İşçi Tiyatrosuİçerik yayınları

UİD-DER, işçi tiyatrosu geleneğini yaşatmaya ve geliştirmeye çalışıyor. Bu temelde ‎temsilciliklerinde çalışma yürütüyor. İşçi tiyatrosu işçi ‎kitlelerinin dilidir. İşçi tiyatrosunun sahnesinde patronların değil, işçilerin acıları, sevinçleri, aşkları ve ‎mücadeleleri yer alır. Tiyatro için, “insanı insana insanla anlatma sanatı” denir. UİD-DER İşçi Tiyatrosu Topluluğu, tiyatroyu işçiden işçiye işçinin diliyle anlatıyor. Bu sayfada, UİD-DER İşçi Tiyatrosu Topluluğu’nun sahnelediği oyunlar üzerine işçilerden gelen mektupları ve oyun fotoğraflarını bulacaksınız.
Esenler’den bir işçi çocuğu
(15.11.2008)
Aydınlı’dan bir tersane işçisi
(12.11.2008)
9 Kasım Pazar günü UİD-DER İşçi Tiyatrosu’nun Aydınlı temsilciliğinde düzenlediği “İşçiler İçin Nasıl Bir Oyun Oynamalı?” adlı tiyatro etkinliğine katıldım. Etkinliğe çok sayıda işçi katılmıştı. 7’den 70’e her yaşta izleyici vardı.
Gazi Mahallesinden bir işçi
(28.10.2008)
Pazar günü fabrikada mesai olmasına rağmen işe gitmedim. İşyerindeki UİD-DER’li arkadaşım beni tiyatro oyununa davet etmişti. Oyunu izledikten sonra iyi ki mesaiye gitmemişim dedim ve arkadaşıma teşekkür ettim.
Gazi Mahallesinden bir gıda işçisi
(28.07.2008)
Derneğimizin düzenlemiş olduğu “1 Mayıs Karanfilleri” adlı tiyatro oyununun görüntülerini seyrettik. Kesinlikle bu kadar güzel anlatılabilirdi dayanışmamız ve ancak bu kadar profesyonelce oynanabilirdi bir oyun.
Gazi Mahallesinden bir kadın tekstil işçisi
(18.07.2008)
Büyük bir çoğunluğun çocukları bu şekilde büyürken bunların yanında şanslı olan işçi çocukları da var. Onlar şimdilik azınlık olsa da günden güne büyüyor ve çoğalıyorlar. İşte onlar UİD-DER’in çocukları. Kapitalist sistem içinde büyüyen diğer çocukların tersine onlar, almış oldukları eğitimle, katılmış oldukları seminerlerle, okudukları yayınlarla, paylaşımı, birliğin ve beraberliğin önemini...
Aydınlı’dan bir işçi
(17.07.2008)
Aydınlı UİD-DER Temsilciliğinde düzenlenen “Barış İçin Savaş” adlı tiyatro oyununu büyük bir keyifle izledik. Oyuncuların hepsi UİD-DER çocuk tiyatrosu çalışmalarına katılan çocuklardı. Oyunu çok sayıda çocuğun yanı sıra çeşitli sektörlerde çalışan işçi arkadaşlarımızla birlikte izledik. Oyunun her sahnesinde alkışlar koparken, izleyenler böyle güzel bir oyun izleyeceklerini tahmin etmediklerini...
Gazi Mahallesinden bir işçi
(11.07.2008)
28 Haziran Cumartesi günü Gazi Temsilciliğinde UİD-DER çocuk tiyatrosunun hazırladığı “Barış İçin Savaş” oyununu izledik. Oyunu oynayan ilköğretim çağındaki 14 kardeşimiz büyüklerine büyük bir ders verdiler. Oyun bir çocuk oyunu değil, işçi tiyatrosunun güzel bir örneğiydi.
Gebze’den bir grup işçi
(04.07.2008)
dün bir tiyatro oyunu vardı UİD-DER Gebze temsilciliğinde. Ve her zaman olduğu gibi emeği geçen herkes işçiydi ve aralarında profesyonel olarak tiyatro ile uğraşan kimse yoktu. Ama profesyonellere de taş çıkarttılar doğrusu.
Kocaeli Üniversitesinden bir grup öğrenci
(30.06.2008)
Geçtiğimiz pazar günü UİD-DER’in Aydınlı temsilciliğinde düzlenen “Köle İbrahim Tuhaf Konuşuyor” adlı işçi tiyatrosuna Kocaeli Üniversitesinden öğrenciler olarak katıldık.
Bostancı’dan bir işçi
(26.06.2008)
Bu pazar çocuklar ve ebeveynleri evlerinden büyük bir hevesle çıktılar. Aileleri ile birlikte UİD-DER’in İşçi Tiyatrosunu izlemek için Aydınlı Temsilciliğine doğru yola koyuldular. Her biri “başına bir taş düşeceğinden” habersizdi. Oyunun adı “Köle İbrahim Tuhaf Konuşuyor”du.
1 Mayıs Mahallesinden bir işçi
(26.06.2008)
22 Haziran Pazar günü UİD-DER’in Aydınlı temsilciliğinde “Köle İbrahim Tuhaf Konuşuyor” adlı tiyatro oyunu gösterildi. UİD-DER İşçi Tiyatrosu’nun düzenlediği oyunu Gülsuyu ve 1 Mayıs Mahallelerinden de gelen işçi arkadaşlarımızla birlikte ilgiyle izledik.
Gebze’den bir metal işçisi
(28.05.2008)
