UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Şiirlerİçerik yayınları

(15.02.2017)

Üstümüze yapışmış yoksulluk

kapı kapı dolaşan şey açlık değil de nedir?

Çocuklarımızın gülümsemelerine yapışan bu burukluk

yaşamın zindanı değil de nedir?

Şöyle ayağını bir güzel...

(11.02.2017)
Debelenip dursan da düştüğün yerde, / Paçandan tutup alaşağı edecek seni, / Daha dün öldü dediklerin. / Çok değil 100 yıl önce, / 1917’de / Büyük fırtınalar estirdik. / Öyle tepeden bakıp da, / Bıyık altından hiç sırıtma bir dev edasıyla. / Unutma ki; / Fillerin sultanlığını yıkan da, / O küçücük...
(09.02.2017)
Kıraç değil topraklarımız. / En iyi tohumları biliyorum, / En tatlı meyvelere gebe / Suya doymuş, / Güneşe doymuş, / Humuslu topraklara düşmeye görsün hele. / Yeni ayak basmadık biz bu dünyaya / İlk defa nasır tutmuyor avucumuz / İlk defa mücadeleye sarılmıyor nasırlı ellerimiz. /
(28.01.2017)
Ben tek başıma bir şey yapamam diyerek çekilme geri, / Doğru bir duruştur, asıl olan her zaman. / Zeytin dalının rüzgâra direnmesi gibi, / Dökülse de meyveleri, bahara ulaşmaktır hedefi.
(27.01.2017)
Yaşamak güzel şey, / Tadında yaşayabilirsen eğer. / Mesela bir göl kıyısında, yudumlarken çayını / Her yanda kuş cıvıltıları, / Ve rengârenk bir ormanın eteğinde / Ve zehir bulaşmamışsa suya! / Mayın tarlasına dönmemişse toprak.
(25.01.2017)
Üstümüze yapışmış yoksulluk / kapı kapı dolaşan şey açlık değil de nedir? / Çocuklarımızın gülümsemelerine yapışan bu burukluk / yaşamın zindanı değil de nedir? / Şöyle ayağını bir güzel uzatamadan / saatlerce vida sıkarken yahut tarlada çapa yaparken / kurduğun hayaller yaşamın kıyısına ne kadar...
(15.01.2017)

yıldız alacasında çoktular çok basıyorlardı yere

saklı gülüşmeleriyle utangaç birer çocuktular

omuzları dalga dalgaydı sığmıyordu hiçbir yere

ağır çekiyorlardı yumruklarıyla korkunçtular

(15.01.2017)
Halkım ben, parmakla sayılmayan Sesimde pırıl pırıl bir güç var Karanlıkta boy atmaya Sessizliği aşmaya yarayan
(03.01.2017)
Görüyorum,/Bir kâhin değilim ama görüyorum sonlarını./Bir kâhin değilim ben, /Ben bir işçiyim;/Elleri ayakları nasır tutmuş çalışmaktan/Ama yüreği acıdan korlaşmış/Zihni bilinçten berraklaşmış./İşte bu yüzden görüyorum sonlarını.
(20.12.2016)
Gövdelerin / Omuzların / Başların üzerinde taşıyorlar / Çaresiz / Buruk / Acılı yüreklerle taşıyorlar / Yoksul / Aç / Kimsesiz toprağa taşıyorlar
(15.12.2016)

Cibali dendi mi

aklıma siz gelirsiniz, kadınlar,

kiminizin beş çocuğu,

kiminizin nar gibi yanakları var,

kiminiz kocasız kalmış,

kiminiz ihtiyar,

kiminiz daha körpe henüz.

Bana umulmadık,

eskimiş türküler düşündürür

siyah başörtüsü...

