UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

İŞKUR’un “İstihdam” Köleliği

13.01.2019, Ankara’dan bir işçi

kilis-iskur.jpg

Merhaba dostlar, bundan aylar önce işsiz kaldığım bir zamanda “İŞKUR’a da başvurayım, olur ya belki bir iş çıkar” diyerek İŞKUR’un yolunu tuttum. İŞKUR önünde bir televizyon kanalı röportaj yapıyordu. Röportaj konusu İŞKUR’un son zamanlarda sağladığı “istihdam seferberliği”ydi. Spiker soruları sorarken İŞKUR’un faaliyetlerinin istihdamı arttırdığı yönlendirmesini yapıyordu. Yani soru sorduğu kişilerden buna uygun cevaplar almaya çalışıyordu.

Dünyayı Verelim Çocuklara

13.01.2019, Pendik’ten bir işçi

mertcan-y.jpg

Mertcan daha altı yaşında ve oyun çağındaydı. Kendi yaşıtları gibi oyun oynamak, şımarmak, koşmak onun da en doğal hakkıydı. Küçücük hayatına şiddet ve korkulardan başka bir şey sığdıramadı maalesef. Babası elektrik süpürgesinin demir sopasıyla dövdüğü için komaya girdi. Üç gün boyunca komada yaşam mücadelesi verdi ve sonunda bu zalim dünyaya veda etti. Minik Mertcan daha ilkokul birinci sınıftaydı.

Mücadele Tarihimizden Yansıyanlar

12.01.2019, Ankara’dan UİD-DER’li İşçiler

mucadele-tarihimizden-.jpg

Türkiye işçi sınıfının sayısız bedeller ödeyerek yürüttüğü mücadelelerde edindiği birikimi hatırlamak ve hatırlatmak büyük önem taşıyor. Sınıf mücadelesinden süzülüp gelen birikimlerin, grev ve direniş deneyimlerinin öğrenilmesi, geçmişin mücadele geleneğinin bugüne taşınması çok önemlidir. İşçi sınıfının mücadele tarihine dönüp baktığımızda, karşımıza büyük grevler, direnişler ve mücadeleler çıkar. Bu mücadelelerin bazıları kazanımlarla, bazıları ise yenilgilerle tarih sayfalarında yerlerini almıştır. Sonuçları ne olursa olsun her biri verilecek daha büyük mücadeleler için önemli deneyimlerdir.

Soğan Yerine Pırasa!

12.01.2019, İzmir’den emekli bir işçi

pirasa.jpg

Aylardır krizle yatıp şaşı kalkar olduk! Tükettiğimiz ve ihtiyacımız olan ne varsa fiyatlar iki katına çıktı. Tüketmek zorunda olduğumuz gıda maddeleri el yakıyor! Türkülere konu olmuş, fakirlerle özdeşleşmiş soğan pazarlarda bile 6 lira. Elektrik, su özellikle kış aylarında doğalgaz faturaları kabarıyor. Gazın az açıldığı hanelere bile 300 lira doğal gaz faturası geliyor. Fiyatların bu kadar arttığı yetmezmiş gibi yeni yılda her işyerinden toplu işten atmalar başladı.

İzmir’de Belediye İşçilerine Saldırı

izenerji-iscilerine-saldiri.jpg

(11.01.2019) DİSK Genel-İş üyesi işçiler, İZENERJİ’nin sendikanın yetkisine itirazını bugün protesto ettiler. “Toplu Sözleşme Hakkımız Gasp Edilemez!” pankartı açan işçiler, Konak Meydanında toplandı. Buradan İzmir Büyükşehir Belediyesi önüne yürüyen işçiler basın açıklaması yapmak istedi. Ancak polis, sendika yöneticilerinin belediye önünde açıklama yapmasına engel oldu. İşçilere cop ve biber gazıyla saldırıldı.

Hindistan: Gündoğusunun Milyonlarından Genel Grev!

hindistanda-200-milyon-emekci-greve-cikti.jpg

(11.01.2019) Hindistan’da merkezi işçi sendikalarının çağrısıyla 8-9 Ocakta yaklaşık 200 milyon işçi 2 günlük genel grev gerçekleştirdi. Başbakan Modi’nin liderliğinde hükümetin uyguladığı işçi düşmanı politikalar ve en temel demokratik haklara yönelik artan saldırılar protesto edildi. Kadın-erkek, genç-yaşlı, sendikalı-sendikasız milyonların katılımıyla gerçekleşen grev tüm ülkede derinden hissedildi. Greve ülkenin dört bir yanından hem kamu hem de özel sektör işçileri ve öğrenciler katıldı.

“Zamlar Benden Hızlı Müdür Bey!”

