UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

“Tarafsızmış”, Ne Tarafsızı?

07.11.2018, İzmir’den emekli bir işçi

asgari-ucret-disk-IMG_4471.jpg

Ey sınıf kardeşlerim, sözüm sizlere! Örgütlenmez ve sınıfımızın bilincine erişmezsek, erişmek için mücadele etmezsek, bu %1 ve onların çanak yalayıcıları bizim her birimizi sulu dereye götürür, susuz geri getirirler! Şimdiye dek sayısız defa duyduğumuz, “ben tarafsızım” sözünü söyleyenin kesinkes bizden olmadığını bir kenara yazmalıyız!

Bir “Psikolojik” Vaka Daha: 3 İşçi İntihara Kalkıştı!

ankara-intihar-girisimi-2.png

(06.11.2018) İktidar “kriz-mriz yok” diyor. Adalet Bakanı Abdulhamit Gül de “Türkiye'de yaşanan bu sıkıntıların daha ziyade rasyonel değil psikolojik olduğunu görüyoruz. Türkiye'nin ekonomisi çok sağlamdır ve geleceğimiz aydınlıktır” demişti. Ama gerçeklik daha farklı… Ankara’nın Çankaya ilçesinde bulunan La Vida City şantiyesinde haklarını alamayan işçiler, intihara kalkıştı.

Emeklilik Hakkımızı İstiyoruz

06.11.2018, Gebze’den bir metal işçisi

emeklilikte-yasa-takilanlar.jpg

Biz emekçiler 17 Ağustos 1999 depreminin acısını yaşarken, bunun üstüne ikinci bir depremi de sermaye hükümetinin emeklilik yaşını yükseltmesiyle yaşadık. O dönemde bu uygulama “mezarda emeklilik” adı verilerek tarihe geçti. AKP hükümeti döneminde de emeklilik yaşı ve prim gün sayısı yükseltildi. Emeklilik yaşı kademeli olarak 65’e çıkarıldı. 1 Ocak 2028’den sonra ilk defa sigortalı olanlar ancak 65 yaşını doldurduğunda emekli olmayı hak edebilecek.

Çocuklarına Hasret Anneler, Annelerine Hasret Çocuklar

06.11.2018, Beylidüzü’nden bir kadın işçi

uidder-kadin-komitesi-kortej.png

Emekçi kadının çilesi bitmek nedir bilmez. Hayatın zorluklarını omuzlarında taşır. Ev işi, çocuk bakımı hele bir de çalışıyorsa o zaman taşıdığı yük üçe beşe katlanıyor. Bir kadın için annelik çok önemli bir duygudur. Çocuğunu dünyaya getirir ona tam doyamadan fabrikanın yolunu tutar. Bir yandan çalışır bir yandan aklı yavrusundadır.

Ekim Ayında En Az 177 İşçi İş Cinayeti Kurbanı

isig-ekim-2018.jpg

(05.11.2018) İSİG Meclisi Ekim ayına ait iş cinayetleri raporunu açıkladı. Geçen ay en az 177 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Bu yılın başından itibaren hayatını kaybeden işçilerin sayısı ise 1640’a ulaşmış durumda. İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, hükümetin sorumluluklarını yerine getirmeyerek denetimlerin gerektiği biçimde yapılmasını sağlamaması nedeniyle iş cinayetleri artarak devam ediyor.

Flormar İşçileri: Yaşasın İşçilerin Uluslararası Birlik ve Dayanışması!

flormar-iscileri-IMG_20181102_115205m.jpg

(05.11.2018) İşçi sınıfının mücadele örgütü UİD-DER, grev ve direnişlerle dayanışmayı güçlendirmek için uluslararası işçi dayanışmasını büyütme çağrısında bulunmuştu. Bu çağrıya Japonya’dan gelen yanıt, Çiba Ulusal Demiryolu Lokomotif Sendikası Doro-Çiba’nın dayanışma mesajı UİD-DER’in internet sitesinde ve İşçi Dayanışması bülteninde yayınlanmıştı.

Tavuklar Firarda ya İşçiler?

