UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Haklarımızı Bilelim (Yasalar-Sorular-Yanıtlar)İçerik yayınları

(23.10.2012)
İşçilerin ölmesini umursamayan AKP hükümeti, gelen baskı sonucu İş Sağlığı ve Güvenliği adıyla bir yasa çıkardı ve bu yasanın iş kazalarını önleyeceğini iddia etti. Yalnızca Eylül ayında 83 işçinin ölmesi de gösteriyor ki, bu yasa hiçbir işe yaramamıştır. Üstelik Haziran ayında Meclis’ten geçen...
(17.10.2012)
İş kazası geçiren işçi, kazayı geçirdiği işyerinde çalışırken de, oradan ayrıldıktan sonra da İş Mahkemesine başvurarak maddi ve manevi tazminat davası açabilir. İş kazalarında zaman aşımı süresi kazanın olduğu tarihten itibaren 10 yıldır. Dava açılıp duruşma başlamadan önce, iş müfettişleri...
(21.09.2012)
Bizler UİD-DER’li işçiler olarak tarihsel hafızamızı kaybetmemek ve elimizden alınanların hesabını sormak için mücadele ediyoruz. Geçmişimizi, bugünümüzü ve geleceğimizi konuşuyoruz, tartışıyoruz. Bize dair çıkan her yasadan haberdar olmaya ve etrafımızdaki işçi arkadaşları bilgilendirmeye...
(18.09.2012)
Haklı nedenlerle işten çıkan işçi kıdem tazminatı alır mı? İster belirli ister belirsiz süreli iş sözleşmesi imzalansın, işçi iş sözleşmesini haklı nedenlerle sona erdirebilir. Bunun karşılığında ise kıdem tazminatı alabilir. İş Yasasının 24. maddesi, işçinin işten çıkmak için haklı nedenlerini...
(19.07.2012)
Patron ve onların sözcüsü olan hükümet, biz işçileri düşünmez. Neredeyse hepimiz bunun farkındayız. Açlık sınırının bile kat be kat altında olan bir ücrete, 701,14 liraya mahkûm bırakılıyoruz. Asgari ücret aslında bu rakamın bile altında ve tam tamına 634 lira 64 kuruş. Eskiden alışveriş...
(18.06.2012)
Son yıllarda yapılan yasal düzenlemeler işçilerin emekli olmasını zorlaştırmaktadır. 15 yıl çalışmış, 3600 gün prim ödemiş işçilerin, eskisinden farklı olarak, emekli olabilmesi için bir de yaş şartını yerine getirmiş olmaları gerekiyor.
(18.05.2012)
Sigortasız çalışmak kayıt dışı çalışmak anlamına gelir. Bir işçinin işe başladığı ilk gün sigortasının da başlatılması zorunludur. Sigortamızı yapmayan patronu, Bölge Çalışma Müdürlüklerine şikâyet edebilir, suç duyurusunda bulunabiliriz. Patronun sigortamızı düzenli olarak yatırıp yatırmadığını e-...
(17.04.2012)
Türkiye’de her gün ortalama 100’ün üzerinde işçi, iş kazasında hayatından oluyor. Bir işçi iş kazası geçirdiğinde, işyeri yönetimi durumu derhal polise ve Sosyal Güvelik Kurumuna bildirmek zorundadır. Bu, yasal bir zorunluluk olmasına rağmen, patronlar iş kazasını ilgili yerlere bildirmiyor ve...
(29.03.2012)
Sendikalar, Toplu Sözleşme, Grev ve Lokavt Kanunu yasalarındaki değişiklikler, Toplu İş İlişkileri Kanun Tasarısı adı altında Meclis alt komisyonunda kabul edildi. İlk tasarıda 18 olan işkolu sayısı 21 olarak belirlendi ve Meclise sunuldu. Daha önce 18 olarak belirlenen işkolu sayısının 21’e...
(27.01.2012)
Patronlar sınıfı her geçen gün bir hakkımızı gasp ederken bir taraftan da yasal boşluktan ve biz işçilerin örgütsüzlüğünden yararlanarak keyfi uygulamalarla sömürüyü katmerleştirmektedir. Bu keyfi uygulamalardan biri de işçilerin onayı alınmadan ücretsiz izine çıkarılmasıdır. İş Kanununda ücretsiz...
