UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Tarihimizden

Tarihten Bir Yaprak

Netaş: Yasaklara Rağmen Başarıya Ulaşan Grev!

netas2-m.jpg

(27.11.2016) Netaş işçilerinin mücadelesi 1970’lerde başladı. Kemal Türkler öncülüğünde kurulan Maden-İş Sendikasının mücadelesi onlara ilham vermişti. 1975’te, üyesi oldukları Tek-Met-İş Sendikasından istifa ederek Maden-İş’e geçmelerinden dolayı işten çıkartılmışlardı. Netaş işçileri geri adım atmamış ve fabrikayı işgal etmişlerdi. Patron işçilerin taleplerini ve sendikalarını kabul etmek zorunda kalmıştı.

1986 NETAŞ Grevi

(18.11.2003) Netaş Grevi, sınıf mücadelesinin ve sınıf dayanışmasının sadece bir fabrikayla sınırlı olmadığını, yerel, ulusal ve uluslararası mücadele ve dayanışmanın zorunlu olduğunu bir kez daha göstermiştir. Netaş işçileri uluslararası dayanışmayı örgütlemenin her koşulda mümkün olduğunu da bu alanda yaptıklarıyla kanıtlamışlardır. Avrupalı sınıf kardeşlerinden önemli miktarda maddi destek görmüşlerdir.

Rus İşçiler 1917’de Savaşı Nasıl Durdurdular?

FebRevolution.jpg

(07.11.2012) Savaşı kim durdurabilir? Elbette savaştan çıkarı olmayanlar! Emperyalist savaştan çıkarı olmayan, milliyetçi kışkırtmalarla gidip bu savaşta ölen, sakatlanan ve perişan olan emekçiler! Tarih, insanlığın hafızasıdır, geçmiş deneyimlerini kaydeder. Tarihe baktığımızda işçi ve emekçilerin koca bir dünya savaşını bitirdiğini görüyoruz. Bundan tam 95 yıl önce, 1917’de Rus işçiler iktidarı ele geçirdiler, patronları kovdular ve savaşı durdurdular.

Tarihten Bir Yaprak Alpagut İşçileri: “Üreten Biziz Yöneten de Biz Olacağız!”

alpagut1969-mn

(02.11.2016) 1969 Haziranında Alpagut işçileri, fabrikalarında bir araya gelerek toplantı yaptılar. Ücretlerinin yükseltilmesini, iş güvenliği önlemlerinin alınmasını ve 73 günlük birikmiş ücretlerinin ödenmesini istiyorlardı. Sendikaya başvurdular. Ama yanıt alamadılar, haklarını paslı çivi söker gibi söküp almak gerekecekti.

Ekim’den Bir Yaprak

Elif Çağlı

(02.11.2002) Büyük Ekim Devrimi hâlâ işçi sınıfının devrimci mücadelesinin en büyük ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. 20. yüzyıla damgasını basan bu şanlı devrim, aslında nice önemli derslerle yüklü uzun bir devrim sürecinin ürünüdür. Çeşitli bakımlardan üzerinde durulması gereken bu sürecin en önemli yönlerinden biri de, mücadele içindeki işçi ve emekçi kitlelerin bağrından doğan sovyetlerdir.

Paris Komünü

Elif Çağlı

(01.11.2006) Devrimci Marksizm proletaryanın nihai amacını, sınıfsız, devletsiz, özgür üreticiler toplumuna ulaşmak olarak ifade eder. Ama bu hedefe varabilmek için proletaryanın kapitalizmden komünizme geçiş dönemi boyunca bir devlete, fakat daha baştan sönmeye yüz tutmuş, yeni tipte bir devlete gereksinimi vardır. Bu nitelikler proletarya diktatörlüğünün olası biçimlerinden birini değil, bizzat onun özünü, varoluş koşulunu belirler.

