UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

DİSK’ten “Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği” Araştırması

disk-turkiye-isci-sinifinin-gercegi.jpg

(21.02.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu, Türkiye İşçi Sınıfı Gerçeği başlıklı araştırmasının özet sonuçlarını açıkladığı bir basın toplantısı gerçekleştirdi. 21 Şubatta Şişli Belediyesi Nâzım Hikmet Kültür Merkezinde düzenlenen toplantıda DİSK’in IPSOS Sosyal Araştırmalar Enstitüsü ile birlikte gerçekleştirdiği, Türkiye işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşulları ile algı ve tutumlarını ortaya çıkarmayı hedefleyen saha araştırmasının özet sonuçları aktarıldı. 15 yaş üzeri 2000 işçi ile görüşülerek yapılan araştırmanın ayrıntılı sonuçlarının bir kitap halinde yayınlanacağı dile getirildi.

Hastane Acilleri: Emekçiye Düşen Yine Çile Yine Dram!

21.02.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

hastane-saglik-sistemi.jpg

Hafta içi hastanenin acil bölümü tıka basa dolu. Oturacak yer yok, insanlar ayakta. Sıra almak için kuyruğa girdim. Sırada 10 dakika kadar bekledim. Elimi çantama götürüp kimlik için hazırlandım ve bankodaki görevli “hanımefendi evrakınız nerde?” diye sordu. Ne evrakı, diye sordum. “Görmüyor musunuz, herkesin elinde evrak var. Öncelikle sol tarafta bulunan odaya gidin evrak alıp öyle gelin lütfen” dedi. Dediğini yaptım, evrakı almak için sola gittim ve tekrar sıra almak için ilerledim. Sıra numaram 433 ve ekranda daha 316 görünüyor. Boş bir koltuk buldum diye sevinerek ilerledim. Yakınlaşınca üzerinde yaşlı bir teyzenin yattığını fark ettim. Biraz daha ilerde bir boş alan daha fark ettiğimi sanarak hızlı adımlarla ilerledim, fakat orada da uzanan bir başka hasta. Biraz bekledikten sonra zor da olsa oturacak bir sandalye buldum. Hemen sağımda Suriyeli bir kadın, ciğerleri sökülürcesine öksürüyor ve her öksürdüğünde dönüp bakan bir kalabalık.

Doğru Tarz Kazandırır

21.02.2018, Esenyurt’tan bir tekstil işçisi

sendika_manset.jpg

Günümüzde de patronların sömürü çarklarını yavaşlatmanın ve kırmanın en büyük araçlarından biri sendikalardır. Geçmişten ders çıkarmayan veya bu deneyimleri yaşamış işçilerle bağ kuramayan, aceleci davranan işçilerin başarıya ulaşması da zordur. Bugün bunun bir örneği de bizim işyerinde yaşanıyor, yaklaşık bir yılı aşkındır bir sendikal çalışma yürütülüyor.

Hayaller ve Hayatlar

19.02.2018, Ankara’dan işsiz bir işçi

issizlik-1-551x338.jpg

Her üniversite mezunu gibi benim de hayalim, okulu bitirir bitirmez kendi alanımda iş bulmaktı. Ama okul bitince bu hayalim, hayatın gerçeklikleri karşısında tuzla buz oldu. Her iş başvurusuna gittiğimde yeni bir hayal kırıklığı yaşadım. İş başvurularına gittiğimde ilk olarak daha önceki deneyimlerim soruluyordu. Her ne hikmetse hiç kimse henüz mezun olduğumu dikkate almıyordu! Böyle olunca iş bulma süreci oldukça zahmetli ve can sıkıcı hale geldi.

Şaşırma Mücadele Et

19.02.2018, Esenyurt’tan bir tekstil işçisi kadın

kres-hakki-IMG_4695.jpg

Sizler de biliyorsunuz ki işçiler olarak çalıştığımız işyerlerinde birçok şeye tanık oluyoruz. Ben de işyerimde arkadaşımla aramızda geçen bir sohbeti aktaracağım sizlere. Ben yaklaşık bir yılı aşkın zamandır bir tekstil firmasında çalışıyorum. Ama işyeri hekimine hiç gitmemiştim. Geçenlerde başım çok şiddetli bir şekilde ağrıyordu, iş arkadaşım “git de bir tansiyonunu ölçtür” dedi...