11.01.2019, Ankara’dan bir işçi-öğrenci

pazar-limon.Jpeg

Ekonomik krizin etkileri kendini her alanda gösteriyor. İşsizliğin çığ gibi büyümesinden tutun da en temel ihtiyaçlara gelen zamlara kadar krizin etkilerini her yerde görüyoruz. İktidardakiler bir yandan çıkıp “kriz yok, bunlar manipülasyon” diyorlar. Diğer yandan da “işçimizi enflasyona ezdirmedik” diyerek asgari ücrete yapılan zammı ballandıra ballandıra anlatıyorlar. Oysa yapılan zam daha cebimize bile girmeden enflasyon karşısında eriyip gidiyor. Anlatacaklarım yeterince açıklayıcı olacak bu konuda…

Bakanlıktan Gelen Tembih Mesajı!

11.01.2019, UİD-DER’li bir anne

kres-hakki-IMG_4695.jpg

Merhaba arkadaşlar. Yine bana çeşitli duyguları aynı anda yaşatan ve sizlerle paylaşmak istediğim bir hadiseye denk geldim. Belki kiminize denk geldi kiminiz es geçildi bilmem ama İçişleri Bakanlığından bir mesaj iletildi telefonuma. Dikkat mesaj anne babalar için bir dolu tembih ve uyarı içeriyor: “Değerli anne babalar çocuklarımızla ilgili bakım ve gözetim sorumluluklarımızı aksatmayalım, bir başkasına devretmeyelim, kaybolmamaları için tedbirli olalım.”

Kara Kaplı Deftere Bir Not Daha

10.01.2019, İzmir’den emekli bir işçi

izban-grevi-012019.jpg

İZBAN işçilerinin grevi 29. gününde Erdoğan’ın imzasıyla yasaklandı. Kararda “60 gün erteleme” dense de İZBAN işçilerinin grevi aslında cumhurbaşkanı tarafından yasaklanmış oldu. İZBAN grevi işçilerin AKP iktidarları döneminde yasaklanan ilk grevi değildir. AKP’nin 16 yıllık iktidarı döneminde işçi sınıfının 15 grevi yasaklandı. İZBAN’la birlikte yasaklanan grev sayısı 16 oldu.

Kriz ve İşçi Kadınlar

10.01.2019, Gebze’den bir kadın metal işçisi

kriz-ve-isci-kadinlar.jpg

Kriz öncesinde de kolay olmayan yaşamlarımız kriz ile birlikte daha da zorlaştı. Yalnızca ekonomik olarak değil manevi olarak da krizi yaşıyoruz. Hoşgörü, anlayış, sevgi saygı gibi duygular yerini öfkeye, kavgaya, kaygıya, yerli yersiz sinir patlamalarına bırakıyor. Maddi sıkıntılar ev içindeki şiddeti artırıyor ve kadının üzerindeki yükü biraz daha ağırlaştırıyor. Evdeki tencereyi kaynatan, dolabın boşluğunu iliklerine kadar hisseden kadınlar krizi anlatıyor.

İşçi Sohbetlerinden Yansıyanlar

09.01.2019, Esenyurt’tan bir grup işçi

calisan-isciler.jpg

Merhaba kardeşler, bizler Esenyurt ve civarındaki havzalarda çalışan işçileriz. Hepinizin bildiği gibi ekonomik kriz belimizi çoktan bükmeye başladı. Geleceğe kaygıyla bakar olduk. Bizler çeşitli sektörlerden ve farklı işyerlerinden işçiler olarak bu gidişata dur diyebilmek için işçilerin birlik olması gerektiğini düşünüyoruz.

Ücret Farkıyla, Yakanın Rengiyle Ayrışma, BİRLEŞ!

09.01.2019, Gebze’den bir işçi

mavi-yaka-beyaz-yaka.jpg

Kârına kâr katmak isteyen sermaye sahipleri, işçilerin ücretlerini düşürebilmek için ellerinden geleni yaparlar. Düşük ücret işçilerin sınıfsal sorunudur. İşletmenin büyümesi gerektiğinden tutun da, performansımızın yetersiz olduğuna kadar bizleri düşük ücretlere mahkûm etmek için türlü oyunlara başvururlar. Bizleri birbirimize düşürmeye çalışırlar ve sorunlarımızın esas sorumlusunun biz veya bizim gibi işçiler değil de sermaye sistemi olduğunu görmemizi istemezler.

İZBAN Grevi de Yasaklandı!

izban-grevi-2019.jpg

(08.01.2019) İzmir Banliyö Ağı (İZBAN) işçilerinin 10 Aralıktan bu yana sürdürdüğü grev, “şehir içi toplu taşıma hizmetlerini bozucu” nitelikte görülerek “60 gün erteleme” adı altında yasaklandı. Türk-İş’e bağlı Demiryol-İş sendikasına üye işçilerin grevine gelen yasak kararı, 8 Ocak gece yarısı Resmi Gazete’de yayınlandı. İZBAN grevi, AKP’nin 17 yıllık iktidarı boyunca yasakladığı 16. grev olurken, yasak kararının altında bizzat Cumhurbaşkanı Erdoğan’ın imzası bulunuyor.