"Dünyayı Sarsan On Gün"

Akın Erensoy

(01.11.2002) İşçi sınıfı tarihinden öğrenmiş bulunuyoruz ki; proletarya içinde kök salmış, sendikaları kendi önderliği altına almış, sınıfın en devrimci, en fedâkâr kesimleri içinde örgütlenmiş, kararlı, disiplinli, kurmayları olan, saldırıya uğradığında dağılmadan ricat edebilecek kadar esnek bir yapıya sahip bir enternasyonal parti olmadan proletarya asla ve asla politik iktidarı fethedemeyecektir. Devrim dünya devrimine genişlemedikçe, proletarya dünya ölçeğinde iktidarı ele geçirmedikçe, bir ülke ile sınırlı kalan devrim boğulacaktır ve bazen SSCB’de olduğu gibi garabet rejimler yaratacaktır. ... Unutmayalım, Ekim proleter devrimi 85 yıl sonra hâlâ günümüze ışık tutuyor; yolumuzu aydınlatıyor.

Tarihten Bir Yaprak

DİSK’e Giden Yol: Paşabahçe Grevi

tarihten-bir-yaprak-pasabahce-1966.jpg

(27.10.2016) “Biz işçiyiz. Paşabahçe de bir fabrika. Şişe ve cam yapar, orada çalışırız. Beyoğlu’nda süslü bir mağazası var. Tabaklar ve bardaklar görürsünüz de iftihar edersiniz. İşte onları yaparız biz. 1800 derece hararetin altında çalışırız. Hepimiz 2500 kişiyiz. Ailelerimizle 10000. Toplu Sözleşme Kanunu çıktı dediler. Biz de hak isteyebilecekmişiz. Üç sene evvel sözleşme yapıldı. Bize bir şey veren olmadı. Biz de greve başladık. Bugün 80 günü geçti gene de hakkımızı istiyoruz. Dağlardan ebegümeci topluyoruz, labada topluyor, balık olursa oltayı alıp koşuyoruz. Evde fazla eşya vardı, kilim, mintan, iskemle gibi. Onları da satıyoruz…”

Bu Topraklardan Bir Kozlu Direnişi Geçti

22.10.2016, Sefaköy’den bir grup işçi

kozlu-15-mart-1965-aksam-gazetesi.jpg

Biz hep bugünü düşünür olduk. Geleceğe bakmaya korkar olduk, hayallerimizin içini kaygılarla doldurduk. Sabahın ilk ışıklarıyla yollara döküldük, mesai bitiminde mesaiyle birlikte biten bedenlerimizi eve zar zor götürdük. Bir tas çorba içtik içmedik, çocuklarımızın gözlerine baktık bakmadık, yorgunluktan uyuya kaldık...

Tarihten Bir Yaprak

1965 Kozlu Direnişi: Kömürü Tutuşturanların Öyküsü

kozlu-katledilen-isciler-icin-yuruyus-m.jpg

(21.10.2016) Zonguldak adeta maden ve madencilerle özdeşleşmiştir. Zonguldak deyince, haliyle insanın aklına kömür ve kömüre bürünmüş işçiler geliyor. Madencilerin yaşamları zorlu ve kahırlıdır. Zonguldak madenleri, sermayenin kâr hırsı yüzünden, şu ana kadar yüzlerce işçiye mezar olmuştur. Acılar da madencilikte kuşaktan kuşağa aktarılmıştır Zonguldak’ta. Ancak büyük mücadeleler de meydana gelmiştir Zonguldak’ta. Bu mücadelelerden biri de 1965’teki Kozlu direnişidir.

Rus İşçiler 1917’de Savaşı Nasıl Durdurdular?

FebRevolution.jpg

(15.10.2012) Gezegenimiz iki büyük dünya savaşı geçirmiş, milyonlarca insan ölmüş, sakat kalmıştır. Fakat patronlar sınıfı ve onların temsilcisi hükümetler hâlâ işçi ve emekçileri ölüme sürüklemekten geri durmuyorlar. Bugün de pazar ve yatırım alanlarını paylaşmak için savaşa tutuşan emperyalist-kapitalist güçler; Afganistan’dan Irak’a, Libya’dan Suriye’ye kadar birçok bölgeyi kan gölüne çevirmiş durumdalar.

