UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İZBAN İşçilerinin Grevi Devam Ediyor

02.01.2019, İzmir’den bir UİD-DER’li

izban_20181226_154525.jpg

İZBAN yönetimi, asgari ücrete yüzde 26 zam yapılmasının ardından, 26 Aralık gecesi sendika yönetimiyle yapılan görüşmede yüzde 26 zam teklif etmişti. Ancak İZBAN yönetiminin yaptığı teklif asgari ücret alan çok az sayıda işçiyi kapsıyordu. Diğer işçiler içinse çok daha düşük oranda bir zam teklif ediliyordu. Bu teklifle zamlar kimi işçiye 50 lira, kimine 60, kimine biraz daha fazla yansıyacaktı. Ayrıca İZBAN yönetiminin teklifinin içinde işçilerin ikramiye ve diğer talepleri yer almıyordu.

Asgari Ücret Sefalet Ücreti Olmaya Devam Ediyor!

02.01.2019, Esenyurt’tan bir metal işçisi

asgari_ucret_vergi_disi_birakilsin

Asgari ücret görüşmelerinin başlamasıyla birlikte bir anda milyonlarca çalışanın gözü kulağı bu komisyondan çıkacak karara kilitlenmişti. Sonuç ise pek de şaşırtmadı açıkçası. Asgari ücret 1828 lirada, yani açlık sınırının altında kaldı. Bir anda iktidar cephesi, yazarçizerleri, basın ve yayın kuruluşları 1828 lirayı şişirdikçe şişirdi.

İşçiler Sendikalı Oldukları İçin İşten Atılıyor

turk_telekom_isci.jpg

(02.01.2019) Patronların sendika düşmanlığı devam ediyor. İşçiler pek çok işyerinde haksızlıklara karşı durabilmek ve çalışma koşullarını düzeltebilmek için birleşiyor, sendikaya üye oluyorlar. Buna karşılık patronlar işten atma saldırılarına girişiyor, hakkını arayan işçilerden adeta intikam almaya çalışıyorlar. Kimi zaman türlü saldırılarla işçilerin haklı mücadelesini boğuyorlar.

Robot muyuz İşçi miyiz?

30.12.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

otomotiv-uretim.jpg

Çalış çalış çalış, hiç durmadan çalış! Biz işçilerin hayatı hep çalışmakla geçiyor. Diyeceksiniz ki çalışmak kötü mü? Tabii ki değil. Çalışmak, üretmek güzel bir şey fakat çalışma var, çalışma var. Patronlar bizleri köle gibi 10-12 saat çalıştırarak canlı robotlara dönüştürüyorlar. Robotlar da sayı veriyor, belirli saatler arasında dinleniyor, yağı veriliyor, bakımı yapılıyor. Aramızdaki fark canlı robot olmamız.

Denetim Adı Altında Denetimsizlik

30.12.2018, Ankara’dan bir İSG uzmanı

catida-calisan-isciler.jpg

Ben büyük bir şantiyede İSG uzmanı olarak çalışıyorum. Çalıştığım şantiyede yaşadığım ve “nasıl oluyor da binlerce işçi iş cinayetlerinde ölüyor?” sorusunun da cevaplarından biri olan bir olayı anlatacağım size. Her ay birkaç gün “denetim” için çeşitli bakanlıklardan müfettişler geliyor çalıştığım şantiyeye. “Ne güzel” diyeceksiniz, biliyorum. Ancak durumun aslı yaratılan imajdan farklı.

“Enflasyonla Topyekûn Mücadele”

29.12.2018, Antalya’dan bir işçi ailesi

market-poseti.jpg

Son günlerde hangi markete gitsek hep aynı yazıyı görüyoruz. Bütün rafları bu yazılar süslüyor. “Süs” diyoruz çünkü aslında bir süsten farkı yok. Sanki bu marketlerden birkaç ay önce alışveriş yapan aynı insanlar değilmişiz gibi gözlerimizin içine baka baka yalan söylüyorlar. Fiyatlar en az yüzde elli arttı ama indirim yüzde on. Birkaç televizyon kanalı haricindeki kanallarda da ülke güllük gülistanlık bir yermiş gibi gösterilmeye, yaşadığımız sıkıntılar göz ardı edilmeye çalışılıyor.

