UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Şiirlerİçerik yayınları

(22.04.2019)
Umut ekiyoruz/ Alanlara/ Sokaklara/ Kaldırım taşlarına/ Aç ve çaresiz bakışlarına çocukların/ Fabrikanın tezgâhına/ Dokuduğumuz kumaşa/ Telefon tellerine/ Nasırlı ellerine/
(24.03.2019)
Biliyorum yavaş yavaş solan/ el değmedik çiçekler yok değil/ Yine de rengârenk bahçeleri düşlüyorum./ Biliyorum ki nefrete bürünmüş/ sevgiyle donatılmamış yürekler yok değil/ Ve biliyorum ucu bucağı olmayan/ hasretler yok değil/
(26.02.2019)
Hasan Hüseyin Korkmazgil, 1927 yılında Sivas’ın Gürün ilçesinde yoksul bir yaşamın içine doğar. Babası ve annesi emekçi insanlardır. Daha ilkokula başlamadan ekmek kavgasının içinde bulur kendini: “Arttı kaşık / bir eklendi / mutlu günlerin dışında / ekmek kavgasının içinde doğdum” diyerek anlatır...
(15.02.2019)
Sis iner örter mermeri/ Ağacı, binayı/ Sis kalkar kalkmaz/ Görünür mermer/ Ağaç ve dev/
(15.02.2019)
Başında örtüsüyle işçi kadınlar/ elleri yumruk yürekleri anacan/ sokaklar caddeler / yollar ve yollar/ ekmek diyorlar emek diyorlar hak diyorlar/ “kahramanlık en çok onlara yakışıyor”/
(09.02.2019)
2014 yılında intihar eden Xu Lizhi, onlarca işçiden yalnızca biriydi. 20 yaşındayken Shenzen’deki Foxconn fabrikasında çalışmaya gelen bir göçmen işçidir Xu Lizhi. 3 yıl boyunca Foxconn’da montaj hattında çalışır. Kitaplara, okumaya, şiire meraklıdır aynı zamanda. Foxconn fabrikasının iç...
(22.01.2019)
İsteyebilmek/ İsteyebilmek özgürlüğü/ Öyle sıradan değil/ Mücadele ile/ Kavga ile/ Okuyarak/ Anlayarak/ Öğrenerek/ Güneşin doğuşunu beklemek/ gibi istemek./
(07.01.2019)
Çalıştığım işyerinde daha önce Zonguldak maden ocaklarında çalışan bir abiyle tanıştım. Onunla 3 gün aynı alanda çalıştık ve pek çok konuda sohbet etme fırsatımız oldu. Yıllarca ruhsatsız maden ocaklarında ter akıtmış bir işçi bu abi. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin nerdeyse hiç...
(03.01.2019)
Kimi fotoğraflar vardır, çekildiği anı kaydetmenin de ötesinde geniş bir anlama sahiptir. Tüm çarpıcılığıyla hafızalarımıza kaydettiğimiz böylesi fotoğraflar, koca bir dönemin ruhunu içinde taşır. Bangladeşli sanatçı Morshed Mishu, hafızalara kazınmış pek çok fotoğraf üzerinde çalıştı ve bu...
(26.12.2018)
Katran gibi zamanlarda/ Umut eder ya insan aydınlığı/ Haydi ver elini/ Birlikte yırtalım karanlığı./ Ellerin ellerimde,/ Sevgiyle, / Emekle,/
(24.12.2018)
Çocuklar,/ Çocuklarımız, kızlarımız, erkeklerimiz,/ Kimi zaman kaldırımlarda ayakları çıplak/ Kimi zaman ellerinde mendiller./ Bakarlar gözlerimize o güzel çocuk gözleriyle/ Vicdanımıza dokunur onların bakışları/
(16.12.2018)
Yok diyorlar umut/ Hiç yokmuş gibi diyorlar/ Yaşanmamış, yaşanmayacakmış gibi/ Uysallaştırıyor işsizlik ve açlık korkusu umutlu elleri/ Korkunun sofrasında var ettiler umutsuzluğu/ Zihinleri korkunun esareti altında/ Umut değil korku bulutları dolaşıyor penceresiz odalarda./
(13.12.2018)
Ölmüş küçücük bebeler/ Görülmez acıları anaların/ Dünya bir dehliz ki, sonsuz…/ Ve doyumsuz kimileri/ Eyy acısını yüreğinde biriktiren!/ Bir tutam Kızılırmak getirdim sana uzaklardan/
(15.11.2018)
Usulca açılır kafesin kapısı/ Yürekler buluttan giysilerini giyer/ Sessizce rüzgâra süzülürler/ Sabah topraklarına düşen/ İlk kar gibi ak bulutlar/
(11.11.2018)
Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe, ana-babayla
(23.10.2018)
