UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Japon Sendikası Doro Çiba’dan Flormar, Cargill, Havaalanı, BBS ve Süperpak İşçilerine Mesaj!

doro-chiba-20181015-DSC_0001.jpg

(16.10.2018) İşçi sınıfının mücadelesinin başarıya ulaşması için uluslararası işçi dayanışmasının çok önemli bir rolü var. Türkiye’de işçiler ekonomik kriz ve ağır baskı koşulları altında hakları için mücadele ediyorlar. İşçi sınıfının mücadele örgütü UİD-DER, grev ve direnişlerle dayanışmayı güçlendirmek için uluslararası işçi dayanışmasını büyütme çağrısında bulunmuştu. UİD-DER’in çağrısına uluslararası sendika ve kurumlardan destek mesajları geliyor. Bunların güzel bir örneği olarak Japonya’daki Çiba Ulusal Demiryolu Lokomotif Sendikası Doro-Çiba’nın dayanışma mesajını yayınlıyoruz.

Dünyada Krize ve Baskılara Karşı Sesler Yükseliyor!

kolombiya-120569_.jpg

(16.10.2018) Hindistan’ın Chennai eyaletine bağlı, çoğunluğu otomotiv fabrikalarından oluşan Oragadam sanayi bölgesinde 3 farklı fabrikadan 4 bine yakın işçi grevde. İşçiler çalışma koşullarının iyileştirilmesini, ücretlerinin arttırılmasını ve sendikalarının tanınmasını talep ediyorlar. Bu üç fabrikadan biri olan ve motor üretimi yapılan Yamaha fabrikası işçileri sendikalı olmak için mücadele ediyorlar.

İşsizler Ordusu Büyüyor

issizlik-eylul-2018.jpg

(15.10.2018) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz ayına ait işgücü istatistiklerine göre işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 88 bin kişi artarak 3 milyon 531 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artışla yüzde 10,8’e yükseldi. Temmuz ayından bu yana neredeyse her işkolunda daralmaya gidiliyor, patronlar krizi gerekçe göstererek çok sayıda işçiyi işten çıkarıyorlar. Bu nedenle işsizler ordusu günden güne büyüyor.

Karnımızı Doyurmak Hiç Bu Kadar Lüks Olmamıştı!

15.10.2018, Gebze’den metal işçisi bir kadın

domates-06102018.jpg

Mesai bitip de serviste yerini alınca insan, şöyle bir oh çekesi geliyor. Bütün günün yorgunluğu, stresi silindir gibi üzerinden geçtikten sonra rahat bir nefes çekiyor içine. Ama işte o zaman da dertleri kafasına üşüşmeye başlıyor. Neyse ben cam kenarına geçip o günkü serviste yanıma gelecek sohbet arkadaşımı beklerken Ali abi telefonuyla konuşarak yanıma geldi oturdu.

Dayanışmanın Gücü, Gücü Elinde Tutanların Sinir Uçları

14.10.2018, Gebze’den bir kadın işçi

flormar_IMG_0577-.JPG

İçinde yaşadığımız kapitalist sistemde sermayeyi ve gücü elinde tutanlar sermaye sınıfıdır. Ancak gücü elinde tutmakla gerçekten güçlü olmak aynı şey değildir. Çünkü insanlar bir düşünceyi benimseyip kabul etmezlerse, gücü elinde tutanlarla gerçekten güçlü olanlar arasındaki kavga kaçınılmazdır. Tıpkı örgütlü işçi sınıfının patronlar sınıfına karşı giriştiği mücadeleler gibi. Tarihimiz birliğini sağlayan işçilerin örgütlü ve bilinçli bir şekilde atıldıkları sayısız mücadele örneğiyle doludur.

Biz Bir Aile miyiz?

14.10.2018, Sancaktepe’den bir eğitim emekçisi

zengin ve fakir.jpg

Patronundan “biz bir aileyiz” cümlesini duymayan yoktur. Emin olun bu lafı krizin kendisini daha çok hissettirmeye başladığı bugünlerde daha çok duyacağız. Peki, gerçekten patronlarla işçiler bir aile olabilir mi? Ben özel okulda çalışan bir eğitim emekçisiyim. Geçenlerde işverenimiz bir toplantı yaptı bizimle. Malum, kriz kapıyı çalınca tatlı kârları düşer mi diye endişe etmiş.

