UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Umudun Şiirleri

uidder-kortej-DSC_0024.JPG

(23.11.2017) Yazılı tarih, aynı zamanda sınıflar arası mücadelenin de tarihidir. Ezilen ve sömürülen emekçilerin, ezen egemen sınıflara karşı verdiği mücadelelerle doludur tarih. İşçi sınıfının da geçmişi mücadelelerle doludur. Hep daha iyiyi, daha güzeli düşleyerek, umut ederek ayağa kalktık, sömürücü iktidarları yıktık, yenildik ve yine ayağa kalktık. Yoksulluktan, savaşlardan, bizi bitirip tüketen kölece çalışma koşullarından kurtulmak istedik. Kimsenin kimseyi sömürmediği, savaşların olmadığı, sevdiklerimizle birlikte mutlu bir yaşam düşledik.

“Ben Sana Demedim mi Su İsteme Diye!”

23.11.2017, Gebze’den bir kadın işçi

kortej.jpg

Çalıştığım metal fabrikasında iş ayakkabısının olmaması ile başladı sorunlar. İlk işe başladığımda haliyle birikmiş olan borçlarım ve çalışma zorunluluğum vardı. Bundan dolayı iş ayakkabısı vermemelerine ses çıkaramadım. Zaten hep böyle bağlamazlar mı elimizi kolumuzu. Aradan aylar geçmesine rağmen hâlâ uygun ayakkabı vermemişlerdi ve ben idareten bir numara küçük, giyilmiş bir ayakkabıyı giymeye devam ediyordum.

Sıbyan Mektepleri Değil, Nitelikli ve Ücretsiz Kreş!

kres.jpg

(22.11.2017) İşçi ailelerinin, özellikle de emekçi kadınların en büyük sorunlarından biri çocuklarının bakımı. 4857 sayılı İş Kanununa göre kreş zorunluluğu sadece 150 ve daha fazla kadın işçi çalıştıran işyerleri için geçerli. Buna rağmen çoğu durumda yasal olarak kreş olması gereken fabrikalarda kreş bulunmuyor ve devlet bu konuda hiçbir şey yapmıyor. Ücretli (özel) kreşler ise işçi ailelerinin karşılayamayacağı meblağlar istiyorlar.

Senaryolar ve İşçi Dayanışması’nın Hatırlattıkları

22.11.2017, Pendik’ten bir işçi

kiyamet.jpg

Geçen gün karşılaştığım bir haber bana İşçi Dayanışması bülteninin “İnsanlık Boyun Eğmeyecek!” adlı başyazısını hatırlattı. Son dönemlerde çokça şahit olduğumuz üzere birçok teorisyen, bilim çevrelerinden tanınan isimler kıyamet senaryoları üretmekte, dünyanın sonunun geldiğini iddia etmekte. Kimileri her şeyi bırakıp Çin’e yerleşeceğini söylemekte, kimisi de gezegenin felakete sürükleneceğini, dünyanın alev topu haline geleceğini, dolayısıyla yeni bir gezegenin bulunması gerektiğini dillendirmektedir.

Mülteciler Düşmanımız Değil

22.11.2017, Gebze’den bir ofis işçisi

suriyeliler-kardesimizdir-2.jpg

Uzun zamandır görmediğim bir tanıdığımla mahallede karşılaştım. Arkadaşım Bulgaristan göçmeni bir işçi. Bilindiği gibi Türkiye’de 3 milyonun üzerinde Suriyeli mülteci var. Türkiye’nin pek çok bölgesinde olduğu gibi Gebze’de de mülteciler yaşam mücadelesi veriyor. Nereye baksak mültecilerin çileli yaşamına rastlıyoruz. Hal böyle olunca sohbetimiz bir şekilde buraya vardı. Suriye’de süren savaşın yıkıcılığı ve yaşadığı toprakları bırakıp buralara göç etmiş mültecilerden konuşmaya başladık.

İş Kazalarını Durduran İşçi Devrimi

FebRevolution1.jpg

(21.11.2017) Ekim ayında 182 işçi iş kazalarında yaşamını yitirdi. Bir önceki ay da bir o kadar işçi can verdi, daha önceki aylarda da… Bundan sonraki aylarda olacak olan da bu. İşçiler ölmeye devam edecek. Acı da olsa ne yazık ki gerçek bu! Çünkü iş güvenliği önlemlerini alması gereken patronlar, bu önlemleri maliyet olarak görüyorlar. Bu “maliyetten” kaçınmak için ellerinden geleni yapıyorlar. Hepsinin amacı kârı, sermayeyi büyütmek.