Metal İşçilerinin MESS’e Karşı Mücadele Tarihi/ II

maden-is-2.jpg

(15.10.2017) Metal işçileri 8 ay süren büyük grevde MESS patronlarını dize getirmeyi başarmışlardı. Bu büyük grevin bitmesinden kısa süre sonra yeni bir grev dalgası daha gündeme geldi. Bu kez 21 işyerinde beş binden fazla işçiyi kapsayan bir toplu pazarlık söz konusuydu. 1978 yılının Mayıs ayında MESS ile yapılan görüşmelerin uyuşmazlıkla sonuçlanması üzerine Maden-İş 15 işyerinde greve gidilmesi kararı aldı.

Tarihten Bir Yaprak

Kavel Destanı

kavel-direnisi-mn.Jpeg

(12.10.2016) Yıl 1963. İstanbul’un İstinye semtinde bir Kablo fabrikası: Kavel! Kavel işçileri tıpkı bugün bizim yaşadığımız sorunlar gibi sorunlarla karşı karşıyalar. İşçilerin çalışma koşulları ağır, ücretler düşük ve patron ikramiyeleri kırpmak istemektedir. Buna razı olmayan işçiler patronla görüşmesi için 3 temsilci yollarlar. Ancak patron, bu 3 temsilciyi işten çıkarır.

Tarihten Bir Yaprak

1928 Tramvay Grevi

Berdan Güney

traihten-bir-yaprak-tramvay.jpg

(09.10.2016) Yıkılan Osmanlı devleti ile güçlü bağları olan İttihat Terakki geleneğinden gelen paşalar tarafından kurulan devlet, işçilere demokratik haklarını altın tepside sunmadı. İşgününün ortalama 16-17 saate ulaştığı Cumhuriyetin ilk yıllarında, son derece düşük olan ücretler dahi işçilere ödenmiyor, yabancı uyruklu işçilerle yerli işçilerin ücretleri arasında birkaç kat fark olmasına göz yumuluyor, kadın ve çocuk emeği de alabildiğine sömürülüyordu. Zonguldak madenlerinde “mükellefiyet” adı altında zorla ve kölece çalıştırmayı da hatırlamak gerekiyor. Yeni Cumhuriyette Koçlar, Sabancılar devletin yardımıyla zenginliklerinin temelini o yıllarda atarken, işçi sınıfı ağır çalışma ve yaşam koşullarına mahkûm ediliyordu. İşçiler, ücretlerinin yükseltilmesi, ayrımcılığın kaldırılması, çalışma koşullarının düzeltilmesi için çetin mücadeleler verdiler.

Metal İşçilerinin MESS’e Karşı Mücadele Tarihi/ I

maden-is-grev3.png

(08.10.2017) Metal işkolunda işçi sendikaları ile metal patronlarının örgütü MESS arasında grup toplu iş sözleşmesi görüşmeleri Eylül ayında başladı. OHAL düzeninde baskıların arttığı, grevlerin yasaklandığı zorlu bir süreçte başlayan görüşmeler, işçilerin örgütlü gücüne bağlı olarak sonuçlanacak. Türkiye işçi sınıfı tarihinde özellikle metal işçilerinin muazzam mücadele deneyimleri bulunuyor. İşçi sınıfının örgütlü gücünü büyütebilmesinin, kararlı ve azimli bir mücadele verebilmesinin yolu bu deneyimleri öğrenmekten ve çıkarılması gereken dersler ışığında yol yürümekten geçiyor. 1977 yılında başlayan ve “büyük grev” olarak adlandırılan MESS grevleri süreci bugünün işçilerine çok şey öğretecek deneyimler ve dersler içeriyor.

1998 Şişecam Makine Kalıp Grevi Dersleri

Makine Kalıp grevcisi bir işçi

(15.09.2010) Dostlarım, makine kalıp grevi, sınıf mücadelesiyle tanışmam açısından hayatımda önemli bir dönemeç noktasını oluşturur. Benim 24 yaşında genç bir işçi olarak başladığım ilk fabrika deneyimimdi. 2 yıl gibi kısa bir süre çalıştıktan sonra sendikalaşma sürecinin başlamasına tanıklık ettim. Bu işyerinde 1 yılı aşan bir süre sendikalaşma mücadelesi verdik.

