UİD-DER youtube Web TV Twitter'da UİD-DER facebook'ta UİD-DER

Beş Kuruş

Gebze’den bir ofis işçisi

Sabah işe gitmek için durağa geçip otobüs beklemeye başladım. Elimi cebime attım. Bozuk paralarımı saydım, beş kuruş eksik. İçimden “20 lirayı bozduracağız artık” dedim. Aynı anda bir baktım ki yerde beş kuruş var. “Keşke başka bir şey isteseydim” dedim. Parayı almak için eğildim, ileriden biri geliyordu; “ha aferin sana” dedi. Kafamı kaldırdım yanıma doğru gelerek, “Şimdi Türkiye’de 80 milyon insan var. Herkes senin gibi 5 kuruş bulsa yerden, ne yapar? 2 milyon yapar” dedi. Gerçekten 2 milyon mu yapıyordu yoksa matematiği gerçekten iyi miydi orasına çok takılmadım. “Doğrusun, devleti durduk yere zarara uğrattık. Bundan birkaç sene önce e-devlet şifresi almak için herkesten 1 lira aldılar. 80 milyon insandan 1 lira ne yapar? 80 milyon yapar. Şimdi bu durumda kim zararlı kim kârlı çıkıyor?” diye sordum. Sonra otobüs geldi. Aynı otobüse bindik. Yerden bulduğum beş kuruşla tamamladığım yol paramı verip koltuğa oturdum. Buraları çok bilmediği belliydi. Şoföre gideceği yeri söyleyip nerede inmesi gerektiğini soruyordu. “Kartal metro” diyerek parasını verip yanıma oturdu.

“Abi işe mi gidiyorsun, ne iş yapıyorsun?” diye sordum. “Evet, işe gidiyorum. Ne yapalım ekmek parası” diye cevap verdi. “İşler nasıl? Ücretleriniz dolgun herhalde, beş kuruşu yolda bulup aldığım için o kadar laf ettin” dedim. “İdare eder işte, 1100 lira ücret alıyorum hepsi bu, ne yapalım patron daha fazlasını vermiyor” dedi.

“Sen bize beş kuruşun hesabını yapıyorsun ama devletin kendi istatistik kurumu bile hesap yaparken açlık sınırını 1500 lira, yoksulluk sınırını 4900 lira diye açıklıyor. Ama bize asgari ücret diye reva gördükleri de 1400 lira buna ne diyorsun? Üstelik bak sen de asgari ücretin altında çalışıyorsun” dedim. “Devletle alakası yok bunun, patronlar vermiyor ki” diye cevap verdi. Uzun uzun bu minvalde konuştu…

Ben de anlatmaya başladım: “Peki, bu devlet kimden yana? İşçilerden mi, yoksa patronlardan yana mı?” diye sordum. “Devlet işçileri düşünerek bu zamana kadar bir sürü fon oluşturdu. Sana sayayım istersen. Bunlardan biri Konut Edindirme Yardım Fonu. Bu fonla ev sahibi olamayan işçilerin ev sahibi olmasını sağlayacaklardı. Peki, ne oldu dersin bu fona? Devlet bu fonu Emlak Bank’a açtı. Emlak Bank da bu fonun içini boşalttı. Herkesin ev sahibi olması için açılan bu fonun, hiç kimse ev sahibi olmadan, içini boşalttılar. İkincisi, Tasarruf ve Teşvik Fonu işçilerin maaşlarından kesilerek oluşturulan bu fon devletin bütçe açıklarını kapatmak için kullanıldı. Üçüncüsü, İşsizlik Sigortası Fonu; bunu da işsiz kalan işçilerin iş bulana kadar geçinebilecekleri bir fon olarak kurdular. Fondan işçiler faydalanmasın diye bir sürü şart koştular. İşsiz kalan işçileri, ayıptır söylemesi beş kuruşa muhtaç bıraktılar. Bu fondan da işçilerden çok patronlar faydalandı. Şimdi de sırada Kıdem Tazminatı Fonu var. Peki, bu fondan gerçekten işçiler mi yoksa patronlar mı faydalanacak? Diğer fonların nasıl kullanıldığına bakacak olursak sonucu belli değil mi? Şimdi sen de yerde bulduğum beş kuruş için devleti zarara uğrattığımı söylüyorsun. Şimdi söyle, bu işten kim zararlı çıkıyor? Bizi beş kuruşa muhtaç etmişler bunun farkına varamıyoruz. Sana bir şey diyeyim, ha devlet ha patronlar ikisi de bir. Ayırmana gerek yok. Devlet patronları korumak, kollamak için var. Bizden kesilen paralarla fon kurup patronlara teşvik olarak veriyor. Yasalar da hep patronlardan, zenginlerden yana çıkartılıyor. Geçenlerde Cumhurbaşkanı ne dedi? ‘OHAL’i biz iş dünyamız daha rahat çalışsın diye yapıyoruz. Grev tehdidi olan yere biz OHAL’den istifade ederek anında müdahale ediyoruz. Çünkü iş dünyamızı sarsamazsınız. Bunun için kullanıyoruz biz OHAL’i.’ Şimdi düşün, yerden bulduğum beş kuruş devleti zarara uğratmış mıdır? Yoksa devletin oluşturduğu bu fonlar işçinin anasını ağlatmış mıdır?”