05.11.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

tavuklar-firarda.jpg

Krizle birlikte işten çıkarmalar arttı.  Çıkarılma korkusu yaşayan işçileri görünce “acaba bugün hangimizi kesecekler” diye düşünen tavuklar geliyor aklıma. Bundan aylar önce Tavuklar Firarda adlı bir animasyon filmi izlemiştim. Bay Tweedy’nin büyük bir tavuk kümesi vardır. Bay ve Bayan Tweedy, tavukların yumurtalarını satarlar, yumurtlamayan tavukları kesip yerler. Ama yumurta satmak yeterince kârlı değildir.

Milyarderler Artıyor, İşçiler Uçurumdan Düşme Hızında Yoksullaşıyor

dolar-milyarderleri-artti.jpg

(04.11.2018) Türkiye’de serveti 1 milyar dolar ve üstü olan zenginlerin sayısı 7 kişi arttı. 36 dolar milyarderi zenginimiz var artık. Bu 36 kişinin toplam serveti 64,7 milyar dolara ulaşmış durumda. Zenginlerin serveti arttı da işçilerin, emekçilerin durumu ne oldu diye merak edecek olursanız, onu da birazdan göreceğiz.

Arkadaş Sohbetlerinin Konusu Kriz

04.11.2018, Ataşehir’den bir kadın işçi

ekonomik-kriz.jpg

Son günlerde arkadaş ortamlarının, aile toplantılarının yegâne konusu kriz. Nasıl olmasın ki! Birkaç gün önce eski işyerinden kadın arkadaşlarımla buluştum. Biri bebek bekliyor ve ayrıca çalışan bir anne. Diğeri yakın zamanda evlenecek. Durum böyle olunca sohbetimiz sırasında da sorunların ortasında buluyoruz kendimizi.

İşçilerin Canı Pahasına Yükselen Bir “Zafer Anıtı”!

yeni-havalimani-acildi.jpg

(03.11.2018) Üçüncü havalimanının ilk etabı açılarak faaliyete geçti. Haliyle adı da konuldu; İstanbul Havalimanı! Cumhuriyet’in kuruluşunun 95. yıldönümüne denk getirilen açılış, tamamlanınca dünyanın en büyüğü olacağı söylenen havalimanının forsuna uygun şekilde, büyük bir şaşaa ile yapıldı! Törene katılanlar, merak ve gurur dolu gözlerle süzdüler bu mega yapıyı. Semalarda süzülen jetlerin ve bol ışıltılı salonlarda sahne alan müzisyenlerin performansına, bir de hosteslerin yeni kıyafetlerine hayran kaldılar!

“Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz!” Kampanyası Start Verdi!

krizin-bedelini-odemeyecegiz_MG_0047.JPG

(03.11.2018) Geçtiğimiz günlerde bir deklarasyon açıklayan çok sayıda sendika, meslek örgütü ve demokratik kitle örgütü, krize karşı emeğin haklarını omuz omuza savunmak için ortak eylemler örgütlemeye başlayacağını duyurmuştu. Bu temelde ilk eylem 3 Kasımda İstanbul/Kadıköy’de yapıldı. Aralarında UİD-DER’li işçilerin de bulunduğu kurum temsilcileri, tüm işçi ve emekçileri krizin bedelini ödememek için acil talepler etrafında birlik olmaya ve mücadele etmeye çağırdı.

Susarak Doğru mu Yapıyoruz?

03.11.2018, Çayırova’dan bir işçi

insaat-iscileri.jpg

Dedem, babama sürekli “ne yaptıysam hep senin için” derdi. Dedem çok çalışıp didinmiş, haksızlıklara uğramış ama yaşadığı sorunlar karşısında da hep susmuş. “Her şey çocuklarım için, iyi bir gelecekleri olsun, güzel bir hayat yaşasınlar, benim gibi olmasınlar…” der dururmuş dedem. Dedem her şeyi babam için yapmasına yapmıştı ama ne değişmişti? Tabi ki hiçbir şey… Babam yine dedem gibi çalışıyor, üstelik daha ağır şartlarda.

DİSK: İşçilerin Eriyen Ücretleri Derhal Telafi Edilsin!

disk-bandirma-01112018.jpg

(02.11.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK), ekonomik krizin faturasının işçi ve emekçilere kesilmesi karşısında “Krize Karşı #Direnİşçi” kampanyasını örgütlemeye devam ediyor. Bu kampanya kapsamında sendika yöneticilerinin ve üye işçilerin katılımıyla, çeşitli illerde basın açıklamaları, eylemler yapılıyor. Ekonomik krizin faturasının işçilere kesilmesine tepki gösteren DİSK’in bu eylemlerinde, işçilerin mücadele talepleri sıralanıyor, krize karşı örgütlenme ve mücadele etme çağrısı yapılıyor.