Örgütsüzlüğün ve Çaresizliğin Sırası

29.12.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

piyango-kuyrugu.jpg

Yeni yıl yaklaştıkça televizyonlar ve gazeteler ardı ardına binlerce insanın sıraya girdiği milli piyango bilet kuyruklarının haberlerini veriyor. Bu haberler milyonlarca işçi ve emekçinin iştahını kabartıyor. İnsanlar işsizlikten, yoksulluktan kurtulma ümidi ile ellerindeki üç beş kuruşu piyango biletine yatırıyor. Reklamlar, reklam gibi haberler “bir gün sen de zengin olabilirsin” mesajını veriyor. Sanki zenginlik tesadüfmüş gibi işçileri buna sevk ediyorlar. Sözde talih kuşu şanslı olanın başına konuyor!

ABD’de 1929 Krizini İzleyen Grev Fırtınası

autolight-workers-1934.jpg

(27.12.2018) 1929’da patlak veren ve Büyük Buhran denilen kriz, ABD’de milyonlarca işçiyi işsiz bırakmıştı. Sermaye sınıfı yine aynı şeyi yapmış, kâr uğruna insanların aç kalmasını zerre kadar umursamamıştı. Ama ABD işçi sınıfı da bir kez daha mücadele yolunu seçmişti! Ekmek ve süt vermeyen marketlerin, kiracının çıkarıldığı evlerin, “iş yok” diyen devlet kurumlarının önü eylem yerine dönüyordu. Meydanlar, sokaklar öfkeli işçilerle dolup taşıyordu.

İZBAN’da Grev Kırıcılığı Engellendi

izban_grei_2.jpg

(27.12.2018) İzmir’de İZBAN yönetimi ile Türk-İş’e bağlı Demiryol-İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yönetimin düşük zam dayatması sonucu işçiler 10 Aralıkta greve başladı. İZBAN işçileri hakları için grevdeler. İZBAN yönetimi ise 7 taşeron makinist çalıştırarak grev kırıcılığı yapıyordu. 7 taşeron makiniste günde 48 sefer yaptırarak hem makinistlerin hem de yolcuların can güvenliğini hiçe sayıyordu.

Süperpak İşçileri Grevi Kazandı

İzmir’den UİD-DER’li bir işçi

superpak-126688.jpg

(27.12.2018) Süperpak patronunun uzlaşmaz tutumu ve sıfır zam dayatması sonucu İzmir, Karaman ve Antep’teki fabrikalarda çalışan işçiler 20 Haziranda greve çıktı. İşçilerin haklarına ve grevlerine sahip çıkarak 186 gün sürdürdükleri grevde, 22 Aralık tarihinde yapılan görüşmelerle anlaşma sağlandı. Sıfır zam dayatan patron işçilerin taleplerini kabul etti. İşçiler 2 Ocak tarihinde işbaşı yapacak.

“Aynı Gemideyiz” Yalanı Her Yerinden Dökülüyor

28.12.2018, Kartal’dan UİD-DER’li bir kadın metal işçisi

ayni-gemide-degiliz_MGL4242.JPG

Patronların düzeninin yarattığı krizin acı reçetesi, işçilerin yaşamını sefalet düzeyine doğru çekiyor. Ekonomik sıkıntılar artıyor, işçi ve emekçilerin yaşamı alt üst oluyor. Uzayan iş saatleri, düşen ücretler, hayat pahalılığı, işsiz kalma korkusu işçileri mengene gibi sıkıyor. Bir tarafta alacakları bile verilmeden işten çıkarılan, işsizliğe ve açlığa mahkûm edilen işçiler diğer tarafta şatafatın dibine vuran egemenler var.

Kim Bedavacı?

28.12.2018, Ankara’dan genç bir işçi

universite-ogrencileri.jpg

Geçenlerde Cumhurbaşkanı, Türkiye Gençlik Zirvesinde bir konuşma yaptı. Kredi Yurtlar Kurumunun verdiği burslara değinen Erdoğan: “Burs değil, kredi al, bedavacılığa alışma...” dedi. Daha sonra partisinin TBMM grup toplantısında: “Bazı öğrencilerimiz illa da burs diyor. Evladım, illa da burs yok! Sen krediye de müracaat etsen, faiz uygulaması yok. Size en uygun taksitlerle ve sigortalı işe girdiğiniz zaman devlet bunu sizden tahsil edecek” dedi.

