UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

UİD-DER’le 1 Mayıs

(02.05.2008) Uluslararası birlik, dayanışma ve mücadele günü olan 1 Mayıs Gebze’de coşkuyla kutlandı. Gebze Sendikalar Birliği tarafından organize edilen mitinge, çeşitli sendikalar, siyasi partiler ve işçi derneklerinden gelen binlerce işçi ve emekçi katıldı. Ellerinde kızıl flamalarıyla yürüyen, bir ağızdan sloganlarını haykıran UİD-DER korteji disiplini ve coşkusuyla Gebzeli işçi ve emekçilerin de ilgisini çekti.

Gebze’deki 1 Mayıs Kutlamalarında UİD-DER

(02.05.2008) UİD-DER Gebze şubesi Gebze’de yürüttüğü çalışmalarla pek çok fabrika işçisi tarafından tanınıyor. Bu 1 Mayıs’ta tüm şubeleriyle birlikte Gebze’de bulunması, derneğimizin çok daha geniş işçi ve emekçi kitleler tarafından tanınmasını sağladı.

1 Mayıs Coşkusunu UİD-DER’le Yaşadım

Kartal’dan bir tekstil işçisi

(03.05.2008) Tüm temsilciliklerimizden gelen arkadaşlarımızla beraber alana gittik. Alanda kortejimiz oluştuğunda manzara görülmeye değerdi. Kıpkızıl bir zincir gibiydik. Üzerimde UİD-DER görevli önlüğü vardı ve ben bundan gurur duyuyordum. Çevreden ilgi çok büyüktü. Kortejimize katılmak isteyenler öyle çoktu ki görevli arkadaşlarımız şapka ve flama yetiştirmekte zorlanıyordu.

Gün Gelecek Devran Dönecek, “Ayaklar” Bir Gün Başa Geçecek!

Ankara Tuzluçayır’dan UİD-DER’li bir işçi

(03.05.2008) 1 Mayıs’a sadece bir gün kala, hükümetin baskısı karşısında geriye doğru önemli bir adım Türk-İş’ten geldi. O güne kadar 1 Mayıs’ta Taksim’de olacağını söyleyen Türk-İş yönetimi geri çekildiklerini bildirdi. Böylece birlik, mücadele ve dayanışma gününde işçi sınıfına ve emekçilere ihanet ederek sermayeyle kol kola olduğunu bir kez daha gösterdi.

Yıkımlara Karşı Gücümüz Birliğimizdedir!

29.04.2008, Gülsuyu’ndan bir tekstil işçisi

Kentsel dönüşüm projesi kapsamında yıkımların gündemde olduğu Başıbüyük Mahallesi halkı iki ayı aşkın bir süredir devam eden bir direniş sürdürüyorlar. Bizler de UİD-DER olarak direnişte olan mahalleyi ziyarete gittik. Çadırların olduğu yere geldiğimizde ilk duyduğum sözler şunlar oldu, “bunların hepsi gencecik insanlar, bizlerin sizin gibi gençlere ihtiyacımız var.”

Bu Ellere Senin de Desteğin Gerek!

25.04.2008, Bir meslek lisesi öğrencisi

UİD-DER’in işçi tiyatrosu tarafından hazırlanan ve Nisanın 20’sinde sunulan “1 Mayıs Karanfilleri” adlı tiyatroyu izlemek için oradaydım. Tiyatro salonunun koltukları dolmuş, hatta merdivenler, boşluk araları ve kapının önünü dolduran insanlar nedeniyle kapı bile kapanamamıştı.

Ankara’da 1 Mayıs Belgeselini İzledik

26.04.2008, Ankara’dan UİD-DER’li bir grup lise öğrencisi

Etkinlikte, önce “1 Mayıs Belgeseli”ni izledik ve sonrasında da TEGA işçisi bir arkadaşımız yaşadıkları grev sürecini bizlere anlattı. Ardından, bir arkadaşımız, yaptığı konuşmasında, düzenlenen etkinliğin öneminden ve TEGA grevinden bahsetti. Sonrasında hem liseli arkadaşlara hem de TEGA işçilerine teşekkür etti ve konuşmasını 1 Mayıs çağrısıyla sonlandırdı.

