UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Çiftlik Bank’tan Sonra: Duydun mu? Bir Site Varmış!

12.04.2018, Gebze’den bir metal işçisi

ciftlik-bank-vakasi.jpg

Malumunuz Çiftlik Bank mağdurlarını duymayanınız yoktur. Konu, sosyal medya ve ana haber bültenlerinde uzunca bir süredir yer buluyor. Şimdi ben size bu konu henüz soğumamışken fabrikamda yaşadığım bir olayı anlatmak istiyorum. Geçtiğimiz günlerde vardiya arkadaşlarımdan biri geldi yanıma. “Bir reklam firması varmış, internet üzerinden ona bakar mısın?” dedi.

Gece Vardiyalarında Kadınlar

12.04.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

gece-vardiyasi.jpg

İlk gece vardiyasına gideceğim gün iyice dinlendim. Uykumu aldım, hazırlandım ve servise binmek üzere evden çıktım. Buraya kadar sıkıntı yok. Zaman ilerledi, gece saat 01.30 gibi yemek saatimiz geldi. Gece olması nedeniyle yağlı yemekleri midemiz almadığı için yiyemedik tabi. Seçenek olarak kahvaltılık var ama o saatten sonra bir şey yiyemedik.

Taşeron İşçiye Soruldu: “Madonna’nın Köpeğinin Adı Nedir?”

11.04.2018, İstanbul’dan bir işçi

madonnanin-kopegi.jpg

Dün teyzem aradı. Uzun uzun çaldırdı. Şaşırdım. Teyzem çok önemli bir işi düştüğünde bile çaldırıp kapatır. Ben döner teyzemi ararım. Aramızda böylesi adı konmamış bir anlaşma var. Telefonu açtım. “Teyze sen kapat, ben seni arayayım” diyecektim. Ağzımı bile açamadım. O sakin kadından eser kalmamış gibiydi. “Oğlum, oğlum tez deynen, o sarı gavır türkücü sarı arvadın itini adı nedi?” “Teyze, hangi sarı kadın, kim o? Hem senin sarı kadınla, onu itiyle ne işin var?” deyiverdim.

İşçi Dayanışması’nı Büyütelim

11.04.2018, Esenyurt’tan bir metal işçisi

kapak-resmi-id120.jpg

Sayısı milyarları bulan devasa bir kitle olmasına rağmen tüm ülkelerde işçi sınıfının talepleri yok sayıldı, görmezden gelindi. İşçi sınıfının kazanılmış haklarını gasp edebilmek için burjuvazi türlü yalanlar, türlü kirli kampanyalar yürüttü. Emeklilik yaşı yükseltildi, iş saatleri sürekli uzatıldı, esnek çalışma yaygınlaştırıldı, vergiler arttırıldı, iş kazalarında on binlerce sınıf kardeşimiz katledildi. Ağır çalışma koşulları işçileri sosyal yaşamdan kopardı, meslek hastalıklarına maruz bıraktı, bırakmaya da devam ediyor.

“Vasıfsız Eleman Aranıyor”

10.04.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

vasifsiz-eleman-ilanlari.jpg

Geçenlerde bir arkadaşla karşılaşmıştım, “iş arıyordun, buldun mu?” diye sordum. O da sitemkâr bir şekilde, “nereye gitsem vasıfsız işçi arıyorlar, ne yapayım bilemedim” dedi. Gerçekten de son yıllarda pek çok iş ilanında aynı ifadeyi görmek mümkün: Vasıfsız eleman aranıyor. İyi de patronlar neden vasıfsız işçi arasınlar ki?

Mücadelede Bir Tohum: İşçi Dayanışması

10.04.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

id_bulten_120.jpg

Burjuva medya organları dört bir yanımızı sarmışken işçi sınıfının en çok ihtiyaç duyduğu şeylerden biri de kendi medyasıdır. Kendi egemenliklerini; kârlarını, çıkarlarını korumak isteyen egemenler, bir an olsun boş durmuyorlar. Kitleleri kin ve nifak tohumlarıyla zehirlemek, yalan haberlerle işçiyi işçiye düşman etmek için ellerinden geleni artlarına koymuyorlar. Sürekli yeni gündemlerle bilinç bulanıklığı yaratıyorlar.

İyi ki Varsın İşçi Dayanışması!