Kapitalizm Geleceğe Dair Umut Vermiyor

21.11.2017, Gebze’den bir kadın işçi

ipsos-2017.jpg

Kapitalist sömürü düzeni, bir avuç patronun elinde zenginliği yoğunlaştırıp milyonlarca insanı yoksulluğa mahkûm ediyor. Dünyadaki tüm insanları beslemeye yetecek teknoloji varken, kitlelerin payına açlık, yoksulluk, işsizlik ve eşitsizlik düşüyor. İnsanlık her geçen gün biraz daha uçuruma sürükleniyor. Sistemin her yerinden gittikçe ağırlaşan eşitsizlik ve çelişkiler fışkırıyor. İşçi ve emekçi kitlelerin yaşam ve çalışma koşulları gittikçe kötüleşiyor. Bu gerçeklik yapılan araştırmalarla bir kez daha gün yüzüne çıkıyor.

Masallar Ne Anlatıyor Çocuklarımıza?

21.11.2017, Pendik’ten bir işçi

kahkaha-gulleri.jpg

Haberleri okurken çocuklar okusun diye basılan ve tepkiler üzerine yasaklanan “Kahkaha Gülleri” adlı bir çocuk kitabının birkaç satırını gördüm. Kitabın kapağı pek şirin ama içeriği insanı kanını donduran ifadelerle doluydu. Kitaptaki hikâyede şu cümleler yer alıyor: “Babası oğlunu öldürmüş. Başını odunların arasına koyup eve getirmiş. Hanımına göstermiş hanımı hiçbir şey dememiş...

Rekabete, Bireyciliğe ve Bencilliğe Hayır!

İşçileri Güçlü Yapan Birlik ve Dayanışmadır!

id116-kpk.jpg

(20.11.2017) İnsanın insanı sömürmediği, sınıf ayrımlarının olmadığı, insanların özgürce ürettiği ve paylaştığı eşitlikçi bir toplum mümkün dediğimizde, derhal şu yanıtı alırız: Ama insanlar o zaman çalışmazlar ki, herkes yan gelip yatmak ve başkası çalışsın ister! Öyle mi gerçekten de, insanlar çalışmaktan kaçarlar mı? Meselâ mevcut işler tüm çalışabilir nüfusa dağıtılsa, günde dört saat çalışılsa, geçim sıkıntısı ortadan kalksa, üretim topluma faydalı olma düşüncesiyle yapılsa ve insana zevk verse, yine de kimse çalışmak istemez mi? Hiç kuşku yok ki böyle bir toplumda kimse çalışmaktan kaçınmaz.

Maliyet mi İnsan Hayatı mı?

20.11.2017, Gebze’den bir kadın metal işçisi

is-cinayetlerine-son.jpg

Bir yılda yüzlerce işçi tedbirsizlik yüzünden hayatını kaybediyor. Yüzlercesi, hatta binlercesi de sakat kalıyor. Tedbirsizlik yüzünden göz göre göre gelen bu ölümlere biz yüreği yanmış işçiler “iş cinayeti” diyoruz. Çalıştığım fabrikalarda işe ilk başladığım günlerde iş güvenliği eğitimi verildi. Eğitimlerde kulaklarım hep aynı cümleleri duydu. Patronlar, İSG uzmanlarının eğitim verirken yalan söylemesini tembihlemişlerdi. “Eğer dikkat etmezseniz…” diye başlayan cümlelerin suçlusu hep biz işçiler olduk bu eğitimlerde.

Kadınlar Mücadele Edince

20.11.2017, Tuzla’dan bir kadın işçi

diren-suffragette.jpg

İşyerimizden bir grup kadın bir araya gelerek bir işçi ablamızın evinde Diren filmini izledik. Film 1912’ye uzanıyor, kadınların oy hakkı için verdiği mücadelelerden bir kesiti anlatıyordu. Çamaşırhanede çalışan bir işçi kadının mücadele etmeye başlayınca yaşadığı değişim kuşkusuz filmin en dikkat çeken kısmı. O yıllarda küçük yaşlardan itibaren çamaşırhanede çalışan kadınlar neredeyse yok sayılıyorlardı.

Arabuluculuk Kanunu Ne Getiriyor, Ne Götürüyor?