İşçilerin Örgütlü Mücadelesiyle Kazanacağız Haklarımızı

02.05.2008, Pendik’ten stajyer tersane öğrencisi

Ben tersanede staj yapmış bir öğrenciyim. Staj yaptığım tersanede sürekli yaşadığımız birkaç sorundan bahsedeceğim. Stajyer olduğum için çok daha az maaş veriyorlar ve daha uzun çalıştırıyorlar. Eğer mesaiye kalmazsak staj defterini imzalamamakla tehdit ediyorlar

Mücadele Etmekten Asla Vaz Geçmemeliyiz

03.05.2008, Gülsuyu’ndan bir tekstil işçisi

Herkesin özgür olduğu, karnının doyduğu, insanın insanı sömürüsünün geçmişte kaldığı ve bizden sonraki kuşaklara anlatıldığında belki de masal gibi gelecek bu kokuşmuş düzene artık son verildiği günler gelmiş olacak. Biz buna yürekten inanır ve önümüze çıkan engelleri bir bahane vesilesi yapmayıp yolumuza devam edersek başbakanı da fazla bekletmemiş oluruz.

UİD-DER’e Teşekkürler

26.04.2008, Gebze’den bir işçi eşi

UİD-DER iki senedir faaliyet göstermekte. Derneğin faaliyetlerini fırsatım oldukça takip ediyorum. Bazen de eşimden dinliyorum. Ben ilk zamanlar eşimin derneğe gitmesine çok kızıyordum. Çünkü evde yalnız kalıyordum. Ama zamanla ben de derneğin faaliyetlerine katılarak bilgilenmeye başladım.

Kopan Parmaklarımız Birleşmeli

28.04.2008, Bir matbaa işçisi

İşçiler neden kazalara maruz kalıyorlar? Nedeni çok basittir. Patronların rekabet ve kâr hırsı. Daha kısa zamanda, daha ucuza ve daha çok üretmek için yoğun tempoda çalıştırılan her işçi eninde sonunda kaza yapma riski ile karşı karşıya geliyor. Kimi canından oluyor kimiyse sakat kalıyor.

Onları Var Eden Bizim Artı-Emeğimizdir

03.05.2008, Ankara’dan işsiz bir işçi

Bosal-Mimaysan’da İşçiler Kazandı!

(26.04.2008) Direnen Bosal-Mimaysan işçileri kazandılar. Bosal-Mimaysan’da patronun Birleşik Metal-İş’e üye işçileri, Türk Metal’e üye yapma girişimleri sonucu 3 Nisan günü 6 işçi birden işten çıkarılmıştı. 6 işçinin işten çıkartılmasından sonra, geri kalan işçiler üretimi yavaşlatarak arkadaşlarına destek verdiler.

Acerer Grevcilerini Ziyaret Ettik

(27.04.2008) Birleşik Metal-İş’in örgütlü olduğu Acerer Döküm fabrikasında grev devam ediyor. 25 Aralıkta greve çıkan işçileri, UİD-DER Gebze temsilciliğinden bir grup arkadaşla birlikte, grevin 125. gününde ziyaret ettik.

TEGA İşçisi Yalnız Değildir!

Ankara’dan UİD-DER’li işçiler

(30.04.2008) Etkinliğimizin sonunda, ilk kez böyle bir programa katılan işçi arkadaşların, “son günlerde morallerimiz çok bozulmuştu, bu etkinlik bize çok iyi geldi” benzeri yorumlar yapmalarından çok mutlu olduk. Çünkü amacımız grevdeki arkadaşlarımıza hem moral vermek hem de bugüne kadar sınıfımızdan özenle saklanılan ya da çarpıtılan gerçekleri anlatabilmekti.