Müziğin, şiirin, resmin, tiyatronun yalnızca bir sınıfa ait olmadığını, işçi sınıfı örgütlendiğinde ortaya neler çıkarabileceğini herkese gösterdik.
Esenler’den 12 yaşında bir tiyatro öğrencisi
(22.05.2008)
UİD-DER Tiyatro Kulübü üyesi bir metal işçisi
(19.05.2008)
Gebze’den UİD-DER Tiyatro Kulübü üyesi bir işçi
(19.05.2008)
UİD-DER Tiyatro Kulübü üyesi bir kadın işçi
(19.05.2008)
Gebze’den UİD-DER Tiyatro Kulübü üyesi bir lise öğrencisi
(19.05.2008)
Aydınlı’dan bir tersane işçisi
(19.05.2008)
Aydınlı’dan genç bir deri işçisi
(15.05.2008)
Aydınlı’dan UİD-DER üyesi genç bir işçi
(15.05.2008)
Aydınlı’dan bir işçi
(13.05.2008)
Unutulması imkânsız olan bir emek söz konusuydu. Çünkü en basit teknik işlerden tutun da en kapsamlı konulara kadar her detay düşünülmüştü ve bu da ortada ne kadar ciddi bir organizasyon olduğunu gösteriyordu.
Yenibosna’dan bir mensucat işçisi
(12.05.2008)
Kardeşlerim sizlere UİD-DER aracılığıyla sesleniyorum. Yeni tanıştım UİD-DER’le ve iyi ki de tanışmışım. Bizim bölümden genç bir işçi kardeşim, 1 Mayıs’ın doğuşunu anlatan bir oyun sahneye koyacaklarını söyleyerek beni davet etti.
Gebze’den 13 yaşında bir kız öğrenci
(12.05.2008)
Mücadele eden işçi ağabeylerimiz, ablalarımız sonunda mahkemenin düzmece olduğunu ortaya çıkardılar. İşte 8 saatlik işgünü bu sayede uygulanır oldu. Bu insanlar benim gibiler için, işçiler için mücadele ettiler.
Esenler’den bir işçi
(09.05.2008)
Ben 3 vardiya düzeninde çalışan bir fabrika işçisiyim. Fabrikamızda her türlü baskı ve insanlığa aykırı olan her şey mevcut. Tiyatroya fabrikadan arkadaşlarla beraber katıldık. 8 saat çalıştığımız fabrikada, nasıl 8 saat çalıştığımızı, bizlere bunları kimin kazandırdığını öğrendik hep beraber.
UİD-DER’li bir işçi
(09.05.2008)
Bu oyunu Avrupa yakasında 350, Asya’da ise yaklaşık 600 kişi izledi. Biz UİD-DER’li işçilerin coşkusu salonda yankılanıyor, yankılandıkça coşuyordu. Etkinliğimize ilk defa katılanlar “çok güzeldi, bu oyunu gerçekten işçiler mi oynadı” diye defalarca sordular. Evet gerçekten işçiler oynadı.
Esenler’den bir öğrenci
(09.05.2008)
Ben 20 Nisan Pazar günü “1 Mayıs Karanfilleri” adlı bir işçi oyunu izledim. Bu oyun 1886 yılında Amerikan işçilerinin yaptığı grevi anlatıyor. Bu oyunda grevin sonuçları, haksız suçlamalar ve idamlar anlatılıyordu. 8 işçi önderinin patronlar tarafından atılan bir bombayı atmaktan suçsuz yere asılışını anlatıyordu.
Bir meslek lisesi öğrencisi
(07.05.2008)
UİD-DER’in işçi tiyatrosu tarafından hazırlanan ve Nisanın 20’sinde sunulan “1 Mayıs Karanfilleri” adlı tiyatroyu izlemek için oradaydım. Tiyatro salonunun koltukları dolmuş, hatta merdivenler, boşluk araları ve kapının önünü dolduran insanlar nedeniyle kapı bile kapanamamıştı.
Gebze’den bir işçi eşi
(07.05.2008)
UİD-DER iki senedir faaliyet göstermekte. Derneğin faaliyetlerini fırsatım oldukça takip ediyorum. Bazen de eşimden dinliyorum. Ben ilk zamanlar eşimin derneğe gitmesine çok kızıyordum. Çünkü evde yalnız kalıyordum. Ama zamanla ben de derneğin faaliyetlerine katılarak bilgilenmeye başladım.
Pendik’ten bir tekstil işçisi
(30.04.2008)
Bugün 8 saatlik işgününü 1886’da işçi atalarımızın mücadeleleriyle ve kanlarıyla kazandık. Ama maalesef birçoğumuz değerini bilmiyoruz. Ben de iplik fabrikasında 8 saat vardiyalı olarak çalışan bir işçiyim. UİD-DER’in etkinliklerine katılmamış olsaydım ben de bilmeyecektim. Günler öncesinden tiyatromuzun duyurusunu fabrikadaki arkadaşlarıma yaptım. Ve ben de tiyatroya fabrikamdan 3 işçi...
Gebze’den bir işçi
(30.04.2008)
Patronlar sınıfı biz işçilere ayaktakımı diyor. Onlara göre biz çalışmaktan ve çocuk yapmaktan başka bir şey yapamayız. Belki doğru, ama nedenleri nedir? Kimi her gün 10-12 saat bir fabrikaya tıksanız ve açlıkla yüz yüze bıraksanız başka hiçbir şey yapamaz. Başka bir şey yapabileceğinin, yapılabileceğinin bile farkında olamaz.
UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Köşeler

Son Eklenenler

Share this