İşçiden İşçiye İşçinin Diliyle UİD-DER Tiyatrosu İçerik yayınları

Kısa filmlerle iç içe geçen oyunlar, evdeki, sokaktaki, tezgâh başındaki işçilerin yaşamlarından ve çalışma koşullarından çarpıcı kesitler sunuyor.
İkitelli’den bir kadın işçi
(11.11.2010)
Merhaba dostlar. İşçi tiyatrosunu ikinci defa izleme şansım oldu. İlkin “Uyanıştan Başkaldırıya” adlı oyunu izlemek için davet edildiğimizde UİD-DER’le de yeni tanışmıştım. İşyerimizden dört arkadaşla birlikte gitmiştik. Bu seferki oyunlar da o zamanki oyun kadar güzeldi.
Gazi Mahallesi’nden bir kadın işçi
(09.11.2010)
UİD-DER in 24 Ekimde yapmış olduğu tiyatro etkinliğinde ben de vardım. Öncelikle baştan söylemeliyim, tam anlamıyla mükemmel bir etkinlikti. Doğrusu bu kadarını beklemiyordum. Oyun başlamadan önce söylenen şarkı çok anlamlıydı.
Esenler’den UİD-DER’li bir işçi
(09.11.2010)
Tiyatroya işçiyi işçiye anlatma yolu olarak bakan ve bu çerçevede çeşitli oyunlar sahneleyen UİD-DER, mücadeleye bir soluk da böyle vermek için bu çalışmaları yürütüyor. Sahneye koyduğu oyunlar, yaşadığımız sistemin bizlere yaptıklarını çok da güzel anlatıyordu.
Söğütlüçeşme’den bir işçi
(08.11.2010)
Sahnelenen 4 oyun da, bu sistemin iğrençliklerine örgütsüz olduğumuz için katlanmak zorunda kaldığımızı anlattığı gibi, örgütlü olduğumuzda neleri başarabileceğimizi de anlattı. İzlediğimiz oyunları yazmak da oynamak da bir örgütlülük işi idi.
Marmara Üniversite’sinden bir öğrenci
(06.11.2010)
Günlerden pazardı ve aydınlık, temiz bir hava vardı. Tiyatroya gitmek için ideal bir gündü. Biz de öyle yaptık. Derneğimizin düzenlediği işçi tiyatrosuna gittik. Saat 11.00 sularında Gebze temsilciliğimizde toplandık. Çayımızı içip muhabbetimizi ettikten sonra harekete geçtik.
Mersin’den UİD-DER’li bir işçi-öğrenci
(03.11.2010)
Bu oyunu örgütlü işçiler yazdı, örgütlü işçiler oynadı sınıf kardeşlerine. Her bir adımını ilmek ilmek emekleriyle ördüler. Direnişçi işçi kardeşlerine, gözlerini yeni açan mesai arkadaşlarına, geleceğin işçileri öğrencilere, analara-eşlere-çocuklara dediler ki hep bir ağızdan:
Esenyurt’tan UİD-DER üyesi bir işçi
(03.11.2010)
24 Ekim Pazar günü, Aksaray Su Sahnesinde, derneğimiz UİD-DER İşçi Tiyatrosu Topluluğu, “işçiden işçiye işçinin diliyle” şiarıyla bizlerin yaşamının belirli kesitlerini sahneledi. Dört küçük oyundan oluşan tiyatro gösterimi bizlere yaşamın gerçeklerini öyle bir gösterdi ki!
Kurfalı’dan bir grup işçi
(03.11.2010)
Çok güzel, anlamlı bir hafta sonu geçirmenin mutluluğunu siz işçi kardeşlerimizle paylaşmak istiyoruz. 17 Ekim günü UİD-DER İşçi Tiyatrosu Topluluğunun düzenlemiş olduğu tiyatro etkinliğine katıldık. Gördük ki, aslında işçiler istediğinde başaramayacakları hiçbir şey yoktur.
Mersin’den UİD-DER’li bir öğrenci
(03.11.2010)
Sanat kimi zaman yaşama bir şeyler katar, kimi zaman da yaşam sanata bir şeyler katar. Aslında ne sanatı yaşamdan ne de yaşamı sanattan ayrı düşünebiliriz. Çünkü ikisi birlikte, birbiriyle yoğrulduğu zaman güzeldir.
Söğütlüçeşme Mahallesinden bir öğrenci
(03.11.2010)
24 Ekim Pazar günü “İşçiden İşçiye İşçinin Diliyle” tiyatrosunu izledik. Oyun başlamadan önce herkesi saran bir telaş ve birbirine neşeyle gülümseyen yüzler vardı. Herkes tiyatronun nasıl olacağını merak ediyordu. Merakımız fazla uzun sürmedi ve tiyatro başladı.
Aydınlı’dan tiyatroda oynayan bir metal işçisi
(02.11.2010)
