UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

UİD-DER Alanlardaİçerik yayınları

Ankara’dan bir grup işçi
(28.04.2017)
İşçilerin Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’ı gittikçe ağırlaşan olağanüstü koşullarda karşılıyoruz. Bütün dünyada patronlar sınıfı ve onların hizmetindeki hükümetler işçilerin haklarına saldırmaya devam ediyor. Biz Türkiye’deki işçiler, emekçiler de dünyanın bu gidişatından payımıza düşeni alıyoruz.
Ankara’dan bir işsiz işçi
(28.04.2017)
1 Mayıs nedir? Neden işçi ve emekçiler için 1 Mayıs çok önemlidir? 1886’da mücadele bayrağını yükselten Amerikalı sınıf kardeşlerimiz şöyle haykırıyorlardı: 8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse! Bu taleple mücadeleye atılan ve kazanan Amerikan işçi sınıfı 1 Mayıs coşkusunu dünyadaki bütün işçi ve emekçi kardeşlerimize aşılamıştır.
Kartal’dan bir kadın işçi
(28.04.2017)
Bu yıl 1 Mayıs referandumun gölgesinde kaldı. Aylardır referandumla yatıp kalkıyoruz! Referandumda “evet” diyelim diye yapmadıklarını bırakmadılar. Bugüne kadar hiçbir oylamada bu düzeyde baskıya maruz kalmadık! Sabah akşam her kanalda, her yayında, her sokakta “evet” verilsin diye bangır bangır bağırıldı. Her sokakta, her caddede koca koca afişlerle, pankartlarla “evet”lere şartlanmamız istendi...
Ankara’dan genç bir işsiz
(28.04.2017)
Gece ile gündüz birbirine karışmış/Çocuklar makine başında/Bitkinler, eriyip gidiyorlar.../ İşçiler aç, İşçiler sefil,/Barakalarından yağmur damlıyor,/ Pencerelerden rüzgâr doluyor içeriye./ Fabrikanın bacalarından yoksulluk tütüyor.
Avcılar’dan genç bir işçi
(28.04.2017)
1886’nın 1 Mayıs güneşi, Amerika işçi sınıfının üzerinde bir başka parlıyordu. Amerika’nın sokaklarını inleten ve dünyanın geri kalanında duyulan, insanlığın ortak dilinde bir şarkı söyleniyordu: “8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse!” Ve o günden sonra güneş, çekilmez çalışma koşulları altında güneş ışığını hissedemeden yaşayan dünya işçi sınıfı için aynı anda doğacak, aynı...
Pendik’ten bir işçi
(26.04.2017)
AKP hükümeti referandum sürecinde işçi ve emekçilerin gözünü boyamak için çeşitli kampanyalar öne sürmüştü. “Milli İstihdam Seferberliği” adı altında şaşaalı reklamlarla işçi ve emekçilere “müjde” verildi. AKP’nin derdi referandum sürecinde işsizlik oranlarını “düşürerek” işçi ve emekçileri tek adam rejimine ikna etmekti. Bakanların çeşitli açıklamalarından da biliyorduk ki, işçi sınıfının uzun...
Tuzla’dan bir kadın işçi
(26.04.2017)
Bu düzende patronlar sınıfı daha çok zenginleşirken işçi sınıfı giderek yoksullaşıyor. İki sınıf arasındaki uçurum günden güne büyüyor. İşçi sınıfının geçmişte birçok bedel ödeyerek elde ettiği hakları dünyanın her yerinde elinden alınmaya devam ediyor. İş saatleri uzuyor, çalışma koşulları zorlaşıyor. Fabrikada işçiler günden güne gelişen teknolojilerle hızlanan makinelerle yarışır hale...
Sarıgazi’den bir işçi
(25.04.2017)