Arjantin ve Sırbistan’da Protestolar Sürüyor

argentines_protesting_against_macri.jpg

(08.01.2019) Arjantin’de binlerce emekçi 4 Ocakta yeni zamlara karşı sokaklara çıktı. Çok sayıda demokratik kitle örgütünün ve Arjantin işçi sendikalarının çağrısıyla gerçekleşen eylemde emekçiler “Artık Bıktık” diyerek yürüdüler. Yeni yılla birlikte Macri hükümeti gaz fiyatlarında %35, ulaşımda %40, su faturalarında %50, elektrik faturalarında ise %55 artış olacağını açıkladı. Yapılan yeni zamları kabul etmenin aç karnına oturmak anlamına geleceğini ifade eden emekçiler, zamların geri alınmasını talep ediyorlar.

Asgari Ücret Sadece Asgari Ücret midir?

08.01.2019, Esenyurt’tan işçiler

bakirkoy_MGL4253.JPG

Ülke olarak ekonomik krizin içinde olduğumuzu ve bu krizin dünya çapında zaten mevcut olan sistem kriziyle bağlantılı olduğunu biliyoruz. Bu zor koşullarda insanlar hem temel ihtiyaçlarını karşılamaya çalışıyor hem de neredeyse yarısı vergilerden oluşan elektrik, su, doğalgaz faturaları ile boğuşuyor. Geçtiğimiz günlerde markette alışveriş yaparken kasada bir teyze ile kasiyer arasındaki ilginç bir diyaloga denk geldim.

Flormar İşçileriyle Coşkulu Dayanışma Etkinliği

dtv-uidder-flormar-etkinligi-kpk.jpg

(08.01.2019) Flormar işçilerinin Gebze Organize Sanayi Bölgesindeki direnişi kararlılıkla devam ediyor. Flormar işçilerinin örgütlü olduğu Petrol-İş Sendikası Gebze şubesi ile işçilerin mücadele örgütü UİD-DER, dayanışmayı güçlendirmek için ortak bir etkinlik düzenledi. “Flormar Değil Direniş Güzelleştirir, İşçi Sınıfının Mücadelesi Dayanışmayla Güçlenir!” şiarıyla düzenlenen etkinliğe, Flormar direnişçilerinin yanı sıra, sendika yöneticileri, işyeri temsilcileri ve birçok sektörden işçiler katıldı.

Flormar İşçileriyle Coşkulu Dayanışma Etkinliği

08.01.2019

Flormar işçilerinin Gebze Organize Sanayi Bölgesindeki direnişi kararlılıkla devam ediyor. Flormar işçilerinin örgütlü olduğu Petrol-İş Sendikası Gebze şubesi ile işçilerin mücadele örgütü UİD-DER, dayanışmayı güçlendirmek için ortak bir etkinlik düzenledi. “Flormar Değil Direniş Güzelleştirir, İşçi Sınıfının Mücadelesi Dayanışmayla Güçlenir!” şiarıyla düzenlenen etkinliğe, Flormar direnişçilerinin yanı sıra, sendika yöneticileri, işyeri temsilcileri ve birçok sektörden işçiler katıldı. UİD-DER Müzik Topluluğu’nun mücadele şarkıları ve işçilerin okuduğu mücadele şiirleri tüm katılanlara enerji ve coşku verdi. Flormar işçileri direnişleri için güç ve enerji topladı. Dayanışma TV’nin hazırladığı video da bu coşkuyu yansıtıyor.

Patron Medyasına İnanma, İşçi Dayanışması Oku!

07.01.2018, İzmir’den emekli bir işçi

izban-grevi-22-gun.jpg

Patronların medyası adı üstünde patronların ağzı, sahibinin sesi olarak iş görür. Bu patron medyası zürafayı fare kadar küçük, biti fil kadar büyük göstererek toplumun ezilen milyonlarını kandırmaya çalışır. Elbette yersen! Ne yazık ki ezilen örgütsüz milyonları kandırır bu sahtekâr sırtlan sürüsü. Bir anlığına gözümüzü kırpsak, gözümüzdeki sürmeyi çekip alırlar da ruhumuz bile duymaz! Hem de öyle bir beyinlerine girerler ki, koca kalabalıklar bir anda kendi fikirleriymiş gibi ayaklı gazeteye dönüverirler.

