UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

DİSK Eskişehir’den Seslendi: “Krizin Faturasını Emekçiler Ödemeyecek!”

disk-eskisehir-IMG_20181025_174614.jpg

(26.10.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu 25 Ekimde Eskişehir’de “Krizin Bedelini Emekçiler Ödemeyecek” şiarıyla bir basın açıklaması gerçekleştirdi. Açıklamaya DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu, DİSK’e bağlı çeşitli sendikaların üye ve yöneticileri, Eskişehir Tabipler Odası, CHP Eskişehir milletvekilleri Utku Çakırözer ve Jale Nur Süllü ile üniversite öğrencileri destek verdi.

“1 Dolar, 1 Lira Olmuş!”

26.10.2018, İzmir’den bir işçi

1dolar-1lira.jpg

Okul çıkışı otobüs durağı bir anda kovanlarından çıkmış arılar gibi ortalıkta koşuşturan öğrencilerle dolup taştı. Sanki okulda konuşma yasağı varmış gibi öğrenciler kendi aralarında ha bire bir şeyler konuşuyorlardı. Aralarında ileri geri gidip geliyorum. Bir yandan da böyle hararetle konuşup tartıştıkları konunun dersler, hocalar olduğunu düşünerek kulak asmıyorum. Az ilerimdeki gruptan biri “1 dolar, 1 lira olmuş” deyince, o an dikkat kesildim.

Konkordato ve Ücret Garanti Fonu Nedir, İşçi Hakları Nelerdir? Avukat Mesut Badem Açıklıyor

konkordato-nedir-mesut-badem.jpg

(25.10.2018) Ücretsiz izinler, konkordato ilanları, kapanan işyerleri, toplu işten çıkarmalar… Ekonomik darboğaz derinleşirken en büyük bedeli işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilen işçiler ödüyor. Sermaye sınıfını krizden korumak için her türlü önlemi alan iktidar, yükü işçilerin sırtına yıkmak için kurduğu mekanizmaları güçlendiriyor. Böyle bir dönemde işçilerin karşı karşıya bırakıldığı ücretsiz izin, konkordato uygulaması, ücretlerin ödenmemesi gibi durumlarda neler yapabileceklerini iş hukuku alanında çalışan, işçilerin yasal alandaki mücadelesinde onların yanında duran Avukat Mesut Badem’e sorduk.

Havyar da mı Yemeyelim?

25.10.2018, Tuzla’dan bir metal işçisi

havyar.jpg

Tasarruf kelimesini bu aralar sıkça duyuyoruz. Ekonomik krizin sonuçlarından hepimiz nasibimizi alıyoruz. Eğitim, sağlık, beslenme, gibi temel ihtiyaçlarımızı karşılayamaz hale geldik. Elektrik, su ve doğalgaza yapılan zamlar belimizi iyice büktü. Asgari ücretle ay sonunu getiremediğimiz için kredi kartlarına iyice mahkûm olduk. Hal böyleyken nasıl tasarruf yapabiliriz?

Şimdi Sıra Kimde?

25.10.2018, Sincan OSB’den bir işçi

istenatmalarason.jpg

Ben Sincan OSB’de çalışan bir işçiyim. Kriz organizedeki fabrikaları da etkiledi. Fabrika patronlarının ilk yaptığı şey işçi çıkarmak oluyor. Çalıştığım fabrikada da işçi arkadaşlarımızı çıkardılar. Arkadaşlarımızın işsiz kalması karşısında çok üzüldüğümüz halde örgütsüz olduğumuz için hiç bir şey yapamadık. İşyerinde işten çıkarmalarla ilgili yaptığımız sohbetlerde kimisi “Nasip, yapabilecek bir şey yok” kimisi de “Kış ayında olması kötü. Kışın iş bulmak zor oluyor” diyor.

Gebze’de Binlerce İşçi Haykırdı: Krizin Faturasını Ödemeyeceğiz!

gebze_IMG_1116.JPG

(24.10.2018) 23 Ekimde Gebze Sendikalar Birliği’nin çağrısıyla “Krizin Sorumlusu Biz Değiliz, Faturayı Biz Ödemeyeceğiz!” şiarıyla kitlesel bir eylem gerçekleştirildi. Gebze Eski Öğretmenevi önünde toplanan binlerce işçi, Gebze Kent Meydanına yürüdü. Gebze Sendikalar Birliğinin başta “kriz olmadığı” gerekçesiyle engellenmek istenen eylemi, işçiler açısından krizin son derece gerçek ve somut olduğunu bir kez daha ortaya koydu.

