UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

“Amca Kasa Yanlış Hesaplamaz!”

04.12.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

market-yazar-kasa.jpg

Krizin derinleşmesiyle birlikte biz işçilerin yaşamı her geçen gün daha da zorlaşıyor. Temel ihtiyaçlarımızı bile almak için kırk kere düşünüyoruz artık. Her şeye bu kadar zam gelmeden önce maaşımı alır almaz toplu alışveriş için markete giderdim. Emekçilerin çoğunun da benim gibi yaptığından şüphem yok.

Sendikalar Asgari Ücrete İlişkin Taleplerini Belirledi

disk_20181203_5K4A3876.JPG

(03.12.2018) Asgari Ücret Tespit Komisyonu, 2019 yılı için asgari ücreti belirlemek üzere 6 Aralıkta ilk toplantısını gerçekleştirecek. Bu nedenle işçi sendikaları konfederasyonları da asgari ücrete ilişkin taleplerini açıklamaya başladılar.

İşçi Dayanışması Bültenini Okuyan İşçiler Anlatıyor

03.12.2018, Gebze’den bir kadın metal işçisi

isci-dayanismasi-okuyan_isciler.jpeg

İşçi Dayanışması bülteninin Kasım ayı sayısı işçiler tarafından dikkatle okunuyor. “Asgari Ücret Dört Kişilik Bir Ailenin İhtiyaçlarına Göre Hesaplansın!” başyazısıyla yayınlanan İşçi Dayanışması bülteni elden ele, dilden dile işçilere bağımsız bir sınıf penceresi açıyor. İşçilerin ekonomik, sosyal ve siyasal sorunlarını ele alan bültenimiz çeşitli sanayi havzalarından işçilerin sorunlarını ve mücadele deneyimlerini işçilere taşıyor.

Dumansız Ateş Yakmak Serbest!

03.12.2018, Gebze’den bir tekstil işçisi

flormar-iscileri.jpeg

İşçi kardeşlerim, ben Gebze’de tekstil ürünleri üreten bir fabrikada çalışıyorum. Sizler gibi emeğini, alın terini satarak geçimini sağlamaya çalışan bir işçiyim. Grev ve direniş yerlerinin biz işçiler tarafından ziyaret edilmesinin, mücadele eden, grevci, direnişçi sınıf kardeşlerimize destek verilmesinin çok önemli olduğuna inanıyorum. Elimden geldiğince de çevremdeki işçi mücadelelerini, grevleri, direnişleri ziyaret edip, direnen işçi kardeşlerimin yanında olmaya çalışıyorum.

Burjuvazi Çocuk Hakları mı Dedi?

02.12.2018, UİD-DER’li bir eğitim emekçisi

cocuk-haklari.jpg

Islak parke taşları üzerinde kirli çuvallara yaslanmış iki çift yürek, iki yağız ama çelimsiz sübyan, iki çocuk… Ellerindeki simidi naylon bardaktaki meyve suyuna bandıra bandıra yiyorlar. Oturdukları beton buz gibi… Yüzlerindeki lekeler tıpkı elbiselerindeki gibi. Elbiseleri çuvalları kadar kirli… Soludukları hava yağmurlu... Karınları aç. Etraflarında pazar kalabalığı, alışveriş tutkunları, birkaç zabıta, az ilerde büyükçe bir hastane, marketler, pastaneler ve tabii ki çöp yığınları…

Efsane Cuma ve Efsane Olmayan İndirimler

02.12.2018, Adana’dan bir işçi

sahane-cuma.jpg

Geçen Cuma işten çıkmış yorgun argın eve giderken içinde bulunduğum otobüs trafiğe takıldı kaldı. Normalde trafiğin pek olmadığı bu caddede neden yoğunluk var diye etrafa bakınırken yan tarafta alışveriş merkezi olduğunu hatırladım. Bir sürü araç alışveriş merkezine doğru gidiyordu ve yolu tıkamıştı. Bu yoğunluğun sebebi birkaç haftadır her yerde reklamı karşımıza çıkan Black Friday olayıydı.

Flormar Direnişi 200. Gününde

flormar-200-gun-IMG-20181130-WA0018.jpg

(01.12.2018) Sendikalaştıkları ve haklarını aradıkları için işten atılan, çoğunluğu kadınlardan oluşan Flormar işçilerinin Gebze OSB’de başlattıkları direniş, 200 günü geride bıraktı. 15 Mayıstan beri işçilerin kararlılıkla sürdürdükleri direnişleri yasaklara, baskılara, soğuk ve yağmurlu havaya rağmen devam ediyor.

