UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Ücretsiz İzin Nedir, Nasıl Uygulanır, İşçi Hakları Nelerdir? Avukat Mesut Badem Açıklıyor

ucretsiz-izinler-mesut-badem.jpg

(21.10.2018) Ücretsiz izinler, konkordato ilanları, kapanan işyerleri, işten çıkarmalar… Ekonomik krizin etkisi daha fazla kendisini hissettirirken, en büyük bedeli işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilen işçiler ödüyor. Sermaye sınıfını krizden korumak için her türlü önlemi alan iktidar, yükü işçilerin sırtına yıkmak için kurduğu mekanizmaları güçlendiriyor. Böyle bir dönemde işçilerin karşı karşıya bırakıldığı ücretsiz izin, konkordato uygulaması, ücretlerin ödenmemesi gibi durumlarda neler yapabileceklerini iş hukuku alanında çalışan, işçilerin yasal alandaki mücadelesinde onların yanında duran Avukat Mesut Badem’e sorduk. Aşağıda, röportajımızın “ücretsiz izin” kısmını yayınlıyoruz.

BES’i Bir de Ehline Sordum

21.10.2018, Esenyurt’tan bir işçi

bireysel-emeklilik-sistemi-yagmasi.jpg

Ekmek Teknesi dizisini hatırlayanlarınız vardır. Dizide bütün mahalleli kahvede toplanır, geçmişte yaşanmış bir olayla ilgili hikâye anlatılır, herkes pür dikkat dinlerdi. Hikâyenin sonunda dinleyenler kafalarına takılanları veya anlayamadıklarını sorar, cevap beklerlerdi. Sorularına istedikleri cevapları alamayan mahalleli, “bunu bir de ehline soralım” diyerek hep beraber mahallenin fırıncı babasına giderlerdi.

Ah Şu Beynim!

21.10.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

beyin-kairkatur.jpg

Tak tuk possst, tak tuk possst yine makine sesleri kulağımda. Beynim zonkluyor adeta. Makineden gelen parçaları alıp montajla, poşetle, masaya bırak. Yıllardır böyle bu iş. Çokta maharetliyimdir. Arkadaşlarım hızıma yetişemez. Bu kadar hızlı olmama rağmen, ben de hayat pahalılığına, yani enflasyona yetişemiyorum. Fazla mesai yapmaktan uzun zamandır ailemle şöyle bir akşam yemeği yiyemedim ya da bir pazar kahvaltısı yapamadım.

Krizin Bedelini Ödememek İçin Sınıf Birliğimizi ve Dayanışmamızı Güçlendirelim!

kapak-127.jpeg

(20.10.2018) İşyerinde, evde, pazarda, kahvede sohbetlerin ana konusu kriz… Hayatın her alanında ekonomik kriz konuşuluyor. Ama siyasi iktidar ısrarla “kriz mriz yok” diyor. Meselenin psikolojik olduğunu söylüyor. Yandaş medya her türlü cinliğe başvurarak kriz olmadığını kanıtlamaya çalışıyor. İktidar partisine oy vermiş işçi kardeşlerimizin bir kısmı bu söylemi aynen tekrar ediyor. Bu da ortaya garip bir durum çıkarıyor: Siyasi iktidar ve onun denetimindeki medya “kriz yok” derken, halkın büyük çoğunluğu krizden ve hayat pahalılığından dert yanıyor.

DİSK’ten Trakya’da Açıklama: İşten Çıkarmalar Yasaklansın!

disk-tekirdag_manset.jpg

(19.10.2018) DİSK Trakya Bölge Temsilciliği 17 Ekimde Tekirdağ’da, 18 Ekimde ise Edirne’de basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun da katıldığı basın açıklamalarında ekonomik krizin ağır sonuçlarına karşı işçilerin mücadele talepleri öne çıkartıldı.

Çeşitli Kentlerde İşçi Mücadeleleri Devam Ediyor

isci-mucadeleleri-devam-ediyor.jpg

(19.10.2018) Hattat Holding’e bağlı madende ücretleri ödenmeyen iki işçi 17 Ekim’de kule vincine çıktı. DENFA adlı taşeron şirketten alacaklarını alamadıklarını belirten işçiler bıçağın artık kemiğe dayandığını ifade ettiler. Eylemin ikinci gününde şirket yetkilileri, 1 aylık ücretlerinin ödenmesi karşılığında eylemin sonlandırılmasını önerdi. 106 gündür ücretleri ödenmeyen işçiler teklifi kabul etmezken eylemlerine devam ediyorlar. Geçtiğimiz Eylül ayında aynı madende aynı taleplerle vince çıkan 2 işçi de 5 günlük eylemlerinin ardından taleplerini kabul ettirmişti.