Birleşik Metal-İş’ten TEGA İşçileriyle Dayanışma Etkinliği

(30.04.2008) Bizler de UİD-DER üyeleri olarak TEGA işçilerinin her zamanki gibi yanlarındaydık. Etkinlik başlamadan önce derneğimizin çıkardığı “İşçi Dayanışması” bültenini de dağıttık. Bültende kendi arkadaşlarının mektubunu okumak TEGA işçilerine ayrı bir moral verdi, hatta bazı TEGA işçileri kendilerinin de mektup yazacağını söyledi.

Başıbüyük Direnişçilerini Ziyaret Ettik

(28.04.2008) 27 Nisan Pazar günü, derneğimizin Aydınlı ve Bostancı şubesinden 40 kişiyle, yıkım tehdidine karşı 66 gündür direnen Başıbüyük Mahallesine bir ziyaret gerçekleştirdik. “Yıkımlara Karşı Gücümüz Birliğimizdir” ve “Başıbüyük Halkı Yalnız Değildir” sloganlarıyla çadırların önüne geldiğimizde alkışlarla karşılandık.

UİD-DER TEGA İşçilerinin Yanında

Tuzluçayır’dan bir işçi

(30.04.2008) Ankara Sincan’daki Eğitim-Sen şubesinde UİD-DER’in TEGA grevine destek olmak için düzenlediği bir etkinliğe katıldım. Etkinlik, UİD-DER’li bir arkadaşın örgütlülüğün gerekliliğine dair konuşması ile başladı. Etkinliğin bütününde ise müzik dinletisi, belgesel gösterimi ve serbest kürsüde konuşulanlarla birlikte TEGA işçilerinin yanında olunduğu bir kez daha gösterildi.

Yaşasın Bir Bayrak Gibi Dalgalanan 1 Mayıs Karanfilleri

Pendik’ten bir tekstil işçisi

(24.04.2008) Bugün 8 saatlik işgününü 1886’da işçi atalarımızın mücadeleleriyle ve kanlarıyla kazandık. Ama maalesef birçoğumuz değerini bilmiyoruz. Ben de iplik fabrikasında 8 saat vardiyalı olarak çalışan bir işçiyim. UİD-DER’in etkinliklerine katılmamış olsaydım ben de bilmeyecektim. Günler öncesinden tiyatromuzun duyurusunu fabrikadaki arkadaşlarıma yaptım. Ve ben de tiyatroya fabrikamdan 3 işçi arkadaşımla katıldım.

İşçiler Tiyatro Yaptı!

Gebze’den bir işçi

(23.04.2008) Patronlar sınıfı biz işçilere ayaktakımı diyor. Onlara göre biz çalışmaktan ve çocuk yapmaktan başka bir şey yapamayız. Belki doğru, ama nedenleri nedir? Kimi her gün 10-12 saat bir fabrikaya tıksanız ve açlıkla yüz yüze bıraksanız başka hiçbir şey yapamaz. Başka bir şey yapabileceğinin, yapılabileceğinin bile farkında olamaz.

1 Mayıs Karanfilleri Ölümsüzdür!

UİD-DER üyesi bir matbaa işçisi

(23.04.2008) Oyunumuzun ardından 1 Mayıs marşını hep birlikte “tek ses, tek yumruk” haykırdık. Ve bir kere daha sorduk gelen misafirlerimize. Hemen hemen hepsi 1 Mayıs’ın anlamını ve tarihini, ne kadar çok bedeller ödenerek kazanıldığını tiyatromuzda öğrendiklerini söylediler. Bu kez daha bir coşkuyla ve kararlılıkla alanda yerlerini alacaklarını ve UİD-DER’in kortejinde duracaklarını belirttiler.

