UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşçi Dayanışması Hayatımı Değiştirdi

23.04.2018, Esenyurt’tan bir mağaza işçisi

id_oku.jpg

Selam arkadaşlar ben hizmet sektöründe çalışan bir işçiyim. UİD-DER’in yayın organı olan İşçi Dayanışması bülteni ile tanıştığım günden sonra, hayatımın nasıl değiştiğini sizinle paylaşmak istedim. Çalışma koşullarımdan dolayı, kendimi insan gibi değil robot gibi hissediyordum. Her sabah karanlıkta tıklım tıkış otobüse bin, günde 12 saat mağazada çalış, gece yarısı eve gel. İşyerinde satışların sürekli artması için yoğun bir baskı altındaydım.

Sıradan Bir İşgününe Başlarken… “Sıradan” Bayılmalar

23.04.2018, Pendik’ten bir işçi

pendik-metro-istasyonu.jpg

Merhaba arkadaşlar. Her sabah metroyla işe giden bir işçiyim. Sizlere yolculuğum boyunca şahit olduğum olayları, etraftan aldığım izlenimleri paylaşmak istiyorum. Genellikle sabahın erken saatlerinde ilk trene, ilk duraklardan binerim. İlk duraklarda yolcu aldıktan sonra oturacak yer kalmayan trene, sonraki duraklarda binebilmek ciddi bir uğraş gerektiriyor. Tren tam olarak nerede duracak; kapı nereye denk gelecek, sarı çizginin ilerisine mi, gerisine mi, yoksa tam ortasına mı?

Sizin Tecrübelerinizle Öğreniyoruz

23.04.2018, Sefaköy’den UİD-DER’li bir üniversite öğrencisi

kc-grevi-20140730.JPG

Genç olmak… Bugün belki de birçok insanın tekrar geri dönmek istediği yaşlardayım, 20’li yaşların başında... Genç olmanın birçok iyi tarafı var. Bir kere yaşam enerjisiyle doludur gençler. Cesur, atılgan olurlar, tuttuklarını koparma potansiyeline sahiptirler. Biliyorum, şimdi hepiniz etrafınızdaki genç insanları getirdiniz gözünüzün önüne.

Havalar Isınana Kadar! Ya Sonra?

23.04.2018, Halkalı’dan bir sağlık işçisi

istanbulda-evsizler.jpg

Yapılan araştırmalara ve medyaya yansıyan haberlere göre evsizlerin sayısının son yıllarda arttığı gözlemleniyor. Avrupa ülkelerinde, Amerika’da ve dünyanın daha başka yerlerinde ekonomik koşulların ve çalışma koşullarının bozulmasına bağlı olarak bu sayının katlanarak arttığı görülüyor. Türkiye’de de sokakta yaşayan evsiz insanların sayısında ciddi bir artış var. Evsizlere yönelik ciddi resmi çalışmalar yok, ancak İstanbul’da 10 bin civarında, Türkiye genelinde ise 100 bin civarında bir sayıya yaklaştığı tahmin ediliyor. Adrese dayalı nüfus sayımı kanunu geldikten sonra da zaten nüfus sayımında görülmüyorlar.

Mal Sahibi Mülk Sahibi Hani Bunun İlk Sahibi?

capitalism_evil_business_man_mini.jpg

(22.04.2018) Patronlar sınıfı, toplumun küçük bir azınlığını oluşturmasına rağmen, üretilen toplam zenginliğin büyük çoğunluğuna el koyar ve bu şekilde geçmişin kralları, sultanları, firavunları gibi saltanat sürerler. Neden? Çünkü kapitalist dünyada üretim araçlarının sahibi patronlar sınıfıdır. Bankalar, şirketler, fabrikalar, makineler, madenler onlarındır! İnşaatlar, barajlar, petrol kuyuları, santraller, toprak ve daha nicesi de patronlar sınıfının mülküdür!

İşçiler Yalnız Olabilir mi?

22.04.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

sisecam-iscileri-1.jpg

Biz işçiler insanız ve doğamız gereği sosyal varlıklarız. Çıkarlarımız, yaşamlarımız, acılarımız ve hüzünlerimiz birbirinden farklı değildir. Paylaşmayı ve dayanışmayı yeri geldiğinde en iyi şekilde ortaya koyan aynı sınıfın, aynı ailenin parçasıyız. Öyle bir aile ki yaşamı elinde tutan, üreten, hayatı var eden koca bir aile ve yeryüzünde milyarlarcayız.