Sınıf Bilinçli İşçiler Olursak Kazanacağımız Çok Şey Var

19.02.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

ucretler-yukseltilsin_IMG_0479

Sizlerle işyerinde bir işçi arkadaşımızın başına gelen bir olayı paylaşayım. Bizim işyerinde her sene maaşlara zam yapılır. Bu sene eski elemanlara çok az zam yapıldı, yenilere de hiç yapılmadı. Ben ve birkaç arkadaş zam istemek için müdürün yanına gittik. Önce ben içeriye girdim, zam istediğimi söyledim.

Taşerona Kadro Yalanı

18.02.2018, Fatih’ten kadın işçiler

genel-is-eylem-20171212-2.jpg

Bizler İstanbul’da büyük bir hastanede temizlik işi yapan kadın işçileriz. Çok uzun zamandır bu hastanede taşeron olarak çalışıyoruz. Çalışma koşullarımız çok ağır. Tüm işlere bizleri koşturuyorlar. Aynı işyerinde memurlardan daha fazla çalışıp çok daha düşük ücret alıyoruz. Kadro yıllardır hayallerimizde. 2015 Kasım seçimlerinde AKP taşerona kadro sözü verdi. Bu söz herkese umut oldu.

Bir Tekstil Fabrikası

18.02.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

calisan-kadinlar-tekstil.jpg

Ben tekstil sektöründe çalışan bir kadın işçiyim. Küçük yaşta başladığım işçilik hayatım boyunca birçok sorunla karşılaştım. Çalıştığım tüm işyerlerinde siz işçi kardeşlerim gibi ben de çok uzun saatler ve düşük ücretlerle çalışmak zorunda kaldım. Biliyorum ki her sektörün kendine özgü koşulları ve sorunları olduğu gibi benzer yönleri de çok.

3. Havalimanı İnşaatında Ölümüne Mesai!

3-havalimani-insaati.jpg

(16.02.2018) 3. havalimanı inşaatında 400 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği iddiasını gündeme getiren Cumhuriyet gazetesi yazarı Mehmet Kızmaz, şantiyedeki iş güvenliği uzmanları, kamyon şoförleri ve işçilerin iş cinayetlerini doğruladığını ifade eden bir haber daha kaleme aldı. İşçiler, havalimanını 29 Ekim 2018’e yetiştirme baskısı nedeniyle iş güvenliği önlemlerinin hiçe sayıldığını, bu nedenle meydana gelen iş cinayetlerinin sümen altı edildiğini ifade ediyorlar. Mehmet Kızmaz’ın “Ölümüne mesai... 3. havalimanı inşaatında çoğu iş cinayeti sümen altı ediliyor” başlıklı bugünkü yazısı şöyle:

İş Güvenliği Uzmanları: Günah Keçisi Olmayacağız!

16.02.2018, Bir grup iş güvenliği uzmanı

isg-uzmanlari-gunah-kecisi-olmasin.jpg

Son senelerde adını sıkça duyduğumuz ve hemen hemen her işyerinde uzmanıyla karşılaştığımız bir meslek var. İş güvenliği uzmanlığı… Sıkça duyuyoruz bu mesleğin adını çünkü iş kazaları ve iş cinayetleri her gün, her ay, her yıl giderek artıyor. Türkiye bu alanda rekor üstüne rekor kırıyor. 3. Havalimanı inşaatında 400 işçinin iş cinayetine kurban gittiği yönünde haberler çıkması, Türkiye’de iş kazaları yönünden nasıl vahim bir tablo ile karşı karşıya olduğumuzu gözler önüne seriyor.

Patronlar İçin İşsizlik mi?

16.02.2018, Bahçelievler’den bir grup eğitim emekçisi

issizlik12312312312.jpg

İçerisinde yaşadığımız toplumsal ve ekonomik sistemin adı kapitalizmdir, bu sistem yapısı gereği toplumu iki farklı gruba ayırır: işçiler ve patronlar. Bu sebeple konu her ne olursa olsun, yani hayatla ilgili neden bahsedersek bahsedelim karşımıza iki farklı sınıf çıkarı ortaya çıkar. Sanki iki ayrı göz, iki ayrı pencereden izler bu dünyayı. İki farklı sınıf; onlar ve biz, patronlar ve işçiler. Sınıf bilinçli işçiler yaşamı bu gerçek üzerinden farklı yorumlar.