Flormar Direnişinin 162. Gününde Dayanışma Etkinliği

flormar_20181023_211942.jpg

(24.10.2018) Sendikalı oldukları için işten atılan Flormar işçileri kararlı bir şekilde sürdürdükleri direnişlerinde 162 günü geride bıraktılar. “Flormar Değil Direniş Güzelleştirir” diyen Flormar işçileri için Nâzım Hikmet Kültür Merkezi ve Petrol-İş Sendikası tarafından 23 Ekimde Gebze’de Çırağan Düğün Salonunda dayanışma gecesi düzenlendi.

“Rögarda Ölü Bulunan İşçi Kim ve Nerede?”

iscinayeti-protesto-23102018.png

(24.10.2018) 20 Ekimde, 3. Havalimanı şantiyesinde rögar temizliği yapan işçiler tarafından rastlantı sonucu bir işçinin cansız bedeni bulunmuştu. İş cinayetine kurban gittiği düşünülen işçinin kimlik bilgileri dahi açıklanmazken, 3. Havalimanı İşçileriyle Dayanışma Platformu konuya dikkat çekmek amacıyla basın açıklaması yaptı. 23 Ekimde İstanbul Çalışma ve İş Kurumu İl Müdürlüğü önünde toplanan dayanışma platformuna, CHP Milletvekili Ali Şeker ve HDP Milletvekili Züleyha Gülüm de destek verdi.

Zam Gelmeyen Tek Şey

24.10.2018, Sancaktepe’den bir işçi

asgari-ucret-karikatur.jpg

Son zamanlarda gıdaya, giyeceğe, faturalara, temizlik malzemelerine gelen zamlar hayatımızı o kadar etkiledi ki artık fabrikada çay ve yemek sohbetlerimizin konusu da bu zamlar oluyor. Geçen gün yine fabrikada konuşurken bir arkadaşımız “su faturalarına gelen zamdan sonra kardeşime her gün banyo yaptığı için söylendim. Her gün banyo mu olur, faturayı ben ödüyorum, dedim” diye anlattı. Bir başka arkadaşımız “eskiden 2-3 kilo domates alabilirken şimdi sayılı domates alıyorum ve her yemeğe domates koymuyorum” dedi.

Mutfakta, İşyerinde ve Hayatta Çaresiz Değiliz!

s12.jpg

(23.10.2018) Hayat pahalılığı emekçi kadınların sırtında büyük bir yük. Mutfaktaki tencerenin kaynaması için, işe gidenlerin, çocukların karnının doyması için çırpınıp duruyor işçi ve emekçi kadınlar. İktidardakiler “kriz falan yok” dedikçe durum her geçen gün daha kötüye gidiyor, bizim cebimizdeki yangın büyüyor, mutfakta pişen aşımız azalıyor. Hükümetin açıkladığı yeni ekonomi planları derdimize derman olmak bir yana krizin yükünü olanca ağırlığıyla bizim sırtımıza bindiriyor.

DİSK, KESK, TMMOB ve TTB’den Flormar İşçilerine Dayanışma Ziyareti!

flormar-20181022-1.jpg

(23.10.2018) Sendikalı oldukları için işten atılan Flormar işçilerine direnişlerinin 161’inci gününde DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve emekten yana kurumlar dayanışma ziyaretinde bulundular. 22 Ekim Pazartesi günü gerçekleşen dayanışma ziyaretine kurumların genel başkanları ve yöneticileri katıldı. Petrol-İş Sendikası Gebze Şube Başkanı Süleyman Akyüz, katılımcılara, 161 gündür direnişlerini sürdüren, Flormar işçilerine yaptıkları dayanışma ziyaretinden dolayı teşekkürlerini ifade etti.

Yaren’in Mavi Gözleri

23.10.2018, Ankara’dan genç bir işçi

kucuk-bir-kiz-cocugu.jpg

Minnacık bir kız çocuğu/ Baldan tatlı, saçları altın sarısı/ Yanakları nar kırmızısı, gözleri masmavi/ Bir görseniz Yaren’in gözlerini/ denizlerin ve gökyüzünün tüm tonlarını çekmiş gözlerine./ Bir de gülüşü var ki bakmaya doyamıyor insan/ Umut diyorsun. Umut!/

Kim Bu Fırsatçılar?

arka-sayfa127.jpg

(22.10.2018) Ülkeyi yönetenler halka dönük konuşmalarında “kriz filan yok, hepsi manipülasyon”, “ekonomik sıkıntılar psikolojik, aslında kriz yok”, “bu da geçer yahu”, “kriz fırsatçıları devrede”, “suç stokçularda, fırsatçılarda”… diyorlar. Bu sözleri edenler sonra dönüyorlar patron örgütlerine, başka bir şey söylüyorlar: “Krizi fırsata çevireceğiz, merak etmeyin!” Elbette bu açıklamalar kafa karışıklığının ürünü değil. İktidardakiler bilerek, söyleyeceklerini ölçüp biçerek konuşuyorlar. Amaçları sorumluluklarını gizlemek ve hedef şaşırtmak!