Yaşamak İçin Borçlananlar, Ölüm İçin de Borçlanır

22.04.2018, Sefaköy’den bir sağlık işçisi

mezarlik-bogaz-manzarali.jpg

İstanbul Büyükşehir Belediyesi tarafından belirlenen mezar yeri fiyatları belli oldu. İstanbul’daki bütün mezarlıklarda mezar yeri tahsisi için ücret alınıyor. Dört gruba ayrılan 564 mezarlığın fiyatları günün şartları, ekonomik göstergeler, mezar yerlerinin coğrafi ve fiziki özellikleri dikkate alınarak belirleniyor. Gömüleceğiniz yeri seçmek istiyorsanız bu haberi iyi okuyun. Sonuçta ölüm bize uğramak için her an hazırda bekliyor. İş cinayetleri, kadın cinayetleri, savaşlar…

İşçilerin Sordukları/59 - Emekli Aylığı Nasıl Hesaplanır?

emekli-maasi-kuyrugu-768x576.jpg

(21.04.2018) Çalışırken düşük maaş alan işçiler emekli olduklarında da ücret çilesi çekmeye devam ediyorlar. Yıllarca emekli olmak için prim ödeyen, emeklilik gün sayısını doldurmak için uğraşan, prim gününü doldurduktan sonra yaş engeline takılan işçiler, emekli olduktan sonra da üç kuruş maaş nedeniyle yeniden iş aramaya başlıyorlar. İşçilerin birçoğu prim gün sayısı ne kadar çok olursa o kadar yüksek emekli maaşı alacağını düşünüyor. Fakat gerçek durum bu değil, emekli maaşının miktarı sadece prim gününün çok olmasına bağlı değil.

Neden 1 Mayıs’a Sahip Çıkmalıyız?

21.04.2018, Kıraç’tan bir işçi

1-mayis-gebze_20150501_MRK35953.JPG

1 Mayıs’a neden sahip çıkmalıyız? Aslında çok nedeni var ama ben bir tanesini anlatmak istiyorum. Son zamanlarda işçiler arasında geçim derdi yüzünden sıkça intiharlar yaşanıyor ve bu olaylar basına yansıyor. Her ne kadar burjuvazinin basını konuyu çarpıtarak aktarsa da gerçek apaçık ortada, intiharlar işçilerin ciddi bir geçim sıkıntısıyla boğuştuğunu, patronların “büyüyoruz” sözlerinin ne kadar da boş ve yalan olduğunu ve esas kimin büyüdüğünü ortaya bir kez daha çıkarıyor.

Yaşam Kavgasında Ayakta Durmak İçin Haydi 1 Mayıs’a

21.04.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

1-mayis-gebze_20150501_IMG_1978.jpg

İşçi sınıfının uluslararası birlik, mücadele ve dayanışma günü olan 1 Mayıs, biz işçi ve işçi çocuklarına dünü, bugünü ve geleceği çok iyi anlatıyor. Geçmişte insanların çocuklarıyla beraber aynı fabrikalarda 14-16 saat çalıştırıldığı zamanlarda, hayatlarında çalışmaktan ve açlıktan başka hiçbir şeyleri olmayan insanların mücadelelerinin bir kazanımıdır 1 Mayıs.

Çocuklar Geleceğimizdir

21.04.2018, Sarıgazi’den emekçi kadınlar

cocuk-cizim.jpg

Bugün çocuklarımız nasıl büyüyor ve onları nasıl bir gelecek bekliyor? İşçi sınıfının bir parçası olan her anne baba eğitim sisteminden yakınmaktadır ve haklıdır da. Çocuklarımız nitelikli bir eğitim alamadıkları gibi sosyal ve kültürel aktivitelerden de uzaklar. Birlik, beraberlik, yardımlaşma, dayanışma, insan sevgisi gibi değerlerin yerine düşmanlık, rekabet, bireycilik gibi olumsuz değerleri öğreniyorlar.

TV Programları ve Gerçekliğimiz

20.04.2018, Pendik’ten bir işçi

tv-bagimliligi.jpg

Uzun bir işgününü daha geride bırakıyor, yorgun argın evlerimize geliyoruz. Bir şeyler yiyor ve nihayet kumandayı elimize alıp sevdiğimiz bir dizinin ya da herhangi bir programın keyfini çıkarmaya çalışıyoruz. Gün boyunca fabrikalarda, işçi kardeşlerimizle birlikte üretiyor, birlikte aynı masalarda yemek yiyor ve çoğu zaman aynı sorunlarla boğuşuyoruz.

