UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Kampanyalarİçerik yayınları

Tuzla’dan bir kadın işçi
(23.05.2017)
Hükümet işçi sınıfının önemli bir kazanımı olan ve aynı zamanda da iş güvencesi demek olan kıdem tazminatı hakkını en az tepki ile elinden almak için bin türlü yalan ve çarpıtmaya başvuruyor. AKP hükümeti oluşacak fon sayesinde tüm işçilerin tazminat alabileceğini ballandıra ballandıra anlatırken, arka planda burjuva hükümete ve patronlar sınıfına milyonlarca işçinin alın terini ceplerine doya...
Esenyurt’tan bir inşaat işçisi
(23.05.2017)
Bugünlerde bütün işçilerin gündemini meşgul eden bir konu da kıdem tazminatıdır. Devlet patronlara kıyak, işçilere kazık şeklinde kıdem tazminatımızı fona devredip, iş garantimizi elimizden almaya çalışıyor. Gerçi ben ve benim gibi inşaatlarda, taşeron ya da alt taşeronlarda çalışan işçilerin elinden çoktan alındı bu hak, her ne kadar yasalarda olsa da…
Tuzla’dan bir işçi
(22.05.2017)
1 Mayıs miting alanındayız. Fabrikalardan kortejler de alana girmiş durumda. Hemen yakınımızda iki metal işçisi, arkadaşına heyecanla bir şeyler anlatan kadını dinliyorlar. “İşçiler olarak biz olup bitenleri çok anlamıyoruz. Bak emeklilik yasası geçtiğinde de böyle olmuştu. Ben babama bir türlü anlatamadım. ‘İktidardaki düzenbazlar çok ciddi. Bu hakkı elimizden alacaklar. Bizim karşı çıkmamız...
(19.05.2017)
Patronların istekleri temelinde çalışan AKP hükümeti, uzun bir süredir kıdem tazminatını bir fona aktarmak ve zamanla ortadan kaldırmak istiyor. 18 Mayısta üst düzey şirket yöneticilerinin katıldığı bir toplantıda konuşan Başbakan Yardımcısı Nurettin Canikli’nin kıdem tazminatını patronların ayağına takılmış pranga olarak değerlendirmesi, hükümetin gerçek niyetinin ne olduğunu gözler önüne...
Kartal’dan bir kadın işçi
(19.05.2017)
Sermaye sınıfı yıllardır işçileri hiçbir bedel ödemeden işten atmanın yollarını arıyor. Kriz kârları düşürdüğünde, işçiler sendikalı olmak için örgütlenmeye başladıklarında veya hakkını arayan işçiden kurtulmak istediklerinde patronlar hiçbir sorun yaşamadan istedikleri işçiyi işten çıkarmak istiyorlar.  Ama kıdem tazminatı hep patronlar sınıfının ayağına bağ oluyor.
Sancaktepe’den bir metal işçisi
(18.05.2017)
Hükümet referandumun hemen ardından kıdem tazminatını gündeme taşıdı ve patronların arzusu temelinde kıdem tazminatına dönük yeni modeller üretmeye başladı. Aslında söylediklerinin yıllardan beri söylediklerinden bir farkı yoktu ve her defasında biz işçilerden aynı cevabı almalarına rağmen ısrarla bu hakkımıza göz dikmeye devam ediyorlar.
(17.05.2017)
Hükümet, kıdem tazminatını bir fona aktarmak ve zamanla ortadan kaldırmak üzere bir kez daha harekete geçmiş bulunuyor. Çalışma Bakanı Müezzinoğlu, peş peşe açıklamalar yapıyor ve ne denli kararlı olduklarını ifade ediyor. Elbette bu kararlılığın amacı patronları memnun etmek! Ama tüm açıklamalarının sonuna, “biz işçileri düşünüyoruz” gibi bir ifade sıkıştırmaktan da geri durmuyor. Yani Bakan,...
Sancaktepe’den bir işçi
(16.05.2017)
AKP hükümeti bu kadar uğraşmasına rağmen işçileri, sendikaları ve işçi örgütlerini ikna edemediği için planlarını hayata geçirememişti. DİSK ve Türk-İş kıdem tazminatının kırmızı çizgileri olduğunu açıklamış, UİD-DER gibi işçi örgütleri ise çeşitli kampanyalarla kıdem tazminatının fona devredilmesine karşı mücadele yürütmüşlerdi.
Sancaktepe’den bir kamu işçisi
(15.05.2017)
İşsizlik Fonunun kuruluş amacı, sigortalıların işsiz kalması durumunda yasayla öngörülen ödeme ve hizmetleri vermekti. Daha baştan, bu fondan sigortasız çalıştıktan sonra işsiz kalanlara ödeme ve hizmet verilmeyeceği kanunda belirtmişti. Türkiye’de sigortasız çalışmanın ne kadar yaygın olduğu aşikâr. TUİK Ocak 2016 verilerine göre toplam çalışanların %31,8 sigortasız çalışmaktadır.