08.04.2018, Esenyurt’tan bir işçi

id10-yasinda.jpg

Çalıştığım işyerinde çok zor günler geçiriyordum ve hakkımı aradığım için patronun gözden çıkardığı bir işçiydim. Gözden çıkartmıştı beni ama işten çıkartmıyordu, çünkü tazminat ödemek zorundaydı. Sürekli “madem memnun değilsin niye çalışıyorsun? Bırak git” diyordu. Doğrusunu söylemek gerekirse o zamanlar bu konularla ilgili hiçbir deneyimim yoktu.

“O DİSK’ten Geldi”

maden-is-grev3m.png

(08.04.2018) Birleşik Metal İşçileri Sendikasının 70’inci kuruluş yılı için Maden-İş çalışma grubu tarafından hazırlanan “Derinden Gelen Kökler” adlı kitap, Maden-İş üyesi işçilerin mücadelelerine ilişkin nice güzel anıyı, deneyimi barındırıyor. Topuz Torçelik işçisi Çelebi Şanlı’ya dair anlatılanlar o yıllarda sınıf sendikacılığı çizgisinden taviz vermeyen DİSK’in işçiler için taşıdığı anlamı ve patronların yüreğine saldığı korkuyu ortaya koyuyor. İşte Şanlı’nın öyküsü:

Yaşamak Neydi?

07.04.2018, Sefaköy’den bir eğitim emekçisi

ogretmen-dertli.jpg

Ben özel bir kursta öğretmen olarak çalışan bir eğitim işçisiyim. Haftanın altı günü ve günde yaklaşık on saati işte geçiriyorum. İşe gidip gelmek için de yaklaşık bir saat zaman gidiyor. Ayrıca ay sonunu getirmekte de zorlanıyorum. Özel derse gitmezsem yani ek iş yapmazsam bir sonraki aya muhakkak borç ile giriyorum. İş dışında bir gelirim yok. Kendime ait bir evim ya da arabam yok. Müsrif bir insan değilim.

Hayaller Üniversite, Gerçekler Tezgâh Başı

07.04.2018, Gebze’den iki kardeş işçi

uludag-universitesi-amfi.jpg

Askerde kafama koymuştum. Üniversite okumalıydım. Çünkü okursam hem saygın bir mesleğim ve yaşamım hem de iyi bir gelirim olacaktı. Sonuçta okumak kendini kurtarmaktı. Benim hayallerimin benzerine kardeşim de sahipti. Üstelik farklı dönemlerde okumamıza rağmen o da benimle benzer zorlukları yaşadı.

Mart Ayında En Az 122 İşçi Hayatını Kaybetti

isig-mart-2018-raporu-m.jpg

(06.04.2018) İş güvenliği önlemlerinin alınmaması, denetimlerin gerektiği gibi yapılmaması nedeniyle her gün iş cinayetleri gerçekleşmeye devam ediyor. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin Mart ayı iş cinayetleri raporuna göre, Mart ayında gerçekleşen iş cinayetlerinde en az 122 işçi hayatını kaybetti. 2018’in ilk 3 ayında hayatını kaybeden işçilerin sayısı 394’e ulaştı.

Çalışmayı Seviyor musun?

06.04.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

kadin-isci-1.jpg

İşyerinde bir kadın arkadaşımla yaptığım sohbeti sizlerle paylaşmak istiyorum. İşbaşında çalışırken bir kadın arkadaşım “sen çalışmayı seviyor musun” diye sordu. Ben de “çalışmayı seviyorum elbette fakat biraz daha kısa saatlerde çalışsak ve maaşımızı yüksek alsak daha çok severim” dedim. Arkadaşım “nasıl seviyorsun ki ben hiç sevmiyorum şimdi evde olsam ne güzel olurdu” dedi.

Yeter ki Gençlere Anlatalım

06.04.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

buyuk-ulke-yoksul-isci.jpg

Hep en iyisi olmak gerekiyor derler. Büyük düşüneceksin. Büyük işler peşinde koşacaksın. Bak dünyaya, hep en güçlü olanlar kazanıyor. O kazananlar servet içinde yüzüyor. Yatlar, katlar, son model arabalar, yani lüks bir yaşama sahipler. Patronların zenginliğini gözümüze sokarcasına her yerde reklam ediyorlar. Gençlerimize de bu yaşam fazlasıyla cazip geliyor. Lüks hayata özenen gençler kısa yoldan zengin olmanın hayallerini kuruyorlar.