1 Mayıs Karanfilleri

Gülsuyu’ndan bir tekstil işçisi

(22.04.2008) Yıl 2008. Yer İstanbul’da bir tiyatro salonu. Sahnede çeşitli işkollarında çalışan işçi kardeşlerimiz var. Salondaki herkes 1886 yılına gitmiş, o günleri bir kez daha yaşıyor adeta. Belki birçoğumuz bugün yaşadıklarımızla ne kadar benzer yanlar olduğunu düşünüyoruz. İşçi sınıfının haklı mücadelesinin bu kadar eski tarihlere dayandığını belki de ilk kez orada öğreniyor ve şaşırıyoruz. Oyun sırasında herkes farklı anlar, farklı duygularla dolup taşıyor.

UİD-DER İki Yaşında

25.04.2008, Gebze’den bir metal işçisi

Derneğimizin ikinci yılını doldurduğumuz şu günlerde etkinliklerimiz, eğitim seminerlerimiz tüm hızıyla devam etmekte. Derneğimiz kuruluşundan bugüne kadar biz işçilere çok yararlı kazanımlar sağlamıştır.

Neden 1 Mayıs?

Gebze’den bir metal işçisi

(28.04.2008) Birçok nedeni var aslında 1 Mayıs’a katılmak gerekliliğinin. Bugün dünyada ekonomik kriz kendini yakıcı bir biçimde hissettiriyor. İşsizlik artıyor, emperyalist savaş birçok bölgeye yayılıyor, yoksulluk alabildiğine artıyor. Diğer taraftan işçi haklarına karşı neo-liberal saldırılar dünyanın birçok yerinde gündeme geliyor.

1 Mayıs’a Neden Gitmeliyiz?

27.04.2008, Kocaeli’den bir işçi

Kendimize, çocuklarımıza, gelecek işçi kuşaklarına iyi bir gelecek bırakmak istiyorsak 1 Mayısların içini doldurarak mücadeleyi daha da yukarılara çekmeliyiz. Onun içindir ki bizler 1 Mayıslara katılmalı ve insanlarımızı oraya katmalıyız.

Sekizler Başlattı, Milyonlar Sürdürüyor!

Aydınlı’dan bir deri işçisi

(24.04.2008) Derneğimizin tiyatro kolunun hazırlamış olduğu “1 Mayıs Karanfilleri” adlı oyun geçtiğimiz Pazar günü sergilendi. Her yaştan insanın geldiği etkinliğe ilgi oldukça yoğundu. Tiyatroyu izleyen emekli bir işçi şöyle diyordu: “Gayet güzel bir etkinlikti, fakat beni geçmişe götürdünüz” dedi.

1 Mayıs 1886’yı Unutmayın!

İstanbul’dan kir kadın işçi

(25.04.2008) Çeşitli fabrikalardan oyunu izlemeye gelenler, oynayanların işçi olduklarına inanamadılar. Mimikleriyle, hareketleriyle, coşkuyu ve acıyı hissettirmeleriyle, çok profesyonel bir iş çıkarmışlardı. Katılanların birçoğu 1 Mayıs’ı yalnızca Türkiye’deki 1977 tarihiyle bildiklerini ama 1886 tarihini de öğrendiklerini anlattılar.

Bizim Tiyatromuz

Gebze’den bir işçi

(24.04.2008) Öncelikle derneğimizin tiyatro koluna teşekkür ederim. Mükemmel bir oyun sergilediler. Etkinliğimiz çok güzel geçti. Adına yakışır, anlamlı, coşkulu, kıpır kıpırdı insanlar. Sanki kendimiz yaşıyor gibiydik 1886 1 Mayısını. Gelenler dikkatlice her şeyi anlamaya çalışıyorlardı. Sergilenen oyunun havasına girip marşlara alkış tutarak eşlik edildi.

Sınıf Mücadelesini Yükseltelim

1 Mayıs Mahallesinden bir kadın işçi

(27.04.2008) Dostlar 1 Mayıs yaklaşıyor. Bizler, işçi kardeşlerimizin bundan 122 yıl önce “8 saatlik işgünü” talebiyle başlattıkları sınıf mücadelesini daha da yükseltmeliyiz. Bugün sosyal haklarımız elimizden bir bir alınıyor. Patronlar sınıfı bizi her geçen gün daha da yoksullaştırıyor. İşyerlerimizde 10-16 saat çalışıyoruz.