İşsizlik Azalıyor mu?

issizlik-azaliyor_mu.jpg

(15.02.2018) TÜİK 2017 yılı Kasım ayına ait resmi işsizlik verilerini açıkladı. TÜİK’e göre işsiz sayısı, geçen yılın aynı dönemine göre 440 bin kişi azalarak 3 milyon 275 bine düştü. İşsizlik oranı ise 1,8 puanlık azalışla yüzde 10,3 oldu. Hükümetin patronlara verdiği bitip tükenmez teşviklere, İşsizlik Sigortasını patronlara peşkeş çekmesine rağmen işsizlik oranları keskin bir şekilde düşmüyor. Resmi rakamlara göre bile hâlâ 3 milyon 275 bin kişi işsizdir.

Sevgili İşçi Babalar

15.02.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

yemek-yapan-kiz-cocugu.jpg

Uzun yıllardır tanıdığım bir işçi ailesinin evine ziyarete gitmiştim. Dışarıda görüşmüş olsak da birkaç yıldır evlerine misafir olma fırsatı bulamamıştım. Bu arada çocukları büyümüş, artık genç insanlar olmuşlardı. Bir oğlan, bir kız. Oğlan lise 2, kız lise 1’e gidiyor. İkisi de ay parçası gibi. Tertemiz, akıllı... Biz işçiler yoksul sofralarımızı paylaşmayı severiz. Evimize bir dostumuz konuk olmayagörsün, misafirimizi rahat ettirmek, hoş tutmak için ikramlarda bulunuruz.

3. Havalimanı İnşaatında Neler Oluyor?

3-havalimani-hafriyat-kamyonlari.jpg

(14.02.2018) Hükümetin yandaş sermayeye kaynak aktarmak üzere devreye soktuğu en büyük projelerinden biri olan 3. havalimanı, şok eden haberlerle gündeme geliyor. 3. havalimanı şantiyesinde, bugüne kadar çok sayıda iş cinayeti gerçekleştiği, işçi ölümlerinin gizlendiği ifade ediliyor. Cumhuriyet Gazetesi yazarı Mehmet Kızmaz, 11 Şubat tarihli haberinde, göçmen işçiler dâhil 31 bin işçinin çalıştığı havalimanı inşaatında bugüne kadar 400 işçinin hayatını kaybettiğini yazdı.

DİSK 51. Yaşını Direnişçi İşçilerle Kutladı

disk_20180213_5K4A0572.JPG

(14.02.2018) DİSK, 13 Şubatta, 51. kuruluş yılını kutladı. Kutlama, DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikası’nda örgütlendikleri için işten atılan ve direnişte olan Kod-A direniş çadırında yapıldı. Kod-A işçileri 135 gündür İstanbul/Güneşli’de bulunan Türk Telekom binası önünde direnişteler. Kutlamaya DİSK Genel Başkanı Kani Beko, DİSK Genel Sekreteri Arzu Çerkezoğlu, Kemal Türkler’in kızı Nilgün Türkler Soydan, sendikaların üye ve yöneticileri katıldı.

Fala İnanma, Birlik Ol/Örgütlen

14.02.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

fala-inanma-orgutlen.jpg

Herkesin istediği huzurlu, mutlu bir hayattır herhâlde. Kimi ev almak ister, kimi araba, kimi düzenli bir şekilde aybaşını getirmek, kimisi çocuğunun üniversiteyi kazanmasını ister; kimisi sevdiğine kavuşabilecek mi diye sabırla bekler; kimisi de içkici kumarbaz kocasının düzelmesini, kimisi hasta çocuğunun sağlığına kavuşmasını, kimisi de iş bulmak, kimi borçlarının bitmesini… Hep merak ederiz hayallerimizin gerçek olup olmayacağını. Kimi kendisi fala bakar, kimi de falcıya gider.

Müfettiş: “Müsaitseniz Denetime Geleceğiz”

13.02.2018, İnşaat sektöründen bir İSG uzmanı

santiye-alani.jpg

Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığının web sitesinde yer alan “İş Teftişi Nedir? İş Müfettişi Kimdir?” başlıklarına baktığımızda işyeri denetimlerine ilişkin bize bir hayli bilgi veriyor. İlk olarak iş teftişinin çalışma süreleri, ücretler, iş sağlığı ve güvenliği, kayıt dışılık gibi pek çok alanı denetlemeyi kapsayan faaliyetler olduğunu belirtiyor. İş müfettişinin görevi ise asıl olarak işyerinde var olan sorunları tespit etmek ve işverene yaptırtmaktır.

Vakit Nakittir!