Fransa’da İşçi ve Öğrenci Eylemleri Büyüyerek Sürüyor

france2.jpg

(05.04.2018) Fransa’da Cumhurbaşkanı Emmanuel Macron’un “kamuda tasarruf” adı altında yürüttüğü işçi haklarına yönelik saldırılara karşı tepki büyüyor. Mart ayında başlayan kitlesel grevler, Nisan ayında büyüyerek devam ediyor. 3 Nisanda gerçekleştirilen greve Fransa Ulusal Demiryolu İdaresi (SNCF) işçileri damgasını vururken, Air-France Havayolu, elektrik santrali ve temizlik işçileri de katıldı. Ayrıca on binlerce öğrenci de dersleri boykot ederek grevlere destek verdi.

ABD’de Öğretmen Grevleri Yayılıyor, Öğrenciler Sokakta

oklahoma-rt-jpo-180403_hpEmbed_3x2_992.jpg

(05.04.2018) Oklahoma’da 40 bin öğretmenin grevi sürüyor. Grevin dördüncü gününde yine okullar kapalı kaldı, dersler iptal edildi ve öğretmenler eylemler düzenlediler. Öğretmenler maaşlarında anlamlı bir artış yapılmasını ve 700 bin öğretmenin sigorta prim miktarının düşürülmesini istiyor. Elbette öğrencilerin öğretmenlerine desteği de artıyor. Öğrenciler öğretmenlerinin hak ettikleri ücreti alamamasına, sefalete mahkûm edilmesine, kâr hırsının öğrencilerin eğitim hakkının önüne geçirilmesine karşı çıkıyorlar ve grevi destekliyorlar.

Genel-İş Taşeron İşçilerin İşten Çıkarılmasını Protesto Etti

genel-is-2018-04-04-13.48.08.jpeg

(05.04.2018) Taşerona kadro düzenlenmesinde güvenlik soruşturması, arşiv taraması gerekçesiyle eski hükümlülerin ve binlerce işçinin kadro dışı bırakılması, DİSK-Genel-İş Sendikası tarafından Kadıköy’de yapılan basın açıklamasıyla protesto edildi. Kadıköy Belediyesi önünde bir araya gelen Genel-İş üyeleri adına basın açıklamasını Genel-İş İstanbul 1 Nolu Şube Başkanı Mehmet Tanyeri gerçekleştirdi.

İşçilerin Rehberi On Yaşında

05.04.2018, Esenyurt’tan bir grup işçi

isci-dayanismasi-iscilere-ulasiyor.JPG

Dünya genelinde gerçeklerin üstünün örtüldüğü, çarpıtıldığı, işçilerin kendi sorunlarına yabancılaştırılarak kendileriyle aynı kaderi paylaşan işçi kardeşlerine düşman haline getirildiği bir dönemden geçiyoruz. Bu tür dönemlerde işçi emekçilerin gerçeklere ulaşması da neredeyse imkânsız hale geliyor. Ama bu kadar yalan haberin üretildiği dönemlerde dahi işçi sınıfının gerçekleri öğrenebileceği araçlar var.

“Taşerona Kadro” Sözü Tutuldu mu?

karayolu-iscileri-kadro-istiyor.jpg

(03.04.2018) Siyasi iktidar sanki taşeronluk sistemini ortadan kaldırmış gibi bir hava estiriyor. Oysa taşeronluk ve kölelik büroları denen özel istihdam büroları sistemi yerli yerinde duruyor. Bunlardan ikincisini bu iktidar yasalaştırdı ve taşeronluğu da alabildiğine yaygınlaştırdı. Hükümetin “taşerona kadro” sözü esas olarak kamuda çalışan taşeron işçileri kapsıyor. Peki, gerçekten de verilen sözler tutuldu mu?

“Milli Seferberlik” İşsizlik Artışını Engelleyemedi

03.04.2018, Pendik’ten bir işçi

issizlik-manset.jpg

Hükümet; “çalışma hayatında milli seferberlik”, “kendi işini kuranlara yardım programı”, “mesleki eğitim programları” gibi birçok uygulamayla işsizliği azaltacağını iddia etmişti. Hükümetin “hedef 2 milyon istihdam”, “1 milyon ilave istihdam” türünden sloganları işsizliğin artmasını engelleyemedi. Sadece İŞKUR aracılığıyla iş arayanların sayısı 2,5 milyon.