3. Havalimanında İşçiler İş Bıraktı

havalimani-iscileri-22102018.jpg

(22.10.2018) 3. Havalimanında çalışan işçilerin ücretleri 3 aydır ödenmiyor. İGA bünyesindeki DSG firmasında çalışan işçiler, Ağustos ayından bu yana ücretlerin ödenmemesi üzerine bugün iş bırakma eylemi başlattı. Eylül ayında kötü çalışma koşullarına, ücretlerin ödenmemesine, iş cinayetlerine, yemekhane ve barınma koşullarına tepki gösteren işçiler iş bırakmışlardı. Polis ve jandarma hakkını arayan işçilerin eylemine saldırarak bastırmaya çalışmıştı.

Daha Az Çalışıp Daha Sağlıklı Yaşamak!

22.10.2018, Sancaktepe’den bir işçi

isci-ve-zaman.jpg

Biz işçiler, beslenme, barınma gibi en temel ihtiyaçlarımızı karşılayabilmek için çalışmak zorundayız. İş Kanununda işçilerin haftalık çalışma süresi 45 saat olarak belirlenmiş. Ne var ki haftada 45 saat çalışan çok az işçi arkadaşımız vardır. Bazı işyerlerinde günlük çalışma saati, 8 saatin üzerinde. Mesai sayılmaksızın, normal çalışma saati günlük 12 saate kadar fiili olarak çıkmış durumda. İşyerlerinde “Biz bu şekilde çalışıyoruz, işine gelirse” cevabını duyan da çok olmuştur.

Günahların En Büyüğü: Emperyalist Savaş!

22.10.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

ortadoguda-savas.jpg

Savaşlara, açlığa, yoksulluğa, maddi ve manevi yıkımlara sebep olan kapitalizmin günahları saymakla bitmez. Bu günahlardan en büyüğü olan emperyalist savaşlar ise burjuva egemenlerin değirmenine su taşımaktan öteye geçmez. Sermayenin doğasındaki rekabetin kızışmasıyla patlak veren savaşlar, sermaye medyasında yansıtıldığı gibi ne toplumun kurtuluşu, gelecekteki refahı ne de başka ülkelerin insanlarını kurtarmak içindir.

Ücretsiz İzin Nedir, Nasıl Uygulanır, İşçi Hakları Nelerdir? Avukat Mesut Badem Açıklıyor

ucretsiz-izinler-mesut-badem.jpg

(21.10.2018) Ücretsiz izinler, konkordato ilanları, kapanan işyerleri, işten çıkarmalar… Ekonomik krizin etkisi daha fazla kendisini hissettirirken, en büyük bedeli işsizliğe ve yoksulluğa mahkûm edilen işçiler ödüyor. Sermaye sınıfını krizden korumak için her türlü önlemi alan iktidar, yükü işçilerin sırtına yıkmak için kurduğu mekanizmaları güçlendiriyor. Böyle bir dönemde işçilerin karşı karşıya bırakıldığı ücretsiz izin, konkordato uygulaması, ücretlerin ödenmemesi gibi durumlarda neler yapabileceklerini iş hukuku alanında çalışan, işçilerin yasal alandaki mücadelesinde onların yanında duran Avukat Mesut Badem’e sorduk. Aşağıda, röportajımızın “ücretsiz izin” kısmını yayınlıyoruz.

BES’i Bir de Ehline Sordum

21.10.2018, Esenyurt’tan bir işçi

bireysel-emeklilik-sistemi-yagmasi.jpg

Ekmek Teknesi dizisini hatırlayanlarınız vardır. Dizide bütün mahalleli kahvede toplanır, geçmişte yaşanmış bir olayla ilgili hikâye anlatılır, herkes pür dikkat dinlerdi. Hikâyenin sonunda dinleyenler kafalarına takılanları veya anlayamadıklarını sorar, cevap beklerlerdi. Sorularına istedikleri cevapları alamayan mahalleli, “bunu bir de ehline soralım” diyerek hep beraber mahallenin fırıncı babasına giderlerdi.