(14.12.2016)
Tarih bizi çağırıyor kavgaya / Bu davada ön saflarda olmaya / Çekmeyin ellerimden geriye / Yalanlarla vurulurken çocuklar kalplerinden / Oturup izleyemem can pazarını / Çocuklar bekler bizi / Evlerinin kapısından caddelere çıkmaya / Nasıl susar vicdanım! /
(07.12.2016)
Bir ah çekiyorum, yine yoksun / Sevdam hasretinde boğuşuyor, yoksun. / Yine gel eskisi gibi / Yine bir Ekim sabahı, coşkuyla karşılayalım seni. / Belki de, Şubatta gelirsin / Belki de, beklemek değil de / Tutup kolundan getirmek gerek seni. /
(01.12.2016)
Tutuştur sol memenin altındaki sevdayı / Uyansın, dört açsın gözlerini / Güzel günler yakındır / Yakındır, gelecek o güzel günler / Aldanmasın bu günkü ayrılığa / Ayrılıklar yalandır / Ödeyeceğiz sevdamızın bedelini
(30.11.2016)
Susturun şu uğursuz / Şuursuzca yankılanan sesleri / Kulağımı tırmalıyor / Bu ruhsuz ve amaçsız / Nereye varacağını düşünmeyen güruh / Fikrin yoksulluğunda / Beynimi kemirsin istemiyorum.
(27.11.2016)
Çarşı pazar olmuş ateş pahası / Ücretleri yükseltmez Allahın belası / Ülke zaten olmuş can pazarı / Sıranın bize gelmesini bekleme / / Esnaf kardeş neyi beklersin / Köylü kardeş ne eker ne biçersin / İşçi kardeş fabrikada ter dökersin / Sıranın bize gelmesini bekleme
(24.11.2016)
Siyaset üstü sendika mı olur yalancı / Yediniz işçilerin ekmeğini talancı / Bilinçlendirmeden örgütlendirdin ziyancı / İşçi kardeş uyan uyan!
(19.11.2016)
Karanlığa bürünmüş bir kasırga büyüyor,/Kasıklarından vuran ağrı, kusmuk gibi boşalıyor ağzından./Kâh alıp götürüyor/Kâh gecenin kör vakti vurup kırıyor kapıları/Ne demeli bunca densizliğe…/Tarihin tozlu sayfalarındaki canavar, yeniden uyanıyor.
(16.11.2016)
Hani beklersin ya bir şeyi./ Oldu olacaktır./ Mesela,/ sen doğumhane kapısında,/ doğdu doğacaktır bebek. /Kokusu karışmıştır havaya,/ pişti pişecektir yemek./ Peki, fark ettin mi?/ Gözündeki kızıllığı,
(15.11.2016)

Bu çizmeleri bendim sana giy diyen, oğlum,

bu haki gömleği bendim sana giy diyen.

Nerden bilecektim bu kara günleri göreceğimi,

bilseydim, “giydirmem” derdim, “giydirmem,

asın beni”...

(11.11.2016)
Uçurumun kenarındasın/“Yapacak bir şey yok” diyorsun/“Böyle gelmiş böyle gider” diye büyük laf ediyor başkası/Uçurumun kenarında ya düşeceksin ya çıkacak/Yanında senin gibileri var daha milyonlarca/Elleri nasırlı,/Yüzleri yorgun,/Biraz kaygılı, biraz buruk,/Ve acılı/Milyonlarca insan, aynı uçurum,...
(10.11.2016)
Bir gün daha kopardık takvimin sayfalarından
Bir gün daha gitti, hayat ağacının yapraklarından
Sustum, durdum, baktım
Olmuyor…
Ya değişmeli bir şeyler
Ya da artık dönmemeli bu koca dünya yalnızca onlar için
(09.11.2016)
Hayatlar kurulur pembe hayaller üzerine
Borç harç alınır eşyalar ve yapılır yuva
Çok geçmez üzerinden bir bebek açar gözlerini dünyaya
Bezi, sütü, maması derken
Başlar hayat kavgası yüzünü göstermeye
(25.10.2016)
Bir dünya istiyorum,
Güzelliklerle dolu
Berrak ve duru nehirlerin aktığı.
Bir dünya istiyorum,
(15.10.2016)
(15.08.2016)

Şiirler vardır

Acıları dile getiren

Şiirler vardır

Senin, benim, onun

Hüzünlerimizi biriktiren.

(29.07.2016)
Yüreğim hâlâ çocuk/Ne zaman güler bir yüz, ışıklı bir göz görsem/Çırpınmaya baslar içimdeki kuşlar kanatlanarak/Zor bu coşkuyu dindirmek/Mayamızda sevmek var/Ruhumuz körelmez asla/Yaşamdan ödün vermeyiz/Hem de öyle başıboş umutsuz değiliz
(27.07.2016)
Bir insanı sevmekle başlamalı
Önce bir insan sonra bir insan daha
Ve anlarsın sonunda
Siyahı da sendendir beyazı da
(15.07.2016)

Merhaba canımın içi

Gören gözüm

Çırpınan yüreğim

Allı yeşilli umudum… merhaba

Güneş böyle ısıtır mıydı ellerimi

Sen olmasan

Sen olmasan...

(09.07.2016)
Küçüktük biz, gökkuşağının altından geçmekti hayalimiz
Aslında biliyorduk ama inanmıştık bir kere
Bedenimiz is kokardı, ellerimiz çamur deryası
Umuda doğru, hiç yorulmadan koşardık, ne de olsa çocuktuk.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Alt Konular

Son Eklenenler

Share this