İki Kilo Soğanla Ziyarete Gitmek

01.12.2018, Esenyurt’tan bir işçi

sogan.jpg

Geçenlerde eşimle arkadaşımıza ziyarete giderken ne alsak diye düşündük. Ben “Coca Cola ya da Fanta alalım” dedim. O da “kendimizin içmediği bir şeyi niye alıp götürelim?” dedi. Ben de “en iyisi ihtiyaçları olan bir şey alalım” dedim. Manav reyonunun önüne geldik. Eşim “gel iki kilo soğan alalım” dedi. Ben gülmeye başladım “soğan mı?” “Gülme, ihtiyaç demedin mi? Bu aralar soğan ve patates ne kadar pahalı, ihtiyaçlarını gidermiş oluruz” dedi.

Ne Çok Oğlum Kızım

01.12.2018, Esenyurt’tan bir eğitim işçisi

isci_kadinlar.jpg

Ellerim nasırlı/ Toprak kokar ellerim/ Çoğunun dilinde ziyan/ Oysa baştan ayağa kadınım/ Baştan ayağa ana/ Ben de varım/ Sokakta, parkta, fabrikada

“Krize Karşı Emeğin Buluşmaları” Forumu Avcılar’da Gerçekleştirildi

emek_bulusmalari_20181129__MG_0038.JPG

(30.11.2018) Çok sayıda sendika, meslek örgütü ve demokratik kitle örgütü tarafından “Krize Karşı Emeğin Haklarını Savunmak İçin Omuz Omuza” sloganıyla başlatılan ortak eylemler, çeşitli biçimlerde devam ediyor. Krize karşı ortak mücadele temelinde İstanbul’un üç bölgesinde yapılması planlanan “Krize Karşı Emeğin Buluşmaları” forumunlarının ilki, 29 Kasım Perşembe günü Avcılar Barış Manço Kültür Merkezi’nde gerçekleştirildi.

UİD-DER Müzik Topluluğu’ndan “İşçinin Türküsü”

iscinin-turkusu-klip-kapak.jpg

(30.11.2018) UİD-DER Müzik Topluluğu’nun “İşçinin Türküsü” adlı ezgisi, uzun bir süredir meydanlarda, grev ve direniş alanlarında işçilerin dilinden düşmüyor. Topluluk, işçilerin birliğini ve mücadelesini anlatan ezgiye bir klip hazırladı. DİNLEYELİM, PAYLAŞALIM, YAYALIM.

İsyana Teşvik, Aranızda Düşman Var!

30.11.2018, Gebze’den bir grup kadın işçi

fabrika-uretim-bandi.jpg

Evinde pişirdiği yemeğin içinde hiç fare pisliği çıkan var mı? Bizim fabrikada “sizin evde yaptığınız yemeğin içinde hiç mi fare pisliği çıkmıyor?” diye bir soru soruldu. İlginç gelmiş olabilir ama insan kaynakları müdiremiz tam da böyle söyledi. Sanırım kendisi evde pişirdiği yemeklere mütemadiyen fare pisliği karıştırıyor. Çünkü bu soruyu bize sorarken kendinden emin ve gerçekten büyük bir ciddiyetle sordu. En iyisi en başından anlatmaya başlayalım.

Patrona Hak Gaspı Serbest, Ama İşçiye Direnmek Yasak!

flormar-direnisi-189-gun-29112018.jpg

(29.11.2018) Hakları için mücadele eden işçiler, çeşitli yollarla baskı altına alınıyor, önlerine engeller dikiliyor, eylemleri gayrimeşruymuş gibi gösterilmeye çalışılıyor. Tam 189 gündür direnişte olan Flormar işçileri ile grevlerinin henüz ikinci gününde olan Gripin işçilerine bugün yeni engeller, yasaklar getirildi. Flormar’da işçilerin ısınmak için ateş yakmaları ve müzik çalmaları, Gripin işçilerinin ise fabrika önüne grev çadırı kurmaları yasaklandı.

Sahi Ürettiğimiz Bunca Malzeme Ne Oluyor?

29.11.2018, GOSB’dan bir kadın işçi

tv-uretimi.jpg

Krizin varlığı su götürmez bir gerçek. Kimse ne inkâr ediyor ne de arada derede kalıyor mevzu kriz olunca. Bir zamanlar üretimin yoğunluğundan iki kelime konuşamazken şimdilerde bol bol zamanımız oluyor. Tabi krizin acı reçetesi kime kesiliyor, malumunuzdur.

