UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!İçerik yayınları

Sermaye çevrelerinin kâr hırsı dinmiyor, açgözlülük sınır tanımıyor. Pek çok hakkımıza el koyan patronlar, kıdem tazminatımızı da elimizden almak istiyorlar. Daha önce bu yönde girişimde bulunan AKP hükümeti, işçi örgütlerinden gelen tepki üzerine geri adım atmak zorunda kalmıştı. Şimdi yeniden harekete geçen hükümet, kıdem tazminatı düzenlemesini yasalaştırmak istiyor.

Dört yıl önce, işçilerin hakları için mücadele eden UİD-DER olarak yürüttüğümüz kampanya oldukça etkili olmuştu. “Kıdem Tazminatımızı Gasp Ettirmeyelim” sloganıyla Türkiye’nin işçi bölgelerinde yürüttüğümüz bu kampanya büyük ilgi görmüştü. Topladığımız 65 bin imzayı ve işçi kardeşlerimizin protestosunu bir dilekçe eşliğinde Türkiye Büyük Millet Meclisi’ne (TBMM) teslim etmiştik. O dönemde UİD-DER’e bir açıklama gönderen Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, kıdem tazminatının kaldırılmasının gündemde olmadığını bildiriyordu.

Şimdi, hükümetin ve sermaye çevrelerinin kıdem tazminatımıza el koymak istemesine karşı kampanyamızı kaldığı yerden devam ettiriyoruz. Gelin birleşelim ve kazanılmış haklarımıza sahip çıkalım, savunalım!


(13.07.2017)
Kıdem tazminatı fonu konusu, 4 Temmuzda gerçekleştirilen Üçlü Danışma Kurulu Toplantısında patron ve sendika temsilcilerinin gündemine getirildi. Çalışma Bakanı Mehmet Müezzinoğlu ile işçi ve işveren temsilcilerinin katıldığı Üçlü Danışma Kurulu toplantısında, taraflar fon uygulaması konusunda somut bilgi içeren taslak beklerken, bakanlık tarafından hiçbir taslak sunulmadı. Aylardır medyada bu...
Şirinevler’den bir işçi
(07.07.2017)
Birkaç hafta önce Cübbeli Ahmet Hoca olarak bilinen Ahmet Mahmut Ünlü’nün daha önce yaptığı bir açıklamanın görüntüleri yeniden haberlere yansımıştı. Bir televizyon kanalında katıldığı programda “kıdem tazminatı almak caiz midir?” sorusuna “caiz değil, çünkü kıdem tazminatı işçinin hakkı değil. Maaşını almış. Kendi çıksa alamıyor, patron çıkarırsa alıyor. Hakkı olsa kendi de çıksa alması lazım....
Ankara’dan bir işçi
(30.06.2017)
Atalarımız “ayinesi iştir kişinin lafa bakılmaz” diye güzel bir söz söylemişler. Söze gelince herkes her şeyi yapacağını söyler ama bunları yapıp yapmayacağını biz o kişiyle daha önce yaşadığımız deneyimlerimizden biliriz.
Küçükçekmece’den bir işçi
(28.06.2017)
Ne için çalışıyoruz? Bu sorunun genel bir cevabı vardır “ekmek parası için” denir. Genç işçilerin başta hayalleri vardır, ama zamanla istek ve arzularını azalta azalta, ekmek parası yani yaşamak için çalışıyoruz diyerek hayallerini unuturlar. Çoğu geleceği için kaygı duymaya başlar.
Ankara’dan işsiz bir işçi
(27.06.2017)
Kardeşler, kıdem tazminatımız fona aktarıldığı zaman, kıdem tazminatı alamamak gibi bir sonuçla karşı karşıya kalacağız. Zaten üç kuruş paraya çalışıyoruz.
Kamuda çalışan bir işçi
(27.06.2017)
Türkiye işçi sınıfı, özellikle sanayinin hız kazandığı 1960’lardan 1980’lere kadar işçi sınıfı bilinciyle yürütülen mücadeleler sonucu önemli kazanımlar elde etmiştir. O yıllarda sınıf mücadelesinin seyri ilerledikçe kıdem tazminatının kapsamı da işçiler lehine gelişmiştir. Kıdem tazminatı, hem işçilerin işten atılmasının bir nebze önüne geçmekte, hem de işten atılan işçiye yeni bir iş bulana...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(26.06.2017)
İşyerinde bir arkadaşımla sohbet ederken, kıdem tazminatının fona devredilmesi hakkında ne düşündüğünü sordum. Sermaye medyasının yaptığı haberlerin etkisiyle, “işçilerin iyiliğini düşünüyorlar, artık bütün işçiler kıdem tazminatı alacak” dedi. “Peki, nasıl olacak da bütün işçiler kıdem tazminatı alacak?” diye sorduğumda cevap veremedi.