İşçiler Ekmekleri ve Gelecekleri İçin Mücadele Ediyor

dunyadan-27122018.jpg

(27.12.2018) Ekonomik kriz dünyanın pek çok ülkesinde etkisini giderek daha çok hissettiriyor. İşsizlik artıyor, kemer sıkma politikaları devreye sokuluyor ve emekçilerin yaşamları giderek daha da yoksullaşıyor. Hükümetler krizi bahane göstererek eğitim, sağlık gibi en temel alanlarda kamu harcamalarını kısıyor. Krizin en çok hissedildiği ülkelerden biri olan Arjantin’de emekçiler bu sorunlarla boğuşuyor.

Devekuşunun Hikâyesi, Bizim Hikâyemiz

devekusu.jpg

(27.12.2018) İnsanız, işçiyiz, haliyle yaşamımız pek çok zorlukla dolu. Zorluklarla boğuşmak yorucudur, yıpratıcıdır. Bazen bu zorluklar bizi yıldırır, sorunlara gözlerimizi kapatmak daha kolay gelir. Kafamızı devekuşu gibi kuma gömmek isteriz ama ne yazık ki sorunları görmezden gelmek onları ortadan kaldırmaz. Üstelik size bir sır verelim mi? Bu sevimli hayvanların tehlike karşısında kafalarını kuma gömdüklerini iddia ederiz ama doğrusu onlar her zaman mücadele yolunu seçerler!

Bir İş Görüşmesinin Anlattıkları

27.12.2018, Tuzla’dan bir işsiz

isbasvuru-sirasi.jpg

Epey bir zamandır işsizim. Birkaç gün önce iki eski iş arkadaşımla bir çay içelim dedik. Arkadaşlarımdan biri bir tarih öğretmeni ve atanamadığı için işçiliğini kendi meslek grubunda değil de fabrikalarda yapıyor. Kendisine hal-hatır sorunca “sıkıntılı ve kızgınım” diye cevap verdi. Sebebini sorduk tabii ve bize şunları anlattı. İş görüşmesi için Sancaktepe İŞKUR’a yönlendirilmiş. Görüşme salonunda başta üç-beş kişi varken toplantı saati gelince salonda bekleyen sayısı 80-90 kişiyi bulmuş.

Bu Düzende Huzurlu Bir Yaşam Mümkün mü?

gocmen-isciler.jpg

(26.12.2018) Bir kere geldiğimiz bu dünyada yaşamın güzelliklerinin tadını çıkarmayı, mutlu ve huzurlu olmayı kim istemez? Biz işçiler düzgün bir işte çalışmak, geçimimizi sağlayacak bir ücret almak isteriz. Aslında çok büyük beklentilerimiz de yoktur. Daha kısa saatler çalışarak ailemize, sevdiklerimize vakit ayırmak, sosyalleşmek isteriz. Çocuklarımız için iyi bir gelecek isteriz. Sağlıklı yaşamak, düzgün beslenmek isteriz. Peki, kapitalist sömürü düzeninde bunlar ne kadar mümkün? Şöyle bir dönüp bakalım etrafımıza, kendi yaşamımıza. Ne kadar huzur var yaşamımızda?

Yeni Asgari Ücret Açıklandı, Patronlar Pek Memnun!

tisk-musiad-tusiad.jpg

(26.12.2018) Çeşitli patron örgütleri de belirlenen asgari ücrete ilişkin memnuniyetlerini dile getirdiler. Asgari ücret görüşmelerinde patronları temsil eden Türkiye İşveren Sendikalar Konfederasyonu (TİSK) asgari ücretin kendilerine yük olmadığını itiraf ederek, belirlenen rakamdan memnun olduklarını açıkladı. Türkiye’nin en büyük patron örgütü TÜSİAD’ın Başkanı Erol Bilecik ise, “İş dünyası için asgari ücret tespitinin 2 bin 20 TL olması çok olumlu bir gelişme oldu” dedi.

Mücadeleyi Seçen İşçiler Umudu Yeşertiyor!

mucadeleyi-secen-isciler.jpg

(26.12.2018) Bir seneyi aşkın süren DHL Express direnişinde işçiler, işten atılan işçilere işbaşı yaptırılması ve sendikalı çalışma hakkına saygı gösterilmesi talepleriyle uzun soluklu bir mücadele yürüttüler. Uluslararası dayanışmanın önemi bu direnişle bir kez daha açığa çıktı. ITF ve ETF’in çağrısıyla “8 Haziran DHL Express İşçileriyle Dayanışma ve Küresel Eylem Günü” ilan edildi. Uluslararası dayanışmayla güçlenen işçilerin mücadelesi sonuç verdi ve TÜMTİS yetkili sendika olarak resmen tanındı.