Biz de 1 Mayıs’tayız, Sınıfımızın Saflarındayız!

20.04.2018, İstanbul Üniversitesinden bir öğrencisi

1_mayis_2015_20150501_IMG_2090.jpg

Bizler liselerde, üniversitelerde okuyan öğrencileriz, işçi çocuklarıyız. 1 Mayıs’a günler kaldı ve sınıfımızın bu anlamlı gününün coşkusu çoktan yüreklerimizi sarmalamış durumda! Sınıfımızın saflarını güçlendirmenin, taleplerimizi daha gür bir şekilde haykırmanın ve bu karanlık gidişata koskoca bir “DUR!” demenin bizler için ne kadar yaşamsal olduğunun farkındayız.

Biz İşçiler Birlikte Güçlüyüz

20.04.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

uidder_kortej_2015-04-20_145845.jpg

1 Mayıs işçi sınıfının uluslararası birlik ve dayanışma günüdür. İşçiler her 1 Mayıs günü kadınıyla erkeğiyle alanlara çıkar, taleplerini haykırır. Her sene burjuvazi 1 Mayıs’ın kara propagandasını yapar. Fakat her ne kadar karalamaya, yok saymaya çalışsalar da 1 Mayıs günü dünyada ve kendi yaşadığımız topraklarda işçiler meydanlarda yerlerini alıyorlar.

Örgütlü Ol, Güçlü Ol

20.04.2018, Mersin’den bir işsiz işçi

mayis_2012_is-saatleri.JPG

Merhaba kardeşler, ben üniversite mezunu bir işsizim. Geçen gün markette çalışan bir arkadaşımı aradım ve dedim ki; “Bu ara pek görüşemiyoruz, iş çıkışında müsait olursan bir çay içelim, sohbet edelim, hayli uzun zaman oldu.” Çalışma saatlerinin ve izin gününün hep ters olması nedeniyle görüşemiyorduk. Nihayet bu defa buluşmak için sözleşebilmiştik. Derken o gün akşam oldu.

UİD-DER Kadın Komitesi: Yaşamı Değiştirmeye İrademiz de Gücümüz de Var!

uidder_kadin_komitesi_MG_0099.JPG

(19.04.2018) Bitmek tükenmek bilmeyen ev işleriyle boğuşurken, işyerinde kan ter içinde çalışırken, çocuklarımızın ihtiyaçlarını karşılamak için çaba sarf ederken biz emekçi kadınlar günün 24 saatten daha uzun olmasını dileriz. Sanki işleri bitirmek, dinlenmek ve yeterince uyumak için asla yeterli değildir zaman. Her zaman yorgun, her zaman stresli hissederiz kendimizi. Ömrümüz bu şekilde gelir geçer. Oysa aslında hepimiz biliriz ki sorun günlerin kısalığı değil üzerimizdeki yükün ağırlığıdır. Çalışarak geçirdiğimiz saatlerin uzunluğudur.

DİSK’ten Çağrı; “İşsizler, Geçinemeyenler Haydi 1 Mayıs’a!”

disk-18042018-m.jpg

(19.04.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu Araştırma Dairesi’nin (DİSK-AR) işsizlik ve istihdam raporu açıklandı. 18 Nisan Çarşamba günü İstanbul İŞKUR önünde kamuoyuyla paylaşılan rapor, işsizlik ve işçilerin yaşam koşullarıyla ilgili vahim tabloyu gözler önüne serdi. Bu tabloya karşı 1 Mayıs’ta alanlarda olmak gerektiği vurgulandı.

Lise Öğrencileri ve 1 Mayıs

19.04.2018, Gebze’den bir lise öğrencisi

meslek-liseli-somurusune-son-gr.jpg

Biliyorsunuz ki eğitim sistemi sürekli değişiyor. Önceden ilköğretim öğrencileri liseye geçerken bir sınava girer ve sınav sonuçlarına göre liselere yerleştirilirlerdi. Değiştirilen eğitim sistemiyle beraber liseler bu kez de “nitelikli ve niteliksiz” olarak ayrıldı. Öğrenciler, artık isterlerse tercih listesine evine yakın 5 okul yazacak ve bunlardan birine gidecek, isterlerse “nitelikli” liseye gitmek için sınava girecek.

