UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

ABD’de İşçiler Mücadeleyi Büyütüyor

İş saatlerinin uzaması, fazla mesailerin ve iş yükünün artması, daha az işçiyle daha çok iş yaptırılması, ücretlerin düşürülmesi, işçilerin geçinebilmek için ikinci hatta üçüncü bir iş yapmaya mahkûm edilmesi, işten atmaların çoğalması, sağlık sigortası yükünün tamamen işçilerin sırtına yıkılmak istenmesi, emeklilik fonlarının yağmalanması, emekliliğin zorlaştırılması… İşte tüm bu saldırılar Amerikalı işçilerin öfkesini büyütüyor. ABD’li işçiler “Amerikan Rüyası” değil adeta kâbus yaşıyor.


İş saatlerinin uzaması, fazla mesailerin ve iş yükünün artması, daha az işçiyle daha çok iş yaptırılması, ücretlerin düşürülmesi, işçilerin geçinebilmek için ikinci hatta üçüncü bir iş yapmaya mahkûm edilmesi, işten atmaların çoğalması, sağlık sigortası yükünün tamamen işçilerin sırtına yıkılmak istenmesi, emeklilik fonlarının yağmalanması, emekliliğin zorlaştırılması… İşte tüm bu saldırılar Amerikalı işçilerin öfkesini büyütüyor. ABD’li işçiler “Amerikan Rüyası” değil adeta kâbus yaşıyor. ABD işçi sınıfı çalışma koşullarını iyileştirmek ve sendikal haklarını korumak için örgütlenmeyi ve mücadele etmeyi seçiyor.

ABD’de eğitime ayrılan bütçe ve öğretmen sayısı azaltılıyor. Okul yönetimleri, öğretmenlerin iş yükünü arttırıyor; sağlık sigortası primlerini öğretmenlerin sırtına yıkmak, emeklilik fonunu yağmalamak istiyor. Bu saldırıları kabul etmeyeceklerini dile getiren 400 öğretmen 15 Eylülde Dallas Burlington bölgesinde yürüyüş yaptı. 20 Eylülde ise Pensilvanya Methacton bölgesinde 400 öğretmen 3 günlük greve çıktı. Öğretmenler, onları yatıştırmak isteyen ve grevi bitiren sendikalarına da tepki gösteriyorlar.

New York’ta yaklaşık 1800 Spectrum işçisi 6 aydır grevde. ABD’nin en büyük ikinci büyük kablo şirketi olan Spectrum’da işçiler, telekomünikasyon sektöründe son 30 yılın en uzun süreli grevine imza attılar. Spectrum’un geçen seneki net kazancı 3 buçuk milyar dolar. Ancak şirket işçilerin sağlık sigortası fonuna ödeme yapmayı reddediyor, emeklilik fonunu boşaltıyor. İşbirlikçi sendikalarsa Spectrum işçilerinin mücadelesini güçlendirmek ve yaymak için kılını kımıldatmıyor, grevin yalıtık kalmasına neden oluyor. Medya grevi karalıyor, işçilerin hizmeti aksattıklarını, sabotaj yaptıklarını iddia ediyor. İşçiler on yıllardır giderek daha fazla yoksulluğa itildiklerini ve süper zenginlerin giderek daha fazla zenginleştiğini ifade ediyorlar, buna tepki gösteriyorlar. Geçtiğimiz hafta Brooklyn Köprüsünde yürüyüş gerçekleştiren işçilerin grevi devam ediyor. Spectrum işçilerinin mücadelesi ABD’li işçilerden destek görüyor.

ABD’li otomotiv işçileri Kanada’da grevlerini sürdüren CAMI işçilerine desteklerini açıkladılar. 2800 CAMI işçisi gibi hakları için greve çıkmak istediklerini ilan ettiler. 4 yıldır GM’e bağlı bir fabrikada çalışan bir işçi, “ABD’li, Kanadalı ve Meksikalı işçiler olarak hep birlikte ayağa kalkmamız gerektiğini düşünüyorum. Kuzey Amerika’daki işçiler, kışkırtmalara gelip birbirlerine düşman olacaklarına hep birlikte ayağa kalksalar çok daha iyi olur” diyerek birlikte örgütlenme ihtiyacına vurgu yaptılar.