Ah Şu Beynim!

21.10.2018, Gebze’den bir petrokimya işçisi

beyin-kairkatur.jpg

Tak tuk possst, tak tuk possst yine makine sesleri kulağımda. Beynim zonkluyor adeta. Makineden gelen parçaları alıp montajla, poşetle, masaya bırak. Yıllardır böyle bu iş. Çokta maharetliyimdir. Arkadaşlarım hızıma yetişemez. Bu kadar hızlı olmama rağmen, ben de hayat pahalılığına, yani enflasyona yetişemiyorum. Fazla mesai yapmaktan uzun zamandır ailemle şöyle bir akşam yemeği yiyemedim ya da bir pazar kahvaltısı yapamadım.

Krizin Bedelini Ödememek İçin Sınıf Birliğimizi ve Dayanışmamızı Güçlendirelim!

kapak-127.jpeg

(20.10.2018) İşyerinde, evde, pazarda, kahvede sohbetlerin ana konusu kriz… Hayatın her alanında ekonomik kriz konuşuluyor. Ama siyasi iktidar ısrarla “kriz mriz yok” diyor. Meselenin psikolojik olduğunu söylüyor. Yandaş medya her türlü cinliğe başvurarak kriz olmadığını kanıtlamaya çalışıyor. İktidar partisine oy vermiş işçi kardeşlerimizin bir kısmı bu söylemi aynen tekrar ediyor. Bu da ortaya garip bir durum çıkarıyor: Siyasi iktidar ve onun denetimindeki medya “kriz yok” derken, halkın büyük çoğunluğu krizden ve hayat pahalılığından dert yanıyor.

DİSK’ten Trakya’da Açıklama: İşten Çıkarmalar Yasaklansın!

disk-tekirdag_manset.jpg

(19.10.2018) DİSK Trakya Bölge Temsilciliği 17 Ekimde Tekirdağ’da, 18 Ekimde ise Edirne’de basın açıklaması gerçekleştirdi. DİSK Genel Başkanı Arzu Çerkezoğlu’nun da katıldığı basın açıklamalarında ekonomik krizin ağır sonuçlarına karşı işçilerin mücadele talepleri öne çıkartıldı.

Çeşitli Kentlerde İşçi Mücadeleleri Devam Ediyor

isci-mucadeleleri-devam-ediyor.jpg

(19.10.2018) Hattat Holding’e bağlı madende ücretleri ödenmeyen iki işçi 17 Ekim’de kule vincine çıktı. DENFA adlı taşeron şirketten alacaklarını alamadıklarını belirten işçiler bıçağın artık kemiğe dayandığını ifade ettiler. Eylemin ikinci gününde şirket yetkilileri, 1 aylık ücretlerinin ödenmesi karşılığında eylemin sonlandırılmasını önerdi. 106 gündür ücretleri ödenmeyen işçiler teklifi kabul etmezken eylemlerine devam ediyorlar. Geçtiğimiz Eylül ayında aynı madende aynı taleplerle vince çıkan 2 işçi de 5 günlük eylemlerinin ardından taleplerini kabul ettirmişti.

Kocaeli Şehir Hastanesi İnşaatında İşçiler İş Bıraktı

Kocaeli-isciler-grev1.jpg

(19.10.2018) 2015’te temeli atılan Kocaeli Şehir Hastanesinin inşaatında çalışan işçiler, ödenmeyen ücretleri ve kötü çalışma koşulları nedeniyle iş bıraktılar. Gama ve Türkerler Holding ortaklığı ile yapımına başlanan hastane inşaatında onlarca taşeron firma yer alıyor. İnşaattaki taşeronlardan biri olan BBS firmasında çalışan işçiler 16 Ekimde iş bıraktılar. Aynı günün gecesinde 3 aydır maaş alamayan ve 15 gündür oyalandıklarını belirten iki işçi de vinçlere çıkarak yetkilere seslendi. İnşaat alanındaki işçiler vinçteki arkadaşlarına seslenerek yanlarında olduklarını dile getirdiler. “Köle Değiliz” diyen inşaat işçileri, 3. Havaalanı inşaatındaki işçilerin mücadelesini hatırlatarak koşullarının neredeyse aynı olduğu belirttiler.

Kriz, Kime Göre, Neye Göre?