DGM ve Profilo Direnişleri

(09.09.2006) İşçi hareketinin 1980 askeri darbesiyle geriletilmesi ve ardından SSCB’nin çöküşüyle büyük bir bunalıma sürüklenmesi, gerek işçi sınıfının genç kuşaklarının gerekse de sol hareketin genç kadrolarının zihninde çok önemli bir tarihsel hafıza yitimine neden olmuştur. Bugün işçi hareketinin genç unsurları arasında bırakalım siyasal bir mücadeleyi, sendikal-ekonomik bir mücadelenin bile başarıyla yürütülebileceğine ve kazanımla sonuçlanabileceğine duyulan inanç son derece erozyona uğramıştır.

Mücadeleci Bir İşçi Önderi: Kemal Türkler

(22.07.2008) Kemal Türkler’i daha yakından tanımak için eşi Sebahat Türkler ile sohbet ettik. Kemal Türkler’in yaşamı, mücadelesi, kişiliği hakkında birçok anıyı Sebahat abladan dinledik.

Katledilişinin 33. Yılında Kemal Türkler

kemal-turkler_102087.jpg

(22.07.2013) İşçi sınıfına bağlı, örgütlü mücadeleye inanan, patronlara boyun eğmeyen Kemal Türkler döneminde, ilki 1976’da olmak üzere, kitlesel 1 Mayıs kutlamaları başladı. Unutturulmak istenen 1 Mayıs geleneği fabrikalarda, işçi mahallelerinde yapılan zahmetli çalışmalar sonucunda diriltildi. Demokratik haklara sahip çıkan DİSK öncülüğünde yüz binlerce işçi-emekçi üretimi durdurarak birçok kez ihtar eylemleri yaptılar.

Mücadeleci Bir İşçi Önderi: Kemal Türkler

adsiz.jpg

(22.07.2015) Kemal Türkler’in katledilmesinin üzerinden 35 yıl geçti. Onun yaşamı direnişler, grevler ve mücadeleyle doluydu. Metal işçilerinin MESS’e ve Türk Metal çetesine karşı ayağa kalktığı bu günlerde, Kemal Türkler gibi mücadeleci işçi önderlerinin hatırlanması ve yaşamlarından dersler çıkarılması, bugünün işçi kuşakları için önem taşıyor.

1988’den 2013’e Darphane Grevi

Pendik’ten emekli bir deri işçisi

darphane-grevi_20130708_004.JPG

(12.07.2013) 1988’den bu yana geçen 25 senenin ardından Basın-İş Sendikası’nda örgütlü Darphane işçileri yine bir Temmuz sıcağında taleplerinin kabul edilmesi için greve çıktılar. Grevin 3. günü olan 11 Temmuzda eski Tekel binasının yanındaki Damga Matbaası önüne, grevci işçilerin grev çadırına destek ve dayanışma için gittim.

Tarihten Bir Yaprak

49. Yılında Derby İşgali

derby-isgali-1968.jpg

(05.07.2017) İnsanın en büyük düşmanı unutkanlıktır. Unutmak, tarihsel-toplumsal gelişmeleri geçmiş-bugün-gelecek ilişkisi üzerinden, bir süreklilik olarak, değişim ve dönüşüm üzerinden anlayamamak demektir. İşte bu unutkanlıkla sakatlanmış insanlar bugünkü duruma bakarlar ve sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi algılar, hayal kırıklığına uğrarlar. Bu hayal kırıklığının panzehiri tarih bilinci ve örgütlü mücadeledir. Egemenlerin grevleri, eylemleri, boykotları, yani hak arama mücadelesini, dünyayı değiştirme mücadelesini “ıvır zıvır” ilan ettiği bugün, geçmişteki mücadeleleri hatırlamak ve tarihsel hafızayı güçlendirmek çok önemlidir. Bunun bir parçası olarak, 49. yılında Derby işgalini bir kez daha hatırlatıyoruz.