Sokaklar Bayram Yeri Olsun, Hadi Sen de Gel!

19.04.2018, Mersin’den bir kadın işçi

1-mayis-gebze_20150501__MG_0108.jpg

Bu günler başka bir güzel oluyor benim memleketim. Baharın ılıklığı, portakal çiçeklerinin mis kokusu, şenlendiriyor sokaklarımızı. Yol kenarlarında açan kızıl gelincikler hemen yanındaki papatyalara gülümsüyor. Bahar, sarı sıcak havalara bırakmadan yerini, uzun yeşil başaklar tarlalarda hafif meltem rüzgârlarıyla salınıp duruyor.

Bir Kadın Neden Anne Olmak İstemez?

19.04.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

calisan-kadin.jpg

İşyerinde çay molasında masada oturmuş çaylarımızı içerken bir yandan da sohbet ediyorduk. Hamile olan bir kadın arkadaş diğer kadın arkadaşa “artık sıra sende” dedi. Ve kadın arkadaş bunun üzerine “ben kesin kararımı verdim, çocuk yapmayacağım” dedi. Hepimiz şaşkın bir şekilde önce bir süre tepkisiz kaldık. Daha sonra neden diye sorduk.

Türkiye İşçi Sınıfının 1 Mayıs Geleneği!

1-mayis-1977-taksim-2.jpg

(18.04.2018) Dünya işçi sınıfı birlik, dayanışma ve mücadele günü 1 Mayıs’a hazırlanıyor. Türkiye’de ise alanlara çıkarak taleplerini haykırmak isteyen işçileri birçok zorluk bekliyor. Egemenler, işçilerin bu görkemli mücadele gününe katılımını engellemek ve işçilerin gücünü zayıflatmak için her şeyi yapıyorlar. Ancak bizler biliyoruz ki dünyada olduğu gibi Türkiye’de de son derece güçlü ve görkemli bir 1 Mayıs geleneği vardır. Bu gelenek yasaklarla, baskılarla unutturulamaz. Türkiye işçi sınıfının tarihi bu gerçeği kanıtlamaktadır.

Bize Bizi Bizim Dilimizle Anlatan Gazete

18.04.2018, Edirne’den bir kadın işçi

id_oku.jpg

Bütün gün çalışıp akşamları yorgun argın eve gidiyoruz. Kumandayı alıp “neler olmuş bugün, haberleri dinleyeyim” diyerek televizyonu açıyoruz. Bütün kanallarda bir saatlik haber programının kırk beş dakikasında siyasetçilerin gövde gösterisini ve birbirleri ile atışmalarını gösteriyorlar. Bir işyerinde grev mi var, işçiler yürüyüş mü yapmış bunlardan bahseden yok. Eğer konuya yer verilmişse de programın en kısa süren haberi o oluyor. Birkaç dakika yer verilmişse şanslıyız. Bu duruma çok şaşırıyor muyum?

Kapitalizmde İşçiye Su Bile Çok

18.04.2018, Sancaktepe’den bir büro işçisi

koli-su.png

Dünyadaki tüm zenginliği biz işçiler üretiriz, ama bu zenginliklerden faydalanmaya gelince payımıza pek az şey düşer. İnşaat işçileri yaptıkları binalarda oturamaz, otomotiv işçileri ürettikleri otomobili kullanamaz, tekstil işçileri diktikleri giysileri giyemez, yemek şirketlerinde, restaurantlarda yemek yapanlar pişirdiklerini yiyemez ve daha bunun gibi birçok örnek…

Uzun İş Saatlerine, Yoksulluğa, Sömürüye, Toplumsal Eşitsizliğe, Savaşlara Hayır!

Güzel Günler İşçi Sınıfının Mücadelesiyle Gelecek!

1-mayis-mnst.jpg

(17.04.2018) Önümüz 1 Mayıs! İşçi sınıfının uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü yaklaşıyor. 1 Mayıs sıradan bir gün değil. O bir simgedir. Kapitalist sömürüye, ezilmeye, insan yerine konmamaya karşı işçi sınıfının verdiği mücadelenin ve direnişin ifadesidir. Uzun iş saatlerine, düşük ücretlere, kötü yaşam koşullarına “yeter” diyen dünya işçilerinin mücadelesinin sembolüdür. Sömürünün, savaşların, toplumsal eşitsizliklerin olmadığı; insanlığın barış içinde, kardeşçe bir yaşam sürdüğü sınıfsız ve sınırsız bir dünya hayalidir 1 Mayıs!

