UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İşten Atılan Arkadaşları İçin Bin İşçi Üretimi Durdurdu

candy-hoover-iscileri.jpg

(02.10.2018) Eskişehir Organize Sanayi Bölgesinde bulunan beyaz eşya firması Candy Hoover Euroasia grubuna ait Doruk fabrikasından 16 işçi atıldı. İşten atma saldırısına karşı oldukça anlamlı bir dayanışma örneği ortaya kondu. Doruk fabrikasının yanı sıra aynı gruba bağlı Renta ve bulaşık makinesi fabrikasındaki işçiler işten atılan arkadaşları için iş durdurdu. Yaklaşık bin işçi, işten atılan 16 sözleşmeli işçi için 1 Ekimde üç fabrikanın da şalterlerini indirdi.

Sebze Reyonu Önünde Gergin Bekleyiş

02.10.2018, Kocaeli’den bir kadın işçi

market-manav-reyonu.jpg

Geçenlerde işten gelip, evde ne var ne yok diye şöyle bir yokladım. Bir baktım ki evde sebzeler bitmiş, karnımızı doyuracak katıklarımız tükenmişti. Gidip cebimdeki paramın yeteceği kadar erzak almaya karar verdim. Hiç olmazsa bir sebze yemeği pişirir akşam damağımızı tatlandırırdık. İşyerinde akşama kadar kafam davul gibi olmuştu. Alacaklarımı unutmamak için ihtiyaçları yazdım, liste yaptım. Akşam vakti olduğu için geç kalmadan evden hızlıca çıktım ve yola koyuldum.

“Ne Olacak Bu Milletin Hali?”

02.10.2018, Sefaköy’den bir işçi

pazar-yeri.jpg

Bugünlerde raflarda gördüğümüz ürünlerin fiyatlarına baktığımızda şaşkınlıktan gözlerimiz büyüyor, ağzımız açık kalıyor. Özellikle gıda fiyatlarında ciddi bir artış var. Elimize aldığımız her ürünün fiyatını gördüğümüzde ya tekrar yerine bırakıyoruz ya da adetini, miktarını düşürüp öyle alıyoruz. Rafları gezerken alttan alta homurdanarak “bu kadar da olur mu?” diyoruz.

Petkim İşçileri Esnek Çalışma Dayatmasını Protesto Etti

petkim-img_8918_1.jpg

(01.10.2018) Socar Holding, İzmir Aliağa’daki Petkim tesislerinde çalışan işçilere esnek çalışma dayatmasında bulunuyor. Socar Holding yönetimi, kısa süre önce üretimde planlı bakım duruşu gerçekleştireceğini açıklamış, bu sürede esnek çalışma düzenine geçmeyi ve işçilerin fazla mesai ücretlerine el koymayı planladığını ortaya koymuştu. İşçilerin örgütlü olduğu Petrol-İş Sendikası Aliağa Şubesi ise sorunlara dikkat çekmiş, işverene uyarılarda bulunmuştu.

Arjantin’de Kemer Sıkma Politikalarına Karşı Genel Grev

workers-in-argentina-20180926.png

(30.09.2018) Ekonomik krizin en derin hissedildiği ülke olan Arjantin’de peso dolar karşısında %50 değer kaybetti. Enflasyon yüzde 40’a yaklaştı. Arjantinli işçiler geçen yıldan beri maaşlarına zam alamıyor, işçi ve emekçiler için hayat her geçen gün daha da zorlaşıyor. Hükümet ise sermaye sınıfını krizden kurtarmak üzere çeşitli programları hayata geçiriyor. Elbette bu programlarda krizin yükü yoksul işçi ve emekçilerin sırtına yıkılıyor.

Yoksul Olmak Ayıp mı?

yoksulluk.jpg

(30.09.2018) Yoksul olmak ayıp değil, yoksulluğumuzdan utanacak olan da bizler değiliz. Yoksul ya da zengin olmak sınıfsal bir durumdur. Kapitalist sömürü sisteminde hangi sınıfa ait olduğunuzu gösterir. Tüm zenginliği üreten işçi sınıfı bu düzende yoksuldur. Çünkü tüm zenginliğe sermaye sınıfı el koyuyor. Bizim elimize ise zorunlu geçim ihtiyaçlarımızı karşılamaya bile yetmeyen ücretlerimiz kalıyor.

Ayşe’nin Emekli Olma Hakkını Kim Çaldı?