Kocaeli Şehir Hastanesi İnşaatında İşçiler İş Bıraktı

Kocaeli-isciler-grev1.jpg

(19.10.2018) 2015’te temeli atılan Kocaeli Şehir Hastanesinin inşaatında çalışan işçiler, ödenmeyen ücretleri ve kötü çalışma koşulları nedeniyle iş bıraktılar. Gama ve Türkerler Holding ortaklığı ile yapımına başlanan hastane inşaatında onlarca taşeron firma yer alıyor. İnşaattaki taşeronlardan biri olan BBS firmasında çalışan işçiler 16 Ekimde iş bıraktılar. Aynı günün gecesinde 3 aydır maaş alamayan ve 15 gündür oyalandıklarını belirten iki işçi de vinçlere çıkarak yetkilere seslendi. İnşaat alanındaki işçiler vinçteki arkadaşlarına seslenerek yanlarında olduklarını dile getirdiler. “Köle Değiliz” diyen inşaat işçileri, 3. Havaalanı inşaatındaki işçilerin mücadelesini hatırlatarak koşullarının neredeyse aynı olduğu belirttiler.

Kriz, Kime Göre, Neye Göre?

19.10.2018, Beylikdüzü’nden bir işçi

ekonomik-kriz-pazar.jpg

Kriz büyüdükçe her şeye zam geliyor. İşçiler artık yemelerinden içmelerinden kısıyorlar. Bir taraftan pazara, manava, markete giden emekçi krizin olduğunu cebinden ve aldığı ürünlerden biliyor. Bir taraftan egemenler “yok canım ne krizi, kriz falan yok fırsatçılar var” yalanını işçilere yutturmaya çalışıyorlar.

Patronlara Kriz Var, Ya Biz İşçilere Yok Mu?

19.10.2018, Ankara’dan bir işsiz

tesvik-3.jpg

Hepimiz krizi iliklerimize kadar hissediyoruz. Temel ihtiyaçlarımıza gelen zamlarla, işten atılma tehdidiyle, işsizlikle hepimiz karşılaşıyoruz. Aylardır işsizlikle boğuşan biri olarak geçen günlerde yaşadığım bir olayı anlatacağım. Aylar önce iş için başvurmuş olduğum bir firma aradı. Bir açık pozisyonları olduğunu, çalışmak isteyip istemediğimi sordular. Şartlarda anlaşırsak çalışabileceğimi söyledim. 1800-2000 arası maaş düşündüklerini söyleyerek görüşmeye çağırdılar.

“Kriz Mriz Yok” Ama Konkordato, Daralma, İşten Çıkarmalar, Hak Gaspları Var!

haber-17102018.jpg

(17.10.2018) Hükümet “kriz yok, manipülasyon var” diyor ve ekonomik kriz gerçeğinin üzerini örtmeye çalışıyor. Bu arada sermaye sınıfını krizi fırsata çevirmeye çağırıyor. Patronlara verilen devlet teşviklerini arttırıyor, işsizlik sigortasını daha fazla patronların kullanımına açıyor. Ancak işçilerin eriyen ücretlerinin telafi edilmesinden, ücretsiz izinlerden, işten çıkarmaların önüne geçilmesinden bahseden yok. Hükümet, işçilerin alacakları bile verilmeden işten çıkarılmalarına, işsizliğe ve açlığa mahkûm edilmelerine göz yumuyor.

Uluslararası İşçi Sendikaları Tutuklu İşçilerin Bırakılmasını İstedi

ituc-etuc-01.jpg

(17.10.2018) Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) tutuklanan üçüncü havaalanı işçilerinin serbest bırakılmasını istedi. Uluslararası işçi sendikaları çalışma koşullarını iyileştirmek için mücadele eden ve sırf bu nedenle tutuklanan 35 inşaat işçisi ve sendikacıyla dayanışma içinde olduklarını vurguladı.