Zonguldak Maden İşçilerine

07.01.2018, Ankara’dan genç bir işçi-öğrenci

zonguldak-madenci-yuruyusu-2-1991.jpg

Çalıştığım işyerinde daha önce Zonguldak maden ocaklarında çalışan bir abiyle tanıştım. Onunla 3 gün aynı alanda çalıştık ve pek çok konuda sohbet etme fırsatımız oldu. Yıllarca ruhsatsız maden ocaklarında ter akıtmış bir işçi bu abi. İşçi sağlığı ve iş güvenliği önlemlerinin nerdeyse hiç alınmadığı maden ocaklarında çoğunlukla sigortasız çalıştığını ve onca yılını heba ettiğini söyledi. Sırf “daha fazla ücret” verildiği için onlarca işçi gibi o da ruhsatsız yerlerde çalışmak zorunda kalmış.

Bir EYT’linin İstanbul Buluşması Notları

06.01.2019, Bağcılar’dan bir işçi

eyt-istanbul-18122018-2.jpg

İşyerinden arkadaşlar ile İstanbul EYT buluşmasına katılmayı kararlaştırdığımızda, toplantının nasıl geçeceği merak konusuydu. Özellikle de katılımın nasıl olacağını merak ediyorduk. Herkesin bir tahmini vardı ama hepimiz tahminlerimizde yanıldık. Toplantı sabahı kararlaştırdığımız gibi Beşiktaş’ta toplandık. Toplantı salonuna gitmek için otobüs durağında beklerken gelenlere şöyle bir bakıp ”EYT mi?” diye soruyor sonra da “gel, buradan kalkar” diyorduk.

2018’de En Az 1923 İşçi Hayatını Kaybetti

iscinayetleri-2018-1.jpg

(06.01.2019) 2018 yılı da işçi sınıfının ağır bedeller ödediği bir yıl oldu. İşçi Sağlığı ve İş Güvenliği Meclisi’nin (İSİG) 2018 yılına ait iş cinayetleri raporu, bu yıl boyunca iş cinayetlerinde en az 1923 işçinin hayatını kaybettiğini gözler önüne seriyor. Meslek hastalıkları nedeniyle en az 10 işçinin hayatını kaybettiği tespit edilebildi. 6 çiftçi Kırım Kongo Kanamalı Ateşi, 1 kot kumlama işçisi silikozis, 1 inşaat işçisi sıtma, 1 tarım işçisi ise kuduz nedeniyle hayatını kaybetti.

UİD-DER ve Petrol-İş Gebze Şubesi’nden Flormar İşçileriyle Dayanışma Etkinliği

flormar_20190104_5K4A4615.jpg

(05.01.2019) Flormar işçilerinin örgütlü olduğu Petrol-İş Sendikası Gebze şubesi ile işçilerin mücadele örgütü UİD-DER, dayanışmayı güçlendirmek için ortak bir etkinlik düzenledi. Flormar işçilerinin Gebze Organize Sanayi Bölgesindeki direnişi 235 gündür kararlılıkla devam ediyor. “Flormar Değil Direniş Güzelleştirir, İşçi Sınıfının Mücadelesi Dayanışmayla Güçlenir!” şiarıyla düzenlenen etkinliğe, Flormar direnişçilerinin yanı sıra, sendika yöneticileri, işyeri temsilcileri ve birçok sektörden işçiler katıldı.

İşsizlik, Yoksulluk ve Çaresizlik

04.01.2018, Pendik’ten bir işçi

kazim-polat-urfa.jpg

Yoksulluğumuz büyümeye devam ediyor. Ekonomik krizle birlikte biz işçilerin yaşamı daha da zorlaşmaya devam ediyor. İşsizliğin artmasıyla birlikte insanlar ev kiralarını ödeyemez hale gelip sokağa atılıyorlar. Şanlıurfa’da evinin kirasını ödeyemediği için oturduğu evden çıkmak zorunda kalan 55 yaşındaki Kâzım Polat günlerdir bu soğuk kış gecelerinde bir parkta yere serdiği battaniyeye sarılarak ısınmaya çalışıyor.

Zonguldak Madencilerinin Uzun Yürüyüşü

zonguldak-madenci-yuruyusu-1.jpg

(04.01.2019) İnsanın en büyük düşmanı unutkanlıktır. Unutmak, tarihsel-toplumsal gelişmeleri geçmiş-bugün-gelecek ilişkisi üzerinden, bir süreklilik olarak, değişim ve dönüşüm üzerinden anlayamamak demektir. İşte bu unutkanlıkla sakatlanmış insanlar bugünkü duruma bakarlar ve sanki hiçbir şey olmuyormuş gibi algılar, hayal kırıklığına uğrarlar. Bu hayal kırıklığının panzehiri tarih bilinci ve örgütlü mücadeledir.

