UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Şiirlerİçerik yayınları

(01.07.2016)
Merhaba canımın içi
Gören gözüm
Çırpınan yüreğim
Allı yeşilli umudum… merhaba
Güneş böyle ısıtır mıydı ellerimi
Sen olmasan
(15.06.2016)

Gözlerimin önündeki kâğıt sararıp soluyor

Çelik bir kalemle ona tekinsiz bir siyahı kazıyorum

İşleyen sözcüklerle dolduruyorum

Atölye, montaj hattı, makine, çalışma kartı, fazla mesai, ücretler…

...
(07.06.2016)
UİD-DER yürüyor 10 yıldır
İşçilerin, emekçilerin arasında yerini buluyor.
Dil, din, ırk ve renk ayrımı olmayan
Mavi gökyüzü ve denizler gibi özgür bir dünya için…
Başını sokabileceğin bir ev, açlığın olmadığı
Güneşin kızıllığı gibi sıcacık bir dünya için…
(15.05.2016)

Sene 1982

Benim yüreğim baştanbaşa kor

Düşmanımınki korku...

Tezgâh başında aramayın

Aramayın tek göz odamda

Bulamazsınız

(10.05.2016)
UİD-DER’in kızıl karanfilleriyiz biz!
Meydanları dolduran.
Ateşten daha kor, kan kırmızıdır rengimiz.
Ve açarız 1 Mayıs’larda yeniden,
Hiç yitirmeden coşkumuzu,
(28.04.2016)
Çocuklarımızın uçurtmalarını uçurttuğu
Kızıl gelincik tarlalarında
Güneşin sofrasında doymak yemişlere
Ve doymak bir dost muhabbetine…
(15.04.2016)

Toprak doyurası gözleri doymuyor

Çok para kazanmak istiyorlar;

öldürmemiz, ölmemiz lazım geliyor

çok para kazanmaları için.

(07.04.2016)
Sana bir sırrımı vereyim mi işçi kardeş
hani şu paylaştıkça çoğalan sırlardan
belki hoşuna gider bu diyeceklerim
belki umursamaz davranırsın
belki de sen de umutlanır
başını omzuma yaslarsın
(20.03.2016)
Ölmeden önce yaşasak şu güzelim dünyayı
Mesela savaşların olmadığı
Açlığın yoksulluğun kol gezmediği
Bebeklerin bomba sesleriyle ağlamadığı
Çocukların gök kuşağı misali, rengârenk
Uçurtmalarını gökyüzüne uçurduğu
(15.03.2016)
Aynı zil sesleriyle uyanmak uykulardan/ İki kara zeytin tanesi atıştırmak/ Hep aynı yollardan geçmek mi yaşamak?/ Bir masanın, bir tezgâhın başında/ Tüketmek bir günü daha/ Hep aynı otobüslerde/ Yorgun yüzlere eklenmek mi?/
(13.03.2016)
Ellerinden geleni yapıyorlar
Vardiya bitiminde
Fabrikadan çıkan
Alnına güneşin son ışıkları vuran
İşçilerle buluşuyorlar
Ellerinde İşçi Dayanışması’nı
Tutuyorlar…
(08.03.2016)
Gözümüzün önünde yitip gidiyor insanlar
Ömrünün baharında kopuyor yaşamdan,
Genç kızlar, delikanlılar, körpe çocuklar.
Hiç mi için yanmıyor be kardeşim!
(18.02.2016)
12 saat oldu fabrikadaydı
Hem düşünüp hem durmadan çalışmaktaydı
Düşünüyordu İşçi Ali
Ne çocuk olabilmişti, ne genç ne de serseri
15’inden beri alnında soğumamıştı teri
(15.02.2016)
Kim mi kurtaracak seni köle/ görecekler seni kardeş / yuvarlananlar uçuruma/ duyacaklar çığlıklarını/ Seni köleler kurtaracak kurtaracaksa/ ya hep beraber ya da hiç birimiz / kurtulmak yok tek başına yumruktan ve zincirden / ya hep beraber ya da hiç birimiz/
(23.01.2016)
Burası bir işçi durağı
Mahallenin ıssız yamacında
Yorgun argın bedenler
Bekler borç içinde
Gözlerde tedirgin bir bekleyiş
(15.01.2016)
Yaşayanlar bir gün ölür elbette / Ağaçlarla, balıklarla/ Kuşlarla ben amenna / Ağlayanlar bir gün güler elbette / Uyanmakla, anlamakla / Bilmekle ben amenna /
(08.01.2016)
İşim gücüm yok/İşsizim yani/“kaldırım mühendisi” derler bizim buralarda/İşsiz güçsüz dolanan adama/“kaldırım mühendisi”/Kaldırım mühendisi değilim ama/Kaldırımları arşınlıyorum işsiz kaldığımdan bu yana/İş gene ayaklarıma düştü
(02.01.2016)
İnsan yerine koymuyorlar vicdanı eksikler
Hiçe sayıyorlar insani değerlerimizi.
Bölüyorlar bizi, kültürümüzle, dilimizle, dinimizle
Düşmanlaştırıp kırdırıyorlar bizi birbirimize..
Savaşa itiyorlar elleriyle…
(15.12.2015)
(08.12.2015)
Hoşino senin kırk yıldır
Hapiste olduğunu okuyorum
Benim doğup, büyüyüp
Bu yaşa gelmem kadar
(21.10.2015)
Bir meydan anlatacağım sizlere,
    lakin
Nasıl anlatsam derdimi iki gözüm?
Nereden başlasam?
Sesimi yüreklerinde duyan kardeşlerim...
(16.10.2015)
Kadın, erkek, çoluk çocuk, ihtiyar ve genç bedenleri
Çığlıkların, gözyaşların rengine boyandı şimdi…
“Bu Cumartesi, kanlı Cumartesi”
Çığlık çığlığa koşuşturmacalar
(15.10.2015)
(22.09.2015)
Ben Alan Kurdî!
Hani o kırmızı tişörtlü minik çocuk,
Patronlarınızın yatlarını demirlediği sahilde
Hani o boğulan çocuk!
(16.09.2015)
Bu savaş bizim değil
Bu savaş kanımızı içenlerin,
Bu savaş bizim değil.
Biz bir umut büyütüyoruz, barış adı.
(15.09.2015)
(06.09.2015)
Anne babasıyla Avrupa’ya gitmek isterken denizde boğulup cansız bedeni Bodrum’da sahiline vuran Suriyeli göçmen Aylan’ın anısına...
(19.08.2015)
Bir ananın çocuk büyüttüğü gibi büyütüyoruz mücadeleyi
Emek ile,
Sabır ile,
Sevgi ile…
Umut ederek büyütüyoruz.
(15.08.2015)
(15.07.2015)

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Alt Konular

Son Eklenenler

Share this