UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

“Bak, Gördün mü?”

Geçtiğimiz günlerde iki üniversite mezunu EYT mağduru bir kadın cami açılışının ardından konuşma imkânı bulduğu Cumhurbaşkanı Erdoğan’a durumunu anlatarak iş bulamadığını dile getirdi. Bunun üzerine Erdoğan, EYT’lilerin istismar peşinde olduğundan, Avrupa’da emeklilik yaşından bahsetmeye başladı. Geçinmenin ve iş bulmanın zorluğunu dile getiren kadına Erdoğan “kocan ne yapıyor?” diye sordu. Aldığı “şu anda işi var, çalışıyor” cevabı üzerine Erdoğan “bak gördün mü” diyerek arkasını dönüp gitti. Bu tutum Türkiye’de siyasi iktidarın hem kadınlara hem de haklarını isteyenlere bakışını ortaya koyuyor.

17 yıldır iktidarda olan AKP, kadın işçilerin sorunlarını çözdüğünü, kadın istihdamını arttırdığını ileri sürüyor. Ama kadınların çalışma koşulları düzelmek bir yana daha da kötüye gidiyor. İstihdam oranları artmıyor aksine azalıyor. İzlenen politikalarla kadının üzerindeki yük giderek artıyor.

Kadınlara üç-beş çocuk doğurmaları salık veriliyor. Ancak son derece düşük tutulan ücretlerle geçinmenin, onca çocuğa bakmanın nasıl mümkün olacağı söylenmiyor. Çalışmak isteyen kadınların çocuklarını bırakacakları ücretsiz kreşler yok. Kadınlar ya çalışmaktan vazgeçmek zorunda kalıyor ya da çocuklarını anaanne-babaannelere, konu komşuya emanet ederek çalışıyor. Çocuğunun bakım sorununu çözemeyen on binlerce emekçi kadınsa çalışma hayatından uzaklaştırılıyor. Patronlar hamile kadınların işine son veriyor. Çocuklu kadınları işe aldıklarında “çocuğuna bakacak birileri var mı?” diye soruyor, “çocuğun hastalandığında ikide bir izin alamazsın” diye şart koşuyor. İşsiz sayısı 8 milyonu aşmışken ve hayat pahalılığı almış başını gitmişken iktidar ve patronlar sınıfı emekçi kadınların çalışmasını “evine ek gelir sağlamak” olarak görüyor. Bu bahaneyle ücretleri düşük tutuyor.

AKP iktidarı döneminde kadınların kreş, doğum ve emzirme izni, ağır ve tehlikeli işkollarında çalıştırılma şartlarında tek bir olumlu gelişme yaşanmadı. Tam tersine, iktidarın “müjde” diye sunduğu kadına yönelik politikalar, kadının sırtındaki yükü daha da arttırdı. Bugün kadınlara esnek, güvencesiz çalışma dayatılıyor, kadınların gece vardiyasında çalışmasını düzenleyen kanunlar patronlar lehine esnetiliyor. Kadın istihdamını arttırmakla övünenler kadınların hangi şartlarda istihdam edildiğini, çalışma koşullarının kötüye gittiğini gözlerden gizlemeye çalışıyor.

Geçim derdi giderek büyürken çalışmak isteyen bir kadına “kocan çalışıyor ya, daha ne istiyorsun” manasına gelecek sözler etmek iktidarın anlayışını bir kez daha ortaya koyuyor. Siyasi iktidara göre kocası işsiz olmayan bir kadının çalışacak bir iş istemesi nankörlük oluyor. İktidar, sanki çalışmak kadın erkek herkes için bir hak değilmiş gibi davranıyor. Kadına “çalışıp ne yapacaksın?” denmiş oluyor. Onlara göre kadınlar hakları olan bireyler gibi davranmamalı, hak talep etmemeli, kendilerine ihsanlarda bulunulmasını beklemeli. Bu ihsanlar karşısında minnettar kalmalı. İtaatkâr ve kanaatkâr olmalı. Yani dayatmalar karşısında sessiz kalmalı. İşte siyasi iktidarın kadına bakış açısı budur ve bu bakış açısına karşı mücadele eden emekçi kadınlar iktidarın hışmına uğramaktadır.

Emekçi kadınların sahip olduğu haklar kendilerine ihsan edilmedi. Bu hakların hepsi emekçi kadınların mücadeleyle kazandıkları ve sahip çıktıkları haklardır. Oy hakkından doğum iznine, eğitim hakkından çalışma hakkına kadar tüm haklar emekçi kadınların mücadelesinin ürünüdür. Egemenler ne yaparsa yapsın bu mücadeleyi kesintiye uğratmayı, yok etmeyi başaramadılar. Bundan sonra da başaramayacaklar. Emekçi kadınlar mücadelenin ön saflarında olmaya devam edecekler.

9 Haziran 2019






Son Eklenenler

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this