13.02.2018, Gebze’den bir grup genç işçi

in-time.jpg

“Terazi tartıyla, her şey vaktiyle ölçülür” atasözünde dediği gibi “Zamana Karşı” filminde de her şey zamanla ölçülüyor. Filmde paranın yerini “zaman” alıyor. Tüm insanların kollarında sahip oldukları zamanı gösteren saatler var. Saatler 25 yaşından sonra çalışmaya başlıyor. Zenginlerin kollarındaki zaman sayacı aktif olduğu anda yüzlerce yıl zamana sahip oluyor ama yoksulların saatleriyse ancak günü çıkaracak kadar.

Direnen Haliç’in Ateş’i

12.02.2018, Mersin’den bir kadın işçi

direnen-halic.jpg

Nejat Elibol’un Direnen Haliç romanı 1975’te, Alibeyköy’de, aralarında Sungurlar Kazan fabrikasının da olduğu üç fabrikadaki direnişin öyküsünü anlatır. Elibol, lise öğrenimini yarıda bırakarak 18 yaşında tornacı çırağı olarak işçiliğe başlayıp yedek parça imalathanesi, döküm fabrikası ve Sungurlar Kazan fabrikasında kaynakçı olarak çalıştı.

İşçiye Arabuluculuk Dayatması

12.02.2018, Ankara’dan yayın işçisi

arabuluculuk.png

Uzun yıllar çalıştığım firmadan kötü çalışma şartları ve sağlığımın bozulması nedeniyle ayrılmaya karar verdim. Aynı işyerinde 10 yıldan fazladır çalıştığım için tazminatımı alıp ayrılma hakkım vardı. Durumu işverene bildirdiğimde nankörlük ettiğimi, hiçbir hakkım olmadığını söyleyerek tazminatımı vermeden bana kapıyı gösterdi. Ben de hakkımı mahkemede aramaya karar verdim. Süreç çok uzun ve zorlu oldu.

Zeytin, Makarna, Ziyafet ve Çocuk

11.02.2018, Ankara’dan genç bir işçi

zeytin-makarna-cocuk.jpg

Geçenlerde mesaim bitmiş, işçilerin emekçilerin doluştuğu otobüsle eve gidiyordum. Bir kadın iki çocuğuyla otobüse bindi. Çocuklardan birisi 10 diğeri ise 6 yaşlarındaydı. Çocukları güvenli bir yere zar zor yerleştirdikten sonra sordu çocuklara: “Bugün ziyafet yapalım kendimize, ne yiyelim? Ne istiyorsunuz?” Bu soru üzerine ben de açlığımı hissettim ve hem soru ilgimi çekti hem de çocukların cevabını merak ettim.

Bir Acayip Sohbet!

11.02.2018, Sefaköy’den bir işçi

bangladesh-cartoon.jpg

İş çıkışıydı. Uzun uzun yürüdüm. Hava soğuktu ve yakınlardaki bir alışveriş merkezine girdim. Çoğumuzun alışkanlığı haline gelmiş ya… Mağazanın birine girdim. Önümde sıralanmış yüzlerce çeşit kıyafet. Bakıyorum, bakıyorum… Sonra hoşuma giden bir kazağı aldım. İncelerken sesler duyduğumu sandım. Mağazadaki müzikten olduğunu düşündüğümden aldırmadım. Ben hâlâ kazağı inceliyorum.

Çocuklar Sermayenin Kâr Hırsının Kurbanı Olmasın!

Çocuklar İşçi Değil, Çocuk Olsun!

10.02.2018, Ankara'dan bir işçi-öğrenci

cocuk-isciler-tekstil-m.jpg

Rahme, henüz dört yaşında küçücük bir kız. Simsiyah saçlarında çok güzel iki örgü var. Biri diğerinden birazcık daha uzun. Örgüleri omuzlarına kadar iniyor. Kahverengi gözleri çakmak çakmak bakıyor. Pabuçları ise ayacıklarından bir hayli büyük ve yırtık. Yürümeye başlayınca tak tak sesler çıkartıyor. Üzerinde eski püskü giysiler var. İşaret parmağını ağzına koymuş, merdivenin köşesinde oturuyor.

Derman Örgütlü Mücadelededir

10.02.2018, Gebze’den bir metal işçisi

kortej-uidder.jpg

Kapitalizm, insanı ve doğayı kendisiyle birlikte yok oluşa sürüklüyor. Bu köhne sistem altında yaşamak, emeğiyle geçinen milyarlarca insana ızdırap veriyor. Kapitalistler bir yandan emeğin sömürüsü üzerine kurulmuş hükümdarlıklarını zevkusefa içinde sürdürürlerken, bir yandan da işçileri emekçileri açlığa, yoksulluğa, makine veya masa başında ömür tüketmeye mahkûm ediyorlar. Kapitalizmin dayattığı yaşam koşulları insanlıktan çıkarıyor.