Taşeronlaştırma, işsizlik, iş cinayetleri, çocuk işçilik, kadın cinayetleri, gelir eşitsizliği… Oranlar, sayılar işçilerin yaşadıkları sorunların yakıcılığını ortaya koyuyor. Yaşadığımız yakıcı sorunları anlatmakla, yakınmakla çözemeyiz. Kimimiz bu sorunların farkındayız belki ama farkında olmak yetmez. Farkında olalım ya da olmayalım, sorunlarımızı çözmek için adım atmalıyız. Bu da örgütlü bir...
Tuzla’dan bir grup kadın işçi
(25.04.2017)
İşyerimizde geçtiğimiz günlerde toplu iş sözleşmesi imzalandı. Dört ay gecikmeli olarak imzalanan bu TİS görüşmeleri sırasında sendika şube yöneticilerini bir kenara bırakalım işyeri temsilcilerimiz tarafından bile ne fikrimiz alındı, ne de doğru düzgün bir bilgilendirme yapıldı. Sessiz sedasız imzalanan TİS sonucunda geriye dönük dört aylık haklarımızın ise taksitlere bölünerek ödeneceği...
(23.04.2017)
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür 1 Mayıs. Her yıl 1 Mayıs’ta işçiler yeni umutlarla, coşkuyla koşarlar alanlara. 1 Mayıs meydanları işçilerin halaylarıyla, şarkılarıyla, marşlarıyla, sloganlarıyla gürül gürül yankılanmaya başlar. Sömürüsüz bir dünya, barış, kardeşlik, özgürlük, demokrasi isteyenler bir araya gelirler. 1 Mayıs’ın taşıdığı umut ve anlam, işçiler...
Gebze’den petrokimya işçisi bir kadın
(23.04.2017)
Kapitalizm her geçen gün biraz daha çürüyor. Bu çürüme gerçekleşirken işçi ve emekçi kitleleri de derinden etkiliyor. Toplum alabildiğine yozlaştırılıyor. Ve böylesi köhnemiş bir düzende insanlığını yitirmeden kalabilmek için sıkı bir mücadele yürütmek gerekiyor. İnsani değerlerin içi boşatılıyor, insanın toplumsal bilinci köreltilmeye çalışılıyor.
Sarıgazi’den bir grup kadın işçi
(23.04.2017)
İşçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a sayılı günler kaldı. Egemenler, kapitalist kriz nedeniyle yaşam koşulları giderek ağırlaşan işçileri zapturapt altında tutmak istiyorlar. Çıkardıkları yasalarla işçilerin bir araya gelmesini ve hak aramasını engellemeye çalışıyorlar. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra biz işçiler her geçen gün dozu artan baskılar, OHAL koşulları...
(21.04.2017)
161 yıllık bir tarihe sahip olan 1 Mayıs, emeğin ve alın terinin günüdür. Sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, ezilmeye ve emperyalist talan savaşına işçilerin “hayır” dediği günün adıdır 1 Mayıs! 1 Mayıs uzun iş saatlerine, düşük ücretlere ve ağır çalışma koşullarına karşı duran dünya işçilerinin tarihsel mücadelesinin sembolüdür.
Gebze’den bir kadın işçi
(20.04.2017)
İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs yaklaşıyor. 1 Mayıs, tüm dünyada işçi sınıfı olarak aynı duygu ve heyecanla meydanlara aktığımız, sömürüye ve zulme karşı çıktığımız bir gündür. Rengimiz, dilimiz, dinimiz farklı da olsa coşkuyla, umutla ve inançla taleplerimizi haykırdığımız bir gündür.
(06.03.2017)
8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Günü vesilesiyle 5 Mart Pazar günü Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda bir miting düzenlendi. 8 Mart Kadın Platformu tarafından organize edilen mitinge; “Yaşam Hakkımız, Özgürlüğümüz, Emeğimiz, Bedenimiz İçin Hayır” şiarıyla çağrı yapıldı. Bakırköy Dikilitaş’ta toplanan emekçi kadınlar ve öğrenciler, renkli ve coşkulu kortejlerle Özgürlük Meydanı’na doğru yürüdüler.
