UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Gebze’de Sağlık Semineri

13.12.2006, Gebze’den bir kadın işçi

Emperyalist Savaşlar Konulu Seminerden

10.11.2006, Gebze’den bir metal işçisi

Trafik çilesi

18.12.2006, Bostancı’dan bir tekstil işçisi

Kurtuluş yok tek başına!

16.12.2006, Yeni Bosna’dan bir tekstil işçisi

Ben tekstil fabrikasında çalışan bir işçiydim. Bundan 4 ay önce Beylikdüzü’nde bir fabrikada çalışıyordum. Bu fabrikaya işçi alındığını birkaç arkadaşımdan duyunca başvuru yaptım. Başvurum kabul edildi ve ben çalışmaya başladım.

Debant’ta İş Bırakma Eylemi

14.12.2006, Gebze'den UİD-DER üyesi bir işçi

Patronlar Bizi Bölüyor

11.12.2006, Kartal’dan UİD-DER üyesi bir işçi

Asgari Ücreti Protesto Eylemlerinden

(19.12.2006) Türk-İş ve DİSK’e bağlı sendikalardan işçiler 13 Aralıkta Asgari Ücret Tespit Komisyonunun çalışmalarını protesto etmek için iki ayrı yerde basın açıklamaları yaptılar.

İGSAŞ işçisi fabrikayı 4 gündür terk etmiyor

(19.12.2006) 231’i Petrol-İş üyesi, toplam 300 çalışanı olan, Kocaeli-Körfez’de kurulu, Türkiye’nin tek üre üreticisi İstanbul Gübre Sanayi A.Ş.’nin (İGSAŞ) 8 aydır ara verdiği üretimini, 15 Aralık tarihi itibariyle tamamen durdurduğu açıklandı. Bu karardan sonra 18 Aralık itibariyle de 213 çalışanın iş akdinin feshedileceği bildirildi. İGSAŞ’ın üretimini tamamen durdurmasını açıkladığı 15 Aralık tarihinden itibaren İGSAŞ çalışanları işyerini terk etmeme eylemine başladılar.

14 Aralık KESK Eylemi

16.12.2006, UİD-DER üyesi bir eğitim emekçisi

Yıllık izinlerimizi istediğimiz gibi kullanamıyoruz

15.12.2006, Kurtköy’den UİD-DER üyesi bir büro işçisi

İşsizlik ve düşük ücret

10.12.2006, Pendik’ten UİD-DER üyesi bir işçi

Ekim Devrimi konulu UİD-DER semineri

26.11.2006, Kartal’dan UİD-DER üyesi bir işçi

DİSK’in Asgari Ücret Eylemleri

disk eylemi

(15.12.2006) Asgari Ücret Tespit Komisyonu, yeni yıldan itibaren geçerli olacak asgari ücreti tespit etmek amacıyla 15 Aralıkta toplandı. Bu süreçte DİSK “Asgari Ücret = Kaç Simit?” adı altında tüm bölge temsilciliklerinde basın açıklamaları ve çeşitli eylemlilikler yapma kararı aldı. Bunlardan biri de 13 Aralık Çarşamba günü saat 12’de Kadıköy İskele Meydanında gerçekleştirilen basın açıklamasıydı.

Artan Yoksulluk ve Sefalet Kapitalizmin Gerçeğidir

Oktay Baran

(01.07.2005) Tıpkı işsizlik sorununda olduğu gibi, artan yoksulluk konusunda da sağcısıyla solcusuyla, devletçisiyle liberaliyle burjuva ideologlardan başka türden bir yaklaşım beklemek de mümkün değildir. Onlar her fırsatta sorunun göze batan yanlarına işaret etmekle birlikte asla meselenin özüne değinmezler, değinemezler. Marksist yaklaşımın geçerliliğini yitirdiğine dair tüm ısrarcı açıklamalara rağmen, toplumsal-ekonomik sorunların gerek dışsal görünümlerini gerekse de özlerini tutarlılıkla ve bilimsel bir temelde açıklayabilen tek anlayış Marksizmdir.