Derneğimizin her sene düzenli olarak yürüttüğü tiyatro çalışmasının bu yılki açılışı dört ayrı oyunla yapıldı. “İşçiden işçiye işçinin diliyle tiyatro” sloganıyla hazırladığımız oyunlarımızla, işçi arkadaşlarımıza ve ailelerine, yaşadığımız sorunları kısmen de olsa anlatmak istedik.
Gebze’den bir kadın işçi
(02.11.2010)
Oyunu oynayan arkadaşlarımızın çoğu fabrikalarda çalışan işçilerden oluşuyor. Bu da oyunun arkasında ne denli büyük bir gayretin var olduğunu bizlere anlatmış oluyor. Kimi 12 saat çalıştıktan sonra iş çıkışı, kimi gece vardiyasından çıkarak oyunun provalarına koşturdu.
Bir grup deri işçisi
(31.10.2010)
17 Ekim Pazar günkü “İşçiden İşçiye İşçinin Diliyle Tiyatro” etkinliğine günler öncesinden hazırlık yapmaya başlamıştık. Gerek işyerlerimizde yemek ve çay molalarımızda gerekse de akşamları mesai çıkışlarında arkadaşlarımızın evine giderek onlara derneğimizin tiyatro etkinliğinden bahsettik.
Ümraniye’den bir işçi
(31.10.2010)
Tiyatroya benim gibi birçok işçi gelmişti. Tiyatro oyunlarının her sahnesinde biz işçilerin yaşam ve çalışma koşullarına dair bir şeyler gördüm ve hissettim. Oyunu izlerken yeri geldi güldüm, heyecanlandım, hüzünlendim, yeri geldi patronlara karşı öfkem bir kat daha arttı.
Söğütlüçeşme’den bir işçi
(30.10.2010)
UİD-DER İşçi Tiyatrosunun hazırlamış olduğu oyunları Aksaray Su Gösteri Merkezinde 250’yi aşkın işçi ve işçi ailesiyle beraber izledik. Oyunlardan önce sahneyi alan Akkardan, Brillant, Rimaks, UPS, İleri Elektrokimya işçileri sırayla söz alarak yaşadıkları deneyimleri özetle bizlere anlattılar.
Yıldız Teknik Üniversitesi’nden bir öğrenci
(29.10.2010)
İlk defa işçi tiyatrosuna gidecektim. Heyecanlıydım. Çünkü oyuncular arasında arkadaşlarım da vardı. Güzel bir yolculuktan sonra varılan kültür merkezinde yerlerimizi almıştık. Tabii daha salona geçmeden dışarıdaki o kalabalık, o gülen yüzler, sıcak selamlaşmalar beni daha da mutlu etmişti.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(26.10.2010)
Onlar, yani benim sınıf kardeşlerim; her şeyi ne kadar da güzel yapmışlardı. Üstelik ışığıyla, dekoruyla, sesiyle, makyajıyla, kostümüyle bu tiyatro, emeği geçen tüm işçilerin uykularından feragat edip ayırdıkları zamanlarının bir ürünüdür.
(25.10.2010)
İlk gösterimde olduğu gibi Su Sahnesindeki gösterimde de oyunlara büyük ilgi gösteren emekçi kardeşlerimiz, verilen emekleri oyunların finalinde ayakta alkışladılar. UİD-DER İşçi Tiyatrosu Topluluğunun oyunları, işçi kardeşlerimizi “kültürsüz”, “cahil”, “koyun” diye damgalayan kendini beğenmişlere verilen en güzel cevap oldu.
İMES’ten bir işçi
(24.10.2010)
Bugüne kadar hiç tiyatroya gitmedim. Ya çok çalışmaktan vakit bulamadım ya da bizden uzak gördüm. Tiyatroya sanki zengin işiymiş gibi baktım hep. Ta ki 17 Ekim Pazar günü UİD-DER İşçi Tiyatrosu Topluluğunun hazırlamış olduğu oyunları izleyene kadar.
Maltepe’den bir emekçi
(19.10.2010)
17 Ekimde UİD-DER İşçi Tiyatrosunun hazırladığı gösterime gittim. Güzel olacağını, beni özlemini duyduğumuz diyarlara götüreceğini, coşkulu geçeceğini tahmin ediyordum. Ama tahminlerimin ne kadar yetersiz ve sınırlı olduğunu gördüm.
(18.10.2010)
UİD-DER İşçi Tiyatrosu Topluluğu yeni oyunlarıyla bir kez daha “işçiden işçiye işçinin diliyle” konuştu. Kartal Hasan Ali Yücel Kültür Merkezinde gerçekleştirilen etkinlikte “Alışveriş Canavarı”, “İşsiz Adam”, “Hırsız ve Çanta” ve “Tersanede Ölüm Var!” adlı oyunlar sahnelendi.
UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER
İşçiden İşçiye İşçinin Diliyle UİD-DER Tiyatrosu

Son Eklenenler

Share this