“Üç Alıp, Altı Harcıyorum”

17.10.2018, İzmir’den UİD-DER’li bir işçi

kredi-karti-borcu.jpg

Geçen gün misafirliğe gittiğim evde baba-oğul arasında geçen konuşmaları dinledim. Baba, “kaç para alıyorsun, ne zaman sorsam hep borçlusun?” diye sordu. Oğul, “üç alıp, altı harcıyorum” diye cevap verdi. Baba, “üç alıyorsun da, altı harcıyorsun. Bu üç nereden geliyor?” diye sordu. Oğul, altı tane kredi kartını gösterdi. “İşte bunlardan alıyorum baba. Üç kredi kartım vardı. Üç tane daha aldım” dedi, biraz sitemli bir şekilde.

Japon Sendikası Doro Çiba’dan Flormar, Cargill, Havaalanı, BBS ve Süperpak İşçilerine Mesaj!

doro-chiba-20181015-DSC_0001.jpg

(16.10.2018) İşçi sınıfının mücadelesinin başarıya ulaşması için uluslararası işçi dayanışmasının çok önemli bir rolü var. Türkiye’de işçiler ekonomik kriz ve ağır baskı koşulları altında hakları için mücadele ediyorlar. İşçi sınıfının mücadele örgütü UİD-DER, grev ve direnişlerle dayanışmayı güçlendirmek için uluslararası işçi dayanışmasını büyütme çağrısında bulunmuştu. UİD-DER’in çağrısına uluslararası sendika ve kurumlardan destek mesajları geliyor. Bunların güzel bir örneği olarak Japonya’daki Çiba Ulusal Demiryolu Lokomotif Sendikası Doro-Çiba’nın dayanışma mesajını yayınlıyoruz.

Dünyada Krize ve Baskılara Karşı Sesler Yükseliyor!

kolombiya-120569_.jpg

(16.10.2018) Hindistan’ın Chennai eyaletine bağlı, çoğunluğu otomotiv fabrikalarından oluşan Oragadam sanayi bölgesinde 3 farklı fabrikadan 4 bine yakın işçi grevde. İşçiler çalışma koşullarının iyileştirilmesini, ücretlerinin arttırılmasını ve sendikalarının tanınmasını talep ediyorlar. Bu üç fabrikadan biri olan ve motor üretimi yapılan Yamaha fabrikası işçileri sendikalı olmak için mücadele ediyorlar.

İşsizler Ordusu Büyüyor

issizlik-eylul-2018.jpg

(15.10.2018) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz ayına ait işgücü istatistiklerine göre işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 88 bin kişi artarak 3 milyon 531 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artışla yüzde 10,8’e yükseldi. Temmuz ayından bu yana neredeyse her işkolunda daralmaya gidiliyor, patronlar krizi gerekçe göstererek çok sayıda işçiyi işten çıkarıyorlar. Bu nedenle işsizler ordusu günden güne büyüyor.

Karnımızı Doyurmak Hiç Bu Kadar Lüks Olmamıştı!

15.10.2018, Gebze’den metal işçisi bir kadın

domates-06102018.jpg

Mesai bitip de serviste yerini alınca insan, şöyle bir oh çekesi geliyor. Bütün günün yorgunluğu, stresi silindir gibi üzerinden geçtikten sonra rahat bir nefes çekiyor içine. Ama işte o zaman da dertleri kafasına üşüşmeye başlıyor. Neyse ben cam kenarına geçip o günkü serviste yanıma gelecek sohbet arkadaşımı beklerken Ali abi telefonuyla konuşarak yanıma geldi oturdu.

Dayanışmanın Gücü, Gücü Elinde Tutanların Sinir Uçları

14.10.2018, Gebze’den bir kadın işçi

flormar_IMG_0577-.JPG

İçinde yaşadığımız kapitalist sistemde sermayeyi ve gücü elinde tutanlar sermaye sınıfıdır. Ancak gücü elinde tutmakla gerçekten güçlü olmak aynı şey değildir. Çünkü insanlar bir düşünceyi benimseyip kabul etmezlerse, gücü elinde tutanlarla gerçekten güçlü olanlar arasındaki kavga kaçınılmazdır. Tıpkı örgütlü işçi sınıfının patronlar sınıfına karşı giriştiği mücadeleler gibi. Tarihimiz birliğini sağlayan işçilerin örgütlü ve bilinçli bir şekilde atıldıkları sayısız mücadele örneğiyle doludur.

Biz Bir Aile miyiz?