Çocukluğumuzun Tatlarından Bugüne

02.11.2018, GOSB’dan metal işçisi bir kadın

cocuklar-misket-oyunu.jpg

Çocukluğumda sokaklarda koşar, bazen meyve bahçelerine dalardık. Harçlığımızı kaptık mı, doğru Turan amcanın bakkalına atardık kendimizi. Bir paket çekirdek alır, 15-20 çocuk paylaşırdık. Orta sıçan, yakar top, saklambaç en sevdiğimiz oyunlardandı. Bazen öyle günler olurdu ki mutfakta yemek yapan Gülizar teyze, işi gücü bırakıp bizimle orta sıçan oynardı.

Hayal Tacirliğine ve Umut Kuyruklarına Hayır!

02.11.2018, Şirinevler’den bir üniversite öğrencisi

is-basvurusu-kuyruk-urfa-2018.jpg

Egemenlerin sanki kriz yokmuş havasındaki söylemleri, insanları boş hayaller peşinden sürükleme çabaları hiç bitmiyor. Gerçeklerden kopuk bu hayaller en çok da egemen zihniyetin eğitim kurumlarındaki genç emekçi çocuklarına enjekte edilmeye çalışılıyor. Verilen eğitim berbat ve tamamen tekdüze olmasına rağmen sürekli olarak insanlara boş hayaller pompalıyorlar.

Emeklilik Çağında Çalışan En Az 228 İşçi Yaşamını Yitirdi

isig-raporu-yasli-isciler-2018.jpg

(01.11.2018) İSİG Meclisi, Türkiye’de emeklilik çağında çalışan işçilerin giderek daha fazla iş cinayetine maruz kaldığını gözler önüne seren bir iş cinayeti raporu yayınladı. Rapora göre yılın ilk 9 ayında emeklilik çağında çalışan en az 228 işçi iş cinayetlerinde yaşamını yitirdi. Emeklilik hakkının fiilen ortadan kaldırılmasının yaşlı işçileri güvencesiz çalışma koşullarına ittiğine ve güvencesiz işçi havuzunun önemli bir kaynağı haline getirdiğine dikkat çekildi.

EYT: Ölene Kadar Çalışmak İstemiyoruz!

01.11.2018, İzmir’den bir işçi

emeklilikte-yasa-takilanlar-eyt-eylem.jpg

Prim gün sayısını doldurduğu halde emekli olamayan 6 milyon 300 bin işçi olduğu açıklanıyor. Bu konu aylardır Meclisin de gündeminde. Muhalefet partileri konu hakkında çoğu kez önergeler vermiş, açıklamalar yapmış. Hatta Emeklilikte Yaşa Takılanlar (EYT) derneği kurulmuş bir kaç yıl önce. Ancak iktidarın işçi sınıfına dönük sürdürdüğü topyekûn saldırılardan anlaşılacağı üzere “ölene kadar çalışın” dediği ortada!

Kriz İşçilerin Gündeminde

01.11.2018, Esenyurt’tan bir işçi

kriz-ve-isci-sinifi.jpg

Son birkaç ay içerisinde tüketim ürünlerine gelen zamlar işçilerin gündemine olabildiğince hızlı bir şekilde girdi. Krizin belirtileri daha tam anlamıyla hissedilmeden önce işçiler arasındaki genel sohbet konuları maçlar, diziler olurdu. İşçilerin sohbetlerine kendi sınıfsal çıkarlarına yabancı konular ve yapay gündem damga vururdu.

Stresten Kurtulmanın Yolu Ağlamak mı Mücadele Etmek mi?

31.10.2018, Pendik’ten bir işçi

flormar-iscileri.jpg

Düşük ücretler ve uzun çalışma saatleri biz işçilerin artık alışıldık hale gelmiş sorunlarının başında geliyor. Posamız çıkana kadar çalışıyoruz. Sevdiklerimizle zaman geçirmek, bizleri mutlu eden bir şeyler yapabilmek lükstür bizim için. Mesai saatleri dışında kalan vaktimizi bir sonraki gün zinde olabilmek, dinlenebilmek için uyuyarak geçirmek zorundayız. Düzensiz ve uzun çalışma saatleri, işsiz kalma korkusu sinirlerimizi daha da yıpratır.