Yaşasın 1 Mayıs

Gebze’den bir işçi

(26.04.2008) UİD-DER tiyatro kulübünün hazırlamış olduğu bu oyunda bulunmaktan çok memnun oldum. Tüm gelen arkadaşlarımızın aynı kanıda olduğunu öğrendim. Bu tiyatro oyunu, kostümünden dekoruna, oyuncusuna, bizim gibi işçi arkadaşlarımız tarafından hazırlanmıştı. Emek ve çabalarını ortaya koydular. Emeklerine ve yüreklerine sağlık.

1 Mayıs’ta UİD-DER Pankartı Altında Birleşelim

Esenler’den bir kadın tekstil işçisi

(15.04.2008) Uluslararası İşçi Dayanışması Derneğimizin hazırlamış olduğu “1 MAYIS KARANFİLLERİ” adlı oyunumuzu, 13 Nisan Pazar günü Kocamustafapaşa’daki bir tiyatro salonunda sergiledik. Hepimiz çok heyecanlıydık. Aylardır, gecemizi gündüzümüze katarak çalıştığımız bu oyunu sahneye koyduk.

1 Mayıs Karanfilleri

Aydınlı’dan bir öğrenci

(22.04.2008) Oyun bittiğinde seyircilerin gözlerindeki parıltı görülmeye değerdi. Bir taraftan oyunu çok beğendiklerini, bu kadar profesyonel bir oyun beklemediklerini belirtirlerken, diğer taraftan 1 Mayıs’a katılacaklarını dile getiriyorlardı. Etkinliğe katılanlar henüz iki senesi dahi dolmamış bir derneğin böyle güzel bir organizasyonu düzenlemesinin şaşkınlığındaydılar.

Mücadeleye Devam!

Gebze’den bir grup işçi

(19.04.2008) Önümüz 1 Mayıs. Dünyada yaşanan bunca haksızlığa karşı sesimizi haykırmak için UİD-DER kortejinde yerimizi almalıyız. Eğer yaşanan olumsuzluklara bakıp yılgınlık içine düşersek bizi daha da karanlık günler bekliyor.

1 Mayıs Ateşinde Kıvılcım Olabilmek

Gebze’den bir metal işçisi

(22.04.2008) 2008 1 Mayıs’ına yaklaştığımız şu günlerde UİD-DER İşçi Tiyatrosu “1 Mayıs Karanfilleri” adlı tiyatro oyununu sahneye koydu. Anadolu yakasındaki bir tiyatro salonunda sahnelenen oyuna ilgi çok fazlaydı. Tiyatroya gelen izleyiciler salona sığmamış ve salon ayaktaki izleyicilerle hınca hınç dolmuştu. Yaklaşık 600 kişi bu tiyatroyu izlemek için Anadolu yakasının çeşitli yerlerinden gelmişlerdi.

“Oyuncular profesyonel mi?”

Bostancı’dan bir öğrenci

(23.04.2008) Geçtiğimiz Pazar günü UİD-DER Tiyatro Kulübünün sahnelediği “1 Mayıs Karanfilleri” adlı oyunu izledim. Tiyatroda oynayan oyuncuların hiçbiri profesyonel değildi. Ama izleyenlerden hep aynı soru geliyordu: “Oyuncular profesyonel mi?” Oyun, hem konusu hem de işçi oyuncularıyla proletaryanın neler yapabileceğini burjuvaziye göstermek açısından çok anlamlıydı.

İlk Defa Bir İşçi Tiyatrosu İzledik

Kocaeli Üniversitesinden bir grup öğrenci

(23.04.2008) 20 Nisan Pazar günü İstanbul Anadolu yakasındaki bir tiyatro salonunda UİD-DER Tiyatro Kulübü’nün düzenlediği “1 Mayıs Karanfilleri” adlı işçi tiyatrosunu Kocaeli Üniversitesinden öğrenciler olarak izledik. Pazar sabahı erkenden yola çıktık. Bir işçi tiyatrosunu ilk defa izleyecektik ve çok merak ediyorduk.