İş Hukuku Avukatı Mesut Badem Yorumluyor

mesut-badem-arabuluculuk.jpg

(19.11.2017) AKP hükümeti İş Kanununda ve ilgili yönetmeliklerde birbiri ardına değişiklikler yapıyor. Bu değişiklikleri “müjde” diye yansıtıyor, işçilerin sorunlarını çözeceğini ileri sürüyor. Ancak bu düzenlemelerin işçilerin haklarının ortadan kaldırılmasına ve patronlara dikensiz gül bahçesi yaratılmasına dönük olduğu kısa zamanda açığa çıkıyor. İş Hukuku Avukatı Mesut Badem, bu düzenlemelerden biri olan ve geçtiğimiz günlerde Mecliste yasalaştıktan sonra Cumhurbaşkanı tarafından onaylanan Arabuluculuk Yasasını yorumluyor.

Kadın İşçilerle Grev Sohbeti

19.11.2017, Tuzla’dan bir kadın işçi

sisecam-IMG-20171011-WA0028.jpg

İşyerimizde greve hazırlandığımız bu süreçlerde tüm işçileri biraz gerginlik, biraz telaş ve merak sarmış durumda. Toplu sözleşmede anlaşamadığımız için gergin bir bekleyiş hâkim. Hayatlarında ilk defa greve çıkacak olan kadın işçilerle yemek molasında biraz sohbet ettik. Ailelerinin, eşlerinin ve çocuklarının greve çıkma yönünde destek verip vermedikleri üzerine sohbet gelişti.

İranlı Sınıf Kardeşlerimize: Acılarımız da, Düşmanımız da Ortak!

iran-depremi-2017-1.jpg

(18.11.2017) Yaşadığınız büyük depremin yarattığı felaketin acısını sizlerle birlikte bizler de yüreğimizde hissediyoruz. Kapitalizme kurban verilen yüzlerce ölü ve binlerce yaralı içimizi acıtıyor. Tüm İranlı emekçi kardeşlerimize başsağlığı ve geçmiş olsun dileklerimizi iletiyoruz. Biliyoruz ki, doğal afet denilen olayların bunca can kaybına neden olmasının baş sorumlusu kapitalist sömürü sistemidir.

UİD-DER Kadın Komitesi Kod-A İşçileriyle Buluştu

kod_a_IMG_20171012_124625.jpg

(18.11.2017) Kod-A’da çalışan direnişçi kadın işçiler ile UİD-DER Kadın Komitesi, UİD-DER’de bir araya geldi. DİSK’e bağlı Sosyal-İş Sendikasında örgütlü kadın işçilerle yemekler yendi, çaylar içildi, direniş ve mücadele üzerine sohbet edildi. Kod-A patronunun baskılarına, sürgün ve işten atma saldırılarına direnişle cevap veren Kod-A işçileri, 46 gündür mücadelelerini sürdürüyorlar.

Derbi Başlıyor!

18.11.2017, Gebze’den bir metal işçisi

derbi-dokum.jpg

Her işçi gibi bizim de fabrikamızda yaşadığımız sorunlar var. Yaşadığımız bir sorunu sizlerle paylaşmak istedim. Fabrikada döküm bölümü var ve burada döküm yapıldıktan sonra yoğun bir duman oluşuyor. Bu durum pek çoğumuzun sağlığını tehdit ediyor. Bir taraftan da yoğun bir iş temposu var. İşçiler olarak bizler de futbola düşkün olduğumuz için size bu durumu bir futbol maçı gibi anlatacağım.

Genel-İş: Taşeron İşçiler Kadroya Alınsın!

genel-is-taseron-eylem-1.jpg

(17.11.2017) AKP hükümeti “taşeron işçilere kadro için çalışıyoruz” sözleriyle taşeron işçilerini oyalamaya devam ediyor. Bu duruma tepki gösteren Genel-İş Sendikası, Çalışma Bakanlığı önünde bir basın açıklaması gerçekleştirdi.

Posco Assan’da Sendika Düşmanlığı ve İşçi Kıyımı

poscoda-isciler-eyleme-basladi.jpg

(16.11.2017) Türkiye’nin en büyük holdingleri arasında bulunan Kibar Holding’in sendika ve işçi düşmanlığı devam ediyor. Holdinge bağlı olan ve Kocaeli’de bulunan Posco Assan fabrikasında Birleşik Metal-İş’e üye oldukları için işten çıkarılan işçi sayısı 25’e ulaştı.

“Hayat Böyle Bir Şey Olsun Anne!”