Umut Taşıdığın Her Yerde!

31.10.2018, Bahçelievler’den bir sağlık işçisi

the-woman-of-brukman.jpg

Uzun çalışma saatleri, krizle beraber iyice eriyen ücretler, iş cinayetleri, işsizlik, televizyonlardan izlediğimiz cinnet haberleri… Bu sistem yaşamlarımızı çekilmez kılıyor, umutlarımızı bir cenderenin içinde yok ediyor. Hele ki tek adam rejiminde tek bir sözle yasaklanan grevler, krizden kaynaklı iflas eden işyerleri, ücretleri ödenmeyen işçiler, işsizler ordusuna her gün eklenen yüzlerce yüz. Sorunlarımız saymakla bitmez.

Emekçilerin 90 Milyar Lirasından Kim BES’leniyor?

bes-te-biriken-para.jpg

(30.10.2018) Ülkeyi yönetenler, işçi örgütlerinin itirazlarına ve işçilerin çoğunluğunun sistemden çıkmayı tercih etmesine karşın Bireysel Emeklilik Sistemini (BES) zorunlu hale getirmek istiyor. Emeklilik Gözetim Merkezi (EGM) tarafından 19 Ekim itibariyle açıklanan verilere göre, BES’te yaklaşık 90 milyar lira birikti! Bu durum BES’in 45 yaş altı çalışanlar için zorunlu hale getirilmek istenmesinin nedenlerini açıklıyor.

Kimileri İntihar Eder, Kimileri Gününü Gün Eder

30.10.2018, Esenyurt’tan bir işçi

kriz-zengine-firsat.jpg

İşsizlik bir kırbaç misali insanları vuruyor. İş arayıp da bulamayan milyonlarca işçi var ve birçoğunun ağzından şu sözler dökülüyor: “Ben bu ülkenin vatandaşı değil miyim, neden iş bulamıyorum?” Binlerce işçi açlığın pençesinde! Bir taraftan üç kuruşa “ne iş olursa yaparım” diyen işçiler, bir tarafta işçilerin sırtından geçinen kodamanlar, patronlar var!

Bunu Ben Bile Hesaplayamam!

30.10.2018, Eskişehir’den bir öğrenci

talebenin-gecim-derdi.jpg

Geçen sene sık sık görüştüğüm bir arkadaşımla karşılaştım. “Epeydir ortalıkta görünmüyorsun, nasılsın, iyi misin?” diye sordum. Bir sordum bin ah işittim. Yaşadığı ekonomik sıkıntılardan, çalışmak zorunda olduğundan, okul ve işi beraber yürütmenin zorluğundan bahsetti. Nasıl kolay olsun ki? Hepimize harika hikâyeler anlatılırdı üniversiteyi kazanmadan önce.

SGK da Krizden Nasibini Aldı!

30.10.2018, Beylikdüzü’nden bir sağlık işçisi

sgk-bina.jpg

Cumhurbaşkanlığı kararnamesi ile SGK artık Sayıştay denetimine tabi tutulmayacak ve SGK raporları kamuoyuyla paylaşılmayacak. İşlerine geldiğinde “biz halkımızla iç içeyiz, her şeyi onlarla paylaşırız” havasında dolaşan hükümet, neden durup dururken böyle bir karar alma gereği duyuyor? Nedeni çok açık ki denetimsiz bir mekanizma yaratmaya çalışıyor ve tıpkı işsizlik fonunda, MEB fonunda yaptıkları gibi SGK fonunu da patronların çıkarı için kullanmak istiyorlar.

Yoksul Gençler Nasıl Yaşıyor, Ne Hayal Ediyor?

genc-insaat-iscisi.jpg

(29.10.2018) İşçi ve emekçilerin çocukları ne düşünüyor, nasıl yaşıyor? Sosyal bir yaşamları var mı, hayalleri neler? Bu soruların cevabını almak üzere, yoksul bir işçi mahallesinde yaşayan gençlerle bir araya geldik.

Asıl Düşman Kim?

multeciler.jpg

(28.10.2018) İşyerlerinde çeşitli haksızlıklara maruz kalan işçilerin önemli bölümü, bu durum karşısında öfkeleniyor ama hırsını kimden ve nasıl çıkaracağını bilemiyor. Ya susup sineye çekiyor ya da öfkesini yanlış hedefe yöneltiyor. Bugün olduğu gibi geçmişte de işçiler, onları öfkelendirecek nice sorunla, sıkıntıyla karşılaştılar. Kimi zaman sustular kimi zaman ise çeşitli tepkiler ortaya koydular. Zamanla gerçek düşmanlarını ve onlara karşı mücadelede etkili ve doğru yöntemleri öğrendiler.

