UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Tarihten Bir Yaprakİçerik yayınları

İnsanın en büyük düşmanı unutkanlıktır. Unutmak, tarihsel-toplumsal gelişmeleri geçmiş-bugün-gelecek ilişkisi üzerinden, bir süreklilik olarak, değişim ve dönüşüm üzerinden anlayamamak demektir. İşte bu unutkanlıkla sakatlanmış insanlar bugünkü duruma bakarlar ve sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi algılar, hayal kırıklığına uğrarlar. Bu hayal kırıklığının panzehiri tarih bilinci ve mücadeledir.

Türkiye’de, bu topraklarda işçi mücadelesi geleneği dün başlamadı. 1900’lerin başından itibaren Osmanlı topraklarında işçiler, hakları için mücadeleler vermeye başladılar. Cumhuriyet döneminde de bu mücadeleler sürdü. Egemen sınıf her ne kadar bu mücadeleleri bastırdıysa da, yeni mücadelelerin gelişmesinin önüne geçemedi. İkinci Dünya Savaşından sonra Türkiye’de yeni sendikalar kurulurken işçi hareketi de yeniden filizlenmeye başladı. 1960 ile 1980 arasında işçi sınıfı, sadece ekonomik hakları için değil, politik hakları için de mücadele verdi; sınıfsız ve sömürüsüz bir dünya için mücadele bayrağını yükseltti. Bu mücadele, patronların yüreğine derin bir korku saldı. 12 Eylül 1980 askeri faşist darbesinin nedeni bu korkuydu.

Ancak 12 Eylül faşist darbesi de işçi sınıfının mücadelesinin gelişmesini engelleyemedi. Netaş işçilerinin açtığı mücadele yolundan 1987 grevcileri, 1989’un bahar eylemcileri ve 1990 madencileri geçtiler. O günden bugüne işçiler hakları için mücadele etmeye devam ediyorlar. Bugün OHAL koşullarına rağmen işçilerin hak arama mücadelesi onurlu bir şekilde sürüyor. Egemenlerin grevleri, eylemleri, boykotları, yani hak arama mücadelesini, dünyayı değiştirme mücadelesini “ıvır zıvır” ilan ettiği bugün, geçmişteki mücadeleleri hatırlamak ve tarihsel hafızayı güçlendirmek çok önemlidir. Bu kapsamda, geçmişten günümüze, belli başlı mücadeleleri Tarihten Bir Yaprak başlığı altında yayınlamaya başlıyoruz.