14.10.2018, Sancaktepe’den bir eğitim emekçisi

zengin ve fakir.jpg

Patronundan “biz bir aileyiz” cümlesini duymayan yoktur. Emin olun bu lafı krizin kendisini daha çok hissettirmeye başladığı bugünlerde daha çok duyacağız. Peki, gerçekten patronlarla işçiler bir aile olabilir mi? Ben özel okulda çalışan bir eğitim emekçisiyim. Geçenlerde işverenimiz bir toplantı yaptı bizimle. Malum, kriz kapıyı çalınca tatlı kârları düşer mi diye endişe etmiş.

Bizler Örgütlenirsek Sorunların Üstesinden Geliriz

14.10.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

1_mayis_2015_20150501_IMG_2090.jpg

Geçtiğimiz günlerde dışarıda arkadaşlarla yürüyorduk. Bir banka oturduk. Yanımızda bir de gitarımız vardı. Biz de hem şarkı söyledik hem de sohbet etmeye devam ettik ara ara. Derken bir genç arkadaş yanımıza geldi. Bizimle birlikte şarkı söylemeye başladı. Şarkı bittiği zaman arkadaşa adını sorduk ve sohbet etmeye başladık.

“Ayna Nöronlar” ve İşçi Dayanışması

13.10.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

ayna-noronlar-ve-id.jpg

Babam iyi bağlama çalan, güzel türkü söyleyen biridir. Ben çocukken babam bağlama çaldığında onun etrafında biriken insanları görür ve babama çok imrenirdim. “Ben de bağlama çalmalıyım” derdim. “Çalmalıyım ki insanlar beni de dinlesinler.” Babam bağlama çalarken sadece türkü söylemezdi, insanların ahlâki değer yargılarından bahseden deyişler de söylerdi. Bu deyişlerde kişi doğruya yönlendirilmeye çalışılırdı. Ben de bunu çok severdim ve doğru olanı yapma isteği içimde büyürdü.

Ben Temelden Başlıyorum!

13.10.2018, Ankara’dan bir işçi

dudullu-insaat_20120606_002.JPG

Geçen gün bir arkadaşımla karşılaştım. Uzun zamandır görüşmüyorduk. Biraz sohbet ettikten sonra nerede çalıştığımı sordu. Şehir hastanesinin şantiyesinde çalıştığımı söyledim. “Yahu sen sağlık bölümünden mezun değil misin, şantiyede ne işin var?” dedi. Ben de “arkadaşım, ben temelden başlıyorum!” diyerek şakayla karışık durumu anlattım.

Onlar İçin Kriz Yok!

burada-kriz-yok.jpg

(12.10.2018) Kriz işçi ve emekçileri vururken, Hazine ve Maliye Bakanı Yeni Ekonomi Programını açıkladı ve birçok kalemde tasarrufa gidileceğini söyledi. Bir yandan krizin manipülasyon olduğu ifade edilirken, öte taraftan bu “kriz olmayan” krizden çıkış için çareler aranıyor. Cumhurbaşkanı da ilan ediyor: “Temel hedefimiz tasarruf ve enflasyonu düşürmek.” Ancak açıklanan plan ve programlara bakılırsa tasarruf tepedekileri pek kapsamıyor.

İşte Açıklıyorum: Kriz Yoktur!

12.10.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

kriz-mriz-yok.jpg

Herkes tutturmuş kriz var diye! Ne krizi kardeşim, yok öyle bir şey! Koskoca devletin cumhurbaşkanı, bakanları yalan mı söylüyorlar? Olsaydı kriz, çıkar söylerlerdi. Ne dediler; bunların hepsi manipülasyon, bizim büyümemizi istemeyen dolar lobisi, dış mihrakların ülkemize karşı açmış olduğu ekonomik savaş… Bir de bunun psikolojik olduğunu söylediler.

Kabul Etmiyoruz, Etmeyeceğiz!

11.10.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

disk-prtoesto-102018.jpg

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, son dönemde yaşanan sorunların ekonomik kriz olarak nitelenemeyeceğini savunurken, maaşları ödeyemez duruma gelen patronların işçi atmaması için hükümetin işsizlik fonundan kendilerine destek vermesini talep ettiklerini söylemişti. Ekonomide yaşanan durumu “kriz” yerine, “darboğaz” diye değerlendirmişti. Sanki ekonominin darboğaza girmesi kriz değilmiş gibi!.

