UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Patroniçeler Ne İstiyor?

LilianeB-1024x768.jpg

(28.04.2017) Her sene dünyadaki toplam servetin dünya nüfusuna nasıl dağıldığı, nasıl bölüşüldüğü üzerine listeler yayınlanıyor. Bu listelere göre 1810 kişinin toplam serveti dünya nüfusunun %70’inin zenginliğine eşit. Yani terazinin bir kefesindeki 1810 kişinin zenginliği, diğer kefesindeki 5 milyar 250 milyon insanınkine eşit. Üstelik son açıklanan listeye göre süper zenginlerin sayısı 2043’e yükselmiş.

DERİTEKS Sendikası 1 Mayıs’a Çağırdı

deriteks-1mayis-2017-cagri.jpg

(28.04.2017) Türk-İş’e bağlı DERİTEKS Sendikası, Tuzla Deri Organize Sanayi’de gerçekleştirdiği eylemle, işçileri 1 Mayıs’a çağırdı. Sendikanın örgütlü olduğu fabrikalardan yüzlerce işçi eyleme katılarak taleplerini sloganlarla dile getirdi. Uyguner Deri önünde toplanan işçiler, “1 Mayıs’ta, 1 Mayıs Alanlarındayız”, “Kıdeme Uzanan Eller Kırılsın”, “Kıdem Hakkımız Gasp Edilemez” sloganlarını haykırdı.

Savaş, Sömürü, Baskıya Karşı 1 Mayısa!

28.04.2017, Ankara’dan bir grup işçi

1mayis-gbz_2013-05-01_015.JPG

İşçilerin Uluslararası Birlik Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs’ı gittikçe ağırlaşan olağanüstü koşullarda karşılıyoruz. Bütün dünyada patronlar sınıfı ve onların hizmetindeki hükümetler işçilerin haklarına saldırmaya devam ediyor. Biz Türkiye’deki işçiler, emekçiler de dünyanın bu gidişatından payımıza düşeni alıyoruz.

1 Mayıs Bizimdir!

28.04.2017, Ankara’dan bir işsiz işçi

1mayis1976.jpg

1 Mayıs nedir? Neden işçi ve emekçiler için 1 Mayıs çok önemlidir? 1886’da mücadele bayrağını yükselten Amerikalı sınıf kardeşlerimiz şöyle haykırıyorlardı: 8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse! Bu taleple mücadeleye atılan ve kazanan Amerikan işçi sınıfı 1 Mayıs coşkusunu dünyadaki bütün işçi ve emekçi kardeşlerimize aşılamıştır.

Mücadele Etmek İçin 1 Mayıs’a Sahip Çıkalım

28.04.2017, Kartal’dan bir kadın işçi

hayir-kortej

Bu yıl 1 Mayıs referandumun gölgesinde kaldı. Aylardır referandumla yatıp kalkıyoruz! Referandumda “evet” diyelim diye yapmadıklarını bırakmadılar. Bugüne kadar hiçbir oylamada bu düzeyde baskıya maruz kalmadık! Sabah akşam her kanalda, her yayında, her sokakta “evet” verilsin diye bangır bangır bağırıldı. Her sokakta, her caddede koca koca afişlerle, pankartlarla “evet”lere şartlanmamız istendi. “Hayır”cılar “terörist” ilan edildi, vatan haini ilan edildi, sokaklarda linç edilmek istendi, hapislere atıldı...

1 Mayıs Ateşi

28.04.2017, Ankara’dan genç bir işsiz

uidkortej1mayis.jpg

Gece ile gündüz birbirine karışmış/Çocuklar makine başında/Bitkinler, eriyip gidiyorlar.../ İşçiler aç, İşçiler sefil,/Barakalarından yağmur damlıyor,/ Pencerelerden rüzgâr doluyor içeriye./ Fabrikanın bacalarından yoksulluk tütüyor.

8 Saat İş, 8 Saat Uyku, 8 Saat Canımız Ne İsterse!

28.04.2017, Avcılar’dan genç bir işçi

1mayis-times.jpg

1886’nın 1 Mayıs güneşi, Amerika işçi sınıfının üzerinde bir başka parlıyordu. Amerika’nın sokaklarını inleten ve dünyanın geri kalanında duyulan, insanlığın ortak dilinde bir şarkı söyleniyordu: “8 saat çalışma, 8 saat dinlenme, 8 saat canımız ne isterse!” Ve o günden sonra güneş, çekilmez çalışma koşulları altında güneş ışığını hissedemeden yaşayan dünya işçi sınıfı için aynı anda doğacak, aynı parlaklıkla yürekleri ısıtacaktı.