30.09.2018, İzmir’den bir işçi

emekli-maas-kuyrugu.jpg

Ayşe 1964 doğumlu. Karslı babanın, göçmen işçi bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiş. Yani 54 yaşında. 1986 yılında sigorta girişi yapılmış. Yani 32 yıl önce sigortalı çalışmaya başlamış. 5 yıl çalışmaya ara vermiş. Yani tamı tamına 27 yıl çalışmış. Çalıştığı patronlar sigortasını ya hiç yatırmamış, ya da ayda yılda bir gün sigortalı göstermiş. Kendisi sigortasının yatırılıp yatırılmadığının takibini yapmamış.

İşçiden Al Haberi

30.09.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

metal-iscileri-eylem.jpg

Başlık böyle olunca hepinizin aklına ilk gelen İşçi Dayanışması bülteni ve UİD-DER’in sitesi olmuştur. Biz işçilerin yaşadığı sorunların, hükümetlerin bizim haklarımıza dönük saldırılarının, fabrikalarda yaşadıklarımızın, evimizde, mahallemizde, sosyal yaşantımızda başımıza gelen olayların, mücadelemizin bizim dilimizle anlatıldığı kanallar bunlar olduğu için elbette aklımıza ilk bu adreslerin gelmesi gayet normal. Ama anlatmak istediğim şey aslında bu değil.

Tatil Lüks müdür?

30.09.2018, Sütlüce’den bir kadın işçi

antalya-kas-plaj.jpg

Yaz geçti ve ben deniz tatili yapamadım. Belki diyorsunuz ki “deniz tatili de neymiş çalışmak varken?” Biz işçiler gece-gündüz çalıştırılmaya öyle alıştırılmışız ki tatili ve dinlenmeyi kendimize hak göremiyoruz artık. Ben de uzun yıllar tatil nedir bilmeden çalışmış bir işçiyim. Ailem köyden şehre gelerek işçileşmiş, yarı köylü yarı işçi bir ailedir. Onlar da tatil nedir bilmeden sürekli çalışmış insanlar.

Daralma, Konkordato… Krizin Faturası İşçilere Ödetiliyor

garanti-bankasi-insaati-kaynarca.jpg

(29.09.2018) Ekonomik kriz gerekçesiyle daralmaya gittiklerini açıklayan firmalar işçi çıkarmaya giriştiler. Bazı firmalar konkordato ilan ederek işçilerin ücretlerinin ödenmesini devlete bıraktılar. Birçok işyerinde aylardır ücretler ödenmiyor, işten çıkarılan işçilerin ücretleri ve tazminat alacakları ise ya ödenmiyor ya eksik ödeniyor. Ücretlerinin asgari ücret üzerindeki kısmı elden ödenen işçilerin alacakları açıkça gasp edilmiş oluyor. Patronlar krizin faturasını işçilere çıkarmak istiyor.

“Abi Bizi Soymuşlar!”

29.09.2018, Gebze’den bir metal işçisi

ornek-bordro.jpg

Çalıştığım fabrikada her ayın beşi ile onu arası ücret bordrosu dağıtılır. Bu ay dağıtılan bodroyu eline alan her işçi arkadaşımın gözlerinden ateş çıkıyordu. Resmi soygun olan vergi kesintilerine öfke duyan her işçi, kızgınlığını bir diğer işçi arkadaşına anlatıyordu. Bölümde birlikte çalıştığım Orhan da bu işçilerden biri. Eline bodroyu alıp “abi bizi resmen soymuşlar” diyerek yanıma koştu.

Bize Kriz, Patronlara Tatil ve Rahatlama

29.09.2018, Kartal’dan bir işçi

isten-cikarilan-isciler.jpg

Çalıştığım yer karı-koca iki kişinin patronluk yaptığı bir işyeri. En çok söz sahibi olan kadın patron. Burada çalışmaya yeni başlamıştım ve daha işe girer girmez ilk hafta patronumuzun doğum günü varmış. Yani daha ilk haftadan işyerinde bir kutlamaya denk gelmiş oldum. Önce güzel bir pasta kesildi ve ardından da kocasının karısına hediyesini verme sırası geldi. Tabi hediyesi öyle elde taşınabilir cinsten bir hediye değildi. Karısına son derece lüks ve değeri 400-500 bin lira olan bir otomobil hediye etti.

“Bunda Bir Yanlışlık Olmalı Tekrar Hesaplar mısın?”

