretlerden kaynaklı olarak çözümü daha fazla çalışmakta arıyoruz...
(22.06.2012)
Gez-Deri fabrikasında bir hafta içerisinde sadece üretim bölümünden 5 kişi işi bıraktı... Yaşanan bu işten çıkmalar karşısında Gez-Deri patronu yine değişik bir yöntemle işçilerin gündemine girmeyi başardı. Getirilen işçi başına “150 lira ödül verileceğini” fabrikanın duyuru panosuna astı.
(18.03.2012)
Gebze Organize Sanayi Bölgesinde araba parçaları üreten bir fabrikada çalışıyorum. Fabrikada işlerin yoğun olduğu söylendi. Bu nedenle birkaç gün boyunca günde 15 saat çalışacaktık. “Ne olacak birkaç günden? Hem mesai yapar, fazla para alırız” diyerek çalışmaya başladık.
(15.02.2012)
Bir okurumuz gönderdiği mektubunda çalıştığı fabrikadaki bir olayı şöyle anlatıyor: “Bir gün sabah işbaşı yapacağımız saatte bütün işçiler toplanmış müdürün odasına doğru yürüyordu. Tamam dedim, bu kadar uzun çalışma saatlerine ve düşük ücretlere ‘artık yetti’ diyeceğiz. Ben de peşleri sıra gittim...
(23.01.2012)
Fabrikada üç aydan beri işçiler mesaiden gözünü açamıyor. Neredeyse fabrikada yatıp kalkacaklar. Mayıs ayına kadar böyle devam edecek. Patron işini garantiye almak için bizlere kendi çıkarmış olduğu yasayı dayatıyor. Geçenlerde önümüze imzalamamız için bir kâğıt getirdiler.
(08.12.2011)
“Abi sen hiç âşık olmadın mı?” Bunlar, bir tekstil fabrikasında aylardır gece vardiyasında çalışan ve zorunlu mesailere bırakıldığı için uzun zamandır nişanlandığı kızı göremeyen bir işçi arkadaşımızın sözleri. Belki kulağa komik geliyor ama o söylerken bana hiç komik gelmedi.
(22.10.2011)
Biz işçiler gece-gündüz demeden çalışırız. Gün akşam olur biz yine çalışırız. Hangimiz görebiliyor güneşin batışını? Gün aydınlanır biz yine çalışırız. Hangimiz görebiliyor güneşin doğuşunu? Bizi fabrikalara saatlerce bağlayan çalışma saatleri yüzünden hangimiz dışarıdaki güzellikleri doyasıya...
(04.10.2011)
Ben uzun yıllardır işçilik yapmama rağmen vardiyalı bir işte çalışmamıştım. Şimdiki girdiğim iş üç vardiya şeklinde çalışan bir gıda fabrikası. İki günlük işçilikten sonra kendimi listede gece vardiyasında gördüm. Tuhaf bir duyguydu benim için. Tam olarak ne düşüneceğimi bilmiyordum. Hem heyecanlı...
(28.08.2011)
Fazla mesailer, normal mesai saatleri dışına eklenen ama yaşamımızın bütününü fabrikada geçirmemize neden olan, patronun daha çok kâr elde etme aracıdır. Zaten günümüzün on veya on iki saatini fabrika çalışarak geçirdiğimiz bir düzende, bir de karşımıza fazla mesailer çıkıyor.
(24.07.2011)
Ben tekstil sektöründe çalışan bir işçiyim. Çalıştığım işyerinde, işe başladığımdan beri patronun temsilcileri ayda iki toplantı yapıyordu. Bu toplantılarda hep kendi lehlerine konular konuşuyorlardı. En son karara göre istedikleri iş çıkmadığı takdirde ücretsiz mesaiye kalacaktık.
(11.07.2011)
Ben İstanbul Tuzla Mermerciler Sanayi Sitesinde yer alan bir kelepçe fabrikasında iki aydır çalışmaktayım. Fabrikada çalışma koşullarımız o kadar zor ki adeta kelepçe fabrikasına kelepçelendik. Sabah saat sekizde işbaşı yapıyor, akşam saat altıda paydos etmemiz gerekirken gece yarılarına kadar...
(28.06.2011)
Sendikada örgütlü olduğumu zannetmesi bile patronun tavrını değiştirmeye yetti. Bütün işçilerin hem sendikal hem de siyasal örgütlülüğü yükseldiğinde eminim patronlar kaçacak delik arayacaklardır.
(12.04.2011)
Yaz saati uygulamasına geçeli on gün oldu. Bu süre içerisinde ve öncesinde bazı işçilerden duymuş olduğum bir konuyu sizlerle paylaşmak istiyorum. Konu, yaz saati uygulamasına geçilince akşamları işten erken çıkılacak olmasıydı.
(11.04.2011)
Derneğimizin Gebze şubesinde bir seminere katıldım hafta sonu. Semineri sunan arkadaşımız salondakilere birkaç soru sordu. Bu sorulara verilen cevaplar karşısında nasıl da kahrolası bir ücretli kölelik düzeninde yaşadığımızı bir kez daha öfkeyle hatırladık. İlk soru, aramızda kaç kişinin işsiz...