17.11.2017, Ankara’dan bir sağlık işçisi

2014-10-19_222221.png

Bugünlerde sosyal medyada bir çocuk videosu dolaşıyor. Çocuk hayata dair istediklerini anlatıyor, hepimizin özgürlüğe olan ihtiyacını annesine serzenişleriyle dile getiriyor. “Hayat iyi olsun dedim, rahat olsun dedim” diye başlıyor. İnsanların, doğanın, hayvanların rahat etmesini istiyor. Annesinin evdeki herkesten bir şeyler istediğini, bu durumun onu üzdüğünü kendine has diliyle anlatıyor.

Kod-A’nın Direnişçi Kadın İşçileri Anlatıyor

kod_a_IMG_20171012_124625.jpg

(15.11.2017) Türk Telekom’un arşivleme bölümünde çalışan Kod-A Bilişim işçilerinin 3 Ekimde, Güneşli’de bulunan Türk Telekom binası önünde başlattığı direniş devam ediyor. Sosyal-İş Sendikasında örgütlenen ve işten atılan işçiler, sendikalı olarak işlerine dönmek istiyorlar. İşçi Dayanışması olarak işten atılan ve mücadele yolunu seçen kadın işçilerle konuştuk. Emekçi kadınlara yönelik saldırıların arttığı OHAL koşullarında direnişe çıkan direnişçi kadın işçilerle bir röportaj gerçekleştirdik.

Sınıfımın Halleri ve Sınıf Bilinci

15.11.2017, GOSB’dan bir kadın metal işçisi

DSC_5433.jpg

Öyle bir düzende yaşıyoruz ki, bir yanda doymak nedir bilmeyen, bolluk içinde sefa süren patronlar sınıfı, diğer yanda sömürü düzeninin çarklarına sıkışarak can çekişen işçi sınıfı. Kapitalist düzen sınıf ayrımlarını net bir şekilde ortaya koyuyor. Peki, nasıl oluyor da emeğiyle geçinenler, kendilerini yoksulluğa mahkûm eden bu düzenin değişmesi gerektiğini kavrayamıyorlar?

Birçok Ülkede İşçilerin Mücadelesi Sürüyor

pakistan-lady-health-workers-protest.jpg

(14.11.2017) Aerolineas Argentinas ve Austral Lineas Areas adlı iki havayolu şirketinin çalışanları 31 Ekimde, sabah saatlerinde 24 saatlik greve çıktılar. 5 sendikaya bağlı pilotlar, teknisyenler ve diğer havayolu personeli enflasyon karşısında maaşlarının erimemesi için yüzde 26’lık bir ücret artışı talep ediyorlar. Grevden yaklaşık 400 uçuşu etkiledi.

Yoksulluk En Çok Yaşlılıkta Vuruyor İnsanı

14.11.2017, Gebze’den işsiz bir işçi

yasli-cift.jpg

Yıllar içinde insan hayat karşısında türlü deneyimler kazanır, bilgisini hayat karşısında sınar. Onun bilgisi, deneyimi yaşadığı toplum için çok şey ifade eder. Bu nedenle yaşlılık, çok korkutucu olsa da, genellikle olgunluk ve bilgelikle özdeşleştirilir, yaşlanmanın kaçınılmazlığı anlatılmaya, korkulacak bir hal olmaktan çıkarılmaya çalışılır. Ama insanın korkulu rüyasıdır yaşlanmak hele de yoksul insanların.

İtaatkâr Nesiller İsteniyor

14.11.2017, Avcılar’dan bir işçi

egitim-sistemi.jpg

Eğitim sisteminin durumu hiç de iç açıcı değil. AKP, itaatkâr yeni nesil hayalini gerçekleştirmek için elinden geleni yapıyor. İmam-hatip liselerinin sayısı giderek artıyor. Okullarda verilen eğitimin kalitesi düşüyor, derslerde çocuklara milliyetçilik pompalanıyor. Medyası, eğitimi ile öğrencileri sorgulamayan, düşünmeyen, araştırmayan bireyler olarak yetiştiriyorlar.

Arkadaş Kitapevi’nde Sendika Düşmanlığı

arkadas-kitabevi_20171111_DSC_0357.JPG

(13.11.2017) Ankara’da bulunan ve 3 şubesi olan Arkadaş Kitapevi işçileri, daha iyi çalışma koşulları için Sosyal-İş Sendikasına üye oldular. Sendika, çoğunluğu sağladıktan sonra toplu iş sözleşmesini başlatmak için Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığına başvurdu. Bu başvurudan önce de Arkadaş Kitapevi işvereniyle bir iyi niyet görüşmesi yaptı. Fakat Bakanlığın toplu iş sözleşmesi için yasal koşulların karşılandığı tespitine işveren itiraz etti ve saldırıya geçti.