29.09.2018, Kıraç’tan bir tekstil işçi

kahvaltilik-zam.jpg

Merhaba arkadaşlar. Bizler çalıştığımız işyerinden arkadaşlarla bir Pazar günü kahvaaltı yapalım dedik. Kahvaltılık alma işi bana düştü. Ben de markete gittim, yiyeceklerimizi almaya başladım. Biraz zeytin, peynir, yumurta, domates, salatalık, küçük bir reçel, peçete, roka ve plastik tabak aldım. Kasaya yöneldim. Kasadaki kadın aldığım hesaba başladı. Plastik tabakları görünce “bunlar 6 lira, daha uygun olanı var, istersen ondan al” dedi.

İnşaat İşçileri Değil Patronlar Yargılansın!

insaatis-devyapiis-iyisen.jpg

(28.09.2018) DİSK/Dev-Yapı-İş, İnşaat-İş ve İYİSEN bugün bir basın toplantısı düzenleyerek, tutuklu işçilerin serbest bırakılması ve inşaat işçilerinin taleplerinin kabul edilmesi çağrısında bulundu. İşçiler değil patronlar yargılansın diyen sendikalar, 3. Havaalanı işçilerinin serbest bırakılması için imza kampanyası başlattılar.

BBS Metalde Sendika Düşmanlığı

bbs-metal-20180928.jpg

(28.09.2018) Gebze’de elektrik panoları üreten BBS Metal’de işçiler, çalışma koşullarının ve ücretlerinin iyileştirilmesi için DİSK’e bağlı Birleşik Metal-İş Sendikasına üye oldular. 128 işçinin çalıştığı BBS Metal’de işçilerin sendikaya üye olmasının önüne geçmek isteyen BBS patronu, 12 Eylülde 20 işçiyi işten attı. İşten atılan işçiler, patronun işten atma saldırısına sessiz kalmayarak fabrika önünde çadır kurdular ve başladıkları mücadelede kararlı olduklarını gösterdiler.

İnatlaşmak mı, Birleşmek mi Kurtarır?

28.09.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

yarisan-isciler - Copy.jpg

Bir sonbahar akşamı, havalar iyice soğumuş iki kardeş evlerinde iyice üşüdüklerini fark edip, sobayı yakmaya karar vermişler. Odunları sobanın içine bir bir yerleştirmişler. Üzerine bir miktar kömür ilave etmişler. Sıra odunları tutuşturmaya gelince kardeşlerden küçüğü “odunları benzinle tutuşturalım” demiş. Kömürlükten bir bidon benzin alıp gelmiş.

Daha Fazla İsmail Devrimler Ölmesin!

28.09.2018, Halkalı’dan bir sağlık işçisi

ismail-devrim-2.jpg

Ekonomik krizin etkileri derinleşiyor ve işçiler bunu bizzat yaşamlarında hissediyorlar, görüyorlar. Daralma bahanesiyle işsizliğe terk edilen, fedakârlık yapmaları istenerek fazla mesai ücretlerine el konulan, maliyet hesabı yapılarak sosyal haklarına el konulan, her alandaki zamlarla ekmekleri küçülen, maaşların düzenli ödenmemesinden kaynaklı kredi borçlarını, ev kirasını ödeyemeyen biz işçileriz. Tablo giderek kötüleşiyor ve patronlar daha büyük saldırılara ve yalanlara başvurmaktan geri durmayacaklar.

Kârlarını Paylaşmıyorlar Ama Zararı İşçiye Yüklüyorlar!

28.09.2018, Tuzla’dan bir işçi-öğrenci

krizin-zarari-isciye.jpg

Ben iki üç seneden beri yaz tatillerini çalışarak geçiren bir öğrenciyim. Bu yaz da birden fazla şubesi olan bir kafede kasiyer olarak işe başladım. Bir buçuk ay çalıştıktan sonra genel müdür yanıma gelerek benimle konuşmak istediğini söyledi. Sebebi ise ekonomik kriz yüzünden şirketin küçülmeye gidiyor olmasıymış. Durumların çok kötü olduğunu, bu şubenin kâr yapmadığını bu yüzden işçi çıkarılacağını ve birkaç pozisyondaki işleri bir kişinin yapacağını söyledi.

İnşaat İşçilerine Uluslararası Sınıf Dayanışması

ituc-pame-dayanisma-mesaji.jpg

(27.09.2018) Üçüncü Havaalanı inşaatında çalışan binlerce inşaat işçisi; kötü çalışma koşullarına, iş cinayetlerine, hak gasplarına karşı oluşan haklı tepkilerini iş bırakarak ortaya koymuştu. Hakları için mücadele eden işçilerden yüzlercesi gözaltına alınmış, 24’ü ise tutuklanmıştı. Dünyanın pek çok ülkesinden işçi sendikaları, tutuklu inşaat işçileriyle dayanışma duygularını paylaştı, işçilerin serbest bırakılması için çeşitli girişimlerde bulundu.

