UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Flormar İşçileri Anlatıyor

UİD-DER’li kadın işçiler

flormar-iscileri.JPG

(31.05.2018) Flormar işçilerini direnişlerinin 16. gününde UİD-DER Kadın Komitesi olarak ziyaret ettik. Halaylarıyla coşkularıyla karşıladılar bizleri. Direniş alanını ziyaret eden işçilerle daha da güçlendiklerini belirten kadın işçilerle sohbet ettik. Flormar patronu kapı önünde direnen işçilerle, içeride çalışan işçiler arasına çektiği tel örgüleri giderek büyütüyor. Aynı zamanda iki büyük servis aracını demir kapıların önüne çekerek duvarlar örmeye çalışıyor. Fakat işçiler kurulan tüm bu barikatlara, duvarlara halaylarla sloganlarla karşılık veriyor.

Hayır Demek İçin Çok Nedenimiz Var

31.05.2018, Gebze’den bir kadın işçi

hayir.jpg

Erken seçim tarihinin açıklanmasıyla birlikte hemen herkesin gündeminde 24 Hazirandaki seçimler var. Ben metal sektöründe çalışan bir işçiyim. Benim çalıştığım fabrikada da özellikle kısacık çay molalarında çok hararetli tartışmaların yaşandığı anlar oluyor. Kimi zaman da tezgâh başında fırsatını bulduğumuzda herkes kendince nedenlerini sıralayarak kime, neden oy vereceğini ya da vermeyeceğini dili döndüğünce karşısındakine anlatmaya çalışıyor.

Bizi Ayrıştıran Değil Birleştiren Yapılar Kuralım

31.05.2018, Ankara’dan inşaat işçileri

insaat-iscileri.jpg

Çalıştığımız şantiyede pek çok taşeron firma var. Bu firmaların çoğu işçilere gerekli malzemeleri tedarik etmiyor. Bareti, önlüğü ya da kemeri olmayan işçi gidip başka birinden “çalıyor”. Yanlış yazmadık, bilerek, doğrudan yazdık. Evet, çalıyor! Biz işçiyiz, hırsız değiliz. Ama malzeme çalma durumu olağanlaştı bizim şantiyede. İşçilerin bu yüzden çoğu kez kavga ettiğine de şahit olduk. Yani işçiler hem hırsızlık yapmak zorunda bırakılıyor hem de düşmanlaştırılıyor.

Sayılar da Örgütlüyken Güçlüdür!

31.05.2018, Beşiktaş’tan bir işçi-öğrenci

matematik-sayilar.jpg

Yaşadığımız toplumda sürekli olarak başkaları ile rekabete yönlendirilen ve düşmanlık derecesinde kötü amaçlı ilişkiler kuran bilinçsiz ve farkındalıktan yoksun insanlar yetiştirilmeye çalışılıyor. Sürekli olarak kendimizi bir rekabet içerisinde buluyoruz. Bu yarış hali de insanları sinirli, öfkeli, gözü dönmüş bireyler haline getiriyor. Yani istemeden dahi olsa kapitalizmin çürüme evresindeki meyveleri oluyoruz. İşin asıl kötü tarafı da o! Meyveler çürüdükçe, sepetteki diğer meyvelere de zarar veriyor ve onların da çürüyüp yok olmasına sebebiyet veriyor.

İşçiler Tek Adam Rejimine Hayır Diyor - Klip

hayir-klip.jpg

(30.05.2018) Biz üreten, tüm zenginliği var eden ama yoksullukla boğuşan işçi sınıfıyız. Biz işçilerin, emekçilerin penceresinden bakıyoruz dünyaya! 24 Haziran seçimlerine de işçi sınıfının penceresinden bakıyoruz ve şöyle haykırıyoruz: Tek adam rejimine hayır! Demokratik hakları ortadan kaldıran, OHAL’i kalıcılaştıran tek adam rejimine HAYIR!

DİSK Seçim Bildirgesini Açıkladı: “Emeğine, Geleceğine Sahip Çık”

disk-secim-bildirgesi-2018-05-29.jpg

(30.05.2018) DİSK Araştırma Dairesinin hazırladığı “AKP Döneminde Emek” adlı raporun ışığında DİSK’in seçime yönelik tutumu açıklandı. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, 29 Mayısta DİSK Genel Merkezinde düzenlenen basın toplantısıyla DİSK’in seçim bildirgesini açıkladı. Sendikalı, sendikasız tüm işçilere seslenen Çerkezoğlu, “İşçiler 16 Yılda Neler Kaybetti?” başlığı altında önemli konulara değindi.