Çalışan Temsilciliği Nedir, Nasıl Uygulanır?

09.02.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

isg-egitim-1.jpg

2012 tarihli ve 6331 sayılı İş Sağlığı ve Güvenliği Kanununa göre kamu ve özel sektör ayrımı yapılmaksızın iki ve ikiden fazla çalışanı bulunan tüm işyerleri “Çalışan Temsilcisi” bulundurmak zorundadır. Kanunun 20. maddesine göre çalışan temsilcisinin nitelikleri, seçimi veya atanmasına ilişkin usul ve esaslar belirlenir.

Yaşamak İçin...

09.02.2018, Sancaktepe’den bir kadın işçi

mucadele-potansiyeli.jpeg

Daha değil dur!
Ağır işliyordu zaman
Ve ağır vuruyordu ateşi çeliğe
Sen göğsünü siper ettiğin gecede dur.
Dinecek bu fırtına

Almanya’da Metal İşkolunda Anlaşma Sağlandı

ig-metall-2018.jpg

(08.02.2018) Almanya’da metal işçilerinin örgütlü olduğu Sanayi İşçileri Sendikası IG-Metall ile patronların örgütü Gesamtmetall arasında süren toplu iş sözleşmesi görüşmeleri anlaşmayla sonuçlandı. 3,9 milyon metal işçisini ilgilendiren toplu sözleşme, 27 ay geçerli olacak.

Beynelmilel Bir Şey İşte…

08.02.2018, Gebze’den bir grup genç işçi

beynelmilel.jpg

1970’li yıllar, işçilerin, kadınların, öğrencilerin örgütlü bir şekilde mücadele ettiği, işçi sınıfının patronlara kök söktürdüğü yıllardı. Yükselen sınıf mücadelesi öylesine önemli bir etki, öylesine canlı bir toplumsal atmosfer yaratmıştı ki, romanlar, şiirler, sinema ve tiyatrolar bu etkinin dışında kalamamıştı. Sanata ve edebiyata can veren de, onun içeriğini belirleyen de, işçi sınıfının yükselen mücadelesiydi.

Kadro Vaadi Tutuldu mu?

07.02.2018, Avcılar Belediyesi’nden bir taşeron işçi

taseron-belediye-iscileri.jpg

Hani derler ya “minareyi çalan kılıfını hazırlarmış” diye, bizimki de o hesap. İşçiler olarak bugün örgütsüz olduğumuz için olup bitenleri algılayamıyoruz. Mesela beni ve yüz binlerce işçiyi ilgilendiren taşerona kadro meselesi. Bildiğiniz gibi AKP bir önceki seçimde taşeron işçilere kadro vaadinde bulundu. Son geçirilen KHK ile bu vaadi yerine getirdiğini söylüyor ama aslında bu vaat tutulmadı.

Kapitalistlerin Kâr Hırsı Çevre Dinlemiyor!

07.02.2018, Tuzla’dan bir kadın metal işçisi

vw emission scandal.jpg

Doğaya nasıl davranırsan o da sana öyle davranır! Çevremizi temiz tutarsak doğa bize iyi davranır, aksi halde doğa intikamını alır. Peki, çevremizi asıl kirletenler, doğa felaketlerine neden olanlar kimler? İntikamsa kimden, nasıl alınıyor? Geçtiğimiz günlerde dünyaca ünlü araba firması Volkswagen’in yaklaşık yarım milyon aracının piyasadan çekilmesi istendi.

UİD-DER’li Olmak

07.02.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

2014-10-19_222221 - m.png

Bir kadın işçi olarak hayatın acımasız yüzüyle erken tanıştım. İnsanın insana yaşattığı zalimlikleri, hainlikleri gördüm. En önemlisi de çok insanın çıkarsız selam vermediğini gördüm. Hep sorardım kendime; çıkarsız arkadaşlıklar, dostluklar kurabilir miyim diye. Düşünürdüm, ama umutsuzluk ve inançsızlıkla. Çünkü bilirdim, görürdüm insanın insana çıkarsız değer vermediğini. Hele güven, kimse kimseye güvenemez, hep kuşkuyla yaklaşır insanlar birbirine.

Sorumluluklarımız Var!