Sayacılar Grevle Kazandı

adana-da-binlerce-sayaci-is-birakti.jpg

(28.11.2018) Adana’nın Seyhan ilçesindeki Kazancılar Çarşısı atölyelerinde çalışan sayacılar, ücretlerine zam yapılması talebiyle 27 Kasımda iş bırakarak greve çıktılar. Grevin ikinci gününde bazı firmaların ücretleri yüzde 30 civarında arttırması üzerine grev sona erdi. Diğer firmaların da zammı kabul etmeleri için görüşmeler devam ediyor. Sayacı işçiler, haklarını alıncaya dek birlikte hareket etmeye devam edeceklerini ifade ediyorlar.

Sermayenin açgözlülüğü can almaya devam ediyor:

Çöken Viyadükte 3 İşçi Hayatını Kaybetti

gebze-viyaduk-is-cinayeyi-3.jpg

(28.11.2018) Kuzey Marmara Otoyolu kapsamında Kocaeli-Gebze arasında inşaatı süren 7 nolu viyadükte beton blok 30 metre yükseklikten yere düştü ve 4 işçi düşen bloğun altında kaldı. Kaza, işçiler beton bloku yerine yerleştirirken gerçekleşti. Kaza esnasında dört işçi beton blok üzerinde çalışıyordu. Uzun uğraşlardan sonra 3 işçinin cansız bedeni enkaz altından çıkartılırken, 1 işçi de ağır yaralı olarak hastaneye kaldırıldı. Siyasi iktidar, kamuoyunun iş cinayetinin ayrıntılarına ulaşmasının önüne geçmek amacıyla yayın yasağı getirdi.

Gripin İşçileri Greve Çıktı!

gripin-grev-2018-11-28_1.jpg

(28.11.2018) İstanbul Avcılar’da bulunan Gripin İlaç fabrikasında Türk-İş’e bağlı Petrol-İş sendikası üyesi işçiler greve çıktı. 28 Kasım sabahı fabrika kapısına davul zurna eşliğinde grev pankartı asan çoğunluğu kadın olan işçiler, halaylar çekti ve “sonuna kadar mücadelemizi sürdüreceğiz, direneceğiz!” dedi. Haziran ayından bu yana devam eden toplu sözleşme görüşmelerinde ücretler konusunda anlaşmazlık doğdu. İşçilerin talebi %25 iken, Gripin patronu enflasyonun çok altında bir oran olan %17’de diretti.

Emekçi Kadınlar: Krizin Bedelini Neden Biz Ödüyoruz?

28.11.2018, Sefaköy’den bir grup kadın işçi

the-true-cost-3.jpg

Bangladeş’teki Rana Plaza’nın altında kalarak yaşamlarını yitiren 1134 işçinin hikâyesiyle başlıyor “Gerçek Bedel” isimli belgesel. İşçilerin canları, kanları pahasına üretilen şatafatlı giysilerin, moda dünyasının ihtişamının ardında saklanan kapitalizmin kirli yüzü bir irin gibi akıyor görüntülerde. Bir yanda kâra doymayan açgözlü patronlar, öte yanda açlığa, yoksulluğa mahkûm edilen milyonlar…

Amerika’da İşsizler Açlıktan Ölmekten Nasıl Kurtuldu?

great_depression_1m.jpg

(27.11.2018) Amerikan film yıldızlarının, eyaletlerinin, kentlerinin, başkanlarının adını birçoğumuz bir çırpıda sayabilir. “Amerikan Rüyası” hepimizin kulağına çalınmıştır. Bunların hepsi hafızalarımızda yer işgal eder. Peki ya bize asıl lazım olan şey, Amerikan işçi sınıfının geçmişte verdiği mücadeleler? Ne yazık ki sömürücü sermaye sınıfı, bugün dünya işçi sınıfına geçmişini, uluslararası deneyimlerini ve hatta büyük zaferlerini bile neredeyse unutturmuş durumda.

“İşler B.ka Sardı, İki Çuval Patates Aldım!”

27.11.2018, Gebze’den bir metal işçisi

patates-cuvali.jpg

Son zamanlarda krizin etkisiyle iğneden ipliğe ne varsa en temel ihtiyaçlarımıza muazzam zamlar yapıldı. Ama hükümet yetkilileri “kriz filan yok” demekte. Ekonomideki kötü gidişatın sorumluları dış güçler ya da fırsatçı esnaflar olarak biz işçilere gösteriliyor. Böylelikle ekonomideki kötü gidişten sanki kendileri sorumlu değilmiş gibi işin içinden sıyrılma gayretindeler.

