UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir! İçerik yayınları

Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!

Ortak Mücadeleye!

Emperyalist paylaşım savaşları dünyanın pek çok bölgesini cehenneme çeviriyor. Ortadoğu başta olmak üzere, dünya ölçeğinde günden güne artan mülteci sayısı 60 milyonu aşmış durumda. Evlerini ve yurtlarını terkederek göç yollarına düşmek zorunda kalan yoksul kitleler, işsizlik ve sefalet içerisinde hayatta kalma mücadelesi veriyorlar. Mültecilerin çaresizliğinden yararlanan kapitalistler, onları en ağır işlerde ve en düşük ücretlerle güvencesiz çalıştırıyorlar. Mülteciler ırkçı saldırılara, dışlanma ve aşağılanmaya maruz bırakılıyorlar. Sefaletten kurtulma ve hayatta kalma umuduyla, gelişmiş kapitalist ülkelere ulaşmaya çalışan on binlerce mülteci göç yollarında can veriyor. Türkiye’de sayıları 2,5 milyona ulaşan Suriyelilere “mülteci” statüsü bile tanınmıyor. “Misafir” denilerek her türlü haktan yoksun bırakılıp sefalete mahkûm edilen mültecilerin, ölümü göze alarak Avrupa’ya kaçma çabaları bile şantaj aracı olarak kullanılıyor.

Savaşın yarattığı mültecilik ve göçmenlik sorunu büyük acılara yol açarken, aslında bambaşka bir sürecin de önünü açmış bulunmaktadır. Mülteci ve göçmen haline gelmiş milyonlarca insanın, gittikleri Ortadoğu, Avrupa ve Türkiye gibi ülkelerde işçi sınıfıyla iç içe geçmesi, işçi sınıfının uluslararası mücadelesi açısından büyük potansiyel içermektedir. Eğer bu ülkelerin işçileri, göçmen işçilerle enternasyonalist temelde kaynaşıp ortak bir örgütlenmeye gidebilirlerse, savaşın ortaya çıkardığı göçmenlik olgusu kapitalizmin alaşağı edilmesinde bir kaldıraç rolü de oynayabilir.

İşçi sınıfının ulusal ve uluslararası mücadelesini ve dayanışmasını büyütmek üzere çalışan UİD-DER’li işçiler, dünyanın tüm işçilerini olduğu gibi, mülteci konumundaki işçileri de sınıf kardeşleri olarak görüyorlar. Dünyanın tüm işçilerinin birliğini ve kurtuluş mücadelesini savunan UİD-DER, mülteci işçi ve emekçilerin Türkiye ve Ortadoğu işçileriyle kader ortaklığının bilincindedir. İşte bu perspektiften hareketle UİD-DER, mültecilerin sorunlarına duyarsız kalmıyor ve mülteci işçilerin örgütlenmesi için de çaba harcıyor.

Türkiye işçi sınıfı, milliyetçi kışkırtmalara kapılmamalı ve mülteci/göçmen emekçilere sınıf kardeşliği elini uzatmalıdır!

Emperyalist savaşa son!

Türkiye’deki Suriyelilerin mülteci statüsü derhal tanınsın!

Mültecilere yönelik ırkçılığa ve ayrımcılığa karşı ortak mücadeleye!