40. Yılında 1 Mayıs 1977: Unutmadık, Unutmayacağız!

mayis1977_man.img_assist_custom-610x305.jpg

(27.04.2017) 1 Mayıs 1977… Bir Pazar günüydü. İşçiler sabah erkenden uyanmış, dillerinde türküler, içlerinde tatlı bir heyecanla hazırlanıp yollara düşmüşlerdi. Yüz binlerce işçi coşkulu ve kararlı adımlarla 1 Mayıs’ın kutlanacağı Taksim Meydanı’na doğru ilerliyordu. İki ayrı koldan akın akın işçi giriyordu Taksim Meydanına. Alan dolup taşmıştı. Oyuncular, yazarlar, şairler de oradaydılar.

ABB Elektrik’te İşçi Kıyımı

ABB_kartal_20161124_IMG_0032m.JPG

(27.04.2017) Ekonominin kötü gidişatı nedeniyle birçok fabrikada üretimin durgunlaştığı, işçilerin ücretsiz izne çıkartıldığı biliniyor. Bu durumdaki fabrikalarda referandumdan sonra işten çıkarmaların gündeme geleceği ifade ediliyordu. Bu fabrikalardan biri olan İstanbul Kartal’daki ABB fabrikasında 40 işçi işten çıkarıldı.

Hükümetin Yeni Hedefi: Kıdem Tazminatını Yok Etmek

bursa-metal-firtinasi-2015.jpg

(26.04.2017) AKP hükümeti referandumdan önce, kıdem tazminatının fona devrinin 16 Nisandan sonra gündeme alınacağını açıklamıştı. İşçilerin iş güvencesini yok edecek bu uygulama için referandum sonrası beklendi. Çünkü iktidar işçilerden oy almak istiyordu. Şaibeli referandumdan hemen sonra AKP hükümeti kolları sıvadı ve ilk iş olarak kıdem tazminatını yok etme planını işletmeye başladı.

İşten Atmalara Karşı 1 Mayıs’ımıza Sahip Çıkalım!

26.04.2017, Pendik’ten bir işçi

birleşen işçiler yenilmezler

AKP hükümeti referandum sürecinde işçi ve emekçilerin gözünü boyamak için çeşitli kampanyalar öne sürmüştü. “Milli İstihdam Seferberliği” adı altında şaşaalı reklamlarla işçi ve emekçilere “müjde” verildi. AKP’nin derdi referandum sürecinde işsizlik oranlarını “düşürerek” işçi ve emekçileri tek adam rejimine ikna etmekti. Bakanların çeşitli açıklamalarından da biliyorduk ki, işçi sınıfının uzun yıllardır mücadele ile elde ettiği kazanımlara saldırmak için referandum sürecinin “başarıyla” atlatılması bekleniyordu.

1 Mayıs’a ve 8 Saatlik İşgününe Sahip Çıkmalıyız

26.04.2017, Tuzla’dan bir kadın işçi

soma-mitingi_20140525_110509_01.jpg

Bu düzende patronlar sınıfı daha çok zenginleşirken işçi sınıfı giderek yoksullaşıyor. İki sınıf arasındaki uçurum günden güne büyüyor. İşçi sınıfının geçmişte birçok bedel ödeyerek elde ettiği hakları dünyanın her yerinde elinden alınmaya devam ediyor. İş saatleri uzuyor, çalışma koşulları zorlaşıyor. Fabrikada işçiler günden güne gelişen teknolojilerle hızlanan makinelerle yarışır hale getiriliyor.

Sermaye Hükümetleri Sorunlarımızı Çözemez!

25.04.2017, Sarıgazi’den bir işçi

cocuk-isciler-tekstil.jpg

Taşeronlaştırma, işsizlik, iş cinayetleri, çocuk işçilik, kadın cinayetleri, gelir eşitsizliği… Oranlar, sayılar işçilerin yaşadıkları sorunların yakıcılığını ortaya koyuyor. Yaşadığımız yakıcı sorunları anlatmakla, yakınmakla çözemeyiz. Kimimiz bu sorunların farkındayız belki ama farkında olmak yetmez. Farkında olalım ya da olmayalım, sorunlarımızı çözmek için adım atmalıyız. Bu da örgütlü bir şekilde mücadele etmektir.