Gebzeli Kadınlar Haykırdı: “Hayatın Her Yerindeyiz Susmayacağız”

flormar-IMG-20181125-WA0024.jpg

(26.11.2018) 25 Kasım Kadına Yönelik Şiddete Karşı Uluslararası Mücadele Gününde pek çok merkezde kadınlar sokaklara çıkarak şiddete karşı mücadele kararlılıklarını ortaya koydular. Emekçi kadınların bu talebi kimi yerlerde polis şiddeti ile karşılandı. Ancak bu durum kadınların eylemlerini gerçekleştirmelerine mani olmadı. Gebze’de ise Gebze Kadın Platformunun çağrısıyla, bir yürüyüş ve basın açıklaması düzenlendi.

DİSK II. Uluslararası İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Konferansı

disk-5K4A3690.JPG

(26.11.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu (DİSK) 2. Uluslararası İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Konferansı’nı İstanbul’da gerçekleştirdi. 24-25 Kasım tarihlerinde gerçekleşen konferansa ulusal ve uluslararası alandan uzmanlar, sendikacılar ve işçiler katıldı. Konferansta, İşçi Sağlığı ve İş Güvenliğinin (İSİG) bir mücadele alanı olduğu belirtilirken örgütlenmenin önemi vurgulandı.

Krizin Nabzini Pazarda Tuttuk: Evde de Çarşıda da Hesap Şaşıyor

pazar-alisverisi-kasim-2018.JPG

(25.11.2018) “Gel ablacım geeel”, “Bedava yaptık koş koooş”, “Batan geminin malları bunlaaar”, “4 kilo 10 lira, 4 kilo 10 liraaa!”... Semt pazarlarında duymaya alışkın olduğumuz bu sözler, üç kuruş daha ucuza alışveriş yapmak isteyen emekçilerin uğrak mekânı olan pazarlara can verir adeta. Ama gelin görün ki, rengârenk tezgâhlarıyla pazar alanını cümbüşe çeviren, avazları çıktığı kadar bağıran pazarcıların şimdilerde sesleri içine kaçmış sanki.

Örgütlü Olursak Bunlar Başımıza Gelmez!

25.11.2018, Ankara’dan Genel-İş üyesi bir işçi

genel-is-19820.jpg

Merhaba dostlarım, kardeşlerim, canlarım. 16 Nisan 2017’de yapılan başkanlık referandumuyla her şeyin daha iyi olacağını, kararların daha hızlı alınacağını söyleyenler, patronları ihya etti, şahlandırdı. Ben 67 yaşında olan ve halen geçim kavgası veren Genel-İş üyesi bir işçiyim. Yıllarca sizler gibi çalıştım didindim durdum. Şöyle dönüp baktığımda verdiğim onca emek ve çabaya rağmen elimde avucumda beni güvencede tutan hiçbir şey yok. Neyse sözü fazla uzatmadan sizlere yıllar önce yaşadığım ve bugün de başımıza bela olan örgütsüzlüğümüz hakkında bir anımı anlatacağım.

Okulumuzdaki Temizlik İşçileri ve Yaşanan Sorunlar

25.11.2018, İstanbul’dan bir eğitim emekçisi

okul-temizligi.jpg

Ben devlet okulunda öğretmenlik yapıyorum. Temizlik işçileriyle her zaman konuşurum, “maaşlarınızı alabiliyor musunuz, sıkıntı yaşıyor musunuz?” diye sorarım. Bazen de kendi aralarındaki konuşmalara tanık oluyorum. Diyelim ki bir okulda 5 temizlik işçisi var. Bunların ikisinin ücreti İŞ-KUR’dan ödeniyor. Ama geri kalan üçünün ücreti ailelerden toplanan paralarla veriliyor. Bu konu çok sıkıntılı. Ailelerden “okul aidatı” denilerek para alınıyor.

“Siz Bugün Ne İçtiniz?”

25.11.2018, Pendik’ten bir metal işçisi

orgutsuzleri-orgutle.jpg

Anlatacağım hikâye işçilerin bir araya geldiklerinde, birbirlerine güvenip ortak bir mücadele yürüttüklerinde, aslında “örgütlendiklerinde” daima kazanacaklarını gösterecek sizlere. Nasıl mı? Dinleyin o zaman. Ben araba parçaları üreten bir metal fabrikasında çalışan 600 işçiden yalnızca biriyim. Ama bir tek farkla, ben örgütlü bir işçiyim. Bunu neden söylediğime de daha sonra değineceğim. Her zamanki gibi işimizin başında çalışıyorduk.