1 Mayıs’ta Dünya Bizim İçin Dönüyor

30.05.2018, Tekirdağ’dan bir işçi

20180501_150524_IMG_0344.JPG

Yılda 364 gün patronlar için dönüyor dünya. Ama bir gün var ki işte o gün bizim günümüz. İşçilerin birlik ve mücadele günü 1 Mayıs. Her yıl dünyanın her yerinde işçiler büyük coşkuyla kutluyor bu günü. Biz de bu yıl yine UİD-DER kortejiyle meydanlardaydık. Türkiye’de bu yıl son dönemlerin en güzel 1 Mayıs’ı oldu desem yanlış olmayacaktır.

1 Mayıs Heyecanım

30.05.2018, UİD-DER’li bir işçinin çocuğu

20180501_120515_IMG_0163.JPG

1 Mayıs’tan önce heyecanlıydım ama evden çıkınca daha da çok heyecanlandım. Gerçekten mutluydum, hatta en mutlu günümdü. Ne kadar yorulsam da çok mutluydum. Bir an dedim ki keşke hiç bitmeseydi. Orada kendimizi güçlü hissettik. 1 Mayıs’ta olmaktan mutluyduk. Kortejde mutluyduk ve herkes ne kadar yorulsa da coşkusunu kaybetmedi.

1 Mayıs’ta Gururluyduk

30.05.2018, Gazi Mahallesinden meslek liseli öğrenciler

20180501_121605_IMG_0086.JPG

Biz meslek liseli öğrenciler olarak 1 Mayıs’ta bulunmaktan gurur duyduk. Diğer meslek liseli arkadaşlarımızı da orada görmek bizi çok mutlu etti. Birlikte staj sömürüsüne, yetersiz eğitime, kadına şiddete, taciz ve tecavüze, savaşlara, yoksulluğa “hayır!” dedik.

Coşkulu İstanbul 1 Mayıs’ı Dayanışma TV’de

30.05.2018

İşçi Sınıfının Uluslararası Birlik, Mücadele ve Dayanışma Günü 1 Mayıs, Türkiye’nin pek çok kentinde coşkuyla kutlandı. OHAL düzenine, baskı ve yasaklara rağmen onlarca kentte işçiler 1 Mayıs geleneğine sahip çıkarak alanlara aktılar. Türkiye işçi sınıfının başkenti İstanbul ise, yıllar sonra birleşik, kitlesel, güçlü, umutlu ve coşkulu bir mitinge ev sahipliği yaptı. Dayanışma TV’nin hazırladığı video umudu, coşkuyu ve kitlelerin mücadele iradesini gözler önüne seriyor.

Kutlu 1 Mayısımız!

29.05.2018, Başakşehir’den bir kadın işçi

20180501_150540__MG_0137.JPG

İşçi sınıfı olarak haklı taleplerimiz ve sınıfımızın gücü burjuva sınıfını tedirgin ediyor. Bu sebepten ötürü işçi sınıfının birleşik gücünü 1 Mayıs’larda görmek istemiyorlar. Biz ise git gide ağırlaşan koşullar altında UİD-DER bayraklarını göklere yükselterek 1 Mayıs’ı şanına yakışır bir şekilde coşkuyla kutladık. İlk defa 1 Mayıs yürüyüşüne katılan biri olarak mücadelenin kutsallığını hissettim.

1 Mayıs Ruhuyla Mücadeleye Devam!

29.05.2018, Zeytinburnu’ndan bir sağlık işçisi

20180501_153109_IMG_0341.JPG

Günler aktı geçti, sene döndü, yine o anlamlı günde biz milyonlarca işçiyi meydanlarda bir araya getirdi. 1 Mayıs’tan bahsediyorum. 1 Mayıs tek bir cinsin, tek bir ırkın, tek bir dilin, tek bir dinin, sadece çocukların, sadece gençlerin bayramı değildir. Tüm dünyadaki işçilerin birlik, mücadele ve dayanışma günüdür 1 Mayıs. İşçi sınıfı olarak bir araya gelip taleplerimiz için yürüdüğümüz gündür 1 Mayıs.

Bahane Yok, Mücadele Var!

29.05.2018, Fatih’den bir kadın işçi

20180501_131020_IMG_0206.JPG

Ben bir işçiyim. Ayrıca işçi emeklisi bir ailenin küçük bir çocuğuyum. Ele avuca yüreği sığmayan küçük bir kız çocuğu… 21 yıl boyunca kocam ve çocuklarım için çalıştım. Ama son üç yıldır kendim için çalışmaya başladım. Ben UİD-DER’le buldum kendimi. Oradaki gençlerle, yaşlılarla birlikte bir insan olduğumu anladım. UİD-DER’li işçiler bana 1 Mayıs’ı sevdirdiler. Sağlam bir işçi nasıl olunur, onu öğrettiler.