Aydınlığa!

26.12.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

aydinliga.jpg

Katran gibi zamanlarda/ Umut eder ya insan aydınlığı/ Haydi ver elini/ Birlikte yırtalım karanlığı./ Ellerin ellerimde,/ Sevgiyle, / Emekle,/

Asgari Ücret Yine Açlık Sınırının Altında Kaldı

bakirkoy_mitingi_MGL4179m.JPG

(25.12.2018) Asgari Ücret Tespit Komisyonu 2019 yılı boyunca geçerli olacak asgari ücreti dördüncü toplantısında belirledi. Milyonlarca işçiyi doğrudan ilgilendiren asgari ücret, net 1828 lira 15 kuruş olarak belirlendi. Böylece bekâr bir işçi için geçerli olan 191 lira 85 kuruşluk asgari geçim indirimi dâhil, asgari ücret 2 bin 20 lira oldu. Brüt asgari ücret ise 2 bin 558 liraya yükseldi. Krizle birlikte enflasyonun fırladığı, hayat pahalılığının alabildiğine arttığı ve ücretlerin eridiği koşullarda, asgari ücretteki artış yüzde 26’da kaldı.

Başkaldıran Mutfak Köleleri

hayat-pahali.jpeg

(25.12.2018) Biz işçiler gece gündüz çalışsak da iki yakamız bir araya gelmiyor. Ama kriz dönemleri daha da sarsıcı oluyor. Sokakta, evde, fabrikada herkes zamları, geçim sıkıntısını, borçlarını anlatıyor. Herkes geçinmenin nasıl da zorlaştığından şikâyet ediyor. Ama birçoğumuz artan sıkıntılarımızın gerçek nedenlerini, içinden geçtiğimiz dönemi anlamakta sıkıntı yaşıyoruz. İşler yolundayken ceplerini şişirenler, işler yolunda gitmediğinde arsızca bizlerden fedakârlık yapmamızı istiyorlar. Yani krizin faturasını biz işçi sınıfına çıkartıyorlar!

İp Üstünde Cambaz Sürüsü

25.12.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

ip-cambazlari.jpg

Hayatımızı altüst eden ekonomik kriz yerinde durmuyor, büyüyor. Üstelik birilerinin söylediği “kriz mriz yok, bunlar manipülasyon” lafıyla dalga geçercesine, “ben krizim arkadaş siz beni nasıl hafife alırsınız?” dercesine, bu kez teğet falan da değil resmen içimizden geçiyor. Medyada yalanlarla dolu klişe laflar havada uçuşuyor.

Ürettiğimizi Ne Kadar Tüketebiliyoruz?

25.12.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

enjektor-uretimi.jpg

Ben sağlık malzemeleri üreten bir fabrikada çalışan bir işçiyim. Fabrikamız yedi gün yirmi dört saat çalışıyor. Üç vardiya halinde çalıyoruz. Sürekli sağlık malzemesi üretiyoruz. Sizlerle iş arkadaşımla yaptığımız bir sohbeti paylaşmak istiyorum. Geçen gün kadın arkadaş hasta olduğu için doktor iğne tedavisi vermiş. O da işyerinin hemşiresine iğneyi yaptırmak için gitmiş. Hemşire iğneyi yapmak için enjektör istemiş.

“İçme Suyu Bile Alamıyoruz, Biz Bunun İçin mi Bunlara Oy Verdik?”

24.12.2018, Esenyurt’tan bir metal işçisi

damacana-su.jpg

24 Haziran seçimlerine hazırlık sürecinde, iktidar kitleleri kandırıp peşine takabilmek için türlü türlü yalanlara başvurmuş ve nihayetinde önemli oranda başarılı da olmuştu. Tek kişiye dayalı rejiminin onaylanmasıyla birlikte adeta ekonomi şaha kalkacak, ihracat katlanarak artacak, özgürlüklerin kapısı aralanacak, herkesin alım gücü yükselecek, adeta naneli şeker yemiş gibi herkes derin bir nefes alacaktı. Sanki 16 yıldır bunlar iktidarda değilmiş gibi!