Diyabet Hastası Çocuklar Kriz Mağduru

11.10.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

cocuklarda-diyabet.jpg

Ekonomik kriz hayatımızın her alanını can yakıcı bir şekilde etkiliyor. Yeme-içme, giyim, barınma ihtiyacından sağlığa kadar. İktidar her ne kadar yaşanan krizin üzerini örtmek istese de nafile. Artan fiyatlar karşısında biz işçilerin ücretleri günden güne eriyor. Ve biz işçiler en temel ihtiyaçlarımızdan biri olan tedavi ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamaz duruma geldik.

10 Ekim Karanfilleri Anıldı

10-ekim-katliami-anma-10102018.jpg

(10.10.2018) Bugün Ankara Garı önünde DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği tarafından gerçekleştirilen anmada, katliamın gerçekleştiği alana karanfiller bırakıldı, yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı, “10 Ekim’i Unutma unutturma”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganları atıldı.

UİD-DER’den Çağrı: Uluslararası İşçi Dayanışmasını Büyütelim!

uidder-dayanisma-cagri-10102018.jpg

(10.10.2018) İşçi sınıfının mücadele örgütü UİD-DER, grev ve direnişlerle dayanışmayı güçlendirmek için uluslararası işçi dayanışmasını büyütme çağrısında bulunuyor. UİD-DER’in uluslararası sendika konfederasyonlarına, çok sayıda ülkenin sendikalarına ve diğer işçi örgütlerine gönderdiği çağrı mektubunu aşağıda yayınlıyoruz.

Bilinçli Davransak Kazanılmayacak Hiç Bir Şey Yok

10.10.2018, Kıraç’tan bir grup kadın işçi

kadin-isci-metal.jpg

Bizler sağlık malzemesi üreten bir grup kadın işçiyiz. Çalıştığımız işyerinde kriz bahanesiyle baskılar artmaya başladı. Her şeye bahane bularak uyarı, ihtar, tutanak tutmaya başladılar. Amaç yıldırmak ve tazminatsız işten atmak! Bizler üç vardiya halinde çalışıyoruz. Gece vardiyalarında işe gelemeyen arkadaşlarımız fabrikayı arayıp gelemeyeceklerini ve nedenlerini vardiya sorumlularına söylüyorlar.

Genel-İş: Krizin Bedeli Patronlara!

genelis-22098.jpg

(09.10.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası üyesi belediye işçileri, bugün İstanbul’da iş bıraktı. Yarım günlük iş bırakma eylemi yapan işçiler, Kadıköy İskele’de toplandı. İşçiler, ekonomik kriz nedeniyle yaşadıkları sorunlara dikkat çekip taleplerini sıraladı. “Krizin Faturasını Emekçiler Ödemeyecek!” diye haykıran belediye işçileri, tüm işçileri talepleri etrafında birleşmeye çağırdı.

Kriz Mriz Var mı Yok mu?

09.10.2018, Gebze’den bir kadın işçi

kriz var.jpg

Bir süredir fabrikadaki arkadaşlarla her molada birbirimize giriyoruz. Bir türlü anlaşamadığımız konumuz şu; “Kriz var mı, yok mu?” Enjeksiyondan bir arkadaş, “Ne krizi arkadaş! Daha yeni bir sürü makine almadık mı? Allah’ın her günü, her pazarı mesaiye kalmıyor muyuz? Bu kriz mriz lafları hep ortalığı karıştırmak için söyleniyor” diyor. Montajdaki arkadaş, “kardeşim, yeni makine alıyoruz diyorsun da, biz mi alıyoruz sanki. Makineler bizim mi oluyor da, hemen sahipleniveriyorsun. Sen hiç markete, pazara gitmiyor musun?” diye karşılık veriyor.

Krizin Faturası Ağırlaşıyor, Tek Yol Mücadele!

09.10.2018, Sancaktepe’den bir işçi

dolarda-artis.jpg

Biz işçilerin geçim derdi hiç bitmez. Ay sonunu getirme hesapları strese sokar insanı. Ekonomik krizle birlikte bu hesaplar iyice şaştı, serzenişler kat be kat arttı. Birileri istediği kadar kriz yok desin, işçiler en küçüğünden en büyüğüne bütün ihtiyaç maddelerinde hissediyorlar krizi. Malum pek çok işçi ailesi yaz bitiminde kışa hazırlık yapar yiyecek masraflarını kısmak için.