Kriz, Yalanlar ve Emekçi Kadının Pahalılıkla Sınavı

pazarda-pahalilik-2018.jpg

(28.10.2018) Şengül iki çocuk annesi bir emekçi kadın. 24 Haziran seçimlerinde AKP ve Erdoğan’a oy vermiş, ancak her şeyin giderek kötüleşmesiyle tercihini sorgulamaya başlamış. Şengül’le onu sorgulama sürecine iten nedenleri ve ekonomik krizin yaşamındaki etkilerini konuştuk. Her işçi ailesi gibi ekonomik krizin etkilerini ilk olarak mutfakta hissetmişler.

Üçüncü Hava Limanı İşçileri Haklıydılar

28.10.2018, Bahçelievler’den bir eğitim emekçisi

ucuncu-havlaiani-iscileri-eylem.jpg

Merhaba kardeşlerim. Duydunuz mu ya da okudunuz mu, bilmiyorum Haberiniz olsun: ÜÇÜNCÜ HAVA LİMANI İNŞAAT İŞÇİLERİ HAKLI imiş. Üçüncü havalimanı inşaatının genel sorumlusu, İGA CEO’su Kadri Samsunlu işçi kardeşlerimizden özür dilemiş. Üçüncü havalimanını gezmek vesilesiyle orada bulunan “GAZETECİ” Fatih Altaylı aracılığı ile de özrünü kamuoyu ile paylaşmış ya da Fatih Altaylı durumu böyle aktarıyor. Kadri Samsunlu tam olarak şunu söylemiş: “İşçi arkadaşlarımdan özür diledim, özür dilerim. HAKLIYDILAR.” Bu açıklamanın ardından birkaç doğal soru insanın aklına hemen düşüveriyor.

Sürekli Bir BES Önümüze Çıkıyor

28.10.2018, Kıraç’tan bir işçi

zorunlu-bes-e-hayir.png

Berat Albayrak ve ekibi oturmuş kafa yormuş, en sonunda da işçiler için bir çözüm bulmuş demek isterdim. Ama biz işçiler için çözüm değil, tam tersi patronlara yardım etmek için yapılmış bir düzenleme. Biz emekçiler bir darboğazın içindeyken ve böyle bir kriz yaşanırken, bir de sürekli BES’i önümüze çıkarıyorlar. Bizim paramızla bütçe oluşturup patronlara peşkeş çekiyorlar.

Arjantin’de İşçiler Sokaktaydı: Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz!

protestas-argentina-despidos-macri.jpg

(27.10.2018) Aylardır ekonomik kriz içinde bulunan Arjantin’de hükümet, sermaye sınıfını krizden kurtarmak, krizin faturasını işçi ve emekçilere kesmek için IMF ile anlaşarak çeşitli programlar açıklıyor. 25 Ekimde bir kez daha IMF ile görüşen hükümet, kamu harcamalarında 10 milyar dolarlık tasarruf planını hayata geçirmek istiyor. Bu, kamu çalışanlarının işten çıkarılması, ücretlerin ve emekli maaşlarının düşürülmesi, sağlık, eğitim ve belediyecilik hizmetlerinin kısıtlanması anlamına geliyor.

İşçi ve Emek Örgütlerinden Ortak Deklarasyon: Krizin Bedelini Ödemeyeceğiz!

disk-26102018_IMG_2993.jpg

(27.10.2018) 26 Ekim Cuma günü DİSK, KESK, TMMOB ve TTB öncülüğünde çok sayıda sendika, meslek örgütü, siyasi parti, demokratik kitle örgütleri tarafından hazırlanan “Krize Karşı Emeğin Hakkını Savunmak İçin Omuz Omuza!” başlıklı ortak deklarasyon bir basın toplantısıyla duyuruldu.