Emekçi Kadınız, Aciz Değil Güçlüyüz!

direnisci-kadinlar.jpg

(24.11.2018) Yine bu sayfalarda şöyle yazmıştık iki yıl önce: “İşçi kadının elinin değmediği, alın terini akıtmadığı, göz nurunu dökmediği iş yoktur aslında. Evde, işyerinde, fabrikada çalışır durur kadın. Üstelik her şeyle tek başına mücadele etmek zorundadır çoğu zaman. Çocuğun bakımı, ev işleri ve emek gücünü sattığı işyeri. Gün doğarken başlar mesai ama ne zaman biteceği belli değildir. Fabrikalardan madenlere, bürolardan tarlalara kadar işçi kadınlar hemen hemen her işkolunda yer alıyorlar. Kısacası hayatın her alanında üretiyor emekçi kadınlar. İşçi sınıfının kadınları için boşuna yaşamın, dünyanın yarısıdır denmiyor.”

Mor Kınalar

24.11.2018, Pendik’ten bir kadın işçi

cocuk-gelin.jpg

Her yörenin kendine has, birbirinden güzel, içli türküleri vardır. Türkülere yansıyan yaşanmışlıklar, insanlarda türlü düşünceler, duygular uyandırır. Geçmişin her tür ağırlığı, çilesi, sevinci türkülere sığınıp dinleyicilerinde yeniden anlam bulur. Kimi derdini anlatır, kimi sevincini, kimi ise isyanını haykırır türkülerle. En çok da analarımız dilinden düşürmez türküleri. Çoğunlukla ortalık yerlerde değil, kendi içinde dinlenir, söylenir.

Şiddetin Her Türlüsü Son Bulsun

24.11.2018, Beylikdüzü’den bir kadın işçi

kadina-siddete-hayir.jpg

Kadına yönelik şiddet bitmek nedir bilmiyor, günden güne artıyor. Haberlerden okuruz; şu gün şu kadın kocası tarafından öldürüldü bıçaklandı, yaralandı... Başka bir gün şu kadın tacize uğradı, tecavüze uğradı… Duyduklarımız sadece haberlere konu olanlar. Geçen haberlerde Zahide Oğuz’un eski kocası Garip Oğuz tarafından vurulup öldürüldüğünü duydum.

Zam %100, İndirim %10!

23.11.2018, Gebze’den bir metal işçisi

zam-ve-indirim.jpg

Enflasyonla topyekûn mücadele kampanyası son sürat devam ediyor. “Müjde, indirim kampanyası başladı, vatandaşın yüzü gülüyor”, “Bütün ürünlerde indirim sezonu başladı”, “Vatandaş rahat etsin diye %10 indirim yapıldı, hem de bir gün değil tam iki ay.” Gazeteler, haber kanalları, köşelerinden yazanlar, siyasi iktidarın sözcüleri bu sözleri ağızlarından düşürmüyorlar. “Daha ne yapalım vatandaşın mutluluğu için çalışıyoruz” diyorlar.

Hakkını Arayan İşçi “Vatan Haini” midir?

3-havalimani-nda-isci-isyani-_2.jpg

(23.11.2018) Yaşadığı topraklara ve insanlarına ihanet… Bir davaya, topluma ve arkadaşlığa ihanet eden insan haliyle sevilmez. Bu yüzden “hainlik” utanç vericidir. İşte bu kavram, tam da utanç verici olduğu için en acı verici, yaralayıcı ve susturucu bir suçlamaya dönüşebiliyor: “Vatan haini!” Bu suçlamaya egemenler tarafından çok sık başvuruluyor.

Tunus’ta Tarihi Grev! Emekçiler Öfkeli!

tunus-22112018-1.jpg

(23.11.2018) Tunus’ta ücretlere zam yapılmayacağını açıklayan hükümete kamu emekçileri grevle yanıt verdi. Ülkenin en büyük sendikası olan Tunus Genel İşçi Sendikası’nın (UGTT) çağrısına kulak veren yaklaşık 700 bin kamu emekçisi meydanlara aktı. Ülke ile aynı ismi taşıyan başkentin Bardo Meydanı eylemlerin merkezi olurken, meclis binası önünde toplanan on binlerce öfkeli kamu emekçisi; “Ücret Artışı Lütuf Değildir!” diye haykırdı.