Çocukların Mutluluğu İçin Değiştirelim Bu Düzeni

03.01.2019, Sefaköy’den kadın işçiler

cocuklar-icin.jpg

Kimi fotoğraflar vardır, çekildiği anı kaydetmenin de ötesinde geniş bir anlama sahiptir. Tüm çarpıcılığıyla hafızalarımıza kaydettiğimiz böylesi fotoğraflar, koca bir dönemin ruhunu içinde taşır. Bangladeşli sanatçı Morshed Mishu, hafızalara kazınmış pek çok fotoğraf üzerinde çalıştı ve bu karelerdeki “acıyı”, eserlerinde “mutluluk” imgesiyle değiştirdi. Savaşlara ve acılara yol açan kapitalist sömürü düzeninin ancak mücadeleyle değişebileceğine inanan UİD-DER’li kadınlar da sanatçının bu çalışmalarına işçi sınıfının mücadele şiirleriyle katkı yapıyorlar. Kapitalizmin yarattığı acıların son bulduğu; anaların, babaların ve elbette çocukların mutluluk içinde yaşadığı bir dünyaya özlem duyan UİD-DER’li işçiler; “Bu sömürü düzenini DEĞİŞTİRELİM!” diye sesleniyorlar.

Patronlar Krizi Nasıl Fırsata Çeviriyor?

03.01.2019, Esenyurt’tan bir emekçi

kriz-firsatcilari.png

Geçen gün emekliliğine 1 sene kalmış Ahmet abi ile oturup çay içtik. Ahmet abi metal işçisi, ancak fabrikası Çerkezköy’e taşındığı için şu anda işsiz. Çocuklarının eğitim durumundan dolayı Çerkezköy’e gitmeyi kabul etmiyor, bu yüzden işveren tarafından işten atılıyor. Kendisi gibi çeşitli mazeretleri olan işçi arkadaşlarından gitmeyi kabul etmeyenler de kapının önüne konuluyor. Yaklaşık 2 aydan beri iş arıyor. Konuşmaya başladığımızda artık iş bulma ümidinin kalmadığını anlıyorum.

İZBAN İşçilerinin Grevi Devam Ediyor

02.01.2019, İzmir’den bir UİD-DER’li

izban_20181226_154525.jpg

İZBAN yönetimi, asgari ücrete yüzde 26 zam yapılmasının ardından, 26 Aralık gecesi sendika yönetimiyle yapılan görüşmede yüzde 26 zam teklif etmişti. Ancak İZBAN yönetiminin yaptığı teklif asgari ücret alan çok az sayıda işçiyi kapsıyordu. Diğer işçiler içinse çok daha düşük oranda bir zam teklif ediliyordu. Bu teklifle zamlar kimi işçiye 50 lira, kimine 60, kimine biraz daha fazla yansıyacaktı. Ayrıca İZBAN yönetiminin teklifinin içinde işçilerin ikramiye ve diğer talepleri yer almıyordu.

Asgari Ücret Sefalet Ücreti Olmaya Devam Ediyor!

02.01.2019, Esenyurt’tan bir metal işçisi

asgari_ucret_vergi_disi_birakilsin

Asgari ücret görüşmelerinin başlamasıyla birlikte bir anda milyonlarca çalışanın gözü kulağı bu komisyondan çıkacak karara kilitlenmişti. Sonuç ise pek de şaşırtmadı açıkçası. Asgari ücret 1828 lirada, yani açlık sınırının altında kaldı. Bir anda iktidar cephesi, yazarçizerleri, basın ve yayın kuruluşları 1828 lirayı şişirdikçe şişirdi.

İşçiler Sendikalı Oldukları İçin İşten Atılıyor

turk_telekom_isci.jpg

(02.01.2019) Patronların sendika düşmanlığı devam ediyor. İşçiler pek çok işyerinde haksızlıklara karşı durabilmek ve çalışma koşullarını düzeltebilmek için birleşiyor, sendikaya üye oluyorlar. Buna karşılık patronlar işten atma saldırılarına girişiyor, hakkını arayan işçilerden adeta intikam almaya çalışıyorlar. Kimi zaman türlü saldırılarla işçilerin haklı mücadelesini boğuyorlar.

Robot muyuz İşçi miyiz?

30.12.2018, Beylikdüzü’nden bir kadın işçi

otomotiv-uretim.jpg

Çalış çalış çalış, hiç durmadan çalış! Biz işçilerin hayatı hep çalışmakla geçiyor. Diyeceksiniz ki çalışmak kötü mü? Tabii ki değil. Çalışmak, üretmek güzel bir şey fakat çalışma var, çalışma var. Patronlar bizleri köle gibi 10-12 saat çalıştırarak canlı robotlara dönüştürüyorlar. Robotlar da sayı veriyor, belirli saatler arasında dinleniyor, yağı veriliyor, bakımı yapılıyor. Aramızdaki fark canlı robot olmamız.