Tüm bunları duyduktan sonra, “haklısın ama hangi hükümet işçiden yana ki” dedi. Sohbet ilerliyordu ama ineceği durağa gelmişti. “İyi günler” deyip indi. Kardeşler, diğer hükümetler işçiden yana değildi diye AKP hükümetini haklı mı görmemiz gerekiyor? Biz işçi sınıfıyız, o halde kendi çıkarlarımız temelinde birleşmeliyiz.

7 Ekim 2017






Kıdem Tazminatının Gaspına Grevlerin Yasaklanmasına Hayır

Son Eklenenler

  • viransehir_iskur_kura_cekimleri.jpg
    Konkordato ilanları, daralma ve ekonomik kriz gerekçesiyle işçi çıkarmalar her geçen gün artıyor. İşsizlik oranları da buna bağlı olarak artıyor. TÜİK’e göre Ağustos itibariyle işsizlik oranı yüzde...
  • kadin-isciler-1.jpg
    Her zamanki gibi o gün işe başladım. Vardiyamı teslim alıp tezgâhıma geçtim. Biz aynı tezgâhta dört kişi çalışıyoruz. Herkesin yaptığı iş zor fakat sadece bir pozisyondaki iş diğerlerine göre kolay...
  • adaletsizlik-890x395.jpg
    Hayatımızın her alanını saran ve geçinmemizi git gide daha da zorlaştıran ekonomik kriz; gün geçtikçe hayatlarımızı daha çok etkiliyor, akıllarımızı meşgul ediyor. Ben de üniversitedeki ev...
  • ahmet-kaya-bir-mesajla-kabus.jpg
    Arkadaşlar mektubuma başlamadan önce sizleri uyarmak istiyorum. Yazının ortasına bile gelmeden birçoğunuz “Bu kadar da değil. Gerçek değildir bu!” diyecektir. Birazdan paylaşacağım gazete haberini...
  • cinde-tokat-motivasyonu.jpg
    Bir insan niye çalışır? Hiç kimse “bu gün canım sıkıldı, gideyim de biraz araba parçası üreteyim, montaj yapayım, pantolon dikeyim” demez. Yaşamak için çalışmak zorunda olduğundan çalışır. Hatta bazı...
  • gulsan-cam-iscileri-img_20181112.jpg
    Gülsan Group’a bağlı fabrikada Ramazan Bayramından itibaren ücretleri düzenli ödenmeyen işçiler, 23 Ekimde üretimi durdurarak fabrika yöneticileriyle görüştüler. Ücretlerinin ödeneceği sözü verilen...
  • students-protests-colombia.jpg
    Hükümetin katma değer vergisini (KDV) yükseltme ve vergi dışı bırakılan kimi ürünleri vergilendirme kararının ardından Kolombiya Eğitim İşçileri Federasyonu (Fecode) ve Üniter İşçi Sendikasının (CUT...
  • hastane-acil-kalabalik.jpg
    Hastanede doktor, hemşire, fizyoterapist, temizlikçi, hasta bakıcı, tıbbi sekreter, güvenlikçi, hasta ve hasta yakınlarından duyup dinlediklerim sağlığımızla nasıl oynandığını ve uyuyup uyanana kadar...
  • alisveris-cilginligi.jpg
    Fabrikada yemek saatinde yemeğimizi yerken hükümetin krizin etkilerini “azaltmak” için aldığını söylediği önlemler aklıma geldi. UİD-DER’in internet sitesindeki “Havyar da mı Yemeyelim” yazısını...
  • emekci-kadinlar.jpg
    Ekonomik kriz büyüdükçe işçilerin, emekçilerin yaşamını daha fazla zorlaştırıyor. Küçük esnafından işçisine, eğitim emekçisinden kendi hesabına çalışan emekçiye kadar her evde krizin yarattığı...
  • somali-isciler-isten-atildi.jpg
    Ekonomik krizin etkileri her geçen gün biz işçiler tarafından çok daha derinden hissediliyor. Gıdadan temizlik maddelerine, giyimden ev eşyasına her şeye zam üstüne zam geliyor. Enflasyon karşısında...
  • kres.jpg
    Merhaba dostlar, ben devlet hastanesinde çalışan bir sağlık işçisiyim. İşyerimizde kreş olmadığı için, arkadaşlar çocuklarını ya tanıdıkları birine bırakıyorlar ya da özel kreşlere gönderiyorlar....
  • dogan-gunes.JPG
    Masamız balkonda/ Masada iki kâse çorbamız/ Karşımda karım/ Karımın gözleri çimen yeşili/ Çimen yeşili gözler kederli/ Kederimiz karşı balkondaki iki aç bebeden/ Paylaştık yoksul soframızı iki bebe,...

UİD-DER Aylık Bülteni

Share this