19.10.2018, Beylikdüzü’nden bir işçi

ekonomik-kriz-pazar.jpg

Kriz büyüdükçe her şeye zam geliyor. İşçiler artık yemelerinden içmelerinden kısıyorlar. Bir taraftan pazara, manava, markete giden emekçi krizin olduğunu cebinden ve aldığı ürünlerden biliyor. Bir taraftan egemenler “yok canım ne krizi, kriz falan yok fırsatçılar var” yalanını işçilere yutturmaya çalışıyorlar.

Patronlara Kriz Var, Ya Biz İşçilere Yok Mu?

19.10.2018, Ankara’dan bir işsiz

tesvik-3.jpg

Hepimiz krizi iliklerimize kadar hissediyoruz. Temel ihtiyaçlarımıza gelen zamlarla, işten atılma tehdidiyle, işsizlikle hepimiz karşılaşıyoruz. Aylardır işsizlikle boğuşan biri olarak geçen günlerde yaşadığım bir olayı anlatacağım. Aylar önce iş için başvurmuş olduğum bir firma aradı. Bir açık pozisyonları olduğunu, çalışmak isteyip istemediğimi sordular. Şartlarda anlaşırsak çalışabileceğimi söyledim. 1800-2000 arası maaş düşündüklerini söyleyerek görüşmeye çağırdılar.

“Kriz Mriz Yok” Ama Konkordato, Daralma, İşten Çıkarmalar, Hak Gaspları Var!

haber-17102018.jpg

(17.10.2018) Hükümet “kriz yok, manipülasyon var” diyor ve ekonomik kriz gerçeğinin üzerini örtmeye çalışıyor. Bu arada sermaye sınıfını krizi fırsata çevirmeye çağırıyor. Patronlara verilen devlet teşviklerini arttırıyor, işsizlik sigortasını daha fazla patronların kullanımına açıyor. Ancak işçilerin eriyen ücretlerinin telafi edilmesinden, ücretsiz izinlerden, işten çıkarmaların önüne geçilmesinden bahseden yok. Hükümet, işçilerin alacakları bile verilmeden işten çıkarılmalarına, işsizliğe ve açlığa mahkûm edilmelerine göz yumuyor.

Uluslararası İşçi Sendikaları Tutuklu İşçilerin Bırakılmasını İstedi

ituc-etuc-01.jpg

(17.10.2018) Uluslararası Sendikalar Konfederasyonu (ITUC) ve Avrupa Sendikalar Konfederasyonu (ETUC) tutuklanan üçüncü havaalanı işçilerinin serbest bırakılmasını istedi. Uluslararası işçi sendikaları çalışma koşullarını iyileştirmek için mücadele eden ve sırf bu nedenle tutuklanan 35 inşaat işçisi ve sendikacıyla dayanışma içinde olduklarını vurguladı.

“Üç Alıp, Altı Harcıyorum”

17.10.2018, İzmir’den UİD-DER’li bir işçi

kredi-karti-borcu.jpg

Geçen gün misafirliğe gittiğim evde baba-oğul arasında geçen konuşmaları dinledim. Baba, “kaç para alıyorsun, ne zaman sorsam hep borçlusun?” diye sordu. Oğul, “üç alıp, altı harcıyorum” diye cevap verdi. Baba, “üç alıyorsun da, altı harcıyorsun. Bu üç nereden geliyor?” diye sordu. Oğul, altı tane kredi kartını gösterdi. “İşte bunlardan alıyorum baba. Üç kredi kartım vardı. Üç tane daha aldım” dedi, biraz sitemli bir şekilde.

Japon Sendikası Doro Çiba’dan Flormar, Cargill, Havaalanı, BBS ve Süperpak İşçilerine Mesaj!

doro-chiba-20181015-DSC_0001.jpg

(16.10.2018) İşçi sınıfının mücadelesinin başarıya ulaşması için uluslararası işçi dayanışmasının çok önemli bir rolü var. Türkiye’de işçiler ekonomik kriz ve ağır baskı koşulları altında hakları için mücadele ediyorlar. İşçi sınıfının mücadele örgütü UİD-DER, grev ve direnişlerle dayanışmayı güçlendirmek için uluslararası işçi dayanışmasını büyütme çağrısında bulunmuştu. UİD-DER’in çağrısına uluslararası sendika ve kurumlardan destek mesajları geliyor. Bunların güzel bir örneği olarak Japonya’daki Çiba Ulusal Demiryolu Lokomotif Sendikası Doro-Çiba’nın dayanışma mesajını yayınlıyoruz.