15-16 Haziran’dan Metal İsyanına

İlkay Meriç

iscibirligi.jpg

(19.06.2015) Türkiye işçi sınıfının en kitlesel başkaldırı hareketi olarak tarihe geçen 15-16 Haziran direnişinin 45. yıldönümünü, metal işçilerinin aylardır devam eden mücadelesiyle karşılıyoruz. O gün ayağa kalkan işçilerin başını çeken metal işçilerinin torunları, yükselttikleri mücadeleyle, 15-16 Haziran direnişinin onlarca yıl üzerine ilk kez bu kadar anlamlı bir şekilde yadedilmesine vesile oluyorlar.

15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi: Nasırlı Ellerin Yumruğu!

15-16-haziran-belgesel

(15.06.2016) 1960’lar; Türkiye’nin hızla sanayileştiği, köyden kente göçün arttığı, toplumun işçileştiği bir dönemdi. Ağır çalışma koşulları altında ezilen Türkiye işçi sınıfı, 1963 Kavel Direnişiyle bu gidişe dur demeye başladı. Bu dönemde hızla gelişip yayılan işçi mücadelesi, DİSK’in kurulmasıyla daha da ivme kazandı.

47. Yılında 15-16 Haziran Büyük İşçi Direnişi

15-16-haziran-1970.png

(15.06.2017) 15-16 Haziran direnişi, Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihinde bir doruk noktasıdır, henüz aşılamamış bir zirvedir. Bu nedenle Büyük İşçi Direnişi adını alan bu şanlı eylem, ortaya koyduğu direngenlik ve mücadele ruhuyla olduğu kadar yarattığı sonuçlar ve geriye bıraktığı miras itibariyle de yol göstericidir.

15-16 Haziran Genel Direnişi

Özgür Doğan

(01.06.2002) Bu büyük direnişin kanıtladığı gerçeklerin en başında şüphesiz işçi sınıfına önderlik edecek devrimci bir siyasal parti olmadıkça işçi sınıfının bu tür patlamalarının düzen tarafından her zaman savuşturulabileceği gerçeği gelmektedir. Lenin emperyalizm çağını proleter devrimler çağı olarak adlandırmıştı. Bu çağda işçi sınıfının kendiliğinden patlamaları her an olasıdır. Önemli olan bu tür patlamalar gerçekleştiğinde işçi sınıfına önderlik etme yeteneğinde ve gücünde bir devrimci partinin daha önceden inşa edilmiş olmasıdır.

Şişecam İşçilerinin Mücadelesini Hatırlamak!

pasabahce-camin-iscileri-1m.jpg

(03.06.2017) Şişecam işçilerinin Türkiye işçi sınıfı tarihinde çok önemli bir rolü var. Çünkü 1966 Paşabahçe greviyle başlayan süreç, 1970’ler boyunca işçilerin yükselen mücadelesinin ifadesi olan DİSK’in kurulmasıyla sonuçlanmıştı. İnsanın en büyük düşmanı unutkanlıktır. Unutmak, tarihsel-toplumsal gelişmeleri geçmiş-bugün-gelecek ilişkisi üzerinden, bir süreklilik olarak, değişim ve dönüşüm üzerinden anlayamamak demektir. İşte bu unutkanlıkla sakatlanmış insanlar bugünkü duruma bakarlar ve sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi algılar, hayal kırıklığına uğrarlar. Bu hayal kırıklığının panzehiri tarih bilinci ve örgütlü mücadeledir. Bu bakış açısıyla, Paşabahçe grevini hatırlamak büyük önem taşıyor.

15-16 Haziran’dan “Metal Fırtına”ya

15-16-haziran-direnisi.jpg

(26.05.2016) On binlerce metal işçisinin Türk Metal çetesine ve MESS’e karşı başlattığı mücadele birinci yılını doldurdu. Bu mücadele, “metal fırtına” olarak işçi sınıfının mücadele tarihine kazındı. Renault’da başlayan “metal fırtına”, Tofaş dâhil hızla Bursa’daki diğer fabrikalara, oradan da Kocaeli, Gebze, Ankara, Eskişehir, İstanbul gibi sanayi kentlerine sıçradı.