(21.11.2016)
20 Kasım Pazar günü, siyasi partilerin, sendikaların, çok sayıda demokratik kitle örgütünün katılımıyla kitlesel bir miting gerçekleştirildi. “Teslim Olmayacağız!” sloganıyla Kartal Meydanı’nda gerçekleştirilen ve on binlerce kişinin katıldığı mitingde, UİD-DER’li işçiler de yerlerini aldılar. “OHAL Kaldırılsın, KHK’lar Durdurulsun”, “Halkın İradesi Teslim Alınamaz, Kayyum Atamalarına Son”, “...
(13.09.2016)
İşçi ve emekçiler Kurban Bayramını açlıkla, yoksullukla ve artan baskılarla karşılıyor. Bayramların sefasını çeken yine patronlar sınıfı olurken, bu sömürü düzeninin kurbanı olan işçiler ise bayrama işsizlikle, birikip taşan borçlarla, işyerlerinde yaşadıkları zulüm ve baskılarla giriyor. Avcılar Belediyesinin kıyımına maruz kalan ve işten atılan yüzlerce belediye işçisi ise bayramı direnişle...
(05.09.2016)
1 Eylül Dünya Barış Günü, Ortadoğu’da yoğunlaşan 3. Emperyalist Paylaşım Savaşı koşullarında kutlanıyor. Ortadoğu’da özellikle de Suriye’de harlanmış olan savaş, tüm şiddetiyle devam ediyor. İşçi ve emekçi kitleler sadece Ortadoğu’da değil çok geniş bir coğrafi alanda savaşın yarattığı sorunlarla boğuşuyorlar. Türkiyeli işçi-emekçiler savaş istemediklerini, emperyalistlerin paylaşım kavgalarına...
(21.08.2016)
UİD-DER Kadın Komitesi olarak direnişçi Tedi işçilerini, direnişlerinin 18. gününde ziyaret ettik. Bizi karşılayan direnişçi kadın işçiler, direniş süreçlerini anlattılar ve UİD-DER Kadın Komitesine bu anlamlı ziyaretinden dolayı teşekkür ettiler. UİD-DER’li bir kadın işçi de içinden geçtiğimiz olağanüstü hal döneminde işçilerin sendikalaşmasının ve patronların saldırıları karşısında direnmesinin...
UİD-DER’li bir grup işçi
(07.07.2016)
İşçilerin en doğal haklarından biri olan sendikalaşma hakkını kullandıkları için işten atılan Avcılar Belediyesi temizlik işçileri, CHP’li belediyenin tüm baskılarına rağmen mücadeleyi sürdürüyor, eşleri ve çocuklarıyla birlikte direniyorlar. Direnişlerinde 65 günü geride bırakan belediye işçileri, bayramın 1. gününü aileleriyle birlikte direniş çadırında karşıladılar.
(02.06.2016)
İşçi sınıfına dönük saldırıları gündeme alan ve işçilere ne yapması gerektiğini gösterebilecek tek kanal işçi örgütleridir. İşçi sınıfına dönük saldırıları ve buna karşı işçilerin ne yapması gerektiğini daha fazla işçiye anlatabilmek için UİD-DER’li işçiler olarak çalışmalarımızı birçok yerde sürdürüyoruz.
(31.05.2016)
İşçi sınıfının kazanılmış haklarına dönük saldırılar patronların isteği doğrultusunda, AKP eliyle bir bir hayata geçiriliyor. Ekonominin büyüdüğünden bahseden hükümet yetkilileri her fırsatta Türkiye’yi Çin gibi yapacaklarını söylüyorlar. Çünkü Çinli işçiler inanılmaz bir sömürü altında adeta kölelik koşullarında çalıştırılıyorlar.
(23.05.2016)