Sendikalar 1 Mayıs’a Hazırlanıyor

uzuncayir_20180417_IMG_9931.JPG

(17.04.2018) İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs yaklaşırken tıpkı geçtiğimiz sene olduğu gibi bu sene de pek çok kentte sendikaların 1 Mayıs mitingleri için hazırlıkları devam ediyor. Sendikalar Türkiye’nin pek çok kentinde 1 Mayıs’ı kutlayacak. İstanbul’da 1 Mayıs mitingini Maltepe’de yapacaklarını duyuran DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve çeşitli demokratik kitle örgütleri 12 Nisan Perşembe günü Kadıköy’de, 17 Nisan Salı günü ise Avcılar, Şirinevler ve Mecidiyeköy metrobüs duraklarında ve Üsküdar iskelesinde eş zamanlı bildiri dağıtımı yapıldı.

Emekçi Kadınlar 1 Mayıs’ta Alanlarda Olacak!

17.04.2018, Sarıgazili emekçi kadınlar

emekci-kadinlar-mucadelede-onde_20140501_278.jpg

Biz Sarıgazili emekçi kadınlar, bu yıl da 1 Mayıs’ta yine UİD-DER’le birlikte alanlarda olacağız. 1 Mayıs vesilesiyle emekçi kadın dostlarımızla bir araya geliyoruz, neden 1 Mayıs’ta alanlarda olmamız gerektiğini konuşuyoruz. Sohbetlerimizin ardından emekçi kadınlar sizlerle paylaşmak istedikleri duygu ve düşüncelerini şöyle dile getirdiler:

1 Mayıs’a Neden Sahip Çıkmalıyız?

1mayisa-neden-sahip-cikmaliyiz.jpg

(15.04.2018) 1 Mayıslar işçi sınıfı için çok önemlidir. Çünkü ayrı ayrı işyerlerinde ömür tüketen, yalnız olduğuna inandırılan işçiler, ne kadar büyük ve güçlü bir sınıfın parçası olduklarını 1 Mayıs alanlarında görürler. O alanlarda seslerini yükseltebilir, sorunlarını ve taleplerini ifade edebilirler. İşçiler o alanlarda kardeşleşirler. Yüz binlerin, milyonların arasında işçiler kendi sınıfını bulur, kendilerini güçlü hissederler. İşçiler güçlenince patronlar korkar ve işçilere istediklerini dayatamaz.

Yarınları Büyütecek Umudun Mirasını Sahiplenelim

15.04.2018, Gebze’den bir kadın işçi

8saat-1mayis.jpg

“8 saat iş, 8 saat uyku, 8 saat canımız ne isterse!” diyerek mücadeleyi büyüten işçiler, geçmişten bugüne gelen bir miras bıraktılar bizlere. 132 yıl önce meydanları dolduran o işçilerin sesleri, bir ülkeden öteki ülkeye, bir kıtadan öteki kıtaya yankılandı. On yıllardır devam eden bu mücadele geleneğini sahiplenen işçiler, dünyanın dört bir yanında sorunlarını ve taleplerini haykırarak kardeşleştiler.

Yanıbaşımızda İntiharlar

15.04.2018, Ankara’dan bir işçi

isci-intiharlari.jpg

Büyük bir şantiyede çalışan bir işçiyim. Son zamanlarda çokça duyduğumuz işçilerin intihar teşebbüslerinden birini şantiyede yaşadık. 4 işçi kardeşimiz 10 katlı binanın en tepesine çıktı. Aylardır paralarını alamayan işçiler çözümsüzlük içinde debelenip durmuşlar ve çareyi intihara teşebbüs etmekte bulmuşlar. 1 saat kadar çatıda duran işçiler için patronlarının “atlarlarsa atlasınlar” dediğini öğrendik.

İşçiler Baskılara, İşten Atmalara Karşı Direnişte

hema-11042018.jpg

(13.04.2018) Bir yandan Türkiye’de ekonominin büyüdüğü açıklanırken, öte yandan işçiler işten atmalarla, iş cinayetleriyle ve hak gasplarıyla daha çok karşılaşıyorlar. Birçok yerde işçiler haksızlıklar karşısında susmuyor, OHAL koşullarına rağmen tepkilerini eylemlerle dile getiriyor.