DİSK-KESK-TMMOB-TTB: “Emeğin Haklarını Savunmak İçin Omuz Omuza!”

disk_kesk_tmmob_ve_ttb_aciklama.jpg

(27.09.2018) Ekonominin içine sürüklendiği krizin bir yandan üzeri örtülmeye öte yandan da faturası işçi ve emekçilere ödetilmeye çalışılıyor. Yaşamını alın teriyle kazananlar için oldukça hayati olan bu konuya ilişkin emek ve meslek örgütleri tarafından bir açıklama yapıldı. DİSK, KESK, TMMOB ve TTB tarafından yapılan açıklamada “Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz!” denildi.

Meğer Bir Can Bir Pantolon Edermiş

27.09.2018, Tuzla’dan bir işçi

ismaildevrim.jpg

Ekonomik kriz biz işçi ve emekçilerin yaşamını her geçen gün daha çok etkiliyor. Ve bu yaşananlar da krizin somut ve can yakan sonuçları olarak karşımıza çıkıyor. Bir pantolon bir babanın canına kıymasına neden oluyor. Diğer taraftan ise ülkeyi yönetenler çıkıp hâlâ şunları söyleyebiliyor: “Kriz filan sakın ha bunlara aldırmayın, bunların hepsi manipülasyondur, bizde kriz filan yok, güçlenerek geleceğe yürüyoruz.” Bunlar biz işçi sınıfının bilincini çarpıtmak için sarf edilen cümleler.

“Yoksa Sen UİD-DER’li misin?”

27.09.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

avcilar_MGL1609.JPG

Merhaba arkadaşlar. Bundan yıllar önce, daha 13-14 yaşındayken küçük bir atölyede çalışıyordum. Bir tekstil atölyesinde ortacı olarak çalışır, getir götür işleri yapardım. Aynı atölyede birlikte çalıştığım bir abimiz vardı, benim gibi işi yeni öğrenen çıraklara yardımcı olurdu. Birkaç yıl çalıştıktan sonra ben çıktım o atölyeden, o abiyi de yıllarca hiç görmedim. Aradan yaklaşık 10 yıl geçtikten sonra bir tesadüf eseri hastanede karşılaştık.

İşçiler İçin Tek Çıkar Yol Örgütlü Mücadele

27.09.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

bulasikci.jpg

Birkaç gün önce UİD-DER sitesinde “Şaşaalı Restoranların Mutfakları ve Göçmen İşçiler” adlı bir yazı çıkmıştı. İşsiz kaldığı dönemde Tuzla’dan bir kadın işçi, çalıştığı restorandaki Özbek bir kadın emekçi ile yaşadıklarını, çalışma koşullarını ve mağduriyetlerini bizimle paylaşmıştı. Gülbahar ablanın hayattan tek istediği bir iş ve kazandığı parayla memlekette aldığı evin borcunu ödemek, çoluğunun çocuğunun başını sokacakları bir damı olmasıydı.

Hükümetin Programında Krizin Faturası İşçilere Kesiliyor

yep-2018.jpg

(26.09.2018) Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak 20 Eylülde Yeni Ekonomi Programını (YEP) açıkladı. Önceki yıllarda Orta Vadeli Program (OVP) olarak adlandırılan ve 3 yıl için geçerli olan program, bu yıl YEP ismiyle ve “dengelenme, disiplin ve değişim” temasıyla öne çıkarıldı. Programda yer alan sermaye sınıfı lehine düzenlemelerin ve işçi sınıfına yönelik saldırıların hiç biri sürpriz olmadı. “Dengelenme”, “disiplin”, “değişim” denilen şeyse, sermaye sınıfını kurtarmak için ekonomik krizin faturasının yoksul işçi ve emekçilere kesilmesinden başka bir şey değildir.

Konkordato Nedir, İşçi Alacaklarını Nasıl Etkiler?

ayakkabi-fabrikasi.jpg

(26.09.2018) Ekonomik krizden dolayı birçok şirket konkordato ilan ediyor. Türkçe karşılığı “iflas anlaşması” anlamına gelen konkordato, borçlu şirketlerin alacaklı olanlarla anlaşarak borçlarını yapılandırmalarına ilişkin bir anlaşmadır. Borçlarını ödeyemeyen ve batma noktasına gelerek konkordato ilan eden şirketlerde çalışan işçilerin haklarının ne olacağı da gündeme geliyor. Evrensel yazarı Dr. Murat Özveri, aşağıdaki yazısında bu konuyu ele alıyor. Yazıyı olduğu gibi yayınlıyoruz.