(12.03.2018)
Birleşik Metal-İş Sendikasının 70’inci kuruluş yıldönümünde tanıtılan ve Maden-İş çalışma grubunun 10 yıllık emeği sonucunda hazırlanan Derinden Gelen Kökler kitabında işçilerin nice mücadelesi anlatılıyor. Hem de o mücadeleleri veren, o mücadelelere tanık olan işçilerin ağzından. Üç oğlu Kavel...
(05.01.2018)
Sermaye sınıfı bir taraftan işçilerin kazanılmış haklarına saldırırken, öte taraftan da işçi sınıfının mücadele tarihini unutturmaya çalışıyor. Patronlar sınıfının ve onun hükümetinin amacı işçileri tarih bilincinden yoksun bırakmaktır. İstiyorlar ki işçiler bir sınıf olduklarının bilincine...
(08.10.2017)
Metal işkolunda işçi sendikaları ile metal patronlarının örgütü MESS arasında grup toplu iş sözleşmesi görüşmeleri Eylül ayında başladı. OHAL düzeninde baskıların arttığı, grevlerin yasaklandığı zorlu bir süreçte başlayan görüşmeler, işçilerin örgütlü gücüne bağlı olarak sonuçlanacak. Türkiye işçi...
(05.07.2017)
İnsanın en büyük düşmanı unutkanlıktır. Unutmak, tarihsel-toplumsal gelişmeleri geçmiş-bugün-gelecek ilişkisi üzerinden, bir süreklilik olarak, değişim ve dönüşüm üzerinden anlayamamak demektir. İşte bu unutkanlıkla sakatlanmış insanlar bugünkü duruma bakarlar ve sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi...
(09.04.2017)
Sungurlar fabrikasında 1970, 1975, 1979 ve 1985 yıllarında direnişler gerçekleşti. Birbiriyle bağlantılı 3 direnişin meydana geldiği 1970’te ilk direniş, 25 Martta başladı. Direniş, 600 işçinin Çelik-İş’ten istifa ederek DİSK/Maden-İş'e geçmesini kabul etmeyerek baskıları arttırması ve Çelik-İş’ten...
(28.03.2017)
Türkiye işçi hareketinde uzun yıllar boyunca süren suskunluk, 60’ların ilk yarısından başlayarak yerini güçlü bir gelişmeye bırakır. Yenilgi ve zaferlerle dolu işçi sınıfının mücadele tarihi, mücadeleyi zafere ulaştıracak nice derslerle doludur. Sınıf mücadelesi bir deniz gibidir. Suların...
(07.01.2017)
Sene 1968. Dünyada kapitalizmin yarattığı çelişkilere ve sorunlara karşı kadınıyla erkeğiyle, genciyle yaşlısıyla toplumun geniş kesimlerinde bir öfke kabardı. Harekete geçen kitleler, adeta kapitalist sömürü düzenine başkaldırıyordu. Yükselen bu dalga kısa süre içinde Türkiye’yi de sarıverdi....
(27.11.2016)
Netaş işçilerinin mücadelesi 1970’lerde başladı. Kemal Türkler öncülüğünde kurulan Maden-İş Sendikasının mücadelesi onlara ilham vermişti. 1975’te, üyesi oldukları Tek-Met-İş Sendikasından istifa ederek Maden-İş’e geçmelerinden dolayı işten çıkartılmışlardı. Netaş işçileri geri adım atmamış ve...
(02.11.2016)
1969 Haziranında Alpagut işçileri, fabrikalarında bir araya gelerek toplantı yaptılar. Ücretlerinin yükseltilmesini, iş güvenliği önlemlerinin alınmasını ve 73 günlük birikmiş ücretlerinin ödenmesini istiyorlardı. Sendikaya başvurdular. Ama yanıt alamadılar, haklarını paslı çivi söker gibi söküp...
(27.10.2016)
“Biz işçiyiz. Paşabahçe de bir fabrika. Şişe ve cam yapar, orada çalışırız. Beyoğlu’nda süslü bir mağazası var. Tabaklar ve bardaklar görürsünüz de iftihar edersiniz. İşte onları yaparız biz. 1800 derece hararetin altında çalışırız. Hepimiz 2500 kişiyiz. Ailelerimizle 10000. Toplu Sözleşme Kanunu...
(21.10.2016)
Zonguldak adeta maden ve madencilerle özdeşleşmiştir. Zonguldak deyince, haliyle insanın aklına kömür ve kömüre bürünmüş işçiler geliyor. Madencilerin yaşamları zorlu ve kahırlıdır. Zonguldak madenleri, sermayenin kâr hırsı yüzünden, şu ana kadar yüzlerce işçiye mezar olmuştur. Acılar da...
(12.10.2016)
Yıl 1963. İstanbul’un İstinye semtinde bir Kablo fabrikası: Kavel! Kavel işçileri tıpkı bugün bizim yaşadığımız sorunlar gibi sorunlarla karşı karşıyalar. İşçilerin çalışma koşulları ağır, ücretler düşük ve patron ikramiyeleri kırpmak istemektedir. Buna razı olmayan işçiler patronla görüşmesi için...
(09.10.2016)
Yıkılan Osmanlı devleti ile güçlü bağları olan İttihat Terakki geleneğinden gelen paşalar tarafından kurulan devlet, işçilere demokratik haklarını altın tepside sunmadı. İşgününün ortalama 16-17 saate ulaştığı Cumhuriyetin ilk yıllarında, son derece düşük olan ücretler dahi işçilere ödenmiyor,...
(17.01.2010)
Zonguldak maden işçilerinin 1990’da yürüttüğü grev, bugün Tekel işçilerinin verdikleri mücadeleye birçok yönden benziyor. Tekel fabrikaları kapatılarak özelleştirildi ve işçilerin payına güvencesiz ve daha düşük ücretlerle çalışmak düştü. Aynı şekilde Zonguldak madenleri de özelleştirilip...
(09.09.2006)
İşçi hareketinin 1980 askeri darbesiyle geriletilmesi ve ardından SSCB’nin çöküşüyle büyük bir bunalıma sürüklenmesi, gerek işçi sınıfının genç kuşaklarının gerekse de sol hareketin genç kadrolarının zihninde çok önemli bir tarihsel hafıza yitimine neden olmuştur. Bugün işçi hareketinin genç...

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this