Sendikal Mücadeleye Militan Yaklaşım

Tuncay Alp

(29.09.2003) İşçi sınıfının devrimci potansiyeline bilimsel bir temelde inanç beslemeye devam eden bizler açısından, sınıf hareketinin ve bu hareketin sendikal boyutunun taşıdığı sorunların temelinde, aslında sınıfın devrimci siyasal örgütlülüğünün bulunmayışı yatmaktadır. Bu sorunun üstünden atlayan hiçbir arayış, bugün sınıfın sendikal düzeydeki sorunlarına da uygulanabilir bir çözüm önerisi sunamayacaktır. Öte yandan, sorunun bu şekilde konulması, hiç şüphesiz sınıf hareketinin, "o gün" gelene kadar ertelenmesi anlamına gelmiyor. Tersine. Böylesi bir devrimci önderliğin yaratılması, sınıf hareketinin dışında hiçbir zeminden beslenemez. Dolayısıyla devrimci sınıf bilinciyle donanmış işçilerin, bulundukları işyerlerinde ve sendikal örgütlülüklerde, sınıf mücadelesini bizzat taban inisiyatifini geliştirerek örgütlemek, sendikal örgütlülüklere sahip çıkmak ve güçlendirmek için militan bir sınıf sendikacılığı perspektifiyle donanmış olmaları gerekiyor.

Belçika’da Volkswagen işçilerine destek mitingi

(05.12.2006) Brüksel 2 Aralıkta 20 bin işçinin gösterisine sahne oldu. Gösteri, kapatılması planlanan Volkswagen fabrikasının işsiz kalma tehlikesiyle yüz yüze olan 4 bin işçisiyle dayanışma amacıyla gerçekleştirildi. Gösteride geçtiğimiz yıllarda kitlesel işten çıkarmalara maruz kalan Ford işçilerinin yanı sıra çeşitli fabrikalardan işçiler de kortejler halinde yer aldılar.

Vİ-KO’da zafer mücadele eden işçilerin olacak!

(01.12.2006) Aydınlatma malzemeleri üreten büyük firmalardan biri olan Vİ-KO’da sendikalaşma faaliyeti başlatan işçiler üzerindeki baskılar giderek artıyor. Aşağıda, sendikalaşma çalışmaları yüzünden işten atılan Vİ-KO işçilerinin kaleme aldıkları basın açıklamasını yayınlıyor ve tüm sınıf kardeşlerimizi Vİ-KO işçilerine destek vermeye çağırıyoruz.

Avustralya’da 250 bin işçi hükümeti protesto etti

(02.12.2006) Reformist bürokratların görevi, yükselen öfkeyi düzen içi kanallara hapsetmektir. Bilinçli, devrimci, öncü işçilerin göreviyse, en başta reformist sendika bürokratlarını sendikaların başından def etmek üzere tabandan örgütlülüğü geliştirmek ve sınıfın öfkesini sadece şu ya da bu burjuva hükümete değil bir bütün olarak kapitalist sisteme yönlendirmektir.

İsrail’de 200 bin kamu işçisi greve gitti

(01.12.2006) Yahudisiyle, Arabıyla İsrail işçi sınıfını çetin bir mücadele bekliyor. Filistin işçi sınıfıyla birleşerek ortak düşman olan burjuvaziye karşı yönlendirilmedikçe bu mücadelenin başarıya ulaşmasının olanaksızlığı ise her geçen gün bir kez daha kanıtlanıyor.

Bu Düzeni Değiştirebiliriz

20.11.2006, UİD-DER üyesi bir tekstil işçisi

Sınıfsız Bir Dünya Kuracağız!

11.11.2006, Gebze’den bir metal işçisi

Savaşa Karşı Sınıf Savaşı

09.11.2006, Gebze’den bir metal işçisi

Çin’de İşçi Hakları

image002.jpg

(01.11.2006) Yeni yasa tasarısı bugün Türkiye’deki güdük işçi haklarının bile gerisinde kalan düzenlemeler getiriyor. Ama bu kadarının bile büyük tekelleri ürkütüyor olması, Çinli işçi kardeşlerimizin ne derece ağır sömürü koşulları altında yaşadıklarının bir işareti. Gerçekten de Çin bir yandan yaldızlı bir başarı öyküsü gibi dünya medyasında sunulurken diğer yandan yüz milyonların hayatının karardığı bir sefalet çukuru görünümünde.