Ankara’dan bir öğrenci
(01.09.2016)
Ankara’dan bir öğrenci -Her şey onlar yüzünden oluyor. Allah belalarını versin! -Hayırdır dayı ne oldu? -Görmüyor musun? İşte, onlar geldi geleli hırsızlıktan tut fuhşa kadar her pislik almış başını gidiyor. Dilenciliği söylemiyorum bile. -Onlar kim dayı?...
(19.04.2016)
Savaştan, ölümden ve açlıktan uzak bir hayat düşüyle yaşadıkları ülkelerden kaçarak Avrupa’ya sığınmak için denize açılan yüzlerce mülteci daha Mısır açıklarında hayatını kaybetti. Mülteciler Somali, Eritre, Gambiya, Etiyopya gibi Afrika ülkelerinden Mısır’a geçmiş, oradan da deniz yoluyla İtalya’ya gitmek istemişlerdi.
(10.12.2015)
Emperyalist paylaşım savaşları dünyanın pek çok bölgesini cehenneme çeviriyor. Ortadoğu başta olmak üzere, dünya ölçeğinde günden güne artan mülteci sayısı 60 milyonu aşmış durumda. Evlerini ve yurtlarını terkederek göç yollarına düşmek zorunda kalan yoksul kitleler, işsizlik ve sefalet içerisinde hayatta kalma mücadelesi veriyorlar.
(09.12.2015)
Türkiye İşveren Sendikaları Konfederasyonu TİSK, Suriyeli göçmenlerin ekonomiye etkilerini ortaya koymak üzere bir araştırma yaptırdı. Hacettepe Üniversitesi Göç ve Siyaset Araştırmaları Merkezi’nin yaptığı araştırma Suriyeli göçmenlerin kapitalizmin vahşi çarkları arasında nasıl ezildiğini bir kez daha gösteriyor.
Çayırova’dan bir metal işçisi
(11.11.2015)
Ortadoğu’da yürütülen emperyalist savaş insanları bir göç dalgası içine sürüklemiş durumda. Yerini yurdunu terk eden göçmen işçiler bazen Ege ve Akdeniz’in soğuk sularında can verirken, bazen de sınır kapılarında büyük acılara maruz kalmaya devam ediyor.
Ankara’dan UİD-DER’li bir anne
(18.10.2015)
Ortadoğu’da devam eden emperyalist savaş milyonlarca insanı yerinden yurdundan etmeye devam ediyor. Yoksul emekçiler çareyi diğer ülkelere göç etmekte arıyorlar. Fakat bu durum çoğu zaman hüsranla sonuçlanıyor.
Gülhan Dildar
(06.09.2015)
Avrupa İkinci Dünya Savaşından bu yana yaşanan en büyük göç dalgasıyla karşı karşıya. Akın akın yaşanan bu göç, devasa bir krizi de beraberinde getiriyor. Avrupa devletleri tek başlarına yüz binlerce mültecinin ihtiyaçlarını karşılayamayacaklarını söylerken ciddi bir kaosla da karşı karşıya olduklarını itiraf ediyorlar. Evet, bugünlerde tam bir kaos yaşanıyor. Ama kim bu kaosun sorumlusu?...
Gebze’den bir metal işçisi
(06.09.2015)
Geçtiğimiz günlerde Bodrum kıyılarında cansız bedeniyle yatan ve dünya ölçeğinde ses getiren bir çocuğun resmi beni çok derinden üzdü, sinirlendirdi, öfkelendirdi. Bu resim 3 yaşındaki Aylan Kurdi’nin kıyıya vurmuş cansız bedeniydi.
(19.03.2015)
Ev kiralarının yükselmesini, ücretlerin düşmesini, işsizliğin artmasını, hırsızlık olaylarını Suriyelilere bağlayan Türkiyeli işçiler, kafaları düzen ideolojisiyle bulandığı için sorunun Suriyeli emekçilerden kaynaklandığını zannediyor. Patronlar sınıfı bu durumu bilinçli olarak kullanıyor. Türkiyeli işçi ve emekçiler Suriyeli sınıf kardeşlerine tepki göstersin istiyor.
Hadımköy’den bir metal işçisi
(11.03.2015)
Ben metal fabrikasında çalışan bir işçiyim. Suriyeli göçmen işçilerin işbaşı yapmasıyla birlikte fabrikanın gündemi bir anda Suriyeliler oldu. Çoğu işçi arkadaşımız Suriyeli göçmenlere önyargıyla yaklaştığı ve mesafeli durduğu için Suriyeliler de kendi içlerine kapanık ve tedirgin bir vaziyette işe gidip geliyorlar. Tabii ben ve benim gibi birkaç işçi arkadaşım daha onlarla iletişim kurmaya ve...
Ümraniye’den bir tekstil işçisi
(21.12.2014)
Patronlar ucuz işçi çalıştırmak için bahane arıyorlar. Tekstil sektöründe çalışacak işçi bulamadıklarını söyleyen patronların işçilere sunduğu koşulları bir gözümüzün önüne getirelim. Ücretler asgari ücret ya da asgari ücrete yakın veriliyor, alabildiğince çok fazla mesai yaptırılıyor, yetmiyor makine başında sabahlamak zorunda kalıyoruz.
(04.11.2014)
Art arda gelen işçi katliamları haberleri yüreklerimizi dağlıyor. Ermenek’te madene gömülen işçilerden birisinin annesinin “benim evladım yüzme bilmez ki” feryatları yüreklerimizi dağlıyor, ama egemenlere ulaşmıyor. Kara haberlerin ardı arkası kesilmiyor. 3 Kasım sabahı yine acıya uyandık. Kaçak göçmen işçileri ve çocukları taşıyan bir tekne Rumeli Feneri’nin 4 kilometre açıklarında alabora oldu.
UİD-DER’li bir kadın işçi
(13.09.2014)
Bir işçi arkadaşımız, “Bunlar geldiler ekmeğimize taş koydular, bunların yüzünden biz de düşük ücretlere çalıştırılıyoruz, iş bulamıyoruz” diyor. Bu sözler sizlere de hiç yabancı gelmiyordur. Hemen hemen her fabrikada ucuz işgücü olarak ve güvencesiz çalıştırılan Suriyeli göçmen işçi kardeşlerimiz için söyleniyor bu sözler.
Kuyumcukent’ten bir işçi
(21.07.2013)
Bugün dünyada birçok ülke, bir yandan başka ülkelere göçmen işçi gönderirken bir yandan da çalıştırmak için göçmen işçi alıyor. Kendi ülkelerinde yaşam koşullarının kötülüğünden kaçan göçmenler yaşamlarının kalitesini düzeltmek için çıktıkları bu yolda, çalışarak hayata tutunmaya çalışıyorlar. Bu ülkelerden biri de Türkiye. Artık hayatımızın her alanında görüyoruz göçmen işçileri, yaşantımızın...
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this