Dünyada Krize ve Baskılara Karşı Sesler Yükseliyor!

kolombiya-120569_.jpg

(16.10.2018) Hindistan’ın Chennai eyaletine bağlı, çoğunluğu otomotiv fabrikalarından oluşan Oragadam sanayi bölgesinde 3 farklı fabrikadan 4 bine yakın işçi grevde. İşçiler çalışma koşullarının iyileştirilmesini, ücretlerinin arttırılmasını ve sendikalarının tanınmasını talep ediyorlar. Bu üç fabrikadan biri olan ve motor üretimi yapılan Yamaha fabrikası işçileri sendikalı olmak için mücadele ediyorlar.

İşsizler Ordusu Büyüyor

issizlik-eylul-2018.jpg

(15.10.2018) Türkiye İstatistik Kurumu’nun (TÜİK) Temmuz ayına ait işgücü istatistiklerine göre işsiz sayısı geçen yılın aynı dönemine göre 88 bin kişi artarak 3 milyon 531 bin kişi oldu. İşsizlik oranı ise 0,1 puanlık artışla yüzde 10,8’e yükseldi. Temmuz ayından bu yana neredeyse her işkolunda daralmaya gidiliyor, patronlar krizi gerekçe göstererek çok sayıda işçiyi işten çıkarıyorlar. Bu nedenle işsizler ordusu günden güne büyüyor.

Karnımızı Doyurmak Hiç Bu Kadar Lüks Olmamıştı!

15.10.2018, Gebze’den metal işçisi bir kadın

domates-06102018.jpg

Mesai bitip de serviste yerini alınca insan, şöyle bir oh çekesi geliyor. Bütün günün yorgunluğu, stresi silindir gibi üzerinden geçtikten sonra rahat bir nefes çekiyor içine. Ama işte o zaman da dertleri kafasına üşüşmeye başlıyor. Neyse ben cam kenarına geçip o günkü serviste yanıma gelecek sohbet arkadaşımı beklerken Ali abi telefonuyla konuşarak yanıma geldi oturdu.

TOMURCUK - Jesus Lopez Pacheco

(15.10.2018) Öldürdüler sevgiyi/ ve seven insanları./ Öldürdüler türküyü/ ve türkü söyleyenleri./

ÖĞÜTLER - Hacı Bektaş Veli

(15.10.2018) Dostlarım, / kardeşlerim,/ canlarım …/ Kaldırın başlarınızı/ Suçlular gibi yüzümüz yerde/ Özümüz darda durup dururuz/ Kaldırın başlarınızı yukarı/

Dayanışmanın Gücü, Gücü Elinde Tutanların Sinir Uçları

14.10.2018, Gebze’den bir kadın işçi

flormar_IMG_0577-.JPG

İçinde yaşadığımız kapitalist sistemde sermayeyi ve gücü elinde tutanlar sermaye sınıfıdır. Ancak gücü elinde tutmakla gerçekten güçlü olmak aynı şey değildir. Çünkü insanlar bir düşünceyi benimseyip kabul etmezlerse, gücü elinde tutanlarla gerçekten güçlü olanlar arasındaki kavga kaçınılmazdır. Tıpkı örgütlü işçi sınıfının patronlar sınıfına karşı giriştiği mücadeleler gibi. Tarihimiz birliğini sağlayan işçilerin örgütlü ve bilinçli bir şekilde atıldıkları sayısız mücadele örneğiyle doludur.

Biz Bir Aile miyiz?

14.10.2018, Sancaktepe’den bir eğitim emekçisi

zengin ve fakir.jpg

Patronundan “biz bir aileyiz” cümlesini duymayan yoktur. Emin olun bu lafı krizin kendisini daha çok hissettirmeye başladığı bugünlerde daha çok duyacağız. Peki, gerçekten patronlarla işçiler bir aile olabilir mi? Ben özel okulda çalışan bir eğitim emekçisiyim. Geçenlerde işverenimiz bir toplantı yaptı bizimle. Malum, kriz kapıyı çalınca tatlı kârları düşer mi diye endişe etmiş.

Bizler Örgütlenirsek Sorunların Üstesinden Geliriz

14.10.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

1_mayis_2015_20150501_IMG_2090.jpg

Geçtiğimiz günlerde dışarıda arkadaşlarla yürüyorduk. Bir banka oturduk. Yanımızda bir de gitarımız vardı. Biz de hem şarkı söyledik hem de sohbet etmeye devam ettik ara ara. Derken bir genç arkadaş yanımıza geldi. Bizimle birlikte şarkı söylemeye başladı. Şarkı bittiği zaman arkadaşa adını sorduk ve sohbet etmeye başladık.

