UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Asgari Ücretin Sefalet Ücreti Olmaması İçin

Asgari Ücreti İşçi Kurulları Belirlesin!

Aralık 2010, No: 33

İşçi kardeşler, 599 liralık asgari ücretle geçim savaşı veriyoruz. Her yıl Aralık ayı yaklaşırken asgari ücrete ne kadar zam yapılacağı da gündeme gelir. Milyonlarca işçi ve ailesinin ümidi asgari ücretin yaşanılabilir bir düzeye çıkartılmasıdır. Fakat asgari ücret hiçbir sene bir işçinin ve ailesinin asgari ihtiyaçlarını karşılamaya yetecek düzeye bile çıkartılmıyor. Unutulmamalı ki bugün yapılan istatistiklere göre dört kişilik bir aile için açlık sınırı 860 lira, yoksulluk sınırı ise 2 bin 800 liradır. Sürünmeden bir yaşam sürdürebilmemiz ve çocuklarımızı sağlıklı yetiştirebilmemiz için yoksulluk sınırının üzerinde bir ücret almamız gerekiyor. Ama hal böyleyken asgari ücret yalnızca 760 lira. üstelik de daha elimize geçmeden bu ücretten vergi ve sigorta primi kesiliyor. Bize reva görülen yalnızca 599 lira! Bu ücretle asgari ölçüde bir yaşam sürdürmek mümkün mü?

Asgari ücretle çalışan biziz. Açlığı, yoksulluğu ve sefaleti yaşayan biziz. Ama bizim yerimize bu ücreti, Asgari ücret Tespit Komisyonunda yer alan 15 kişi belirliyor. Bu kurulun üyelerinden beşi hükümet temsilcilerinden, beşi patronların örgütü TİSK’ten ve beşi de sözde işçileri temsil eden Türk-İş bürokratlarından oluşmaktadır. İşçi sınıfıyla ve onun çıkarlarıyla hiçbir ilişkisi olmayan bu kurul, geçen sene asgari ücretin günlüğüne bir simit parası kadar zam yapmıştı. Bu komisyonun bizim ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir asgari ücret belirlemesi mümkün müdür?

Sesimizi çıkarmazsak bu sene de farklı olmayacak, asgari ücret yine sefalet ücreti olarak kalacak. Açlıkla boğuşmaya devam edeceğiz. Asgari ücretin asgari ihtiyaçlarımızı karşılaması için işli, işsiz, sendikalı, sendikasız ayrımı yapmadan örgütlenmeli ve birlikte mücadele etmeliyiz.

Patronlar utanmadan sürekli olarak asgari ücretin yüksek olduğunu söylüyorlar. Asgari ücret görüşmeleri başlarken patron örgütlerinin bu yönde daha fazla sesi çıkmaya başlıyor. Bizlere 599 lirayı bile fazla gören patronlara göre, bölgesel asgari ücrete geçilmesi gerekiyormuş! Bunun anlamı şu: İstanbul’da 599 lira olan asgari ücret, Gaziantep veya Adana’da bunun da altında olacak. Güya bu şekilde daha fazla işçi işe alacaklarmış! Söyledikleri tam bir yalan! Ekonomi büyüyor, ama işsizlik azalmıyor, neden? çünkü üç işçinin yapacağı işi bir işçiye yaptırıyorlar. Biz işçiler zaten sefalet ücretine çalışıyoruz. Bu büyümenin işçiler açısından anlamı şudur: Sefalet ücreti, az işçiyle uzun ve tempolu çalışma saatleri ve artan güvencesizlik! Patronların sermayesi ve serveti büyüyor. Rekor kâr oranları açıklıyorlar. Ama tüm bunlara rağmen, patronlar, giydikleri bir gömleği almaya bile yetmeyen asgari ücretin fazla olduğunu söylüyorlar. Boşuna demiyoruz: Patronların ar damarı yoktur!