06.02.2018, Gebze’den bir metal işçisi

fazla-calisma.jpg

Adına kapitalizm dediğimiz bu sömürü düzeni, biz işçileri adeta birer robot haline getirmiş durumdadır. Eşine, çocuklarına iyi bir gelecek ve yaşanabilir bir hayat sunmak için çabalayan biz işçiler sağlığımızdan, zamanımızdan yani hayatımızdan feragat ediyoruz. Sabahın alacakaranlığında işe gitmek için evden çıkan işçi akşamın kör karanlığında eve dönüyor. Uzayan iş saatleri, fazla mesailer durumu içinden çıkılmaz bir hale getiriyor.

OHAL’de Patronların Kârı Katlandı, Ya İşçiler?

isci11gdozel.jpg

(06.02.2017) Patronlar sınıfının kârı büyüdükçe büyürken, işçi sınıfının çalışma ve yaşam koşulları ağırlaşıyor. OHAL düzeninde grevler yasaklanıyor, direnişler engelleniyor, sendikalaşma zorlaştırılıyor, iş güvenliği yasasının önemli maddeleri öteleniyor ve iş cinayetleri durmaksızın devam ediyor. İşçi sınıfının mücadelesi önüne engeller dikilirken, ekonomi ve patronların kârları katlanarak büyüyor. Tüm zenginliği üreten ve kârın kaynağı olan işçi sınıfının iş ve yaşam koşulları kötüleşiyor. Alım gücü düşüyor, iş saatleri uzatılıyor ve işçiler sosyal yaşamdan kopuyor. Gazete Duvar yazarı Bahadır Özgür’ün, OHAL döneminin işçilere ve patronlara yansımasını ele aldığı yazısı bu açıdan dikkat çekici:

Ocak Ayında En Az 141 İşçi İş Cinayetlerinde Hayatını Kaybetti

iscinayetleri-ocak2018.jpg

(05.02.2018) En az 2006 işçinin iş cinayetlerinde yaşamını yitirdiği 2017 yılı geride kalırken, yeni yılda da iş cinayetleri kesintisiz devam ediyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin hazırladığı 2018 Ocak ayı iş cinayetleri raporuna göre geçen ay en az 141 işçi daha iş cinayetlerinde hayatını kaybetti. İş cinayetlerinde yaşamını yitiren işçilerden 2’si kadın işçi, 5’i çocuk işçi, 10’u göçmen işçi.

Metal İşçileri: Almanya ve Türkiye

ig-metall-warnstreik.jpg

(05.02.2018) Almanya’da metal işçilerinin mücadelesi sürüyor. Yaklaşık 3 milyon sanayi işçisini temsil eden IG Metall sendikası ve metal patronlarının örgütü Gesamtmetall ile TİS görüşmelerindeki anlaşmazlık devam ediyor. Ocak ayının ilk günlerinden itibaren yüz binlerce işçinin katıldığı kısa süreli iş bırakmalarla uyarı grevleri ve eylemler gerçekleştirilmişti.

Arabuluculuk Sisteminde İşçilerin Sordukları/II

arabuluculuk.png

(04.02.2018) Arabuluculuk görüşmelerine kimler katılabilir? İşçi arabuluculuk görüşmelerine avukatı ile katılabilir. Patron ise vekil atadığı herhangi birini görüşmelere gönderme hakkına sahiptir. Arabuluculuk görüşmesine gitmezsek ne olur? Taraflardan biri geçerli bir mazeret göstermeden ilk toplantıya katılmazsa, arabuluculuk faaliyetinin sona ermesi durumunda toplantıya katılmayan taraf, davada kısmen veya tamamen haklı çıksa bile yargılama giderinin tamamından sorumlu olacak.

Taşerona Kadro: Ne Yapmalı, Nasıl Yapmalı?

03.02.2018, Avcılar’dan bir işçi

taserona-kosulsuz-kadro.jpg

AKP iktidara geldiğinde kamuda belli miktarda taşeron vardı, iktidara geldikten sonra kamunun her tarafını taşeronlaştırdılar. Şimdi kamuda taşeronu kaldırdıklarını söylüyorlar. Çıkarılan KHK ile AKP taşerona kadro vaadini tuttuğunu söylüyor. Aslında akşamdan sabaha çıkarılan bu yasa işçiye dayatmadır, bunun lamı cimi yok. Çünkü işçilerin kazanılmış haklarının gasp edilmesi söz konusu ve bu yasa çıkarılırken ne işçilere ne de sendikalara talepleri soruldu.

Ucuz ve Sağlıklı Et Yemek İçin Mücadeleye!