Bizler Örgütlenirsek Sorunların Üstesinden Geliriz

14.10.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

1_mayis_2015_20150501_IMG_2090.jpg

Geçtiğimiz günlerde dışarıda arkadaşlarla yürüyorduk. Bir banka oturduk. Yanımızda bir de gitarımız vardı. Biz de hem şarkı söyledik hem de sohbet etmeye devam ettik ara ara. Derken bir genç arkadaş yanımıza geldi. Bizimle birlikte şarkı söylemeye başladı. Şarkı bittiği zaman arkadaşa adını sorduk ve sohbet etmeye başladık.

“Ayna Nöronlar” ve İşçi Dayanışması

13.10.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

ayna-noronlar-ve-id.jpg

Babam iyi bağlama çalan, güzel türkü söyleyen biridir. Ben çocukken babam bağlama çaldığında onun etrafında biriken insanları görür ve babama çok imrenirdim. “Ben de bağlama çalmalıyım” derdim. “Çalmalıyım ki insanlar beni de dinlesinler.” Babam bağlama çalarken sadece türkü söylemezdi, insanların ahlâki değer yargılarından bahseden deyişler de söylerdi. Bu deyişlerde kişi doğruya yönlendirilmeye çalışılırdı. Ben de bunu çok severdim ve doğru olanı yapma isteği içimde büyürdü.

Ben Temelden Başlıyorum!

13.10.2018, Ankara’dan bir işçi

dudullu-insaat_20120606_002.JPG

Geçen gün bir arkadaşımla karşılaştım. Uzun zamandır görüşmüyorduk. Biraz sohbet ettikten sonra nerede çalıştığımı sordu. Şehir hastanesinin şantiyesinde çalıştığımı söyledim. “Yahu sen sağlık bölümünden mezun değil misin, şantiyede ne işin var?” dedi. Ben de “arkadaşım, ben temelden başlıyorum!” diyerek şakayla karışık durumu anlattım.

Onlar İçin Kriz Yok!

burada-kriz-yok.jpg

(12.10.2018) Kriz işçi ve emekçileri vururken, Hazine ve Maliye Bakanı Yeni Ekonomi Programını açıkladı ve birçok kalemde tasarrufa gidileceğini söyledi. Bir yandan krizin manipülasyon olduğu ifade edilirken, öte taraftan bu “kriz olmayan” krizden çıkış için çareler aranıyor. Cumhurbaşkanı da ilan ediyor: “Temel hedefimiz tasarruf ve enflasyonu düşürmek.” Ancak açıklanan plan ve programlara bakılırsa tasarruf tepedekileri pek kapsamıyor.

İşte Açıklıyorum: Kriz Yoktur!

12.10.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

kriz-mriz-yok.jpg

Herkes tutturmuş kriz var diye! Ne krizi kardeşim, yok öyle bir şey! Koskoca devletin cumhurbaşkanı, bakanları yalan mı söylüyorlar? Olsaydı kriz, çıkar söylerlerdi. Ne dediler; bunların hepsi manipülasyon, bizim büyümemizi istemeyen dolar lobisi, dış mihrakların ülkemize karşı açmış olduğu ekonomik savaş… Bir de bunun psikolojik olduğunu söylediler.

Kabul Etmiyoruz, Etmeyeceğiz!

11.10.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

disk-prtoesto-102018.jpg

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, son dönemde yaşanan sorunların ekonomik kriz olarak nitelenemeyeceğini savunurken, maaşları ödeyemez duruma gelen patronların işçi atmaması için hükümetin işsizlik fonundan kendilerine destek vermesini talep ettiklerini söylemişti. Ekonomide yaşanan durumu “kriz” yerine, “darboğaz” diye değerlendirmişti. Sanki ekonominin darboğaza girmesi kriz değilmiş gibi!.