(12.01.2012)
Patronlar bizi katmerli bir şekilde sömürmek için sürekli yeni yöntemler geliştiriyorlar. Uzun çalışma saatlerine mahkûm ettikleri yetmiyormuş gibi, önemli sebeplerle aldığımız izin günleri için de ya ücretimizden kesinti yapıyor ya da telâfi çalışması adı altında fazlasıyla çalıştırıyorlar. Telâfi...
(11.01.2012)
Asgari ücret sefalet ücreti olmaya devam ederken, AKP hükümeti bu sefaleti daha da derinleştirmek için bölgesel asgari ücret uygulamasına geçmeyi hedefliyor. Türkiye’de asgari ücret uygulaması ilk kez 1951 yılında başladı. 1951-1967 yılları arasında asgari ücreti “mahalli komisyonlar” belirliyordu.
(16.11.2011)
Sendikalar işçilerin örgütlü gücü demektir. Bu örgütlülüğün önüne geçmek isteyen patronlar bir işyerinde örgütlenme faaliyeti başladığında ya da işçiler sendikalarıyla ortak hareket edip kararlı bir biçimde haklarını aradığında, farklı gerekçeler göstererek işçileri işten atmaya başlıyorlar. Fakat...
(19.10.2011)
İşveren iş kazası oluştuğunda şu yükümlülükleri yerine getirmek zorundadır: Hemen bölgedeki zabıtaya (savcılık, jandarma veya karakol) bilgi verilir. Eğer patron bu görevini yapmıyorsa işçiler de bu bildirimi yapabilir. Daha sonra kaza zabıtadan sonra hemen bir dilekçe ile SSK Bölge Müdürlüğü’ne...
(18.10.2011)
Patronlar haklarımızı birer birer alıyor. Bunlardan sonuncusu kıdem tazminatıdır. Yeni uygulama henüz hayata geçirilebilmiş değil. Fakat işçilerin kafası kıdem tazminatı konusunda bir hayli karıştırılmış durumda. Kıdem tazminatı nedir, bugün nasıl uygulanıyor ve patronların yeni uygulamayla yapmak...
(18.06.2011)
Gözünü kâr hırsı bürümüş patronlar her gün onlarca işçiyi tazminatsız işten atıyorlar. İşten atarken geçerli bir sebep göstermeye bile gerek duymuyorlar. Sebep gösterdikleri şeyler de düzmece veya iftiradan öteye gitmiyor. İşçilere tazminat vermemek için işçilerin kendi isteğiyle işten çıkmasını...
(19.02.2011)
Bundan 10 yıl önce iş kazası geçirmiştim. Ben ne ilk ne de sonuncuyum. Türkiye’de ve dünyada her yıl yüz binlerce işçi iş kazalarında hayatını kaybediyor, sakat kalıyor. İstatistiklere bakılığında dünyada her yıl 270 milyon iş kazası meydana geliyor. Ve her 15 saniyede bir işçi, her gün ise 6300...
(13.11.2010)
Günümüzde sendikalı çalışan işçi sayısı çok az. Bu durumun sebebi patronların örgütlü işçi istememeleridir. Karşısında örgütlü işçi olmayınca patron istediği işçiyi işten atar, ücreti düşük tutar, sigortasız işçi çalıştırır. Böylece kısa zamanda daha çok kâr elde etmek ister. Örgütsüz işçi...
(28.09.2010)
Genel anlamda aynı sorunları paylaşıyoruz. UİD-DER’in web sitesindeki mektupları okuyorum. Birçok işçi arkadaşımın yazdığı mektupları görünce, “aa, aynen bizim işyerini anlatıyor” diyorum. Ben de sizlerle, özellikle taşeron işçilerin sık karşılaştığı ücretsiz izin sorununu paylaşacağım.