Çünkü Çocuktur Onlar

24.12.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

mendil_satan_cocuk.jpg

Çocuklar,/ Çocuklarımız, kızlarımız, erkeklerimiz,/ Kimi zaman kaldırımlarda ayakları çıplak/ Kimi zaman ellerinde mendiller./ Bakarlar gözlerimize o güzel çocuk gözleriyle/ Vicdanımıza dokunur onların bakışları/

Akıl Almaz Eşitsizlik: İşçiler Üretiyor, Patronlar El Koyuyor!

zengin-fakir-ucurumu.jpg

(24.12.2018) Kapitalist sömürü düzeni toplumsal eşitsizliği akıl almaz sınırlara taşırken, toplumsal çelişkileri de her geçen gün büyütüyor. Üreten, alın teri döken işçi sınıfı yoksullaşırken, bir avuç asalağın yani patronlar sınıfının serveti katlandıkça katlanıyor. Bu durum çeşitli araştırma kurumlarının raporlarına da yansıyor. Credit Suisse Araştırma Enstitüsü’nün yayımladığı Küresel Zenginlik Raporu, toplam küresel servetin 2008 krizinden sonra önemli oranda arttığını gösteriyor.

Bakırköy’de “Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz!” Mitingi

bakirkoy_MGL4345.JPG

(22.12.2018) Bakırköy’de 22 Aralık Cumartesi günü “Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz!” mitingi gerçekleştirildi. Türkiye Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK), Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği (TMMOB) ve Türk Tabipleri Birliği’nin (TTB) çağrısıyla gerçekleşen mitinge binlerce işçi ve emekçi katıldı. Mitingin yapıldığı Bakırköy Özgürlük Meydanı dolup taşarken, alandan “krizin faturasını patronlar ve siyasi iktidar ödesin” haykırışı yükseldi.

Emekçi Kadınlar: Bu İktidar Patronlara Çalışıyor, Artık Onlara Oy Moy Yok!

kadin-isciler.jpg

(22.12.2018) Ülkeyi yönetenler “kriz yok, en kötüsü geride kaldı, bize ekonomik darbe yaptılar ama atlattık” diyor. Tuzla bölgesinde sohbet ettiğimiz emekçi kadıların yaşadıkları ise tersini gösteriyor. Kriz, işten çıkarmalar ve hayat pahalılığı işçilerin ve özellikle işçi sınıfının kadınlarının yaşamını giderek daha derinden etkiliyor. Daha önce AKP’ye oy verdiğini söyleyen birçok emekçi kadın; bu iktidarın hep patronlara çalıştığını, işçileri mezarda emekliliğe mahkûm ettiğini, krizin bedelinin emekçilerin sırtına yıkıldığını ve bu yüzden artık bu iktidara oy vermeyeceklerini söylüyor.

Otomatik Cevaplar

22.12.2018, GOSB’dan bir grup metal işçisi

medya-etkisi.jpg

Bilenler muhakkak vardır, otomatik çamaşır makineleri çıkmazdan önce merdaneli çamaşır makineleri vardı. Makine kazanının içinde bir pervane vardır ve çamaşırları bir o yana bir bu yana atar yıkar. Sonra da çamaşırlar makinenin üzerindeki çift merdanenin arasından geçirilip bir güzel sıkılırdı. Eğer temiz yıkanmamışsa tekrar kazana atılır, pervanenin eline teslim edilirdi, iyice temizlensin diye.

“Dur Hele Gardaş, Biz Öldük mü?”

22.12.2018, İzmir’den UİD-DER’li bir işçi

dayanisma.jpg

İşçiler, emekçiler olarak krizin etkilerini hayatımızın her alanında dibine kadar hissediyoruz. İşsizlik salgın gibi kol geziyor. Her yeni gün işsizler ordusuna yenileri ekleniyor. Aldığımız ücret aynı kalsa da, almak zorunda olduğumuz her şeyin fiyatı ikiye katlandı. Dolayısıyla aldığımız para pula döndü. Bu nedenle her kuruşun hesabını daha inceden yapar olduk. Ancak biz işçiler, yoksullar olarak her daim birbirimizle dayanışmaya ve paylaşmaya çok önem vermişizdir.

Krizin Faturası Patronlara

Krizin Faturası Patronlara! Dört Kişilik Ailenin İhtiyacına Göre Asgari Ücret!

kapak-129.jpg

(21.12.2018) Krizle birlikte enflasyon sıçramalı olarak yükseldi ve ücretlerimiz artan hayat pahalılığı karşısında hızla eridi. Yani birkaç ay öncesine göre çok daha fazla yoksullaşmış olduk. Şimdi eriyen ücretlerimizin önce telafi edilmesi, sonra da bunun üzerine ek zam yapılması gerekiyor. Aksi halde, isterse enflasyon oranında zam yapılsın, reel ücretlerimiz düşmüş olacak. Bir başka ifadeyle, elimize geçen para miktarı artmasına rağmen satın alma gücümüz gerileyecek.