Diyabet Hastası Çocuklar Kriz Mağduru

11.10.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

cocuklarda-diyabet.jpg

Ekonomik kriz hayatımızın her alanını can yakıcı bir şekilde etkiliyor. Yeme-içme, giyim, barınma ihtiyacından sağlığa kadar. İktidar her ne kadar yaşanan krizin üzerini örtmek istese de nafile. Artan fiyatlar karşısında biz işçilerin ücretleri günden güne eriyor. Ve biz işçiler en temel ihtiyaçlarımızdan biri olan tedavi ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamaz duruma geldik.

10 Ekim Karanfilleri Anıldı

10-ekim-katliami-anma-10102018.jpg

(10.10.2018) Bugün Ankara Garı önünde DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği tarafından gerçekleştirilen anmada, katliamın gerçekleştiği alana karanfiller bırakıldı, yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı, “10 Ekim’i Unutma unutturma”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganları atıldı.

UİD-DER’den Çağrı: Uluslararası İşçi Dayanışmasını Büyütelim!

uidder-dayanisma-cagri-10102018.jpg

(10.10.2018) İşçi sınıfının mücadele örgütü UİD-DER, grev ve direnişlerle dayanışmayı güçlendirmek için uluslararası işçi dayanışmasını büyütme çağrısında bulunuyor. UİD-DER’in uluslararası sendika konfederasyonlarına, çok sayıda ülkenin sendikalarına ve diğer işçi örgütlerine gönderdiği çağrı mektubunu aşağıda yayınlıyoruz.

Bilinçli Davransak Kazanılmayacak Hiç Bir Şey Yok

10.10.2018, Kıraç’tan bir grup kadın işçi

kadin-isci-metal.jpg

Bizler sağlık malzemesi üreten bir grup kadın işçiyiz. Çalıştığımız işyerinde kriz bahanesiyle baskılar artmaya başladı. Her şeye bahane bularak uyarı, ihtar, tutanak tutmaya başladılar. Amaç yıldırmak ve tazminatsız işten atmak! Bizler üç vardiya halinde çalışıyoruz. Gece vardiyalarında işe gelemeyen arkadaşlarımız fabrikayı arayıp gelemeyeceklerini ve nedenlerini vardiya sorumlularına söylüyorlar.

Genel-İş: Krizin Bedeli Patronlara!

genelis-22098.jpg

(09.10.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası üyesi belediye işçileri, bugün İstanbul’da iş bıraktı. Yarım günlük iş bırakma eylemi yapan işçiler, Kadıköy İskele’de toplandı. İşçiler, ekonomik kriz nedeniyle yaşadıkları sorunlara dikkat çekip taleplerini sıraladı. “Krizin Faturasını Emekçiler Ödemeyecek!” diye haykıran belediye işçileri, tüm işçileri talepleri etrafında birleşmeye çağırdı.

Kriz Mriz Var mı Yok mu?

09.10.2018, Gebze’den bir kadın işçi

kriz var.jpg

Bir süredir fabrikadaki arkadaşlarla her molada birbirimize giriyoruz. Bir türlü anlaşamadığımız konumuz şu; “Kriz var mı, yok mu?” Enjeksiyondan bir arkadaş, “Ne krizi arkadaş! Daha yeni bir sürü makine almadık mı? Allah’ın her günü, her pazarı mesaiye kalmıyor muyuz? Bu kriz mriz lafları hep ortalığı karıştırmak için söyleniyor” diyor. Montajdaki arkadaş, “kardeşim, yeni makine alıyoruz diyorsun da, biz mi alıyoruz sanki. Makineler bizim mi oluyor da, hemen sahipleniveriyorsun. Sen hiç markete, pazara gitmiyor musun?” diye karşılık veriyor.

Krizin Faturası Ağırlaşıyor, Tek Yol Mücadele!

09.10.2018, Sancaktepe’den bir işçi

dolarda-artis.jpg

Biz işçilerin geçim derdi hiç bitmez. Ay sonunu getirme hesapları strese sokar insanı. Ekonomik krizle birlikte bu hesaplar iyice şaştı, serzenişler kat be kat arttı. Birileri istediği kadar kriz yok desin, işçiler en küçüğünden en büyüğüne bütün ihtiyaç maddelerinde hissediyorlar krizi. Malum pek çok işçi ailesi yaz bitiminde kışa hazırlık yapar yiyecek masraflarını kısmak için.