Yaşasın 1 Mayıs! Biji Yek Gulan!

Kocaeli’den bir büro işçisi

(22.04.2008) Baharın kucakladığı güzel bir Pazar gününde UİD-DER’in düzenlediği “1 Mayıs Karanfilleri” adlı tiyatro oyunundaydım. Tiyatro salonuna girdiğimde gördüğüm kalabalık, oyunun ne kadar önemli olduğunu hemen fark ettirdi. Salonda oturacak yer kalmamıştı, artı birçok kişi de ne olursa olsun bu oyunu seyretmeliyim dercesine ayakta bekliyordu.

Bosal İşçileri Direnişteki Arkadaşlarına Sahip Çıkıyor

(23.04.2008) Gebze’nin Pelitli köyünde faaliyet gösteren ve Ford, Honda gibi büyük otomobil tekellerine egzost üretimi yapan BOSAL MİMAYSAN fabrikasında, işçilerin patronun saldırılarından kaynaklı hareketlilikleri devam ediyor. Geçtiğimiz haftalarda BOSAL işçileri, patronun fabrikada örgütlü bulunan Birleşik Metal-İş sendikasını tasfiye etme girişimleri ile yoğun bir şekilde mücadele etmek zorunda kalmışlardı.

Umur Matbaasında Sıra Kimde?

Bir matbaa işçisi

(20.04.2008) Geçtiğimiz haftalarda Umur matbaasında üç işçi uydurma gerekçelerle işten atıldı. Umur’da işçiler örgütlenip mücadele etmedikçe işten atılmaların ve hak gasplarının sonunun gelmeyeceğini biliyoruz. İşten atılmaların sıradanlaştığı Umur’da işçiler soruyor: “Şimdi sıra hangimizde?”

Duymadık Demeyin! İşsizlik Oranı %11,3’müş!

İkitelli’den bir metal işçisi

(19.04.2008) Gazetelerde, dünya genelinde oranı gittikçe artan işsizlik ve buna bağlı olarak açlık ve yoksullukla ilgili yazıları her gün okur hale geldim. Gazetelerde bir yandan dünyanın en zengin kişileri haber yapılırken, diğer yandan biz işçi-emekçilerin bu kapitalist sömürü sisteminden kaynaklı olan işsizliğimizden, yoksulluğumuzdan ve açlığımızdan söz ediliyor alay edercesine.

Tek Tip İnsan Yaratmak Patronların İşini Kolaylaştırıyor

24.04.2008, Esenler’den bir kadın tekstil işçisi

Tek tip insan nasıl yaratılır diye düşünürken, yeni girdiğim işyerinde bunu net olarak gördüm. Herkesin üniforması aynı. Yeni işe başlayan bir işçi ayırt edilemiyor bile.

Taksim’de İşçi Eylemleri

hsggp

(21.04.2008) 19 Nisan Cumartesi günü Taksim Meydanı işçilerin eylemlerine sahne oldu. İlk olarak saat 13’te Gezi Parkında toplanan Herkese Sağlık Güvenli Gelecek (HSGG) Platformunun eyleminde, yaklaşan 1 Mayıs’ı konu alan ve meclisten geçirilen Sosyal Güvenlik Yasasına dair hükümetin takındığı tutumları teşhir eden bir basın açıklaması yapıldı.

Beşikte Sigortalı, Mezarda Emekli Olmayalım!

Ümraniye’den bir işçi

(20.04.2008) Reform diyerek işçilerin sosyal güvenlik hakkını gasp eden SSGSS yasası mecliste kabul edildi. Yasa cumhurbaşkanı tarafından onaylandıktan sonra yürürlüğe girecek. İşte ondan sonra işçilerin ücretsiz sağlık hakları ve emeklilik hakkı tümüyle gasp edilecek. Tümüyle diyoruz, zira kabul edilen yasa emeklilik hakkını sadece kâğıt üzerinde tanıyor.