03.02.2018, Sefaköy’den bir işçi

ucuz-et.jpg

Et, binlerce yıldır insanların en temel besin kaynaklarından biridir. Bugün et, emekçilerin büyük çoğunluğu için artık kolay kolay ulaşamayacakları bir lüks haline geldi. İşçilerin ücretleri enflasyon karşısında eriyince birçok besin maddesi lüks haline geliyor. Türkiye’de etin kilosu 40 liranın üzerinde. Asgari ücretli bir işçi 1 aylık maaşıyla ancak ortalama 35-40 kilo et alabiliyor. Yani bir işçi bir gün çalıştığında o parayla bir buçuk kilo et bile alamıyor.

Vergiler Artıyor İşçiler Yoksullaşıyor

02.02.2018, Gebze’den bir metal işçisi

aksaray_2470.JPG

Her yeni yıla gözlerimizi vergilere yapılan zamlarla açtığımız gibi bu yeni yıla da vergilerdeki artışlarla girdik. Pasaporttan ehliyete, trafik cezalarından, özel iletişim vergilerine, benzinden gıda fiyatlarına, kiralardan elektrik, su gibi temel enerji giderlerine, gelir vergisinden motorlu taşıtlar vergisine, köprü geçişlerinden şans oyunlarına kadar her şeye vergi zammı geldi. Bunlar da yetmiyormuş gibi en çok tüketilen temel gıda maddelerinden biri olan ekmeğin gramajı düşürüldü.

Bir Sendikalaşma Çabasının Düşündürdükleri

02.02.2018, Sancaktepe’den bir işçi

kumport_20140105_001.JPG

Geçenlerde çalıştığım marketlerden birinde bir işçi arkadaşımla yaşadığımız sorunlar üzerine sohbet ederken konu çalışma koşullarımızı düzeltmek için neler yapabileceğimize geldi. Sendikalı olmak gerektiği üzerine konuşurken, bana geçtiğimiz yıl yaşadıklarını anlatmaya başladı. Arkadaşım işe başladığı ilk hafta marketteki kadrolu işçilerin sendikalı olduğunu öğrenmiş.

Tütüne ve Mücadeleye Verilen Bir Hayat

zehra-kosova-tutun-iscileri.jpg

(02.02.2018) Osmanlı’da ilk greve giden işçiler arasında tütün işçileri vardır. İlk sendika kuranlardan biri de yine tütün işçileridir. Osmanlı yıkılır, Cumhuriyet kurulur ama tüm işçi sınıfının olduğu gibi tütün işçilerinin sorunları çözülmez. Savaşta ölen erkeklerin sayısı artınca daha fazla sayıda kadın tütün fabrikalarında çalışmaya başlar. Tütün işçilerinin mücadelesi işçi kuşaklarının önünü açmıştı.

Zengin ile Yoksul Arasındaki Uçurum Genişliyor

oxfam2018.jpg

(01.02.2018) İngiliz yardım kuruluşu Oxfam, dünyadaki gelir eşitsizliğinin zengin ile yoksul arasında nasıl da devasa bir uçurum yarattığını gözler önüne serdiği raporunu geçtiğimiz günlerde yayımladı. Rapor, zenginler ve yoksullar arasındaki servet dağılımının yıllar geçtikçe daha fazla zenginler lehine değiştiğini ortaya koyuyor. Dünyanın en zengin yüzde 1’lik kesiminin sadece 2017’de yaratılan küresel zenginliğin yüzde 82’sine sahip olduğunu ortaya koyan rapor, 23-26 Ocak tarihleri arasında Davos’ta düzenlenen Dünya Ekonomik Forumu’na sunuldu.

Güneşi Beklerken!

01.02.2018, Avcılar’dan bir kadın işçi

gunes-isikleri.jpg

Dünyanın enerji kaynağı ve devamlılığımızın anahtarı güneştir. Vücut saati olarak bilinen biyolojik saatimizin, yeme-içme davranışımızın, uyku-uyanıklık döngümüzün, hormon salınım döngümüzün, kemik metabolizmamızın kontrolü hep güneş sayesinde sağlanır. Sadece insanların değil tüm canlıların yaşamsal fonksiyonlarının üzerinde etkilidir güneş. Tarih boyunca insanlar hep güneşin hareketlerini, etkilerini anlamaya çalışmıştır.

Okullarda Verilmeyen Hak Bilinci

01.02.2018, Tuzla’dan bir işçi

sinif-hak.jpg

Devlet neden okullarda bireylerin kendi haklarıyla ilgili derslere yer vermez? Neden okullarda bizlere kendi haklarımızı korumayı öğretmezler? Bizler bir işe girip çalışmaya başladığımızda sudan çıkmış balık gibi oluyoruz. Haklarımızı bilmediğimiz gibi, karşılaştığımız haksızlıklar karşısında kendimizi nasıl savunacağımızı, nereye başvuracağımızı da bilmiyoruz. Mesela ben bir yıl önce çalışmaya başlayan bir işçi olarak en temel ekonomik hakkım olan AGİ’yi almadığımı yeni öğrendim.