İlk 1 Mayısım

29.05.2018, Şirinevler’den bir sağlık işçisi

20180501_120554_IMG_0070.JPG

UİD-DER’le ilk 1 Mayıs heyecanını yaşadım. Ayrıca görev almanın sevinci ve onurunu da yaşadım. Özgürlük için, ayaklarımıza bağlanmış zincirleri kırmak için, biz işçilerin yaşamı için, yaşanılabilir bir dünya için ve çarkı bozuk bu düzeni yıkmak için alanlardaydık. Tüm taleplerimizi coşkuyla haykırdık. Bunu sadece UİD-DER’li işçiler için değil, dünyadaki tüm işçiler için haykırdık.

Kızım ve Kız Kardeşimle 1 Mayıs’taydık

29.05.2018, Samatya’dan bir emekçi kadın

20180501_154604_MG_0127.JPG

Merhabalar, ben bir devlet hastanesinde temizlik işi yapan bir kadın işçiyim. Bu seneki 1 Mayıs’a kızım ve kardeşimi de götürdüm. Onların da o coşkuyu, güzelliği görmelerini ve yaşamalarını istedim. Tabi onların katılması pek kolay olmadı. Önce kardeşimin kocasından izin almamız gerekiyordu. İlk söylediğimizde kabul etmedi. Kardeşimin bacağında protez olduğu için kargaşa olursa kaçamayız diye istemedi. Ama ben daha önce de gittiğimi anlatıp onu ikna ettim.

Grevlerimizi Yasaklayan İktidara HAYIR Diyoruz!

28.05.2018, Gebze’den bir metal işçisi

camgrevi-20140701_02_2.jpg

Ben bir metal fabrikasında çalışıyorum. Hatırlayacak olursak 18 Nisan günü Cumhurbaşkanı Erdoğan ve ortağı Bahçeli, bir görüşme yaparak erken seçim kararı aldı. Her zaman “seçimler zamanında yapılacak, bu işi sulandırmayın” diyen iktidar, bir kez daha söylediklerinin tersini yaptı. Haliyle bu olup bitenler ve seçim havasının esiyor olması çalıştığım fabrikada da önemli bir gündem oluyor. Fabrikanın büyük bir çoğunluğunun gündeminde seçimler var.

TRT’yi İzliyorum ve Hamur Gibi Yumuşuyorum!

28.05.2018, Gebze’den bir işçi

trt-haber-studyo.jpg

Çalışma koşullarımız hem çok ağır hem de ücretlerimiz o kadar düşük ki geçinebilmek için her gün fazla mesaiye kalmak zorundayım. Öyle gün oluyor ki bazen 10, bazen 12, bazen de 16 saat çalışmam gerekiyor. İş çıkışı yorgun argın eve giderken yolumun üstündeki markete, manava falan uğrayıp eve biraz erzak üç beş meyve, sebze alayım diyorum. Fakat her şey olmuş ateş pahası.

Kadınlar 1 Mayıs’taydı!

28.05.2018, Samatya’dan bir grup temizlik işçisi kadın

20180501_131747_IMG_0223m.JPG

Coşkumuz sabah 7.30’da başladı. Derneğimizin ayarlamış olduğu araçlara gidene kadar heyecanımız kat be kat arttı. Heyecandan kahvaltı yapmak için aldıklarımızı bile yiyemedik, çantalarımıza attık. Araçlara bindikten sonra sloganlarla, marşlarla, şarkılarla coşkumuz arttıkça arttı. Aramızda ilk kez 1 Mayıs’a katılacak olan arkadaşlar vardı. İlk etapta bu coşkuya şaşırdılar. Sonra onlar da bu coşku seline kapıldılar. Yolun nasıl bittiğini anlamadık.

Yalnız Değiliz!

28.05.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

20180501_120554_IMG_0070.JPG

Merhaba dostlar. Bir sağlık işçisi olarak örgütüm UİD-DER ile bu yıl Maltepe’de 1 Mayıs’a katıldım. Bu seneki 1 Mayıs’ın biz işçiler için anlamı çok büyüktü ve bayramımıza katılmadan önce de bunu bilerek hazırlığımızı yaptık. 1 Mayıs günü geldiğinde herkes çok heyecanlıydı. Ben de genç bir işçi olarak herkes gibi heyecanlıydım. Maltepe’de ilk defa 1 Mayıs’a katıldık. Bu 1 Mayıs epey kalabalık geçti. Çeşitli örgütlerden işçiler katılmıştı 1 Mayıs’a. Miting alanı anlamına yakışır bir şekilde “bayram” yeri gibiydi.