İşçinin Türküsü

23.11.2018

UİD-DER Müzik Topluluğu’nun “İşçinin Türküsü” adlı ezgisi, uzun bir süredir meydanlarda, grev ve direniş alanlarında işçilerin dilinden düşmüyor. Topluluk, işçilerin birliğini ve mücadelesini anlatan ezgiye bir klip hazırladı. DİNLEYELİM, PAYLAŞALIM, YAYALIM.

Eriyen Ücretler Telafi Edilsin!

Asgari Ücret Dört Kişilik Bir Ailenin İhtiyaçlarına Göre Hesaplansın!

kapak-128.jpg

(22.11.2018) Kısa bir süre sonra bir yılı daha geride bırakmış olacağız. Eğer bir muhasebe yapacak olursak, 2018 yılında uçurumdan düşercesine yoksullaştığımızı görürüz. Krizden dolayı hayat pahalılığı şimşek hızında artarken, ücretlerimiz aynı hızda değer kaybetti ve alım gücümüz azaldı. Üreten, alın teri döken milyonların yaşam koşulları daha da kötüleşmiş oldu. Ama siyasi iktidar “kriz yok, dışarıdan müdahale var” diyerek topu taca atıyor; sorumluluğunu kabul etmiyor. Sermaye sahipleri ise, bizleri sömürerek elde ettikleri kârlarından ödün vermiyorlar.

Kadın Petrokimya İşçileri Krizin Etkilerini Değerlendiriyor

flormar-direnisi-58-gun.jpg

(22.11.2018) Gece vardiyalarını bilirsiniz, uykusu gelmeyen yoktur. Gece vardiyalarının güzel yanı hafta sonu 56 saatlik hafta tatiline çıkmaktır. Haftanın son gününde aklıma UİD-DER’in sitesindeki “Krizi Emekçi Kadınlara Sorduk” başlıklı söyleşi geldi. Yazıyı kadınlarla birlikte ilk çay molasında okuduk. Sonra, “bizim de petrokimya işçileri olarak sorunlarımız var. Neden bunları kâğıda döküp yazmıyoruz, diğer işçi kardeşlerimize iletmiyoruz?” dedik. Ellerimize kâğıtları alarak, yemek ve çay molalarında sohbet ederek sorunlarımızı kaleme aldık ve siz UİD-DER dostlarıyla paylaşmak istedik.

Zonguldak’ta Göçük: Üç Madenci Yaşamını Kaybetti

zonguldak-maden-iscinayeti-2112018.jpg

(21.11.2018) Sermaye sınıfının sınır tanımaz kâr hırsı işçilerin canını almaya, işçi ailelerini acı ve gözyaşına boğmaya devam ediyor. Zonguldak’ın Kilimli ilçesinde, İ.A’ya ait ruhsatsız maden ocağında metan gazı sıkışması nedeniyle patlama oldu. Gerçekleşen patlamada 2 işçi yaralandı, üç işçi ise yaşamını kaybetti. Patlama saat 03.00 sularında, Kilimli’ye bağlı Asgaritepe mevkiindeki madende gerçekleşti.

İSİG: Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılında Çocuk İşçiler Ölmeye Devam Etti

isig-z1_info-m.png

(21.11.2018) Çalışma ve Sosyal Güvenlik Bakanlığı, 2018 yılını “Çocuk İşçiliğiyle Mücadele Yılı” ilan etmiş, sözde “Çocuk İşçiliği ile Mücadele Ulusal Programı”yla çocuk işçiliği durduracağını açıklamıştı. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin 20 Kasım Dünya Çocuk Hakları gününde açıkladığı rapor Türkiye’de çocuk işçiliği ve iş cinayetleri konusunda vahim gerçekleri ortaya koyuyor.

Fransa’da “Sarı Yelekliler” Zamlara Karşı Sokaklara Aktı

fransa-171120181737275993719.jpg

(21.11.2018) Dünyada hayat pahalılığına karşı sesler yükseliyor. Fransız emekçiler de geçtiğimiz günlerde hayat pahalılığına ve yüksek akaryakıt zamlarına karşı sokaklara çıktı. Fransız hükümetinin akaryakıt fiyatlarına getirdiği ek vergileri protesto eden yüz binlerce işçi ve emekçi, sarı ikaz yeleklerini giyerek ülke genelinde 2 bine yakın noktada bir araya geldi. Çok sayıda yol ve bulvar eylemciler tarafından kesilerek saatlerce ulaşıma kapatıldı.