Türkiye’de Asgari Ücret Avrupa’nın En Düşüğü!

asgari-ucret-eriyor.jpg

(08.10.2018) Türk lirasının 2016’dan bu yana değer kaybetmesiyle asgari ücret tüm Avrupa Birliği ülkelerinin seviyesinin altına düştü. Bir dönem asgari ücretin Türkiye’ye göre daha düşük olduğu Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan gibi ülkelerin de gerisine düştü. Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk gibi ülkelerdekinin iki katı iken bugün yakın seviyeye geriledi.

5 Yılda 300 İşçi!

08.10.2018, Ankara’dan bir grup işçi

ankara-isig-2013-2018.jpg

300 can, 300 insan, evine ekmek götürmek için alın teri döken 300 işçi. Kimi akrabamız, kimi komşumuz, kimi hemşerimiz. Belki de hiç biriyle bir tanışıklığımız yok, belki yaşamın bir gününde karşılaştık bir otobüs de ya da bir markette. Belki içten içe birlikte küfür salladık otobüsün kalabalık olmasına, böyle taşınmaya ya da hayat pahalılığına. Akraba, komşu, arkadaş olmasak da sınıf kardeşiydik her biriyle.

Amasra’da Maden İşçileri Kulede Direniyor!

hattat-maden-iscileri-20181005-2.jpeg

(07.10.2018) Bartın’ın Amasra ilçesindeki Hattat Enerji ve Maden A.Ş. tarafından işletilen maden ocağında, 22 Eylülde 205 işçi ekonomik kriz gerekçesiyle işten çıkarıldı. 170’i sendikalı olan işçilerin 51 günlük ücretleri, bayram ikramiyeleri ve kıdem tazminatları ödenmedi. Aradan geçen zamana rağmen alacaklarının ödenmemesi üzerine işçiler, 5 Ekimde maden ocağı sahasına gitti. Sabah saatlerinde Serdar Aslan ve Bülent Çevik adlı işçiler eylemi asansör kulesinin 50’inci metresine taşıdı. Yaklaşık 100 işçi kuledeki arkadaşlarına destek veriyor.

Ağaçta Armut, Yürekte Korku!

07.10.2018, Kartal’dan bir kadın işçi

armut-agaci.jpg

Korku hepimizin hissettiği bir duygudur. Tıpkı üzülmek, sevinmek gibi… İnsanlar genelde anlamadığı ve çözemediği olaylardan korkar. Doğaüstü olaylar mesela… Tarih boyunca egemenler, halkları korku yoluyla baskı altında tutmuş ve yönetmişlerdir. Bugün de bu yöntem ile biz işçileri, emekçileri yönetiyor ve üstesinden gelebileceğimiz bu duyguyu, benliğimizde hâkim kılmaya çalışıyorlar.

Örgütlüysek Güçlüyüz!

07.10.2018, Bağcılar’dan bir işçi

krizin-bedelini-patronlar.jpg

Zamlar sonbahar yağmurlarından önce yağmaya başladı. Her gün yeni bir zam haberine uyanıyoruz. Neye, ne kadar zam geldiğini televizyonlardan, gazetelerden öğrenmiyoruz. Televizyonlara veya gazetelere kalsak hayat geçmişe göre daha ucuz. Hatta ortalıkta kriz falan yok, bu yaşananların hepsi psikolojik!

“Üçün Beşin Hesabını mı Yapacaksınız?”

06.10.2018, Dudullu’dan bir işçi

aksaray_2470.JPG

Ekonomik krizi market, pazar alışverişlerinde, faturalarımızda yeterince hissediyoruz. Alım gücümüz her geçen gün hızla düşerken bir de işyerlerimizde kriz fırsatçılığı yapan patronların saldırılarına maruz kalıyoruz. Şimdi diyeceksiniz ki bütün patronlar fırsatçı zaten. Doğrudur, krizin faturasını işçiye ödetmek patronların ortak tutumudur. Ama ben başka türlü fırsatçılık yapan patronlardan söz ediyorum.

Öğretmenler Odasında Kriz Var!

06.10.2018, Kartal’dan bir öğretmen

ogretmen-odasi-kriz.jpg

Benim okulumda her gün ekonomik kriz üstüne sohbetler açılıyor. Bu yıl herkes daha fazla ek ders almaya başladı. Zamlar karşısında ücretimiz düşünce öğretmenler daha fazla ders almak için kendi branşları dışında da derslere girmek için okul idaresinden talepte bulundular. Ve bir kısmının bu talebi karşılandı. Sohbet ettiğim öğretmenlerin çoğu ek dersini arttırmak için okul idaresiyle konuştuğunu, bu krizde geçinmekte giderek daha fazla zorlandığını söyleyip durdu.