İşçiler İşçi Dayanışması’nı Anlatıyor

13.04.2018, Sancaktepe’den bir grup işçi

isci-dayanismasi-ve-isciler.png

İşçilerin gazetesi İşçi Dayanışması 10. yılını doldurdu. İşçi Dayanışması çıktığı günden beri işçiler arasında birliği, dayanışmayı ve mücadeleyi örmeye çalıştı, çalışıyor. 10. yılında Sancaktepe’deki işçi arkadaşlarımız bültene dair hissettiklerini, düşüncelerini dile getirdiler.

Çiftlik Bank’tan Sonra: Duydun mu? Bir Site Varmış!

12.04.2018, Gebze’den bir metal işçisi

ciftlik-bank-vakasi.jpg

Malumunuz Çiftlik Bank mağdurlarını duymayanınız yoktur. Konu, sosyal medya ve ana haber bültenlerinde uzunca bir süredir yer buluyor. Şimdi ben size bu konu henüz soğumamışken fabrikamda yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde vardiya arkadaşlarımdan biri geldi yanıma. “Bir reklam firması varmış, internet üzerinden ona bakar mısın?” dedi.

Gece Vardiyalarında Kadınlar

12.04.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

gece-vardiyasi.jpg

İlk gece vardiyasına gideceğim gün iyice dinlendim. Uykumu aldım, hazırlandım ve servise binmek üzere evden çıktım. Buraya kadar sıkıntı yok. Zaman ilerledi, gece saat 01.30 gibi yemek saatimiz geldi. Gece olması nedeniyle yağlı yemekleri midemiz almadığı için yiyemedik tabi. Seçenek olarak kahvaltılık var ama o saatten sonra bir şey yiyemedik.

Taşeron İşçiye Soruldu: “Madonna’nın Köpeğinin Adı Nedir?”

11.04.2018, İstanbul’dan bir işçi

madonnanin-kopegi.jpg

Dün teyzem aradı. Uzun uzun çaldırdı. Şaşırdım. Teyzem çok önemli bir işi düştüğünde bile çaldırıp kapatır. Ben döner teyzemi ararım. Aramızda böylesi adı konmamış bir anlaşma var. Telefonu açtım. “Teyze sen kapat, ben seni arayayım” diyecektim. Ağzımı bile açamadım. O sakin kadından eser kalmamış gibiydi. “Oğlum, oğlum tez deynen, o sarı gavır türkücü sarı arvadın itini adı nedi?” “Teyze, hangi sarı kadın, kim o? Hem senin sarı kadınla, onu itiyle ne işin var?” deyiverdim.

İşçi Dayanışması’nı Büyütelim

11.04.2018, Esenyurt’tan bir metal işçisi

kapak-resmi-id120.jpg

Sayısı milyarları bulan devasa bir kitle olmasına rağmen tüm ülkelerde işçi sınıfının talepleri yok sayıldı, görmezden gelindi. İşçi sınıfının kazanılmış haklarını gasp edebilmek için burjuvazi türlü yalanlar, türlü kirli kampanyalar yürüttü. Emeklilik yaşı yükseltildi, iş saatleri sürekli uzatıldı, esnek çalışma yaygınlaştırıldı, vergiler arttırıldı, iş kazalarında on binlerce sınıf kardeşimiz katledildi. Ağır çalışma koşulları işçileri sosyal yaşamdan kopardı, meslek hastalıklarına maruz bıraktı, bırakmaya da devam ediyor.

“Vasıfsız Eleman Aranıyor”

10.04.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

vasifsiz-eleman-ilanlari.jpg

Geçenlerde bir arkadaşla karşılaşmıştım, “iş arıyordun, buldun mu?” diye sordum. O da sitemkâr bir şekilde, “nereye gitsem vasıfsız işçi arıyorlar, ne yapayım bilemedim” dedi. Gerçekten de son yıllarda pek çok iş ilanında aynı ifadeyi görmek mümkün: Vasıfsız eleman aranıyor. İyi de patronlar neden vasıfsız işçi arasınlar ki?

Mücadelede Bir Tohum: İşçi Dayanışması

10.04.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

id_bulten_120.jpg

Burjuva medya organları dört bir yanımızı sarmışken işçi sınıfının en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de kendi medyasıdır. Kendi egemenliklerini; kârlarını, çıkarlarını korumak isteyen egemenler, bir an olsun boş durmuyorlar. Kitleleri kin ve nifak tohumlarıyla zehirlemek, yalan haberlerle işçiyi işçiye düşman etmek için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Sürekli yeni gündemlerle bilinç bulanıklığı yaratıyorlar.