Tarihten Tarihimizi Okumak!

20.05.2017, Gebze’den bir gıda işçisi

iscibirligi.jpg

Hemen her hafta veya her ay belirli günler hakkında anmalar, törenler veya paneller düzenlenir. Milli, dini, kültürel içerikte bu etkinliklerde tarih işlenir, başarılar anlatılır ve bugün için gerekli dersler çıkartılır. Bu anlatım elbette tarafsız olamaz. Bugün kim egemense, iktidar ve güç kimdeyse tarihi de kendi istediği gibi yeniden yazıyor, işliyor ve yeni kuşaklara bu mantıkla aktarıyor.

İşgünü Mücadelesi ve 1 Mayıs’ın Doğuşu

Utku Kızılok

(01.04.2007) İşçi sınıfı uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’ı ağır koşullar altında karşılıyor. Burjuvazinin saldırıları öylesine bir boyut kazandı ki, işçi sınıfı büyük bedeller ödeyerek elde ettiği tarihsel kazanımlarının çoğunu yitirmekle kalmadı, 1800’lü yılların çalışma ve yaşam koşullarına adeta geri döndü.

1 Mayıs Düşüncesi İlerliyor

Rosa Luxemburg

(30.04.1913)

“Tek Bir Ordu, Tek Bir Bayrak, Tek Bir Hedef”

Nazım Yıldırım

(26.04.2004) Uluslararası işçi sınıfının kapitalist sisteme karşı verdiği kurtuluş mücadelesinin simgesi olan 1 Mayıs, tarihsel kökeni itibarıyla, mücadele eden proletaryanın devrimci yaratıcılığının göstergelerinden birisi aynı zamanda. Dünyanın her yerinde eşzamanlı olarak işçilerin eylem yapmaları fikri, sekiz saatlik işgünü mücadelesinin aracı olarak gündeme gelmiş ve bu talebin pek çok yerde hayata geçirilmesini sağlamıştı. 1 Mayıslarla yaygınlaşan kitleler halinde iş bırakıp kendi taleplerini burjuva sınıfa haykırma yönteminin sağladığı özgüven, işçi sınıfı mücadelesinin ilerlemesinde önemli bir kaldıraç oldu.

Tarihten Bir Yaprak: Sungurlar Kazan Fabrikası Direnişleri

dgm-eylemlerinden-1970.jpg

(09.04.2017) Sungurlar fabrikasında 1970, 1975, 1979 ve 1985 yıllarında direnişler gerçekleşti. Birbiriyle bağlantılı 3 direnişin meydana geldiği 1970’te ilk direniş, 25 Martta başladı. Direniş, 600 işçinin Çelik-İş’ten istifa ederek DİSK/Maden-İş'e geçmesini kabul etmeyerek baskıları arttırması ve Çelik-İş’ten yana açıkça tutum alması üzerine başladı.

‘89 Bahar Eylemleri

Cem Keskin

(23.05.2005) Önderlik olmaksızın gelişecek hareketler, tarihin tanıklığında hep yenilgiyle sonuçlanmış ve ardından uzun süreye yayılan gericilik dönemleri başlamıştır. Troçki’nin 1938’de ifade ettiği “insanlığın krizi devrimci önderliğin krizine indirgenmiştir” sözü tüm gerçekliği ile ayakta durmakta ve devrimci Marksistlere öncelikli görevi hatırlatmaktadır: işçi sınıfının enternasyonal devrimci partisi yaratılmadan insanlık özgürleşemez!