Nankör Kim Acaba?

21.12.2018, Çayırova’dan bir metal işçisi

30-3.jpg

Her gün duyduğumuz “kriz var” sözü nedeniyle fabrikadaki işçi arkadaşlarımda korku ve tedirginlik hali var. “İşten atılmayız inşallah”, “patronumuzun başına bir şey gelmez inşallah”, “bu dönemde çok fazla bir şeyler istemeyelim” diye konuşmalar başladı. Bu sözlere inansaydım az daha iş kazası yaşamama neden olacak bir durumu düzeltemezdim.

Olmadı, Olmuyor, Olmayacak!

21.12.2018, Sancaktepe’den bir emekçi

krizin-bedelini-biz-odemeyecegiz.jpg

2008 yılında beş yıl emek verdiğimiz, gece gündüz demeden kendimizden ve ailemizden, kısacası hayatlarımızdan fedakârlık ettiğimiz dükkânımızı ekonomik krizden dolayı kapattık. Hani şu teğet geçtiği söylenen krizden bahsediyorum. Anlayacağınız kriz bizi çok da teğet geçmemişti. Yılların mücadelesi boşa gitmişti. Sonrasındaki üç yılda zar zor, lira lira biriktirip bütün aile çalışarak yeniden bir dükkân açmaya karar verdik.

İşçi Sınıfı da Mücadelesi de Uluslararasıdır!

uluslararasi-isci-mucadelesi.jpg

(20.12.2018) Sermaye sınıfının saldırıları arttıkça, bu saldırılara yanıt olarak pek çok ülkede işçilerin tepkisi de artıyor. İşçiler sokaklara, meydanlara çıkıyor. Bir ülkede başlayan mücadele başka ülkelerden işçilere de ilham ve güç veriyor. Tıpkı 17 Kasımda Fransa’da başlayan eylemler gibi. Bu durum işçi sınıfının uluslararası dayanışmasının güçlendirilmesinin ve birliğinin sağlanmasının önemini bir kez daha ortaya koyuyor.

Gebze Postanesinden Kriz ve İşsizlik Manzaraları

20.12.2018, Gebze’den işsiz bir kadın işçi

postane-maas-sira-2019.jpg

Düşündükçe bu kadar işsiz işçi bir aradayız ve hemen hemen aynı sorunları yaşıyoruz. Bize reva görülen tüm bu işsizlik, yoksulluk haksızlık bir yanda, bizden aldıklarıyla zevkusefa sürenler öbür yanda. Bizim olmayan borçları bize ödetmek istiyorlar her zaman yaptıkları gibi. Peki, biz ne yapacağız?

“Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz” Mitingine Çağrı

diskcagri.jpg

(19.12.2018) DİSK, KESK, TMMOB ve TTB, 22 Aralık Cumartesi günü İstanbul’da yapılacak “Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz!” mitingine katılım çağrısı yaptı. Tüm işçi ve emekçileri Bakırköy Özgürlük Meydanı’nda yapılacak mitinge çağıran sendikalar ve meslek örgütleri; “krizin bedelini ödememek için, emeğin haklarını omuz omuza savunmak için, faturayı patronlar ve siyasi iktidar ödesin demek için buluşalım!” dedi.

Korkma, Örgütlen!

18.12.2018, Gebze’den bir kadın işçi

sisecam-IMG-20171012-WA0004.jpg

Hayatı tüm güzellikleriyle, huzur ve güven içinde yaşamanın yollarını nesilden nesile düşünmüş insanlar. Başka türlü bir yaşamın mümkün olabileceği düşüncesiyle gitmiş korkularının üstüne insanlık. Yaşam koşullarının hiç değişmeyeceğini kabullenmek yerine, korkularıyla baş ederek koşulları değiştirmeyi mümkün hale getirmiş. Bir düşünelim, insanlar korkularının üzerine gitmeseydi ne olurdu? Karanlık bir mağaraya zincirlenen insanlar gerçekliği nasıl algılarlardı? Muhtemelen mağara duvarlarında gördükleri karanlık nedeniyle korkuya kapılarak gerçekliğin bu olduğunu düşünmeye başlarlardı.