Sendikal Haklarımız için 1 Mayıs’a Sahip Çıkıyoruz!

25.04.2017, Tuzla’dan bir grup kadın işçi

kortej-sendikalar-iscilerindir.png

İşyerimizde geçtiğimiz günlerde toplu iş sözleşmesi imzalandı. Dört ay gecikmeli olarak imzalanan bu TİS görüşmeleri sırasında sendika şube yöneticilerini bir kenara bırakalım işyeri temsilcilerimiz tarafından bile ne fikrimiz alındı, ne de doğru düzgün bir bilgilendirme yapıldı. Sessiz sedasız imzalanan TİS sonucunda geriye dönük dört aylık haklarımızın ise taksitlere bölünerek ödeneceği söylendi. Zaten üç kuruşluk zam ve diğer sosyal hakların parça parça ödenmesiyle alacaklarımız böylece kuşa çevrilmiş olacak.

Durmak Yok Zamlara Devam!

24.04.2017, Kartal’dan bir işçi

hastanede-sira-bekleyenler.jpg

Hükümetin referandum öncesinde oy oranını olumsuz etkilememesi için ertelediği kimi yasal düzenlemeler ve zamlar bir bir hayata geçirilmeye başlandı. Zam derken yanlış anlaşılmasın, ücretlere değil, temel ihtiyaçlara zam yapılıyor. Son olarak SGK hasta muayene ücretlerine %20 ilâ %60 oranında zam yapıldı. Devlet hastanelerine gidenlerin cebinden artık 5 lira yerine 6 lira çıkacak, özel hastaneye gidenlerin cebindense 12 lira yerine 15 lira çıkacak

O Mermeri Yapanlar İşçiler, İçinde Yaşayanlar Kimler?

24.04.2017, İstanbul’dan bir lise öğrencisi

mermer-ak-saray.jpg

Ben bir lise öğrencisiyim. Komşumuz olan abiyle sohbet ederken okulda tarih hocamızla aramızda geçen konudan bahsetmiştim. Abi de, İşçi Danışması’nın web sitesindeki “Anneannemin Hikâyesi” başlıklı mektubu okuyarak benim de bu konuyu yazmamı önerdi. Ben de sizlerle tarih hocamla aramda gecen tartışmayı paylaşmak istiyorum. Konu ülkedeki adaletti…

Büyük Elleri Birleştirelim!

24.04.2017, Sefaköy’den bir işçi

yasasin-1-mayis.png

Geçen gün çalıştığım hastanede temizlikçi bir ağabeyle sohbet ediyorduk. Çalışma saatlerimizin uzun olmasından, yemek molalarımızın yetersiz olmasından dert yanıyorduk. Bazen o kadar yoğun çalışıyorduk ki gün içerisinde yarım saat yemek molası dışında oturma şansımız olmuyordu. Koskoca hastanede 5-6 temizlik işçisi çalıştırılıyordu.

UİD-DER’de 1 Mayıs Coşkusu

1-mayis-etkinlik_20170423_IMG_8562.JPG

(24.04.2017) İşçi Sınıfının Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs yaklaşırken, UİD-DER’in tüm temsilciliklerinde ve işçi bölgelerinde coşkulu 1 Mayıs etkinlikleri gerçekleştirildi. “Yaşasın İşçilerin Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs” başlığıyla düzenlenen etkinliklere her sektörden kadın ve erkek işçiler, emekçiler, meslek liseli ve üniversiteli öğrenciler katıldılar.

Şiirlerle, Marşlarla 1 Mayıs!

1_mayis1977.jpg

(23.04.2017) İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günüdür 1 Mayıs. Her yıl 1 Mayıs’ta işçiler yeni umutlarla, coşkuyla koşarlar alanlara. 1 Mayıs meydanları işçilerin halaylarıyla, şarkılarıyla, marşlarıyla, sloganlarıyla gürül gürül yankılanmaya başlar. Sömürüsüz bir dünya, barış, kardeşlik, özgürlük, demokrasi isteyenler bir araya gelirler. 1 Mayıs’ın taşıdığı umut ve anlam, işçiler kadar şairlere de ilham vermiştir. Nice güzel şiir yazılmıştır 1 Mayıs hakkında.