Kurtuluş Şansta Değil Örgütlü Mücadelededir!

06.10.2018, Ankara’dan inşaat işçileri

santiye-alani.jpg

Düşük ücretler, uzun iş saatleri, yemek ve barınmanın kötü olması, maaşların ödenmemesi, fazla mesailer, iş cinayetleri… Bunlar iş hayatımızda yoğun olarak yaşadığımız sıkıntılar. Peki, biz bu sorunlar karşısında ne yapıyoruz? Zihnimiz ne ile meşgul? Elbette işçilerin ruh hali ve tepkisi sektörlere göre farklılık gösteriyor. Bizim işyerimizde bu sıkıntılar hem yeterince konuşulmuyor hem de iş çözüm üretmeye gelince kimse kendine güvenmiyor.

DİSK: Dev Yapı-İş Genel Başkanı Derhal Serbest Bırakılsın!

ozgur-karabulut-serbest-birakilsin.jpg

(05.10.2018) Dün gözaltına alınan DİSK/Dev Yapı-İş Genel Başkanı Özgür Karabulut, bugün çıkartıldığı mahkeme tarafından tutuklandı. Dün ayrıca 6 havaalanı işçisi daha tutuklanmış ve tutuklanan işçi sayısı 34’e yükselmişti. Konuya ilişkin açıklama yapan DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, Karabulut’un ve 34 işçinin derhal serbest bırakılmasını talep etti.

2018’in İlk 9 Ayında 1450 İşçi Hayatını Kaybetti

isig-raporu-eylul-2018.jpg

(05.10.2018) İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin yayınladığı Eylül ayı raporuna göre, 157 işçi iş kazalarında hayatını kaybetti. Böylece yılın ilk 9 ayında iş cinayetlerinde hayatını kaybeden işçilerin sayısı 1450’ye ulaştı. Kot kumlama işçisi Ramazan Aydar ise silikozis nedeniyle hayatını kaybetti. İş cinayetlerinde hayatını kaybeden 157 işçinin 4’ü 15 yaşın altında olmak üzere 8’i çocuk işçi, 10’u kadın işçi, 9’u mülteci işçi. İş cinayeti kurbanları yine en çok sendikasız işçilerden oluştu.

Çocuğuma Okul İstiyorum

05.10.2018, Kartal’dan bir emekçi kadın

lise-gecis-sinavi.jpg

Çocuğum ortaokulu bitirdi. Liseye geçişte Milli Eğitim Müdürlüğü bizi meslek lisesi başlığı altında imam hatip lisesine yönlendirdi. Biz ise oturduğumuz bölgede bir Anadolu lisesini istedik ve bu temelde 5 tercih hakkımızı kullandık. Fakat tercih ettiğimiz okullardan hiçbirine yönlendirilmedik. Tercihlerimiz arasında meslek lisesi ve imam hatip lisesi olmamasına rağmen imam hatip lisesine yönlendirildik. “Kontenjan dolu, bu liselere gitmezseniz açıkta kalırsınız” diyerek bizi bunlardan birini seçmeye mecbur bırakmaya zorladılar.

Emekli Maaşı 5 Bin Lira Olsun!

05.10.2018, İzmir’den bir işçi

ihtiyar-isci.jpg

Şairin ifadesiyle 8’imizde işe başlarız. 20’sinde evleniriz. İş cinayetinde canımızı yitirmezsek 40-50 hatta 60’ına, 70’ine kadar yaşarız! Bir de 8’de işe başlayıp ölene kadar çalışanlarımız var. Hem de sayıları milyonlarca… “Hep çalışıyorsun, peki ne zaman yaşayacaksın?” diye sorulduğunda neredeyse aynı cevabı veririz: “Ölene kadar!” İnsan sormadan edemiyor.

Brukman Kadınları

05.10.2018, Esenyurt’tan bir kadın işçi

women_of_brukman_2007.jpg

Kadın işçi arkadaşlarımızla birlikte “Brukman Kadınları” isimli belgeseli izledik. Belgesel Arjantin’de geçiyor. 2001 krizini bütün çıplaklığıyla anlatıyor. O yıllarda dünyayı sarsan kriz Arjantin’i de vurmuştu. Patronlar işçilerin maaşlarını vermeden, arkalarına bakmadan kaçmışlardı. İşçiler bir sabah fabrikaya geldiklerinde kimseyi yerlerinde bulamamışlardı. Ne patron, ne müdürler ne de insan kaynakları vardı.