Minareyi Çalanlar Kılıfını da Hazırlamışlar

27.05.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

hisarciklioglu-arabuluculuk-isg.png

Günümüzün önemli bir zatı muhteremi, karşısında yüzlerce insan, basın mensupları, canlı yayın ve televizyonları başında onca işçiye, emekçiye şöyle demiş. “Kültürümüzde güzel bir söz var: Zorlaştırmayın, kolaylaştırın. Biz de iş ve yatırım ortamı önündeki engelleri tespit edip, hükümetimizle birlikte kaldırdık.” Bu cümleler bir sermaye örgütü olan Türkiye Odalar ve Borsalar Birliği Başkanı Rıfat Hisarcıklıoğlu’na ait.

Grevlerimizi Yasaklayanlara HAYIR!

27.05.2018, GOSB’dan bir kadın metal işçisi

grev-yasaklarina-hayir-5K4A1658.png

İşçi sınıfı olarak zor zamanlardan geçiyoruz. OHAL rejimi, KHK’larla saniyesinde çıkan kanunlar, yasaklanan grevler, işten atmalar, iş cinayetleri, artan işsizlik, düşük ücretler, düşük ücretlere karşılık Kemal Sunal’ın dediği gibi “zam da zam”. Şekere zam, zeytine zam, peynire zam, elektriğe zam, suya zam, kiraya zam! İşsizlik fonunun patronların hizmetine sunulması, pahalı ve kalitesiz sağlık hizmetleri, işçilerin asgari ücretine vergi bindirimi, patronlara vergi indirimi…

UİD-DER Kadın Komitesi Flormar İşçilerini Ziyaret Etti

flormar_IMG_0687.jpg

(26.05.2018) Petrol-İş Sendikasına üye oldukları için işten atılan Flormar işçilerinin fabrika önündeki direnişleri devam ediyor. İşten atılmalarına sessiz kalmayan ve sendikalı bir şekilde işlerine geri dönmek için mücadele eden Flormar işçilerinin direnişi 11 günü geride bıraktı. Direnişin 11. günü olan 25 Mayısta UİD-DER Kadın Komitesi Flormar işçilerine dayanışma ziyaretinde bulundu. Direniş alanında işçi dayanışmasının coşkusu yaşandı.

Flormar İşçilerine Dayanışma Ziyareti

flormar_IMG_0539.JPG

(24.05.2018) İşçilerin sendikal haklarını tanımayan Flormar patronları, her türlü baskıyı devreye sokarak işçileri yıldırmaya çalışıyor. Direnen işçi arkadaşına verilen bir “merhaba” suç sayılıyor ve işçiler istifaya zorlanıyor. Ancak mücadelede kararlı işçiler, Flormar patronlarının bu saldırılarına direniş ile karşılık veriyorlar. Direnişçi işçiler çeşitli dayanışma ziyaretleriyle moral buluyorlar. 23 Mayısta Gebze Sendikalar Birliği de bir ziyarette bulundu. Direnişin 9. gününde yapılan dayanışma ziyaretine Gebze Sendikalar Birliğine bağlı sendikalardan yöneticiler, temsilciler ve çok sayıda işçi katıldı.

Çileli Kadınların Tek Çaresi Mücadele!

24.05.2018, Gebze’den bir işçi

kadin-isciler.jpg

Biz kadın işçilerin birçok sorunu var ve bu sorunlar maalesef işyerlerimizde, sokakta ve hayatın her alanında sıkça karşımıza çıkıyor. Kadın işçilerin aleyhine işleyen, pozitif ayrımcılıktan uzak yasalar var. Kapitalist sistemde kadın aşağılanarak, hor görülerek, emeği yok sayılıyor. Patron işçi mi çıkaracak, ilk akla gelen kadın işçiler oluyor. Benim burada öne çıkartmak istediğim konu ise kadın işçilerin işyerlerinde karşılaştığı sorunlar ve bu sorunların üstesinden nasıl gelebilecekleri.

“Anne Ne Diyorlar?” “Özgürlük Diyorlar Yavrum”

24.05.2018, Pendik’ten bir sağlık işçisi

20180501_130642_IMG_0190m.JPG

Ben bir sağlık işçisiyim. Bir amcamızla bizim işyerine gelip giderken tanıştık birkaç yıl önce. Bize İşçi Dayanışması gazetesi getirirdi. Her 1 Mayıs öncesinde bizim de katılmamız için davet ederdi. Bu seneye kadar bir türlü gidememiştim. Bu 1 Mayıs’ta kızımı da alarak mitingin yapılacağı Maltepe meydanına gittik. Mitinge katılan kalabalık henüz alana girmemişti. Farklı farklı gruplar, kortejler halinde yürüyorlardı.

Sefalet Ücreti; Bu Bile Çok!