Size Ne Mantıklı Geliyor?

26.09.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

3-havalimani-isyan.jpg

Yapımı devam eden 3. havaalanı inşaatında, özellikle inşaat kısmının sonuna yaklaşılmasıyla birlikte inşaat işçilerinin üzerindeki baskıların daha da artması, zaten düzenli ödenmeyen ücretlerin hepten aksatılması, yemek ve barınma koşullarının iyice çekilmez hale gelmesiyle birlikte sorunlar üst üste binmiş ve haklı olarak işçiler de isyan etmiştir. İşçiler yaşadıkları zorlukları kamuoyuna duyuramadıkları gibi, haklı taleplerini yazılı olarak idareye bildirmelerine rağmen bunun karşılığı polis ve asker saldırısının yanı sıra gözaltılar olmuştur.

Seni Daha İyi Anlıyorum Galip Usta

26.09.2018, Sefaköy’den işsiz bir genç

iskur-kalabalik.jpg

Daha ilkokul sıralarında okumuştum Galip Usta’yı. Gözümde canlandırmıştım onu. Ve bir işçi çocuğu olmamdan olsa gerek kanım ısınmıştı daha ilk okuduğumda. Yine zaman zaman açıp okurum Nâzım’ın şiirlerini ve her okuduğumda kendime yakın hissettiğim yeni bir şeyler bulurum. İlkokul sıralarının üzerinden epey zaman geçti tabi. Lise, üniversite derken şimdi malumunuz işsizim. Bir sürü şirkete başvurdum, geri dönüş yapan pek olmadı.

Dolar ve Odadaki İnek ile Tavuk

25.09.2018, Gebze OSB’den metal işçisi bir kadın

dolar-inek-tavuk.jpg

Dolarla yatıp dolarla kalkmaya başladık. Eğer haberlerde “dolar bu sabah güne düşüşle başladı” gibi bir ses varsa arkadaşların gözlerinde bir mutluluk ama “dolar yükselişine devam ediyor” gibi haberler varsa bir hüsran hali oluyor. Neyse ki günlerden Çarşamba ve yüzlerde bir tebessüm hali. Dolarda 60 kuruş kadar bir düşüş var. Öğleden sonra saat dört civarı kulağıma bir şarkının sözleri geliyor.

Taş mı Yiyeceğiz?

25.09.2018, Hadımköy’den bir işçi

tas-kaynatma.jpg

Son zamanlarda dolar yükseldikçe her şeye zam geldi. Zamlar arttıkça kendi emeği ile yaşamını sürdüren milyonlarca işçi için zor günler de kapıyı çalıyor artık yüksek sesle. Ekonomik kriz işyerlerinde kendini açıktan göstermeye başladı. Hemen her işyerinde, aynı klişe konuşmalar yapılmaya başladı: “Arkadaşlar, biliyorsunuz ekonomik olarak kötü bir süreçten geçiyoruz. Bu nedenle herkesin fedakârlık göstermesi gerek. Herkes taşın altına elini koymalı…”

Zama Zam Zamlara Zam!

25.09.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

zamlara-zam

Doların yükselmesiyle her şeye zam geliyor. Geçenlerde bulaşık makinesi deterjanı almak için markete gittim. 25 liraya aldığımız ürün şimdi 35 lira olmuş, yüzde 40 zam gelmiş! Hadi diyeceksiniz bulaşık deterjanı lükse kaçıyor, elinle yıkayıver. Fakat gördüğüm fiyatlar gerçekten insanı çileden çıkarıyor. Beş market gezdim fiyatlar aynı mı diye maalesef aynı.

Hakları Gasp Edilen Makro Market İşçilerine de Gözaltı!

makro-market-iscileri-1.jpg

(24.09.2018) Kıdem tazminatlarının gasp edilmesine karşı Beylikdüzü 5M Migros’ta işyerini terk etmeme eylemi yapan Makro Market (Uyum Marketleri) işçileri gözaltına alındı. 23 Eylülde Beylikdüzü’ndeki mağazaya girerek “Migros İşçinin Tazminatını Öde”, “Direne Direne Kazanacağız”, “Migros’a Girme Zulme Ortak Olma!” sloganlarını haykıran işçiler, müşterilere yaşadıkları süreci aktardılar.