Denetim Adı Altında Denetimsizlik

30.12.2018, Ankara’dan bir İSG uzmanı

catida-calisan-isciler.jpg

Ben büyük bir şantiyede İSG uzmanı olarak çalışıyorum. Çalıştığım şantiyede yaşadığım ve “nasıl oluyor da binlerce işçi iş cinayetlerinde ölüyor?” sorusunun da cevaplarından biri olan bir olayı anlatacağım size. Her ay birkaç gün “denetim” için çeşitli bakanlıklardan müfettişler geliyor çalıştığım şantiyeye. “Ne güzel” diyeceksiniz, biliyorum. Ancak durumun aslı yaratılan imajdan farklı.

“Enflasyonla Topyekûn Mücadele”

29.12.2018, Antalya’dan bir işçi ailesi

market-poseti.jpg

Son günlerde hangi markete gitsek hep aynı yazıyı görüyoruz. Bütün rafları bu yazılar süslüyor. “Süs” diyoruz çünkü aslında bir süsten farkı yok. Sanki bu marketlerden birkaç ay önce alışveriş yapan aynı insanlar değilmişiz gibi gözlerimizin içine baka baka yalan söylüyorlar. Fiyatlar en az yüzde elli arttı ama indirim yüzde on. Birkaç televizyon kanalı haricindeki kanallarda da ülke güllük gülistanlık bir yermiş gibi gösterilmeye, yaşadığımız sıkıntılar göz ardı edilmeye çalışılıyor.

Örgütsüzlüğün ve Çaresizliğin Sırası

29.12.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

piyango-kuyrugu.jpg

Yeni yıl yaklaştıkça televizyonlar ve gazeteler ardı ardına binlerce insanın sıraya girdiği milli piyango bilet kuyruklarının haberlerini veriyor. Bu haberler milyonlarca işçi ve emekçinin iştahını kabartıyor. İnsanlar işsizlikten, yoksulluktan kurtulma ümidi ile ellerindeki üç beş kuruşu piyango biletine yatırıyor. Reklamlar, reklam gibi haberler “bir gün sen de zengin olabilirsin” mesajını veriyor. Sanki zenginlik tesadüfmüş gibi işçileri buna sevk ediyorlar. Sözde talih kuşu şanslı olanın başına konuyor!

ABD’de 1929 Krizini İzleyen Grev Fırtınası

autolight-workers-1934.jpg

(27.12.2018) 1929’da patlak veren ve Büyük Buhran denilen kriz, ABD’de milyonlarca işçiyi işsiz bırakmıştı. Sermaye sınıfı yine aynı şeyi yapmış, kâr uğruna insanların aç kalmasını zerre kadar umursamamıştı. Ama ABD işçi sınıfı da bir kez daha mücadele yolunu seçmişti! Ekmek ve süt vermeyen marketlerin, kiracının çıkarıldığı evlerin, “iş yok” diyen devlet kurumlarının önü eylem yerine dönüyordu. Meydanlar, sokaklar öfkeli işçilerle dolup taşıyordu.

İZBAN’da Grev Kırıcılığı Engellendi

izban_grei_2.jpg

(27.12.2018) İzmir’de İZBAN yönetimi ile Türk-İş’e bağlı Demiryol-İş Sendikası arasındaki toplu iş sözleşmesi görüşmelerinde yönetimin düşük zam dayatması sonucu işçiler 10 Aralıkta greve başladı. İZBAN işçileri hakları için grevdeler. İZBAN yönetimi ise 7 taşeron makinist çalıştırarak grev kırıcılığı yapıyordu. 7 taşeron makiniste günde 48 sefer yaptırarak hem makinistlerin hem de yolcuların can güvenliğini hiçe sayıyordu.

Süperpak İşçileri Grevi Kazandı

İzmir’den UİD-DER’li bir işçi

superpak-126688.jpg

(27.12.2018) Süperpak patronunun uzlaşmaz tutumu ve sıfır zam dayatması sonucu İzmir, Karaman ve Antep’teki fabrikalarda çalışan işçiler 20 Haziranda greve çıktı. İşçilerin haklarına ve grevlerine sahip çıkarak 186 gün sürdürdükleri grevde, 22 Aralık tarihinde yapılan görüşmelerle anlaşma sağlandı. Sıfır zam dayatan patron işçilerin taleplerini kabul etti. İşçiler 2 Ocak tarihinde işbaşı yapacak.

“Aynı Gemideyiz” Yalanı Her Yerinden Dökülüyor

28.12.2018, Kartal’dan UİD-DER’li bir kadın metal işçisi

ayni-gemide-degiliz_MGL4242.JPG

Patronların düzeninin yarattığı krizin acı reçetesi, işçilerin yaşamını sefalet düzeyine doğru çekiyor. Ekonomik sıkıntılar artıyor, işçi ve emekçilerin yaşamı alt üst oluyor. Uzayan iş saatleri, düşen ücretler, hayat pahalılığı, işsiz kalma korkusu işçileri mengene gibi sıkıyor. Bir tarafta alacakları bile verilmeden işten çıkarılan, işsizliğe ve açlığa mahkûm edilen işçiler diğer tarafta şatafatın dibine vuran egemenler var.