İktidardaki AKP hükümeti ise aynı diğer patron partileri gibi işçi düşmanlığına devam ediyor. Patronların sözünden çıkmayan AKP hükümeti, asgari ücrete günlük bir simit parası zam yapmaktan öteye geçmeyecek. üstelik yeni saldırı paketleri de kapıda. Hükümetin hazırladığı Ulusal İstihdam Projesi esnek çalışmayı dayatıyor, işsizlik sigortası fonu patronlara daha fazla açılıyor. Bu da yetmezmiş gibi, tam asgari ücret alma yaşını 16’dan 18’e çıkartıyor. Bu, yüz binlerce genç işçinin asgari ücretin alt sınırından ücret alması demektir. İşçilere bu şekilde saldıran AKP hükümeti, silahlanmaya milyarlarca dolar ayırmaktan, füze kalkanı projelerine bizlerin paralarını akıtmaktan geri durmuyor. Unutmayalım ki, silahlanmaya ayrılan paralar bizlerin ceplerinden çıkıyor. Asgari ücretin önemli bir kısmına vergi olarak el koymakla kalmıyorlar. Ayrıca tükettiğimiz her şeyden KDV ve ÖTV adı altında vergi kesiliyor. Yetmedi, daha nice adını bilmediğimiz vergi cinsi var. Esas olarak bizlerden kesilen vergilerle oluşan bütçe, parasız eğitime, sağlığa, konuta ve ulaşıma harcanmıyor.

İşçi kardeşler, asgari ücret için “en büyük toplu sözleşme” denir. çünkü milyonlarca işçi asgari ücrete çalışıyor. Ayrıca asgari ücret taban ücretidir, bu ücret diğer ücretleri belirler. örneğin, sendikalı olan bir işyerinde toplu iş sözleşmesi yapılırken, asgari ücret göz önüne alınır. Bugün sendikalı işçilerin bile çok büyük bir bölümü ya asgari ücret ya da biraz üzerinde bir ücret alıyor. Yani bu sorun yalnız asgari ücretlinin değil, işçi sınıfının tamamının sorunudur. örgütsüz olan milyonlarca sendikasız işçiyi de asgari ücretin sefalet ücreti olmaktan çıkartılması mücadelesine katmak, onları bu yolda örgütlemek hayati önemdedir. Asgari ücreti işçi kurulları belirlemelidir. İşçi kurullarının oluşturulması ve bu kurulların tartışarak ihtiyaçları belirlemesi, asgari ücretin buna göre ayarlanması mücadele hedefimiz olmalıdır.

Sendikalar açlık ve yoksulluk sınırını tespit etmenin ötesine geçmiyorlar. Oysa işçi sınıfının tüm kesimlerinin yaşanabilir bir ücret alabilmesi için sendikaların üzerine düşen görevi yerine getirmesi gerekiyor. Yani başta sendikalı işçiler olmak üzere tüm işçiler anlamlı bir mücadeleye çekilmelidir. Birer işçi örgütü olan sendikalar, asgari ücretin sefalet ücreti olmaktan çıkartılıp yeterli bir düzeye çekilmesi için sendikalı-sendikasız, işli-işsiz, sınıfımızın tüm kesimlerini mücadeleye çağırıp harekete geçirmelidirler.

İşçi kardeşler, asgari ölçüde ihtiyaçlarımızı karşılayacak bir ücret istiyorsak bunu ancak biz belirleyebiliriz. Bunun için üstümüze düşeni yapmalı, hakkımızı aramalıyız. Ancak birleşen ve örgütlü mücadele eden işçiler taleplerini elde edebilirler.