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(15.05.2017)
İş çıkışı bir arkadaşımla Gebze meydanında buluşup bir çay içelim diye sözleşmiştik. Servisten inince meydanda bir bankta arkadaşımı beklemeye, beklerken etrafa bakınmaya başladım. Yine benim geldiğim servis güzergâhından başka bir işyerinden işçiler, hararetli bir şekilde el kol hareketleri yaparak benim olduğum yere doğru geliyorlardı. Belli ki konuştukları önemli bir konuydu.
(14.05.2017)
Ekonominin büyümemesinin ve patronların kârlarının azalmasının bedelini işçiler ödüyorlar. Kârlar yüksek olduğu dönemlerde işçilere “biz bir aileyiz” diyen patronlar, kriz dönemlerinde işçileri işten atıyorlar. İşsizlik her geçen gün yükseliyor. Hükümet ise, işçilerin alın teriyle, emeğiyle oluşturulan fonları patronlara “hediye” ediyor.
Sancaktepe’den bir metal işçisi
(14.05.2017)
İşçiyi istedikler gibi işten atmak isteyen patronlar, kıdem tazminatının kaldırılmasını istiyorlar. Kendileri için dikensiz gül bahçesi isteyen patronlar sınıfı aslında 1970’li yıllardan beri kıdem tazminatının kaldırılması için hükümetlere baskı yapmaktadır. İşçilerin tepkisinden korkan hükümetler bu uygulamayı bugüne kadar hayata geçirememiştir. 2003 yılında İş Kanununa eklenen bir madde ile...
Gebze’den bir kadın petrokimya işçisi
(14.05.2017)
Bizden önceki işçi kuşaklarının yürüttüğü mücadeleler sonucunda kazanılan pek çok hak patronlar sınıfı ve onların hizmetindeki hükümetler eliyle bir bir ortadan kaldırıldı, kaldırılıyor. Türkiye’de patronlar sınıfının bir dediğini iki etmeyen AKP hükümeti, çalışma hayatını patronlar için dikensiz gül bahçesine, işçiler içinse adeta cehenneme çevirmeye devam ediyor.
Tuzla’dan bir kadın metal işçisi
(11.05.2017)
AKP hükümeti, 15 yıllık iktidarı süresince Türkiye işçi sınıfının uzun mücadeleler ve bedellerle kazanmış olduğu haklarına sistematik olarak saldırmıştır ve saldırmaya da devam etmektedir. AKP hükümeti müjde diye çıkardığı yasalarla, taşeronluğun yaygınlaştırılması, emeklilik yaşının yükseltilmesi, özel istihdam büroları (kölelik büroları) gibi işçi sınıfına yönelik saldırıların mimarı olmuştur....
Tuzla’dan bir İSİG Uzmanı
(08.05.2017)
Kıdem tazminatı fonu hükümet tarafından referandum sonrası yeniden gündemimize getirildi. Hiç vakit kaybetmeden saldırı planlarını propaganda etmeye başlayan hükümet, referandum sonrası gerçek yüzünü işçilere göstermeye başladı. İş güvenliği eğitimlerinde işçi arkadaşlarımızın kafalarının nasıl da karıştırıldığını bir kez daha görmüş oldum.
(12.03.2017)
Kıdem tazminatının fona devredilerek gasp edilmesi için yapılması planlanan yasal düzenleme, bu yıl içinde hayata geçirilecek. Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanı Mehmet Müezzinoğlu, Adana Sanayi Odasında düzenlenen “Çalışma Hayatına Yönelik Uygulamaya Konulan Teşvikler” konulu toplantıda, kıdem tazminatının fona devredilmesi düzenlemesinin 2017 yılı içinde yapılacağını duyurdu.
Esenyurt’tan bir kadın işçi
(16.09.2016)
Bizler hayatı zorluklar ve imkânsızlıklar içinde yaşamaktayız. Biz kadınlar için bunların farkında olup da hayatımıza aynı şekilde devam etmek tam bir işkence. Evet işkence. Çünkü fabrikada olsun sokakta olsun kısacası hayatın her alanında ezilen bizler oluyoruz. Ev işleri, çocuk bakımı gibi daha saymadığım bir sürü şey. İşyerinde zorunlu mesaiye kalmak sanki bizlere armağanmış gibi gösteriliyor
Ankara’dan bir öğrenci
(01.09.2016)
Ankara’dan bir öğrenci -Her şey onlar yüzünden oluyor. Allah belalarını versin! -Hayırdır dayı ne oldu? -Görmüyor musun? İşte, onlar geldi geleli hırsızlıktan tut fuhşa kadar her pislik almış başını gidiyor. Dilenciliği söylemiyorum bile. -Onlar kim dayı?...
(30.08.2016)
UİD-DER Kadın Komitesi olarak Sefaköy temsilciliğinde bir film etkinliği gerçekleştirdik. Çeşitli sektörlerden kadın işçiler, ev işçileri, öğrenciler olarak biraya gelerek önce güzel bir Pazar kahvaltısı yaptık. Daha sonra Rosa Luxemburg adlı bir film izledik. Film hayatını işçi sınıfının mücadelesine adamış sosyalist bir kadın önder olan Rosa Luxemburg’u anlatıyor.