Türkiye’de Asgari Ücret Avrupa’nın En Düşüğü!

asgari-ucret-eriyor.jpg

(08.10.2018) Türk lirasının 2016’dan bu yana değer kaybetmesiyle asgari ücret tüm Avrupa Birliği ülkelerinin seviyesinin altına düştü. Bir dönem asgari ücretin Türkiye’ye göre daha düşük olduğu Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan gibi ülkelerin de gerisine düştü. Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk gibi ülkelerdekinin iki katı iken bugün yakın seviyeye geriledi.

5 Yılda 300 İşçi!

08.10.2018, Ankara’dan bir grup işçi

ankara-isig-2013-2018.jpg

300 can, 300 insan, evine ekmek götürmek için alın teri döken 300 işçi. Kimi akrabamız, kimi komşumuz, kimi hemşerimiz. Belki de hiç biriyle bir tanışıklığımız yok, belki yaşamın bir gününde karşılaştık bir otobüs de ya da bir markette. Belki içten içe birlikte küfür salladık otobüsün kalabalık olmasına, böyle taşınmaya ya da hayat pahalılığına. Akraba, komşu, arkadaş olmasak da sınıf kardeşiydik her biriyle.

Amasra’da Maden İşçileri Kulede Direniyor!

hattat-maden-iscileri-20181005-2.jpeg

(07.10.2018) Bartın’ın Amasra ilçesindeki Hattat Enerji ve Maden A.Ş. tarafından işletilen maden ocağında, 22 Eylülde 205 işçi ekonomik kriz gerekçesiyle işten çıkarıldı. 170’i sendikalı olan işçilerin 51 günlük ücretleri, bayram ikramiyeleri ve kıdem tazminatları ödenmedi. Aradan geçen zamana rağmen alacaklarının ödenmemesi üzerine işçiler, 5 Ekimde maden ocağı sahasına gitti. Sabah saatlerinde Serdar Aslan ve Bülent Çevik adlı işçiler eylemi asansör kulesinin 50’inci metresine taşıdı. Yaklaşık 100 işçi kuledeki arkadaşlarına destek veriyor.

Ağaçta Armut, Yürekte Korku!

07.10.2018, Kartal’dan bir kadın işçi

armut-agaci.jpg

Korku hepimizin hissettiği bir duygudur. Tıpkı üzülmek, sevinmek gibi… İnsanlar genelde anlamadığı ve çözemediği olaylardan korkar. Doğaüstü olaylar mesela… Tarih boyunca egemenler, halkları korku yoluyla baskı altında tutmuş ve yönetmişlerdir. Bugün de bu yöntem ile biz işçileri, emekçileri yönetiyor ve üstesinden gelebileceğimiz bu duyguyu, benliğimizde hâkim kılmaya çalışıyorlar.

Örgütlüysek Güçlüyüz!

07.10.2018, Bağcılar’dan bir işçi

krizin-bedelini-patronlar.jpg

Zamlar sonbahar yağmurlarından önce yağmaya başladı. Her gün yeni bir zam haberine uyanıyoruz. Neye, ne kadar zam geldiğini televizyonlardan, gazetelerden öğrenmiyoruz. Televizyonlara veya gazetelere kalsak hayat geçmişe göre daha ucuz. Hatta ortalıkta kriz falan yok, bu yaşananların hepsi psikolojik!

“Üçün Beşin Hesabını mı Yapacaksınız?”

06.10.2018, Dudullu’dan bir işçi

aksaray_2470.JPG

Ekonomik krizi market, pazar alışverişlerinde, faturalarımızda yeterince hissediyoruz. Alım gücümüz her geçen gün hızla düşerken bir de işyerlerimizde kriz fırsatçılığı yapan patronların saldırılarına maruz kalıyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki bütün patronlar fırsatçı zaten. Doğrudur, krizin faturasını işçiye ödetmek patronların ortak tutumudur. Ama ben başka türlü fırsatçılık yapan patronlardan söz ediyorum.

Öğretmenler Odasında Kriz Var!