Kim Bedavacı?

28.12.2018, Ankara’dan genç bir işçi

universite-ogrencileri.jpg

Geçenlerde Cumhurbaşkanı, Türkiye Gençlik Zirvesinde bir konuşma yaptı. Kredi Yurtlar Kurumunun verdiği burslara değinen Erdoğan: “Burs değil, kredi al, bedavacılığa alışma...” dedi. Daha sonra partisinin TBMM grup toplantısında: “Bazı öğrencilerimiz illa da burs diyor. Evladım, illa da burs yok! Sen krediye de müracaat etsen, faiz uygulaması yok. Size en uygun taksitlerle ve sigortalı işe girdiğiniz zaman devlet bunu sizden tahsil edecek” dedi.

İşçiler Ekmekleri ve Gelecekleri İçin Mücadele Ediyor

dunyadan-27122018.jpg

(27.12.2018) Ekonomik kriz dünyanın pek çok ülkesinde etkisini giderek daha çok hissettiriyor. İşsizlik artıyor, kemer sıkma politikaları devreye sokuluyor ve emekçilerin yaşamları giderek daha da yoksullaşıyor. Hükümetler krizi bahane göstererek eğitim, sağlık gibi en temel alanlarda kamu harcamalarını kısıyor. Krizin en çok hissedildiği ülkelerden biri olan Arjantin’de emekçiler bu sorunlarla boğuşuyor.

Devekuşunun Hikâyesi, Bizim Hikâyemiz

devekusu.jpg

(27.12.2018) İnsanız, işçiyiz, haliyle yaşamımız pek çok zorlukla dolu. Zorluklarla boğuşmak yorucudur, yıpratıcıdır. Bazen bu zorluklar bizi yıldırır, sorunlara gözlerimizi kapatmak daha kolay gelir. Kafamızı devekuşu gibi kuma gömmek isteriz ama ne yazık ki sorunları görmezden gelmek onları ortadan kaldırmaz. Üstelik size bir sır verelim mi? Bu sevimli hayvanların tehlike karşısında kafalarını kuma gömdüklerini iddia ederiz ama doğrusu onlar her zaman mücadele yolunu seçerler!

Bir İş Görüşmesinin Anlattıkları

27.12.2018, Tuzla’dan bir işsiz

isbasvuru-sirasi.jpg

Epey bir zamandır işsizim. Birkaç gün önce iki eski iş arkadaşımla bir çay içelim dedik. Arkadaşlarımdan biri bir tarih öğretmeni ve atanamadığı için işçiliğini kendi meslek grubunda değil de fabrikalarda yapıyor. Kendisine hal-hatır sorunca “sıkıntılı ve kızgınım” diye cevap verdi. Sebebini sorduk tabii ve bize şunları anlattı. İş görüşmesi için Sancaktepe İŞKUR’a yönlendirilmiş. Görüşme salonunda başta üç-beş kişi varken toplantı saati gelince salonda bekleyen sayısı 80-90 kişiyi bulmuş.

Bu Düzende Huzurlu Bir Yaşam Mümkün mü?

gocmen-isciler.jpg

(26.12.2018) Bir kere geldiğimiz bu dünyada yaşamın güzelliklerinin tadını çıkarmayı, mutlu ve huzurlu olmayı kim istemez? Biz işçiler düzgün bir işte çalışmak, geçimimizi sağlayacak bir ücret almak isteriz. Aslında çok büyük beklentilerimiz de yoktur. Daha kısa saatler çalışarak ailemize, sevdiklerimize vakit ayırmak, sosyalleşmek isteriz. Çocuklarımız için iyi bir gelecek isteriz. Sağlıklı yaşamak, düzgün beslenmek isteriz. Peki, kapitalist sömürü düzeninde bunlar ne kadar mümkün? Şöyle bir dönüp bakalım etrafımıza, kendi yaşamımıza. Ne kadar huzur var yaşamımızda?

Yeni Asgari Ücret Açıklandı, Patronlar Pek Memnun!

tisk-musiad-tusiad.jpg

(26.12.2018) Çeşitli patron örgütleri de belirlenen asgari ücrete ilişkin memnuniyetlerini dile getirdiler. Asgari ücret görüşmelerinde patronları temsil eden Türkiye İşveren Sendikalar Konfederasyonu (TİSK) asgari ücretin kendilerine yük olmadığını itiraf ederek, belirlenen rakamdan memnun olduklarını açıkladı. Türkiye’nin en büyük patron örgütü TÜSİAD’ın Başkanı Erol Bilecik ise, “İş dünyası için asgari ücret tespitinin 2 bin 20 TL olması çok olumlu bir gelişme oldu” dedi.