Kredi Yurtlar Kurumu’nda Krizin Faturası Bize Kesildi

21.11.2018, Mersin’den bir öğrenci

universite-anfi.jpg

Üniversiteyi kazandığımdan beri Kredi Yurtlar Kurumu’nda (KYK) kalmaktayım. Krizin getirdiği dalgalar yurtta kalan biz öğrencileri de etkiliyor. Gençlik Bakanlığı geçenlerde gençlere beslenme yardımının arttığını söyledi. Sormak gerekiyor: Neye göre arttı beslenme yardımı? Her sene peynirden zeytine her şeye gelen zamlar bu sene krizle birleşerek beklediğimizin çok daha ötesinde etkiledi bizi. Eskiden kahvaltı ve akşam yemeklerinde az da olsa karnımızı doyuruyorduk, üstüne bir de su alıyorduk. Şimdi neredeyse her gün ödeme yaptığımız yemekhanede doymuyoruz.

İşçiler ve Sosyal Yaşam

Gebzeli İşçiler: Hayatın Güzelliklerine Hep Uzaktan Bakıyoruz

hayatin-guzellikleri-.jpg

(20.11.2018) Büyük organize sanayi bölgelerinin, yüzlerce fabrikanın bulunduğu Gebze’nin sokak ve caddelerinde, haftanın her gününde, günün her saatinde işçi servislerini görmek mümkün. Gebzeli işçiler adeta gecelerini gündüzlerine katarak çalışıyorlar. Düşük ücretler işçileri daha fazla mesai yapmaya zorluyor. Peki, bu koşullarda işçiler dinlenmeye, ailelerine, sevdiklerine, sosyal yaşamlarına vakit ayırabiliyorlar mı? Farklı sektörlerde çalışan kadın ve erkek işçilere sorduk.

“Genel İşsizlik Sigortası” Aldatmacası!

20.11.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

iskur-kalabalik.jpg

Aklımızla dalga geçercesine “Türkiye’de birlik” sloganıyla bizi birlik olmaya davet ediyorlar. “Genel İşsizlik Sigortası” ile bir sihirli değnek misali hayatımızın garanti altına alınacağını vaat ediyorlar. Milliyet gazetesine verilen bir röportajda ise şöyle deniyor: “Türkiye ekonomisi üzerinde spekülatif oyunlar oynamak isteyenlere bir darbe de Genel İşsizlik Sigortasından (GİS) geliyor. Türkiye’de kapsamı bakımından bir ilk olacak GİS ile istem dışı işsiz kalanlara aylık 3 bin lira işsizlik maaşı ödenecek uygulama başladı.”

İşçilerden Patronlara “Teşvik”

20.11.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

ekonomik-kriz-karakatur.jpg

Hükümet ardı ardına patronlar için teşvikler açıklıyor. Krize karşı sermaye sahiplerini koruyacağını onları krize ezdirmeyeceğini söylüyor. Bu durum biz işçileri de kara kara düşündürüyor. Ne yapacağımızı bilmez haldeyiz. Maazallah, patronlar zarar ederse ülke hepten batar! Koca kapitalist dünyayı ve kapitalist işleyişi düşünün bir… Bu sistemi krize karşı korumak kolay mı?

“Oğul Ele Yağşı, Ele Gözel, Ele Temiziydi ki!”

20.11.2018, İzmir’den bir işçi

ozel-hastaneler.jpg

Devlet hastanelerinde her muayene için katkı payı adı altında ayrıca cebimizden para ödemek zorunda bırakılıyoruz. İlaç farkı neredeyse her ilaçta var. Hem de “bugün git, yarın gel” deniliyor. Kocaman devlet hastanelerine günlerce, haftalarca hatta aylarca gidip gelmek zorunda bırakılıyoruz. Yıllar sonrasına gün veriliyor. Yine de ne istediğimiz gibi bir sonuç alabiliyoruz ne de sağlığımıza kavuşuyoruz. Ne hikmetse devlet hastanelerinde neredeyse her doktorun masasında, hastanenin girişlerinde, özel hastanelerin kuşe kâğıda basılı janjanlı reklam broşürleri elimize tutuşturuluyor.

İşçilerin Sordukları/66 - Emeklilikte Yaşa Yani Siyasi İktidara Takılanlar!

emeklilikte-yasa-takilanlar-kadikoy-eylem.jpg

(18.11.2018) Emeklilik, işçiler için can yakıcı bir sorun olmaya devam ediyor. Her seçim öncesinde emeklilik ve emekliler konusu gündeme getiriliyor ama sorunlara çözüm bulunmuyor. Yerel seçimler yaklaşırken bu sefer de emeklilikte yaşa takılanlar gündeme geldi. Muhalefet partileri emekli olabilmek için yaş bekleyenlerin emekli edilmesi için önerge verirken, iktidar “mümkün bile değil” şeklinde açıklama yaptı!