Fontana Pietro Kalıp’ta Toplu Sözleşme İmzalandı

(17.04.2008) Grevlerinin 28. gününde, Çelik-İş sendikasında örgütlü olan Fontana Pietro Kalıp işçileri ile patron arasında toplu sözleşme imzalandı ve grev sona erdirildi. Patronun özellikle ikramiye konusundaki uzlaşmaz tavrı yüzünden toplu sözleşme görüşmelerinde tıkanıklık yaşanmış ve işçiler 14 Martta greve çıkmışlardı.

Tersanelerde Vahşi Kapitalizm Koşulları

20.04.2008, Aydınlı’dan genç bir tersane işçisi

Üretilen gemiler birer teknoloji harikası olmasına rağmen, tersane işçileri hâlâ 19. yüzyılın şartlarında çalışıyorlar. Neredeyse “vahşi kapitalizm” koşullarının geri döndüğünü söyleyebiliriz. Tersane patronları için işçinin sağlığı, yorgunluğu, hastalığı hiç mi hiç önemli değil. Her zaman olduğu gibi sadece kendi sermayesini ve kârını düşünüyor patronlar.

“İhtiyaç Duyduğumuzda Biz Size Döneriz”

21.04.2008, Aydınlı’dan bir deri işçisi

Sezonluk üretim yapan ve yılın ortalama üç ayında çok az sayıda işçiyle üretimine devam eden bir fabrikada çalışıyorum. Fabrikada çalışan işçilerin büyük bölümü 15-20 yıldır burada çalışıyor ve her sezon bitiminde işten çıkarılıp sezon başladığında tekrar işe çağırılıyorlar.

Dikkat Sigara Öldürür

21.04.2008, Arnavutköy’den bir tekstil işçisi

Genellikle sigara paketini aldığımız zaman paketin üzerinde sigara öldürür, sağlığa zararlıdır, kanser yapar gibi yazılarla karşılaşırız. Aslında sigarayı alanlar da satanlar da sigaranın ne kadar zararlı bir şey olduğunu biliyorlar. Ama buna rağmen dünya nüfusunun 3’te 2’si sigara kullanıyor ve ilk sigaraya başlama dönemi ilkokullara kadar inmiş durumda.

Gebze’de Pippa Bacca İçin Basın Açıklaması

(16.04.2008) Basın açıklamasında, Türkiye’deki yasaların kadının yaşadığı sömürüyü, şiddeti desteklediği dile getirildi. Basın açıklamasına Eğitim-Sen, UİD-DER, ESP, EMEP, ÖDP ve DTP’li yaklaşık elli kişilik bir grup katıldı. “Cinsel, Sınıfsal, Ulusal Sömürüye Son”, “Hepimiz Pippa’yız, Barıştan Yanayız” sloganları hep birlikte atıldı.

Metkon’da da Asıl Sorun Örgütlü Olmamamızda

Gebze’den bir işçi

(17.04.2008) Metal sektöründe faaliyet gösteren Metkon 2001 krizinde batan ve yeni yeni toparlanmaya çalışan bir fabrika. 2001’de işten atılan birçok işçi mahkemeyi kazandığı halde hâlâ tazminatlarını alabilmiş değiller. Metkon’da uzun bir zamandır süren haksızlıklar hâlâ devam ediyor. Yaklaşık 3 aydır maaşlar verilmiyordu.

2008 Kış Futbol Turnuvamız Sona Erdi

(15.04.2008) UİD-DER Gebze temsilciliğimizin düzenlediği futbol turnuvasının ikincisi, geçtiğimiz hafta sona erdi. Turnuvaya, çeşitli fabrikalardan katılan 16 takım arasında oynanan maçlarda Pulver birinci, Akkardan ikinci, Mega Plast üçüncü oldu. Bu hafta derneğimizde turnuvanın kapanışı vesilesiyle bir araya geldik.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this