İşsizlik Artmaya Devam Ediyor

issizlik-artiyor.jpg

(17.12.2018) Siyasi iktidar ve patronlar sınıfı krizin faturasını işçilere kesmeye çalışıyor. Ekonomik kriz derinleştikçe işsizliğe mahkûm edilen işçilerin sayısı artmaya devam ediyor. Rakamlardaki artış TÜİK verilerine de yansıyor. Türkiye İstatistik Kurumu TÜİK’in açıkladığı Eylül ayına ait işgücü istatistiklerine göre, işsizlik oranı geçen yılın aynı dönemine göre 0,8 puan artarak yüzde 11,4 oldu. İşsizlerin sayısı böylece 3 milyon 749 bin kişiye ulaştı. Mevsim etkilerinden arındırılmış işsiz sayısı ise 45 bin kişi artarak 3 milyon 676 kişi bin oldu.

Diyarbakır’da Miting: Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz!

kesk-mitingi-diyarbakir-16122018-2.jpg

(16.12.2018) Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu KESK’in “Yoksullaşmaya, İşsizliğe ve Güvencesizliğe Karşı Birlikte Mücadele” mitingleri devam ediyor. Samsun, İzmir ve Adana’nın ardından, bir miting de Diyarbakır’da yapıldı. Çevre illerden emekçilerin de katıldığı mitinge, emekten yana parti ve demokratik kitle örgütleri de destek verdi.

Umut Uzakta Değil

16.12.2018, Ankara’dan genç bir işçi-öğrenci

otoriterlesmeye-karsi-mucadeleye.jpg

Yok diyorlar umut/ Hiç yokmuş gibi diyorlar/ Yaşanmamış, yaşanmayacakmış gibi/ Uysallaştırıyor işsizlik ve açlık korkusu umutlu elleri/ Korkunun sofrasında var ettiler umutsuzluğu/ Zihinleri korkunun esareti altında/ Umut değil korku bulutları dolaşıyor penceresiz odalarda./

O Gece Sustuk Ama…

16.12.2018, Çayırova’dan bir işçi

isciler-eylem.JPG

Gece vardiyasında üretim şefi işçileri toplantı odasına çağırdı ve bir konuşma yaptı. “Diğer vardiya bizden daha azimli çalışıyor. 15 yıllık yöneticilik hayatımda ilk defa azarlandım. Bana ‘senin vardiyanda çalışanlar masa başında uyuyorlarmış’ dediler. Bu iş kazasına neden olabilir. Madem siz böylesiniz, bundan sonra benim anam ağlayacağına işçilerin anası ağlasın!” Böyle konuştu ve gitti.

Adana’da “Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz” Mitingi

adana-15122018.jpg

(15.12.2018) 15 Aralıkta Adana’da DİSK, KESK ve TMMOB’un ortaklaşa düzenlediği “Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz, “Yoksullaşmaya, İşsizliğe ve Güvencesizliğe Karşı Birleşik Mücadele” mitingi yapıldı. Bölgesel olarak planlanan mitinge çevre kentlerden işçi ve emekçiler katıldı. Birçok sendika ve demokratik kitle örgütü de mitingde yerini aldı.

Enflasyon Düştü mü?

15.12.2018, Bağcılar’dan bir işçi

enflasyon-dustu-mu.jpg

Enflasyonun düşmesi biz işçiler açısından olumlu bir gelişmedir. Çünkü enflasyon en genel anlamıyla hayat pahalılığı demektir. Kasım ayı yıllık enflasyon oranı %21,62 olarak açıklandı. Bir önceki aya göre yaklaşık dört puan düşen enflasyona kimse bir anlam veremedi. Hatta çoğumuz da şaşırdık. Her şeye bu kadar zam gelmişken, ne ucuzladı da enflasyon düştü diye içimizden geçirmişizdir. Doğalgazda, elektrikte, suda veya gıda, giyim gibi ihtiyaçlarımızda bir ucuzluk oldu da bizim mi haberimiz yok?

Kriz Fırsatçılığı Nasıl Yapılır?

15.12.2018, Tuzla’dan bir işçi

krizin-faturasi-patronlara.jpeg

Krizin etkisiyle birçok işyerinde işten çıkarmalar, ücretsiz izinler yaşanıyor. Benim çalıştığım işyerinde ise durumlar tam tersi yönde. İşlerin azalması bir yana sene başından beri fazla mesailer yoğun bir tempoda devam ediyor. Hafta içi 12 saat çalıştığımız yetmiyormuş gibi Pazar günü ve resmi tatillerde de mesai yaptırılıyor.