Kriz Mriz Yok Diyorlar Yüzlerce İşçiyi İşten Çıkarıyorlar

hema-119118.jpg

(24.09.2018) Patronlar sınıfı ve hükümet “kriz yok, manipülasyon var” diyor ve ekonomik kriz gerçeğinin üzerini örtmeye çalışıyor. Öte taraftan birçok işyerinde patronlar “ekonomik sebepleri” öne sürerek, ya toplu işçi kıyımına girişiyor ya da işçileri sıfır zamma razı etmeye çalışıyor. Ancak patronlar bununla da kalmıyor imar affı ve işsizlik fonunda biriken paraya da göz dikerek kendilerine teşvik verilmesini bekliyorlar. Krizin daha da derinleşmesine yol açan hükümet, patronlar sınıfına kolaylık sağlayacağına dair sözler veriyor.

“Biz Bir Aileyiz!”

24.09.2018, İzmir’den bir emekli işçi

sisecam-iscileri_2012-12-30.JPG

Biz bir aileyiz!” Bu cümle tanıdık gelmiş olmalı hepinize! Her biriniz en az bir defa duymuştur. Ben kaç defa duyduğumu hatırlamıyorum. Çünkü birden çok patronum oldu. Bu madrabaz sınıfı sanki aynı anadan doğmuş gibiler! Birinin bildiğini hepsi biliyor! Birinin söylediğini hepsi söylüyor! Bizlere söyledikleri yalanları sıralasak buradan köye yol olur!

Telefon Kırıcıları!

24.09.2018, Gebze’den bir metal işçisi

iphone-kirma.jpg

Bir grup işçi arkadaşımla birlikte, fabrikadaki mola saatinde işin yorgunluğunu üzerimizden bir nebze olsun atmak için dinleniyorduk, dinlenirken de sohbet ediyorduk. Son haftalarda ülkenin gündemi çok hareketli olduğundan biz de hararetle doları, yükselen enflasyonu, ücretlerin erimesini konuşuyorduk. Bu sırada bir işçi arkadaşım telefonundan bir Youtube videosu açtı. “Bakın işte bizi yıkmaya çalışan Amerika’ya karşı böyle yaparsak kazanırız” dedi.

Şekerin Faturası İşçiye!

24.09.2018, İstanbul’dan bir gıda işçisi

alpullu-ozellestirme-protesto.jpg

Şeker fabrikaları işçilerin ve sendikaların itirazlarına rağmen AKP hükümeti tarafından özelleştirildi. Türkiye’de faaliyette bulunan 25 şeker fabrikasından 13’ü kısa sürede çeşitli sermaye gruplarına adeta peşkeş çekildi. Doğuş Gıda, Tutgu Gıda, Kayseri Şeker, Albayrak Turizm Seyahat İnşaat Ticaret A.Ş. gibi yandaş şirketlerce şeker fabrikaları ihale usulü satıldı.

Eğitim Sistemi ve Çocuklarımız

ders-zili.jpg

(23.09.2018) İşçi aileleri için hiç değişmeyen sıkıntılardan biridir çocuklarının eğitim sorunu. Özellikle işçi aileleri için diyoruz çünkü patronlar ya da gelir düzeyi yüksek yöneticiler için çocuklarını gönderebilecekleri, kaliteli eğitim veren özel okullar olduğu sürece, eğitim sorunu diye bir sorun yoktur. İlkokuldan üniversiteye kadar bütün özel okulların kapısını başarıdan önce para açıyor! Ama işçi aileleri için öyle mi? Emekçi çocuklarının çok büyük bir kısmı devlet okullarına gidiyor. “Parasız eğitim” verildiği söylenen devlet okullarında da eğitimin hiç de parasız olmadığı herkesin malumu.

Neyin Fedakârlığı Bu?

23.09.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

ayni-gemide-degiliz-17122017

Merhaba arkadaşlar, hepinizin bildiği gibi gündemimizde ekonomik darboğaz var. Patronlar sınıfı bu krizin faturasını biz işçilere, emekçilere kesmeye uğraşıyorlar. Hepimiz aynı gemideyiz yalanıyla bizleri kandırıyorlar. Nedense gemide işler tıkırındayken kimse dönüp yüzümüze bakmazken, gemi su almaya başlayınca hepimiz aynı gemide oluyoruz.

“Yerli ve Milli” Yalanlar!

23.09.2018, Eyüp’ten bir işçi

dis-gucler-karikatur.jpg

Yandaş medyada, tüm dünya Türkiye’ye karşı birleşmiş, ekonomik olarak Türkiye’yi yıkmak istiyor havası yaratılmakta. Güya Amerika Türkiye’yi yıkmak için bilinçli olarak doların değerini arttırıyor. Medya “bu ekonomik kriz hep dış güçlerin oyunu” diyerek gerçeği çarpıtıyor. Bu tür çarpık ve yalan haberlerle biz işçilerin kafasını bulandırmaya çalışıyor. İşçi ve emekçileri “milli-yerli” söylemleriyle kandırıyorlar, kendi ekonomik krizlerine ortak etmeye çalışıyorlar.