İnsan Toplumsal Yaşamla İnsandır

metal-iscileri-kortej.png

(01.04.2018) İnsanın en temel özelliği toplumsal bir varlık olmasıdır. Bu özellik, tüm açıklığıyla en çok da zor anlarda gösterir kendisini. Meselâ doğal afet gibi zor anlarda, insanlar büyük bir özveri ve yardımlaşma içinde olurlar. Çünkü dayanışma ve yardımlaşma olmadan, ne insanlar ne de bir parçası oldukları toplumlar ayakta kalabilir. Bu nedenle insanın varlığını sürdürmesi çabası, bireysel değil toplumsal bir öz taşır.

Aşırı İş Yükü Sağlık İşçilerini İntihara Sürüklüyor!

01.04.2018, Tuzla’dan bir işçi

saglikcilar-stres.jpg

CHP Ankara milletvekili Murat Emir, 7 Kasımda Başbakanlık Bilgi Edinme Merkezi’ne (BİMER) intihar eden sağlık çalışanları hakkında sorular sordu ve nihayetinde aylar sonra da olsa 14 Mart Tıp Bayramı’nda sorduğu sorulara yanıtlar aldı. BİMER’in verdiği cevap insanı dehşete düşürüyor; son 3 yılda tam 431 hemşire, doktor, sağlık çalışanı canına kıymış. Kesintisiz 36 saat mesai yapan sağlık çalışanları fazla iş yükü, uzun çalışma saatleri nedeniyle intihara sürükleniyor.

Kapitalizm Altında Mutlu Gelecek Yok!

01.04.2018, Manisa’dan bir öğrenci

universite-giris-sinavi.jpg

Merhaba, sizlere biz üniversite öğrencilerinin yaşadıklarından bahsetmek istiyorum. Biz öğrenciler olarak, üniversitelere bir sürü masraf edip zihinlerimizi ezberlerle doldurarak YÖK’ün düzenli olarak değişen ve gitgide içi boşaltılan sınavlarıyla giriyoruz. Herkesin farklı olanaklarla hazırlandığı, farklı yeteneklere sahip olduğu düşünülmeden hepimizin girdiği ortak sınavdaki “başarı sıralamamıza” göre bölüm seçip üniversitelere yerleşiyoruz.

Patronun Ekmeğini mi Yiyoruz?

31.03.2018, Esenyurt’tan bir metal işçisi

kar-daha-cok-kar.jpg

Geçenlerde bizim fabrikaya başka işyerinden bir işçi malzeme almaya gelmişti. Bu işçi çalışmakta olduğum işyerinde 700 kişinin çalıştığını duyunca “vay be helal olsun! Adam o kadar kişiye ekmek veriyor” dedi. İşçi arkadaşın bu sözü çok tanıdıktı. Ben de gülümseyerek “öyle valla sabah akşam ekmek yiyoruz” dedim. Patronlar öyle bir bilinç çarpılmasına yol açmışlar ki, kendilerini “ekmek veren” işçileri ise bu ekmeği beğenmeyen, ekmek yediği tekneye pisleyen nankör insanlar olarak algılatmayı başarmışlar.

Kapitalizm Sürüyor, Dünya Yok Oluyor!

31.03.2018, Gazi Mahallesi’nden bir grup meslek liseli

cevre-kirliligi-baca.jpg

Patronların tükenmek bilmeyen para hırsları yüzünden doğa katlediliyor. Hava kirliliği, kimyasal atıkların denize atılması insanların ve hayvanların sağlığını bozuyor, ölmelerine sebep oluyor. Fabrika bacalarından çıkan zehirli gazlar havanın kirlenmesine sebep oluyor. Kâr peşinde koşan patronlar önlem almıyorlar. Ormanlık alanların sürekli tahrip edilmesi ve her yere gökdelenler inşa edilmesi doğanın dengesinin bozulmasına neden oluyor.

DHL Direnişine Uluslararası Destek

itf_etf_dhl_20180329_5K4A0984.JPG

(30.03.2018) Türk-İş’e bağlı TÜMTİS’te örgütlenen ve bu nedenle işten atılan DHL Express işçilerinin direnişi 30 Mart itibariyle 256. gününü geride bıraktı. Her türlü baskıya ve zorluğa karşın işe geri dönme mücadelelerini sürdüren direnişçi işçiler, 29 Mart Perşembe günü uluslararası bir heyet tarafından ziyaret edildi. Dünya genelinde 19 milyon taşıma işçisini temsil eden ITF ile Avrupa’daki 5 milyon taşıma işçisini temsil eden ETF tarafından gerçekleştirilen ziyarette DHL direnişçilerinin yalnız olmadığı vurgulandı.