“Ayna Nöronlar” ve İşçi Dayanışması

13.10.2018, Mersin Üniversitesi’nden bir öğrenci

ayna-noronlar-ve-id.jpg

Babam iyi bağlama çalan, güzel türkü söyleyen biridir. Ben çocukken babam bağlama çaldığında onun etrafında biriken insanları görür ve babama çok imrenirdim. “Ben de bağlama çalmalıyım” derdim. “Çalmalıyım ki insanlar beni de dinlesinler.” Babam bağlama çalarken sadece türkü söylemezdi, insanların ahlâki değer yargılarından bahseden deyişler de söylerdi. Bu deyişlerde kişi doğruya yönlendirilmeye çalışılırdı. Ben de bunu çok severdim ve doğru olanı yapma isteği içimde büyürdü.

Ben Temelden Başlıyorum!

13.10.2018, Ankara’dan bir işçi

dudullu-insaat_20120606_002.JPG

Geçen gün bir arkadaşımla karşılaştım. Uzun zamandır görüşmüyorduk. Biraz sohbet ettikten sonra nerede çalıştığımı sordu. Şehir hastanesinin şantiyesinde çalıştığımı söyledim. “Yahu sen sağlık bölümünden mezun değil misin, şantiyede ne işin var?” dedi. Ben de “arkadaşım, ben temelden başlıyorum!” diyerek şakayla karışık durumu anlattım.

Onlar İçin Kriz Yok!

burada-kriz-yok.jpg

(12.10.2018) Kriz işçi ve emekçileri vururken, Hazine ve Maliye Bakanı Yeni Ekonomi Programını açıkladı ve birçok kalemde tasarrufa gidileceğini söyledi. Bir yandan krizin manipülasyon olduğu ifade edilirken, öte taraftan bu “kriz olmayan” krizden çıkış için çareler aranıyor. Cumhurbaşkanı da ilan ediyor: “Temel hedefimiz tasarruf ve enflasyonu düşürmek.” Ancak açıklanan plan ve programlara bakılırsa tasarruf tepedekileri pek kapsamıyor.

İşte Açıklıyorum: Kriz Yoktur!

12.10.2018, Hadımköy’den bir metal işçisi

kriz-mriz-yok.jpg

Herkes tutturmuş kriz var diye! Ne krizi kardeşim, yok öyle bir şey! Koskoca devletin cumhurbaşkanı, bakanları yalan mı söylüyorlar? Olsaydı kriz, çıkar söylerlerdi. Ne dediler; bunların hepsi manipülasyon, bizim büyümemizi istemeyen dolar lobisi, dış mihrakların ülkemize karşı açmış olduğu ekonomik savaş… Bir de bunun psikolojik olduğunu söylediler.

Kabul Etmiyoruz, Etmeyeceğiz!

11.10.2018, Esenyurt’tan bir emekçi

disk-prtoesto-102018.jpg

Ankara Sanayi Odası (ASO) Başkanı Nurettin Özdebir, son dönemde yaşanan sorunların ekonomik kriz olarak nitelenemeyeceğini savunurken, maaşları ödeyemez duruma gelen patronların işçi atmaması için hükümetin işsizlik fonundan kendilerine destek vermesini talep ettiklerini söylemişti. Ekonomide yaşanan durumu “kriz” yerine, “darboğaz” diye değerlendirmişti. Sanki ekonominin darboğaza girmesi kriz değilmiş gibi!.

Diyabet Hastası Çocuklar Kriz Mağduru

11.10.2018, Tuzla’dan bir kadın işçi

cocuklarda-diyabet.jpg

Ekonomik kriz hayatımızın her alanını can yakıcı bir şekilde etkiliyor. Yeme-içme, giyim, barınma ihtiyacından sağlığa kadar. İktidar her ne kadar yaşanan krizin üzerini örtmek istese de nafile. Artan fiyatlar karşısında biz işçilerin ücretleri günden güne eriyor. Ve biz işçiler en temel ihtiyaçlarımızdan biri olan tedavi ihtiyaçlarımızı dahi karşılayamaz duruma geldik.

10 Ekim Karanfilleri Anıldı

10-ekim-katliami-anma-10102018.jpg

(10.10.2018) Bugün Ankara Garı önünde DİSK, KESK, TMMOB, TTB ve 10 Ekim Barış ve Dayanışma Derneği tarafından gerçekleştirilen anmada, katliamın gerçekleştiği alana karanfiller bırakıldı, yaşamını yitirenlerin fotoğrafları taşındı, “10 Ekim’i Unutma unutturma”, “Faşizme Karşı Omuz Omuza” sloganları atıldı.