Tarihsel Bir Deneyim: İşçiler Dayanışma İle Kazanır

pasabahce-grevi-1966.jpg

(28.03.2017) Türkiye işçi hareketinde uzun yıllar boyunca süren suskunluk, 60’ların ilk yarısından başlayarak yerini güçlü bir gelişmeye bırakır. Yenilgi ve zaferlerle dolu işçi sınıfının mücadele tarihi, mücadeleyi zafere ulaştıracak nice derslerle doludur. Sınıf mücadelesi bir deniz gibidir. Suların yükseldiği, dalgaların hırçınlaştığı dönemler olduğu gibi suların geri çekilip denizin durgunlaştığı dönemler de vardır. Yükselen mücadele yıllarında ölü toprağı silkinip atılır. Birbirinden kopuk işçileri birbirine bağlayan oldukça güçlü bir bağ kurulur.

Alpagut İşçi Yönetimi Deneyimi

(15.03.2009) Mücadele tarihimizde, işçi kardeşlerimizin kendi taban örgütlülüklerini yaratmayı başardıkları fabrikalarda, yönetime el koyup üretimi yeniden örgütledikleri deneyimler de yaşanmıştır. Bu deneyimlerden en önemlisi, 1969 yılında yaşanan, Çorum İl Özel İdaresine bağlı Alpagut Linyit İşletmeleri işgalidir.

Ekmek İstiyoruz, Gül de!

İlkay Meriç

(01.03.2007) Amerika’nın Massachusetts eyaletinde 1912 Ocağında başlayan bir grevde kadın dokuma işçileri şöyle haykırıyorlardı: Ekmek istiyoruz, gül de! Kadın işçiler bu sloganla, sadece karınlarını doyurmak istemediklerini, hayatı tüm güzellikleriyle birlikte yaşamak için daha fazla serbest zamana da sahip olmayı istediklerini duyuruyorlardı dosta düşmana. Daha yüksek ücret ve daha kısa çalışma saatleri! Bu aynı zamanda, ücret artışıyla sınırlanmış geleneksel sendikacılığa duyulan bir tepkinin de ifadesiydi.

Tarihten Bir Yaprak: Alpagut İşçi Yönetimi Deneyimi

alpagut1969-mns.jpg

(22.02.2014) Greif ve Zentiva işgalleri, Türkiye işçi sınıfının mücadele tarihindeki işyeri işgallerini bir kez daha gündeme getirdi. Bu işgallerin en önemlilerinden biri, işçilerin işyerini işgal etmekle kalmayıp, kurdukları işçi konseyleri aracığıyla işyerini yönetmeye başladıkları Alpagut deneyimidir. İşyeri işgallerinin yaşandığı şu günlerde, Alpagut deneyimini hatırlamak önemlidir.

Tarihten Bir Sayfa: Maden-İş’ten MESS’e Yanıt

maden-is-grev4.png

(24.01.2014) Kemal Türkler’in başında bulunduğu Maden-İş Sendikası, 1977’nin başında 60 işyerinde grev kararı almıştı. Maden-İş ücretlerin artırılması, sosyal hakların geliştirilmesi, haftalık çalışma saatlerinin kısaltılması, yıllık izin sürelerinin artırılması, çalışma koşullarının iyileştirilmesi, iş güvencesinin sağlanması, kıdem ve işsizlik tazminatlarının yükseltilmesi gibi konularda ileri taleplerle çıkmıştı MESS’in karşısına.

46. Yılında Kavel Destanı

(15.01.2009) Yıl 1963. İstanbul’un İstinye semtinde bir Kablo fabrikası: Kavel! Kavel işçileri tıpkı bugün bizim yaşadığımız sorunlar gibi sorunlarla karşı karşıyalar. İşçilerin çalışma koşulları ağır, ücretler düşük ve patron ikramiyeleri kırpmak istemektedir. Buna razı olmayan işçiler patronla görüşmesi için 3 temsilci yollarlar. Ancak patron, bu 3 temsilciyi işten çıkarır...

1989 Migros Grevi Deneyimi

10.01.2011, UİD-DER’li bir emekli işçi

1989 migros grevi mns.jpg

Ben emekli bir işçi kardeşinizim. Sizlere üzerinden tam 21 yıl geçmiş olan 1989 Migros grevinden bahsetmek istiyorum. Biz Migros işçileri, 1987 şanlı Migros grevinden kazandığımız deneyimlerimizle, 1989 yılında toplu sözleşme çalışmalarına başladık. Migros, Koç Grubuna bağlı bir işyeriydi.