Dünyamızın Çocukları

30.03.2018, Gebze’den bir işçi

cocuklar-dunya.jpg

Dünyanın efendileri, çıkarlarını her şeyin önüne koyarken, bu uğurda savaşları kışkırtıp büyütürken hiç düşünmezler, o küçücük kalpleriyle çocuklar nasıl anlar, nasıl hissederler savaşı. Küçücük çocuk kalpler nasıl acı duyar başkalarının ölümünden, acı çekmesinden. İki kız çocuğunun, sevgili yeğenlerimin yazdığı şiirler beni çok etkiledi. Minicik elleriyle yazdıkları ve benimle paylaştıkları bu şiirleri, barışa ve dünya kardeşliğine duydukları özlemi dile getiren dizeleri sizinle paylaşmak istedim.

Uzayan Ömür Meselesi ve Ayrıntıdaki Şeytan!

29.03.2018, Sancaktepe’den bir işçi

manset-29032018.png

İktidar partisinin İzmir Milletvekili Necip Kalkan geçtiğimiz günlerde Meclis kürsüsünde Türkiye’de ortalama insan ömrünün 3,3 yıl artmış olmasına dair pek değerli bilimsel(!) veriler paylaştı. Tastamam şöyle dedi: “Bunu AK Parti iktidarı sağladı. Ömrünüzün artmasını istiyorsanız, bir 15 yıl daha iktidarı bize verin, 3,5 sene daha ömrünüz artsın. Türkiye’de 1950 yılında ortalama yaşam süresi 46’ydı. Şimdi ise 78 oldu. Bizim iktidarımızda insanın ömrü uzuyor.”

Unutturulmaya Çalışılan Şey: Sınıf Dayanışması

29.03.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

tuvturk_direnis_20150502-1.jpg

Biz işçi sınıfıyız. İş gücümüzü patronlara satarak yaşıyoruz. Tıpkı bizden evvelki işçi kuşakları gibi haklarımız için patronlar sınıfına karşı birlikte mücadele etmek zorundayız. İşçilerin bu ortak mücadelesi aynı zamanda dayanışmayı da büyütür. Sınıf dayanışması işçiler için olmazsa olmazdır. Emeğimizi rahatça sömürmek, kazanımlarımızı birer birer yok etmek, kapitalist sömürüyü baki kılmak için; patronlar sınıf dayanışmasını hafızamızdan çıkarmaya çalışıyor.

Burada Başka Bir Hava Var

29.03.2018, Sancaktepe’den bir metal işçisi

uidder-kortej-DSC_0024.JPG

Son zamanlarda sosyal medyadan arkadaşlarımın izlettirdiği ve neredeyse herkesin gündemine giren iki video var. Bu videolarda kimi şeyler dikkatimi çekti. Üzerine düşündükçe aslında nelerden mahrum kaldığımız ve farkında olmadan azıcık bile olsa bu duyguları yakaladığımızda nasıl herkesin hoşuna gittiğini anladım. İlk video bir kadının “yılan, korktun mu” diyerek başlayıp kime ve ne sebeple söylediği bilinmeyen benzeri şeyleri söylediği bir video.

Bizimki Karın Doyurmak, Onlarınki Zevkusefa!

28.03.2018, İkitelli’den bir işçi

dunyanin-en-pahali-pizzasi.jpg

Biz işçiler bu düzende yaşamak için gece gündüz çalışmak zorundayız. Temel derdimiz, evimize bir parça daha ekmek götürmek, çoluk çocuğumuzun ihtiyaçlarını karşılamak, kredi borcumuzu ya da faturalarımızı ve ev kiramızı ödemektir. Hep yarını düşünürüz ama o yarın gelince hiç huzura erdiğimiz bir yarın olmaz. Geçim kaygısının olmadığı bir dünya bize Kaf Dağı’nın ardı gibi gözükür. Şairin dediği gibi beyaz bir sofrada bir kere bile yemek yemeden doyasıya göçüp gideriz bu her dalı yemiş dolu dünyadan.