İşçilerin birlikte mücadele etmesi özellikle bu dönemde büyük önem taşıyor. Çünkü GM, Ford, Fiat Chrysler gibi otomotiv tekelleri ABD’de ve pek çok ülkede işçi çıkarma ya da ücretsiz izinlerle fabrikaları kapalı tutma yoluna gidiyor. GM, ABD’deki pek çok fabrikada bir vardiyayı iptal ederek işçileri işten çıkarıyor. Ford ABD’de 3, Meksika’da iki fabrikasında üretimi durdurdu ve Detroit’teki iki fabrikasını da iki hafta içinde durdurmaya hazırlanıyor. Fiat Chrysler ise Kanada’daki iki fabrikasında üretime son verdi. Otomotiv devlerinin işçi atma ve üretimi durdurma planları devam ediyor. Birleşik Otomobil İşçileri Sendikası ise işten atmalara karşı mücadele etmek yerine “piyasa şartları” bahanesinin arkasına sığınıyor. Bürokrat sendikacılar, ABD’li işçilerin işlerini çaldıkları yalanıyla Meksikalı işçileri hedef gösteriyor.

“Patronların ve sendika bürokrasisinin yalanlarına karnımız tok” diyen ABD’li işçilerse mücadele etmenin önemini her geçen gün daha iyi anlıyorlar. 4 Eylüldeki Emek Günü gösterilerinde 400 civarında kentte Beyaz Amerikalı, Siyahî, Hispanik, göçmen işçiler yan yana yürüdü. “15 için mücadele et” kampanyası kapsamında 15 dolarlık saatlik asgari ücret talebini yükselttiler. Floridalı işçiler “Ailelerimiz için 15 dolara ihtiyaç duyuyoruz, 15 doları hak ediyoruz, 15 dolar talep ediyoruz” pankartıyla yürüdüler. Pittsburgh’daki eylemlerde de aynı talep yükseltildi. Özellikle kadın işçiler uzayıp giden çalışma saatlerine isyan ettiler. Kendi çocuklarının aynı koşullarda çalışmasına razı olmadıklarını dile getirdiler.

Iowa’da hastane işçileri “sesini çıkar, sesini yükselt” diyen pankartlar taşıdılar. Daha iyi bir sağlık sistemi, herkes için sağlık güvencesi ve emeklilik hakkı istediler. Uluslararası Hizmet İşçileri Sendikasına (SEIU) bağlı hastane çalışanları, evde bakım hizmeti çalışanları sağlık alanındaki düzenlemeleri protesto ettiler. Çok az işçi ile çok fazla iş istenmesine, insanlık dışı çalışma koşullarına karşı mücadele edeceklerini vurguladılar. Wisconsin’deki eylemlerde işçiler sendika istediklerini, sendikal haklarının tanınması gerektiğini haykırdılar. Taşıma işçileri, öğretmenler artan iş yükünü ve düşük ücretleri protesto ettiler. Her sektörden işçiler ve işsizler işsizliğin artmasına tepki gösterdiler ve ABD yönetiminin istihdamı azaltacağı gerekçesiyle ücretleri yükseltmeyi reddetmesine öfkelerini dile getirdiler. Göçmen düşmanlığı ve ırkçılıkla işçileri zehirlemek isteyen Trump’a duydukları öfkeyi haykırdılar.

Bu eylemler ABD’li işçilerin patronların azgın saldırıları karşısında boyun eğmediğini ve uzun yıllar sonra Amerika’da işçi mücadelesinin filizlendiğini gözler önüne seriyor.

28 Eylül 2017






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this