Biz İşçi Sınıfıyız, Biz Milyonlarız

23.04.2017, Gebze’den petrokimya işçisi bir kadın

1mayis-gbz_2013-05-01_013.JPG

Kapitalizm her geçen gün biraz daha çürüyor. Bu çürüme gerçekleşirken işçi ve emekçi kitleleri de derinden etkiliyor. Toplum alabildiğine yozlaştırılıyor. Ve böylesi köhnemiş bir düzende insanlığını yitirmeden kalabilmek için sıkı bir mücadele yürütmek gerekiyor. İnsani değerlerin içi boşatılıyor, insanın toplumsal bilinci köreltilmeye çalışılıyor.

Kriz ve Kaosun İşyerimize Yansımaları

23.04.2017, Tuzla’dan bir grup metal işçisi

uidder-kortej.JPG

Bir referandum döneminden geçtik. Her fabrikada olduğu gibi çalıştığımız fabrikada da bu süreçte referandumu çok sık tartıştık, konuştuk. Bu süreçte referandumdan istedikleri çıkmazsa ekonomik kriz ve istikrarsızlığın olacağını söyleyen egemenler, bizleri kriz ve kaos sopasıyla korkuttular.

“Hayır” İşçilerin Kararıyla Hayırlı Oldu!

23.04.2017, Avcılar’dan bir kadın işçi

zonguldakta-ysk-protestosu.jpg

Aylardan beri işçilerin gündeminde olan referandum 16 Nisan’da yapıldı. AKP hükümetinin baskılarına ve zorbalığına rağmen büyük şehirlerde hayır çıktı. İşçilerin yaşadığı şehirlerde HAYIR’ın çıkması hükümete bir mesaj verdi. Toplum aslında “tek adam rejimini istemiyoruz” dedi. İşsizliğin artması ve hayat pahalılığının tavan yapması, yürütülen haksız savaşlar işçilerin hayır demesine neden oldu.

Mücadelemizin Sembolü 1 Mayıs’a Sahip Çıkalım!

23.04.2017, Sarıgazi’den bir grup kadın işçi

uidder-1-mayis-2014_20140501_004.jpg

İşçilerin uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs’a sayılı günler kaldı. Egemenler, kapitalist kriz nedeniyle yaşam koşulları giderek ağırlaşan işçileri zapturapt altında tutmak istiyorlar. Çıkardıkları yasalarla işçilerin bir araya gelmesini ve hak aramasını engellemeye çalışıyorlar. Özellikle 15 Temmuz’dan sonra biz işçiler her geçen gün dozu artan baskılar, OHAL koşulları, engellenen grevler nedeniyle zorluklar yaşıyoruz.

İşçi-emekçi kentleri tek adam rejimine hayır dedi!

İşçilerin Birliğini ve Dayanışmasını Büyütelim!

109-kapak.jpg

(23.04.2017) Halka pozitif şeyler sunamayan AKP, toplumu korkutarak iktidarını sürdürmeye çalışıyor. Sermayenin hizmetinde olan bir partiden işçilere, emekçilere bir fayda gelmemiştir ve gelmeyecektir. Bizler alternatifsiz değiliz. Bizler tüm zenginliği üreten bir sınıfız, işçi sınıfıyız. Tüm üretim gücünü elimizde tutuyoruz. Biz çalışmadığımız ve üretmediğimiz koşullarda patronlar ve iktidar sahipleri yalnızca bir hiçtirler. Bunu bilerek bir araya gelmeli, örgütlenmeli, geçmişteki mücadele deneyimlerini öğrenmeli ve işçi dayanışmasını büyütmeliyiz.

Patronlardan İşçilere Öğütler

22.04.2017, Gebze’den bir işçi

tesvik-3.jpg

İnternette bir haber sitesinde dolaşırken karşıma bir video çıktı. Bu bir TV programı. Bu programın özelliği ise programa patronların konuk ediliyor olması. Muhabirler bir gün boyunca patronlara çalışma hayatında eşlik ediyorlar. Bu sırada tabi sohbetler de eksik olmuyor. Kiğılı ve Zorlu patronları programın konukları arasında yer alıyor.