Sınıf Mücadelesinin Kılavuzu 10 Yaşında!

28.03.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

id-dagitim.JPG

Bir yolcu gideceği yeri bilmiyorsa ve yanında bir kılavuzu yoksa yeni yerlere gitmeye cesaret edemez ya da kaybolur. İnsanız işte, bilmediğimiz her şeyden korkarız. Neden? Kat edeceğimiz yolun kılavuzunu önceden yanımıza almadığımız için. Biz işçiler de yıllardır yola kılavuzsuz çıkıp kayboluyoruz. UİD-DER’in işçi sınıfına dönük mücadele rehberi olan İşçi Dayanışması bülteni bu kılavuzlardan biridir.

“Başka İş Yapın!”

28.03.2018, Küçükçekmece’den bir eğitim emekçisi

atanamayan-ogretmenler-hasan-songur.jpg

Öğretmenlik mesleği fedakârlık isteyen bir meslektir. Aylarca ya da yıllarca atanmak için didinip durmuşsundur… Sınavı kazanabilmek için dershanelere gidip gelirsin geçen zamanın farkına varmadan. Yılların su gibi geçtiğini bilerek atanmayı beklersin. Atanma hayalleri kurarsın, umutlarını paylaşırsın arkadaşlarınla. Gelecekte neler yapacağını anlatırsın. Sürekli ailenden, komşundan, eş dosttan gelen “atandın mı, ne zaman öğretmen olacaksın?” gibi sorulara maruz kalırsın.

İşçi Dayanışması Yazıyorsa Doğrudur

28.03.2018, Adana’dan İşçi Dayanışması okuru bir işçi

fontana_20150328_150804.jpg

İşçi Dayanışması gazetemizi dağıttığımız ve sorunlarımızı tartıştığımız fabrikalardan birinin önündeydik. Mesai bitmiş işçiler gruplar halinde çıkıyorlardı fabrikadan. İşçilerin yoruldukları her hallerinden belliydi. Birçoğu kendini bir an önce servise atıp başını koltuğa yaslama isteğiyle acele acele yürüyordu.

Patron Medyasına İnat İşçi Dayanışması 10 Yaşında!

28.03.2018, Mersin’den İşçi Dayanışması okuru bir işçi

id-bulten__MGL3445.jpg

İşçiler birbirinden kopuk ve habersiz olduğunda patronların düzeni tıkır tıkır işler. Patronlar da düzenleri böyle sürüp gitsin isterler. İsterler ki Liverpool liman işçilerinin grevinden Mersin liman işçileri haberdar olmasın, Adana’daki saya işçilerinin direnişinden Gebze’deki metal işçileri haberdar olmasın, hatta isterler ki işçilerin yan fabrikadaki direnişten dahi haberi olmasın. İsterler ki işçiler gerçek düşmanını bilmesin bilinçlenmesin. İsterler ki işçiler tek bir ses olarak tek bir sınıf olarak birleşip mücadele etmesin.

Ölüm ve Adalete Dair

soma-katliami.jpg

(27.03.2018) İşçi sınıfının büyük ozanı Nâzım Hikmet “Ölüme Dair” şiirinde, üç konuğuyla dertleşmektedir. Ama bu konuklar öyle bildiğimiz kanlı canlı konuklardan değildir. Hapishane penceresinden içeri süzülmüş, Nâzım’ın rüyalarına sızmış ölü dostlarıdır. Onlar yaşamları boyunca çok çalışmış ama aç kalmış, kahır çekmiş, bu dünyadan göçüp giderken bile yüzleri gülmemiş üç işçidir.

Meslek Hastalıkları ile Mücadele Deneyimleri Söyleşisi

isig-meslek-hastaliklari-26032018-1

(27.03.2018) İstanbul İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği (İSİG) Meclisi ve Türk Mühendis ve Mimar Odaları Birliği İstanbul İl Koordinasyon Kurulu (TMMOB İKK) 26 Mart 2018 Pazartesi günü, meslek hastalıklarının ve mücadele deneyimlerinin konuşulduğu bir söyleşi gerçekleştirdi. Makine Mühendisleri Odası Taksim Şubesi’nde yapılan söyleşinin konuşmacısı “Çalışmak Sağlığa Zararlıdır” kitabı ile tanınan halk sağlığı aktivisti ve sağlık sosyoloğu Annie Thébaud-Mony’di.