Yatırım Risklerinizi Doğru Yönetin!

23.09.2018, GOSB’dan metal işçisi bir kadın

yatirim-araclari.jpg

Ekonomik krizden dolayı faizler yükseldi ve konut satışları düştü. Buna çare arıyorlar. Devlet bankaları bir ara kampanya başlattı, faizleri düşürdüklerini açıkladılar. Ben de asgari ücret alan birsi olarak, durumumuzu biraz değişik bir yolla ortaya koymak istedim.

DİSK: Krize Karşı Emeğin Haklarını Savunacağız!

disk-kortej.jpg

(22.09.2018) İSK Genişletilmiş Başkanlar Kurulu, 20 Eylülde ekonomik krize karşı emeğin haklarının korunması gündemiyle bir toplantı düzenledi. Toplantı, “Krize Karşı Emeğin Haklarını Savunacağız, Yüzde 1’in Yarattığı Krizin Faturası Yüzde 99’a Kesilemez!” başlığıyla İstanbul’da gerçekleştirildi. Türkiye’nin “yok sayılarak” çare üretilemeyecek ağır bir ekonomik krize sürüklendiği belirtildi.

Yıllık İzin Hakkı Var Ama Tatil Yok

22.09.2018, Gebze’den bir metal işçisi

kadin-isciler-vardiyali-calisma.jpg

Yaz bitti, fabrikadaki işçi arkadaşlarımız yıllık izinlerden dönüyorlar. Yaz deyince akla tatil de gelir. Bir süre ya güzel bir deniz kenarında ya da yeşil doğanın güzellikleri içinde olmak istersin. Eşinle, çocuklarınla, dostlarınla iyi vakit geçirmek istersin. Bütün bir yılın verdiği yorgunluğu, bir nebze de olsun üzerinden atmak istersin. Ne var ki yaz dönemini işçiler fazla mesaiye kalarak geçirmek zorunda kalıyor.

Kim Bu Dış Mihraklar?

dis-mihrak-kim.jpg

(21.09.2018) Kardeşler, geçen hafta 3. Havalimanı inşaatında işçiler çeşitli taleplerle eylemler yaptılar. Çünkü insanüstü bir tempoyla çalıştırılıyorlardı. Çok sık iş kazası oluyordu. Bu kazalarda kaç işçinin öldüğünü kimse bilmiyor. Servisler geç geliyor, işçiler yağmurun altında uzun süre bekliyordu. Yattıkları yataklarda tahtakuruları onlara rahat vermiyordu. Gece gündüz çalışıyor, paralarını tam alamıyorlardı. Şefler sürekli baskı uyguluyor, hakaret ediyorlardı. Sonunda işçilerin öfkesi patladı ve iş bırakma eylemine dönüştü. Ama bu haklı tepki bile bazı basın kuruluşlarınca “dış güçlerin kışkırtması” olarak yaftalandı. Ne yazık ki kimi insanlar gerçekleri sorgulamadan bu yalana inandı. İşte görüyorsunuz; “dış güçler” söylemi, hedef şaşırtmak için bir maymuncuk gibi her olayda kullanılıyor.

Bu Borcu Ödemeli mi, Ödetmeli mi?

21.09.2018, Avcılar’dan bir işçi

necdet-takva.jpg

Bizde “borç yiğidin kamçısıdır” derler ya ben de hep düşünürüm bu kamçı ne zaman kalkacak sırtımızdan diye? Sahi borcu olmayan, borç almadan ay sonunu getirebilen işçi, emekçi var mı? Eskiden konu komşudan alınırmış borç, şimdi kredi kartı diye bir şey var ki maşallah komşudan fazla görüyorum kendisini. Her gün çıkarıp koyuyorum karşıma, dertleşiyorum kendisiyle. Bu ay diyorum asgariyi ödeyeyim, bir dahaki aya söz kapatacağım borcu...

3. Havalimanı İnşaatında Kölelik Koşullarına Son!

21.09.2018, Adana’dan bir işçi

3.-havalimaninda-isci-eylemine-jandarma-mudahalesi.jpg

3. havalimanı inşaatında çalışan binlerce işçi, kötü çalışma koşulları ve iş kazaları nedeniyle 14 Eylülde iş bırakmışlardı. Yatakhaneleri tahtakuruları doluydu ve yemekleri de kurtluydu. İktidarın sürekli “dış mihrakların” kıskandığını iddia ettiği 3. havalimanında işçiler, adeta kölelik koşullarında çalışıyorlardı. İSİG Meclisi’nin 3. havalimanı inşaatında tespit edebildiği iş cinayeti sayısı en az 37.