06.10.2018, Kartal’dan bir öğretmen

ogretmen-odasi-kriz.jpg

Benim okulumda her gün ekonomik kriz üstüne sohbetler açılıyor. Bu yıl herkes daha fazla ek ders almaya başladı. Zamlar karşısında ücretimiz düşünce öğretmenler daha fazla ders almak için kendi branşları dışında da derslere girmek için okul idaresinden talepte bulundular. Ve bir kısmının bu talebi karşılandı. Sohbet ettiğim öğretmenlerin çoğu ek dersini arttırmak için okul idaresiyle konuştuğunu, bu krizde geçinmekte giderek daha fazla zorlandığını söyleyip durdu.

Kurtuluş Şansta Değil Örgütlü Mücadelededir!

06.10.2018, Ankara’dan inşaat işçileri

santiye-alani.jpg

Düşük ücretler, uzun iş saatleri, yemek ve barınmanın kötü olması, maaşların ödenmemesi, fazla mesailer, iş cinayetleri… Bunlar iş hayatımızda yoğun olarak yaşadığımız sıkıntılar. Peki, biz bu sorunlar karşısında ne yapıyoruz? Zihnimiz ne ile meşgul? Elbette işçilerin ruh hali ve tepkisi sektörlere göre farklılık gösteriyor. Bizim işyerimizde bu sıkıntılar hem yeterince konuşulmuyor hem de iş çözüm üretmeye gelince kimse kendine güvenmiyor.

DİSK: Dev Yapı-İş Genel Başkanı Derhal Serbest Bırakılsın!

ozgur-karabulut-serbest-birakilsin.jpg

(05.10.2018) Dün gözaltına alınan DİSK/Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, bugün çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Dün ayrıca 6 havaalanı işçisi daha tutuklanmış ve tutuklanan işçi sayısı 34’e yükselmişti. Konuya ilişkin açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Karabulut’un ve 34 işçinin derhal serbest bırakılmasını talep etti.

2018’in İlk 9 Ayında 1450 İşçi Hayatını Kaybetti

isig-raporu-eylul-2018.jpg

(05.10.2018) İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin yayınladığı Eylül ayı raporuna göre, 157 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Böylece yılın ilk 9 ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin sayısı 1450’ye ulaştı. Kot kumlama işçisi Ramazan Aydar ise silikozis nedeniyle hayatını kaybetti. İş cinayetlerinde hayatını kaybeden 157 işçinin 4’ü 15 yaşın altında olmak üzere 8’i çocuk işçi, 10’u kadın işçi, 9’u mülteci işçi. İş cinayeti kurbanları yine en çok sendikasız işçilerden oluştu.

Çocuğuma Okul İstiyorum

05.10.2018, Kartal’dan bir emekçi kadın

lise-gecis-sinavi.jpg

Çocuğum ortaokulu bitirdi. Liseye geçişte Milli Eğitim Müdürlüğü bizi meslek lisesi başlığı altında imam hatip lisesine yönlendirdi. Biz ise oturduğumuz bölgede bir Anadolu lisesini istedik ve bu temelde 5 tercih hakkımızı kullandık. Fakat tercih ettiğimiz okullardan hiçbirine yönlendirilmedik. Tercihlerimiz arasında meslek lisesi ve imam hatip lisesi olmamasına rağmen imam hatip lisesine yönlendirildik. “Kontenjan dolu, bu liselere gitmezseniz açıkta kalırsınız” diyerek bizi bunlardan birini seçmeye mecbur bırakmaya zorladılar.

Emekli Maaşı 5 Bin Lira Olsun!

05.10.2018, İzmir’den bir işçi

ihtiyar-isci.jpg

Şairin ifadesiyle 8’imizde işe başlarız. 20’sinde evleniriz. İş cinayetinde canımızı yitirmezsek 40-50 hatta 60’ına, 70’ine kadar yaşarız! Bir de 8’de işe başlayıp ölene kadar çalışanlarımız var. Hem de sayıları milyonlarca… “Hep çalışıyorsun, peki ne zaman yaşayacaksın?” diye sorulduğunda neredeyse aynı cevabı veririz: “Ölene kadar!” İnsan sormadan edemiyor.