Kapitalizm Suyu da Yok Ediyor!

31.01.2018, Gebze’den bir öğrenci

vana-susuzluk.jpg

Su, tüm canlılar için en temel ihtiyaçlardan biridir. Ancak dünyada tatlı su miktarı sınırlıdır ve sağlıklı içme suyuna ulaşmak her geçen gün daha da zorlaşmaktadır. Bilim insanları, gelecekte insanlığın temiz suya ulaşmakta ciddi sorunlar yaşayacağından endişeli. Kapitalist üretimden ve küresel ısınmadan dolayı tüm dünyada nehirler ve yeraltı su kaynakları kurumaya başladı.

Milyonlar İçinde Yalnız Değiliz

31.01.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

greve-haziriz-bmis-2018.jpg

Türkiye Metal Sanayicileri Sendikası (MESS) ile yapılan ve 130 bin işçiyi kapsayan grup toplu iş sözleşmesi imzalandı. Bu sözleşme sadece 130 bin işçiyi kapsayan bir toplu sözleşme değildi. Tıpkı asgari ücrete gelen zam, sadece asgari ücretle çalışan işçileri kapsamadığı gibi. Zam dönemlerinde işverenler, her zaman asgari ücrete gelen zammı önümüze koyarlar ve asgari ücrete gelen zam, tüm işçilerin yüzdesini belirler.

Metalde Sözleşme İmzalandı

bmis_grev_mefro_wheels_iscileri.jpg

(30.01.2018) Patronların örgütü MESS ile Türk Metal ve Birleşik Metal-İş Sendikaları arasında, on binlerce metal işçisini kapsayan sözleşme bugün imzalandı. 130 bin metal işçisini ilgilendiren MESS grup toplu sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamamış, tüm sendikalar 2 Şubatta greve çıkma kararı almış ve fakat hükümet, “milli güvenliği bozucu” olduğu gerekçesiyle metal grevini yasaklamıştı.

Hakkımız Olanı İstemek mi “Milli Güvenliği” Bozacak?

30.01.2018, GOSB’dan bir metal işçisi

bmis-metal-iscileri.jpg

Metal işçilerinin grevi bir kez daha “milli güvenliği bozucu nitelikte” görülerek yasaklandı. Ben de MESS’e bağlı bir fabrikada çalışıyorum ve bu yasak biz metal işçilerinin başına ilk defa gelmiyor. Elbette geçmiş deneyimlerden yola çıkarak grevimizin yasaklanacağını bekliyorduk. Yasağın açıklanmasının ardından hemen işbaşı yapmadık. Sendikamızın aldığı karar doğrultusunda, hem bir basın açıklaması hem de yürüyüş eylemi gerçekleştirdik.

Boykot Var!

30.01.2018, İstanbul’dan bir sağlık işçisi

yemekboykot.jpg

Ben devlet hastanesinde taşeron olarak çalışan bir sağlık işçisiyim. Yeni yılla birlikte yemekhanenin şirketi değişti. Yemeklerin kalitesi oldukça düştü. Birkaç gündür yemekhanede bir hareketlilik olduğunu sezinlemiştim. Bir gün öğle arası geldi ve tam yemeğe çıkacakken iki temizlik işçisi yolumu kesti. Ardından “senin başına bir şey gelse sana kim sahip çıkacak, biz böyle günlerde birbirimize destek olmalıyız” diyerek sohbete başladılar.

8 Bin Yıllık Ses: Eşitlikçi Bir Toplum Hayal Değil!

esitlikci-toplum.jpg

(29.01.2018) İnsanın insanı sömürmesi, savaş, işsizlik, açlık, yoksulluk, eşitsizlik, evsizlik ortadan kaldırılamaz mı? Sömürüsüz ve savaşsız bir toplum kurmanın mümkün olduğunu söylediğimizde, çoğu işçi arkadaşımız bize hayalci gözüyle bakıyor. Elbette uğruna mücadele verilmeyen her şey hayal olarak kalır, ama hayali olmayan insanlar zaten yeni bir toplum da kuramazlar. İnsanların sömürülmediği, toplumun zengin ve yoksul olarak sınıflara ayrılmadığı sosyalist bir toplum hayal mi?

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this