Tarihten Bir Yaprak

İlk Fabrika İşgali: DERBY

derby-isgali-1968-m.jpg

(07.01.2016) Sene 1968. Dünyada kapitalizmin yarattığı çelişkilere ve sorunlara karşı kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla toplumun geniş kesimlerinde bir öfke kabardı. Harekete geçen kitleler, adeta kapitalist sömürü düzenine başkaldırıyordu. Yükselen bu dalga kısa süre içinde Türkiye’yi de sarıverdi. Tüm dünyada gerçekleşen fabrika ve üniversite işgalleri bu topraklarda da gerçekleşmeye başladı. 1968 yılının Temmuz ayında ilk olarak Derby işçileri, toplu sözleşme yetkisinin gaspına karşı fabrikalarını işgal ettiler ve kazandılar.

Zonguldak Maden İşçilerinin Uzun Yürüyüşü

zonguldak-4-8ocak1991-m.jpg

(06.01.2016) Zonguldak Madenci Yürüyüşü, hem birleşen işçilerin gücünü hem de sendikal bürokrasinin ihanetini gözler önüne sermektedir. 1980 sonrasında uygulanan neo-liberal ekonomik saldırılar çerçevesinde madenler de sermayenin hedefine girmişti. Sermayenin değişen ihtiyaçları doğrultusunda madenler kapatılmak ya da küçültülmek istendi. İlk adım olarak madenler zarar eden işletmeler olarak gösterildi.

TARİŞ Direnişi

Cem Keskin

tariş

(08.04.2004) 1980’de işçi sınıfının devrimci mücadelesinde aldığı ağır yenilgi, burjuvazinin uygun koşulları yaratmaya çalıştığı bir dönemin ardından gerçekleşmişti. 1977 1 Mayıs’ında kitleleri pasifize etmeye dönük saldırısı, üniversitelerde devrimci gençlik hareketinin karşısına faşist hareketi her türlü destekle çıkarması ve katliamların yaşanmasına neden olması, Maraş Katliamı ve son olarak da Kemal Türkler’in katledilmesi, 12 Eylül darbesine uzanan zincirin halkalarını oluşturuyordu. TARİŞ Direnişi de bu zincirin bir halkasını oluşturdu.

Zonguldak Madencilerinin Grevi ve Büyük Ankara Yürüyüşü

Cem Keskin

zonguldak-4-8ocak1991-m.jpg

(03.01.2005) Burjuvazinin sistematik saldırıları sonucu tarihsel hafızasını yitirmiş, geçmişiyle bağları kopmuş durumda olan işçi sınıfı hareketini kendi sınıfsal çıkarları doğrultusunda yeniden canlandırmak için, yaşanan deneyimleri Marksizmin ışığında yeniden süzgeçten geçirmek, işçi sınıfının deneyim hanesine, bilincine kazımak büyük önem taşıyor. Zonguldak maden işçilerinin 1991’de gerçekleştirdikleri “Büyük Yürüyüş”, bu bağlamda, gelişimi ve sonuçları itibarıyla yeniden hatırlanması gereken işçi eylemlerinden biridir.

Sınıfın Penceresinden

  • Büyük Ekim Devrimi hâlâ işçi sınıfının devrimci mücadelesinin en büyük ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. 20. yüzyıla damgasını basan bu şanlı devrim, aslında nice önemli derslerle yüklü uzun bir...

  • Bu büyük direnişin kanıtladığı gerçeklerin en başında şüphesiz işçi sınıfına önderlik edecek devrimci bir siyasal parti olmadıkça işçi sınıfının bu tür patlamalarının düzen tarafından her zaman...
  • Uluslararası işçi sınıfının kapitalist sisteme karşı verdiği kurtuluş mücadelesinin simgesi olan 1 Mayıs, tarihsel kökeni itibarıyla, mücadele eden proletaryanın devrimci yaratıcılığının...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this