DİSK’in 50. Yılında DİSK Korosu Sahnedeydi

disk-korosu-5K4A9996m.JPG

(13.11.2017) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’nun 50. yıl etkinlikleri kapsamında, 11 Kasım Cumartesi günü DİSK Çoksesli Korosu Konseri düzenlendi. İstanbul Fulya Sanat Merkezi’nde gerçekleşen konserde işçi marşları, devrim türküleri ve şarkıları söylendi. Konsere sendika üye ve yöneticilerinin yanı sıra DİSK’in mücadele tarihine tanıklık etmiş, katkı sunmuş insanlar ve emek dostları katıldı.

Emekçilerin Ozanı Ruhi Su

ruhi-su.jpg

(12.11.2017) 20. yüzyılda Anadolu coğrafyasında sanat, edebiyat ve müzik alanında çok büyük sanatçılar yetişti. Savaşlar, devrimler, isyanlar, sürgün ve açlık koşullarında yetişen bu büyük sanatçılar; işçi ve emekçilerin, ezilenlerin, yoksul köylülerin tepkilerinin tercümanı oldular. Âşık Veysel’den Nâzım Hikmet’te, Sabahattin Ali’den Orhan Kemal’e, Yaşar Kemal’den Yılmaz Güney’e pek çok aydın ve sanatçı bu dönemde nice eserler üretti. Ruhi Su da bu sanatçılardan biriydi. Emekçilerin yanında saf tuttuğu için yaşamı boyunca devletin baskı ve cezalandırmasıyla karşı karşıya kaldı.

Şirket İtibarı Uzmanı!

11.11.2017, Ankara’dan genç bir İSG teknikeri

isg-uzmani.png

Çalıştığımız yerlerde küçüklü büyüklü birçok iş kazası yaşıyoruz. Ufak tefek görünen kazalar çoğu zaman önemsenmiyor ve bunlar için bir şey yapılmıyor. Birçoğu saklanıyor, hastaneye götürülmüyor ve iş kazası raporu tutulmuyor. Geçen gün bir işçi kardeşimiz iş kazası yaşadı şantiyede. Ayağı burkulmuş ve bileğinde şişme vardı. Ambulans çağırdım. Hastaneye gittik.

Her Yer Ağaç Maşallah

11.11.2017, Esenyurt’tan bir kadın işçi

beton-istanbul1.jpg

Cumhurun reisi, külliyesinde şehircilik şurasında yaptığı konuşmada “günümüz şehirleri insana huzur vermiyor. Beton beton beton. Orada ruh yok, huzur yok” dedi. Erdoğan büyük inşaatların yapımını bireysel hırs olarak tanımladı. Peki, bu kadar yapılaşmaya, her yerin beton yığını olmasına, gökdelenlerin dikilmesine kim izin verdi? Erdoğan yaptığı konuşmayla aslında bir çelişkiler yumağı oluşturuyor. İkiyüzlüce politika yapılıyor.

Tabiat Ana Nereye Doğru Gidiyor?

10.11.2017, Pendik’ten bir işçi

hava-kirliligi.jpg

Uluslararası tıbbi akademik yayın olan The Lancet dergisi, “çevre kirliliğinin insan sağlığına ve gezegenin sağlığına etkileri” üzerine yaptığı araştırmanın sonuçlarını yayınlandı. Hava ve su kirliliğinde 2015 yılını temel alan araştırmanın sonuçları, kapitalizmin insanların yaşamını nasıl cehenneme çevirdiğini, gezegeni günden güne nasıl yaşanılmaz hale getirdiğini gözler önüne seriyor.

Yaşatırken Ölmek!

10.11.2017, Sefaköy’den bir sağlık işçisi

doktor-ntiharlari.jpg

Geçtiğimiz günlerde 3 doktor aynı gün içinde intihar etti. Çukurova Üniversitesi Tıp Fakültesi Hastanesi çocuk hastalıkları bölümünde asistan hekim olarak çalışan Dr. Ece Ceyda Güdemek, Batman Bölge Devlet Hastanesinde çalışan kalp damar cerrahisi uzmanı Dr. Engin Karakuş ve Maltepe Üniversitesi Tıp Fakültesi 4. sınıf öğrencisi stajyer doktor Yağmur Çavuşoğlu’nun bunalıma girerek intihar etmesi hekimler ve sağlık çalışanları olarak yaşadığımız insafsız çalışma koşullarının etkilerini gün yüzüne çıkardı.