24.05.2018, Sefaköy’den bir işçi

20180501_132004_IMG_0231.JPG

Ocak ayında asgari ücrete %14,2 oranında zam yapıldı. Böylece en düşük asgari ücret 1603 lira oldu. Hükümet “yüksek bir zam yaptık, asgari ücret bizim dönemimizde katlanarak yükseldi” derken, patronlar da “aslında bu oran yüksek, maliyetlerimiz arttı” diyerek bu zammı yüksek bulduklarını söylediler. Peki, bu yapılan zam gerçekten de patronların ve hükümetin dediği gibi işçilerin ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek bir zam mıydı?

OHAL’de Grev Yasakları Devam Ediyor: Soda Sanayii A.Ş. Grevi Yasaklandı

soda-sanayi-grev-20180523-1.jpg

(23.05.2018) Mersin ve Adana’da Soda Sanayii Anonim Şirketine bağlı üç ayrı işyerinde Petrol-İş Sendikasının yürüttüğü toplu iş sözleşmesi görüşmelerinin tıkanması üzerine 12 Nisanda grev ilanı asılmıştı. Alınan karar gereği bugün saat 00.30 itibariyle işçiler greve çıktılar. Aynı gün sabah saatlerinde grevin yasaklandığı açıklandı. Her zaman olduğu gibi hızla patronların yardımına yetişen AKP’nin Bakanlar Kurulu, grevin 60 gün süreyle ertelenme kararını Resmi Gazete’de yayımladı.

1 Mayıs Umuttur, Gelecektir!

23.05.2018, Kocaeli’nden “emekli” bir metal işçisi

20180501_153823_MG_0115.JPG

Kapitalizm altında biz işçiler açısından umut verici haber ve gelişme yok. Medya gücünü elinde tutan patronlar ve onların sözcülüğünü yapan siyasetçiler her şeyi daha da içinden çıkılmaz hale getiriyorlar. Örgütsüz işçi ve emekçiler bu tuzaklara düşüyor. Egemenlerin maksatları belli: geçim derdinden belini doğrultamayan işçi ve emekçileri peşlerine takmak.

Milyonların İçinde Yalnız Değilsin!

22.05.2018, İstanbul’dan bir işçi

1mayis2018_IMG_0045.JPG

“İnsanların korktuğunu, olanlara ses çıkarmadığını düşünüyordum. Hiç bu kadar kalabalık olmayı beklemiyordum. İyi ki 1 Mayıs’a katıldım. Ses çıkaran, ‘bu düzen böyle gitmemeli’ diyen insanların var olduğunu gördüm.” Bu sözler birkaç hafta önce Maltepe Meydanında kutlanan 1 Mayıs’a katılan genç bir işçiye ait. Bir metal işçisi ise 1 Mayıs alanında hiç ummadığı halde komşusunu ve iş arkadaşlarını gördüğünü, çok şaşırdığını, çok sevindiğini anlatıyordu.

Âdem Babalardan Biri!

22.05.2018, Pendik’ten bir işçi

ihtiyar-isci.jpg

Durakta otobüs bekliyorum. İki yolun ortasındaki çiçekleri sulayan fıskiyeler açık. Başında şapka, üzerinde belediyenin logosu olan epeyce büyük bir iş montu, pantolonunun paçaları çorabın içinde, ayakkabıları üzerinden kamyon geçmiş kurbağa gibi ezik. Yaşı 60-65 gibi görünüyor. Elinde uzun bir sopa, arada bir saatine bakıyor. Sanki geçmişten çok uzak bir yolculuktan gelip, geleceğe doğru gidiyor gibi göründü bana.

Seneye 1 Mayıs’a Oğlum da Yanımda Olacak

22.05.2018, Çayırova’dan bir ev kadını

20180501_140649_5K4A1663.JPG

Ben uzun yıllar işçilik hayatından sonra hamilelik sürecinde çalışmaya ara vermiş bir ev kadınıyım. Günlerim temizlik, yemek, evle çocuk parkı arasında geçiyor. Yıllar önce UİD-DER’in etkinliklerinde bulunmuştum. Şehir değişikliği nedeniyle katılımda bulunamadım. 1 Mayıs’tan iki hafta öncesinde görüştüğüm UİD-DER’li bir arkadaşım 1 Mayıs’a katılmak isteyip istemediğimi sordu. Ben de “koşa koşa gelirim” dedim. O andan sonra beni 1 Mayıs coşkusu sarmıştı.