Tuzla’dan bir metal işçisi
(24.06.2017)
Temizlik işçisi bir abla “ya bu kıdem tazminatı nasıl olacak, evet hayır üzerinden mi karar verecekler. Bize mi soracaklar?” dedi. “Yok, abla öyle değil, işin kötüsü sormuyorlar, doğrudan el koyacaklar. Galiba şu an için ara ara yokluyorlar ama biz işçiler tepki göstermezsek kıdem tazminatımız elimizden alınacak gibi” dedim.
GOSB’den bir kadın metal işçisi
(23.06.2017)
Gece vardiyasında, üretimin ortasına evden getirdiğimiz yiyeceklerle güzel bir sahur sofrası kurduk. Bir yandan yemeğimizi yerken, bir yandan da Ahmet Abinin anlattığı hikâyeyi dinlemeye koyulduk.
Tuzla’dan bir metal işçisi
(23.06.2017)
Dinlenme arasında bir grup kadın işçi bir arada oturduğumuz esnada, havadan sudan konuşurken konuyu kıdem tazminatına getirdik. Çok dürüst ve temiz bir insan olarak tanıdığım, AKP’ye oy veren bir işçi ablaya sordum.
Gebze’den bir metal işçisi
(22.06.2017)
Ben üç vardiya çalışan bir işçiyim. Geçtiğimiz günlerde gece vardiyasında İşçi Dayanışması bültenimizi okuyan bir işçiyle yan yana çalışıyorduk. “Sana bir şey soracağım, bu kıdem tazminatları ne olacak, ne düşünüyorsun sen?” diye sordu. “Beni boş ver abi sen ne düşünüyorsun ben onu merak ediyorum” dedim. O da “bu fon meselesine ben olumlu bakmıyorum” diye karşılık verdi.
Tuzla’dan bir metal işçisi
(21.06.2017)
Yemek molasında bir grup işçi kadınla yan yana sohbet etmeye başladık. Kadın arkadaşlardan biri işyerinde sürekli olarak verilen firma tatillerinden konuyu açtı. “Bu firma tatilleri sürekli diğer vardiyalara denk geliyor. Ne kadar şanssızız, onlar tatil yapıyor bizim vardiya çalışıyor bu haksızlık.” Ben gayriihtiyarî işçi arkadaşıma “asıl haksızlık yolda. Bak kıdem tazminatımız elden gidiyor”...
Gebze’den bir kadın metal işçisi
(20.06.2017)
Kıdem tazminatı yasa tasarısının raftan indirilmesiyle, evde, sokakta, işyerinde kısacası her yerde kıdem tazminatının ne olacağı konuşuluyor. “Böylesi mi daha iyi, yeni sistem mi?” diye. Sermayenin hizmetindeki yalan makinesi medyanın işçilerin algılarında yarattığı çarpıtmayla mevzu basit bir para mevzusu gibi algılanıyor.
(20.06.2017)
İşçi grevleri yasaklanıyor, kıdem tazminatına el konulmak isteniyor, işe iadelerde mahkeme yolu kapatılıyor, iş güvenliği yasasının önemli maddeleri erteleniyor, işsizlik fonu patronlara peşkeş çekiliyor… Liste uzayıp gidiyor. Siz de bunlara uzun iş saatlerini, düşük ücretleri, iş cinayetlerini ve diğerlerini ekleyin. Peki, bu liste neyi gösteriyor? Tek bir gerçeği: İşçilerin saldırı altında...
Sefaköy’den bir işçi
(19.06.2017)
Davranışlarımız ya da aldığımız kararlar istediğimiz sonucu vermeyince “keşke” deriz. “Keşke yapmasaydım, keşke öyle olmasaydı…” Küçükken her “keşke” deyişimde babam “keşkeyi ekmişler bitmemiş” derdi. Bana hep geçmişteki hatalarıma sızlanmayı bırakıp, gelecek için daha doğru kararlar almam gerektiğini öğütlerdi.