Krize Yol Açan Kapitalist Kâr Düzenidir - Video

krizin-nedeni-kapitalizm-kpk1.jpg

(14.12.2018) Siyasi iktidar “ekonomik kriz yok” diyor. Ama bu arada acı ilacı emekçilere içirmeye çalışıyor, tam bir körleştirme operasyonu yürütüyor. Peki, gerçekten de kriz yok mu? Hazırladığımız videomuzda krize neyin yol açtığını ortaya koyuyoruz. Ve şöyle diyoruz: “Bu krizi biz işçiler, emekçiler yaratmadık, krizi büyüten politikaları biz belirlemedik. Öyleyse krizin bedelini neden biz ödeyelim?” Videomuzu paylaşalım, yayalım!

Krize Yol Açan Kapitalist Kâr Düzenidir

14.12.2018

Siyasi iktidar “ekonomik kriz yok” diyor. Ama bu arada acı ilacı emekçilere içirmeye çalışıyor, tam bir körleştirme operasyonu yürütüyor. Peki, gerçekten de kriz yok mu? Hazırladığımız videomuzda krize neyin yol açtığını ortaya koyuyoruz. Ve şöyle diyoruz: “Bu krizi biz işçiler, emekçiler yaratmadık, krizi büyüten politikaları biz belirlemedik. Öyleyse krizin bedelini neden biz ödeyelim?” Videomuzu paylaşalım, yayalım!

Flormar Direnişi Dayanışmayla Güçleniyor

flormar-IMG-20181213-WA0014.jpg

(14.12.2018) Petrol-İş Sendikasında örgütlendikleri için işten atılan Flormar işçilerinin, işten atma saldırısına boyun eğmeyerek fabrika önünde başlattıkları direniş devam ediyor. Direnişe başladıkları günden bu yana gerek petrokimya sektöründen gerekse farklı işkollarından işçilerin, sendikaların Flormar işçileriyle dayanışması sürüyor. Son olarak direnişin 213. gününde Petrol-İş Sendikası İzmir Şubesi ve Kocaeli şubesinden sendika yöneticileri ve işyeri temsilcileri dayanışma ziyaretinde bulundular.

Ev Kadınları: Mutfak, Çocuk ve Ekonomik Kriz

ev-kadini-mutfak-cocuk.jpg

(14.12.2018) Soğuk bir günde iki çocuklu arkadaşımla buluşup düştük yola. Emekçi kadın arkadaşlarımızı ziyaret etmek için dolmuşa bindik, tıka basa istif haldeyiz, tam da işten çıkış saati. Yarım saatlik bir yolculuk sonrasında zor attık kendimizi minibüsten dışarı. Geldiğimiz yerin şehir merkezi olmadığını yerdeki çamurdan anladık, buralarda toprağı görebiliyorsun. Soğuk havaya karışan, keskin bir kömür kokusuyla yandı genizlerimiz.

Çarklar Bir Gün Tersine Dönecek!

14.12.2018, Eskişehir’den bir öğrenci

isci-cark.jpg

“Herkesin kişi özgürlüğüne ve güvenliğine hakkı vardır. Hiç kimse özgürlüğünden yoksun bırakılamaz.” Avrupa İnsan Hakları Sözleşmesinin Özgürlük ve Güvenlik Hakkı başlıklı 5. Maddesinde böyle diyor. Hepimiz birer birey olduğumuz için, içinde bulunduğumuz hayatı özgürce yaşama hakkına sahibiz, deniliyor. Bu özgürlüğün nasıl bir özgürlük olduğunu hepimiz iyi biliyoruz.

Gelecek Gençlere Ne Getiriyor?

14.12.2018, Zeytinburnu’ndan bir işçi

genc-isci-tornaci.jpg

İlkokulda başlayan meslek tercihleri yaş ilerledikçe çocuksuluktan çıkar ve ayaklarımız biraz daha yere basmaya başlar. Büyüdükçe, gideceğimiz ya da varmak istediğimiz yerin ve idealin hayatın gerçekliğinden uzak olduğunu görürüz. İdeallerimize ulaşmanın mümkün olmadığını gördüğümüz gibi, tecrübesiz ve genç bir işçi olarak başlarız işçiliğe. Tabi şanslı isek…

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this