İyi ki Varsın İşçi Dayanışması!

08.04.2018, Esenyurt’tan bir işçi

id10-yasinda.jpg

Çalıştığım işyerinde çok zor günler geçiriyordum ve hakkımı aradığım için patronun gözden çıkardığı bir işçiydim. Gözden çıkartmıştı beni ama işten çıkartmıyordu, çünkü tazminat ödemek zorundaydı. Sürekli “madem memnun değilsin niye çalışıyorsun? Bırak git” diyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse o zamanlar bu konularla ilgili hiçbir deneyimim yoktu.

“O DİSK’ten Geldi”

maden-is-grev3m.png

(08.04.2018) Birleşik Metal İşçileri Sendikasının 70’inci kuruluş yılı için Maden-İş çalışma grubu tarafından hazırlanan “Derinden Gelen Kökler” adlı kitap, Maden-İş üyesi işçilerin mücadelelerine ilişkin nice güzel anıyı, deneyimi barındırıyor. Topuz Torçelik işçisi Çelebi Şanlı’ya dair anlatılanlar o yıllarda sınıf sendikacılığı çizgisinden taviz vermeyen DİSK’in işçiler için taşıdığı anlamı ve patronların yüreğine saldığı korkuyu ortaya koyuyor. İşte Şanlı’nın öyküsü:

Yaşamak Neydi?

07.04.2018, Sefaköy’den bir eğitim emekçisi

ogretmen-dertli.jpg

Ben özel bir kursta öğretmen olarak çalışan bir eğitim işçisiyim. Haftanın altı günü ve günde yaklaşık on saati işte geçiriyorum. İşe gidip gelmek için de yaklaşık bir saat zaman gidiyor. Ayrıca ay sonunu getirmekte de zorlanıyorum. Özel derse gitmezsem yani ek iş yapmazsam bir sonraki aya muhakkak borç ile giriyorum. İş dışında bir gelirim yok. Kendime ait bir evim ya da arabam yok. Müsrif bir insan değilim.

Hayaller Üniversite, Gerçekler Tezgâh Başı

07.04.2018, Gebze’den iki kardeş işçi

uludag-universitesi-amfi.jpg

Askerde kafama koymuştum. Üniversite okumalıydım. Çünkü okursam hem saygın bir mesleğim ve yaşamım hem de iyi bir gelirim olacaktı. Sonuçta okumak kendini kurtarmaktı. Benim hayallerimin benzerine kardeşim de sahipti. Üstelik farklı dönemlerde okumamıza rağmen o da benimle benzer zorlukları yaşadı.

Mart Ayında En Az 122 İşçi Hayatını Kaybetti

isig-mart-2018-raporu-m.jpg

(06.04.2018) İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, denetimlerin gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle her gün iş cinayetleri gerçekleşmeye devam ediyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Mart ayı iş cinayetleri raporuna göre, Mart ayında gerçekleşen iş cinayetlerinde en az 122 işçi hayatını kaybetti. 2018’in ilk 3 ayında hayatını kaybeden işçilerin sayısı 394’e ulaştı.

Çalışmayı Seviyor musun?

06.04.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

kadin-isci-1.jpg

İşyerinde bir kadın arkadaşımla yaptığım sohbeti sizlerle paylaşmak istiyorum. İşbaşında çalışırken bir kadın arkadaşım “sen çalışmayı seviyor musun” diye sordu. Ben de “çalışmayı seviyorum elbette fakat biraz daha kısa saatlerde çalışsak ve maaşımızı yüksek alsak daha çok severim” dedim. Arkadaşım “nasıl seviyorsun ki ben hiç sevmiyorum şimdi evde olsam ne güzel olurdu” dedi.

Yeter ki Gençlere Anlatalım

06.04.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

buyuk-ulke-yoksul-isci.jpg

Hep en iyisi olmak gerekiyor derler. Büyük düşüneceksin. Büyük işler peşinde koşacaksın. Bak dünyaya, hep en güçlü olanlar kazanıyor. O kazananlar servet içinde yüzüyor. Yatlar, katlar, son model arabalar, yani lüks bir yaşama sahipler. Patronların zenginliğini gözümüze sokarcasına her yerde reklam ediyorlar. Gençlerimize de bu yaşam fazlasıyla cazip geliyor. Lüks hayata özenen gençler kısa yoldan zengin olmanın hayallerini kuruyorlar.