Türkiye’nin Hayal Haritası ve En Büyük Hayalimiz

09.11.2017, Pendik’ten bir işçi

hayal-haritasi.jpg

Türkiye’de ilk kez 2016 yılında, Intel ve Future Bright adlı teknoloji ve araştırma şirketleri “Hayal Haritası” ve “Girişimcilik DNA’sı” araştırması yaptı. 10 kentte 8-55 yaş arası 2 bin kişi ile görüşülen araştırmada çocukların yarısının hayal kuramadığına dikkat çekildi. Yetişkinlerin ise sadece %14’ü hayal kuruyor. OECD’nin yaptığı araştırmaların sonuçları; bizlere Intel ve Future Bright’ın sonuçlarının nedenini, temel olarak hangi hususların eksik olduğunu gösteriyor.

Gelecek Neydi?

09.11.2017, Zeytinburnu’ndan bir sağlık işçisi

gelecek-nasil-olacak.jpg

Gelecek, nasıl olacak? Nedendir bilinmez ama (!) bir fikrin sürekli gözümüze sokulmaya çalışıldığı açık. O da şudur, “hiçbir sorun sistemden kaynaklı değil, ya doğa ya teknoloji ya da insanlar suçlu”. “Yaşamak için ne gerekiyorsa yap” temalı filmler ve “her zaman haline şükret” konulu diziler dönüp duruyor. Katlanmayı ve çalışıp zengin olma hayalini alttan altta empoze eden bu entrika yüklü diziler reyting rekorları kırıyor. Taciz, tecavüz, karısının üzerine kuma getirmek gibi sorunlar da bu diziler aracılığıyla çaktırmadan meşrulaştırılıp, şirinleştirilip sunuluyor.

İrlanda Demiryolu İşçileri Mücadele Ediyor

ireland-railway-workers.jpg

(08.11.2017) İrlanda’nın başkenti Dublin’de çalışan demiryolu işçileri 24 saatlik grevler gerçekleştiriyor. Maaşlarına diğer toplu taşıma işçilerininki gibi %3,75 zam isteyen işçiler, 1 Kasım Çarşamba günü ilk grevlerini, 7 Kasım Salı günü ise ikinci 24 saatlik grevlerini gerçekleştirdiler. Demiryolu şirketlerinin yolcu kapasitesinin ve kârlarının her yıl artmasına rağmen işçiler 2008’den beri zam almıyorlar.

Bursa’da Patlama: 5 İşçi İş Cinayetinde Katledildi

bursa-fabrika2.jpg

(08.11.2017) İş kazaları ve iş cinayetleri dur durak bilmiyor, işçi ölümlerine her geçen yenisi ekleniyor. Bursa’nın Gürsu ilçesindeki bir boya imalathanesinde meydana gelen patlama ve göçük sonucu 5 işçi hayatını kaybetti, 9 işçi de yaralandı. Yaralı işçilerin bazılarının durumu ağır. Buhar dairesinde oluşan göçükte enkaz altında kalan işçilere, ancak kurtarma ekiplerinin çalışmasıyla ulaşılabildi.

Tüm İnsanlar Kardeş midir?

08.11.2017, Eskişehir’den bir öğrenci

isci-patron-farki.jpg

Hepimiz bir zaman için merak etmiş ve sormuşuzdur kendimize: “Tüm insanlar kardeş midir?” Henüz mücadeleye katılmadan önce, ben de birçoğumuz gibi bu soruya “Evet” yanıtını vermiştim. “Hangi ırktan, hangi dinden, hangi topraklardan olursa olsun hepimiz insanız ve hepimizin acıları, sevinçleri aynı” diyordum. Zamanla bunun böyle olmadığına şahit oldum.

“Onlar Suriyeli, Türk Değil!”

08.11.2017, Beylikdüzü’nden bir sağlık işçisi

suriyeli-isci.jpg

Geçen gün metrobüste yaşadığım bir olayı sizlerle paylaşmak istiyorum. Çalışma arkadaşımla işten çıktık ve her zamanki gibi evlerimize gitmek için metrobüse doğru yürüdük. İlk duraklardan bindiğimiz için oturma şansımız oluyor. Karşımıza yaşlı amcanın biri geldi ve biz de amcaya yer verdik. Bir iki durak sonra dışarıdan taraftar sesleri geldi. Amca da bunun üzerine söylenmeye başladı.