Meğer Direnmek Kazanmakmış!

18.11.2018, Ankara’dan genç bir inşaat işçisi

insaat-iscileri-mucadele.jpg

Merhaba kardeşler, 3. Havalimanı işçilerininki kadar kapsamlı olmasa da biz de ufaktan bir varlığımızı belli ettik işyerinde. Ne de iyi ettik; bizi insan yerine koymayanlara, ihtiyaçlarımızı umursamayanlara iyi bir ders verdik! İşçinin gücünü şöyle bir göstermek hiç de fena olmuyormuş ha! Önce maaşımızı zamanında yatırmamaya başladılar. Her geçen ay daha da geciktirdiler...

İzmir’de Emekçiler Seslendi: Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz!

kesk-izmir-17112018.jpg

(17.11.2018) Kamu Emekçileri Sendikaları Konfederasyonu (KESK) bu gün İzmir’de yoksullaşmaya, işsizliğe, güvencesizliğe karşı bölgesel bir mitingi gerçekleştirdi. Mitinge KESK’e bağlı sendikalar, DİSK’e bağlı sendikalar, emekten yana siyasi partiler, demokratik kitle örgütleri, Gıda-İş’e üye oldukları ile işten çıkarılan ve direnişe geçen TARİŞ işçileri ve Ege Üniversitesi işçileri katıldı.

Bakan Buyurdu: Kırmızı Et Bulamıyorsanız Balık Yiyin!

et-balik.jpg

(17.11.2018) 13 Kasımda Ankara Üniversitesi Su Ürünleri Araştırma ve Uygulama Merkezi (ASAUM) tarafından “Balık Ankara’da da Yenir” temalı bir festival düzenlendi. Festivale katılan Tarım ve Orman Bakanı Bekir Pakdemirli, burada yaptığı konuşmada kırmızı etin gerektiğinden çok tüketildiğini, daha az tüketilmesi gerektiğini ifade etti. Bakana göre eti çok tüketiyormuşuz, zaten diyetisyenler de daha az tüketmemizi öneriyormuş. Oysa kırmızı et yerine balık, tavuk, hindi yemeliymişiz!

Paylaşmanın, Dayanışmanın Hazzına Varmak: İki Çiğdemin Birini Paylaşmak!

17.11.2018, İzmir’den bir deri işçisi

hemsire-nabiz-kontrol.jpeg

Sona, 36 yıldır hâlâ çalışan bir hemşire. 55 yaşında Kürt ananın Kürt babanın kızı. Yeşil gözleri her daim güleç ve ergenliğe yeni adım atmış bir genç gibi utangaç bakıyor. Kalabalık bir ailede büyümüş. 18 yaşında liseyi bitirdikten beridir çalışıyor. İşi sağlık ve uğraştığı insan, işini her daim iyi yapmaya gayret göstermiş. Genç, yaşlı demeden bütün hastalara şefkat gösteriyor. Yemeğini aç birileriyle paylaşmayı çok önemsiyor.

Bedelin, Bedeli Var!

17.11.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

bedelin-bedeli.jpg

BEDEL. Sözlüklerde “bir şeyin yerini tutabilen karşılık” anlamına geliyormuş. Biz işçilerin hayatında da fazlasıyla yeri olan bir kelimedir. Sıklıkla bedel veriyoruz, bedel ödüyoruz ya da bedel ödetiyorlar bize. O zaman bu sözün bizim açımızdan sözlükteki tanımından daha derin bir manası olması gerekir diye düşünmeden edemiyor insan. Öyle ya, bir şeylerin karşılığıysa ve biz de sürekli bu karşılığı ödüyorsak peki neden hiç geçmiyor yoksulluğumuz? Neden üç kuruşun peşinde ömür çürütüyoruz?

İşsizlik Artarken İşsizlik Fonundaki Kara Delik Büyüyor

viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg

(16.11.2018) Konkordato ilanları, daralma ve ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkarmalar her geçen gün artıyor. İşsizlik oranları da buna bağlı olarak artıyor. TÜİK’e göre Ağustos itibariyle işsizlik oranı yüzde 11,1’e yükseldi. İşsiz sayısı ise 3 milyon 670 bin kişiye ulaştı. Ancak TÜİK tarafından kullanılan standart işsizlik tanımı son derece dar.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this