Brukman Kadınları

05.10.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

women_of_brukman_2007.jpg

Kadın işçi arkadaşlarımızla birlikte “Brukman Kadınları” isimli belgeseli izledik. Belgesel Arjantin’de geçiyor. 2001 krizini bütün çıplaklığıyla anlatıyor. O yıllarda dünyayı sarsan kriz Arjantin’i de vurmuştu. Patronlar işçilerin maaşlarını vermeden, arkalarına bakmadan kaçmışlardı. İşçiler bir sabah fabrikaya geldiklerinde kimseyi yerlerinde bulamamışlardı. Ne patron, ne müdürler ne de insan kaynakları vardı.

İşçilerin Sordukları/64 - Gebe veya Emziren Kadın İşçilerin Hakları

calisan-anne.jpg

(04.10.2018) Kadın işçiler hamilelik sürecinde ve doğumun ardından işyerlerinde çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bu sorunlar hem annenin hem de bebeğin sağlığını ciddi bir şekilde tehdit ediyor. Yetersiz olmalarına rağmen gebe-emziren kadın işçilerin İş Kanunu’ndaki haklarını bilmeleri, bu haklara sahip çıkmaları önemlidir.

İşsizlik Fonunda Neler Oluyor?

issizlik-fonu-issizler.jpg

(04.10.2018) Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada, “Zora giren firmaların ödeyemediği işçi maaşının yarısını işveren, kalan yarısını da 6 ay süreyle İşsizlik Fonu ödesin istiyoruz, ben bugün o işçileri işten çıkarsam hepsine fondan zaten işsizlik maaşı verilecek. İnsanlar işsiz kalacağı gibi bu işin fona bir maliyeti olacak. Onun yerine insanlar işinde kalsın” dedi. Bu konuda hazırladıkları raporu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakanına, Ticaret Bakanına, Ulaştırma ve Altyapı Bakanına sundu.

Krizin Faturasını Ödemek İstemiyorum!

04.10.2018, Esenyurt’tan işsiz bir kadın işçi

iskur-kilis.jpg

Derinleşen ekonomik krizle karşı karşıyayız. Ben de işsizim ve iş arıyorum. Bulunduğum ilçenin belediyesinin iş bulma kurumuna müracaat etmek için gittiğimde gördüğüm manzara işin ciddiyetini ortaya koyuyordu. Onlarca insan her biri bir tarafa dağılmış; kimileri koridorlarda ilanlara bakıyor, kimileri de uzun kuyruklarda iş arayan kaydı oluşturuyorlar.

Krizin Faturası Patronlara Kesilsin!

04.10.2018, Bir grup sağlık işçisi

hastane-temizlik-iscisi.jpg

Bizler özel hastanede çalışan sağlık işçileriyiz. Neredeyse her gün işten atılan işçi haberleri alıyoruz. Bazen de kendi işyerlerimizde, çevremizde görüyoruz. Yaklaşık 10 yıl içinde üç hastanesinin üzerine beş ayrı hastane alan patronumuz, çalıştığımız hastanede kemeri bize sıktırmak için kolları sıvadı. Önce patronumuza ait diğer hastanelerden işçi çıkarıldığını duyduk. Bu haberler bir panik havası yarattı. Sıranın bize geldiği söylentileri aldı yürüdü.

Enflasyon Fırladı, Emekçiler Daha da Yoksullaştı!

enflasyon-24.5.jpg

(03.10.2018) Ekonomik kriz günden güne güne işçilerin, emekçilerin yaşamını daha derinden etkiliyor. Önce dolar kurundaki artış, adından faizlerin yükseltilmesi ve enflasyonun artması, reel ücretlerin büyük oranda erimesine neden oldu. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına göre Eylül ayı enflasyon oranı yüzde 6,30, yıllık enflasyon oranı ise yüzde 24,52 olarak gerçekleşti.

İzmir Belediye İşçileri: Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz!

disk-genel-is-03102018-2.jpg

(03.10.2018) DİSK/Genel-İş Sendikası İzmir Şubelerine üye işçiler, “krizin faturasını emekçiler ödemeyecek” diyerek öğleden itibaren yarım günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eyleme otobüs hatlarında çalışanlar hariç büyükşehir ve ilçe belediyelerinde çalışan işçiler katıldı. İşyerlerinde yapılan açıklamaların ardından işçiler Konak’ta toplandılar. Genel-İş üyesi işçilerin iş bırakma eylemine İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri de destek verdi.