İşçilerin Sordukları/65 - Ücret Garanti Fonu Nedir, Nasıl Yararlanırız?

ucret-garanti-fonu-nedir.jpg

(27.10.2018) Kriz nedeniyle çok sayıda işyeri daralmaya gidiyor, kapanıyor ya da konkordato ilan ediyor. İşçiler hakları ve ücretleri verilmeden yıllarca emek verdikleri işyerlerinden atılıyor. Böyle durumlarda işçilerin haklarını bilmesi ve bu haklarını alabilmek için mücadele etmesi büyük önem taşıyor. Ücret Garanti Fonuna başvurmak ve alacaklarımızın bir kısmının karşılanmasını sağlamak da bu yollardan biri.

İş Cinayetlerini Kanıksama, Mücadele Et!

27.10.2018, İzmir’den UİD-DER’li bir işçi

is-cinayetlerine-son.JPG

Resmi verilere göre her gün ortalama 5 işçi çalışırken canından oluyor. Çok daha fazlasıysa sakat kalıyor. AKP’li yıllarda patronlar ve hükümet, “iş kazalarını” işçilerin ve ailelerinin gözünde normalleştirdi, kanıksattı. Hatta öyle bir hale getirdi ki, TV kanallarının birkaç saniyeliğine gösterdiği işçi ölümlerine insanlar dikkat bile etmez oldular. Peki, ne zamana kadar? Kendisine, ailesine kara haber ulaşana dek…

ABD, Avustralya ve İskoçya’da İşçi Grevleri

australia-needs-a-pay-rise.jpg

(26.10.2018) Avustralya’nın Victoria eyaletinin başkenti olan Melbourne’de artan hayat pahalılığına karşı 150 bin işçi 23 Ekimde eylem yaptı. İşçiler, tüketim maddelerine yapılan yüksek zam oranlarının ücretlere yansıtılmamasına, çalışma koşullarının ağırlaşmasına, işsizliğe karşı tepkilerini oldukça kitlesel bir şekilde ortaya koydular. Son 10 yılın en kitlesel eylemi olarak gerçekleşen Melbourne mitinginde işçiler hakları için mücadele edeceklerini dile getirdiler.

DİSK Eskişehir’den Seslendi: “Krizin Faturasını Emekçiler Ödemeyecek!”

disk-eskisehir-IMG_20181025_174614.jpg

(26.10.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu 25 Ekimde Eskişehir’de “Krizin Bedelini Emekçiler Ödemeyecek” şiarıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK’e bağlı çeşitli sendikaların üye ve yöneticileri, Eskişehir Tabipler Odası, CHP Eskişehir milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü ile üniversite öğrencileri destek verdi.

“1 Dolar, 1 Lira Olmuş!”

26.10.2018, İzmir’den bir işçi

1dolar-1lira.jpg

Okul çıkışı otobüs durağı bir anda kovanlarından çıkmış arılar gibi ortalıkta koşuşturan öğrencilerle dolup taştı. Sanki okulda konuşma yasağı varmış gibi öğrenciler kendi aralarında ha bire bir şeyler konuşuyorlardı. Aralarında ileri geri gidip geliyorum. Bir yandan da böyle hararetle konuşup tartıştıkları konunun dersler, hocalar olduğunu düşünerek kulak asmıyorum. Az ilerimdeki gruptan biri “1 dolar, 1 lira olmuş” deyince, o an dikkat kesildim.

Konkordato ve Ücret Garanti Fonu Nedir, İşçi Hakları Nelerdir? Avukat Mesut Badem Açıklıyor

konkordato-nedir-mesut-badem.jpg

(25.10.2018) Ücretsiz izinler, konkordato ilanları, kapanan işyerleri, toplu işten çıkarmalar… Ekonomik darboğaz derinleşirken en büyük bedeli işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilen işçiler ödüyor. Sermaye sınıfını krizden korumak için her türlü önlemi alan iktidar, yükü işçilerin sırtına yıkmak için kurduğu mekanizmaları güçlendiriyor. Böyle bir dönemde işçilerin karşı karşıya bırakıldığı ücretsiz izin, konkordato uygulaması, ücretlerin ödenmemesi gibi durumlarda neler yapabileceklerini iş hukuku alanında çalışan, işçilerin yasal alandaki mücadelesinde onların yanında duran Avukat Mesut Badem’e sorduk.

Havyar da mı Yemeyelim?