“Uluslararası mı?”, “Evet!”

27.03.2018, İstanbul’dan bir işçi

isci-dayanismasi-togo.jpg

10 yıl önce, Nisan 2008’de on yılların birikimi ve yoğun bir emeğin ürünü olarak ilk sayısı ellerimizdeydi İşçi Dayanışması’nın. İşçi Dayanışması gazetesini var edenler, işçi sınıfının derdini dert edinenler ve en karanlık günlerde bile sınıfımıza ışık tutanlardı. UİD-DER’li işçiler, İşçi Dayanışması’nın 1 Mayıs arifesinde yayınlanan ilk sayısını, heyecan, gurur ve mutlulukla tanıdıkları veya yeni tanıştıkları işçi kardeşlerine ulaştırmaya çalışıyorlardı.

8 Mart Kadınıyla Erkeğiyle İşçi Sınıfınındır

27.03.2018, Ankara’dan genç işçi ve öğrenciler

8mart2018-istiklal-yuruyus.jpg

Geçtiğimiz günlerde 8 Mart vesilesiyle pek çok yerde “kadın sorunu” tekrar gündeme geldi. Ama emekçi kadınların sorunları, “kadın sorunu” olarak anlatılan, burjuva kadınların da sahiplendiği sorunlardan çok daha farklıdır. Emekçi kadınlar hem işyerlerinde çalışıp para kazanmak hem de ev işlerine koşuşturmak ya da evin bütün ağır işlerini ve sorumluluğunu yüklenmek zorundayken burjuva kadınların böyle dertleri yoktur.

Lüleburgaz’da Şeker Mitingi

luleburgaz_20180325_5K4A0848.JPG

(26.03.2018) Şeker fabrikalarının özelleştirilmek istenmesine karşı 25 Martta, Lüleburgaz’da binlerce insanın katılımıyla bir miting gerçekleştirildi. Trakya Şeker Platformu’nun çağrısıyla bir araya gelen işçi ve emekçiler, “insan sağlığına ve emeğine sahip çıkacağız!” mesajı verdi. Eski Hükümet Binası önünde toplanan binlerce işçi ve emekçi kortej oluşturdu, yürüyüş hazırlıklarını tamamladı. Şeker-İş sendikası üyesi Alpullu şeker fabrikası işçileri ve şeker pancarı üreten çiftçiler de aileleriyle birlikte alanda yerlerini aldılar.

Karayolları İşçileri Kadro Talebiyle İş Bıraktı

izmir.jpg

(26.03.2018) KHK ile yürürlüğe sokulan taşerona kadro düzenlemesi, çok sayıda işçiyi kapsam dışı bıraktı. Anahtar teslimi usulüne göre çalışan taşeron firmalardaki işçilerin kadro dışında bırakılmasıyla karayolu işçilerine de kadro hakkı verilmedi. Çalışma Bakanı’nın iddiaları ve vaatlerinin aksine, düzenleme koşulsuz ve ayrımsız uygulanmıyor. Güvenlik soruşturması nedeniyle, mülakatı geçememek bahanesiyle kadroya alınmayan belediye işçilerinin ardından, karayollarında çalışan işçiler de eylemlerle kadro talebini dile getiriyor.

Çaylar Demli Olsun!

26.03.2018, Gebze’den bir kadın işçi

id-tanitim.jpg

Bizi okur mektuplarıyla işçi kardeşlerimizin evlerine misafir eden, dertleşip, bir demli çayla hasbıhal etmemizi sağlayan, geçmişte nice deneyimler yaşamış büyüklerimizin hikâyelerini anlatıp yaşananlardan dersler çıkartmamızı sağlayan, bizi dünyanın farklı farklı ülkelerine götürüp bizi bizler gibi işçi kardeşlerimizle tanıştıran, isimlerimiz farklı olsa da sorunlarımızın aynı olduğu kardeşlerimizden haberler almamızı sağlayan bizim gazetemizdir.

8 Mart’ta Emekçi Kadın Dayanışması

8mart2018-avrupa.jpg

(25.03.2018) 8 Mart Uluslararası Emekçi Kadınlar Gününü geride bıraktık. 8 Mart, emekçi kadınlar ve bütün işçi sınıfı için son derece önemli, anlamlı bir gündür. Çünkü 8 Mart’ın ortaya çıkışının arkasında, emekçi kadınların eşit işe eşit ücret verilmesi; cinsiyet ayrımcılığının, savaşların, sömürünün ortadan kaldırılması; erkek işçilerle beraber iş saatlerinin kısaltılması için verdikleri mücadele vardır. Yani 8 Mart hiçbir ayrım gözetmeden tüm kadınların “kadınlar günü” değildir.