Haklarımıza dönük saldırılar gittikçe artıyor. Hükümet iki önemli uygulamayı daha yasalaştırdı. Kölelik büroları geçtiğimiz günlerde Meclis’te onaylanarak yasalaştı. Yıllık izin hakkının kullanılmasıyla ilgili yasal değişiklik de yapıldı. Sırada kıdem tazminatı hakkımız var.
(23.05.2016)
Özel istihdam büroları denilen kölelik bürolarının yasalaşmasından kıdem tazminatı gaspına, taşeron çalışmanın giderek yaygınlaşmasından iş cinayetlerine, işsizlikten yoksulluğa, haksız savaşlardan işçilerin sorunlarına karşı duyarsızlaşmasına kadar pek çok sorun sohbet konularını oluşturdu.
(19.05.2016)
17 Mayıs Salı günü Kartal Köprüsünde işten çıkan işçilere, okuldan dönen öğrencilere İşçi Dayanışması bültenimizi ulaştırdık. İşçilerle kıdem tazminatının fona devredilmesi gibi gündemde olan saldırılar üzerine konuştuk. İşçiler, Fonun kıdem tazminatına el koymak anlamına geldiğini ve bu fonu patronların kendileri için kullanacaklarını söylediler.
Bahçelievler’den bir meslek lisesi öğrencisi
(17.05.2016)
Bir Pazar sabahı, günlerden 1 Mayıs. Kendimi yarı uykulu şekilde bir otobüsün içinde buldum. Sabahın erken saatleri olmasına rağmen mutluydum, çünkü sevdiğim insanlar ve sevdiğim türküler de benimle beraber yolculuktaydı.
Esenyurt'tan bir emekçi
(15.05.2016)
Baskı ve otoritenin arttığı, faşist tırmanışın devam ettiği koşullarda AKP’nin Kürt halkına karşı yürüttüğü savaş da olanca hızıyla sürüyor. Örgütsüz işçiler, iktidarın oluşturduğu algıyla milliyetçi ve şovenist duygulara kapılıp AKP politikalarının yanında saf tutuyorlar...
Gazi Üniversitesi’nden bir öğrenci
(15.05.2016)
Ben bu yıl UİD-DER ile tanıştım ve ilk 1 Mayıs’ıma UİD-DER ile birlikte katıldım. Daha önceleri 1 Mayıs benim için sadece resmi bir tatil gününden ibaretti. Burjuva medyanın yalanlarıyla yanıldığımı, 1 Mayıs’ın böyle bir gün olmadığını bu yıl UİD-DER ile tanıştıktan sonra anladım. Ve tabi 1 Mayıs’ın anlamıyla beraber günümüz gerçeklerini ve bunların kapitalizm ile olan ilişkilerini de yine UİD-...
Gebze’den bir metal işçisi
(14.05.2016)
Son zamanlarda Türkiye’de patlayan bombalardan dolayı insanlarda korku, endişe, toplumsal etkinliklere karşı çekinceler oluşmuşken, bu ülkede yaşayan bir emekçi olarak ilk 1 Mayıs’a UİD-DER sayesinde katıldım. 1 Mayıs’a günler kala bana pankart taşıma görevi verildi.
Mersin’den bir grup üniversite öğrencisi
(13.05.2016)
Bizler UİD-DER’li Mersin Üniversitesi öğrencileriyiz. Bizler de tüm işçi ve emekçiler gibi bu 1 Mayıs’ta alanlardaydık. Bu 1 Mayıs’a da UİD-DER ile birlikte katıldık. 1 Mayıs günü hazırlıklarımızı yapmak üzere erkenden derneğimize geldik.

Kampanyalar

Emekçi Kadınlar Mücadeleye
Mülteci Emekçiler Sınıf Kardeşimizdir!
Fumiaki Hoşino’ya Özgürlük
Kore’de Sendikal Baskılara Son
Düşük Ücretlere, Uzayan İş Saatlerine, Taşeronlaştırmaya Hayır!
İş Kazaları Kader Değildir, İşçi Ölümlerini Durduralım!
Ücretler Yükseltilsin, İş Saatleri Kısaltılsın
Tüm Dünyada Sendikal Baskılara Son!
Kıdem Tazminatımızı Gaspettirmeyelim!
İran İşçi Sınıfına Yönelik Baskılara Son!

UİD-DER Aylık Bülteni

Son Eklenenler

Share this