25.10.2018, Tuzla’dan bir metal işçisi

havyar.jpg

Tasarruf kelimesini bu aralar sıkça duyuyoruz. Ekonomik krizin sonuçlarından hepimiz nasibimizi alıyoruz. Eğitim, sağlık, beslenme, gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz hale geldik. Elektrik, su ve doğalgaza yapılan zamlar belimizi iyice büktü. Asgari ücretle ay sonunu getiremediğimiz için kredi kartlarına iyice mahkûm olduk. Hal böyleyken nasıl tasarruf yapabiliriz?

Şimdi Sıra Kimde?

25.10.2018, Sincan OSB’den bir işçi

istenatmalarason.jpg

Ben Sincan OSB’de çalışan bir işçiyim. Kriz organizedeki fabrikaları da etkiledi. Fabrika patronlarının ilk yaptığı şey işçi çıkarmak oluyor. Çalıştığım fabrikada da işçi arkadaşlarımızı çıkardılar. Arkadaşlarımızın işsiz kalması karşısında çok üzüldüğümüz halde örgütsüz olduğumuz için hiç bir şey yapamadık. İşyerinde işten çıkarmalarla ilgili yaptığımız sohbetlerde kimisi “Nasip, yapabilecek bir şey yok” kimisi de “Kış ayında olması kötü. Kışın iş bulmak zor oluyor” diyor.

Gebze’de Binlerce İşçi Haykırdı: Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz!

gebze_IMG_1116.JPG

(24.10.2018) 23 Ekimde Gebze Sendikalar Birliği’nin çağrısıyla “Krizin Sorumlusu Biz Değiliz, Faturayı Biz Ödemeyeceğiz!” şiarıyla kitlesel bir eylem gerçekleştirildi. Gebze Eski Öğretmenevi önünde toplanan binlerce işçi, Gebze Kent Meydanına yürüdü. Gebze Sendikalar Birliğinin başta “kriz olmadığı” gerekçesiyle engellenmek istenen eylemi, işçiler açısından krizin son derece gerçek ve somut olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Flormar Direnişinin 162. Gününde Dayanışma Etkinliği

flormar_20181023_211942.jpg

(24.10.2018) Sendikalı oldukları için işten atılan Flormar işçileri kararlı bir şekilde sürdürdükleri direnişlerinde 162 günü geride bıraktılar. “Flormar Değil Direniş Güzelleştirir” diyen Flormar işçileri için Nâzım Hikmet Kültür Merkezi ve Petrol-İş Sendikası tarafından 23 Ekimde Gebze’de Çırağan Düğün Salonunda dayanışma gecesi düzenlendi.

“Rögarda Ölü Bulunan İşçi Kim ve Nerede?”

iscinayeti-protesto-23102018.png

(24.10.2018) 20 Ekimde, 3. Havalimanı şantiyesinde rögar temizliği yapan işçiler tarafından rastlantı sonucu bir işçinin cansız bedeni bulunmuştu. İş cinayetine kurban gittiği düşünülen işçinin kimlik bilgileri dahi açıklanmazken, 3. Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu konuya dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. 23 Ekimde İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü önünde toplanan dayanışma platformuna, CHP Milletvekili Ali Şeker ve HDP Milletvekili Züleyha Gülüm de destek verdi.

Zam Gelmeyen Tek Şey

24.10.2018, Sancaktepe’den bir işçi

asgari-ucret-karikatur.jpg

Son zamanlarda gıdaya, giyeceğe, faturalara, temizlik malzemelerine gelen zamlar hayatımızı o kadar etkiledi ki artık fabrikada çay ve yemek sohbetlerimizin konusu da bu zamlar oluyor. Geçen gün yine fabrikada konuşurken bir arkadaşımız “su faturalarına gelen zamdan sonra kardeşime her gün banyo yaptığı için söylendim. Her gün banyo mu olur, faturayı ben ödüyorum, dedim” diye anlattı. Bir başka arkadaşımız “eskiden 2-3 kilo domates alabilirken şimdi sayılı domates alıyorum ve her yemeğe domates koymuyorum” dedi.