Krizin Ağır Yükü İşçinin Omzuna Yükleniyor!

esenyurt-belediyesi-iscileri.jpg

(03.10.2018) Ülke ekonomisinin dış güçlerin saldırısı altında olduğuna dair ağız birliği yapan patronlar ve onların siyasi temsilcileri, işçilerin kazanılmış haklarına karşı saldırıya geçmiş durumdalar. Gün be gün ülkenin her köşesinden işçilerin sosyal haklarındaki kesintilere ve toplu işten atma saldırılarına dair haberler geliyor. Patronlar sınıfı krizin yarattığı ağır yükü işçilerin omzuna yüklemenin, kendilerini sıyırmanın yollarını arıyorlar.

İşte Zam Gelmeyen O Şey!

03.10.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

zam-enflasyon.jpg

Duvardaki saat 23.00’ü gösterirken gece vardiyasına gitmek için evden çıktım. Benim servis durağım mahallemizin en büyük marketinin önü. Merkezi ve işlek bir cadde üzerinde olduğu için bu nokta servis durağı olarak belirlenmiş. Servis saatine 5 dakika kala marketin önüne vardım. Genelde büyük marketlerde manav reyonu marketin içinde olur. Benim beklediğim marketin manav reyonu ise marketin dışında.

Beşiktaş Belediyesi İşçileri İş Bıraktı ve Kazandı!

besiktas-belediyesi-iscileri-01102018.jpg

(02.10.2018) DİSK’e bağlı Genel-İş Sendikası üyesi Beşiktaş Belediyesi işçileri ödenmeyen maaşları için 1 Ekimde iş bıraktılar. Belediyenin Park ve Bahçeler ile Temizlik Müdürlüklerinde çalışan ve 3 aydır maaşları ödenmeyen işçilerin eylemi sonuç verdi. Aylardır işçileri oyalayan, verdiği sözleri tutmayan ve işten atma tehditleri savuran belediye yönetimi, iş bırakan işçilerin maaşlarını aynı günün akşamında yatırdı.

İşten Atılan Arkadaşları İçin Bin İşçi Üretimi Durdurdu

candy-hoover-iscileri.jpg

(02.10.2018) Eskişehir Organize Sanayi Bölgesinde bulunan beyaz eşya firması Candy Hoover Euroasia grubuna ait Doruk fabrikasından 16 işçi atıldı. İşten atma saldırısına karşı oldukça anlamlı bir dayanışma örneği ortaya kondu. Doruk fabrikasının yanı sıra aynı gruba bağlı Renta ve bulaşık makinesi fabrikasındaki işçiler işten atılan arkadaşları için iş durdurdu. Yaklaşık bin işçi, işten atılan 16 sözleşmeli işçi için 1 Ekimde üç fabrikanın da şalterlerini indirdi.

Sebze Reyonu Önünde Gergin Bekleyiş

02.10.2018, Kocaeli’den bir kadın işçi

market-manav-reyonu.jpg

Geçenlerde işten gelip, evde ne var ne yok diye şöyle bir yokladım. Bir baktım ki evde sebzeler bitmiş, karnımızı doyuracak katıklarımız tükenmişti. Gidip cebimdeki paramın yeteceği kadar erzak almaya karar verdim. Hiç olmazsa bir sebze yemeği pişirir akşam damağımızı tatlandırırdık. İşyerinde akşama kadar kafam davul gibi olmuştu. Alacaklarımı unutmamak için ihtiyaçları yazdım, liste yaptım. Akşam vakti olduğu için geç kalmadan evden hızlıca çıktım ve yola koyuldum.

“Ne Olacak Bu Milletin Hali?”

02.10.2018, Sefaköy’den bir işçi

pazar-yeri.jpg

Bugünlerde raflarda gördüğümüz ürünlerin fiyatlarına baktığımızda şaşkınlıktan gözlerimiz büyüyor, ağzımız açık kalıyor. Özellikle gıda fiyatlarında ciddi bir artış var. Elimize aldığımız her ürünün fiyatını gördüğümüzde ya tekrar yerine bırakıyoruz ya da adetini, miktarını düşürüp öyle alıyoruz. Rafları gezerken alttan alta homurdanarak “bu kadar da olur mu?” diyoruz.