İşçilerin Sordukları/60 - OHAL, Grev Yasakları ve Lokavt

grev-yasaklarina-hayir-img-0156.jpg

(20.05.2018) İş Kanunu, 1980 darbesinin getirdiği grev yasaklarını olduğu gibi koruyor. Yasalar, grev hakkının kullanılmasını oldukça sınırlıyor. Buna rağmen neredeyse her grev fiili yasaklarla karşı karşıya kalıyor. Bu da yetmiyor, OHAL’in grevleri yasaklamak için kullanıldığı devletin en yetkili ağızları tarafından sürekli olarak vurgulanıyor. İşçilerin en demokratik hakları yok sayılıyor. Son olarak 2018’in Ocak ayında 130 bin metal işçisi MESS grup toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde anlaşma sağlanamaması üzerine grev kararı almıştı.

Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Kuruluyor

ankara-isig-meclisi-20180519.jpg

(20.05.2018) İstanbul ve Kocaeli’den sonra Ankara’da da İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi kuruldu. 19 Mayıs günü Ankara İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi Girişimi “Çalışırken Ölmek İstemiyoruz” başlığıyla bir panel düzenledi ve kuruluşunu duyurdu. Panele çeşitli sektörlerden işçiler, İSG uzmanları, işyeri hekimleri, avukatlar, sendika ve meslek örgütlerinden, emek örgütlerinden, STK’lardan temsilciler, doktorlar, mühendisler katıldı. Panelde işçi sağlığı ve iş güvenliği konusu pek çok açıdan kapsamlı bir şekilde değerlendirildi, meclisin amaçları, hedefleri ve çalışmaları anlatıldı.

Ramazanda 500 Liralık Sus Payına Kanmadık

20.05.2018, GOSB’dan bir kadın metal işçisi

isciler-mucadele-ediyor.jpg

Ramazan telaşı başladı. Sahur, iftar sofraları için alışveriş şart. Tabi benim çalıştığım fabrikada ne yazık ki işler hiç de öyle olmadı. Normal şartlarda ayın on beşinde yatması gereken maaşlarımız hiç zamanında yatmaz, uzadıkça uzardı. Ama “bizim patron da Müslüman canım, Ramazan geldi, alışveriş yapmamız lazım. Bu sefer kesin gününde yatırır” diyorduk. Ayın on beşi oldu para yok. Herkesin yüzünden düşen bin parça. Ramazan dedik, Müslüman dedik ama bu patron milletinin ne Müslümanlıktan haberi var, ne Ramazandan.

Kapitalizm İşçi Sınıfını Nasıl Hasta Ediyor?

kapitalim-ve-saglik.jpg

(19.05.2018) İnsanın şu hayatta istediği en birinci şey sağlık… “Her şeyin başı sağlık” diye boşuna denmez. Fakat hastalıklarımız ve hasta insan sayısı sürekli artıyor. Yetkililer, hasta ve hastalık sayısının artmasını yaşam süresinin uzamasına bağlıyor ama gerçekler hiç de böyle değil. Başta kanser, şeker ve kalp damar olmak üzere bütün hastalık türlerinin görülme sıklığı artmış ve bu hastalıklara maruz kalma yaşı küçülmüş durumda.

“Sofi’ye Gösterilen İlginin Yüzde Birini Görmedim!”

19.05.2018, İstanbul’dan bir işçi

kedi-veterineri.jpg

Hastanede sıramın gelmesini bekliyorum. Her muayene odasının kapısının üzerinde bir ekran var. Nedense bu ekranların çoğu çalışmaz. Kulağım kapıda. Adım okunur da duymam, sıramı kaçırırım diye. İki kadın aralarında konuşuyorlar. Ya tanışlar ya da sıra beklerken tanışmışlar. En az bir saattir bekliyorum. Dertleşen iki kadından birinin adının okunduğu anlaşıldı.

Bir İşçi Dayanışması ve Değişen Dünya Görüşü

19.05.2018, Esenyurt’tan bir grup metal işçisi

isci-dayanismasi-dagitim.JPG

Merhaba dostlar, biz Esenyurt’tan bir grup metal isçisiyiz. Bu mektubumuzu İşçi Dayanışması gazetesinin onuncu yılı vesilesiyle yazıyoruz. Bundan yaklaşık 7 yıl önce Kıraç bölgesinde bir metal fabrikasında çalışıyorduk. Metal sektörü bugün düşük ücretler, uzun iş saatleri ve iş kazalarıyla bilinen bir sektör, o zaman da öyleydi. Bizim çalıştığımız fabrika bu koşulların hepsinin katmerli bir şekilde yaşandığı bir işyeriydi.