Maden İşçilerinin Eylemi Sona Erdi

maden-iscileri-06112017.jpg

(07.11.2017) Maden ocaklarının özelleştirilmesini içeren torba yasadaki 58. maddenin tasarıdan çıkartılması talebiyle Zonguldak ve Bartın’daki maden ocaklarından çıkmayarak eylem başlatan işçiler, söz konusu maddenin yeniden düzenleneceği sözü verilmesi üzerine, 21 saat sonra eylemlerine son verdiler.

İlk 10 Ayda 1683 İşçi Hayatını Kaybetti

isig-rapor-ekim2017m.jpg

(07.11.2017) İş cinayetleri artarak devam ediyor. İzmir’de Tüpraş’ta, Şırnak’ta kömür ocağında meydana gelen toplu iş cinayetleriyle birlikte Ekim ayında en az 182 işçi ve emekçi hayatını kaybetti. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Ekim Ayına ait iş cinayetleri raporuna göre, 2017 yılının ilk 10 ayında hayatını kaybeden işçilerin sayısı 1683’e ulaştı.

Toplu Sözleşme Sürecinin Öğrettikleri…

07.11.2017, Kartal’dan bir işçi

metal-iscileri-tis.jpg

Bir metal fabrikasında çalışmaktayım. Çalıştığım fabrikada toplu sözleşme sürecindeyiz. Geldiğimiz noktada patron taleplerimizi kabul etmeyip düşük bir teklif sundu. Tüm yasal süreçleri tükettik. Artık son sözümüz olan grev sürecine girdik. Patron bizlerin kararlı olduğunu görünce elindeki tüm olanakları greve çıkmamamız için kullanıyor. Patron temsilcileri, bizlerle toplu halde görüşüp toplantılar yapıyor.

“Alacağınız Ürünü Ben Yaptım Ama Paramı Alamadım!”

07.11.2017, Tuzla’dan bir işçi

alacaginiz-urunu-ben-yaptim.jpg

Dünyanın önde gelen giyim markası Zara’ya üretim yapan Bravo giyim fabrikası işçileri haklarını patrona yedirmemek için mücadele ediyorlar. 3 aydır maaşlarını alamayan işçiler, patronun fabrikayı bir gecede boşaltıp kaçmasıyla kıdem ve ihbar tazminatlarını da alamadılar. Haklarına sahip çıkmak ve seslerini duyurabilmek için İstanbul’daki Zara fabrikasına gelen işçiler, buradaki elbiselere yaşadıkları sorunu anlatan bir etiket yapıştırdılar.

Maden İşçileri Ocaktan Çıkmıyor

madenciler-162_88445_4.jpg

(06.11.2017) Maden işçileri hükümetin maden ocaklarının özelleştirilmesinin yolunu açan torba yasasına eylemlerle tepki gösteriyor. Zonguldak’ta ve Bartın’da TTK’da çalışan madenciler, Gelik, Karadon, Amasra ve Kandilli ocaklarında gece vardiyasının ardından yer üstüne çıkmadı. Sabah vardiyasına gelen işçiler de, arkadaşlarının çıkmaması üzerine ocak önünde beklemeye başladı.

Şişecam İşçileri Direnişe Geçti

tuzla-sisecam-iscileri.jpeg

(06.11.2017) İstanbul Tuzla’da bulunan Şişecam’ın taşeron firması Kluh Destek işçileri, Türk-İş’e bağlı Çimse-İş’in kendilerine sormadan 3 yıllık toplu iş sözleşmesi imzalamasının ardından çeşitli eylemler gerçekleştirmiş ve son olarak üretimi durdurmuşlardı. İşçiler, 4 Ekim sabahı 07.00-15.00 vardiyasında fabrikaya giriş yapmak için kart okuttukları sırada 30 işçinin işten çıkarıldığını öğrendiler.

İşçi ya da Amele: Sınıfın Bil Safa Gel!

05.11.2017, Sancaktepe’den bir işçi

igdas-iscileri-eylem.jpg

Dayanışma TV’de Şişecam işçilerinin direnişine ilişkin bir haber videosu izledim. Ders alınması gereken o kadar çok şey buldum ki. Mesela işçi abilerimizden birinin söylediği şey çok çarpıcıydı. Bir baba 1991 yılında işten atılıyor, o zaman oğlu 3 yaşında. Yıllar geçiyor ve 3 yaşındaki evlat büyüyor. Sene 2017. Babanın evladı bu defa aynı işyerinde yine aynı sebeple işten atılıyor ve oğlunun çocuğu 5 yaşında.