Mücadeleyi Seçen İşçiler Umudu Yeşertiyor!

mucadeleyi-secen-isciler.jpg

(26.12.2018) Bir seneyi aşkın süren DHL Express direnişinde işçiler, işten atılan işçilere işbaşı yaptırılması ve sendikalı çalışma hakkına saygı gösterilmesi talepleriyle uzun soluklu bir mücadele yürüttüler. Uluslararası dayanışmanın önemi bu direnişle bir kez daha açığa çıktı. ITF ve ETF’in çağrısıyla “8 Haziran DHL Express İşçileriyle Dayanışma ve Küresel Eylem Günü” ilan edildi. Uluslararası dayanışmayla güçlenen işçilerin mücadelesi sonuç verdi ve TÜMTİS yetkili sendika olarak resmen tanındı.

Aydınlığa!

26.12.2018, Ankara’dan bir kadın işçi

aydinliga.jpg

Katran gibi zamanlarda/ Umut eder ya insan aydınlığı/ Haydi ver elini/ Birlikte yırtalım karanlığı./ Ellerin ellerimde,/ Sevgiyle, / Emekle,/

Asgari Ücret Yine Açlık Sınırının Altında Kaldı

bakirkoy_mitingi_MGL4179m.JPG

(25.12.2018) Asgari Ücret Tespit Komisyonu 2019 yılı boyunca geçerli olacak asgari ücreti dördüncü toplantısında belirledi. Milyonlarca işçiyi doğrudan ilgilendiren asgari ücret, net 1828 lira 15 kuruş olarak belirlendi. Böylece bekâr bir işçi için geçerli olan 191 lira 85 kuruşluk asgari geçim indirimi dâhil, asgari ücret 2 bin 20 lira oldu. Brüt asgari ücret ise 2 bin 558 liraya yükseldi. Krizle birlikte enflasyonun fırladığı, hayat pahalılığının alabildiğine arttığı ve ücretlerin eridiği koşullarda, asgari ücretteki artış yüzde 26’da kaldı.

Başkaldıran Mutfak Köleleri

hayat-pahali.jpeg

(25.12.2018) Biz işçiler gece gündüz çalışsak da iki yakamız bir araya gelmiyor. Ama kriz dönemleri daha da sarsıcı oluyor. Sokakta, evde, fabrikada herkes zamları, geçim sıkıntısını, borçlarını anlatıyor. Herkes geçinmenin nasıl da zorlaştığından şikâyet ediyor. Ama birçoğumuz artan sıkıntılarımızın gerçek nedenlerini, içinden geçtiğimiz dönemi anlamakta sıkıntı yaşıyoruz. İşler yolundayken ceplerini şişirenler, işler yolunda gitmediğinde arsızca bizlerden fedakârlık yapmamızı istiyorlar. Yani krizin faturasını biz işçi sınıfına çıkartıyorlar!

İp Üstünde Cambaz Sürüsü

25.12.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

ip-cambazlari.jpg

Hayatımızı altüst eden ekonomik kriz yerinde durmuyor, büyüyor. Üstelik birilerinin söylediği “kriz mriz yok, bunlar manipülasyon” lafıyla dalga geçercesine, “ben krizim arkadaş siz beni nasıl hafife alırsınız?” dercesine, bu kez teğet falan da değil resmen içimizden geçiyor. Medyada yalanlarla dolu klişe laflar havada uçuşuyor.

Ürettiğimizi Ne Kadar Tüketebiliyoruz?

25.12.2018, Kıraç’tan bir kadın işçi

enjektor-uretimi.jpg

Ben sağlık malzemeleri üreten bir fabrikada çalışan bir işçiyim. Fabrikamız yedi gün yirmi dört saat çalışıyor. Üç vardiya halinde çalıyoruz. Sürekli sağlık malzemesi üretiyoruz. Sizlerle iş arkadaşımla yaptığımız bir sohbeti paylaşmak istiyorum. Geçen gün kadın arkadaş hasta olduğu için doktor iğne tedavisi vermiş. O da işyerinin hemşiresine iğneyi yaptırmak için gitmiş. Hemşire iğneyi yapmak için enjektör istemiş.

“İçme Suyu Bile Alamıyoruz, Biz Bunun İçin mi Bunlara Oy Verdik?”

24.12.2018, Esenyurt’tan bir metal işçisi

damacana-su.jpg

24 Haziran seçimlerine hazırlık sürecinde, iktidar kitleleri kandırıp peşine takabilmek için türlü türlü yalanlara başvurmuş ve nihayetinde önemli oranda başarılı da olmuştu. Tek kişiye dayalı rejiminin onaylanmasıyla birlikte adeta ekonomi şaha kalkacak, ihracat katlanarak artacak, özgürlüklerin kapısı aralanacak, herkesin alım gücü yükselecek, adeta naneli şeker yemiş gibi herkes derin bir nefes alacaktı. Sanki 16 yıldır bunlar iktidarda değilmiş gibi!

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this