(08.04.2011)
Ben teknisyenlik yapan bir işçiyim. Şu anda kâğıt sektöründe çalışmaktayım. Sizlere UİD-DER’le tanışmamı ve başımdan geçen bir olayı anlatmak istiyorum. Sabah işe giderken trende İşçi Dayanışması dergisini okuyan bir kadın arkadaşı gördüm. Gözümün ucuyla okuyup arkadaşa nasıl böyle bir dergi...
(23.03.2011)
Ben yaklaşık 4 yıldır bir çorap fabrikasında çalışıyorum. Her gün sabahın erken saatlerinde kalkıp işe gitmek artık bana işkence gibi geliyor. İki vardiya halinde 8 saat çalışıyoruz. Sabahın güzelliklerinden faydalanamadan, hava bile aydınlanmadan sanki hapishaneye giriyormuşuz gibi geliyor artık...
(16.12.2010)
Ben asgari ücretli çalışan bir fabrika işçisiyim. Asgari ücretle geçinmek imkânsız olduğu için, yaptığımız fazla mesailer bizi çok yorsa bile bizim için çok önemlidir ve çoğu zaman ilaç gibi gelir. Pek çok açık onunla kapatılmaya çalışılır. Fakat bizim fabrikada, “cin fikirli” patronumuz ve en az...
(27.11.2010)
Fabrikamızda ücretlerimiz geç ödeniyordu, yıllık zamlarımızı alamamıştık ve her gün 12 saat çalıştırılmamıza rağmen yani zorla mesaiye bırakılmamıza rağmen mesai ücretlerimize zam gelmiyordu. Hâlbuki bizler her sabah evimize biraz daha fazla ekmek götürebilmek için geliyorduk işyerine.
(23.11.2010)
Bayram öncesi herkeste öyle ya da böyle bir bayram telaşı yaşandı. Herkesin dilinde ya kurbanlıkların ne kadar pahalı olduğu, ya bayramda bir yere gidilip gidilmeyeceği ya da bayram izniyle ilgili cümleler dönüp durdu. Aynı sohbetler bizim işyerimizde de geçti.
(20.11.2010)
Çalıştığım fabrikada bir ay içerisinde ortalama 80-90 saat fazla mesai yapmışız. Ve biz yaklaşık 8 aydan beri fazla mesai saldırısına maruz kalmaktayız. Yani biz yıllık fazla çalışma süresi olan 270 saati çoktaaan geçmişiz. Maalesef işverenler kendi koydukları yasaları bile tanımamakta ve kârlarına...
(17.11.2010)
Biz AVON’da çalışan bir grup işçiyiz. 14 saat zorunlu çalışmaya maruz kalıyoruz. Uzun zamandır bu şartlarda çalışıyoruz. Bu çalışma koşullarından dolayı çoğumuz yıprandık. Yemek ve molalar hariç sürekli ayakta çalışmaktayız. Bu durum artık bizim canımıza tak etti. Bir grup arkadaşla mesailere...
(13.11.2010)
Bizler Gezer’den bir grup deri işçisi olarak bu mektubu sizlerle paylaşmak istedik. Günde 12 saat boyunca çalıştığımız bu fabrika, terlik, ayakkabı, koltuk ve araba kılıfı, yani deri ile alâkalı ne varsa üretiyor. Çalışma saatlerimizin uzunluğu ve üstüne bir de vardiyalar yüzünden neredeyse sosyal...
(07.11.2010)
12 saat çalıştığımız için ne ailemize, ne kendimize, ne de çoluğumuza çocuğumuza zaman ayırabiliyoruz. Ancak uykumuzdan feragat edip, gözlerimiz kanlanarak bir şeyler yapmaya çalışıyoruz. Bu kadar uzun saatler çalışmamıza karşın aldığımız ücret ise asgari ücrettir
(24.10.2010)
Birçok ülkeye ihracat yapan bir firmada olan SİNBO’da işçi olarak çalışıyorum. Patronun açgözlülüğüyle ve her geçen gün artan baskısıyla karşı karşıyayız. Patron ve onun yalaka tayfası çalışanlara adeta kan kusturuyor. Çalışma saatlerimiz 12-14 hatta yeri geldiğinde 24 saat oluyor.
(22.10.2010)
Biz Avon fabrikasının yurtiçi kargo bölümünde çalışan bir grup işçiyiz. Gündüz ve gece vardiyaları var. Biz KM Grup diye bir taşeronla işe başladık. Servislerimizi taşeron firma ayarlıyordu. İlk üç hafta günde iki farklı servise biniyorduk. 15 günde 20 ayrı servis aracı değiştirdik.
(06.10.2010)
Ben BRİLLANT perde fabrikasında çalışan bir işçiyim. Çalıştığım bu fabrikada insanlık dışı uygulamaların yanı sıra, işçileri bıktırmak için psikolojik baskı da uygulanmaktadır. Neredeyse 6 yılımı verdiğim bu işyerinde o kadar çalışmama rağmen hayatımda yıpranmak dışında pek bir değişiklik olmadı.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this