İşçilerin Sordukları/58 - Analık İzni Sonrası Kısmi Süreli Çalışma

anne-bebek.jpg

(25.03.2018) 8 Kasım 2016’da çıkarılan yönetmelikle “analık izni veya ücretsiz izin sonrası kısmi süreli çalışma” hakkı hayata geçti. Yasadan yararlanma koşulları şu şekildedir: Analık izninin bitiminden itibaren çocuğunun bakımı ve yetiştirilmesi amacıyla ve çocuğun hayatta olması kaydıyla kadın işçi ile üç yaşını doldurmamış çocuğu evlat edinen kadın veya erkek işçilere istekleri hâlinde kısmi süreli çalışma hakkı verilir.

Kadınların Patronu Patron Kadınlar

25.03.2018, Kültür Üniversitesi’nden bir öğrenci

kadinlar-gunu-konferans.jpg

Geçtiğimiz günlerde kutlanan 8 Mart Dünya Emekçi Kadınlar Günü’nde hepimizin dikkatini çeken bir takım konular olmuştur. Benim de birçok şey dikkatimi çekti. Örneğin burjuvazinin “emek” kelimesinden dahi ne kadar korktuğunu fark ettim. Bugünü tarihsel mücadelesinden tamamen uzak bir hediyeleşme gününe çevirmek isteyen kapitalizm, Emekçi Kadınlar Gününü adeta “patron kadınlar günü”ne çevirmeye çalışıyor.

Dayanışma En Çok İşçilere Lazım!

25.03.2018, Gebze’den bir kadın işçi

id-tanitim.jpg

İnsan içinde bulunduğu toplumdan, dünyadan kopuk yaşayamaz, tek başına ayakta kalamaz. Ancak bir arada yaşamanın, birlikte hayatı sürdürmenin bazı gerekleri vardır. Ortak çıkarların korunması, geliştirilmesi ve bu çıkarlara sahip çıkılması gibi. Bunun için dayanışma gerekir. Dayanışma; bir topluluğu oluşturanların duygu, düşünce ve ortak çıkarlarda birbirlerine karşılıklı bağlanması demektir.

Prettl İşçileri Üretimi Durdurdu

prettl-endustri-de-isci-kiyimi.jpg

(24.03.2018) Tekirdağ’ın Çerkezköy ilçesinde üretim yapan Prettl Endüstri Sistemleri fabrikasında temsilci dâhil 19’u kadın 20 işçiyi işten çıkartıldı. Patronun işten atma saldırısına karşılık çoğu kadın yaklaşık 200 işçi, 22 Martta üretimi durdurdu ve fabrikaya kapandı.

Bingöl’de Bin Baraj İşçisi İş Bıraktı

yukari-kalekoy-baraji.jpg

(24.03.2018) Bingöl’ün Genç ilçesindeki Aşağı Kale Köy Barajında çalışan yaklaşık bin işçi, uzun çalışma saatlerinin düşürülmesi talebiyle 21 Martta iş bıraktı. Günde 12 saatten fazla çalışan işçiler, sorunu daha önce dile getirdikleri halde çözüm üretilmediğini, bu nedenle iş bıraktıklarını ifade ediyorlar.

Gelenekten Geleceğe İşçi Dayanışması 10. Yılında İleriye

24.03.2018, Mersin’den bir işsiz

id-10-yasinda.png

İşçi sınıfı şu an tüm dünyada yeterli örgütlülük ve bilinç düzeyinden uzak. Ama bu bizlerde umutsuzluk yaratmıyor, çünkü biliyoruz ki işçi sınıfı bu zulüm düzenine karşı sonuna kadar suskun olmayacak. Örgütsüzlük ve bilinçsizlik bizlerin en büyük belasıdır belki de. Sınıfımızdan, mücadelemizden bihaber olmak sömürü dünyasında iyice nefessiz kalışımızı sağlar. Fakat bizler örgütsüz ve bilinçsiz değiliz. Hele ki yalnız ve çaresiz hiç değiliz.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this