(25.06.2016)
Geçim sıkıntısı, gelecek kaygısı, işyerlerinde maruz kalınan kötü muamele ve iyice yozlaşan toplumsal yaşam. Elbette bunlar işçilerin aile hayatını derinden etkiliyor. Geçim sıkıntısı ve huzursuzluk arttıkça aileler parçalanıyor, boşanan çiftlerin sayısı artıyor. Hal böyleyken, düzen politikacıları çıkıp utanmadan ailenin kutsallığından söz ediyor, boşanmalara karşı çıkıyorlar. Peki neden?
(07.06.2016)
İran rejiminin işçi hareketi üzerindeki vahşi baskıları sınır tanımıyor. İşçi sınıfını dizginsizce sömüren İranlı egemenler, faşizan yasalardan ve uygulamalardan güç alıyorlar. Ücretlerin son derece düşük, çalışma koşullarının kötü ve sendikalaşmanın yasak olduğu İran’da, Molla rejimi on yıllardır işçi sınıfı üzerinde terör estiriyor.
UİD-DER’li bir grup kadın işçi
(17.05.2016)
UİD-DER Kadın Komitesi’nin “Emekçi Kadınlar Mücadeleye!” şiarıyla yürüttüğü çalışmalar devam ediyor. Sefaköy ve Esenyurt’taki UİD-DER’li kadınlar olarak sorunlarımızı konuşmak ve mücadele etmenin önemini bir kez daha vurgulamak için 15 Mayıs Pazar günü bir film etkinliği örgütledik.
Doro-Çiba
(20.04.2016)
Abe yönetimi, savaş başlatmak ve nükleer santralleri yeniden işletmeye almak için acele ediyor. Fukuşima halkının ve mücadelenin ön safında grevler gerçekleştiren sendikaların büyük öfkesini toplayan Abe yönetimi kahrolsun! Abe hükümeti, Fukuşima’daki tüm belediyelere gönderilmiş olan tahliye talimatlarını kaldırma kararı aldı.
(19.04.2016)
Savaştan, ölümden ve açlıktan uzak bir hayat düşüyle yaşadıkları ülkelerden kaçarak Avrupa’ya sığınmak için denize açılan yüzlerce mülteci daha Mısır açıklarında hayatını kaybetti. Mülteciler Somali, Eritre, Gambiya, Etiyopya gibi Afrika ülkelerinden Mısır’a geçmiş, oradan da deniz yoluyla İtalya’ya gitmek istemişlerdi.
Esenyurt’tan bir grup işçi
(12.04.2016)
Patronlar ve AKP, büyük bedeller ödenerek kazanılmış olan kıdem tazminatımıza göz diktiler. “Özel istihdam büroları” adı altında kölelik bürolarını yasal hale getirmenin gayreti içerisindeler. Kiralık işçilik uygulamasıyla bizi taşeronu bile arayacak hale getirmenin peşindeler.
Tuzla’dan bir grup kadın işçi
(17.03.2016)
Pazar günü, elimizden alınmak istenen kıdem tazminatına ve daha birçok hakkımıza sahip çıkmak için Pendik’teydik. Tuzla Deri Sanayideki Rimaks fabrikasından birkaç işçi arkadaşımızla da standımızda tanışıp, sohbet ettik.
(14.03.2016)
UİD-DER kıdem tazminatı hakkımızın gasp edilmesine ve kölelik bürolarının kurulmak istenmesine karşı 13 Mart Pazar günü Pendik’te stant kurdu. Standımızda konuştuğumuz işçiler, öğrenciler ve işçi aileleri bu saldırıya karşı tepkiliydi. İşçilerin bir kısmı, burjuva medyanın anlattığı hali ile kıdem tazminatı fonunun iyi bir şey olduğu düşüncesinin oluştuğu, böylece herkesin tazminat alacağının...
(13.03.2016)
12 Martta Sarıgazi temsilciliğimizde “Kıdem Tazminatı Tehlikede! Savunalım, Sahip Çıkalım” başlığıyla bir seminer gerçekleştirdik. Kıdem tazminatı fonu ve kölelik büroları saldırısının tüm ayrıntılarıyla tartışıldığı seminere otomotiv, metal, tekstil, deri, hizmet, matbaa gibi pek çok sektörden işçi katıldı.
(11.03.2016)
Fukuşima felâketinin beşinci yıldönümü olan 11 Martta, Japon demiryolu işçileri sendikası Doro-Çiba, “Tarihi Değiştirecek Güce Sahibiz” sloganıyla bir eylem düzenliyor. Bu eylemde işçiler ve Fukuşima halkı, aynı zamanda Abe hükümetinin savaş politikalarını ve nükleer santralleri yeniden işletmeye açma planlarını da protesto edecekler.
Sancaktepe’den bir kadın matbaa işçisi
(08.03.2016)
Bir ilaç fabrikasında üretimde çalışıyordum. İlaç firmalarında temizlik önemli ve gereklidir. Bundan dolayı her gün çıkış saatine iki saat kala, her kat dönüşümlü olarak kadın işçiler tarafından süpürülüp, silinip temizlenirdi. Bu iş kadın işçiler tarafından kabul edilmişti. Kimse itiraz etmemişti.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this