Dallarında Özgürlüğü Gizleyen Ağaç

22.04.2017, Pendik’ten bir kadın işçi

ozgurluk-agaci.jpg

İnternette dolaşan bir öykü var; baskıcı, yasakçı, otoriter rejimlerin karakterini çok çarpıcı şekilde özetliyor: Orta Amerika ülkelerinden birinde bir darbe olur. Bütün bilim adamları, şairler, akademisyenler, avukatlar, gazeteciler hapse atılır. Görüş hakları yoktur! İki hafta, üç hafta, altı ay, bir yıl!...

UİD-DER'den açıklama:

1 Mayıs’a Sahip Çıkalım, Örgütlü Mücadeleyi Güçlendirelim!

1mayis2017.jpg

(21.04.2017) 161 yıllık bir tarihe sahip olan 1 Mayıs, emeğin ve alın terinin günüdür. Sömürüye, işsizliğe, yoksulluğa, ezilmeye ve emperyalist talan savaşına işçilerin “hayır” dediği günün adıdır 1 Mayıs! 1 Mayıs uzun iş saatlerine, düşük ücretlere ve ağır çalışma koşullarına karşı duran dünya işçilerinin tarihsel mücadelesinin sembolüdür.

1 Mayıs’ımıza Sahip Çıkıyoruz!

Gebze’den bir kadın işçi

mayis2012_6.JPG

(21.04.2017) İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü 1 Mayıs yaklaşıyor. 1 Mayıs, tüm dünyada işçi sınıfı olarak aynı duygu ve heyecanla meydanlara aktığımız, sömürüye ve zulme karşı çıktığımız bir gündür. Rengimiz, dilimiz, dinimiz farklı da olsa coşkuyla, umutla ve inançla taleplerimizi haykırdığımız bir gündür.

Havva Ana Bizlerden Biriydi

havva-ana-is-cinayeti.jpg

(20.04.2017) Torunlarına bisküvi alırken çekilmiş fotoğrafı belki de son görüntüsüydü. Havva ana inşaat işçisiydi. Kızıyla birlikte inşaatta çalışıyordu. 61 yaşında. İş cinayetinde yaşamını kaybetti! İnşaatın üçüncü katından merdiven boşluğuna düştü. Şeker hastasıydı Havva ana. Fotoğrafta torununun yüzüne şefkatle bakan bu kadın 61 yaşında, ömrünün mutlulukla geçirmesi gereken son demlerinde, inşaatta çalışan ve ölen Havva Ana.

Dünyada İşçi Mücadeleleri

Peru.Miners-Strike.STU-SPCC-5.4.17.jpg

(19.04.2017) İngiltere’de BMW, Mini ve Rolls-Royce işçileri, emeklilikle ilgili saldırılara karşı 4 fabrikada 24 saatlik grev düzenleyecek. Mini ve Rolls-Royce markalarının sahibi BMW, Mayıs sonu itibariyle emeklilik ödeneğini kesmeyi planlıyor. İşçilerin üyesi olduğu Birlik sendikası, bu durumun bazı işçilerin emeklilik maaşında 160 bin pounda kadar kesintiye neden olabileceğini açıklıyor.

Şaibeli Referanduma Tepkiler Büyüyor

tek-adam-rejimine-hayir-protesto.jpg

(19.04.2017) 16 Nisan referandumuna şaibe karıştırılmasına ve iktidar lehine oyların değiştirilmesine tepkiler giderek büyüyor. İstanbul, Ankara, İzmir, Antalya başta olmak üzere pek çok kentte işçi-emekçi kitleler, akşamları sokaklara çıkarak referandumun meşru olmadığını haykırıyorlar. Hükümet kanadı ise, haklı tepkiler büyüyüp tüm toplumu kuşatmasın diye tehditler savuruyor, eylemleri zorla bastırmaya çalışıyor.

Bakanın Gözü Emekli Ücretlerinde!

emekli-maasi-kuyrugu-768x576.jpg

(19.04.2017) Bakan Mehmet Müezzinoğlu yaptığı açıklamayla emeklilerin devlete yük olduğu, emekli ücretlerinin ekonomiyi kötü etkilediği, bütçeyi zorladığı algısı oluşturmak istiyor. Gerçekleri çarpıtıyor. Milyonlarca işçiden her ay SGK primlerini peşin peşin alan devlet, sıra emekli maaşı olarak bu parayı geri vermeye geldiğinde cimrileşiyor, yoksulluk ve krizden bahsediyor. İşçiler isteyince yük, sermaye isteyince yatırım oluyor!