Gladkov’un Çimentosu

Akın Erensoy

cimento_gladkov

(01.11.2006) Burjuva solcuların, liberallerin, anarşistlerin, döneklerin, Rus proletaryasının karşılaştığı zorlukları öne sürerek ve bürokratik diktatörlükleri sosyalizm katına yükselterek Ekim Devrimine çamur atmasına izin vermemeliyiz. Bununla birlikte çarpılmaların ve yamulmaların üzerini de kapatamayız. Aksi takdirde Ekim Devriminin nasıl bürokratik karşı-devrimle tasfiye edildiğini anlayamayız. Tarih bizim tarihimiz; yengimizden öğrendiğimiz kadar yenilgilerimizden de öğrenmeliyiz. Ekim Devriminin nasıl bürokratikleştiğini anlatan birçok kitap var ve bunlardan biri de Fabrika. Bu kitabı okumak özellikle genç kuşaklar açısından oldukça öğretici olacaktır.

Kanlar Temizlenip Üretime Devam

17.11.2006, Avcılar’dan bir kadın tekstil işçisi

1986 NETAŞ Grevi

netas2.jpg

(18.11.2003) Netaş Grevi, sınıf mücadelesinin ve sınıf dayanışmasının sadece bir fabrikayla sınırlı olmadığını, yerel, ulusal ve uluslararası mücadele ve dayanışmanın zorunlu olduğunu bir kez daha göstermiştir. Netaş işçileri uluslararası dayanışmayı örgütlemenin her koşulda mümkün olduğunu da bu alanda yaptıklarıyla kanıtlamışlardır. Avrupalı sınıf kardeşlerinden önemli miktarda maddi destek görmüşlerdir.

1. Genç İşçiler Kurultayı Toplandı

(06.11.2006) 160 genç işçinin katılımıyla daha iyi yaşam ve çalışma koşullarını tartışmak amacıyla toplanan Birleşik Metal-İş 1. Genç İşçiler Kurultayı açıkladığı sonuç bildirgesinde "Genç işçiler ile sendika arasındaki ilişkiler daha da sıcaklaştırılmalı" dedi.

Ekim’den Bir Yaprak

Elif Çağlı

(02.11.2002) Büyük Ekim Devrimi hâlâ işçi sınıfının devrimci mücadelesinin en büyük ilham kaynağı olmayı sürdürüyor. 20. yüzyıla damgasını basan bu şanlı devrim, aslında nice önemli derslerle yüklü uzun bir devrim sürecinin ürünüdür. Çeşitli bakımlardan üzerinde durulması gereken bu sürecin en önemli yönlerinden biri de, mücadele içindeki işçi ve emekçi kitlelerin bağrından doğan sovyetlerdir.

ILO: Üç Yüz Milyon Genç ya İşsiz ya Yoksul

(02.11.2006) 300 milyondan fazla genç yoksul. 84 milyon genç işsiz. 10 yılda genç işsizlerin oranı yüzde 13, ama istihdam yüzde 3,8 arttı. İşsiz gençler dünyadaki toplam işsiz nüfusun yüzde 44'ü. Çalışanlarsa, fazla çalışmaya, düşük ücrete, güvencesizliğe zorlanıyor.

Paris Komünü

Elif Çağlı

paris-komunu-1871-1.jpg

(01.11.2006) Devrimci Marksizm proletaryanın nihai amacını, sınıfsız, devletsiz, özgür üreticiler toplumuna ulaşmak olarak ifade eder. Ama bu hedefe varabilmek için proletaryanın kapitalizmden komünizme geçiş dönemi boyunca bir devlete, fakat daha baştan sönmeye yüz tutmuş, yeni tipte bir devlete gereksinimi vardır. Bu nitelikler proletarya diktatörlüğünün olası biçimlerinden birini değil, bizzat onun özünü, varoluş koşulunu belirler.

"Dünyayı Sarsan On Gün"

Akın Erensoy

(01.11.2002) İşçi sınıfı tarihinden öğrenmiş bulunuyoruz ki; proletarya içinde kök salmış, sendikaları kendi önderliği altına almış, sınıfın en devrimci, en fedâkâr kesimleri içinde örgütlenmiş, kararlı, disiplinli, kurmayları olan, saldırıya uğradığında dağılmadan ricat edebilecek kadar esnek bir yapıya sahip bir enternasyonal parti olmadan proletarya asla ve asla politik iktidarı fethedemeyecektir. Devrim dünya devrimine genişlemedikçe, proletarya dünya ölçeğinde iktidarı ele geçirmedikçe, bir ülke ile sınırlı kalan devrim boğulacaktır ve bazen SSCB’de olduğu gibi garabet rejimler yaratacaktır. ... Unutmayalım, Ekim proleter devrimi 85 yıl sonra hâlâ günümüze ışık tutuyor; yolumuzu aydınlatıyor.