(17.09.2010)
Türkiye İstatistik Kurumu (TÜİK) verilerine göre 9 milyon 328 bin kişinin herhangi bir sosyal güvenlik kurumuna kaydı yok. Yani 9 milyon insan sigortasız çalışıyor. 2008’de yüzde 43,5 olan kayıt dışı çalışma oranı 2009’da yüzde 43,8’e çıkmış. Bu yaklaşık her iki işçiden birinin kayıt dışı...
(06.09.2010)
Bu tür durumlarla karşılaşan işçilerin ilk yapması gereken, tazminatını bu işi bilen birine hesaplatmadan çıkışının altına imza atmamaktır. Eğer tazminatı patron tarafından şu ya da bu şekilde eksik ödenmek isteniyorsa, işçi alması gereken tazminat bedelinin gerçekte ne olduğunu patrona söylemeli...
(16.07.2010)
Uzun çalışma saatleri ve zorunlu mesailer, bütün bir yıl boyunca gezmeye, eğlenmeye, dinlenmeye, ailemizle zaman geçirmeye fırsat vermiyor. Yaz geldi, havalar ısındı. Koca bir yılın yorgunluğu üzerimizde. “Şöyle bir iznimiz olsa da dinlensek” diye düşünüyoruz.
(18.06.2010)
2008 yılında vergi iadesi uygulaması kaldırılarak onun yerine Asgari Geçim İndirimi (AGİ) uygulaması yürürlüğe konuldu. Ancak birçok işyerinde bu artış ücretlere yansıtılmıyor ya da sigortasız çalıştırıldığımız için bu hakkımızdan faydalanamıyoruz.
(15.06.2010)
Fabrikada üç arkadaş oturduk, düşündük. Meğer biz işçilerin bazen doğru bildiği ne çok yanlış varmış... “Vallahi billahi doğru söylüyorum” dediğimiz şeylerin doğru olmadığını uzun boylu tartışınca anladık. Bu konuda, UİD-DER üyesi arkadaş bize oldukça yardımcı oldu.
(13.06.2010)
Patronlar emeğimizin karşılığını vermiyorlar. Emeğimizin karşılığını vermedikleri gibi kanun dışı uygulamalar yaparak aldığımız ücret üzerinden bile kâr elde ediyorlar. Çalıştığım işyerinde patron vergiden kaçmak için aldığımız ücreti ikiye bölerek veriyor. Asgari ücret kadar olan kısmını bankaya...
(11.06.2010)
Patronlar, İş Kanununda yer alan birçok hakkımızı gasp ediyorlar. Örgütsüz olan ve haklarını bilmeyen işçiyi kolayca kandırabiliyorlar. Örneğin her ay maaşımızı, fazla mesailerimizi, sigorta primlerimizi gösteren ücret bordosunu bizlere vermiyorlar. Oysa İş Kanununa göre patron çalıştırdığı işçiye...
(06.06.2010)
Patronların gündeminde uzun süredir kıdem tazminatlarının kaldırılması var. İşçi sınıfının dağınık ve örgütsüz oluşu nedeniyle, geçmiş işçi kuşaklarının ağır bedeller ödeyerek elde etmiş olduğu kazanımlar bir bir gasp ediliyor. Patronlar sınıfı saldırılarında sınır tanımıyor.
(18.05.2010)
Patronlar işçilerin sırtından kâr elde edebilmek için her yola başvuruyorlar. Türkiye’de haftalık çalışma süresi 45 saattir. Bunun üzerinde olan çalışmaya ise “fazla mesai” denir. Bir işyerinde fazla çalışma yapılabilmesi için öncelikle işçilerin onaylarının alınması zorunludur.
(21.01.2010)
İşyerlerimizde işten çıkarmalarla karşı karşıya kaldığımızda neler yapmamız gerektiğini biliyor muyuz? Yoksa işten atıldığımızda sadece “nereye imza atacağım?” sorusunu mu soruyoruz?
(10.01.2010)
Kendi krizlerinin bedelini bizleri işten atarak ödeten patronlar sınıfına karşı hiç mi yasal hakkımız yok? İşe iade davası açmak için neler gereklidir?

Sınıfın Penceresinden

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this