İranlı İşçilerden Türkiye İşçi Sınıfıyla Dayanışma Mesajı

İranlı İşçi Hareketiyle Dayanışma Komiteleri - Yurtdışı

iranian-workers-mayday15.JPG

(18.04.2017) “İranlı İşçi Hareketiyle Dayanışma Komiteleri – Yurtdışı”, yayınladığı ve UİD-DER’e de gönderdiği dayanışma açıklamasında, Türkiye’nin içinden geçtiği sürece dikkat çekiyor. AKP’nin “demokrasi” ve “reform” vaadiyle iktidara geldiği dönemden bu yana geçirdiği değişimi özetleyen sınıf kardeşlerimiz, uzun süredir baskı ve zulmün gündelik bir hal aldığını vurguluyorlar.

İşçi-Emekçi Kentleri Tek Adam Rejimine Hayır Dedi!

16nisan-banner.png

(17.04.2017) 16 Nisanda yapılan referandumda işçi sınıfının ve emekçi kitlelerin yoğun olarak yaşadığı büyük kentler tek adam rejimine HAYIR dedi. Metal işçilerinin mücadelesine ev sahipliği yapan Bursa’da ve bir işçi yatağı olan Kocaeli’de ise hayır oyları yüzde 50’ye yakın. 16 Nisan referandumunun en önemli sonucu; sanayi ve ticaretin kalbi konumunda olan, işçi sınıfının ve emekçi kitlelerin toplandığı kentlerin tek adam rejimine HAYIR demesidir.

İşsizlik Oranı Yüzde 13’e Yükseldi

is-basvurusu.jpg

(17.04.2017) Türkiye İstatistik Kurumu’nun Ocak ayına ait işgücü istatistikleri işsizlik oranının son 7 yılın en yüksek düzeyine ulaştığını gösteriyor. İşsizlik, geçen yılın aynı dönemine göre 1,9 puan artarak yüzde 13 seviyesine ulaştı. Türkiye genelinde 15 ve daha yukarı yaştakileri kapsayan araştırma sonuçlarına göre, işsiz sayısı 695 bin kişi artarak 3 milyon 985 bine yükseldi.

Özbekistan’da Pamuk Hasadında Mükellefiyet

15.04.2017, Pendik’ten bir işçi

ozbekistan-pamuk-1.jpg

Özbekistan, 2011 verilerine göre dünya pamuk üretiminde beşinci, pamuk ihracatında ise altıncı sırada yer alıyor. Yani dünyanın en büyük pamuk ihracatçılarından biri. Özbekistan hükümeti, pamuk hasadı mevsimi geldiğinde bir milyondan fazla vatandaşını devletin işlettiği endüstride pamuk toplamaya zorluyor. Hükümet pamuk toplama işi için okul çağındaki çocukları kitlesel ölçekte seferber ediyor.

Sendikalardan ve Kadınlardan HAYIR eylemleri

hayirli-metrobus-9.jpg

(14.04.2017) Başkanlık anayasası adı altında topluma dayatılan tek adam rejimine tepkiler büyüyor. Referanduma iki gün kala toplumun çeşitli kesimlerinin yükselttiği HAYIR güçleniyor. 13 Nisanda çeşitli kadın örgütleri, meslek odaları ve sendikalar HAYIR eylemleri gerçekleştirdiler. DİSK, KESK, TMMOB ve İstanbul Tabip Odası “Hayırlı Metrobüs” sloganıyla İstanbul’daki pek çok metrobüs durağında eş zamanlı olarak bildiri ve hayır şekeri dağıttı.