Özgürlük Mirası

19.05.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

kortej-uidder.jpg

Tarihin gözlerini kuşanmış Geçmişi ve geleceği aydınlatıyor her yerde Duymaz olmuş artık umutsuzluğun sancısını Vee Hayattaki haksızlıklara karşı mücadeleye girişmiş kuşandıklarıyla. Onun elleri herkes gibi Gözleri herkes gibi Her hali herkes gibi; bizden biri

TOBB Başkanından İtiraflar

tobb-arabuluculuk.jpg

(18.05.2018) İktidar yetkilileri, sermaye sınıfının temsilcilerine hitaben yaptıkları konuşmalarda, OHAL vesilesiyle grevleri nasıl yasakladıklarını, onlar için nasıl dikensiz gül bahçesi yarattıklarını her fırsatta dile getiriyorlar. İktidarın sermaye yanlısı bu politikaları, sermaye sınıfının kârını alabildiğine artırırken, işçi sınıfının daha fazla sömürülmesine ve yoksullaşmasına yol açtı. İşçilerin iş güvencesi ortadan kaldırıldı, ücretler düşürüldü, hayat pahalılığı arttı.

Büyükanneye Maaş Projesi Sona Erdi Kreş Sorunu Devam Ediyor

buyukanne-torun-maasi.jpg

(18.05.2018) 16 Nisan referandumu yatırımı olan ve basında büyük bir yaygara koparılarak başlatılan “torun bakan büyükanneye maaş” projesi Mart ayı sonunda sona erdi. Bu proje güya kadınların istihdam sorununu çözmek amacıyla gündeme getirilmişti. Ama sadece 0-3 yaş aralığında çocuğu olan 6500 kadın bu projeden yararlandırıldı ve üstelik büyükannelerin aldığı maaş sadece 425 liraydı. Projenin finansmanının yarısı İŞKUR tarafından, diğer yarısı ise TOBB ve TİSK gibi patron örgütleri ile Türk-İş ve Hak-İş tarafından sağlanmıştı.

Kity Genovese Sendromu!

18.05.2018, Sefaköy’den bir kadın işçi

genovese-sendromu.jpg

13 Mart 1964 gecesi Manhattanlı Catherine (Kity) Genovese isimli kadın vahşice bir cinayete kurban gitmişti. Çalıştığı kafeden çıkıp evine varmak üzereyken 35 dakika süre içerisinde 3 kez saldırıya uğradı. Çünkü yardım için her bağırdığında saldırgan uzaklaşıp yardım çığlığına kimsenin yanıt vermediğini görünce geri döndü. Bu vahşete 38 kişi tanık olmuştu ve hiç kimse ne yardım çığlığına yanıt vermiş ne de polisi aramıştı. Aralarından bir kişi ancak arkadaşıyla yaptığı telefon görüşmesini bitirince polisi aramıştı.

Hakkımızı Helal Etmiyoruz!

18.05.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

karabuk-helallik.jpg

Eski Karabük Demir Çelik Fabrikasının Yönetim Kurulu Başkanı ve işadamı Mutullah Yolbulan’ın cenazesinde her zaman tanık olamayacağımız bir şey yaşandı. Bir grup işçinin helallik istenildiği esnada öfkeli bir şekilde “helal etmiyoruz” demesi haber sitelerinde yerini aldı. Medya bu haberi tam içeriği ile paylaşmadı. Cenaze töreninde işçilerin öfkesini skandal olarak değerlendirdi. İşçiler neden bu kadar öfkeliydi? Çünkü ölen patron geçmiş yıllarda bu işçileri işten atmış, mağdur etmişti.

Çocuklarımızla Alanlarda Birleştik

18.05.2018, Mersin Üniversitesinden bir öğrenci

20180501_120515_IMG_0163.JPG

Merhaba dostlar. Sizlere bu mektubu tam on sene boyunca biriktirmiş olduğum güzel anıların derlemesi olarak yazıyorum. Geçmişte daha 1 Mayıs’ın ne olduğunu bilmediğim zamanlarda şunu düşünürdüm: “İnsanlar neden bağırıyorlar?” Ta ki bilincimi kazanana değin. İlk 1 Mayıs’a gittiğim zaman ne amaçla orada olduğumu bile bilmiyordum. Ancak 1 Mayıs’ın üzerine konuşulanlar ve tarihsel olarak köklerinden bahseden arkadaşları dinledikçe anlamaya başlamıştım. 1 Mayıs’ın bir anlamı vardı. O gün ilk defa insan seslerinin yeri titrettiğine şahit oluyordum.

UİD-DER’le Yeşeren Filizler

18.05.2018, Adana’dan bir işçi

20180501_120549_IMG_0089.JPG

Karınca ağzında bir damla su ile telaşlı gidiyormuş. Yangından kaçan başka bir karınca sormuş ağzında bir damla su ile ne yapabilirsin? Karınca da cevap vermiş: Belki bir şey yapamam ama safımı belli ederim! Hikâye uzun ama sonuç belli; safını belli et. Bizler saflarımızı belli eden işçileriz hikâyedeki karınca gibi ama derdimiz sadece safımızı belli etmek değil.