Hak Verilmez Alınır!

05.11.2017, Sefaköy’den bir grup işçi

demiryolu-devirmi-film.jpg

Geçtiğimiz haftalarda, çeşitli sektörlerde çalışan işçiler ve öğrenciler olarak “Demiryolu Devrimi” filmini izledik. Film Amerika’da 1925-1937 yılları arasında Pulman Demiryolu Şirketinin demiryolu taşımacılığında çalışan siyahî işçilerin örgütlenmesini ve kimliklerini kabul ettirme mücadelesini konu alıyor. Filme göre uzun zamandır Pulman Demiryolu şirketinde çalışan siyahî işçiler kötü koşullarda ve düşük ücretlerde çalıştırılmaktadırlar.

İflas Eden Polimer Çuval’da İşçiler Haklarını İstiyor

polimer-cuval-iscileri.jpg

(04.11.2017) İstanbul Sefaköy’de üretim yapan ve Teksif Sendikasının örgütlü olduğu Polimer Çuval’da patron, iflas gerekçesiyle üretimi durdurdu. Çıkışları ve alacakları verilmeden ortada bırakılan yaklaşık 550 işçi fabrikada bekliyor. Polimer işçileri yaklaşık 2 aydır ücretlerini alamıyor. İşçiler yoğun bir tempoda aralıksız çalışırken, 2 hafta önce hiçbir açıklama yapılmadan üretim durduruldu.

Tuzla Şişecam İşçileri 3 Yıllık Sözleşmeyi Protesto Ediyor

sisecam-tuzla-03112017-1.jpeg

(03.11.2017) Şişecam’ın İstanbul Tuzla’daki fabrikasında faaliyet gösteren taşeron Kluh Destek’te, yetkili sendika Çimse-İş’in toplu sözleşme görüşmelerinde belirlenen zam oranının altında 3 yıllık sözleşmeye imza atmasına tepki gösteren işçiler, tepkilerini eylemlerle göstermeye devam ediyor. Bugün üretimi durduran işçiler, taleplerinin karşılanmasını istiyorlar.

Emek Örgütleri: “OHAL Değil Demokrasi İstiyoruz!”

ohal-degil-demokrasi-istiyoruz-03112017.jpg

(03.11.2017) DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından başlatılan “OHAL değil, Demokrasi İstiyoruz” kampanyası, 3 Kasımda Ankara’daki Çağdaş Sanatlar Merkezi’nde düzenlenen basın toplantısıyla duyuruldu. Basın açıklamasını 4 örgüt adına DİSK Genel Başkanı Kani Beko gerçekleştirdi. Beko, 15 Temmuz darbe girişiminin ardından ilan edilen OHAL’le beraber AKP’nin fiili darbeyle bir rejim değişikliğine giden yolu açtığına dikkat çekti.

İsrafın Yükü İşçiye, İtibarı İktidara!

makam-araci.jpg

(03.11.2017) Eski Başbakan Yardımcısı Bülent Arınç 15 Nisan 2015 tarihinde yaptığı bir açıklamada şöyle demişti: “İsrafın önünü alsak sizden vergi almamıza gerek kalmaz. 13 yıllık iktidarımızın her tarafı altın yazılarla, başarıyla doludur. Ama israf konusunda karnemiz kırıktır. Haberiniz olsun.” Elbette Arınç, giderayak kendini temize çekmek istiyordu. Ama söylediği gibi AKP hükümetinin iktidara geldiği günden beri israfı oldukça fazla. Deyim yerindeyse israf adeta hükümetle özdeşleşmiş durumda.

UİD-DER Kadın Komitesi Kod-A Direnişçilerini Ziyaret Etti

kod-a-IMG-20171102-WA0004.jpg

(03.11.2017) Sosyal-İş Sendikasında örgütlenen ve işten atılan Kod-A işçilerinin direnişleri devam ediyor. UİD-DER Kadın Komitesi Güneşli’deki Türk Telekom binasının önünde bir aydır direnişte olan işçileri ziyaret etti. Direniş sürecini anlatan Kod-A bilişim işçileri; düşük maaşla, kölece çalışma koşullarına karşı işyerinde sendikalaşmaya başladıklarını, sendikalı işçi sayısı artınca patronun baskılarının da arttığını dile getirdiler.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this