GSS: Yalan Rüzgârından Yalan Kasırgasına

14.04.2017, Kartal’dan bir kadın işçi

borclandir-borcunu-dusur.jpg

Pek çok insan hatırlayacaktır; yıllar evvel televizyonlarda yayınlanan bir dizi vardı. Adı Yalan Rüzgârı idi. Bu dizideki kahramanlar birbirlerine yalanlar söylüyor, birbirlerini aldatıyordu. Diziyi izleyenler “pes artık, bu kadar da olmaz” diyor, heyecanla gelecek bölümü bekliyorlardı. Yalan Rüzgârı’nın başladığı saatlerde herkes evinde oluyor, sokaklar sessizleşiyordu. Doğrusu AKP’nin referandum afişlerini gördüğümde aklıma bu dizi geldi.

Anneannemin Hikâyesi

14.04.2017, Ankara’dan genç bir işçi

temizlikci-kadin.jpg

Size gecesini gündüzüne katarak çalışan bir kadının hikâyesini anlatacağım. İşçi Dayanışması’nın 108’inci sayısında İşçi Zengin Olabilir Mi? yazısını okudum ve ananemin hikâyesini paylaşmak istedim. Anneannem gençliğinde zengin evlerine giden bir temizlik işçisiymiş. Günlük 2-3 eve temizliğe giden anneannem bir de eve gelince 3 çocuğuna bakarmış.

7,67 Trilyonun Sahipleri: Limon Satanların Öyküsü!

dolar-milyarderi.jpg

(13.04.2017) Müjde, dünyamız artık daha zengin! Bir ekonomi dergisi olan Forbes geçtiğimiz günlerde, her yıl yayınladığı dünyadaki en zengin 100 kişinin listesini açıkladı. Listede yerini koruyanlar da var “çok çalışıp” yeni eklenen zenginler de! Forbes dergisinin açıklamalarına göre 2017 yılında dünyadaki toplam dolar milyarderi sayısı, geçen yıla göre %13 artarak 2043’e ulaştı. Bu zenginlerin toplam serveti de %18 artarak 7,67 trilyon doları buldu.

Siyahların İsyanı: Bir HAYIR’la Çok Şey Değişir

13.04.2017, Mersin’den UİD-DER’li bir öğrenci

rosa-parks.jpg

1 Aralık 1955’te bir Beyaz otobüsün kendine ayrılan bölümünde yer bulamayınca Siyahların oturduğu bölüme geldi ve orada oturan Rosa Parks’tan kendisine yer vermesini istedi. Rosa Parks bu kişiye “hayır” dedi ve ardından tutuklandı. Rosa o gün sadece bir kişiye değil bir anlayışa HAYIR dedi ve bu hayır 1 yıl sürecek protesto, eylem ve gösterilerin kıvılcımını ateşledi. Dava süreci boyunca protestoculara çeşitli saldırılar düzenlenmesi eylemcileri yıldırmadı.

Ortaokul Öğrencisine Mektup

13.04.2017, Gebze’den bir kadın işçi

susma-haykir-hayir.png

Merhaba sevgili çocuk! UİD-DER’e sıcacık duygularını içeren bir mektup göndermişsin. Böylesi karanlık günlerde mektubun içimi serinletti, beni umutlandırdı. Mektubunda referandumda oy kullanamıyor olsan dahi çevrene neden “HAYIR” demek gerektiğini anlattığını, çünkü “HAYIR”ın bir amacı olduğunu yazmışsın. İyi yapıyorsun ve evet, doğru söylüyorsun. “Hayır”ın çok haklı bir amacı var.

Bayburt’ta Öğrenci Olmak Zor

13.04.2017, Bayburt’tan bir öğrenci

bayburt.jpg

Bayburt Türkiye’nin en küçük şehridir. Karın yağmasıyla hayatın durduğu noktadadır. Bu küçük şehirde burayı kıpır kıpır eden yoksul ailelerin yoksul çocukları yani öğrenciler var. Bayburt pahalı, ihtiyaç maddelerinin fiyatlarının el yaktığı bir şehir. Ve bu pahalı şehirde öğrenciler ekonominin temel direği. Ev kiraları öğrenciysen minimum 500 lira, evde kalacak arkadaş sayısı arttıkça ev kirası da artıyor.

İşçi ve Emekçiler Hak Ettikleri Gibi Yaşayabiliyorlar Mı?