Gebze’den bir metal işçisi
(19.06.2017)
Birlikte çalışan üç işçi arkadaş kıdem tazminatının fona devredilmek istenmesi üzerine hararetli bir şekilde sohbet ediyordu. Fonu iyi bir şey gibi anlatan da emekli bir işçi ağabeyimizdi. Hani bir laf vardır ya, “ununu eleyip eleğini asmak” diye. Bizim işçi abi için ise bunca yaşına rağmen eleği duvarda asılı değildi. Emekli maaşı ile geçinemediğinden hâlâ çalışmak zorunda olan binlerce...
GOSB’dan kadın metal işçisi
(18.06.2017)
Geçmiş işçi kuşaklarının mücadelesiyle kazanılan kıdem tazminatımızı, bugün patronlar ve işbirlikçi hükümet elimizden almaya çalışıyor. Türlü oyunlarla, yalan haberlerle işçileri kandırmaya çalışıyorlar. “Bir gün bile çalışırsan kıdem tazminatı alacaksın”, “paran devlet güvencesinde olacak”, “istersen hisse senedi, döviz, altın alabilecek, bir yatırımcı olabileceksin” gibi söylemlerle işçilerin...
Pendik’ten bir işçi
(17.06.2017)
Duydunuz mu, kıdem tazminatı her ay artacakmış! Deste deste yüzlük, iki yüzlük, tomar tomar para resimleri eşliğinde verilen haberde, kıdem tazminatının nasıl artacağı ve herkesin tazminat alacağı anlatılıyor. Bu kadar mı? Hayır, daha bitmedi. Bir müjde daha işçilere: “Her çalışan portföy yöneticisi gibi düşünecek. Çalışanlara yatırım seçenekleri sunulacak. Kıdem birikimini çalışanlar tahvil,...
Gebze’den bir metal işçisi
(10.06.2017)
Hükümetler yıllardır aç kurtlar gibi ağızları sulanırcasına kıdem tazminatına göz dikmiş durumdalar. Fon konusunu sürekli canlı tutuyorlar. Bugün hükümetin ve patronların iştahını kabartan bu mesele yeniden gündemde. Çalışma Bakanı katıldığı her basın açıklamasında, TV programlarında utanmadan, işçilerin %80’nini kıdem tazminatı hakkından faydalanamadığını itiraf ediyor.
Gebze’den bir petrokimya işçisi
(09.06.2017)
Hükümet, yıllardır “kıdem tazminatını ne yapar ne ederim de işçilerin elinden alırım?” diye düşünüyordu. Hatta düşünmek bir yana defalarca denedi de. Her seferinde işçilerin tepkisinden çekinen hükümet, bu defa Truva Atı’nı devreye soktu. Patron medyası algı operasyonlarına başladı. Fonu allayıp pulladılar. Meğer hükümet bizlere güzel bir hediye sunuyormuş! Kıdem tazminatımız devlet...
Ankara’dan matbaa-yayın işçisi
(09.06.2017)
Doymak bilmeyen patronlar, daha fazla kâr elde etmek, işgücü maliyetlerini daha da düşürmek istiyorlar. Patronlar Türkiye’de işgücünün çok pahalı olduğunu iddia ediyorlar. Patronlar istiyor, AKP hükümeti yapıyor. Bugün AKP hükümeti, kıdem tazminatını “fona devrederek” işçinin elinden tamamen almak ve böylece işgücü maliyetlerini düşürmek istiyor.
Esenyurt’tan bir market işçisi
(08.06.2017)
Bildiğiniz gibi bir referandum dönemi geçirdik. Referandum sürecinde iktidar, “güçlü Türkiye”, “çift başlılık olmasın” ve “Avrupa’nın Erdoğan karşıtlığı” gibi söylemler üzerinden kampanyalar yürüttü. Havuz medyası Üçüncü Dünya Savaşına girildiği analizleri yaptı. Erdoğan her kürsüye çıktığında Avrupa’ya Amerika’ya ahkâmlar kesti. “İdam, idam, idam” dedi, süreci idare etti.