Güney Kore’de Polis Sendikaları Bastı

image004.jpg

(14.10.2006) 10 Ekimdeki polis saldırısında ise, zor kullanılarak ve kapıları kaynaklanarak kapatılan şube sayısı 125’e çıktı. 100’ü aşkın sendika üyesinin tutuklandığı bu baskınlarda çok sayıda işçi de yaralandı. Hükümet, 140 bin üyesi olan KGEU’yu yasadışı saymakta ısrar ederken, son derece anti-demokratik olan sendika yasasını değiştirmemek için direnebildiği kadar direnme yoluna gidiyor. Tıpkı Türkiye’de KESK’in uzun süre yasadışı sayılması ve saldırıya uğraması gibi.

Yunanistan’da İşçiler Ayakta

image003.jpg

(13.10.2006) İşçilerin eylemleri 11 Ekimdekiyle sınırlı değildi. Binlerce işçi günlerdir Atina sokaklarında protesto eylemleri gerçekleştirirken, öğretmenlerin kreşler ve ilkokullarda beş haftadır süren grevleri halen devam ediyor. Bu grev nedeniyle ilkokullarda ve kreşlerde öğretim yapılmazken, kıvılcım çok geçmeden ortaokullar ve liseleri de tutuşturdu. Şu anda okulların %70’i öğrenciler tarafından işgal edilmiş durumda.

İş "Kazaları"

Berdan Güney

(01.03.2006) Yaşayabilmek için sağlığa uygun olmayan koşullarda çalışmak zorunda kalan işçilerin karşılaşabilecekleri en büyük tehlikelerden biridir iş kazaları. Bir kaza sonucunda “iş göremez” hale gelmeleri, yani işgüçlerinden olmaları karın tokluğuna çalışan işçiler için tam anlamıyla yıkımdır. Teknoloji ilerliyor ama iş kazaları yine de yaşanmaya devam ediyor. Dünyadaki zenginliklerin gerçek yaratıcısı olan işçiler bugün esiri oldukları kapitalizmin onlara sunduğu sağlıksız, güvenliksiz iş koşullarında çalışmak zorunda kalıyorlar.

Faşizmi doğuran kapitalizmin bataklığıdır

13.10.2006, Gebze’den bir metal işçisi

Sermaye varoldukça faşizm tehlikesi de olacak

13.10.2006, Gebze’den bir metal işçisi

Faşizm denince…

13.10.2006, Gebze’den bir işçi

Tersanede Cinayet

13.10.2006, Kartal’dan bir işçi

İş Kazaları Kader Değildir

13.10.2006, Gebze’den bir metalurji işçisi

Ya elleri olmayanlar!

13.10.2006, Gebze'den bir işçi

Uluslararası İşçi Dayanışması Derneği Üyelerinden Mektup

UİD-DER üyesi işçiler

(13.10.2006) Geçtiğimiz günlerde hayata gözlerini açan Uluslararası İşçi Dayanışması Derneğimiz UİD-DER’in kuruluşundan duyduğumuz heyecan, coşku ve mutluluğun yanı sıra, derneğimizin düzenlediği “15-16 Haziran Genel Direnişi” konulu açılış etkinliğinden edindiğimiz izlenimleri sizlerle paylaşmak istiyoruz.

UİD-DER üyesi işçilerin çağrısı

UİD-DER üyesi işçiler

(13.10.2006) Uluslararası işçi mücadelesinin büyük önderlerinin yıllar önce yaktığı meşale bugün de yolumuzu aydınlatıyor: Dünyanın bütün işçileri birleşin! Bizler, Asyalısından Avrupalısına, Amerikalısından Afrikalısına, dünya üzerindeki tüm işçiler tek bir sınıfın evlatlarıyız. Birleştiğimizde kazanacağımız koca bir dünya var ve ücretli kölelik zincirlerimizden başka kaybedecek hiçbir şeyimiz yok! O halde ne bekliyoruz?

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this