13.04.2017, Anakara’dan bir eğitim işçisi

isci_kadin_032.jpg

İşçi ve emekçiler işinden evine erken gelip ailesiyle biraz olsun zaman geçirmenin hayalini kurarlar. Ancak bu o kadar da kolay değildir. Gerek çalışma sürelerinin uzunluğu, gerekse işlerin verdiği yorgunluk işçinin belini bükerek onlara bu imkânı tanımaz. Geç saatlere kadar çalışıp yorgun argın eve dönen işçilerin karınlarını doyurup dinlenmeleri gereklidir ki sabaha tekrar erken kalkıp işlerine gidebilsinler!

Çerkezköy’de Patlama Sonrası Kimyasal Sızıntı

cerkezkoy-fabrika-patlama-3.jpg

(12.04.2017) Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde organize sanayi bölgesinde faaliyet gösteren Boytek fabrikasında, bir kazanda meydana gelen patlamanın ardından yangın çıktı. Çevreye yayılan dumanla birlikte kimyasal maddenin kokusu da yayıldı. Kimyasal sızıntı nedeniyle çevre fabrikalardaki işçiler evlerine gönderildiler. Kimyasal sızıntıdan zehirlenen 160 işçi hastaneye kaldırıldı. Boytek fabrikasında çeşitli sektörlerde kullanılmak üzere reçine üretimi yapılıyor.

Göçmen İşçilerin Trajedisi

etiyopyali-temizlik-iscisi.jpg

(12.04.2017) Açlık, yoksulluk, işsizlik ve savaş nedeniyle yaşadığı toprakları ardında bırakan ve daha iyi bir yaşam ümidiyle göç ettikleri yerlerde büyük sıkıntılar ve acılar yaşayan göçmenlerin sayısı her geçen gün artıyor. Milyonlarca göçmen işçi hiçbir iş güvencesi olmadan, en ağır işlerde düşük ücretlere çalıştırılıyor.

Nerelere Gizlediniz Billur Sesli Bülbülü?

12.04.2017, Gebze’den bir kadın metal işçisi

bulbul.jpg

Ortalık birden bire sus pus oldu / Türkülerin melodisi kesildi / Ne oldu da başımıza bela oldu bu sessizlik / Herkes birden bire kalbini yerlere mi bıraktı / Attı mı uçurumdan yüreklerini / Yok! / Yok, ben buna inanmam / Gözüm görse kalbim buna inanmaz / Olmaz ki / O zaman kalpsiz yaşanmaz

“Hayır” Burada ve Bir Yere Gitmiyor!

tek-adam-rejimine-hayir-2.png

(11.04.2017) 16 Nisanda yapılacak olan referanduma sayılı günler kaldı. İktidarın tüm çabalarına rağmen toplumun çok büyük bir kesimi tek adam rejimine “hayır” diyor. Toplumun nabzını tutmak için anketler yaptırılıyor. Sonucun evet çıkması için türlü türlü kriz yaratılıyor. İktidar sahipleri, kimi zaman aba altından sopa gösteriyor, kimi zaman açık açık tehditler savuruyorlar. Referandumdan evet çıkmazsa kaosla, iç savaşla, ekonominin bozulmasıyla tehdit ediyorlar kitleleri.

Star Rafinerisi İşçileri Direnişte

star-petkim-79638.jpg

(11.04.2017) Aliağa’da Star rafinerisinde çalışan işçiler, Petkim bünyesine geçmeye zorlanmalarını 10 Nisanda 16.00–24.00 vardiyasında yarım gün iş bırakarak protesto ettiler. Bugün de Petkim kapısında toplanan işçiler, basın açıklamasıyla tepkilerini dile getirdiler. Petrol işçilerine emekten yana dernek, siyasi parti temsilcileri ve Aliağa Emek ve Demokrasi Platformu destek verdi. Tepkilere rağmen Star işçileri Petkim’e otomatik olarak geçirildi.

“Kızımın Geleceğinden Endişeliyim, Hayır Diyeceğim”

11.04.2017, Gebze’den bir kadın metal işçisi

aladag-yurt-faciasi-hayir.jpg

İşyerindeki molalarda ülke gündemini oluşturan referandumu kadın işçilerle biz de tartıştık. Çay molasında kadın işçiler olarak referandumda evet ile hayır’ın sonuçlarının neler olacağını konuştuk. Kadın işçiler aynı zamanda birer anne ve anne adayı oldukları için çocukların ve kadınların nasıl etkileneceğinin de üzerinde durduk. Bir ablamız çok derinden iç çekerek söze başladı.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this