(07.06.2017)
DİSK, kıdem tazminatının fona aktarılarak gasp edilmek istenmesine karşı 7 Haziranda Türkiye’nin pek çok bölgesinde eş zamanlı eylemler gerçekleştirdi. İstanbul, Ankara, İzmir, Edirne, Antalya, Adana gibi büyük kentlerde gerçekleştirilen eylemlerde, kıdem tazminatının işçilerin iş güvencesi olduğu ve DİSK’in sonuna kadar kıdem tazminatına sahip çıkacağı dile getirildi. Ankara’da Çalışma Bakanlığı...
Gebze’den bir kadın işçi
(07.06.2017)
Kıdem tazminatının fona devredilmeye çalışıldığı bu günlerde yemekte, serviste, fabrikaya giriş çıkış saatlerinde her fırsatta arkadaşlarla kıdem tazminatı üzerine sohbet ediyorum. İlk başlarda kıdem tazminatının fona devrinin iyi bir şey olduğunu düşünen bazı arkadaşlar yok değildi. Fakat, işçi sınıfının penceresinden kıdem tazminatının ne olduğunu ve ne yapılmak istendiğini anlattığımda “iyi...
Gebze Plastikçiler Sanayinden bir işçi
(07.06.2017)
Sermaye medyası, ekranları “her işçi kıdem tazminatı alabilecek, bir gün bile çalışan kıdem tazminatı alacak” söylemleriyle doldurmuş durumda. Hal böyle olunca işçi kardeşlerimiz de bunu gerçek sanıyor. Çalıştığım işyerinde, servis duraklarında şahit olduğum tartışmalarda işçiler, fonun iyi ve bizim için yararlı olduğunu söylüyorlar.
Gebze’den bir metal işçisi
(06.06.2017)
Evet, sayın seyirciler ana haber bültenimiz kaldığı yerden devam ediyor. Bir önceki bültenimizde sizlere grev yasaklarından bahsetmiştik. Yasaklar durmuyor, grevler daha başlamadan yasaklanmaya devam ediyor. Kristal-İş Sendikasının Şişecam fabrikalarında aldığı grev kararı “milli güvenliği bozacağı” öne sürülerek hükümet tarafından 2 gün öncesinden yasaklandı. Durun daha bitmedi yasaklar; hükümet...
Gebze Plastikçiler Sanayinden bir işçi
(06.06.2017)
İktidarda olduğu dönem boyunca işçilerin kazanılmış haklarına tek tek saldırarak Türkiye’yi sermaye için dikensiz bir gül bahçesine döndüren AKP hükümeti, şimdilerde, işçiler için iş güvencesi anlamına gelen kıdem tazminatını fona devrederek ortadan kaldırmayı gündemine almış bulunuyor. İşçilere ucuz işçiliği, güvencesizliği, taşeronlaştırmayı, sendikasızlaştırılmayı ve iş kazalarını reva gören...
(05.06.2017)
Patronlar sınıfının prangalarını çözeceğini ilan eden hükümet, kıdem tazminatını bir fona devrederek ortadan kaldırmayı planlıyor. Kıdem tazminatının kazanılmış bir hak ve iş güvencesi anlamına geldiğini bilen işçilerin fona tepkisi ise büyüyor. Dayanışma TV’nin yayınladığı video kıdem tazminatı hakkındaki yalanları ve gerçekleri ortaya seriyor.
Avcılar’dan bir işçi
(04.06.2017)
Yıl oldu 2017. Doksan kuşağının çocukları olarak artık büyüdük, biz de birer işçi olduk. Bizim dönemin en büyük avantajı teknolojinin gelişmesi oldu. İnternet denen şeyde ne ararsak bulabiliyoruz. Tabi bazı şeyler hariç. Her konuda bir “fikrimiz” var fakat söz konusu kendi haklarımız olunca gençler olarak pek de bilgimiz yok.
Pendik’ten bir işçi
(04.06.2017)
İşyerinde stajyer arkadaşla sohbet ediyordum. Konu kıdem tazminatına geldi. “Kıdem tazminatını elimizden almaya çalışıyorlar” dedim. Arkadaşım iş hayatında daha çok yeni olduğu için konuyu pek anlayamadı. Önce işsizlik fonundan bahsettim. Bu fondan işsiz kalan işçilere ödeme yapılması gerekirken çok az işçinin bu paradan faydalanabildiğini anlattım.
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this