UİD-DER’den Çağrı: Uluslararası İşçi Dayanışmasını Büyütelim!

uidder-dayanisma-cagri-10102018.jpg

(10.10.2018) İşçi sınıfının mücadele örgütü UİD-DER, grev ve direnişlerle dayanışmayı güçlendirmek için uluslararası işçi dayanışmasını büyütme çağrısında bulunuyor. UİD-DER’in uluslararası sendika konfederasyonlarına, çok sayıda ülkenin sendikalarına ve diğer işçi örgütlerine gönderdiği çağrı mektubunu aşağıda yayınlıyoruz.

Bilinçli Davransak Kazanılmayacak Hiç Bir Şey Yok

10.10.2018, Kıraç’tan bir grup kadın işçi

kadin-isci-metal.jpg

Bizler sağlık malzemesi üreten bir grup kadın işçiyiz. Çalıştığımız işyerinde kriz bahanesiyle baskılar artmaya başladı. Her şeye bahane bularak uyarı, ihtar, tutanak tutmaya başladılar. Amaç yıldırmak ve tazminatsız işten atmak! Bizler üç vardiya halinde çalışıyoruz. Gece vardiyalarında işe gelemeyen arkadaşlarımız fabrikayı arayıp gelemeyeceklerini ve nedenlerini vardiya sorumlularına söylüyorlar.

Genel-İş: Krizin Bedeli Patronlara!

genelis-22098.jpg

(09.10.2018) Devrimci İşçi Sendikaları Konfederasyonu’na (DİSK) bağlı Genel-İş Sendikası üyesi belediye işçileri, bugün İstanbul’da iş bıraktı. Yarım günlük iş bırakma eylemi yapan işçiler, Kadıköy İskele’de toplandı. İşçiler, ekonomik kriz nedeniyle yaşadıkları sorunlara dikkat çekip taleplerini sıraladı. “Krizin Faturasını Emekçiler Ödemeyecek!” diye haykıran belediye işçileri, tüm işçileri talepleri etrafında birleşmeye çağırdı.

Kriz Mriz Var mı Yok mu?

09.10.2018, Gebze’den bir kadın işçi

kriz var.jpg

Bir süredir fabrikadaki arkadaşlarla her molada birbirimize giriyoruz. Bir türlü anlaşamadığımız konumuz şu; “Kriz var mı, yok mu?” Enjeksiyondan bir arkadaş, “Ne krizi arkadaş! Daha yeni bir sürü makine almadık mı? Allah’ın her günü, her pazarı mesaiye kalmıyor muyuz? Bu kriz mriz lafları hep ortalığı karıştırmak için söyleniyor” diyor. Montajdaki arkadaş, “kardeşim, yeni makine alıyoruz diyorsun da, biz mi alıyoruz sanki. Makineler bizim mi oluyor da, hemen sahipleniveriyorsun. Sen hiç markete, pazara gitmiyor musun?” diye karşılık veriyor.

Krizin Faturası Ağırlaşıyor, Tek Yol Mücadele!

09.10.2018, Sancaktepe’den bir işçi

dolarda-artis.jpg

Biz işçilerin geçim derdi hiç bitmez. Ay sonunu getirme hesapları strese sokar insanı. Ekonomik krizle birlikte bu hesaplar iyice şaştı, serzenişler kat be kat arttı. Birileri istediği kadar kriz yok desin, işçiler en küçüğünden en büyüğüne bütün ihtiyaç maddelerinde hissediyorlar krizi. Malum pek çok işçi ailesi yaz bitiminde kışa hazırlık yapar yiyecek masraflarını kısmak için.

Türkiye’de Asgari Ücret Avrupa’nın En Düşüğü!

asgari-ucret-eriyor.jpg

(08.10.2018) Türk lirasının 2016’dan bu yana değer kaybetmesiyle asgari ücret tüm Avrupa Birliği ülkelerinin seviyesinin altına düştü. Bir dönem asgari ücretin Türkiye’ye göre daha düşük olduğu Polonya, Çek Cumhuriyeti, Macaristan gibi ülkelerin de gerisine düştü. Sırbistan, Karadağ, Arnavutluk gibi ülkelerdekinin iki katı iken bugün yakın seviyeye geriledi.

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this