15 Aralık 2010
AttachmentBoyut
no33.pdf2.26 MB






Son Eklenenler

  • french-railway-workers-2018.jpg
    Cezayirli doktorlar yedi aydır direniyor. Çalışma şartlarının iyileştirilmesini ve zorunlu kamu görevinin kaldırılmasını isteyen asistan doktorlar, yedi aydır mücadele ediyorlar. Bu eylem Cezayir...
  • emekci-kadinlar-mucadelede-onde_20140501_278.jpg
    Kardeşler bir kadın işçi olarak hükümetin kadın politikaları beni öfkelendiriyor. Kendimi şanslı hissediyorum, çünkü bu mektubu yazarken binlerce kadının sesine ses olduğuma inanıyorum. Her gün bir...
  • hayirda-hayir-var.png
    Hangi kanalı açarsak hep seçimle ilgili konuşmalar yapılıyor. Ne hikmetse kanallar sanki seçimde tek aday Recep Tayyip Erdoğan’mış gibi yanlı haber yapıyorlar. AKP hükümeti kimseden farklı seslerin...
  • patates-sogan-haziran-2018.jpg
    24 Haziran seçimlerine az bir zaman kala fabrikadaki kadın arkadaşlarla sohbet ettik. Bu sohbetlerden birini sizlerle paylaşayım. Konu ekonomik krizden açıldı. Arkadaşlardan biri alım gücünün...
  • kadincinayetleri_yuruyus.jpg
    Yayınladığı seçim manifestosuyla emekçi kadınlardan da oy isteyen AKP, 16 yıllık iktidarı boyunca kadınlara yönelik birçok olumlu düzenlemeyi hayata geçirdiğini iddia ediyor. Oysa biz emekçi...
  • iett-yolculari.jpg
    Gebze İstasyon’da oturanlar bilir 17B otobüsünü. Her zaman böyle tıklım tıkış mıdır bilmem ama bayramda oldukça “samimi” yolculuklar yapıldığına ben de tanık oldum. İstanbul’a gitmek için yola çıktım...
  • rifat-hisarciklioglu.jpg
    Malum seçime az kaldı. Hepimiz seçimleri konuşuyoruz. İşçiler kendileri için en iyisi olsun isterken, mevcut iktidar patronlar için en iyisi olsun diye uğraşıyor. Taşeron çalışan sayısı AKP iktidarı...
  • sogan-kuru-7-lira.jpg
    Hepimizin bizzat tanık olduğu üzere hayat pahalılığı her geçen gün artıyor. Ekonomik kriz derinleşirken, Türkiye’de de bunun yansımasına her gün daha yakından şahit oluyoruz. Bizim gibi işçi ve...
  • yetti-gari-tamam.jpg
    Bugüne kadarki seçimlerden çok farklı olacak olan seçimlere sayılı saatler kaldı. Daha evvelki seçimler ister zamanında yapılsın, ister erkene alınsın, seçimler biter bitmez seçilenler bir daha...
  • patronlar-ister-akp-yapar.jpg
    Şimdiye kadar vaatleriyle işçi emekçileri kandırıp oy toplayan AKP hükümeti tabi ki verdiği sözleri yerine getirmedi. Verdiği sözleri yerine getirmemesi yetmiyormuş gibi üstüne bir de çıkardığı...
  • akhisar (6).jpg
    Soma Katliamı davasının 22. duruşması Akhisar Ağır Ceza Mahkemesinde görüldü. 3 gün devam eden duruşmanın ardından 5’i tutuklu 51 kişinin yargılandığı dava 27 Hazirana ertelendi. Duruşma öncesinde...
  • flormar-20180622.jpg
    Sendikalaştıkları için işten atılan ve fabrika önünde direnişe başlayan Flormar işçileri, direnişlerinde 38’inci gününü geride bıraktılar. Fabrika önünde direnişlerini sürdüren işçiler, çeşitli...
  • tamam-diyoruz.png
    Ben bir metal işçisiyim. OHAL bahane edilerek her fırsatta biz işçilerin, özellikle de metal işçilerinin grevleri yasaklanıyor. Bir de utanmadan, pervasızca çıkıp patron örgütlerine OHAL’i...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this