Fransa’da İşçi ve Öğrenci Eylemleri Büyüyerek Sürüyor

france2.jpg

(05.04.2018) Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “kamuda tasarruf” adı altında yürüttüğü işçi haklarına yönelik saldırılara karşı tepki büyüyor. Mart ayında başlayan kitlesel grevler, Nisan ayında büyüyerek devam ediyor. 3 Nisanda gerçekleştirilen greve Fransa Ulusal Demiryolu İdaresi (SNCF) işçileri damgasını vururken, Air-France Havayolu, elektrik santrali ve temizlik işçileri de katıldı. Ayrıca on binlerce öğrenci de dersleri boykot ederek grevlere destek verdi.

ABD’de Öğretmen Grevleri Yayılıyor, Öğrenciler Sokakta

oklahoma-rt-jpo-180403_hpEmbed_3x2_992.jpg

(05.04.2018) Oklahoma’da 40 bin öğretmenin grevi sürüyor. Grevin dördüncü gününde yine okullar kapalı kaldı, dersler iptal edildi ve öğretmenler eylemler düzenlediler. Öğretmenler maaşlarında anlamlı bir artış yapılmasını ve 700 bin öğretmenin sigorta prim miktarının düşürülmesini istiyor. Elbette öğrencilerin öğretmenlerine desteği de artıyor. Öğrenciler öğretmenlerinin hak ettikleri ücreti alamamasına, sefalete mahkûm edilmesine, kâr hırsının öğrencilerin eğitim hakkının önüne geçirilmesine karşı çıkıyorlar ve grevi destekliyorlar.

Genel-İş Taşeron İşçilerin İşten Çıkarılmasını Protesto Etti

genel-is-2018-04-04-13.48.08.jpeg

(05.04.2018) Taşerona kadro düzenlenmesinde güvenlik soruşturması, arşiv taraması gerekçesiyle eski hükümlülerin ve binlerce işçinin kadro dışı bırakılması, DİSK-Genel-İş Sendikası tarafından Kadıköy’de yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Kadıköy Belediyesi önünde bir araya gelen Genel-İş üyeleri adına basın açıklamasını Genel-İş İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Tanyeri gerçekleştirdi.

İşçilerin Rehberi On Yaşında

05.04.2018, Esenyurt’tan bir grup işçi

isci-dayanismasi-iscilere-ulasiyor.JPG

Dünya genelinde gerçeklerin üstünün örtüldüğü, çarpıtıldığı, işçilerin kendi sorunlarına yabancılaştırılarak kendileriyle aynı kaderi paylaşan işçi kardeşlerine düşman haline getirildiği bir dönemden geçiyoruz. Bu tür dönemlerde işçi emekçilerin gerçeklere ulaşması da neredeyse imkânsız hale geliyor. Ama bu kadar yalan haberin üretildiği dönemlerde dahi işçi sınıfının gerçekleri öğrenebileceği araçlar var.

“Taşerona Kadro” Sözü Tutuldu mu?

karayolu-iscileri-kadro-istiyor.jpg

(03.04.2018) Siyasi iktidar sanki taşeronluk sistemini ortadan kaldırmış gibi bir hava estiriyor. Oysa taşeronluk ve kölelik büroları denen özel istihdam büroları sistemi yerli yerinde duruyor. Bunlardan ikincisini bu iktidar yasalaştırdı ve taşeronluğu da alabildiğine yaygınlaştırdı. Hükümetin “taşerona kadro” sözü esas olarak kamuda çalışan taşeron işçileri kapsıyor. Peki, gerçekten de verilen sözler tutuldu mu?

“Milli Seferberlik” İşsizlik Artışını Engelleyemedi

03.04.2018, Pendik’ten bir işçi

issizlik-manset.jpg

Hükümet; “çalışma hayatında milli seferberlik”, “kendi işini kuranlara yardım programı”, “mesleki eğitim programları” gibi birçok uygulamayla işsizliği azaltacağını iddia etmişti. Hükümetin “hedef 2 milyon istihdam”, “1 milyon ilave istihdam” türünden sloganları işsizliğin artmasını engelleyemedi. Sadece İŞKUR aracılığıyla iş arayanların sayısı 2,5 milyon.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this