Petkim İşçileri Esnek Çalışma Dayatmasını Protesto Etti

petkim-img_8918_1.jpg

(01.10.2018) Socar Holding, İzmir Aliağa’daki Petkim tesislerinde çalışan işçilere esnek çalışma dayatmasında bulunuyor. Socar Holding yönetimi, kısa süre önce üretimde planlı bakım duruşu gerçekleştireceğini açıklamış, bu sürede esnek çalışma düzenine geçmeyi ve işçilerin fazla mesai ücretlerine el koymayı planladığını ortaya koymuştu. İşçilerin örgütlü olduğu Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi ise sorunlara dikkat çekmiş, işverene uyarılarda bulunmuştu.

Arjantin’de Kemer Sıkma Politikalarına Karşı Genel Grev

workers-in-argentina-20180926.png

(30.09.2018) Ekonomik krizin en derin hissedildiği ülke olan Arjantin’de peso dolar karşısında %50 değer kaybetti. Enflasyon yüzde 40’a yaklaştı. Arjantinli işçiler geçen yıldan beri maaşlarına zam alamıyor, işçi ve emekçiler için hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor. Hükümet ise sermaye sınıfını krizden kurtarmak üzere çeşitli programları hayata geçiriyor. Elbette bu programlarda krizin yükü yoksul işçi ve emekçilerin sırtına yıkılıyor.

Yoksul Olmak Ayıp mı?

yoksulluk.jpg

(30.09.2018) Yoksul olmak ayıp değil, yoksulluğumuzdan utanacak olan da bizler değiliz. Yoksul ya da zengin olmak sınıfsal bir durumdur. Kapitalist sömürü sisteminde hangi sınıfa ait olduğunuzu gösterir. Tüm zenginliği üreten işçi sınıfı bu düzende yoksuldur. Çünkü tüm zenginliğe sermaye sınıfı el koyuyor. Bizim elimize ise zorunlu geçim ihtiyaçlarımızı karşılamaya bile yetmeyen ücretlerimiz kalıyor.

Ayşe’nin Emekli Olma Hakkını Kim Çaldı?

30.09.2018, İzmir’den bir işçi

emekli-maas-kuyrugu.jpg

Ayşe 1964 doğumlu. Karslı babanın, göçmen işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Yani 54 yaşında. 1986 yılında sigorta girişi yapılmış. Yani 32 yıl önce sigortalı çalışmaya başlamış. 5 yıl çalışmaya ara vermiş. Yani tamı tamına 27 yıl çalışmış. Çalıştığı patronlar sigortasını ya hiç yatırmamış, ya da ayda yılda bir gün sigortalı göstermiş. Kendisi sigortasının yatırılıp yatırılmadığının takibini yapmamış.

İşçiden Al Haberi

30.09.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

metal-iscileri-eylem.jpg

Başlık böyle olunca hepinizin aklına ilk gelen İşçi Dayanışması bülteni ve UİD-DER’in sitesi olmuştur. Biz işçilerin yaşadığı sorunların, hükümetlerin bizim haklarımıza dönük saldırılarının, fabrikalarda yaşadıklarımızın, evimizde, mahallemizde, sosyal yaşantımızda başımıza gelen olayların, mücadelemizin bizim dilimizle anlatıldığı kanallar bunlar olduğu için elbette aklımıza ilk bu adreslerin gelmesi gayet normal. Ama anlatmak istediğim şey aslında bu değil.

Tatil Lüks müdür?

30.09.2018, Sütlüce’den bir kadın işçi

antalya-kas-plaj.jpg

Yaz geçti ve ben deniz tatili yapamadım. Belki diyorsunuz ki “deniz tatili de neymiş çalışmak varken?” Biz işçiler gece-gündüz çalıştırılmaya öyle alıştırılmışız ki tatili ve dinlenmeyi kendimize hak göremiyoruz artık. Ben de uzun yıllar tatil nedir bilmeden çalışmış bir işçiyim. Ailem köyden şehre gelerek işçileşmiş, yarı köylü yarı işçi bir ailedir. Onlar da tatil nedir bilmeden sürekli çalışmış insanlar.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this