İşçilerin Sordukları/64 - Gebe veya Emziren Kadın İşçilerin Hakları

calisan-anne.jpg

(04.10.2018) Kadın işçiler hamilelik sürecinde ve doğumun ardından işyerlerinde çeşitli sorunlarla karşı karşıya kalıyor. Bu sorunlar hem annenin hem de bebeğin sağlığını ciddi bir şekilde tehdit ediyor. Yetersiz olmalarına rağmen gebe-emziren kadın işçilerin İş Kanunu’ndaki haklarını bilmeleri, bu haklara sahip çıkmaları önemlidir.

İşsizlik Fonunda Neler Oluyor?

issizlik-fonu-issizler.jpg

(04.10.2018) Ankara Sanayi Odası Başkanı Nurettin Özdebir geçtiğimiz günlerde yaptığı bir konuşmada, “Zora giren firmaların ödeyemediği işçi maaşının yarısını işveren, kalan yarısını da 6 ay süreyle İşsizlik Fonu ödesin istiyoruz, ben bugün o işçileri işten çıkarsam hepsine fondan zaten işsizlik maaşı verilecek. İnsanlar işsiz kalacağı gibi bu işin fona bir maliyeti olacak. Onun yerine insanlar işinde kalsın” dedi. Bu konuda hazırladıkları raporu Hazine ve Maliye Bakanı Berat Albayrak’ın yanı sıra Sanayi ve Teknoloji Bakanına, Ticaret Bakanına, Ulaştırma ve Altyapı Bakanına sundu.

Krizin Faturasını Ödemek İstemiyorum!

04.10.2018, Esenyurt’tan işsiz bir kadın işçi

iskur-kilis.jpg

Derinleşen ekonomik krizle karşı karşıyayız. Ben de işsizim ve iş arıyorum. Bulunduğum ilçenin belediyesinin iş bulma kurumuna müracaat etmek için gittiğimde gördüğüm manzara işin ciddiyetini ortaya koyuyordu. Onlarca insan her biri bir tarafa dağılmış; kimileri koridorlarda ilanlara bakıyor, kimileri de uzun kuyruklarda iş arayan kaydı oluşturuyorlar.

Krizin Faturası Patronlara Kesilsin!

04.10.2018, Bir grup sağlık işçisi

hastane-temizlik-iscisi.jpg

Bizler özel hastanede çalışan sağlık işçileriyiz. Neredeyse her gün işten atılan işçi haberleri alıyoruz. Bazen de kendi işyerlerimizde, çevremizde görüyoruz. Yaklaşık 10 yıl içinde üç hastanesinin üzerine beş ayrı hastane alan patronumuz, çalıştığımız hastanede kemeri bize sıktırmak için kolları sıvadı. Önce patronumuza ait diğer hastanelerden işçi çıkarıldığını duyduk. Bu haberler bir panik havası yarattı. Sıranın bize geldiği söylentileri aldı yürüdü.

Enflasyon Fırladı, Emekçiler Daha da Yoksullaştı!

enflasyon-24.5.jpg

(03.10.2018) Ekonomik kriz günden güne güne işçilerin, emekçilerin yaşamını daha derinden etkiliyor. Önce dolar kurundaki artış, adından faizlerin yükseltilmesi ve enflasyonun artması, reel ücretlerin büyük oranda erimesine neden oldu. TÜİK’in açıkladığı enflasyon rakamlarına göre Eylül ayı enflasyon oranı yüzde 6,30, yıllık enflasyon oranı ise yüzde 24,52 olarak gerçekleşti.

İzmir Belediye İşçileri: Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz!

disk-genel-is-03102018-2.jpg

(03.10.2018) DİSK/Genel-İş Sendikası İzmir Şubelerine üye işçiler, “krizin faturasını emekçiler ödemeyecek” diyerek öğleden itibaren yarım günlük iş bırakma eylemi gerçekleştirdi. Eyleme otobüs hatlarında çalışanlar hariç büyükşehir ve ilçe belediyelerinde çalışan işçiler katıldı. İşyerlerinde yapılan açıklamaların ardından işçiler Konak’ta toplandılar. Genel-İş üyesi işçilerin iş bırakma eylemine İzmir Emek ve Demokrasi Güçleri de destek verdi.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this