Donuk Omuz

21.09.2018, Gebze’den bir gıda işçisi

donuk-omuz.jpg

Omuzlarda dayanılmaz bir ağrı… Kolları arkaya, yukarıya kaldırmakta zorlanma… Giderek kolların hiçbir iş yapamaz hale gelip adeta donması. Sonuç kolların ağrı içinde iki yana sarkması ve donuk omuz hastalığına yakalanmak. İnsan kolu donma aşamasına nasıl gelir? Bu sorunun kısa bir cevabı var; donmanın karşıtı olan aşırı hareket yüzünden yani aşırı çalışmaktan!

Ezilenlerin Ezgili Yüreği Ruhi Su Mezarı Başında Anıldı

ruhi_su_anma_20092018_MG_0031.JPG

(20.09.2018) 12 Eylül 1980 asker darbesiyle kurulan faşist rejim tarafından yurtdışında tedavi olması engellenen ve 20 Eylül 1985’te yaşamını yitiren usta sanatçı Ruhi Su, ölüm yıldönümünde anıldı. Ruhi Su Kültür ve Sanat Derneği tarafından düzenlenen anma töreni, ezilenlerin ezgili yüreği Ruhi Su’nun hem hayat hem de mücadele arkadaşı olan Sıdıka Su’nun anıtmezarı başında yapıldı.

Krizin Sorumlusu Biz Değiliz! Bedelini Neden Biz Ödeyelim?

İşçi Dayanışması Bülteni, No:126

kriz-ve-isci-sinifi.jpg

(20.09.2018) Türkiye ekonomisi büyük bir çöküşle karşı karşıya. Henüz tam bir çöküş gerçekleşmiş ve kriz tüm yıkıcılığıyla ortaya çıkmış değil. Ama ekonominin içine girdiği dar boğazın bedelini bize ödetmeye başladılar bile! Gelecek aylarda önümüze daha büyük bir fatura koyacaklar. Oysa bu krizi biz yaratmadık. Öyleyse krizin faturasını neden biz ödeyelim?

3. Havalimanı İşçilerinin Talepleri Karşılansın

genel-is-mersin-20180919.jpg

(20.09.2018) DİSK Genel-İş Sendikası Mersin Şubesi, 19 Eylülde Özgür Çocuk Parkında 3. Havalimanı işçilerinin gözaltına alınmasını, tutuklanmasını protesto eylemi gerçekleştirdi. İş cinayetlerine ve insanlık dışı çalışma koşullarına karşı iş bırakan 3. Havalimanı işçileri 15 Eylül Cumartesi günü sabaha karşı gerçekleşen polis ve jandarma baskınıyla karşı karşıya kaldı. Yaklaşık 500 işçi taşeron şirketlerin araçları ile gözaltına alınarak karakollara taşındı, 24 işçi tutuklandı.

İşçi Sınıfının Gençleri Olarak Mücadeleyi Yükseltelim!

20.09.2018, Gebze’den genç bir işçi

egitimde-esitsizlik-karikatur.jpeg

“Bu devirde çocuk okutmak zor.” Çocuk okutan işçi ve emekçilerden bu sözü çok duymuşuzdur. Düşük ücretlerle geçinmek zaten zorken, bir de aylık giderlere eklenen okul masrafları işçi ailelerinin durumunu daha da zorlaştırmaktadır. Eğitim emekçilerinin yaptığı araştırmalar da bu gerçekliği gözler önüne seriyor. Servis, öğle yemeği, okul kıyafeti, kırtasiye, çanta, ayakkabı derken, okula başlangıç giderleri işçi ve emekçiler için büyük bir yüke dönüşüyor.

Kardeşim Kara Gözlü Muhammed’in Hikâyesi

20.09.2018, Gebze’den bir metal işçisi kadın

syrian-young-boy.jpg

Anneannem derdi ki hep “kâbuslar olmadan hayaller olmaz, tehlikelere göğüs germeden de harikalar olmaz.” Onca zaman sonra, bana bu sözleri hatırlatan kara gözlü kara bir çocukla karşılaştım. Adı Muhammed, Suriyeli… Telaşlı bir hali vardı yaklaşırken yanıma. Bir tüy gibi hafif eline sıkıştırılmış bir kâğıt parçasını uzattı bana, çekinerek. “Bu adrese nasıl gidebilirim?” diye sordu.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this