Sınıfını Bil Safa Gel! Birleş, Güçlü Ol!

sinifini-bil-mnst.jpg

(17.05.2018) Nasıl bir dünyada yaşıyoruz ve nasıl bir geleceğe doğru gidiyoruz? İnsan/insanlık kendini bildi bileli bu soruları sormuş, yanıt aramıştır. Nasıl bir geleceğe doğru gittiğimizi anlamanın yolu, nasıl bir toplumda, nasıl bir dünyada yaşadığımızı anlamaktan geçiyor. Hangi ulusa, inanca ve kültüre mensup olursa olsunlar, hangi ülkede yaşarlarsa yaşasınlar, insanlar iki şekilde ayrılırlar: Emekçiler ve sömürücüler! Emekçiler sınıfı, sömürücüler sınıfı! Öyleyse bir insanın toplumdaki yerini, çıkarlarının nerede olduğunu anlamak için o insanın ne yaptığına bakmak gerekiyor.

Tek Millet İki Ayrı Sınıf!

tek-millet-iki-sinif.jpg

(17.05.2018) Millet, “aynı topraklar üzerinde yaşayan, aralarında dil, tarih, duygu, ülkü, gelenek ve görenek birliği olan insan topluluğu, ulus” diye tanımlanır. Egemenler sürekli “benim milletim” diyerek propaganda yürütüyorlar. “Biz bir milletiz, ortak çıkarlarımız” var diyorlar. Bu çıkarlar uğruna diğer milletlerin karşısına birlikte dikilmemiz gerektiğini iddia ediyorlar. Öyle mi peki gerçekten? “Millet”, çıkarları bir, beklentileri bir, umutları bir olan bir insan grubu mudur?

UİD-DER’le 1 Mayıs Coşkusu

17.05.2018, Sancaktepe’den bir emekçi kadın

20180501_132412_IMG_0242.JPG

Her sene olduğu gibi bu sene de coşkulu, onurlu, gururlu bir 1 Mayıs bayramı kutladık. Büyük bir sabırsızlıkla beklediğimiz, taleplerimizi dile getirdiğimiz, alanlarda tek vücut olduğumuz 1 Mayıs, bu sene daha da güzel kutlandı. Benim için bu yılki 1 Mayıs anlamını tam hissettiğim bir gün oldu. Sendikaların kitlesel ve birleşik bir 1 Mayıs kutlama kararıyla alanı dolduran yüz binler, günün önemini ve değerini tam anlamıyla biz işçi ve emekçilere yaşattı.

UİD-DER’le İlk 1 Mayıs’ım Bana Bir Umut Daha Kattı

17.05.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

20180501_121605_IMG_0086.JPG

Ben her sene 1 Mayıs’a katılan bir metal işçisiyim. Hep bireysel olarak ya da sendikamla birlikte katılırdım. Ama bu seneyi diğer senelerden ayıran ve önemli kılan bir neden var. Ben bu sene UİD-DER’le birlikte katıldım. Ve bütün samimiyetimle söylemeliyim ki katıldığım en güzel 1 Mayıs’tı. Otobüse bindiğimiz andan toplanma alanına gidene kadar coşkum ve heyecanım giderek arttı.

Yaşasın İşçi Sınıfının Enternasyonal Mücadele Günü 1 Mayıs!

17.05.2018, Esenyurt’tan bir grup metal işçisi

20180501_115619_IMG_0054.JPG

Dostlar bizler Esenyurt’tan bir grup işçiyiz. Dünya genelinde biz işçilerin ekonomik ve siyasal haklarına yönelik her türlü saldırının sürdüğü bu dönemde baskılara rağmen dünya işçi sınıfı 1 Mayıs’ına sahip çıktı. Biz de bu inançla, coşkumuz, heyecanımızla egemenlere ve onların çarkı bozuk sistemine karşı öfkemizi bir kez daha sloganlarla 1 Mayıs alanlarında haykırdık.

İsrail Katliamını Lanetliyoruz!

gazzede-katliam-1.jpg

(16.05.2018) Katil İsrail devleti, bir kez daha onlarca Filistinliyi katletti. İsrail, 14 Mayıs 1948’de işgal ettiği Filistin toprakları üzerinde bağımsızlığını ilan etti. Aynı zamanda milyonlarca Filistinliyi zorla topraklarından sürdü. O günden bugüne Filistin halkı, 14 Mayıs’ı “Nakba” (Büyük Felaket) olarak anıyor ve protesto gösterileri düzenliyor. Bu sene ABD, İsrail’in kuruluşunun 70. yılında İsrail büyükelçiliğini büyük bir şov eşliğinde Kudüs’e taşıdı. Böylece Kudüs’ü İsrail’in başkenti olarak tanımış oldu.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this