Mutfakta, İşyerinde ve Hayatta Çaresiz Değiliz!

s12.jpg

(23.10.2018) Hayat pahalılığı emekçi kadınların sırtında büyük bir yük. Mutfaktaki tencerenin kaynaması için, işe gidenlerin, çocukların karnının doyması için çırpınıp duruyor işçi ve emekçi kadınlar. İktidardakiler “kriz falan yok” dedikçe durum her geçen gün daha kötüye gidiyor, bizim cebimizdeki yangın büyüyor, mutfakta pişen aşımız azalıyor. Hükümetin açıkladığı yeni ekonomi planları derdimize derman olmak bir yana krizin yükünü olanca ağırlığıyla bizim sırtımıza bindiriyor.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den Flormar İşçilerine Dayanışma Ziyareti!

flormar-20181022-1.jpg

(23.10.2018) Sendikalı oldukları için işten atılan Flormar işçilerine direnişlerinin 161’inci gününde DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve emekten yana kurumlar dayanışma ziyaretinde bulundular. 22 Ekim Pazartesi günü gerçekleşen dayanışma ziyaretine kurumların genel başkanları ve yöneticileri katıldı. Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz, katılımcılara, 161 gündür direnişlerini sürdüren, Flormar işçilerine yaptıkları dayanışma ziyaretinden dolayı teşekkürlerini ifade etti.

Yaren’in Mavi Gözleri

23.10.2018, Ankara’dan genç bir işçi

kucuk-bir-kiz-cocugu.jpg

Minnacık bir kız çocuğu/ Baldan tatlı, saçları altın sarısı/ Yanakları nar kırmızısı, gözleri masmavi/ Bir görseniz Yaren’in gözlerini/ denizlerin ve gökyüzünün tüm tonlarını çekmiş gözlerine./ Bir de gülüşü var ki bakmaya doyamıyor insan/ Umut diyorsun. Umut!/

Kim Bu Fırsatçılar?

arka-sayfa127.jpg

(22.10.2018) Ülkeyi yönetenler halka dönük konuşmalarında “kriz filan yok, hepsi manipülasyon”, “ekonomik sıkıntılar psikolojik, aslında kriz yok”, “bu da geçer yahu”, “kriz fırsatçıları devrede”, “suç stokçularda, fırsatçılarda”… diyorlar. Bu sözleri edenler sonra dönüyorlar patron örgütlerine, başka bir şey söylüyorlar: “Krizi fırsata çevireceğiz, merak etmeyin!” Elbette bu açıklamalar kafa karışıklığının ürünü değil. İktidardakiler bilerek, söyleyeceklerini ölçüp biçerek konuşuyorlar. Amaçları sorumluluklarını gizlemek ve hedef şaşırtmak!

3. Havalimanında İşçiler İş Bıraktı

havalimani-iscileri-22102018.jpg

(22.10.2018) 3. Havalimanında çalışan işçilerin ücretleri 3 aydır ödenmiyor. İGA bünyesindeki DSG firmasında çalışan işçiler, Ağustos ayından bu yana ücretlerin ödenmemesi üzerine bugün iş bırakma eylemi başlattı. Eylül ayında kötü çalışma koşullarına, ücretlerin ödenmemesine, iş cinayetlerine, yemekhane ve barınma koşullarına tepki gösteren işçiler iş bırakmışlardı. Polis ve jandarma hakkını arayan işçilerin eylemine saldırarak bastırmaya çalışmıştı.

Daha Az Çalışıp Daha Sağlıklı Yaşamak!

22.10.2018, Sancaktepe’den bir işçi

isci-ve-zaman.jpg

Biz işçiler, beslenme, barınma gibi en temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için çalışmak zorundayız. İş Kanununda işçilerin haftalık çalışma süresi 45 saat olarak belirlenmiş. Ne var ki haftada 45 saat çalışan çok az işçi arkadaşımız vardır. Bazı işyerlerinde günlük çalışma saati, 8 saatin üzerinde. Mesai sayılmaksızın, normal çalışma saati günlük 12 saate kadar fiili olarak çıkmış durumda. İşyerlerinde “Biz bu şekilde çalışıyoruz, işine gelirse” cevabını duyan da çok olmuştur.

Günahların En Büyüğü: Emperyalist Savaş!

22.10.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

ortadoguda-savas.jpg

Savaşlara, açlığa, yoksulluğa, maddi ve manevi yıkımlara sebep olan kapitalizmin günahları saymakla bitmez. Bu günahlardan en büyüğü olan emperyalist savaşlar ise burjuva egemenlerin değirmenine su taşımaktan öteye geçmez. Sermayenin doğasındaki rekabetin kızışmasıyla patlak veren savaşlar, sermaye medyasında yansıtıldığı gibi ne toplumun kurtuluşu, gelecekteki refahı ne de başka ülkelerin insanlarını kurtarmak içindir.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this