Minnacık bir kız çocuğu/ Baldan tatlı, saçları altın sarısı/ Yanakları nar kırmızısı, gözleri masmavi/ Bir görseniz Yaren’in gözlerini/ denizlerin ve gökyüzünün tüm tonlarını çekmiş gözlerine./ Bir de gülüşü var ki bakmaya doyamıyor insan/ Umut diyorsun. Umut!/
(15.10.2018)
Dostlarım, / kardeşlerim,/ canlarım …/ Kaldırın başlarınızı/ Suçlular gibi yüzümüz yerde/ Özümüz darda durup dururuz/ Kaldırın başlarınızı yukarı/
(15.10.2018)
Öldürdüler sevgiyi/ ve seven insanları./ Öldürdüler türküyü/ ve türkü söyleyenleri./
(15.09.2018)
İstemem, öpücükler ödenmesin parayla./ Satılmasın insan kanı./ Serin rüzgar satın alınmasın./ Kirayla tutulmasın soluduğumuz hava./ istemem, buğdaylar yakılmasın,/ ekmek bağlanmasın pazarlığa. /
(31.08.2018)
Hep toplarsın, aç açıkta kalırsın / Açlığın, yoksulluğun ta dibine batarsın / Tek başına bir zerresin bilirsin / Kol kola girince, ne kadar çok olduğun görürsün / Umuda, sevdaya, özleme, hasrete türkülere durursun / Karıncalar gibi yeri, göğü sararsın / Bir birleşsen saray, sultan demez çukurlara...
(31.08.2018)
Tutun tüm cihanda yolları / Açın hep birlikte kolları / Birleştirin elleri / “Yok edin insanın insana kulluğunu” / “Bu davet bizim” bu davet hepimizin… / Sömürü son bulacak tüm cihanda / Dünya olacak hep kardeş / O zaman son bulacak “bu hasret bizim…” / Bu hasret hepimizin… / “Bu davet bizim” / Bu...
(15.08.2018)
Burda, Hindistan’da, Afrika’da,/ Her şey birbirine benzemektedir./ Burda, Hindistan’da, Afrika’da,/ Buğdaya karşı sevgi aynı,/ Ölüm önünde düşünce bir./
(15.07.2018)
Sen bu dağı aşamazsın / Kırk ayaklı karınca / Aşacağım! / Ayaklarının beşini kırdılar / Sen bu dağı aşamazsın / Otuz beş ayaklı karınca / Aşacağım! /
(15.06.2018)
Bir çift göz boşluğa takılıp kaldı mı,/ derler “bir gelen olacak”/ Mutlak vardır bir gelen ve gelir/ gelir çalar kapıyı birden bire/ bir şey oturur yüreğine/ Kapının yanında asılı ceketin cebi huzursuzlanır/ duyulur bir telefon sesi acı acı…/
(19.05.2018)
Tarihin gözlerini kuşanmış Geçmişi ve geleceği aydınlatıyor her yerde Duymaz olmuş artık umutsuzluğun sancısını Vee Hayattaki haksızlıklara karşı mücadeleye girişmiş kuşandıklarıyla. Onun elleri herkes gibi Gözleri herkes gibi Her hali herkes gibi; bizden biri
(15.05.2018)
öyle insanlar gördüm ki / ölüm peşlerine düşmeye korkardı / kılları uzamış hayvanların yanı sıra / ya kuyulara iniyorlar / ya kuyulardan çıkıyorlardı /
(15.05.2018)
Yedi kat yerin altından uğultular geliyor. / Çok alâmetler belirdi, vakit tamamdır. / Duyuldu kabuğuna tık ettiği civcivin / ve duyuldu uykusundan uyandığı / zincirinden başka kaybedecek şeyi olmayan devin./
(15.05.2018)
Güneşli bir günde masmavi göreceğiz Karadeniz’i / Balkaya’dan Kapuz’a kadar, karış karış biliriz bu şehri / Eki’nin çiçekli bahçeleri, rıhtıma kömür taşıyan vagonlarıyla /
(11.05.2018)
Bin sekiz yüz seksen altıydı, / Baldırı çıplaklar meydanlara aktı / Günlerden 1 Mayıs’tı. / Günü değişmedi, hep aynı kaldı / Takvimler o günü ayrıca andı. / Sekiz saat üretmek, dünyaya nimet / Sekiz saat uyumak, bedene hizmet / Sekiz saat de kendine kalmalı elbet / İsteyen oynasın isterse seksek. /
(30.03.2018)
Dünyanın efendileri, çıkarlarını her şeyin önüne koyarken, bu uğurda savaşları kışkırtıp büyütürken hiç düşünmezler, o küçücük kalpleriyle çocuklar nasıl anlar, nasıl hissederler savaşı. Küçücük çocuk kalpler nasıl acı duyar başkalarının ölümünden, acı çekmesinden. İki kız çocuğunun, sevgili...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Alt Konular

Son Eklenenler

Share this