UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Ayaklar, Başlar ve “Yanlış Kişiler”

Adana’dan bir inşaat işçisi

Geçtiğimiz günlerde gazetelere yansıyan bir haber kapitalist sistemin nasıl akıl dışı bir sistem olduğu konusunda beni bir kez daha düşündürdü. Giyim firması Burberry’nin yaklaşık 38 milyon dolarlık ürününü yaktığı anlatılıyordu haberde. Şirket tepkiler üzerine bu kararı, ürünlerinin ucuz fiyata satılmaması ve yanlış kişilerin eline geçmemesi için aldığını açıkladı. Yani bu şirket için ne insanların ihtiyaçları ne işçilerin bin bir emeğiyle üretilen ürünlerin ziyan olması ne atıkların çevreye verdiği zarar önemli!

Burberry, yakarak imha etme yönteminin tüm endüstride çok yaygın olduğunu söyleyerek savunuyor kendini. Bir önceki sene de benzer haberlerden H&M’nin yılda 12 ton giysiyi yaktığını duymuştuk. Chanel, Louis Vuitton gibi markalarla da ilgili benzer haberler okumuştuk. Bu haberlerde son 5 yılda 116 milyon dolarlık ürünün imha edildiğini, her sene imha edilen ürün miktarının arttığını öğrenmiştik. Yani tüm kapitalistler aynı şekilde davranıyor. Dünyada üzerine bir hırka bile alamayacak insanların olması onları zerre kadar ilgilendirmiyor. Şirketler indirim yapmaktansa, ürünleri ihtiyacı olanlara ulaştırmaktansa marka değerini düşürmemek, “yanlış kişilerin” eline geçmesini engellemek, markasını “ayağa düşürmemek”, kârını korumak gerekçesiyle onca ürünü imha ediyor!

“Yanlış kişiler” diye ifade edilenler ya da  “ayağa düşmek”  fiilindeki “ayaklar” o pahalı malları üreten ama kullanması uygun görülmeyen yoksul insanlar, bizler oluyoruz. Üretim aşamasında bize ihtiyaçları var. Başka türlü mümkünü yok üretemezler. Ama sıra üretilenlerden yararlanmaya gelince iş değişir, ürettiğimiz zenginliklere sermaye sınıfı el koyar.

Sermaye sahipleri pazarda tutunabilmek ve en yüksek kârı elde etmek için birbirleriyle kıyasıya rekabet ederler. Üretim yapılırken insanların ihtiyaçlarının karşılanması değil nasıl daha fazla kâr sağlanacağı esas alınır. Hem daha fazla hem de daha ucuza üretmek zorundadırlar. Bu nedenle işçilere verdikleri ücretleri son derece düşük tutarlar. Ücretleri sürekli düşen biz işçiler gittikçe daha az tüketiriz. İşçi sınıfı olarak çok fazla üretiriz ama gücümüz ürettiklerimizin ancak çok azını almaya yeter. Tabi pazara pompalanan fazla mal da elde kalır, depolarda birikir. Yani fazla üretim, az tüketim. Kaynaklar böylelikle boşa harcanır, işgücü ve doğa tahrip edilir, yoksulluk artar. Bu akıldışı sistem kendini tekrar eder durur. Kapitalizm işte budur. Böyle akıl dışı, insanlık dışı bir sistem daha fazla ayakta kalmayı hak etmiyor.

20 Ağustos 2018






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this